![]() |
Beklemekle geciyor Beklemekle geciyor Beklemekle geciyor seni beyhude ömrüm Zümrüt gözlüm neredesin arzu ediyor seni gönlüm Özledim teninin kokusunu cigerparem seni özledim Her yerde seni aradim gelirsin diye yolunu gözledim Bakislarin bile bir kursundur bagrimi benim delen Rihtimdaki zavalli benim sevgilim seni bekleyen Ne olur birtanem gecikme gel bana erkenden Adini aninca bile cikacak heyecandan kalbim yerinden Hesabi kitabi yok zamani nedeni yoktur sevmenin Ac bak nasil saklamisim seni kalbimdedir yerin Varligin nesemdir yoklugunsa canim benim matemim Seviyorum seni gel artik bekletme senindir yüregim |
Gecenin Sensizliği Dün akşam gün batımında Bir tek başıma tükenmiş Umutlarımla, Yürüyorum, sahil boyunda Gözlerim denizde Yakamozlara daldım Sessizlik hüküm ederken geceye Ben seninle yaşanan anıları andım Oysa ne kadar özlemişim seni Cebimden çıkardım resmini Ve bakıyorum gözlerine Her zamanki gibi Güzelsin sevginle Zaman geçiyor Vakit karışıyor birbirine Sensiz ve sessiz geçen gecem Gündüze merhaba demeye hazırlanırken Ben ayın batışına dalmışım Gözlerim güneşin doğuşunda Ve işte, Bir bir silindi gökteki yıldızlar Kayboldu denizdeki yakamozlar Bu gecede geçti sensiz anılar Daha kaç kez yaşanacak Sensiz karanlık akşamla sensiz yarınlar |
GELME-GEL gelme belki kıyamayışımdan belki aldırmayışımdan olsa gerek ama bilemezsin nedir gerçek gelme yine ben bekleyeyim vuslat dahada anlamlansın gelme ki acılarım demlensin gelme özleyeyim adını koyamadığım hayali önemli değil ya ha beni sevmissin ha eli gelme ki seni sevmiyorum neden yapıyorum niçin bilmiyorum gelme bende başladı büyük bir yıkım belkide ben buna layıkım gelme ben işte böyleyim mecnun kim miş bende bileyim gel bazı bazı rüyalarıma sebep ol güyalarıma yalnız sokulma yanıma ama gel birkez daha göreyim seni yanı başımda ne olur ağla başımda hasretim yalnız göz yaşımda gelme halen varsam yaşıyorsam gel birgün toprağa karışırsam... |
Garip Dünya Bir yerden ağıt sesi yükselirken, Kuşlar bile ağlamaklı, Dallar üstünde kanadı kırık uçarken... İşte şen ve şakrak bir davul sesi, Hemen biraz ötede 'dan dan..' Ne tutarsız bir ahenk? ... Şu garip dünyadan.. Ötede serin bir yeşillik, İçinden akarken buz gibi sular... Bir çöl içinde sımsıcak kumlar, Bir yudum suya hasret gönüller, Ama hepsi bu dünya içinde! |
Velûd Aşk Yokolursan ne yaparım diyorum, neler kalmıştır senden öpüp koklayacak, kimlerin anlatacakları var dinledikçe ben ağlayacak Hani bir deprem provası gibi ruhumun Saklanacak sığınacak yerler arıyorum Ya da yıkıntılar arasında duyulmak için bağırıyorum Yokluğunu kurtaracak eller uzanmıyor Karanlıkta beklediğim fenerler yanmıyor Bir başıma kalıyorum, korkularım, tutkularım, sayfaları onlarca kez okunmuş kitaplarım, ve çoğu geçtikten sonra anlamaya çalıştığım hayatımın basmakalıp sorgular içinde kıvranması Sana dokunmam şart mı Yanımda olman için Seni rüyalarımda uçuramaz mıyım Tek başlarına manasız fısıldaşan kelimeleri Bir araya toplayıp anlam kazandırıyorum güzelliğinde Yanyana gelip ne parıltılar seziyorlar gözlerinde Kışkırtıyorlar beni Kışkırıyorum Pimini çekiyorum varlığımın, patlatmak için Umudun engelliyor Yerle bir olmasını hayatın Zindan menfezlerinden çıkıyorum, güneşe merhaba, iyi ki umudun varmış yaşıyorum, ne mahkumiyetler bitirmiştir sevda yargısız infazlarda, ne tatlar bırakmıştır, kekremsi ve acımsı titreyen dudaklarda Yeni kelimeler arıyorum şimdi Bu velûd aşkın keyfini çıkaracağım Dört mevsim ürün alacağım bu tarladan Yokluğunu yokedeceğim Yeni güne başlayan her tomurcukla Ben de patlayacağım. |
Duygularımın fırtınaya karıştığı 'an' Öyle bir doluyum ki bir dokunsanız ağlayacağım sanki yitip gidecek, bitecek herşey bir damla söz ile, elveda tatlım der gibi... Dokunuşları kalacak sanki yüzümde bakışları, alev alev yakan saçları buruk, ve kırgın gülmeleri yapışacak sanki 'son' sözleri benliğime herşey buraya kadar tatlım! haydi hoşçakal der gibi... Bir daha çalmayacak kapımı elin de kır çiçekleriyle sarılıp öpmeyecek artık, eskisi gibi sanki bu bir kabus! duygularımın fırtınaya karıştığı 'an' bir yalan! ayrılık ile içime dolan... |
Bir Hüzün Akşamı Bir hüzün akşamı dertlendim Şarkılar ağladı ellerimde Sensizlikte kalan beynim Bir deprem ağrısında Bu hüzün akşamında Kurşunlar sıktım yüreğime Ey sevgili; Ey biçare gönlümün dermanı Gel artık... Aç ellerini sonsuzluğa Bilmez misin nasıl yandığımı Titriyor ellerim bak Ne bir kuş sesi var havada Ne de bir çiçek feryadı Gel gönlümün yandığı Gel. Bir hüzün akşamı dertlendim yine Sigara üstüne sigara Nasırlanmış ellerim şimdi sararıyor Hadi sen de bir hüzün çek Bir çile çektir yalnızlığa Sevgi tohumları sal toprağıma Ve artık ne olursun gel |
Gitme... Gidersen...Gözlerim, Ardından ağlayacak. Yokluğun bıçak gibi Sırtıma saplanacak. Nereye gitsem yalan Ne yapsam...Ne söylesem yalan Unuturum desem yalan Kalbim Unutmayacak... Gitme Kal... Şu kalbimi incitme kal. Bak...Bahar geldi, Gitme Kal... Çalma güneşlerimi. Şu kalbimi incitme |
Gözyaşları... Şereflinin şerefidir, İçinde kalıyorsa tıkanıp... Titreyerek gözlerinden, Sanki ruhuyla ıslanıp! Akıyorsa damla damla, Ne temizdir o gözyaşı... Gözyaşı kor gibidir, Özden kaynar pınar gibi... Ağlamak zor gibidir, Dolmayınca akmaz pınar, Özden dolup özden kaynar! Boğazında düğüm düğüm, Namuslunun namusudur.. Duyguyla ağlamak nedir? Timsah için bir pusudur, Gözyaşı berrak ve temiz! İnsan için gerçek odur... Yalan yere ağlanır mı? Gözde yaşlar akma ile... Timsah gibi bakma ile, Ağlıyor hiç sanılır mı? Gözyaşı bir rahmettir, Bir su gibi özden gelir... Damar damar bir zahmettir, İnce ince gözden gelir. Şerefsizler ağlamasın, Garibana bir nimettir... Ağlarsa anam ağlar, Onun şefkati var onda... Ağlar yüreğimi dağlar, Bir sevgi bir sempati var onda... Ağla bana garip anam, Derdimden müzdarip anam! |
Ve Fakat Aciz Kalmışım Ve fakat aciz kalmışım. Karşında ezilip ufalmışım. Seni gözümde kocaman yapmışım. Dilinde biten masala inanmışım. Ağzından çıkan yalana kanmışım. Ve fakat yüreğinde kara saplanmışım. Anmışım, sensiz bir anmışım. Aman yok rüyalara dalmışım. Benliğimi tek kuruşa satmışım. Senin için kutsalımı yıkmışım. Olmayacak dostlarımı kırmışım. Ve fakat feci yanılmışım. Ve fakat aciz kalmışım. Yüreğinde kara saplanmışım. Feci yanılmışım. Var ile yok arasında kalmışım. Sensizliğin türküsünü yakmışım. Yanmışım, yanmışım, yanmışım! |
| Saat: 22:19 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık