![]() |
Güzellik bakan gözdeymiş .Niyetmiş herşeyi güzelleştiren, olmazları olduran. Sevgi,açılmayacak sanılan, üzerinekilit vurulan tüm kapıların anahtarıymış. Tam da ümitsizliğe düşmeye ramak kala doğuruverirmiş güneşi üzerimize Yaradan,parlak ve sıcak... Tatlı dille,güler yüzle s öylenen sözlere doyulmazmış... |
İstanbul Kadar Zor, Ankara Kadar Güzeldin Hayatım iki vasıtalı yollarda geçti. Bir durakta ayrılık vardı, Diğerindeyse hüzün. Ve sen İstanbul kadar zor Ankara kadar güzeldin. İlk durakta bindiğim ayrılık otobüsüyle doldu yüreğim. Sonra hüzün otobüsüne bindiğimde Acılar, gecelerde bir ay gibi doğuyor, Güneş gibi batıyordu yıllar birden. Sürüden ayrılmış bir kuzu gibi Geziyorum yolumu bulamadığım dağlarda şimdi. Mecnunun bile hayret ettiği aşkıma Bir sen inanmadın nedense! Sen bana Ankara gibi yakın İstanbul kadar uzaksın Ey taş kalpli sevgili Ben seni Ankara’nın soğuk ayazında, Yılların eksiltemediği Aksine her geçen saniyede, Çoğalan bir sevgiyle sevdim. Biraz dediğin acılardan Bütün benliğime hak çıkardın. İsmini isimsiz, Ancak iki gece yaşadığım günlere yazdım. Şimdi nur çiçeklerim soldu yüreğimde. İdamlık sorulara cevap veriyorum. Ve hiç bitmeyen bir sevgiyle, Her gün kendimden bir şeyler eksiltiyorum. Dedim ya Sen İstanbul kadar zor Ankara kadar güzelsin Belki hatırlamazsın şimdi Hani birer bardak çay içtiğimizi Oturup sohbet ettiğimizi, Her ayrılışta bir şeylerimin sende kalışını Anla da insafa gel desem çok geç Ben şimdi hüzün otobüsünde günlerimi saymaktayım. Ve son durağa doğru yoldayım. Eğer insafa gelirsen bir gün Ben yine seni İstanbul kadar zor Ankara kadar güzel hatırlarım |
Sana İlk Gelişim Ne senin nede benim, Bilmediğimiz bir zaman, Sokak lambasıyla aydınlanan, Tahta bir kapının önündeydim. Sokağın karanlıktı, evlerde Bir tek senin kapın Aydınlıktı. Bir de beni beklediğin odan Aydınlıktı. Sana gelişimin sıcaklığındaydı ellerim. Islaktı kaldırımlar ve gözlerim, İnce bir yel esiyordu sıcaktı ısınıyordum, Kalbim çıkacaktı yerinden heyecanlıydım. Kurtuluşumdu sana gelişim. Gelişimi, kapında bekleyişimi hissettin, Yavaşça açtın tahta kapını Bir anda aydınlattı yüzünü sokak lambası, Bir anda durdu ince yel. Zaman durdu dünya durdu. İşte memleket gözlüm sana ilk gelişim Böyle oldu. |
Kader Demenin Ne Faydası Var Aynadaymış mısraların bir çoğu Gurur denen çizgi ayırdı yolu Acıyı, kederi geceler yoğurdu Zamansız güller dalında kurudu Sitem etmek yersiz şimdi kadere Bizi eller değil, gurur ayırdı bilene Ah ettikçe suçlu ben oldum sende Kurumuş anılar kaldı, bu şehirde Zaman sonsuz değil, geçer yıllar Bağladı saçıma gümüşten aklar Meyve vermez oldu baharda dallar Buna kader demenin ne faydası var |
Yokluğunu Öptüm... Kelimelerim kan revan içinde. Yüreğim yorgun, gözlerim solgun. Notaları öksüz bir şarkı gibi Ağlıyorum bulutların koynunda.. Ve kimseler görmesin diye, Gözyaşlarımı kaldırımlara siliyorum.. Mürekkebimle yıkamıyorum Hasretinin karanlık duvarlarını... Gözlerimi kapattım geceye. Şiirlerimi hecelerinden vurup Toprağın beyaz sayfalarına uzanıyorum. Bulanık sularda yıkıyorum Kan çanağı olmuş gözlerimi. Hasretin düşerken avuçlarıma, Mor tonları giydiriyorum Acıyı emen dudaklarıma. Sessizliğe bürünmüşken sevda, Baharlarda filizlenen taze dallardan Darağaçları sunuyorum yüreğime. Yokluğunu öperken dudaklarından Pusular kuruyorum aldığım her nefese.. Oysa umuda gülümseyen bu adam Boyun eğer miydi kanlı pusulara ? Diz çöker miydim karakışlara ? Ama yokluğunda Vuslatları öper gibi, Karanlıkları öpüyorum Adını ezberlettiğim dudaklarımla...... Ben seni unutmak için sevmedim. Şimdi sessizce yaşamalıyım seni. Son kelimelerini suskunluğuna ilmekleyip " gitmeliyim, mecburum" diyorsun. Ne diyebilirim ki haklısın. Yokluğunda da severim seni. Sana söz sevdiğim; seni sensizlikte bile seveceğim.. Bir dakika önce yürüdüğüm yollarda senin ayak izinde karşılaşma ihtimalinde sevdim seni. Unutmadan sana bir teşekkür borçluyum; bana " aşkı ve sevdayı " öğretip yamalı kalbime bir yudum sevgini verdiğin için. Unutma ben sevgiyi hiçbir zaman haketmedim. Ne kadar bu cümlemi sevmesen de evet hiçbir zaman bir yudum sevgiyi haketmedim. Ellerim yine ayrılıkların cicekleri topluyor oysa o cicekler senin saclarında olmalıydı. Neyse sevdiğim şimdi kapat üzerime yalnızlığını. Kilit vur ağlayan sesime. Sessizliğinde nasıl yaşarım onu da bilmiyorum lakin bilmeni istediğim şu; sen gittin diye sevda elbisesini duvarıma asıyorum bir gün geldiğinde yeniden sana ve sevdana giyebilmek için. İşte bu gece yalnızlığının koynuna girip yokluğunun avuçlarında gözlerimi sana kapatıyorum bir gün geri döndüğünde " işte geldim helalim, sadece sana geldim " deyip yüreğimi yüreğinle öperek uyandırman için.. Yokluğuna akacak zaman. Takvimler yokluğunu anlatacak, aynalar sessiz isyanlarımı.. Şehrimin gölgelerine güneş doğacak, karakış bile bahara gülümseyecek.. Oysa ben sensizlikte yavaş yavaş eriyeceğim. Tıpkı güneşin avuçlarında eriyen bir kar tanesi gibi. Usulca ve derinden.. Sakın üzülme sözlerim sitem taşıyor diye. . Üşüyen dudaklarımı sarmayacak, gözlerinle gecelerimi aydınlatmayacaksın. Şimdi gidiyorum. Lakin bir gün titrek sesimi ve utangaç yüreğimi görmek istersen bu şehrin yalnızlık sokaklarında gezinen eskicilere sor. Küflü bedenimle , yamalı kalbimle seni bekliyor olacağım. Herşeye inat yanımda tek dayanağım , kızımız Elifle seni yaşıyor olacağım.. Haydi tüm ışıkları söndürüp ayrılığını giydir üzerime. Şimdi son kez seni yazdım satırlara. Dışarıda kararmış hava, ben yalnızlığa yürürken sen imkansızlığın içinde seni arayacağım.... Seni bana hatırlatan bu şehri, senin bir dakika önce geçme ihtimalindeki yollarda senin ayak izlerini arayacağım. Saatler geceyi yarıladığında eski anılarımı hatırlayıp gözyaşları içinde sesinin sıcaklığında " aşkın " imkansızlığına ağlayacağım. Herşeye inat seni sensizlikte bile seviyorum canım... Şimdi dudaklarima kilit vurup son cümlemi sana hediye ediyorum kendi doğum günümde tek armağanı olarak.. " Ben sana mecburum ; sen imkansızlığa " İsmail Sarıgene... |
Sevgi Yağmurlarıyla,Sırılsıklam Olalım. Sevgi yağmurlarıyla sırılsıklam olalım. Gökkuşağı renginde,sevdalarla coşalım, Yıldız gibi parlayan,bir hayale koşalım, Huzur ve Mutluluğu birlikte paylaşalım İki Kalp arasında güllerle köprü kurdum, Sevdanın ateşiyle,kuşlara seni sordum, Hayalimde yaşayan,sevgiyi şimdi buldum, Kadere ezilmedim,dimdik ayakta durdum, Yıllar hazan olsada,benim baharım sensin, Dile gelen Bülbülüm,sevgimi nağmelesin, Açan tomurcuk güller,aşkımızı söyleyin, Haykıralım Dünyaya,bütün alem dinlesin. Selahattin Sahip |
İçimdeki Seni seni bulmak bir hataydı, senin olmak bin hata. bir tokat attın hayatıma ummadığım anda. sanırdım ki böyle aşklar yanlız olur masallarda. ben seni değil,içimde yaşattığım seni sevdim. zehirli bir yılan gibi aktın damarlarıma, bazen bir yangın oldum bazen bir buz kütlesi, tanrım bana teselli ne dilersem verdi. ben seni değil,içimde yaşattığım seni sevdim. hayatı bomboş gördüm,ölümse bir kaçış gibi bir gül dalıydın elimde dikenlerin tenime değdi. saksıda bir çicek gibi sevgimle suladım aşkı. ben seni değil,içimde yaşattığım seni sevdim. |
Madem Sonunda Ayrılık Vardı Madem sonunda ayrılık vardı Söyle gülüm sevda neden yaşandı Madem ayrılık sonumuz gözyaşı mahsulümüz olacaktı Söyle gülüm sevda neden yaşandı. Madem gitmek için gelmiştin bana Söyle gülüm sevda neden yaşandı Madem ardında bir dalı kırık bırakmaktı niyetin Söyle gülüm sevda neden yaşandı. Madem kanlı hançerini kalbime batıracaktın acımadan Söyle gülüm sevda neden yaşandı Madem sevgiye inanmıyordun Söyle gülüm sevda neden yaşandı. |
Tesbih Sen giderken gözlerim dopdoluydu Ve yağan yağmurla caddeler ıslak Yokluğundan bir rüzgar esti hazin Teselliler döküldü yaprak yaprak Gökyüzünde bir bir söndü yıldızlar Bir karanlık geldi gittiğin yerden Ümitlerim vardı tesbih misali Sen giderken dağılıverdiler birden. |
Kaçış Hissiyatin temelinde yatan, aşk-ı cevher. Uzaklardan gönlüme düşen elem ve keder. Masumane bir görüntü, sevsemde eziyet eder. Bu ne zor kaçis! manayi maddeden ayirt mi eder? Uzaklarin salgini sararsa, tükenmeye yüz tutmus bedenimi. Gizlemeye çalisirim, kilit üstüne kilit vurdugum matemimi. Acilari kinle bastiririm, hemde sönmeye baslayan nefretimi. Siteme gerek yok, elimle hazirlamaliyim son kaçisa kendimi. Istemiyorum dönmek, asklarin içinde sevgiyi aradigim günlere. ek hedefim yasamak ve bilmek, ögrenmek giden yolu gerçeklere. |
| Saat: 22:19 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık