![]() |
Gitme! Figan düşer denizlere sular çekilir yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır boynunu büker sabah kervanları, kelebekler ölür. Gitme! Bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk şaşırır yönünü rüzgarlar bütün pınarların suyu çekilir solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm. Gitme! Öksüz kalır içimdeki imge dağları saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez çiçekler açmaz bahçemde ah, gülüm! Gitme! Acılara mahkum olur yüreğim ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm. |
Sevgi en solgun mevsiminden Geçiyor belki de Ve biterken bir kahramanlık çağı Bu kanlı operayı seyrettiğim Alevlerle gölgelenmiş aynadan Kendime tutkun ayrılıyorum. Loş ışıkların altında Birbirlerine kırık dökük Aşk öyküleri anlatan .......mesihlerden geçerken... Bu artık son kez dokunuşum Akşamın parmak uçlarına. Ey uyumlu şizofrenler Hüzünlü benciller Bağışlayın bana bu akşamı... Kimsesiz çocukların gözlerinde Seyrettiğim bu akşamı. Birkaç randevu için beklettiğim intiharım Ve umudun kan kıyısından gelen kadın İçin bağışlayın. O esirgeyen gülüşü ve köpüklü eşarbıyla Gelirdi çünkü Umudun kan kıyısından gelirdi. Ve artık cüzzamlı çocukların yüzlerini Okşayan elleri Savruk yılların soldurduğu bedenime Dokunsa kaygılanmazdı... Sevgi en solgun mevsiminden Geçiyor belki de Günkü dönemem bir sokak köpeği gibi Zehirlediğim yalnızlığıma... Ve karşılıksız acılarda boğulurken gülüşüm Beni sana gittikçe bağlayan utancına sakla Hüznünü, Bana çirkinliğimden ve tarihimden uzak Bir ölüm getir... Özentisiz ve kendine hayran olmayan Bir ölüm Gözlerin ve sesin kadar kesin olan Bir ölüm... En solgun mevsiminden geçiyor sevgi Unut beni unut, belki de terk ettiğin son Cehennemdir bu. Ve akşam... yoksul anıları aydınlatırken Ansızın sesine vurulan kör bir kemancı Kadar İnce ve dokunaklı olan bu akşam Başka kıyılarda güneşlenen bir Alacakaranlık olsam da Savruk yılların soldurduğu bedenime dokun Sesini bağışla bana Dağılan hayatıma bu akşamı bağışla |
AYRILIK şiirleri kopardım sayfalaradan serptim uzayıp giden dersim yollarına ayrılıkları sildim hayatımdan attım koca koca uçurumlara ve şimdi yürüyorum sevdiğim diyarların kıyısında sevdiğim insanların kalbinin damarlarında yarınları yaratacak olan mevlama sil artık ayrılıkları yarınlarada veysel GÜLTEKİN |
Hiçbir Şey Anlamadın Serüvene koşmak icin trenler bekliyorsan, Güneşi yakalayıp gözlerine yerleştirmek için beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını bekliyorsan, Yarına inanmak için günbatımına, İyi kalpli gözükmek için zayıflığa, Ve güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacin varsa ; Demek ki hiçbir şey anlamadın!!! |
Savrulma Sakın Bak, şu esen yelin adı, ayrılık Sıkı tut elimi, savrulma sakın Gurbet elde zor yaşanır ayrılık Sıkı tut elimi, savrulma sakın Her yüze güleni dost olur sanma Yad eller dost değil, sakın ha kanma Sonunda ayrılık oduna yanma Sıkı tut elimi, savrulma sakın Üzülme, bu rüzgâr hep esmeyecek Bir gün buralardan çekip gidecek Seninle yüzümüz her dem gülecek Sıkı tut elimi, savrulma sakın. |
Herşeyi Yak Beni yak, kendini yak, herşeyi yak Bir kıvılcım yeter, ben hazırım bak İster öp, okşa; istersen öldür Aşk için ölmeli, aşk o zaman aşk Seni içime çektim bir nefeste Yüreğim tutuklu, göğsüm kafeste Yanacağız ikimiz de ateşte Bir kıvılcım yeter, hazırım bak Aşk için ölmeli, aşk o zaman aşk Allah'ım, Allah'ım Ateşlere yürüyorum Allah'ım acı ile Aşk ile büyüyorum Beni yor hasretinle, sevginle yor Sevgisizlik, ayrılıktan daha zor Dilediğin kadar acıt canımı Yokluğun da, varlığın da yetmiyor Sezen Aksu |
Dün, yanlızlığı başucumda İlk defa ağırladım...Ağladım Dün, sensizlikten nefret ettim Çocuk gibi kendimi azarladım Bugün, karar verdim unutmaya Artık sensiz yaşlanmaya Alıp gitsin seni, götürsün hasretin Gelip geçsin gözlerimden film gibi Söylendim yağmura Düşerken gözyaşım Geçen şu yıllara Hesap sorar yarınlarım Saklandım kendimden Kaçtım uzaklara YALVARDIM TANRIYA NOLUR ONU UNUTTUR BANA!!!!! Dün, ellerini avucumda İlk defa yadırgadım...Ağladım Dün, anılardan izin aldım Yolcu gibi veda edip uğurladım |
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Alıp başımı gitmeyi yollar boyunca Seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün Masal şehirlerini geçerken hızla Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Ürpertili, sımsıcak tenini kadınların Salmak serin sulara gövdemi Düşüp gitmek ardına şiirin ve aşkın Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Varolduğumu düşünmeyi, ürpererek... Karanlık bir odada küçük bir çocuk gibi Yağmurdan ve yalnızlıktan ürkek Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Düşüncemi geniş ve sonsuz olanla birleştirmeyi Hırçın ve ele geçmezce atılgan Uysal ve usulcacık benim olan şeyi... Çok sevdim birzamanlar, seviyorum yine de Ve hep seveceğim beynim ve tenim varoldukça bu dünyada Pırıl pırıl olanı, her zaman bir güz diriliğinde Değişmez ve değişken olanı sonsuzca... |
Sayendedir Ben ki, şimdi bu hallerde, Gülüyorsam sayendedir . Umuda giden yollarda , Yürüyorsam sayendedir . Açtın meçhul gizlerimi Hep çok gördün azlarımı Bora gibi buzlarımı , Kırıyorsam sayendedir . Başın dara düştüğü an , Ne can tanırım ne de kan ! Her imkansıza, bir imkan, Veriyorsam sayendedir . Hüsam, esir oldum Hakk'a Yaş dökerim okka, okka Koca günüm iki dakka, Görüyorsam sayendedir... |
Dilimin ve kalemimin ucundasın, Fakat kalbimin içinde, Şu tükenen yıllara sor, gecelere Gündüzlere sor: kiminleyim ben? Hiç sizin semtinizde vefa rüzgarı esmez mi? Dağlara seslendim, onlar bile ses verdi de Sen neden susuyorsun... Sen ses ver de senin semtinden esecek vefa ve aşk rüzgarlarına bağrımı açayım. Ciğerlerime çekeyim... 'Beni ne yapacaksın' deme 'Benim yüzümden ne hale gelmişsin' de! Yollarda ayak izlerini gördüm, Bu izlere yüzlerimi sürdüm. Evet, buralardan geçen sensin!.. Yollardan geçtiğin gibi benden de mi geçeceksin?.. Yollardaki izlerini başka izler bozar siler... Fakat kalbimde bıraktığın izler ebedidir, bozulmaz, silinmez... Seni düşüne düşüne düşüme giriyorsun Onun için ben, gündüzlerden çok geceleri sever oldum Senin olmadığın yerde güneş yok bana Ateş yok bana...Hayat yok bana... Muhacir kuşlar sıcak iklimlere göçtüler Demek ki göç zamanı benim kuşumsa 'Aşk' denilen kafeste çırpınıp durdu. Seninle olduktan sonra her şey sıcaktır bana Son bahar bile ilk bahar gibidir. Bir baktın canımı yaktın Bir daha bak ki , kül olayım, savrulayım... Bu bayram da sensiz geçti. Seninle her gün bayram bana Sen olmayınca bayramdan ne haber? İş bildiğin gibi değil, bilmediğin gibi... Sen kendine bakma, bana bak; Neler oluyor o zaman anlarsın Öldüğüm zaman mezarıma gel De ki ' bu adam benden neler çekti Ey toprak, böyle bir dertliyi sen nasıl çekiyorsun...' Osman Yüksel Serdengeçti |
| Saat: 15:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık