MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

arwen 17 Eylül 2006 02:21

Sayılı Mutluluklar





Ben sayılı mutlulukların adamıyım
bir gülüşle bir dokunuş yeter bana
istemem sevdamda yalanı riyayı
sonsuza dek sevmek ister yüreğim
delicesine,
tutkunun esiri olmak ister deli ruhum.


Mystic@L 17 Eylül 2006 02:38

Güzelliğin için değil, çünkü ben seni hiç görmedim...
Ellermi tutmanı değil, çünkü ben sana hiç dokunmadım...
Gözlerine bakmayı değil, çünkü ben onlara hiç dalmadım...
Ben senin beni sevmeni sevdim...
Yüreğinde bana yer vermeni sevdim
Benimle konuşurken, sesini nefesini sevdim
Ağladığımda uzaktan tesellilerini sevdim
Benim seni sevmemi sevdim...
Sessizlikte kalp atışlarını sevdim
Damarlarımda kan yerine dolaşmanı sevdim
Düşlerde benim olmanı, senin olmamı sevdim...
Gönülden sana bağlandığımı sevdim
Gündüz ışığım, Gece karanlığım olmanı sevdim
Alınyazım, Kaderim, Herşeyim olmanı sevdim
Gözyaşım, Kederim, Hüznüm olmanı sevdim
Tebessümlerimin, Gülmelerimin, Mutluluğumun sebebi olmanı sevdim
Söylediğin sözleri değil,
Onları bana söylemeni sevdim....
Ben başlıbaşına seni SEN olduğun için sevdim...
Benliğini, Duygularını, Hislerini sevdim
Ve...
Bu tarifsizliği, sevgime kelime bulamadığımı sevdim...
SENİ SEVDİM





arwen 17 Eylül 2006 02:46

Se, Sa..



Aşka, sevdaya, ayrılığa dair ne varsa
yaşadım düşlerimdeki o yar ile.
Kırk yıl…
Ah, hayal buya,
düşten çıksa, gerçek olsa,
arasa, bulsa,
gelse sarsa,
dileğimi bilse,
okusa içimi, gözlerimden,
gözlerim gözlerine,
gözleri gözlerime
dalsa…
Ve sonra bedenim bedeninde,
bedeni bedenimde yansa…
Kırk yıl sonra da olsa,
gülse,
gözlerim.
Ve sonra,
yine düşüme dönse,
geriye ne kalırsa kalsa,
gerçekte…


Mystic@L 17 Eylül 2006 02:53

SEN NE VERDIN

Neden askim dedin bana
Asik olsan boyle olmaz
Ben canimi verdim sana
Sen ne verdin soyle bana

Yillardir yandim askina
Sevdandan dondum saskina
Yalanin benzer piskine
Sen ne verdin soyle bana

Kurumus bir gulmu verdin
Yikilinca elmi verdin
Su selime bentmi oldun
Sen ne verdin soyle bana

Aci zulum dertten baska
Lanet olsun boyle aska
Sevmeseydim seni keske
Sen ne verdin soyle bana


arwen 17 Eylül 2006 03:09

Sebebi Gözlerindir


Hayata tek gülüşünle bile tutunabiliyorsam
Kurak çöllere umut çiçeklerini ekebiliyorsam
Dilimde her an senin ismini sayıklıyorsam
Sebebi hayatıma umut saçan o gözlerindir

Gece yarısı ter içindeyken hayalinde teselli buluyorsam
Kırık sazımla toprak kokan türküler okuyorsam
Karanlık gecemi bir tek yıldızla aydınlatıyorsam
Sebebi gülümsemeyi öğreten gözlerindir


Tek bir gözyaşında ölümün kefenini giyiyorsam
Rüzgar olup saçlarında esmeyi görevim biliyorsam
Acılarımı tek kalemde geçmişe çiviliyorsam
Sebebi karakışımda baharı yaşayan o gözlerindir

Gökkuşağı renkli kalemimden satırlara ismin dökülüyorsa
Aşkımdan mısralar kalbine tek tek süzülüyorsa
Çocuksu düşlerim yüreğinde kanatlanıyorsa
Sebebi sevmeyi delice yaşatan o gözlerindir

Karanlık geceden sonra seherin geleceğini anımsıyorsam
Mavi denizlerin tam ortasına ismini yazıyorsam
Ölüme rest çekip tüm benliğimle sana koşuyorsam
Sebebi yarınlarımda tek umudum o gözlerindir.



kambis 17 Eylül 2006 03:22

SANIYORUM



Sanıyorum olacak
mutluluk dolacak
bu dünyaya sadece
şiir yardımcı olacak
şiirsiz dünya olmaz
aynen duygusuz insan gibi
şair yüzü görmeden
dünya boş kalacak
dilay sevgili
hiçkimse benim kaçyaşında olduğumu bilmiyor ben 10,5 yaşındayım duygularımı sadece şiirle ifade ediyorum..................



fazlı



Mystic@L 17 Eylül 2006 03:24

Bu son buluşmamız
Bu son görüşmemiz
Kimbilir bir daha karşılaşmayız
Belki de bir daha görüşemeyiz
Ayrılmalıyız, ayrılmalıyız
Bir gülü sevdim
Bir seni sevdim
Bir mevsimlikmiş senle aşkımız
Gel gitme desem, kal etme desem
Hiç faydası yok ayrılmalıyız
Senin gözlerin yaşlı
Benim yüreğim yaslı
Bu aşkta bir umut kalmadı yazık
Seni bir başkası bekliyor artık
Ayrılmalıyız, ayrılmalıyız


arwen 17 Eylül 2006 03:27

Sebebim Derler Ya...



ölümüm senden olur
bilinsin
ne uçsuz bir kan akışı
ne buğusu kadehte rakının,
ela ve sonsuz bir teneşir uykusu
gözlerinin ağlamaklı bebeğine...

acemi zamanlar silinsin
ölümüm senden olur
bilinsin
sen istesen aslında
bütün kafiyeleri eskitirsin

aklında kalmayacak aklım
başka kollar başka sarılmalar
ve her defasında alsancak
platonik rutubet kokacak
aklına bir fikir gelecek
bir çift iri memenin kuşkusuna
fidye vereceksin

bütün iklimlerin feri silinsin
ölümüm senden olur
bilinsin

gözlerin bir içim çaydı bizansta,
gözlerin,
ela teneşir uykularıma kapanan kırık pencere...


Mystic@L 17 Eylül 2006 03:37

Uzunçarşı'yı dikine inersin.
Sandalyacılar, tavla pulcuları, tesbihçiler.
Ve sen İstanbullu,
sen kendi ellerinin hünerine alışmış olduğundan
şaşarsın İstanbullulara :
ne kadar ince, ne çeşitli hünerleri var, dersin.
Rüstem Paşa Camii.
Urgancılar.
Urgancılarda yüz parça yelkenli gemiyi
ve hesapsız katır kervanlarını donatacak kadar
urgan, halat ve dökme tunçtan çıngıraklar satılır.
Zindankapı, Babacafer.
Uzakta Balıkpazarı.
Kuruyemişçiler.
Yemiş iskelesindeyiz :
sandalları, mavnaları,
güneşli karpuz kabuklarıyla
yüzüne hasret kaldığım deniz.

Sol arka lastik hava mı kaçırıyor ne?
İnip
baksam...


arwen 17 Eylül 2006 03:45

Sebebin olmayacak



Sen en sessiz adımlarla terkederken gönül şehrimi
Gidişine cümle alem şahit olacak
Dur demeyecegim, ağlamayacagım ardından
En içten dualarım yoldaşın olacak
Tek gecelik ömrümü anılarınla geçireceğim
Sabah namazının ardından bir salâ okunacak
Bir sen duymayacaksın yar
Ve bir pişmanlık daha yaşamaman için
Bir cenaze şehrin en kuytusuna taşınacak
Hayatına anlam, yaşamana sebep olan ben
Son bir nefes ardından soluyacak
Gidişine cümle alem şahit olacak yar
Ama geri dönüş için sebebin olmayacak



Saat: 21:05

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık