![]() |
Sayılı Mutluluklar Ben sayılı mutlulukların adamıyım bir gülüşle bir dokunuş yeter bana istemem sevdamda yalanı riyayı sonsuza dek sevmek ister yüreğim delicesine, tutkunun esiri olmak ister deli ruhum. |
Güzelliğin için değil, çünkü ben seni hiç görmedim... Ellermi tutmanı değil, çünkü ben sana hiç dokunmadım... Gözlerine bakmayı değil, çünkü ben onlara hiç dalmadım... Ben senin beni sevmeni sevdim... Yüreğinde bana yer vermeni sevdim Benimle konuşurken, sesini nefesini sevdim Ağladığımda uzaktan tesellilerini sevdim Benim seni sevmemi sevdim... Sessizlikte kalp atışlarını sevdim Damarlarımda kan yerine dolaşmanı sevdim Düşlerde benim olmanı, senin olmamı sevdim... Gönülden sana bağlandığımı sevdim Gündüz ışığım, Gece karanlığım olmanı sevdim Alınyazım, Kaderim, Herşeyim olmanı sevdim Gözyaşım, Kederim, Hüznüm olmanı sevdim Tebessümlerimin, Gülmelerimin, Mutluluğumun sebebi olmanı sevdim Söylediğin sözleri değil, Onları bana söylemeni sevdim.... Ben başlıbaşına seni SEN olduğun için sevdim... Benliğini, Duygularını, Hislerini sevdim Ve... Bu tarifsizliği, sevgime kelime bulamadığımı sevdim... SENİ SEVDİM |
Se, Sa.. Aşka, sevdaya, ayrılığa dair ne varsa yaşadım düşlerimdeki o yar ile. Kırk yıl… Ah, hayal buya, düşten çıksa, gerçek olsa, arasa, bulsa, gelse sarsa, dileğimi bilse, okusa içimi, gözlerimden, gözlerim gözlerine, gözleri gözlerime dalsa… Ve sonra bedenim bedeninde, bedeni bedenimde yansa… Kırk yıl sonra da olsa, gülse, gözlerim. Ve sonra, yine düşüme dönse, geriye ne kalırsa kalsa, gerçekte… |
SEN NE VERDIN Neden askim dedin bana Asik olsan boyle olmaz Ben canimi verdim sana Sen ne verdin soyle bana Yillardir yandim askina Sevdandan dondum saskina Yalanin benzer piskine Sen ne verdin soyle bana Kurumus bir gulmu verdin Yikilinca elmi verdin Su selime bentmi oldun Sen ne verdin soyle bana Aci zulum dertten baska Lanet olsun boyle aska Sevmeseydim seni keske Sen ne verdin soyle bana |
Sebebi Gözlerindir Hayata tek gülüşünle bile tutunabiliyorsam Kurak çöllere umut çiçeklerini ekebiliyorsam Dilimde her an senin ismini sayıklıyorsam Sebebi hayatıma umut saçan o gözlerindir Gece yarısı ter içindeyken hayalinde teselli buluyorsam Kırık sazımla toprak kokan türküler okuyorsam Karanlık gecemi bir tek yıldızla aydınlatıyorsam Sebebi gülümsemeyi öğreten gözlerindir Tek bir gözyaşında ölümün kefenini giyiyorsam Rüzgar olup saçlarında esmeyi görevim biliyorsam Acılarımı tek kalemde geçmişe çiviliyorsam Sebebi karakışımda baharı yaşayan o gözlerindir Gökkuşağı renkli kalemimden satırlara ismin dökülüyorsa Aşkımdan mısralar kalbine tek tek süzülüyorsa Çocuksu düşlerim yüreğinde kanatlanıyorsa Sebebi sevmeyi delice yaşatan o gözlerindir Karanlık geceden sonra seherin geleceğini anımsıyorsam Mavi denizlerin tam ortasına ismini yazıyorsam Ölüme rest çekip tüm benliğimle sana koşuyorsam Sebebi yarınlarımda tek umudum o gözlerindir. |
SANIYORUM Sanıyorum olacak mutluluk dolacak bu dünyaya sadece şiir yardımcı olacak şiirsiz dünya olmaz aynen duygusuz insan gibi şair yüzü görmeden dünya boş kalacak dilay sevgili hiçkimse benim kaçyaşında olduğumu bilmiyor ben 10,5 yaşındayım duygularımı sadece şiirle ifade ediyorum.................. fazlı |
Bu son buluşmamız Bu son görüşmemiz Kimbilir bir daha karşılaşmayız Belki de bir daha görüşemeyiz Ayrılmalıyız, ayrılmalıyız Bir gülü sevdim Bir seni sevdim Bir mevsimlikmiş senle aşkımız Gel gitme desem, kal etme desem Hiç faydası yok ayrılmalıyız Senin gözlerin yaşlı Benim yüreğim yaslı Bu aşkta bir umut kalmadı yazık Seni bir başkası bekliyor artık Ayrılmalıyız, ayrılmalıyız |
Sebebim Derler Ya... ölümüm senden olur bilinsin ne uçsuz bir kan akışı ne buğusu kadehte rakının, ela ve sonsuz bir teneşir uykusu gözlerinin ağlamaklı bebeğine... acemi zamanlar silinsin ölümüm senden olur bilinsin sen istesen aslında bütün kafiyeleri eskitirsin aklında kalmayacak aklım başka kollar başka sarılmalar ve her defasında alsancak platonik rutubet kokacak aklına bir fikir gelecek bir çift iri memenin kuşkusuna fidye vereceksin bütün iklimlerin feri silinsin ölümüm senden olur bilinsin gözlerin bir içim çaydı bizansta, gözlerin, ela teneşir uykularıma kapanan kırık pencere... |
Uzunçarşı'yı dikine inersin. Sandalyacılar, tavla pulcuları, tesbihçiler. Ve sen İstanbullu, sen kendi ellerinin hünerine alışmış olduğundan şaşarsın İstanbullulara : ne kadar ince, ne çeşitli hünerleri var, dersin. Rüstem Paşa Camii. Urgancılar. Urgancılarda yüz parça yelkenli gemiyi ve hesapsız katır kervanlarını donatacak kadar urgan, halat ve dökme tunçtan çıngıraklar satılır. Zindankapı, Babacafer. Uzakta Balıkpazarı. Kuruyemişçiler. Yemiş iskelesindeyiz : sandalları, mavnaları, güneşli karpuz kabuklarıyla yüzüne hasret kaldığım deniz. Sol arka lastik hava mı kaçırıyor ne? İnip baksam... |
Sebebin olmayacak Sen en sessiz adımlarla terkederken gönül şehrimi Gidişine cümle alem şahit olacak Dur demeyecegim, ağlamayacagım ardından En içten dualarım yoldaşın olacak Tek gecelik ömrümü anılarınla geçireceğim Sabah namazının ardından bir salâ okunacak Bir sen duymayacaksın yar Ve bir pişmanlık daha yaşamaman için Bir cenaze şehrin en kuytusuna taşınacak Hayatına anlam, yaşamana sebep olan ben Son bir nefes ardından soluyacak Gidişine cümle alem şahit olacak yar Ama geri dönüş için sebebin olmayacak |
| Saat: 21:05 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık