![]() |
Kalbine dokunup bin ah işitmeliyim Bir kez dokunmalı ve bin kez şehir şehir yürümeliyim Ülke ülke ve bölge bölge ağıtlarını dinlemeliyim En yüksek tepesinde meşaleler yakmalıyım kalbinin En ıssız mezrasına çörek otu ekmeliyim Billur gözelerine takıp göz musluğumu Nazarına ket vurmalıyım alyans bakışlarının İki kalbin olduğunu sana anlatmalıyım Kalbine dokunup bin ah işitmeliyim Kalbine dokunup bin ah işitmeliyim Zelzele suskunu bakışlarını seyretmeliyim Ker***ten evler kurmalıyım kışlasına kalbinin Islık çalmalıyım gece bekçileri duymadan Kuş sesleri uyanmadan sabahını uyarmalıyım Kalbini yedi rengin beyazına boyamalıyım Yalnızlık düşlerini güneşime hapsedip İki kalbin olduğunu sana anlatmalıyım Kalbine dokunup bin ah işitmeliyim Kalbine dokunup bin ah işitmeliyim Taş kesilmiş acıları un ufak etmeliyim Dalga kıranları denizine atmalıyım Ceren bakışlarını tutmalıyım saman yolunun Mavi akşamlarına türküler bestelemeliyim Kalbini arşınlamalı ve kalbini arşınlamalıyım Cem etmeliyim ikindi ve akşamını Gönül kapısında tutmalıyım nöbetimi İki kalbin olduğunu sana anlatmalıyım Kalbine dokunup bin ah işitmeliyim Kalbine dokunup bin ah işitmeliyim Acı lekesine sürmeler çekmeliyim kalbinin Boynunu büküşüne sitemler etmeliyim Sarı yapraklarını düşürüp kayıtlardan Çeliğine su vermeliyim kalp atışlarının Nazar okunu kırpıp yıldızlardan kümeler Güneş ışıklarından mahyalar yapmalıyım Madımak toplamalı gül yakısı madalyon Kalbinin en müstesna yerine takmalıyım İki kalbin olduğunu sana anlatmalıyım Kalbine dokunup bin ah işitmeliyim |
BEŞ SATIRLA Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı. 1946 Nazım Hikmet RAN |
Dağlandı Yüreğim Kar tutmuş dağ başlarını Haramiler su başlarını Uçurttular kuşlarımı Dağlandı yüreğim, ah dağlandı Dağlar ıssız kaldı Ceylanlar kaçtı suya daldı Ortalık haramilere kaldı Dağlandı yüreğim, ah dağlandı Rüzgar vurur soldan sağa Bülbül konmaz oldu bağa Ceylan uğramaz oldu dağa Dağlandı yüreğim, ah dağlandı Ceylanları kaçırttılar Kuşları uçurttular İnsanları göçerttiler Dağlandı yüreğim, ah dağlandı |
Sana Geliyorum I. Benim sabah keyfim yeni açmış bir gülü insanların gülücüklerine yerleştirmektir. II. Sana karlı bir günde geleyim saçımın beyazlığı ve paltomun ıslaklığıyla üşüyen dudaklarımı ısıt, tenimi kurula uzun bir şarkıda susalım farkında olmadan sobanın çıtırtılarına dalalım sana küçük törenlerimizde şarkı söyleyeyim içki içelim güneşle başbaşa saçlarına dokunan tarağın hışırtısını dinleyeyim gözlerinin titreşimini yansıtsın aynalar bir gece şelalesi gibi damarlarıma akıp yankılan yüreğimde. III. Sana yağmurlu bir günde geleyim parkta ıslanalım birlikte gürültüller toprağın kokusunda erisin kentin görüntüsü değişirken bulutlarla duraksamadan parlayan gözlerin ve ıslaklığınla sar beni en koyu kızıllığında dudaklarının kıralım demir parmaklı pencereleri önlerine ortanca saksıları yerleştirelim ağız dolusu sobe diyelim dudaklarımıza. IV. Sana güneşli bir günde geleyim ışıklı yollara halılar serelim birlikte aşkınlığa yükselelim, okyanus sularının ortasında altın kumsallarıyla mücevher gibi parlayan adada, ben hep iskeleye demir atmış beyaz bir yelkenlinin düşünü gördüm tuzlu dudaklarını yakmak için sana kendi yaptığım güneşleri getireyim. |
Gizlice Sevgilim Rüyalar bile geceleri bekler Gizlice görünmek için Yüreğimdesin, saklısında içimin Gizlice sevgilim Kimse bilmesin üzgünlüğümü .......... .......... |
HÜZÜNLERİM askılıgıma takıyorum bu gece hüzünlerimi yaşlanmış,rüzgara kıvrılmış yasak sevişlerimi yaslıyorum ümitlerimi,tozlu raflarına bırakıyorum yıllanmış şarapları bir bir açıyorum utanır sıkılır benden güneş,yakar perdeleri adımlarım kararır,gece elleriyle kapar gözlerimi elem sarar bendenimi,yıgılı verir gecenin matemi silüetin gökyüzü sanki.aldıgım nefes gibi.. yakıcı güneş eteklerimi tutuşturuyor? istanbul sevdama,senamamı meydan okuyor? kafamı buluyor benle hayat?bilmem ne istiyor, senimi arıyor ellerim?yüzünü seçemiyor gözlerim... FERHAT BİÇER... |
Kırık Ayna Yine yalnız uyandığım bir sabah Hala birşeyler var senden kalan Duruyor hala baktığım aynada Belki uydurdum hepsi yalan Belki hayallerim kırık aynada Ama bunlar bana seni hatırlatan Her gece uyutmayıp,ağlatan Tek güvenen sana da, bana da Sadece ümidim kaldı O da, kırık aynada. |
Sana İhtiyacım Var dudaklarım kuruyor sensiz olunca yüzüm buruşuyor sensiz olunca saçlarım kuruyor sensiz olunca bunu istemiyorum işte bu yüzden sana ihtiyacım var seninde bana hayatın boyunca.. |
Çaresizliğin Adı Sevenlere Ne içimde seni unutmak gibi bir his var Ne de aşkımı körükleyecek bir rüzgar. Ne seni görmeyecek kadar güçlüyüm Ne de görmeye dayanacak bir kalbim var. Ne bir yabancı gibi kalabilirim Ne duygularımı sana açabilirim. Ne çaresizliğime bir çare var. Ne de bu aşkımdan vazgeçebilirim. Ne umutlarım bitsin istiyorum Ne de boş hayallerle kahrolmak Her gelişinde çılgınca sevinmek istiyorum. Her gidişinde hıçkırarak ağlamak. Nereye kadar sürecek bu belirsizlik Ne olacak bu güzelim duygunun adı. Ne herkez duysun, bilsin istiyorum Ne de duymayan birtek canlı. |
on üç Bazen ne kadar zor gelir insana seni seviyorum demek Ne kadar zor dökülür o iki kelime ağzımızdan Sanki dilimizi bir iplen bağlamışlardır Sanki ağzımızı bezle tıkamışlardır İki kelime on üç harf Ağızdan en güç çıkan on üç harf Kimbilir belki de on üçün uğursuzluğundan kaynaklanıyordur On üçüncü katta oturmadığımız gibi Lokantamızdaki masalara on üç numarasını vermediğimiz gibi Ayın on üçünde korktuğumuz gibi On üçüncü Cuma gibi Bu on üç harften de bu nedenle korkuyoruzdur belki Kimbilir…………… |
| Saat: 21:05 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık