MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Sedef 21 2 Eylül 2007 20:02

O Yol

Sevgilimin yolu
O yol öyle bi yolki mehtaba bakan
Aşıkların aşklarını pekiştirdikleri
İşte böyle bi yol
Ve ben bu yolda yürüdüm ve
Çok mutluydum
Ama şimdi halime bi bak
Darmadağın bitik durumdayım
O yoldan geçmemek için
Çektiğim acı
Ama asıl acı kalbimdeki acı
Kim bilebilirdi ki bizim ayrılacağımızı
Ferhat Şirini nasıl sevdiği ise
Mecnun Leyla’ya nasıl bağlandığı ise
Bende seni öyle seviyordum

Batuhan Altınok


recruit87 3 Eylül 2007 06:28

Çocuktan Al Haberi

Çocuktan aldım haberi
yakın, diyor
güzel, diyor
dopdolu, diyor
iştecik, şuracıkta
iştecik yolu, diyor

Çocuktan aldım haberi
iyi, diyor
açık, diyor
kurtuluş, diyor
iştecik, şuracıkta
koş birazcık koş, diyor

Çocuktan aldım haberi
oh, diyor
tatlı, diyor
sıcacık, diyor
iştecik, şuracıkta
diren azıcık, diyor

Koştuk direndik yorulduk
Düştük anılar ırmağına ey çocuk
Bak işte kan içinde yumruğumuz
Belki senin hakkındır mutluluk

Hasan Hüseyin Korkmazgil


cemkaya 3 Eylül 2007 13:30

önce ben sevdim
Dudaklarım belki cesaretsizdi
Ama,
Tutkulu gözlerim o iki kelimeyi defalarca söyledi.
Sana önce ben söyledim
Tek ortak yanımızın yalnızlıktan korkmak olduğunu.
Yanlış yerde, yanlış insanlara sığınmak isterken,
İlk defa sevdi kalbim.
Seni önce ben sevdim...
Ömrüm boyunca gözüm senden başkasını görmeyecek,
Ömrüm boyunca gönlüm senden başkasını sevmeyecek,
Diyecek kadar gerçek sevdim.
Önce ben gördüm gözlerinde bozkırları.
Ve o bozkırlarda açan çiçekleri...
Ve o bozkırlarda akan nehirleri...
Seninle geçen her anım, tüketirken derdi,kederleri
Seni önce ben sevdim bir tanem, önce ben sevdim....

Bir durak vardı ya, İmaret Çarşısı'nın karşısında,
Seni önce ben bekledim bu sevdamın son durağında.
Gelince lokumun, kaymağın tadını
Gidince de,
Kafein gibi haşhaşın acısını bırakırdın damağımda.
Sana önce ben kızdım,
Beraberliğimizin en güzel zamanında,
Ellerimi bıraktığında.
Ağlıyorken, önce ben sildim ıslak gözlerini.
Sana önce ben okudum, o ağlatan sevda şiirlerini.
Bu şiirimi de öyle bir zamanda duyacaksın ki,
Defalarca ağlayacaksın.
Ve her okuyuşta,
Mazinde yitirdiklerini tekrar kalbinde bulacaksın
Neden sana bir gün olsun,
Seni Seviyorum diyemediğimi de anlayacaksın.
Anlamasan da,
Seni önce ben sevdim.
Ömrüm boyunca gözüm senden balkasını görmeyecek,
Ömrüm boyunca gönlüm senden başkasını sevmeyecek,
Diyecek kadar gerçek sevdim.
Önce ben gördüm gözlerinde gökyüzünü
Ve o gökyüzünde süzülen kuşları...
Ve o gökyüzünde kayan yıldızları...
Ben seni tanıdığımda unuttum,
Beni sızlatan tüm vefasızları,
Beni ağlatan bütün hayırsızları.
Seni önce ben sevdim bir tanem, önce ben sevdim...

Sokağında gezdim.
Her gün pencereni,
Her gün yollarını gözledim.
Seni önce ben özledim,
Sadece mektuplarınla yetinirken.
Önce ben gizledim,
Geldiğin gün, bütün heyecanımı.
Bundan sonra hep yanımda kalmanı istedim.
Gördün ya güzelim sevdamın kılıcını,
Her engelin damarını kestim hiç acımadan.
Ağladığımı da gördün, "Güle Güle" dediğin zaman.
Eyy hazan çağımı açan sultan !
Seni önce ben sevdim.
Ömrüm boyunca gözüm senden balkasını görmeyecek,
Ömrüm boyunca gönlüm senden başkasını sevmeyecek,
Diyecek kadar gerçek sevdim.
Önce ben gördüm gözlerinde deryaları.
Ve o deryalarda yükselen dalgaları...
Ve o deryalarda batan gemileri...


duygu41 3 Eylül 2007 14:00

Seni, seni bi seversem görürsün o zaman… tatlı şey seni!
Hasta etme beni, o yosun gözlerini açıp açıp bakma öyle
Gözbebeklerindeki yaramaz, sevimli afacana hastayım ben senin
Yemyeşil ovaları, rengarenk çiçekleri yaşatıyorsun sanki bana,
İçimdeki çocuk yanlarıma arkadaş oluyorsun, haberin olsun.
O yeşil gözlere bir dalarsam, bakışlarımı alamazsam
Seni bi severim görürsün o zaman…

Penceremin pervazında, nerden çıktığını bilmediğim
Minik bir serçe var, öylesine sevimli ki
Ellerimi uzatıp avuçlarıma almak istiyorum seni
Okşamak, sevmek, en sıcak yürekliliğimle
Aşkı öğretmek istiyorum sana, hissettiğim kadarıyla
Sevdanın kollarına atmayı, sana sevgiyi yaşatmayı istiyorum
Nereye gidersen git, eninde sonunda döndüğün omuz ben olursam
Seni bi severim görürsün o zaman…

En son saçlarına dokunduğumda, tel tel titredi yüreğim
Sonra dayanamayıp, bir nefes çektim kokusundan ciğerlerime
Sonra, doymak bilmez açlığımla sana, bir nefes daha, bir nefes daha…
Bir gün, bir yarışmada soru olarak çıksa karşıma…
‘’cennetin kokusunu tarif edin diye’’
İşte bu derim, işte bu saçların kokusu cennettir bana.
Ve bana gönderilen meleğimde sen olursun, olurmusun…?
Eğer sen, yalnız benim olursan,
Eğer sen yalnız benim ruhumla yaşarsan,
Seni bi severim… Seni bi severim görürsün o zaman…
Refik KESTEM
http://www.gizlimsn.com/joopssXX/statusicon/user_offline.gif

Mynet VDO - Refik KESTEM


Mystic@L 3 Eylül 2007 15:58



İncitir tenini
Kim olursa olsun sevişmek,
İncitir yüzleri olmayan bedenlerin
Kimsesiz hazları...
Çarmıha gerilmiş ruhlar
Döner boşluğun çarkında.
Bir elin burada, bu aşksız zamanlarda,
Bir elin yorgun kalbinde,
Döner bir gün döner diye beklersin,
Tenini incitmeden kalbinin kapısını açacak el,
Eldeki incetilmiş büyü, sabır, yangın...
Beklersin, beklersin...
Beklerken,
Kalbini bir ıssızlığa, umut dolu bir yokluğa emzirirsin...

Cezmi Ersöz


Tiglon 4 Eylül 2007 00:59

Aydınlık

Uyan yârim, uyan, söndü yıldızlar,
Gün, karşı tepeden doğmak üzredir.
Her sabah güneşi seyreden kızlar,
Mahmur gözlerini oğmak üzredir.

Uyan yârim, sesler geldi derinden,
Karanlık oynadı, koptu yerinden;
İlk ışık, kapının eşiklerinden,
Şimdi bir gölgeyi koğmak üzredir.

Sevgilim, kapımı çaldı aydınlık,
Baygın gözlerimi aldı aydınlık,
İçimde tıkandı, kaldı aydınlık,
Bu aydınlık beni boğmak üzredir.


Necip Fazıl KISAKÜREK


arwen 4 Eylül 2007 01:31

Ben yüreğime sevmeyi öğrettimde,
Sana öğretemedim yada sen,
Sevmeyi bildinde kendince bana veremedin kalbini.
Son arzumdun her zaman yaşamımda,
Ama ölmeyi becerdimde kendimi anlatmayı beceremedim.
Yada sen beni anlamayı istemedin.

Gri bulutlar altına vurdun beni yüreğimle,
Sessizliğimi feryadımla kilitledin konuşamadım.
Ellerimi her uzattığımda kabuslarla ulaştırmadın.
Sen beni sevdin ama göstermeyi kendine yakıştıramadın.

Herşey küçük egolarının tatmini içinde,
Bir yürek ölmüş senin aldığın efes nerede?
Bittiğimde sen kaybolmayı seçip gittin ellere.
Dön dedim ama sesimi sana duyaramadım,
Yada sen duymak yerine sağır olmayı yüreğine yakıştırdın.

Bu kalbin sesini dua gibi semaya yönelttim,
Melekler dualarımı duydu yazdı defterlerine,
Sen kalbine sokupta yazmayı denemedin.
Oysa giden ben olacaktım el vermediğin sevgimde.
Sen bunu bildin ama görmezlikten gelmeyi seçtin,
Yada gurur denen iblisine boyun eğip beni terkettin.

Gözlerinde sevgi damlacıkları yüreğine inmek istiyor,
Ama sen benden yana bakmamayı seçiyorsun.
Üçbeş kuruş yalan hikayesi aşklara el veriyorsun.
Benim ölümsüz sevgimi çiğnemeyi seçiyorsun.
Ben ise senin zalimliğinde bitiyorum.
Oysa sesimi duysan neler anlatıyor ruhum sana.
Bana sen lazımsın diyen şarkılar yollarda.
Ama sen hiçbirine bakmamayı seçiyorsun.

Yolun sonuna geldim dayanmam artık daha fazlasına,
Sabır tükendi,sen yoluna ben yoluma.
Fazla naz aşık usandırır çık git hayatımdan.
Yalan aşklara yelken açmışsın devam et yoluna.
Benden bu aşka bu kadar emek.
Ruhum ve ben sana diyoruz elveda,
Güle güle sevmeyen yürek...


yasemin kurt


HayLaZ61 4 Eylül 2007 02:06

Acaba

Nereden başlasam acaba yazmaya
Anlam veremediğim şeylerden mi
Gizli kapaklı yerlerden mi
Bu ne çıkılmaz bir yokuş
Bu nasıl bir değiş tokuş
Kapılmışım yüreğimin akışına
Bir sağa bir sola gidiyorum
Arayıp bulamadığım karanlığın çıkışına
Düşe kalka ilerliyorum...

Bilmediklerim çıkıyor karşıma
Fırtınalar fink atıyor
Kara bulutlar çıkın karşıma
İçimde bir ölü yatıyor
Son hamlenizi yapın sıra bana gelecek
Şah damarlarınızdan vuracağım sizi
Bu karamsarlığım bir gün bitecek
İşte ben burada dimdik duracağım


Kemal Baş


nünü 4 Eylül 2007 11:25

Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
dereceden failidir"
denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!

can yücel


recruit87 4 Eylül 2007 11:53

Adı Bende Saklı

Bölünür sancıyla uykular
Sığınak değil en kuytular
Gökte ay ondört ben dolunay
Son hatıramı sinene sar
Bu kadarına razıyım yar

Uzak diyarlarda evli barklı
Mutluluk en çok onun hakkı
Bu yorgun, kırık, dökük hikayenin
Adı bende saklı

Dalda muhabbette kumrular
Bana ayrılığı sordular
Dedim afet, yangın, dedim kar
Dedim adet aşkı vururlar

Sezen Aksu


H€L€N 4 Eylül 2007 12:45

ÖP BENİ

Sana üşüdüğümü söylüyorum. Çocukmuşum da sanki çamura çıplak ayaklarımla
basmışım soğuk bir kış gününde. Annem mi geliyor sen mi geliyorsun koşarak
biraz da kızgın.? Annem mi sen mi? ...Üşümüşüm diyorum...Ben üşümem
biliyorsun. Oysa üşümüşüm. Buz tutmuş ellerim. Bak parmaklarımın ucuna.
Saçaklardan sarkan ve dikkat edilmesi gereken buz sarkıtları gibiler.
Üşümüşüm diyorum. Isıtacak mısın?

Öp beni o zaman!

Sana estiğimi söylüyorum. Ucuz bir şarabın berbat tadı ile yaptığı iş
arasındaki uçuruma düşüyorum eserken. Beni basınç farkları getiriyor sana.
Eserken belki eski diye belki de es es es ki ki ki diye bağıran kekeme bir
rüzgar oluyorum. Tadını değiştiriyorum dokunduğum yaprağın, sürtündüğüm
toprağın, arasından geçtiğim saçların. Dağlar üzerinden gelen kaynağı
belirsiz bir esintiyim. Eseyim mi?

Öp beni o zaman!

Sana geldiğimi söylüyorum. Ayaklarımı nerde bıraktım bilmiyorum. Bir telefon
numarası gibi ezberliyorum kilometreleri. Aramızda üç tane iki... İki yüz
yirmi iki. Ayaklarımı düşürdüğüm yerde her zaman senin kokun. Telefon
direkleri eşlik ediyor bana, bulutlar benimle geliyor, çizgi halinde bir
toprak benimle geliyor, sincapların endişesi benimle...Çok konuşan bir
yolcunun sustuğu yerin yanındayım. Yalnız sana geldiğimi söylüyorum.
Geleyim mi?

Öp beni o zaman!

Sana sustuğumu söylüyorum. Susmak derinlere inmek değil midir? İçerden
konuşmak? Ancak içerden yanıtı olmak? Susmak dibe sarkıtılmış bir ağ değil
midir? Ateşi saran oksijen? Sana sustuğumu söylüyorum...Dut yemekle süt
dökmek arasında bir yerde olduğumu...Kedi ya da bülbülden birini yeğlemek
değil midir susmak? Yalnızlığında kendini avlamak değil midir dudaklarını
kapamak? Kapayım mı dudaklarımı?

Öp beni o zaman!

Sana gördüğümü söylüyorum. Olanlarla olabilecekler arasında,
görülebileceklerle görülenler arasında düğüm atıyorum. Gördüklerim
parantezler içinde geziniyor. Görmediklerimi ise sen evlatlık alıyorsun
belki isteyerek belki istemeyerek. Ellerini gördüğümü söylüyorum. Uyanmışlar
beden eğitimi yapıyorlar bedenimde. Gözlerin bir şiirin ilk karalaması gibi
açılmıyor mu? Seni gördüğümü söylüyorum. Ama gözüm kapalı göreceğim. Kapat
gözlerimi...Göreyim mi?

Öp beni o zaman!

Sana sevdiğimi söylemiyorum. “Bana sevdiğini söyleme, beni sev” diyor şair.
Aşk bana inan(a) mıyor...Ben aşkı yalnız tanımlıyorum. “Üşüdüysen es,
Geldiysen sus, Gördüysen sev” diyor rüyama nerden girdiği belli olmayan ak
sakallı bir ihtiyar. Derin anlamlar arıyorum söylediklerinde sevgiye dair.
Belki de üşüyorum, belki esiyorum, belki geliyorum, belki susuyorum ve belki
görüyorum seveyim mi seni der gibi. Seveyim mi seni?

Öp beni her zaman!


~ Evrim Nisan ~


Dark-Line 4 Eylül 2007 12:56

Bu Kedi Başka Kedi

Bu kedi benim kedim
Tüyleri diken diken
Ölecek stresten,
Bakışları uysaldır
İki çizgi gözleri,
Dökülmüş tırnakları
Acıların içinde
Dolaşır sokak sokak
Yorgundur ayakları.
Bu kedi benim kedim
Yolunmuştur tüyleri
Munistir her bir huyu
Bal şeker mırıldanır
Asildir baba soyu.
Bu kedi başka kedi
Kaderi düğüm düğüm
Gördüğü çile zulüm
Dürüst yorgun sevimli
Sevince olur deli.
Bu kedi benim kedim
Yüreği gonca güldür
Yanağı taç yapraktır
Sevgisinde riya yok
Tutunca ellerini
Sıcaktır her bir yeri
Gözlerinde canlanır
Özlem,sevgi,özveri.
Bu kedi başka kedi
İki çizgi gözleri
Dökülmüş tırnakları
Tüyleri diken diken
Ölecek stresten...

Ahmet TIĞLI 2.12.2006 (Sevgi Merdivenleri)
Ahmet Tığlı


H€L€N 4 Eylül 2007 13:06

http://img90.imageshack.us/img90/5500/liesbyblindedbysightes5.jpg

DAHA NE KADAR SÜRECEK BU KAÇIŞLAR??..

yine nazlarda

yine kaçışlardasın

kaç bakalım

daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...



ne zaman sussam

ve ne zaman kötü olsam

sanki hiç sevmiyormuş gibi

sanki tanımadığın biriymişim gibi

umursamaz ve rahat tavrınla

deli edercesine beni

kaç bakalım

daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...



oysa ben

kararımı vermişken

tam gidecekken

gitme diyen sen

sensiz ne ederim diyen

sonra yine kaçıp giden

kaç bakalım

daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...



sarsa bedenimi kordan geceler

titretse ruhumu,eritse düşünceler

duymasam sesini kahrolsam

çıldırsam alamasam senden bir haber

kaçma artık yeter

kaçtıkça herşey biter

sus ağlama,bağırma öyle

hem kızmada

gitmem gerekiyor

bakma yüzüme öyle

sadece sus,bu bana yeter

bir kelime bile konuşma

ne sesin duymak isterim

ne görmek yüzünü

sakın ümitlenme

artık dönmem geri

yasta tutma arkamdan

tek bildiğin şeyi yap yine

hadi kaç

sen kaçtıkça

yürek dolusu sevgiler

uğruna serilmiş ömürler

bir bir kaçıp giderler

kalplerinde sana yer verdiler

hani şimdi nerdeler

diye sorma sakın

şimdi onlar çok uzaktalar

geride bir sen

birde vicdanını bırakarak

kaçıp gittiler

hadi şimdide kaç göreyim seni

hadi kaç ey sevgili

vicdanından da kaç göreyim seni

dememişmiydim sana

daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...

EMRE SARIBOR...


Misafir 4 Eylül 2007 14:12

YÜZÜNÜ ARADIN SEN HEP
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Yüzünü aradın sen hep
en çok sevmek isterken bile...
Bir bulsan yüzünü
bir bulsan insanlara dağıtılmış hasretini
İstediğin gibi sevecektin

Oysa utandın, utandın kendin oldukça
en çok severken bile
Sevdiğinin kişiliğine girdin bu yüzden
Ne söylesen hep eksik kaldı
Shaipsiz utancın gibi eksik kaldı

Delice sevmeyi istedin aslında sen hep
ama ne zaman böyle sevsen
deli sevgini senden çaldılar
Ne zaman söylesen sevgini, seni seninle böyle
yüzünü araken bıraktılar...

kıstın ateşini, küçülttün kanatlarını
çekildin en arka odana
Gölgelerini bıraktın pencerelere
Ah bu hayattan sana kalan
sadece deli sevgini özlemekti...
Sana kalan,
bu hayatta kendini delice özlemekti...
cezmı ersöz



HEMAN 4 Eylül 2007 14:19



ÖLÜMÜNE SEVMEDİK Mİ

GECELERİN KARANLIĞI
CEHENNEMİN SICAKLIĞI
UNUT ARTIK AYRILIĞI
ÖLÜMÜNE SEVMEDİK Mİ?

ARAYA DAĞLAR GİRERKEN
GENÇLİK ELDEN GİDERKEN
BU ÖMRÜMÜZ BİTERKEN
ÖLÜMÜNE SEVMEDİK Mİ?

YOLLARIMIZ AYRILSADA
KOLLARIMIZ BOŞ KALSADA
KADER BİZİ AYIRSADA
ÖLÜMÜĞNE SEVMEDİK Mİ?


Misafir 4 Eylül 2007 14:21

ACIYLA ERİR YÜZÜNE AŞIK ÇOCUK
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Ne zaman yüzüne baksam
yalnızlığın o mutlu gerilimi

O öksüz göl hızla derinleşir
biliyorum,acılarım hiç bitmeyecek,bu öyle bir
yeşil

Ne zaman gözlerinin içine baksam,biliyorum
ikimizi de aşar,o kapının ardındaki masal
bense yüreğimin bu hallerinden korkar,kalırım
bir hız trenine bindirilmiş küçük bir çocuk gibi
geçip giden yüzlerine bakar kalırım

Ömrün kısalığı çarpar camlara
ateş hızla yayılır içerilere

Akşam olur,evler dolar boşalır
acıyla erir,yüzüne aşık çocuk

Ne zaman gözlerinin içine baksam,bliyorum
İkimizi de aşar,o kapının ardındaki masal


cezmi ersöz


HEMAN 4 Eylül 2007 14:31

DİYEBİLİRMİSİN

EN GÜZEL ŞEY NEDİR DESELER,
AŞTIR DİYEBİLİRMİSİN?
EN ÇOK KİMİ SEVİYORSUN DESELER
ADIMI SÖYLEBİLİRMİSİN?
NEDEN AĞLIYORSUN DESELER
SEVGİLİM İÇİN DİYEBİLİRMİSİN?
BENİ UNUTMANI SÖYLESELER
HAYIR DİYEBİLİRMİSİN?
YAŞAMAK GÜZEL Mİ DESELER
ONSUZ ANLAMSIZ DERMİSİN
SÖYLE SEN KİMSİN KİMİNSİN DESELER
AŞIĞIM VE YALNIZ ONUNUM DERMİSİN
SÖYLE NERDE ÖLMEK İSTERSİN DESELER
ONUN KOLLARINDA DİYEBİLİRMİSİN

SEVGİLİM.......................


the_pretty 4 Eylül 2007 15:44

Karanlık bir gecesinde
Soğuk sokakta yürüyorum tek başıma, korkuyla
Sinirle çıkmışım evden
Aklımda sen, kalbimde sevgin...
Sokakta yürürken seni düşünüyorum
Gelecek hakkında planlar yapıyorum.
Birden sinirim bozuluyor
Gurbette olduğuma, seni geç tanıdığıma
Lanet yağdırasım geliyor.
Ama susuyorum, susuyorum
Yürümeye devam ediyorum, içimde korku.
Sensizlik içimde acı, yalnızlık canıma sıkıntı oluyor.
Yavaş yavaş geri dönüyorum.
Soğuktan kulaklarımın kızardığını hissediyorum.
Az ilerden geliyor metronun sesi
Her sabah üniversiteye giderken
Penceresinden bakıp, seni düşündüğüm metronun sesi.
Metroda hep ayakta gidiyorum, cam kenarındayım.
Tam karşımda bir kız bana bakıyor.
Ben ise aklımda sen, seni düşünüyorum.
Metro yavaş yavaş dolmaya başladı.
Kızla aramda insanlar var.
Ben ise yine seni düşünüyorum.
İşte ineceğim istasyon, aşağı indim.
Merdivenleri hızla çıktım, sokakta yürüyorum.
Sen yine aklımdasın, elime telefonu alıyorum.
Seni arıyorum, Alo? diyorsun.
Ben ise yine aynı şeyi söylüyorum.

SENİ SEVİYORUM BİTANEM...


duygu41 4 Eylül 2007 16:04

O GÜNNDEN BERİ


Hasretin bir yangın avuçlarımda
Ayrılıp gittiğin o günden beri
Ararım gölgeni boş duvarlarda
Ayrılıp gittiğin o günden beri

Sensiz diken oldu başımda yastık
Mutluluğu hangi dolaba astık
Odamda ne varsa yüzleri asık
Ayrılıp gittiğin o günden beri

Bu nasıl bir duygu bilemiyorum
Kimseye ayrıldık diyemiyorum
Adını kim sorsa eziliyorum
Ayrılıp gittiğin o günden beri
Ahmet Selçuk İlkan



the_pretty 4 Eylül 2007 19:44

hayatla aramda yalnızca benim görebildiğim kocaman bir çember var sanki.. kocaman bir konuşma baloncuğunun içinde hapsedilmiş gibiyim.. başkasına ait bir konuşma balonu.. başkasına ait bir yaşam..öyle çepeçevre sarmışki bu çember.. sanki ses geçirmeyen bir duvar. insanların neler konuştuklarını duyamıyorum.. sadece ağzını açıp kapatıyorlar gibi.. ve göremiyorum yüzlerini net olarak.. ve sanki kimse beni duyamıyor.. kimse ne söylediğimi anlamıyor.. ve de kimse göremiyor asıl beni.. bendeki ‘’ben'’i..
sanki hiç bilmediğim biryerlerden kanıyorum.. kanım eksildikçe nefesim yavaşladıkça hissediyorum kan kaybettiğimi..

soluğım yavaşlıyor.. kalbim yavaşlıyor.. ve anlıyorum ki kanıyorum.. farketmeden ağlamak gibi..göremediğim biryerden,bilmediğim biryerden kanıyorum.. sanki vücudumda hiç bakmadığım baksamda göremeyeceğim bir yer var.. yada görmekten kaçtığım,görmezden geldiğim zayıf bir yer..ve o çemberin içinde kimse kanadığımıda görmüyor..
sanki doğduğumdan beri yalnızım.. yalnızlık değil canımı acıtan..hiç insanın ailesi canını acıtır mı .. canımı acıtan kendi soluğumun buharından başka ısınacak hiçbişeyimin olmaması…üşüyorum..canım yanıyor.. ve ben bilmiyorum gene .. neden kanadığımı bilmediğim gibi.. neden canımın yandığını da..
bilmiyorum…..hiçbirşey…


Dark-Line 4 Eylül 2007 20:00

Sevda Çınarı

Neydi o günler gelip geçerdi.
Neşe sevinç,coşku içinde
Annemin sevinci,babamın sesi
Delerdi içimi bir mermi gibi...

Ah! ...Köyümün akan pınarı
Pınar koruyan sevda çınarı
İçimde dolanan AŞK fırtınası
Salıyor köyümün dört yanını

Gözümü açıyorum acı,nefret...
Çirkeflik dolmuş içim,dışım
Ağlıyorum, birçare halime
Maziyi anıpta da, dolan gözlerle.

artık ğüvenim yokki dünyaya
Şu dost görünen, sahte simaya
Duyun, inanmıyorum sevda sözüne
İnansam ne çıkar,değişen nedir?

Muzaffer Arslan


the_pretty 4 Eylül 2007 20:02



arwen 4 Eylül 2007 20:42

Beyaz ile siyah renkler,birbirine zıttır
Gündüz ile gece birbirinden umutludur
Bunların ikiside,biri olmayınca diğeri yoktur
Sevilmeyen yok ise, seven daha çoktur

Siyah beyaz temel bir renktir
Aşk ile kalp yaşanan bir derttir
Gece ile gündüz ayrılık demektir
Sevilmeyenle seven nasıl birleşecektir

Dağ ile deniz,nasıl farklı ise
Biri toprak,diğerinde su dolu ise
Aradaki çizgi nasıl bir bağ ise
Sevilmeyenle seven,böye birleşemeyecektir

Aralarındaki sınır,kalkmadıkca
Biri diğerine uyum sağlamadıkca
İki gönül bir birine, akmadıkca
Sevilmeyenle seven,birleşemeyecektir


3.9.2007
Bahattin tonbul


Misafir 4 Eylül 2007 23:46

biz üç kişiydik

Biz üç kişiydik;
Bedirhan, Nazlıcan ve ben
Üç ağız, üç yürek, üç yeminli fişek...
Adımız bela diye yazılmıştı dağlara taşlara,
Boynumuzda ağır vebal, koynumuzda çapraz tüfek...

El tetikte kulak kirişte
Ve sırtımız toprağa emanet...
Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi,
Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık.
Deniz çok uzaktaydı
Ve dokunuyordu yalnızlık.
Gece uçurum boylarında,
Uzak çakal sesleri
Yüzümüze, ekmeğimize,
Türkümüze çarpar geçerdi.

Göğsüne kekik süredi Nazlıcan,
Tüterdi buram buram.
Gizlice ona bakardık,
Yüreğimiz göçerdi...

Belki bir çoban kavalında yitirdik Nazlıcan'ı,
Ateşböcekleriyle bir oldu kırpışarak tükendi.
Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza,
Kurşun gibi, mayın gibi tutuşarak tükendi...

Oy Nazlıcan vahşi bayırların maralı,
Nazlıcan saçları fırtınayla taralı,

Sen de gider miydin böyle yıldızlar ülkesine,
Oy Nazlıcan oy can evinden yaralı...

Nazlıcan serin yayla çiçeği
Nazlıcan deli dolu heyecan
Göğsümde bir sevda kelebeği
Nazlıcan ah Nazlıcan...

Artık yenilmiş ordular kadar
Eziktik, sahipsizdik
Geçip gittik, parka ve yürek paramparça,

Gerisi ölüm duygusu, gerisi sağır sessizlik,
Geçip gittik, Nazlıcan boşluğu aramızda...

Bedirhan'ı bir geçitte sırtından vurdular...
Yarıp çıkmışken nice büyük ablukaları,
Omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca,
Titredi ve iki yana düştü kolları... .
Ölüm bir ısırgan otu gibi sarmıştı her yanını
Devrilmiş bir ağaçtı ayışığında gölgesi
Uzanıp bir damla yaş ile dokundum kirpiklerine
Göğsümü çatlatırken nabzımın tükenmiş sesi...

Sanki bir şakaydı bu, birazdan uyanacaktı,
Birazdan ateşi karıştırıp bir sigara saracaktı
Oysa ölüm sadık kalmıştı randevusuna ah
O da Nazlıcan gibi bir daha olmayacaktı...

Ey Bedirhan; Katran gecelerin heyulası,
Ey Bedirhan; ****** pusuların belası
Sen de böyle düşecek adam mıydın konuşsana,
Ey Bedirhan ey mezarı kartal yuvası...

Bedirhan mor dağların kaçağı
Bedirhan mavi gözleri şahan
Zulamda suskun gece bıçağı
Bedirhan ah Bedirhan...

Biz üç kişiydik
Üç intihar çiçeği
Bedirhan, Nazlıcan ve ben
Suphi...
yusuf hayaloğlu


Mystic@L 5 Eylül 2007 05:24

Ölüme düştü akşam
tülbentten süzdüler bataklığı
öksüz bir arı kuşu kaldı.

Dalgaya düştü deniz
unutup tuza döndü
koynundaki balığı

Maviye düştü kırlangıç kanadı
bulutla oynuyor düşler
ışık yokluğun öbür adı.

Sevgi çağırınca düşmez
savur umutlarını yele
göğe yükselsinler hele.
A.Kadir Bilgin


Pollyanna 5 Eylül 2007 06:03

ŞİİRLE VEDA



Beynimde kalbime tezat
bir dönme dolap misali mantığım
havada sihirli bir esinti var
eflatun bulutlar uykulu
son tangolarını yaparken
alev saçları savruk güneş
güne veda eder
yavaş yavaş kadife bir gece başlar
evren hercai bir deniz sanki
birazdan yıldızlara meftun
gümüş perçemli aykız
samanyolunda gezer
pırıltılar duygu yağmuru olur
yağar inci inci saçlarıma
dudaklarımda hüzzam bir şarkı
yüreğimde hülyalı şiirler raks eder
ah....... ah o şiirler
seni bana getiren satırlar
işte böyle bir gecede
mavi bir yıldız parladı
dev bir ay doğdu
yeni gezegenler aşk dünyası oluştu
bizim dünyamız
sen ve ben vardık orada
saf temiz katıksız bir sevda başladı
haykırdım her hücremle
seviyor seviyor seviyorum
gök kubbede yankılar
melekler de inandılar bu ender aşka
ama sen beğeni var aşk yok dedin
ben senin canım gülüşünü öpüşünü
Papağan misali noktasız virgülsüz konuşurken
beni sessiz sedasız sabırla dinlemelerini
kucağında çiçeklerle
sürpriz yapıp kapımda duruşunu
uzun zaman suskun kalan
telefondaki utangaç ihtiraslı sesini sevdim
çok sevdim
ama en çokta sende ki seni
içindeki seni sevdim
gerçek sevginin varlığını bilmeyen
asla aşık olmam diyen sen
gerçekciydin sevmeden seviyorum demedin
fark etmez dedim
ben seni ikimizede yetecek sevgimle sevdim
sana olan hislerim boran oldu
tüm şiirlerimde çavlandı
mantığımın isyanlarına aldırmadım
aşkta mantık olmaz dedim
yaşadım sevdamın ac kollarında
lakin acı gün geldi mantık kazandı
kalbim sevgini haykırsada
tebessümlü kelimeler dudaklarımda dondu kaldı
dilimde sadece acı bir merhaba var
mutluluğun zirvesine ulaştığım anıları
sen dolu şiiridefterimi kapadım artık
gerçek dostum mantık ümitle
teselli edercesine mırıldanırusul usul
her bitiş yeni bir başlangıca yoldur
yaşamda sadece karşılıksız sevgiler var sanma
gönül gözü ile bak yaşama
yeni güne yeni bir aşka
mutluluk dolu bir şiirle başla


hayat ayıkol


Misafir 6 Eylül 2007 03:27


Mavi Mavi Sevdim Seni

Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Kalbim şimdi bir sokak çocuğu
Kelebekleri göç etti gönlümün
Issızlaştı hayat sanki
Sanki, sabahı eksik şiirlerimin.
Sanki, gecesi hep kanayan bir yara
Ve sanki, artık hep kanayacak...
Ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerim
Çare yok, ağlayacak.
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Kapıları kendime ben açamadım
Ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni
Düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım..
Sarmaşık aşkın sarısında kaldım, sarılamadım.
Savunamadım seni kimselere
Anlatamadım seni kimselere
Kimsesiz kaldım,En çok da sensiz...
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben..
Sana uyumak,Sana uyanmaktı hayat.
Sıratını geçtim yaşarken korkmadan
Korkumu geçtim cesaretle, ihanetle
Berduş bir yalan masumiyeti öptüm bile bile
Tek sen gitme diye
Sonbahar oldum yaprak yaprak
Ağaç oldum köklerimi unutarak
Tesellisiz bir geceye fırlatıldım
Kalbimi dar kafese kapatarak
İçimdeki bir kanarya
Hiç susmadan ağlayacak
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak
Seni sevdiğimi bağırdım mehtabına
Beyazında akladım bulutunun
Mavi mavi sevdim seni içim kan ağlayarak
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum
Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak....

Naşide Göktürk


Misafir 6 Eylül 2007 03:59

AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

Değişir yönü rüzgârın
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutmaz olur artık
Seni, bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk, iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş gözden;
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşamaz sevdasını,
Severken hiç bir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Ataol BEHRAMOĞLU



Misafir 6 Eylül 2007 10:36

Mutluluk


Yemyeşil bir bahçe ortasındayım,
Dört yanımda, öbek öbek çiçekler...
Rüzgârın eliyle titrer yapraklar,
Bilmezler ne zaman dökülecekler:

Güneş ışığını vurmuş üstüne,
Baharın yeşili sarmış her yanı.
Bulutlar dökerek yağmurlarını
Ki yeşil bir kucak alır insanı.

Kokular karışmış birbirlerine,
Yemyeşil bir halı üzerindeyim.
Gözlerimde çiçek çiçek derilmiş
Bir kutlu alemin eşiğindeyim.

Sanki bir ziyafet ortasındayım,
Ağaçlar vermişler meyvelerini.
Geçirsem diyorum herkesten uzak,
Bu yeşil bahçede senelerimi.

isimsiz kral


Misafir 6 Eylül 2007 10:46


SENMİSİN

Bu nasıl hüzündürki gönlüme çöken

Senmi varsın yoksa içinde

Salına salına geçen

Bir ümit savurda git sensen

Bir sızım var tedavisi gecikmiş

Bir ilaç eylesen

Yaraları kapayarak geçsen

Eğer geri dönmeyeceksen

Tuzlarını eritemedim bastığın giderken

Evet çok ağır diyemedim

Sen ağırmı geldi derken

Yıllarca kurtulamadım sayısız bir sözden

Çınladı durdu yüreğimde

Hadi şimdi doğruyu söyle

Eğer sensen hüznüme değen

Bende birdaha seni anmıycam

Eğer sen değilsen gönlümden geçen

alıntı


goksu18 6 Eylül 2007 16:36

AĞLAYACAKSIN
Bir buruk pişmanlık sarınca seni
Aldanmak ne demek anlayacaksın
Çok arayacaksın bir dost elini
Yalnızlık ne demek anlayacaksın
Yakınca içini aşkın ateşi
Sevmek ne demek anlayacaksın
Yalansız aşkımı ,seven kalbimi
Söylenen yalanlar yıkınca seni
Kırınca ümitlerini
Hatırlayacaksın mazide beni
Yaptıkların için AĞLAYACAKSIN...


H€L€N 6 Eylül 2007 17:16

OZLUYORUM



Özlüyorum seni.
Gücüm yetmiyor unutmaya
Özlüyorum
Elini tutmayi sesini duymayi
Boynuna sarilip omuzunda aglamayi
Nedensiz sevinçleri
Hasret dolu sevgi dolu simsicak düslerimi
Özlüyorum
Gücüm yetmiyor unutmaya
Seni aramazsam unuturum sanmistim
Girmez sanmistim hayalin beynime
Geceleri düslerimde
Gündüz baktigim heryerde seni
Özlüyorum..
Renkler gitmenle soldu
Kirmizi kirmiziligini unuttu
Mavi maviliginin farkinda degil
Beyaz yanliz sen giydiginde
güzelligini haykiriyormus
Özlüyorum
Bu özlem bu bekleyis hiç bitmiyecek
Ruhumda sana açan eflatun renkli çiçekler
solmayacak
Olmasanda sensiz sensizligi yasatacagim
Sensiz seninle olmayi basaracagim
Sonun yaklastigini hissettigim gün
Beyaz, bembeyaz mendilimi sallayarak
Sensiz yasamin kahrediciligine veda ederek
Seninle sonsuzluga kavusacagim..


Gülay Atilay


H€L€N 6 Eylül 2007 17:46

TEK SENDE KALAYIM

Aşksız yaşamaktan bulanık yüreğim ah eder
kirlenmiş mi herkes dilsiz gezer kim kimi dinler
mızrapta inleyen teller benim sevdamı söyler
uzat gülüşünü gönül pınarım sana aksın



Hovardaca harcadım hayatı artık huysuzum
Kerbelada unutuldum bir sevgiye susuzum
gölgeli telaş sardı her yanımı uykusuzum
uzat dizini başımı dayayıp dinleneyim

Catlayan bir serap oldu hayatımda ne oldu
adrese varmayan pulsuz postaya döndü soldu
içimde kendimi dolaşırım yollar yoruldu
uzat ellerini tutsana beni çok bitkinim



Günler askıda kuruyan yaprak yaşamıyorum
kırılmış narin çiçeğim mutsuzluk saçıyorum
başkaldırdım anılara kendimden kaçıyorum
uzat bakışını yoktan gelip tüme varayım tek sende kalayım

SERDAR SAN


Dark-Line 6 Eylül 2007 19:02

Tek tabanca hüzün

Yılların arenasın da ayların son dansı
Aylar kıvırdıkça haftalar yitirdi şansı
İçimde bir şeyler yaralı biraz da kansı
Tek tabanca hüznü içe içe öleceğim...

Avucumda bir damla göz yaşı can çekişir
Parmaklarım uyuşmuş,kollarım sa çelişir
Aklımın zoru yüreğimle,fikrim ruhum da ekşir
Tek tabanca hüznü seve seve öleceğim...

Dudaklarım mühürlendi şiirlerimin tortusuyla
Dişlerim kilitlenmiş,dilimin derin uykusuyla
Boğazım düğüm düğüm,söz olur korkusuyla
Tek tabancasın hüzün diye diye öleceğim...

Ayaklarım mıhla hicran kavşağına çakılmış
Dizlerim titrerken,oturup ta seyrine bakılmış
Menfaat üzre olmak sa en güzel akılmış
Tek tabanca hüznü ar bile bile öleceğim...

Öyle hasretim ki şimdi ben de ana kucağına
İçimdeki yağları eriten giden yalansız sıcağına
Bir dönebilsem çocukluğuma baba ocağına
Tek tabanca hüznü vura vura öleceğim...

HÜZÜN ŞAİRİ (08.07.2007 23:24:00)
Nimet Yıldız


H€L€N 6 Eylül 2007 21:34

Yüzünde eller sonsuz denizin
Gömelim yüreğe dediğim durum
Saçların en derin bir gökyüzüdür
Varamaz ellerin merdivenleri



Her an bir güvercin çırpınır durur
Kalp atışlarında ve gözlerinde
Bir sırdır içinde evler anneler
Çocuklar başında bir yeşil çelenk



Göklerden bir haber gibidir umut
Görünmez bir yerde saklanmış mahçup
Su gibi içtiğin çok zor son on yıl
Sadakat anıtı bir sonbahardır



Duygu ve sabırdan bir deri giydin
Kuşandın demektir ölümsüzlüğü
Bulutlara gömülü sedeften yüzün
Dünyanı kuşatmış destansı hüzün


M. Akif İnan


H€L€N 6 Eylül 2007 22:13

Kaybolan Yillar


Hatirlarmisin gecenin bir vaktinde pencereni açip yildizlara bakardin,
Ben ise pencerenin kenarinda duran iki saksi çiçegi arasinda açan yildiz gözlerine bakardim.
Bazen gülümser bazen aglardin , içindeki arayista kendimi arardim.
Oysa sen yildizlarina adini koyarken ben ise saçlarinin her bir teline bir isim koyardim.

Uzun kis gecelerinde pencerenin bugusuna parmaklarinin ucuyla papatya çizerdin.
Bir çocuk gibi gülümser bir cocuk gibi dudak bükerdin
Ben ise içindeki sakli çocugu gözlerimle severdim
ve bir cocuk gibi aglardim aglardim aglardim.
Ama sen hala çocuktun görmezdin.

Limanda vapurlari izleyisini izlerdim bazen,
saçlarini tarayan ruzgari , el salladigin vapurlari kiskanirdim.
Oysaki denizlerden daha derin, vapurlarin ufkundan daha gizemli yuregime hiç el sallamazdin,
Çünkü sen çocuktun
ve ben bir cocuk gibi aglardim aglardim aglardim.

Beyazlara bürünen güvercin gibi avucumdan uçup gittigin gün,
yüzünde gülücükler, saçlarina savrulan çiçekler ,
adim adim mutluluk dedigin yaban ellere yürürdün.
Oysa ben üstüne savurdugum umut karanfilini saçlarin tasimaz düsürürdü,
ve üstüne basip gectigin zaman,
bir volkan gibi yanardim yanardim yanardim.
Mutlu deilsin , oyle duydum tanidiklardan ,
Gözlerinden akan yagmurlar beni arar,
Vapurlara el sallamiyorsun artik.
Oyle masum bakiyorsunki denizlere ,
belkilerle baktigin vapurlardan çikarim karsina diye.

Oysaki o limanda yeni bir umutla
kaybolan yillarimin arasinda seni hergün
ararim ararim ararim.


ismail Akman


H€L€N 6 Eylül 2007 22:32

Bir kutu dolusu yaşam gönderiyorum sana,sade bir kurdeleyle süslenmiş.
Çöz kurdeleyi ve kaldir yavasça kutunun kapağını.

Mavi bir gül koydum içine
Ebedi sevgiyi gör yaşa ve hisset diye.

Kocaman bir fırça ve bin renk koydum kutuya
Bir cennet resmi yapıp içine gir diye.

19 yapraklı papatyalar yerleştirdim
Falında şansa yer bırakma diye.

Düşler serpiştirdim gizlice,düş kurmayı unutma diye.
Bir tanede elma şekeri yerleştirdim,içindeki çocuğu yeniden tadabil diye.

Boğazın kokusunu,çayın sıcaklığını ve taze simidin tadını koydum içine
İstanbul sevgisini yaşatalım diye.

Güneğin batışını billur suyun sesini,kırmızıyı gelinciklerin saflığını,taze ekmeğin kokusunu ve bir gülümsemenin sıcaklığını da sığdırdım,
Ruhlarımız aç kalmasın diye.

Kutuya biraz da sevecenlik koydum,güçlü ol diye,çünkü acımasız olan güçsüzdür.
Beyaz bir güvercin uçup kendi kondu kutuya, barışı ve özgürlüğü sunmak için.
Kısa dünya hayatında kavgaya yer yok diye.

Bir buket sevgi,bir yudum aşk ve yarım bir elma da koymadan edemedim.
Paylaşmayı anımsayalım diye.

Sevdiklerimize onlari sevdiğimizi söylemek için yarını beklemeyelim.
Hemen simdi bunu yapalim diye.

Içtenliği,umudu neşeyi, bağışlayıcılığı,hoşgörüyü,saygıyı özgüveni ve açık yürekliliği unutmadım. "Ben" in dışına çıkıp bize ulaşabilelim diye.

Son olarak da bir kart iliştirdim kutuya bak bu kartta neler yaziyor.

"Bu kutunun kapağını her kaldırışında yaşamla ilgili yepyeni şeyler keşfedeceksin.Yaşamak için yarını bekleme,al yaşamı kollarının arasına ve sımsıki sarıl,yaşamdan yalnızca almak yerine ona bir şeyler ver.
Kısacası bütünüyle "Insan" ol.
Unutma yasam dokuması henüz tamamlanmamış,olağanüstü güzellikte bir duvar halısıdır ve sana ait olan boşluğu yalnız sen doldurabilirsin.Kimseyi kırmamak ve üzmemek şartıyla istediğin her şeyi dene.
Bir gün sonsuzluğun bulutlarına oturduğunda ne aklın kalsın geride ne de kırık bir yürek "


nünü 6 Eylül 2007 23:38

Kirli Yüzlü Melekler

sayende şayeban olduk istanbul şehri
sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk
yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda
ve yaktı perişan eyledi sine-i sâd-pâremizi
saplanıp hançer misâli bir hilâl
sokaklar serseri biz serseri
yüksekkaldırım’da
bir cezayir şarkısını dile getirdi plâklar
cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir
sinemalar neredeyse boşalacaklar

vay anam vay
sen ne dersin istanbul
sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin
kimin gücü yeterse kahretsin parasızlığı
sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan
yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım
yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı
kurtulamadık gitti bu denli kepaze hayattan
hep böyle gecelerin koynunda yaşadık
geceler serseri biz serseri
karakoldaki aynada safran gibi kirli yüzümüz
gözlerimiz hasta gözleri ellerimiz hasta elleri
kırılmış kavala dönmüşüz

sen söyle serseriler kralı istanbul
sen söyle iki gözüm
hangi merhem çâredir şu bizim yaramıza
yel üfürdü su götürdü gençliğimizi
elimiz boşa geldi meydanlarda kaldık
meydanlar serseri biz serseri
sağımız sefalet solumuz ölüm
işte geldik gidiyoruz
kahrolasın
kahrolasın istanbul şehri

Attilâ İlhan


H€L€N 6 Eylül 2007 23:43

ACIMIN SOYADI
Irmağın söğütlerin sesiyle
Söylüyorum bu şiiri
Senin o kırılgan sesinle

Badem çiçeklerine
Sabahın ilk ışıklarına
Dönüştürüyorum hüznümü
Hüznümü ve acımı
Öfkemin karanlığı
Korkutuyor beni

Bir orman çiziyorum
Sesime kattığın sevinçle
Yalnızlığımın üstüne
Kıyımlar yaşamış yalnızlığımın
Kuşları unutmuyorum
Ve su başlarını
Bir geyiğin avcısına bakan gözlerini

Sevgimin silgisiyle sildim öfkemi
Öfkemi ve acımı
Yerine yeniden adını yazdım
Adın acımın soyadı

Bedrettin Aykın


nünü 6 Eylül 2007 23:47

YAN YANA İKİ ÜLKE GİBİYİZ SENİNLE

Yan yana iki ülke gibiyiz seninle,
ayın önünden geçen bulut,
önce seni karanlıkta bırakır sonra beni,
senden bana eser, yerine göre,
yerine göre benden sana,
şakaklarımızı serinleten rüzgâr.


İki kıyı gibiyiz karşılıklı,
hem ayırır bizi, hem bağlar birbirimize
aramızda akan ırmak.
İki tarih sayfası gibiyiz art arda,
birinde başlayan cümlenin sonu,
ötekinde düğümlenir ancak.


Geldiği vakit hasat günleri,
iki ayrı ağızda aynı anda
beliren bir gülümseme gibiyiz seninle
ve iki ter damlası gibiyiz alnında
elbirliği ile üretilip
kardeşçe bölüşülen bir dünyanın...




Kemal Özer


arwen 7 Eylül 2007 02:44

Kalbimde saklısın, zihnimde mıhlı
Adını, her daim anar dururum
Feryadımı duyar her vicdan ehli
Ateşler içinde yanar dururum

Gönlüm isyanlarda, dinlemez komut
Gel de, gözlerimin yaşını kurut
Yıkılır giderim vermezsen umut
Gazsız lamba gibi söner dururum

Mutlu bir çift görsem, sızılar içim
Yüzüne hasretim, sevgine açım
Seni, gözlemekten ağardı saçım
Her sabah yoluna iner dururum

Nurdan cemalini ölmeden görsem
Bütün varlığımı yoluna sersem
Senin, derdin beni eyledi sersem
Çıkmaz sokaklarda döner dururum

Aşk ile bağlanır bülbül, gülüne
Figan eder pembesine, alına
Rüzgârla savrulup, zülfün teline
Kar tanesi gibi konar dururum

Uslanmaz aşığa yüz vermesen de
Tatlı bir gülüşle poz vermesen de
Bir bahane bulup, söz vermesen de
Ben yine şansımı dener dururum

Hayat çekilmiyor yalnız başına
No’lur çok bekletme Allah aşkına
Resmini işledim gönül taşına
Cansız hayalinle kanar dururum


mehmet postallı


arwen 7 Eylül 2007 03:27

SENİ BAŞKA SEVDİM BEN :(

Çok zor senin yokluğun
gözlerime sonbahar yağmurları düştüğünde
ve sen her geldiğinde, yağmurlarla biriktin
seni çok özledim sonra
kırıcı kelimelerin ucunda dumana karışıyor bazen hayatımın ikilemleri.

ve bu ne zaman isyana dönse, her günahtan sana kaçıyorum
benim, benden kaçan mahkumluğum soluk soluğa yorgun
senin gözlerinde bakmayı, bir becerebilseydim bütün gidişler diz çöküp...
senin gözlerinde dünya yanıyordu
fırtınaya gideceksen,kar çiçeği gibi inat benim her kaybedişim
ben seni sen bilmedende sevdim, kendimden çok seni kaybettim belkide

başkaları baktı gözlerinin buğusuna...ama ben en çok onları özledim
başkaları oldu hep senin yanında...ama seni en çok ben özledim
ve bütün gecenin kıyısında, senin uzağına doğru koştum
ve hep gecenin kıyısında bekliyorum.

sana asla gel demedim bunu duvarlara bile söylemedim
hayatım da bir hücre gibi sana bölünmüş acılar var
belki şimdi benim yanımdan gidecekler yok,
yalnızlığın sana dönük bir yüzü var sadece, şimdi benim
gidecek bir yerimde yok, çok deli, bu başı boşluk
ve adı gökyüzünde bir dua gibi bunun, bunu sana söyleyemem
bir adı yok bunun.

seni üzdüklerinde hissettim bunu...
çünkü yağmurluydu seni özlediğim geceler
sen durgunca bakmışsan gecenin öteki yüzüne, benim içimde
günahlar kavrulur içimde yıkık bir köşede
bir yoksulun hıçkırığı gibisin
asla karşılığın yok senin.

seni onlardan başka sevdim ben
yanında olanlardan çok başka....



BATTAL KARSLIOĞLU


Misafir 7 Eylül 2007 09:34

Seni Özledim






Seni özledim sur kentim
Bağrında doğdum
Bağrında soludum havayı
Bağrında yatanlarım var
Bağrına basıp geçenlerin olduğu zamanda
Sam yelinin serinliğini özleyişimle
Burnumda tutuyor herşeyin
Az kaldı yirmiden bir aşağı yirmiden bir yukarı
Sana gelmeme az kaldı ansız kapını çalabilirim.

Senden ayrılırken ölüm gelsin diye
Dua etmiştim ölümü arzulamıştım
Aslında bu kısa yolculuğa çıkarken
Ölmek için başlamıştım bu sonu belli olmayan sefere
Ama olmadı yapamdaım kıyıdan döndüm...

Adın kimliğimde yazıyor diye
Zulüm gördüm ezildim kahroldum kahredildim
Senin adını lekeleyenlerden olmadığım halde
Sabıkalı
Olanlarla aynı kefeye konuldum
Çünkü adın adımın önünde yazılı sur kentim

Seni görüp o muhteşem tarihini bilmeyenler
Seni lekeleyenlerle aynı anlayışta.

Sana zarar vermekten
Seni kötüleyip aşağı görmekten
Sana hakaret etmekten
Başka amaçları yok
Ben herşeye rağmen
Sana hayranım sur kentim
Seni özledim
Sağ olmazsa da
Ölü bedenim gelecek
Sana ulaşacağım
Er yada geç geleceğim
Beni bağrında saklayacağına
İnanıyorum sur kentim
Ben sana sevdalıyım
Sana susadım bekle sağ gelmesem de
Mutlaka ölü bedenimle geleceğim
O gün 19 ocak cuma olacak
Geçerse bu tarih bilki ölüm gelecek sana
Ve beni unutma sakla bağrında
Sur kentim seni özledim.


isimsiz kral


H€L€N 7 Eylül 2007 12:25

Aşk’a Dair
Sen hiç aşık oldun mu dedim
Olmadım dedi
Ne yazayım sana dedim o zaman
Aşka dair
Biri vardı dedi
Aşk değildi ama
Aşka yakın bir şey
Ne oldu dedim
Öldü dedi
Öldü mü dedim
Evet dedi
Korktum sormaya
Aşk’ı mı öldü
Aşık olduğu mu
Biri daha var dedi
Uzakta çok uzaklarda
Görmüyorum,konuşmuyorum
Anlat dedim
Boş ver dedi
Unuttum bile yüzünü
Şimdi ne olacak dedim
Biri var dedi
Yeşil gözleriyle bana sıcacık bakan
Bu da hayal olmasın dedim
Hayır bu aşk galiba dedi
İnanmadım önce söylediklerine
Ama bir bulut geldi
Üzerine bindi gitti
Haklıymış dedim
Aşk bu,aşık bu

Mehmet Akif Gülhan


Dark-Line 7 Eylül 2007 12:28

Yağmur

Karanlık gecenin bağrına düşen yağmur;
Bir yüreğe korku verir, bir başkasına huzur.
Geçen yılların her köşeye sinmiş izlerini,
Damla damla koparır, siler alır yağmur...

Bir şimşek çakar, şiddetlenir yağmur,
Gölgelerin dolaştığı kuytu yerleri,
Yıllar yılı gizlenen, saklı kalan her şeyi,
Islatır da ıslatır, siler alır yağmur...

Yalnız gönülleri hüzünlendirir yağmur,
Biçare kalır seven, gönlü mahzun olur.
Maziye dargın gözyaşlarıma karışır,
Yanaklarımdan süzülür akar yağmur...

Göklerden topraklara boşanan yağmur,
Geçmişin günahlarını yüzüme vurur!
Bir körpe fidana can veren bu yağmur,
İçimde çınarlar deviren koca bir sel olur...

Abacan Aşkısev Şenkal


H€L€N 7 Eylül 2007 12:30

Sevgi - Aşk
Sevgi,
geleceği görmektir,
dünü ekmek
yarını biçmektir sevgi.
Aşk,
vaktim çok sanır ekmeye,
yabanıl bir süreklilikte
coşmaktır aşk.

Sevgi,
umudu bilemek
karamsarlığı yenmektir.
İçebakıştır sevgi.
Aşk,
meydan okumaktır
bilenmemiş kılıcı
sallamaktır hayata...

Sevgi,
hoşgörü ve anlayış taşır mekanına.
Güvene ve huzura varıştır sevgi.
Aşk,
şiddeti kadar şüphecidir.
Hatırlatır sana kendini her anda,
koşullanmış varlığına, ispat ister aşk.

Sevgi,
okyanusun derinliklerinde keşiftir,
aşmaktır her engeli
varmaktır okyanusa.
Aşk,
okyanuslar için çırpınan bir balık,
engeli çok olan.

Sevgi,
sınar insanı
bırakır kendi haline.
Aşk bırakmaz yakanı,
seven geri döner ama
giden aşık dönmez asla...
Derya Kızılgöz


Misafir 7 Eylül 2007 13:22

Seni Sevdim



Delilercesine
Kimseyi sevmediğim kadar çok
O kadar çok ki bilemezsin
Bir deli gibi sevdim
Adını söyleyip durdum her yerde
Binlerce kez
Benle alay etmeye başladılar
Seni sevmiyor diye
Ben seni yinede sevdim
Delilercesine
İsmini duvarlara yazdım
Her seferinde seni hatırlamak için
Ama olmadı
Karşılığında küçük bir veda
Ama seni her şeyden
Her şeyden daha çok sevmiştim
Delilercesine...


isimsiz kral


H€L€N 7 Eylül 2007 18:08

Beklenen

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
Necip Fazıl Kısakürek


Sedef 21 7 Eylül 2007 18:27

Masaldaki Yalnızlık

Ben yalnızlığı
Gökte uçar gördüm.
Ben yalnızlığı
Garip naçar gördüm.
Ben yalnızlığı
Gelip geçer gördüm.

Cahit Külebi


Dark-Line 7 Eylül 2007 19:15

O Gece

O gece ne kadar güzeldi mehtap
Gönülden fışkıran nağmeler gibi.
Ruhumu yıkayan bir seldi mehtap
En tatlı ilk ve son buseler gibi.

O gece o müthiş deniz durgundu,
Ömründe susmayan rüzgar yorgundu,
En kara gönüller aya vurgundu
Leyla’yı içinde bulan er gibi.

O gece zevkini duydum hayatın,
Sırrını anladım mükevvenatın.
Gönlümde yıkılan bir kainatın
Sesini işittim giryeler gibi.

O gece hayatım sanki masaldı,
Şuurum o anın içinde kaldı,
Kalbime ışıktan bir füsun doldu
İnsanı çıldırtan handeler gibi.

O gece felekten bir gece çaldım,
Ömrümde son defa bahtiyar oldum;
Ölürken yaşadım, yaşarken öldüm
Ve, sustum, sükutu besteler gibi.

O gece ne kadar güzeldi mehtap,
Sandım ki ruhumda yükseldi mehtap,
Gönlümü yıkayan bir seldi mehtap,
Rüyada çalınmış buseler gibi.

O gece gönlüm de aya vuruldu;
İçimde küllenen ateş dirildi.
Dünyada ne varsa yere serildi,
“O” kaldı... Kalbimi seyreder gibi.

O gece sevgim coşkun ırmaktı,
Kalbimden taşarak o kalbe aktı;

Gözlerime en keskin bakışla baktı:
”Ben de seni Atsız, ben de ....” der gibi...

Hüseyin Nihal Atsız



Saat: 09:13

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık