![]() |
Adam yaşama sevinci içinde Masaya anahtarlarını koydu Bakır kâseye çiçekleri koydu Sütünü yumurtasını koydu Pencereden gelen ışığı koydu Bisiklet sesini çıkrık sesini Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu Adam masaya Aklında olup bitenleri koydu Ne yapmak istiyordu hayatta İşte onu koydu Kimi seviyordu kimi sevmiyordu Adam masaya onları da koydu Üç kere üç dokuz ederdi Adam koydum masaya dokuzu Pencere yanındaydı gökyüzü yanında Uzandı masaya sonsuzu koydu Bir bira içmek istiyordu kaç gündür Masaya biranın dökülüşünü koydu Uykusunu koydu uyanıklığını koydu Tokluğunu açlığını koydu. Masa da masaymış ha Bana mısın demedi bu kadar yüke Bir iki sallandı durdu Adam ha babam koyuyordu. |
Sarı Şekerim -I- sarı şekerim / yalnızım bilemezsin, nasıl da ürperdim. sessiz ay, sessizce gece; bir de sen gidince... -II- sarı şekerim, işte ben böyle; arada bir ya da sık sık... çık düşlerimden çık! -III- ay bulutla bir olmuş, hüzünlü bir yağmur göndermiş... penceremde oturmuş, öylece seyre dalmışım. gökte kanlı bir dans, kanadım kırık, güneşe hasret, sesim kısık. bir karanlıktayım ki sorma... |
SEN BENİM HERŞEYİMDİN Sen gözlerimdin benim Hiç tükenmeyen bir pınar misali Süzülürken damla damla sular Bazen ılık, yüreğinin sıcaklığında Bazen buz kesmiş, kartal bakışlarında Bakarken bazen, yıldız parlaklığında Sen gözlerimdin benim. Sen sözlerimdin benim Dilimden dökülen bir çağlayan misali Ve yatağına sığmayan bir nehir Bazen bir çığlık sessizliğimde Bazen bir sitem haykırışlarımda Dökülürken dilimden, uçurumdan dökülür gibi Sen sözlerimdin benim. Sen ellerimdin benim Rüzgarlarınla doldurduğun bir yelken misali Bir sağa çekersin beni, bir sola Bazen savurursun açık denizlere Bazen vurursun acımadan kıyılarına Başıboş dümensiz, kapılacakken girdaplara Sen ellerimdin benim. Sen yüreğimdin benim Ritimsiz çalan bir saat misali Çalışıyorsun tik tak tik tak Bazen ileri gidiyorsun koşar gibi, Bazen geri kalıyorsun, sanki yorgun Ha durdu, ha duracak hala sana vurgun Sen yüreğimdin benim. Sen herşeyimdin benim Düşlerim, ümitlerim,geleceğim Ellerimdin, gözlerimdin ve yüreğim Bazen kapılsamda umutsuzluklara Bazen kızsamda yüreğim alev alev Sen ne görürsün beni. ne duyarsın Yine de sen herşeyimdin benim Ve yine de herşeyimsin. |
Sarıl, Sarmaşık Sarı Gülüm Bir gül yaprağı değil misin sen? Sen de geçeceksin... Bahar yağmurları dökülecek gözlerinden, Dineceksin... Kanatlarımdan kopan bir tüy gibi Yere ineceksin... Bir gökkuşağı uzanacak benden, Bineceksin... Eteklerinde yıldızlar olacak, Yürüyeceksin... Sorularının yanıtı olacak bir bakış, Seveceksin... "Yaklaş" diyeceğim gecenin bir yerinden, Sesim yankılanacak koridorlarda, Ürpereceksin... Göz kapakları açılacak ağır ağır yüreğinin... "Yaklaş" diyeceğim taa derinden, Gönlümün koridorlarına gireceksin. Yaklaş ey sevgili... Yaklaş, en güzel aşk... Sarıl, sarmaşık sarı gülüm... Pencereler olacak taş duvarlarda Her birinde değişik manzaralar... Her gün başka sen Değişik durumlarda... Yürü, sen başkasın Oyalanma küçük mutluluklarla. Yaklaş...Yaklaş...Biraz daha, Bak ne söyleyeceğim kulağına Konuşmasan da olur Yavaşça aralansın dudakların Yaklaş, su sızmasın aramızdan Sırılsıklam olalım terden... Sen ve ben her şey olalım bu gece... Geçelim kendimizden... Fısılda, aralansın dudakların, Bir gül yaprağı değil misin sen?... Yaklaş ey sevgili...Yaklaş... Sarıl, sarmaşık sarı gülüm... |
Sarılsam Üşür Müsün Ben ki sevda yolunun, o en yürünmezinde, Ayaklarımla değil, kalbimle yürümüşüm. Yürümek de denmez ya, yorgun adımlarımı, Karşılıksız bir aşkın, ardınca sürmüşüm.. Yüzyıl yanarın eğer, yanmayı öğrendimse, Diyen o şair gibi, razıyım ben de ey yar! Gülmesini unutan, gözlerin gülecekse, Razıyım benim olsun, bütün yürünmez yollar. Bilsem ki bir ümidi, bin edip yürüdüğüm, O yol ki en sonunda, varacak mezarlığa, Bilsem ki senin için, mutluluktur öldüğüm, Derim ki al Azrail, gerek yok pazarlığa. Söyle canımdan öte, candan aziz tuttuğum, Sevgili söyle bir gün, beni düşünür müsün? Gelsem bir seher vakti, ansızın düşlerine, Bin yıllık hasretinle, sarılsam üşür müsün? |
Garip Dünya Bir yerden ağıt sesi yükselirken, Kuşlar bile ağlamaklı, Dallar üstünde kanadı kırık uçarken... İşte şen ve şakrak bir davul sesi, Hemen biraz ötede 'dan dan..' Ne tutarsız bir ahenk? ... Şu garip dünyadan.. Ötede serin bir yeşillik, İçinden akarken buz gibi sular... Bir çöl içinde sımsıcak kumlar, Bir yudum suya hasret gönüller, Ama hepsi bu dünya içinde! |
Titret Yüreğimi Geçtikçe zaman Tükendikçe içten kahkahalar Bir burukluk ellerimde Hep boşluğu avuçluyorum Sadece benim ol isterken Ben yalnızlığıma sarılıyorum Özgürce uçmak istiyorum Kelebek gibi Gökyüzünde mavi yeşil kırlarda Düşüncelerim uçuşsun Tüm beyinlerde Karganın sesi tırmalıyor mu Peki küçük yüreği Hiç düşündün mü Kaktus İçindeki özsuyunu Ve beni Haykırmak isterken ismini Sensizliğimdeki sessizliği mi Korkma sar bedeni mi Dokun gözlerime Dağıt sisleri Aydınlat yüzümü Isıt ellerimi Titret yüreği mi Ben bakamam Karanlık yollarım Soğuk ellerim tutamam Aşk çok mu uzak Kalbim kadar Yıldızlar kadar Güzel papatya Hadi kıymadan canına Fısılda kulağıma Seviyorum sevmiyorum Ey meçhul sevgili Nedir bu çelişki Suskunluğun sebebi Adı konmamış sevgi Dudaklarımda bir şarkı 'kimler geldi kimler geçti' İsimler neydi geçmişim kimlerdi Sevdiler mi sevdim mi? Acıları tükendi Kalsa da yaraların izleri Tıpkı sen gibi Sahi adın neydi? |
Toprağın Hikayesi Yüce Allah çağırdı dört büyük Melekleri yanına, Mikail, İsrafil, Cebrail, Azrail gelip durdular huzura, Derken Allah gönderdi Mikail`i yeryüzüne, Git yeryüzünden bana çeşitli toprak getir diye, İndi Mikail yeryüzüne, boş döndü Rabbinin huzuruna, Geldi sıra İsrafil`e, o da boş döndü huzura, Cebrail anladı sıranın kendisine geldiğini, O da alamadı yeryüzünden, bir avuç toprağı, Son kalan Azrail di, indi hemen yeryüzüne, Aldı geldi üç avuç çeşitli toprağı, vardı huzura, Yüce Allah`ın emriyle, oldu balçıktan bir şekil, Ve sonra da verildi ona bir Ruh,yaratıldı insan, Adı konuldu, oldu Adem Aleyhisselam, Secdeye çağırdı Yüce Gani tüm melekleri, Dizildi melekler saf saf, ettiler secde, Oysa böbürlendi şeytan,itiraz etti önce, Yüce Mevla koğdu hemen onu huzurdan, Düşman oldu Adem`e taa ezelden, Derken çoğaldı yeryüzünde Ademoğlu, Kini, nefreti, sevgisi, düşmanlğı, dostluğu, İşte böyledir, bu toprağın hikayesi, Besler büyütür toprak seni önce, Birgün sen de toprağı beslersin ölünce Sonumuz kara toprak. |
SUYA YAZI YAZMAK GİBİ SENİ SEWMEK YORGUNUM ÜŞÜYORUM YANINDAYIM AMA YANLIZ NE ÇARE SUSKUNUM HUZURSUZUM GÖZLERİNDE UÇURUMLAR KORKUPTA YUZLEŞMEYE BAKIŞLARIN KAÇAR GİDER GÜCÜM YOK YETİŞMEYE DÜĞÜM DÜĞÜM OLDU İÇİM NE OLUR BİŞEY SOLE SEN SUSTUKÇE İÇİMDE İSYANLAR ÇIĞLIKLAR GECE AVUTMUYOR GÖNLÜM UNUTMUYOR DOKUNDUĞUM HİÇBİR TEN SEN GİBİ KOKMUYOR AVUÇLARIMDA ERİYEN BUZ GİBİSİN DAMLA DAMLA AKIP GİDEN UMUTLARIM GİBİSİN ÇARESİ DERDİMDEN DAHA ZOR YÜREĞİMİZ YETMİO SOLESİNE NERDESİN GÖZLERİMDE UÇURUMLAR KORKUPTA YUZLEŞMEYE BAKIŞLARIN KAÇAR GİDER GÜCÜM YOK YETİŞMEYE DÜĞÜM DÜĞÜM OLDU İÇİM NE OLUR BİŞEY SOLE SEN SUSTUKÇE İÇİMDE İSYANLAR ÇIĞLIKLAR GECE AVUTMUYOR GÖNLÜM UNUTMUYOR DOKUNDUĞUM HİÇBİR TEN SEN GİBİ KOKMUYOR KOYAMADIM KİMSEYİ YERİNE SEN GİBİ SEWEMEDİM KİMSEYİ İÇİMDEKİ SEN GİBİ................. (U) |
Yalnızca Sen Ağladın Yalnızca Sen Ağladın Bükerdim boynumu kimi zaman Süzülürdü gözlerim gözlerinden Boğazımda düğüm düğümdün Aslında yalnızca sen ağladın. Bir esinti olmazdı senden Tek bir haber bile alamadan Yaşadım öylesine uzun zaman Benim için yalnızca sen ağladın. Birden durdu sanki zaman Oysa geçiyordu yıllar anlamadan Seni seni seni ilk gördüğüm an Bensiz sadece sen ağladın. Diliyorum şimdi Rabbimden Gözündeki yaşları 'O' silsin Ulaşamadım, yoktum, olamadan Sahi! Sadece sen ağladın. |
| Saat: 21:05 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık