![]() |
Sana Yetmedi Şiirlerim şarkılarım senin olsun Sen benim olmadıktan sonra Neye yarar tüm bunlar Yetmedi mi sana aldığım güller Çok beğendiğin ayakkabıların Ortaköy’den aldığımız biblolar Bitanecik köpeğin Tüm bunlar senin içinde Geceler geçmez oldu Fotoğraflarımızı yaktım Senle bir peri masalıydı yaşadıklarımız Sen pamuk prensesimdin Yaktığım her sigarada İçilen her kadehte sen vardın Şişeler boşalmaz oldu Balkondan tüm sokağa sesleniyorum Seni çok seviyorum |
Karanlık Sevda Heyhat! Hüzünlüyüm yine bu akşam Görünmez gözümde ışık huzmesi Dertlerim azalmıyor ya çoğalıyor zamanın uçurumunda Kapatıyorum sevdam Gözlerimi yine bu akşam Meleklerde görünmez oldu rüyalarımda Türküler okuyamaz olduğumda Hüzün tüneli geçilmez uçurumların ortasında Hüzünlüyüm sevdam yine bu akşam İmsak vakti, şafak vakti Karıştı gözlerimde Rahmet okumaya başladı gökyüzü Bir ben ağladım, birde sevdam Yine bu akşam |
Geldi hazân, Yine hüzün, Yine gam Cümbüş kırık, neyzen suskun, ney suskun geldi hazân, yine hüzün, yine gam şarkı suskun, meyhan suskun, mey suskun geldi hazân, yine hüzün, yine gam gönüllere elem konuk her akşam hicran dilsiz, yaş gözsüz, mevsimler güz şair suskun, şiir suskun, tar sözsüz yine boyun büktü akşamlar öksüz geldi hazân yine yine efkar, yine ah-u zar yine hasret, yine gurbet, yine gam var bir ince sızıdır nereye baksam rüzgar hicran inler gönül secdede nağmeler aşkı kanar her hecede ay küser bir efkâr basar gecede geldi hazân, yine hüzün, yine gam bir ince sızıdır nereye baksam felek ki demirden örmüş ağını ceylanlar aşk için yakmış dağını gazeller savurmuş gönül bağını geldi hazân, yine hüzün, yine gam bir kara dumandır iner her akşam yine efkar vakti, her yer karardı bahçe gazel döktü yaprak sarardı her sokak başını bir elem sardı geldi hazân, yine giryan, yine hüsran yine hicran, yine hüzün, yine gam bülbülü bir güle zar eylemişler dünyayı başına dar eylemişler sevdayı göğsüme nar eylemişler geldi hazân, yine giryan, yine hüsran yine hicran, yine hüzün, yine gam bir kara dumandır iner her akşam tipi bize, boran bize, kar bize feryat bize, figan bize, zar bize hicran bize, fizan bize, har bize yine hazân, yine hüzün, ey Ozan gönüllere elem konuk her akşam... ( Nuri Can ) Hicran Bakışlım Yağmurdu göz yaşlarımı saklayan giderken Hava soğuk hava sisli hava ağlamaklıydı veda ederken Bize dair bütün yaşanmışlıkları doldurup valize Son bir kez bakıp gözlerine Ben senden gidiyorum hicran bakışlım. Sana giderken kocaman bir yürek Birde enginlere sığmayan sevdamı bırakıyorum Ağlama ne olur sil göz yaşlarını Ve sarılma boynuma giderken dayanamam Ben senden gidiyorum hicran bakışlım. Yarım kalan bir hikaye öksüz bir yürek Birde SENİ SEVİYORUM’u bırakıyorum Bakışlarını susuşlarını birde gülüşünü alıyorum yanıma Yoldaş olsun sırdaş olsun avuntum olsun diye Ben senden gidiyorum hicran bakışlım. Seni sana bırakıyorum giderken Yaşadığımız yılları birde mavi sabahları bırakıyorum Yüreğini alıyorum yanıma giderken Birlikte seyrettiğimiz yıldızları birde ben senden gidiyorum hicran bakışlım. Gecenin sessizliğini bırakıyorum giderken Yüreğimin sıcaklığını gözlerimdeki ışığı birde Birlikte söylediğimiz şarkıları alıyorum yanıma Şiirleri birde her mısrasında sevdamı haykırdığım Ben senden gidiyorum hicran bakışlım. Ruhumu bırakıyorum sana giderken Yaşanmamış çocukluğumu gülmeyi unutmuş yüzümü birde Yüreğinin sıcaklığını alıyorum yanıma Kulağıma fısıldadığın aşk dolu sözleri birde Ayaz gecenin sabahlarında yüreğimi ısıtsın diye Ben senden gidiyorum hicran bakışlım. Bendeki beni bırakıyorum sana giderken Aşka sevdaya dair bütün yaşadıklarımızı birde Bütün yıldızları,sahilleri,yakamozları,çiçekleri, gülleri birde Sevgimi bırakıyorum sana giderken ben SENİ SEVİYORUM hicran bakışlım. Ben senden GİDİYORUM hicran bakışlım... ( Sebahattin Abi ) |
Kendine İyi Bak "Kendine iyi bak" bir "veda" degil "elveda" cumlesidir cogu zaman. O uc kelimeden cok daha fazlasini gizler icinde... "Kendine iyi bak. cunku bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olurda bir gun donersem seni iyi bulmak istiyorum." "Kendine iyi bak. cunku bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni dusunme. cunku ben de seni dusunmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, cunku ben yazmayacagim. Sil beni yureginden, cunku ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan guzel seyler hatirina sana yurekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha donmemek uzere gidiyorum." "Kendine iyi bak. Aramizda gecen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem cok onemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla gormemek uzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yuzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, cok da fazla umursamiyorum." Kendine iyi bak, derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla soylerler bunu. cunku onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, surec cok aci vericidir, yurek parcaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri doner ve yine "Kendine Iyi Bak" gozleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tukeninceye kadar.. *Taki son elveda mezar sessizligine burunuceye kadar* Tutkunun otesinde sevenler, bir kez "Kendine Iyi Bak" derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine olumu yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler. Kendine iyi bak, derler ve giderler. Bu sozlerin icinde ihanet yok, hic bir zaman olamaz derler ve giderler. En buyuk ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yuzustu birakip gitmek. Kendine iyi bak, derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parcalara ayirip, en buyuk parcayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler. Daha kotusu suclayamazsin onlari tum bunlar icin. Kendine iyi bak deyip gidenin gecerli bir nedeni vardir elbet. Suclatmaz kendini. Savasmadiklari icin kizarsin ama suclayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri icin kizarsin ama suclayamazsin. *Yenildigin icin kizarsin ama suclayamazsin* Ayriligin kacinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak, derler ve giderler. Elinden umutlarini, duslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikca gozyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler. Arkalarina bakmadan cekip giderler eger yalniz kalmissan, cunku insafsizliklarini gormek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. "Bitti" diyemedikleri icin , kendine iyi bak derler. "Kirildim ve affedemiyorum" diyemedikleri icin kendine iyi bak derler. "Seni istemiyorum artik, hayatimdan cikaracagim ama bil ki hic unutmayacagim" diyemedikleri icin kendine iyi bak derler. "Biliyorum cok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum" diyemedikleri icin kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak icin kendine iyi bak derler, cunku o kan uzun sure akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler. Kendine iyi bak bir noktadir cogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kotulukler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin.... *Sen gozumdeki isik, dudagimdaki tebessum, sen icimdeki sevincssin. Sen hayatima renk katan, sen yuregimdeki carpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gonul yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma. Keske boyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem.. Keske dondurebilsek zamani geriye. Keske bugunku aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile...Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani buyuk asklar her turlu engeli asardi, hani gercek dostluklar her sinavi gecerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hic kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en buyuk zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi?... Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... oyleyse...Sen de "Kendine Iyi Bak |
Türkiye'yi Güldüren Adam" ünlükomedyen Cem Yılmaz'ın İstiklal Marşı'ndan esinlenerek yazdığı bir şiir, şu sıralarda elden ele dolaşıyor. Cem Yılmaz, bu şiirinde Türkiye'nin sorunlarını da ele alarak ülkemiz gerçekleri hakkında inanılmaz tespitler yapmış! İşte Cem Yılmaz'ın Türkiye'nin durumuna mizahi, ve bir o kadar da entelektüel bakış açısıyla yazmış olduğu şiir: İSTİKBAL MARŞI Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak! Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak!. O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak, Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak! Çalma, kurban olayım hepsini ey hırslı çakal! Gariban halkıma da bir pul bırakacak kadar al! Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal, Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemehal! Ben ezelden beri aç yaşadım,aç yaşarım! Hangi hükümet beni kurtaracakmış,şaşarım! Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım! Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım! Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten bir duvar, Benim .ceğiz, .cağız diyen bir hükümetim var! Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar? "Avrupa Birliği" denen tekdişi kalmış canavar! Arkadaş, Meclis'e namusuyla çalışanları uğratma sakın! İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın! Gelecektir, cezanı vereceği günler hakkın, Kim bilir belki yarın, belki yarından dayakın! Yaktığın yerleri "orman" diyerek geçme, tanı! Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı! Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı, Satılmadik o kaldı, durma satıver şu vatanı! Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda! Semizlettin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda! Uydurma kanunlarla Meclis'ten getirin seda! On bin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda! Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli? Yediginiz herzelere başka ne demeli! Oyuverin altını iyice sallansın temeli, Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli! O zaman durur belki gözümden akan yaşım, O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım, O zaman boşa gitmez yıllarsüren uğraşım! HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM, Dalgalanın dolar gibi sizde şimdi ey suçlular! Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular, Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar! Hakkıdır "garip yaşamış vatandaş"ın da gülmek, Hakkıdır ezilmiş milletimin, aydınlık bir İstikbal! Cem YILMAZ |
Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Birşey Var Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına İnsan balıklama dalmalı içine hayatın Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe,bütün evrene karışırcasına Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana |
Sanırım Seni anlatmaya ne benim gücüm yeter Ne de kelimeler Sana olan bu aşk nerden gelir,kimse bilmez Penceremi açtığımda yüzüme vuran güneş ışığı gibisin Daha önce var mıydın hayatımda Yoksa ben mi seni kaybettim Öyle bir aşinalık var ki bakışlarında Sanırım ömrümün bir zamanında ben seni sevdim. |
Ateşe Dönük Gecede ayaklarım ağır kurşun mafsallarım Yürüyorum bir dağ yolunda ateşe dönük Biraz yaklaşır mısın kır çiçeğim öksüz papatyam Silahsızım çevrilmişim yalnız sana anlatacağım İşte ateşledim cigaramı bir soluk aldım Tütün bastım yarama tuz koydum çaresiz Oysa damarlarım vuruyor dağ başlarına Eritiyor karanlığı ilkin gözlerin sonra dudakların Yanan cigaramın dumanında görüyorum seni Hep onsekiz Ağustos hep kızgın bir bakır Sonra bir Akdeniz sabahı aydınlık yüzün Rüzgarlı bir denizle kolkola kıyıda sen Kırık bir aynanın parçalarında sen İlkin saçlarını görüyorum tanıyamıyorum Sonra yüzünü dönüyorsun biraz Temmuz güneşi Öyle bir siluetin olmalı rüzgarda biraz sarı Tek tek ufak ufak çizgiler kağıtta Eğilirim suya yaprakların arasından bakarım Yüzünün bir yanı başlar konuşmaya Omuzumu sarsıyor anılar yürüyelim biraz Kolay mı çılgınlıklara yürek tutmak Biraz zehir sert içki sonra bir yudum soda Bir soluk bir soluk daha tut beni düşeceğim Yaklaştırıyor uzaklardan gelen bir türkü Önce seni sonra bir kenar mahalleyi İki saattir karamsarım ayakta duramıyorum Dolduracağım sabaha yaklaşırken dağ başında Mavi bir demir kadar sert olacağım |
Sanki Acırcasına Bulutlar ne kadar yüksektir bilmem ama, benim sana olan aşkım kadar değildir su an benim dertlerimi anlaya bilen şu beyaz sayfalar bile bana şaşkınlıkla bakıyor, sanki acırcasına derdimi anlayabiliyor fakat dermanımı söyleyemiyor , iste bu bana çok koyuyor daha doğrusu sensizlik koyuyor. |
BIR GÜL OLSAYDIM Bir gül olsaydim Yapragim olurmuydun Kirmizi yapraklarima kan veren Topragim olurmuydun. Bir gül olsaydim Sende bulut olurmuydun Benden uzak oldugun için Aglar dururmuydun Bir gül olsaydim Beni dalimdan koparirmiydin Odandaki vazoya kor Herzaman yanimda olurmuydun Eger bir güle bu kadar deger verirsen Onu candan çok seversen Birak bu gülün bir yapragi olayim Ve gözlerinin önünde yavas yavas solayim. Sende benim gibi gül olamayasin Hasret acisi ile sararip solamayasin Güller tek degildir bir birine benzer Ama sen benim birtanemsin gülistan |
| Saat: 22:19 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık