![]() |
Hiçbir Pul Hiçbir Zarfa Yakışmıyor Hiçbir pul hiçbir zarfa yakışmıyor Hiçbir zarf üçbeş satıra Ne zaman yanyanayız işte o zaman Doyamıyoruz tenlerimizin bitmez tükenmez sorgusuna. Bırakmak bırakılmak demeyelim Durmadan yer değiştiriyor anlamlar da Ben ki bir boşluk kadar büyümüşüm bu yüzden Sanki kış aylarında bir uçurumda. Anlarım sedir ağacının dilinden Ve usta bir aslan terbiyecisinin ruhundan da Hiç anlamaz olur muyum öpüşünü de kalbimi O öpen sensen bir de dalgaları çekiştiren bir kız çocuğuyla. Hepsini biliyorum, hepsi aklımda Hepsi de hiç kımıldamayan bir duman gibi havada. Kaynak: Sevda İle Sevgi Edip Cansever |
Sen Anla Ağla ömrüm, anla aşk umulmadık bir zamanda. Çalıp gider zamanı geride kalan kırık kanatlar ak saçlara düşen anılar çalınan gölgen ve güneş kan rengi kirpiklerinden düşünce iki damla ağlarsın… Ay karanlığa eğilince üşür martılar suya düşer inler gecede su. Gözyaşları anlatabilseydi keşke… Şimdi mevsim hazan ağlar bulutlar hüzün yağar çatlamış dudaklarda kan. Lime lime kesilir umutlar sahipsiz kalır ortada yoksunluğum. Can kırıkları dağılır içime karanlığa gömülür maviler Susarsın… Ben ağlarım tanrının gözyaşlarıyla |
Yağmur, Gül ve Eller Yel yapraklarımı savurur, Dört yanım yağmurla örtülü; Güz vaktim gerçek ya, ne yağmur! Kafamda hep bir uykusuzluk Ve masamda bir düşler gülü, Gecenin içinde, soyunuk. Ve bir düşünce arasında Ellerim; beyaz, boş ve bencil, Bu gül’le gece arasında, Kopmuş gidiyor dallarımdan... Hayır, başımdan yana değil Uykusuzluğum, ellerimden.! |
KIYISIZ DÜŞ gece savaş artığıysa halikarnassos'ta zaman talan acılarını da itekler bozkırlardan koparılıp sürülmüşsem sulara yankılanır içimde ömrümü avlayan sesler boynuma lale diye sevda bağlanmışsa ayrılık bırakmıştır daldığım sulara karyralı ölümsüz prensesler uzat da elin yetsin kıyım ol beni böyle bırakma kirlenmiş uykulara ayrılık ne ummandır zaman ki som hicrandır uzat yüreğin yetsin her kıyı kendi sürgününü bekler ayrılık forsasıyım-bütün kıyılardan andan zamandan uzamdan neyleyim fermanım doğmadan yazılmışsa uzat da elimi tut boynuma yafta diye hasretler asılmışsa aşksız hayat kırbaç altında baç batı yeli adasında hüzne çarmıhlanmışsa umut anladım tüm denizleri ömrümün karasularıdır karasevdamın yazlar sıcak ve kurak kışlar soğuk ve uzak. gülüşümsüz gül üşür ateşinde öpüşümsüz denizleri çekilmiş kıyılara döner dudakların martılardır sesin küzün kekresidir dalgaların saçlarını tarazlayan yeldir gözlerin o uzak yıldız bahçesidir acı solur nefesin ufuklar omuzladım acılara yekindim ay suya vurdu başını kana kesildi limanlar geçtim ateşten terli kısraklara bindim kaç tanrıça gördüm kaç deniz kızı sana kesildi gözler hüzünlü ve sağanak dudaklar dörtnal ve kurak rüzgarım ol es de gel ya koynuma can ol da gir Ya boynuma satır gayri kıyım ol sana varayım kürek cezam bitir gayri kalbim sende sürgün benim seni bana getir gayri |
Sen Aslında Hiç Sevmedin Sen hiç sevdin sevildin mi? Geceleri onu düşünüp göz yaşı döktünmü Ve keşkelerle başlayıp acabalarla devam ettin mi Sen aslında hiç sevmedin sevdiğini zannettin Sen hiç sevdin sevildin mi? Hiç ayrılmasaydık şimdi yanımda olsaydı Yine eskisi gibi elele göz göze otursaydık dedin mi Sen aslında hiç sevmedin sevdiğini zannetin Sen hiç sevdin sevildin mi? Telefonu her aldığında acaba şimdi ne yapıyor Beni düşünüyor mu dedin mi Sen aslında hiç sevmedin sevdiğini zannetin Dilerim ki bundan sonra öyle birini bul ki Seni seviyorum dediğinde için kıpır kıpır olsun Ve gerçekten o kişiyi sev ama bu sefer Sevdiğini zannetme delice sev ve vazgeçme |
TÖVBE SEVMEYE Zevk mi alıyorsun bilmem, Beni neden üzersin, Biliyorsun benim için, özelsin. Kar beyazı,gök mavisi,çimen yeşili, Bir de, sen güzelsin. Bu ne çalım,bu ne tafra, Suratından düşen bin parça, Biliyorum anlaşıldı, İnadınla öldüreceksin. Sensin, hoşsun, güzelsin, Kötü şey mi söylüyorum, Mutlu olacağız, göreceksin. Çık git öyleyse, bir daha ,dönme geriye. Nereye demeyeceğim, asla nereye, Bende gidiyorum geldiğim yere Bir daha tövbe sevmeye,böyle sevmeye. mefail özbek |
BİLMEM Mİ ERGUVANIM ... biliyorum hep çocuk kalacak kalbin senin ne zaman yağmur yağsa erguvan dallarına sevinç bir uçurtma gibi yükselecek göklerinde saçlarına dokunan deniz kokulu rüzgar ne ayrılıklara ağlamıştır bir başka usare kokar bilir bu şehirde yalnızlık ne demek bilir hüzün ki istanbula gözlerinden katılmıştır ah gözlerin senin bazen bir şarkıya yaprak yaprak savrulmuştur bilmem mi erguvanım bilmem mi kaç gece ayrılıklar bana seninle tanımlanmıştır mahşeri bir yalnızlığa düştü aşk bu şehirde şairler kan içinde kalmıştır bilmem mi şiirler sokaklarda darmadağın olmuştur çarpıp çıktım gayri bütün kapılarını zaman geçti çöldeyim çoktan toz olmuş mecnun savrulmuş Leyla barlar sokağında konsomatris olmuştur bilmem mi erguvanım bilmem mi ben aşkı ayrılıkla bilmem mi kalbim şu kaldırımlarda kaç kez yağmalanmıştır kim bilir bir şarkı bile kalmaz bizden geride bir kaç kırık anı yaşandığı sokaklarda rüzgar kim bilir belki efkar ağlamıştır yağmurlu camlara İstanbul yağar gün olur ellerin bir gül dalının anısı olur sonsuza saçların bir bulutun düşü buğulanır buğulanır gidersin hicaz makamından bir gece değer gözlerine hüzzam bir yaprak düşer geceye mahur bir bakış kalır bakışlarından bende çok uzak bir yerlerde ağlarsam gün olur bilmem mi erguvanım bilmem mi kalbine bir yıldırım düşer anlarsın yağdığımı bir şarkı çalar gecede “İstanbul İstanbul olalı” hiç görmedi böyle yağmur |
Sen Bambaşkaydın Birtanem Bambaşka gözlerin vardı senin Bakmaya doyamazdım o gözlerine İçim bir tuhaf olurdu işte Sanki alıp götürürdü beni bambaşka diyarlara Hiç ayrılmak istemezdim yanından Hiç bitmesin isterdim bakışıp konuşmalarımız Hele o soğuk ekim akşamlarında Ellerimi tutardın ya Hani yürürdük seninle caddelerde Hiç unutamadım ellerimi tutuşunu Yolda yürürken birbirimize sarılmamızı Bambaşka saçların vardı hatırlar mısın? Okşardım o güzel saçlarını, ellerim titreyerek Sen her şeyinle bambaşkaydın Ve ben hala seni unutamadım Yıllar geçse de hep içimde bir umutla Yalnız seni bekleyeceğim canım aşkım. |
Susarak Özlüyorum Sözcüklerim varmıyor uzaklarına Birer birer düşüyor bütün öpmelerim Ağır yenilgiler alarak … Adresinde yokluğunu kıyamet bilerek Sadece susarak özlüyorum seni Hiç tanımadan, ne garip … Sadece susarak özlüyorum seni Hiç tanımadan, ne garip Sense uzak, çok uzakta Bir deniz gibisin resimlerde Dokunsan Dersim olur, göçerim mecburen Duydum çok sonradan, adın önemli değil Acın aynı tadı veriyor … Adresinde yokluğunu kıyamet bilerek Sadece susarak özlüyorum seni Hiç tanımadan, ne garip … Işte buna bıçak çekiyorum şimdi adı yok, hiç bir sevgilinin Zaman zaman değil şimdi Yalnız benmiyim bu ahir zamanda Derviş mekanına aşk ile cağıran Bu ahir zamanda … |
ne demeli nasıl anlatabilmeli gelemediğimi duygularımı hayallerimi sana nasıl sarılmak istediğimi kaç defa kaçmaya kalkıştığımı kaç defa gizlice ağladığımı gelemediğim için, göremediğim için ne ağıtlar yaktığımı neler dilediğimi,neler adadığımı sevgiyi sadece sende tattığımı sadece sana taptığımı biliyorum artık ben anlatsam da bana inanmayacağını dünyadaki tek hayalimin seni görebilmek olduğunu... |
| Saat: 15:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık