![]() |
İki bıçak iki bıçak seç kendine Biri yaralamak için Biri öldürmek Pusu kur gözlerinin Karanlık gölgesine Biri sevmek için Biri ihanet İki yürek seç kendine Biri yaşamak için Biri gizlenmek Bir korkak,bir kaçak,bir firar Kaç kişisin sen sevdiğim çocuk İçimdeki bıçak iki kere daha dönüyor Olduğu yerde Kalırsan sel basar yataklarımı Gidersen uçurum çiçekleri açar kalbimde Kimi zamanlar olur sevgilim.. İki bıçak bile yetmez bir tek ölüme |
Sana İlk Gelişim Ne senin ne de benim, Bilmediğimiz bir zaman, Sokak lambasıyla aydınlanan, Tahta bir kapının önündeydim. Sokağın karanlıktı, evlerde Bir tek senin kapın Aydınlıktı. Bir de beni beklediğin odan Aydınlıktı. Sana gelişimin sıcaklığındaydı ellerim. Islaktı kaldırımlar ve gözlerim, İnce bir yel esiyordu sıcaktı ısınıyordum, Kalbim çıkacaktı yerinden heyecanlıydım. Kurtuluşumdu sana gelişim. Gelişimi,kapında bekleyişimi hissettin, Yavaşça açtın tahta kapını Bir anda aydınlattı yüzünü sokak lambası, Bir anda durdu ince yel. Zaman durdu dünya durdu. İşte memleket gözlüm sana ilk gelişim |
Gel sen gülünce, güvercinler de gülerdi gamzelenirdi yanakların kuş yuvalarına benzerdi sen gittin kuşlarda gitti tüm masumluğumu yitirdim bir kuş olup gelmez misin? gülücüklerimi gerivermez misin? seni her gördüğümde mavi bir deniz uzanırdı ayaklarım dibinde renkler sende anlam bulurdu sen gittin renklerimi yitirdim gökkuşağı olup gelmez misin? renklerimi gerivermez misin? bir masaldan çıkıp gelmiş gibiydin dokunsam kaybolup gidecektin sanki sen gittin masallarda gitti uykularımı yitirdim bir peri olup gelmez misin? uykularımı geri vermez misin? |
Sana İnat sevmiştik Birtanem, onlara inat, sevmiştik, deliler gibi... ayırmaya çalışacaklarını, koparacaklarını bile bile sevdik. şimdi, ''bitti'' diyorsun, ''töre'' diyorsun, hangi yürekle söylüyorsun? ne töresi?... başlangıçta töreleri yenen yüreğin, ne çabuk vazgeçti? korktun değil mi, korkulara yenildin değil mi? ben korkmuyorum, korkmam. sevgim, ölüm bile olsa, aşkın, zulüm, sonum bile olsa, o kokuşmuş törene inat, korkularına, sana inat, bu sevgiden vazgeçmeyeceğim... seni, yüreğimde gizleyeceğim... sen olmasan bile... sana inat... |
Gecedir; Çalarsın kapıları açan olmaz. Gecedir; Hem de yıldızsız göz gözü görmez, Bir ses duyar irkilirsin, Sarar korkusu yalnızlığın. Rüzgâr eser savrulursun, Düşersin kucağına karanlığın. Gecedir; Ararsın yolların bulunmaz, Gecedir; Kalbinin gürültüsünden durulmaz, Üşürsün... Sevdiğini düşünür, ısınırsın. Gözleri gelir aklına... Bir çift yıldız gibi Asılır kalır karanlık göğe. Gecedir; An olur yenersin korkuyu, An olur canın çeker Oturursun bir köşeye Dinlersin geceyi, hissedersin... Gözlerini yumup susarsın, An olur, gece olursun. |
Sana Kavuşmak Çağlayan bir suyun ırmağa doğru, Akması demektir sana kavuşmak… Bir ölümsüz sevdâ nârının bağrı, Yakması demektir sana kavuşmak… Sende güç bulması yorgun bileğin, Ve aşılması bir zorlu tümseğin, Gece gök yüzünde mavi şimşeğin, Çakması demektir sana kavuşmak… Ne gezer bencillik ne gezer kibir, Bereket onunla birlikte gelir, Bulutların yere rahmeti bir bir, Dökmesi demektir sana kavuşmak… Gün senin, ay senin, çağ senin çağın, Müsaade et, virân olmasın bağın, Gecenin ardından nurlu şafağın, Sökmesi demektir sana kavuşmak… Gurur mu tanır hiç aşk denen oyun? Kurdu kuzu eder, aslanı koyun, Bir deli aşığın maşuk’a boyun, Bükmesi demektir sana kavuşmak… Bilmezsin sen gülüm bu âdetinin, Ne çoktur kıymeti o dâvetinin, Üstüme mutluluk rehâvetinin, Çökmesi demektir sana kavuşmak |
Sana Muhtacım Gözlerim doldu yine Niye mi? Sokakta yürüyen âşıkları gördüm Aklıma sen geldin aşkım Resmine bakıp daldım eski günlere Ağlamak istedim Koşup yanına gelmek istedim Olmuyor bırakmıyorlar Tek çarem Allah’ım Açtım ellerimi yalvardım Çok yalvardım Ya canımı alsın ya da seni bana beni sana versin Kavuşalım Artık dayanamıyorum Her gün ağlamak istemiyorum Sana dokunmak seni öpmek istiyorum İnan artık sensizlik çok zor Sana ihtiyacım var Allah’ım ne olur kavuştur bizi Ne olur bir kere olsun göreyim onu Bir defa doya doya öpsem. |
Efkarlanırım Mektup alir, efkarlanirim; Raki icer, efkarlanirim; Yola cikar, efkarlanirim. Ne olacak bunun sonu, bilmem. "Kazim'in" turkusunu soylerler, Uskudar'da; Efkarlanirim. |
Sana Olan Sevdam Kölelik değil sana olan tutsaklığım, Çünkü yoktur kölelikte Ne aşk nede Mutluluk. Özgürlük gibi sana olan tutsaklığım, Seviyorum Seni Özgürlüğüme tutsaklığım kadar. Gökyüzüne tırnaklarımla kazırken seni, Hasretinle törpüledim acıları Ve okurken seni yıldızlar arasından Özleminle büyüttüm sevgimi. Acılar ac bir çocuk gibi beslerken ayrılığı, Anılardan çaldığım mutluluklarla yaşadım seni, Hasretle dökülen bir damla göz yaşıydı geceyi aydınlatan, Umut harfleriyle yazılan sözcüklerdi gökyüzündeki bulutlar Ve gecenin ardında sen vardın Çırılçıplak güneş gibi Seni Seviyorum Ve biliyorum ki Sana tek ihanetim Ölüm olacak... |
Eski Yalnızlık En eski yalnızlığımdır aşk benim Gitgide büyüyen, karanlıklarla Ne zaman sevdiysem tutuştu tenim Bir ateşin açtığı yanıklarla Sabahı olmazdı çok gecelerin Alır, götürürlerdi beni onlar Öptüğüm elleriyle, korkunç, derin Bir uçurumun kenarına kadar Sonra bırakır giderlerdi, üzgün Bakardım sessizce arkalarından Sonra umutsuzluk, gözyaşı ve kan Bütün umutlarım biterdi bir gün Bir gecenin ortasında kalırdım Tek başına ben, ve yalnızlığım |
| Saat: 22:19 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık