MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Dark-Line 7 Eylül 2007 19:33

Hepsi Bu

Değişen ben değilim
dönüşen savaş
yaşlanmakla ıslanmak aynı şey:

bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlanmak

şimdi ölüm bile yetmiyor
acılarımızı tartmaya
dostlar
alıngan bir sahili pinekliyorlar
bir merhabayı bıçaklar gibi artık
selamlaşmalar

değişen ben değilim
dönüşen savaş

artık zaman bile yetmiyor
yaşadığımızı sanmaya

yine de ışıklar bu kenti
güzelmiş gibi gösteriyor
geceleri...

geceler...
yani
Ahmet Haşim in kafiyeleri...

seni aklıma düşüren
yerçekimi değil
yalancı yıldızlar
öyle uzaksın ki
üflesem soğuyacaksın
sarılsam okyanus

bir aşka yetecek kadar
ve anımsatacak kadar
sebepsiz bir ölümü,
acılarımız
ve kafiyelerimiz var...

işte hepsi bu kadar...
Yılmaz Erdoğan


the_pretty 7 Eylül 2007 19:45

NE OLUR GERİ GEL
Senden çok şey istemedim
İsteyemem de,
Ben seni gizli aşklar içinde sevdim,
Anlarsın diye gözlerinin nehrine daldım,
Ama sen beni o nehirde boğuyorsun.
Öyle bir aşk fırtınası esiyor ki gönlümde,
Param parça olmuyorsa sırf senin aşkın
Sırf senin sevgin için
Aşk deryasında sürüklenen bir sal misali
Düştüm gönül nehrine
Ne olur gör artık beni,
Gör sana olan aşkımı
Saygımı sevgimi.
Sana olan aşkımı bakışlarımla hareketlerimle anlattım
Dilim dönmedi yüzüne karşı,
Karşında cesaretleri birer ölü,
ölü sevgilim.
Benim hayalimde en güzel şey sensin,
Mutluluğum varlığınla sınırlı olmamalı,
Ne olur gülmeyen kaderimin gülen gülü ol,
Sevgime layık bir sevgili ol.
Ben seni unutulmayacak duyguların,
Unutulmayacak aşkların yüceliği kadar, tertemiz seviyorum .
NE OLUR SENDE SEV.
Ne olur geri gel
Ne olur geri dön,
Sensiz yaşayamayacağımı BİLİYORSUN
Öyleyse unutmayı öğret yada geri dön


HEMAN 7 Eylül 2007 19:51

hani ayıramazdı hiç kimse bizi
söküp atamazdı sevgimizi
böyle mi seviyorduk birbirimizi
şimdi ayrılık sardı her yerimizi

ağlamak yetmiyot gizli gizli
tabiki seviyorumuz birbirimizi
bütün yollar aşkımıza çıkarken
şimdi çıkmaz yola soktular bizi

duyuramadık dünyaya sevgimizi
nasıl anlatamadık onlara sevgimizi
dağ taş dinlemez derdik sevgimizi
şimdi dertler içimizde dizi dizi

ayırdılar sonunda ikimizi
dostlarımızda anlamadı sevgimizi
bütün dünyanın haberi olsun
biz yineden seviyoruz birbirimizi


H€L€N 7 Eylül 2007 19:53

Çürümüş İnsanlığımız

Gözümün katmanlarına işledikçe aksin,
Baygın bakışlarında çocukluğuma döner,
Paslı çemberimin tiz sesiyle avunurum,
İlk aşklarımı anlatmak gelir içimden.

Dudağındaki mut'u tatmak, parmak parmak,
O, çocukluk çağı ardındaki gerçeğe dalmak,
Yitip gitmiş, ağzımızdan düşmeyen bahar,
Bizi de almış içine sonunda, hain yangınlar.

Oysa, sevgi güneşleri bitmezmiş, anladım
Gül baharda yeniden fışkırırmış budağından,
Ak kağıtlar bir anda dolarmış yeniden,
İçimizdeki has bahçelerde, sevdalarla.

Bunca yıl sıcacık bir el beklemişim oysa,
Beni tüketen ayrılıklarmış bilmedim,
Hançerler tutuşturmuşum ellerine bilmeden,
Vurdu, vurdu o çok sevdiğim sevdalar.

Ölüm bilmez, toprak bilmez yüreklerde,
Düşer tetiği zamanın, başlar korkular,
Utanç duvarlarına köpek gibi siğen,
Tiksindim, düşleri talanlayan insanlardan.

Şimdi, her yüklü yürekte bir düğüm,
Sevgiden koparılmış kanayan dudaklar,
Hani bir tadımlık sevgiydi koştuğumuz,
Umut ağaçlarında 'Çürümüş İnsanlığımız'...




the_pretty 7 Eylül 2007 19:58

Gitme Kal Diyemedim


Bir sevda dudağında tutsak kaldı özlemim
uzun kara trenler alıp götürdü seni
hasret boyu uzayan raylara döküldü gözlerim
bütün insanlar ağladı sen giderken.
bütün istasyonlar gözyaşlarına boğuldu
bir ben ağlamadım inanki, bir ben
ince bir duman gibi kaybolup gittin

oysa seni sevdiğimi söylememiştim daha
sensiz yaşamayacağımı,
sana aşkımı anlatamamıştım
gitme kal, giden ben olayım
gitme kal diyemedim
kahrolası gururum, kahrolası dilim

arkanı dönüp giderken
hıçkırıklar düğümlendi boğazıma
kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim
yine de seni sevdiğimi söylemedim
ardında ağlayan bir çift göz
paramparça bir yürek
ve dalları kırılmış bir ağaç gibi baktım
ama gitme kal diyemedim
kahrolası gururum, kahrolası dilim

gittin hayallerim ardında yaprak yaprak düşüyordu
bir çocuk üşüyordu elleri cebinde
dalında bir gelincik ağlıyordu
bir dağ yanıyordu içimde
gitme, gidersen baharda git
sonbaharda gitme
yapraklar düşmesin ardında
diyemedim
kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim
yine de seni sevdiğimi söylemedim
kahrolası gururum, kahrolası dilim
gitme kal diyemedim

.../
bir rüzgara açarım şimdi kalbimi
bir de sulara
alıp getirsinler diye sevgimi sana

bir tutam sevgiydi yaşam kalbimde
bir yudum hasret oldu
döküldü gözlerimde tane tane

gittin,
bir tren garında
ömrümü rayların arasında götürdün
oturdum bir köşede
öylece ağladım, kahroldum
bir sessiz çığlığın yarayla buluşmasıydı gidişin
ardından gitme kal, gözlerin yaralarımın tek merhemi
diyemedim

dizlerim, ellerim, yüreğim paramparça şimdi
suları çekildi canağacımın
asitli yağmurlar döküldü dallarıma
acılar topluyorum takvim yapraklarından her gece
gözlerime kan oturdu ey yar!..

her gece bekleyişler öldürür beni
gelmeyişler
bir de eriyişler hasretinden her gece

ah! gurbet ah! sen olmasaydın
ayrılık olmasaydı
hasret olmasaydı
ben olmasaydım
sen olmasaydın
aşk olmasaydı
kahrolmasaydım...


Nuri CAN


Mystic@L 7 Eylül 2007 22:19

Her satırı
mendireğe dizili karabatağa benzeyen
bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler içinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan

Bütün yolcularını
boğaz köprüsünün çaldığı
araba vapurunun
boş seferleri
gibi yalnızca rüzgar
gezinir sensiz
yüreğimde

Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların
acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdığım
ayrılık şiirini okudukça
dalgalanır

Sunay Akın


H€L€N 7 Eylül 2007 23:01

http://img101.imageshack.us/img101/7638/132jj5.jpg

Işığını yitirmiş bir yıldız olsam
gökyüzünde beni arar mısın?
dizlerimin ütüne yığılıp kaldığımda
üzülür müsün?
kaldırır mısın tökezlenip düştüğümde?
gelip sarılır mısın boynuma?
alır mısın koynuna üşüdüğümde?
yaralarımı bağlar mısın?
oturup benimle ağlar mısın?

Rengini yitirmiş bir gül olsam
eline alıp koklar mısın?
okşar mısın ılık nefesinle?
bir öpücük kondurur musun alnıma?
savurduğunda uzaklara hayat
yüreğinde yoklar mısın?

Çocuğunu yitirmiş bir baba
dizlerine vururken umarsız.
bastırırken ellerini,
acıyan yüreğinin üstüne&
senin de yanar mı yüreğin?
acımı anlatsam dinler misin?
oturup benimle inler misin?
bulutlandığında gözlerim
gözyaşımı siler misin?

İçimde kanlı cam kırıklarıyla
titrerken gece kirpik uclarımda
hüzün koktuğunda pencereme vuran yağmur
seslensem sesimi duyar mısın?
dokunur musun hasretime?
alır mısın beni bu uzak diyarlardan?
merhem olur musun yaralarıma?
sarar mısın acılarımı?
alevimde yanar mısın?
bulutlandığında gözlerim
oturup benimle ağlar mısın?

Yanar mı yüreğin seninde?
bir yetim ah! çektiğinde?
boyun büktüğünde kınalı bir çiçek
düşer mi acı canevine?
yanar mısın alevine?
inler misin sende?
gece rüzgar inlediğinde!...

Acılar kavururken yüreğimi
yüreğini yüreğime ekler misin?
titrer misin üzerime?
hastalandığımda yataklarda
başucumda bekler misin?
dinler misin acılarımı anlattığımda?
ağlayıp benimle inler misin?

Vakit gece olunca, gözlerim tavanda
hasta düşünce sıkıntılar içinde, çaresiz
bir yudum suya muhtaç kaldığımda
acı ile kıvrandığında bedenim yatakta
arasam, sana ihtiyacım var desem gelir misin?
bir şiir yaz desem baharlardan, yazar mısın?
öldüğümde ağlar mısın?
arar mısın kıyı köşe?
boynu bükük bakar mısın ardımdan?
yüreğimi yüreğinde saklar mısın?

Nuri CAN


Sedef 21 8 Eylül 2007 01:53

Şiire Düşen Ayrılık

kanlar içinde önüme düşüyor
düşlerimde umuda uçan kuşlar
içim ürperiyor, korkuyorum
sen gidiyorsun...

ölümün soğukluğu alacak biliyorum
geceden aldığın soluğunun yerini
ve ben üşüyeceğim her soluğumda
haykırışlar boğacak suskunluğumu
gidişindeki sessizliğin ardından...

şimdi sen gidiyorsun
sızlatırken iliklerimi acı
kimbilir kaç dağın ötesindendir gelen
bana her zaman dost olan sesin
duyamıyorum
her yankısı ızdırapken
bir ağrıdır yüreğimdeki inilti;
" o yok artık... "

gidiyorsun işte
söküp akıttığın yerden
sazının telinden ruhuma akan türkülerini
kimbilir belki başka gecelerde
başka iki kişilik dünyaların olacaksınız
sen ve türkülerin...

Mehtap Karaman


HayLaZ61 8 Eylül 2007 08:08



Aşka ve Sevgiye Dair

Aşk ikidir sevgi bir;
Aşk yalan,sevgi gerçektir.
Aşk sudur,sevgi susuzluk.
Bu yüzden sevgi hasrettir,
Özlemektir,beklemektir.
Asıl maharet:
Susuzken suyu içmek değil
Karşısına geçip seyretmektir.
Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak;
Aşk açmaktır,sevgi katlamak.
Sevgi saklamaktır
Yüreğini,gözlerini
Ve de ellerini saklamak
Bahar geldiğinde…
Bir çiçeğe,yeşile,çimene
Aşık olamazsın ama seversin.
Arkadaşına aşık olamazsın
Ama seversin.
Toprağa fidanı aşkla değil
Sevgiyle dikersin.
Sevgi için ölünür,aşk öldürür.
Aşk kıskançtır,nankördür
Sevgiyi öldürür.
Aşk Kabil’dir,sevgi Habil.
Aşkla sevgi aslında kardeştir
Babaları insandır,Adem’dir
Aşk için şiirler yazarsın,
Şarkılar yaparsın;
Sevgiyi anlatamazsın.
Çünkü yüreğine sığdıramazsın.
Kalbini aşka kapatabilirsin
Ama sevgiye kapatamazsın
Sevgi gizli,aşk aşikardır.
Yüz vermeyince unutursun
Sen aşığım diye daha kendini kandır.
Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır.
Dahası da var:
Aşkın gözü kördür,
Fazla naz aşık usandırır;
Aşk oyun,aşık oyuncaktır.
Sevgi ise yaşamdır,hakikattir.
Aşk aceledir,
Sevgi usul usul sabırlıdır.
Acele işe hem şeytan karışır.
Aşk ateşlidir
Çünkü hastalıklıdır.
Sevgi ılıktır
Çünkü sağlıklıdır.
Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir
Aşka ve sevgiye dair…
Yüksel Kasım


Dark-Line 8 Eylül 2007 12:59

Görmeyeceğim

O mutlu günü
Çalgılı çengili,düğünü
Heran yol gözlüyorum,
Gün geçtikçe özlüyorum
Kara gözlümü
Sonsuzmuş gibi,görünen
Ayrılığa,gülüyorum
Gülüyorum


Yaşar Tezel



arwen 8 Eylül 2007 16:04

Yıldızlarla ağlaşırsam huzuruna al beni
Işıklarınla aydınlat mahzeninden sal beni

Bu bir davettir sevgili, boynunu bükme garibin
Bahçesinde hüzün biter yaşını dökme garibin

Uçurulan güvercinin kanadında aşk yazılı
Korkutursan konmayacak, sonsuza yemin yazgılı

Adımlıyor yollarını aşk suyundan kana kana
Isırgan zehir bakışlar zehrini akıtır o'na

Mühür gözlüm yüreğimden yüreğine ör beni
Kalbinin kıyısından limanına sür beni.




mehmet yaşar genç


Sedef 21 8 Eylül 2007 16:58

Sadece Sen
Seni düşünmediğim zamanlarda
Gözlerini görüyorum karşımda.
Gözlerini görmediğim zamanlarda,
Saçlarını okşuyorum büyük bir hazla.
Saçlarını okşayamadığım zaman da,
Seni düşünüyorum.
Anlıyacağın çok meşgulüm seninle
İlgili zamanlarda.
Kendime bir dünya kurdum.
Sadece senin olduğun,
Ve ben,
En mutlu insanım
Kendi dünyamda.

Özlem Uluğ


Misafir 8 Eylül 2007 21:52

Biliyorsun

Yaşıyor muyum bilmiyorum sensiz
Peki sen nasıl yaşıyorsun bensiz
Gecelerim bile aydınlıktı seninle
Karardı sensiz gündüzlerim bile

Hani ben sensiz sen de bensiz yaşayamazdın
Ben denedim yaşanmıyor sensiz
Sen denedin mi nefes alınıyor mu bensiz
Hayatta olduğunu bilsem

Bilsem bensiz yaşayabildiğini
Gelmez miyim yanına
Bulmaz mıyım seni sanıyorsun
Ararım geceler boyu biliyorsun

Bilsem göçüp de gittiğini buralardan
Gelmez miyim sanıyorsun yanına
Dayamaz mıyım silahı kafama
Gelirim yanına biliyorsun


Bir haberin gelse, burdayım desen
Bırakamadım seni desen
Dünyanın öbür ucuna gelmez miyim
Bulmaz mıyım seni sanıyorsun
O yemyeşil gözlerine bakmak için canımı
Bütün hayatımı,yalnız seni alarak içinden
Veririm o küçücük kalbimi veririm biliyorsun

isimsiz kral
</B>


Tiglon 9 Eylül 2007 01:23

Önce Zambakları Çaldılar Uykularımızdan
Görüyorum;
Sizinde göz bebeklerinizde sancısı aşkın
Yağmur ıslatamadığından korkuları belki;
Bakışlar şaşkın....
Nezaketini yitiren her kelime
İsyanın gün batımı dudaklarınızda
Duysanız sus azaplarını
Konuşmazdınız böyle!

......Önce zambakları çaldılar uykularımızdan
......Sonra kaybolmuş zamanlara sattılar....

Sizin de kulaklarınızda hırçınlığı sevdanın
Hep bitecek gibi sözler
Bir baharı daha solacak ellerimizde
Nur siyahı dünyanın!
Asalet baş eğiyor kirpiklerimizde
Artık,ateş çemberine takılı gözler.....
Sevseniz mutluluk anlarını
Yazamazdınız böyle!

......Önce zambakları çaldılar uykularımızdan....
......Sonra,göz yaşı diktiler rüyalarımıza...

Sizin de dudaklarınızda hicranı şarkıların
Buğulu senfonilerinde ıslanıyoruz
Düş kokulu yıldızların
Yalnızlığın omuzunda başımız
Hüzünler yer tuttu şiirlerimizde
Görseniz bahar kışlarını
Gülemezdiniz böyle!

.....Önce zambakları çaldılar uykularımızdan
.....Sonra,eskimeyen günahlara astılar....

Görüyorum;
Sizin de saçlarınızda ağırlığı hayatın
Pembe gülücükler bırakıyoruz gökyüzüne
Mutlu bir şehir kayıyor ellerimizden....
Temmuz anları donuyor sabahların....
Bilseniz can yangınlarımı
Konuşmazdınız böyle! ...

.....Önce zambakları çaldılar uykularımızdan
......Sonra,kor ateşlerde yaktılar....


Nuray ALPER


Misafir 9 Eylül 2007 11:35

Unuttuğum İstanbul



Hatırını mı sordun! İstanbul’un yıllar sonra,
Unutulacak şehir değildi o.
Oysa ondan başka hiçbir şehir şahit değildir,
Yusufçuk kuşlarının insanlarla dost olmasına!
Kız kulesinde şarap tadı kaldı damağımda.
Unutulmuş hatıraları özledim.
İstanbul’da bıraktığım çocukluğumu özledim,
Bebek sahilinde ilk ve son görüşüm idi,
Unutamadığım Mehmet amcayı.
Ah be! Mehmet amca sende olmasaydın,
Bekleyecektim günlerce,
Bir tek balık çekene kadar
Balık geçmez sahillerinde.
Ada vapurunda bayat simiti,
Bozcaada’nın sessizliğinde
Fayton seslerini bile özledim.
Oysaki o gün ne güzeldin İstanbul.
En kuytu bankında oturuyorken Gülhane’nin
Askerlere yakalanmayı özledim.
Maçka parkında yanan dudaklarımı,
Ben özlemesem bile
O günkü İstanbul mutlaka özlüyordur.
Oysaki o gün ne güzeldin sen İstanbul.
İstanbul hala sırlarını kopartamadı yüreğinden,
Günahlarla sarıldı sigaranın içine İstanbul
Gizlice içilen o içkide de vardı İstanbul.
Zaten hep İstanbul suçludur sorumsuz hayattan.
Ama iyisi ile kötüsü ile bütün sırlarımı sakladı İstanbul.
Balat sokaklarında söndürmüştüm geçmişimi,
O kırmızı kilisenin tepesinde bırakıp çocukluğumu
Son bir kez kaydım tahtadan yapılmış kızağımla,
Haliç’e kadar
Oysaki o gün ne güzeldin İstanbul.
Hangi sevgilim ile gezmiştik Kuruçeşme sahilinde,
Ne büyük hayaller kurduruyorsun İstanbul!
Hani evlenince dolmabahçe sarayında oturacaktık.
Sorgusuzca her şeyini sahiplenmiştim İstanbulun,
Çünkü o gün suyu bile bedava idi İstanbulun.
Haremde oturduğum bankı bile özledim.
Pamuk şekerimde tatlanan ve çocukluğumda son bulan
Kadıköy’ü de özledim.
Oysaki o gün şekerimi sen tatlandırmıştın İstanbul
Aşiyan yolunda ayrıldığım sevgilimi özledim,
Ayrılığımın nedenini asla unutamam
Aşiyan köprüsünden atlayan asıl aşıklar gibi
Sevemeyeceğimi anladığım an
Ayrılığın tohumları dökülmüştü gözlerimden
Oysaki o gün gökyüzü masmavi idi İstanbulda
Yaslandığım çınarı bile özler oldum,
Birde Tankların gürültülerini özledim
Zafer Bayramlarında İstanbulun.

isimsiz kral
</B>


Dark-Line 9 Eylül 2007 13:26

Zamansız Ağrıyan

Zamansız geldik
cemre gibi düştük gökyüzüne ilk
Düşün ki düş gördü çocuklar zemheride
soğuk bir rüzgar ısırdı yanaklarını
Üşüdü elleri çatladı endişe
yazamadım ardına düştüğüm ezberi
Kar altında kalan yeryüzü gibi
bekledim ürpererek
Üzerinden yangın geçmiş tenimde
sakladım ateş kokusunu
koklarsın açılırsın diye
Ellerim gülden saklar korkusunu
gel çocukluk etme
Gitme
Pencere önü mahpushanede görüş günü
voltada yan yana düşen dostluklar
yoluma çıkmış gitmemiş gün çoğalması
Sevdam çeliğe su veren ustanın sevdası
sokakta okulda çocuklar
uzayan dövüşün dinmez çavlanı
ABECE öğrenir gibi öğrenilir
ölümün yalnız gidilen sır zamanı
Gelip dayanır kapımıza çıvgın
haziran yağmurları bereketli
Akşamdan sabaha yürürken leyli
daha çok can alır kurşun seli
Kimse büyütemez sessizliğini dargın
koyma beni ortalarda
zamansız gelen çiçek açmalarda
kucağına atma umarsızlığın
Gel çocukluk etme
Yağmur yağabilir kuşlar susabilir
bıyıklarım ıslanırsa üşürüm gitme
Kanlı mayıslara bırakma beni
Su gibi sabah gibi
bir mevsimlik olsun sıcaklığına sarınayım
Gel dokun alnımın çatına
Gözlerin kınalı bir mermi
vur gözlerimi
ısınayım
Munzur dağında çocukluğum kaldı
Karasu’da kanlı gömleğim
En zehir zamanımdır leylim
Geldim dayandım kapına
medet umduğum sensin sürgün ardı
Gel çocukluk etme
gitme

Babür Pınar



Misafir 9 Eylül 2007 15:49

Arkadaşlar görüyorum ki çok hoş paylaşımlar da bulunmaktasınız , fakat bu paylaşımlarda bir kaç arkadaşımız şair isimlerinin belirtilmesi konusunda hassasiyet göstermediğini görüyorum ...

Yaptığınız paylaşımlarda lütfen şair ismi belirtiniz !



Sedef 21 9 Eylül 2007 15:51

Sabah Yıldızı

Gözlerin doğuyor zifiri gecelerime,
Nasıl da ışıldıyorum bir görsen,
Bütün yıldızlar avuçlarımın içinde,
Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
Dudaklarımda sevdalılara ait
Eski bir mehtap şarkısı..

Ben seni unutmak için sevmedim
İşte doğduğun o virane evdesin,
Nasıl bakarsa su toprağa
Öylece bakmaktayım sana,
Yolunu gözlemekteyim senin, beklemekteyim…
Gözlerin dalgalanmakta olan bir mavi deniz
Ben dalgalı denizin kucağına aldığı
Sabah Yıldızı,
Denizin mehtap şarkısı güzel
Gece yıldızları kıskanmakta bu Sabah Yıldızı’nı,
Bütün balıklar mutludur denizlerde
Bir deniz girdabı çeker beni içine,
Çaresiz bir kuştur çırpınan ellerim
Mavi denizinde gözlerinin,
Bu tekne ben miyim mavi denizinde yüzen?
Bu rüzgar ben miyim, sarı gök yüzünü dalgalandıran?

Gözlerin doğuyor zifiri gecelerime,
Nasıl da ışıldıyorum bir görsen,
Bütün yıldızlar avuçlarımın içinde,
Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
Dudaklarımda sevdalılara ait
Eski bir mehtap şarkısı,
Ben Sabah Yıldızı.


Zafer Şık


Tiglon 9 Eylül 2007 15:53

Aklımdasın
http://www.resimekle.gen.tr/imagehosting/images/WQI89141.jpg

Aklımdasın
Şimdi, şu an elimin altında
Yeşili terlemiş
Bir tabak erik
Bir bardak serin su yanında

Aklımdasın
Saksıdaki toprağımda
Yaprağında sardunyanın
Dalgalandır dalgalandır rüzgarım
Olur a ansızın alabora

Anımsayamadığım bir sözcük
Yüzünle birlikte gelen
Ama tedirgin, ama yitimsiz
Devingen
Soluk bir fotoğrafta
Zamanı geri çeken

Aklımdasın...

Ece A. Günel


Dark-Line 9 Eylül 2007 19:03

Bahar

Sevgili tutmuş yularımdan beni,
develer gibi habire çeker.
Esrik devesini böyle nereye götürür,
böyle hangi katara?

Hem canımı çiğnedi benim o,
hem bedenimi çiğnedi.
Gönlümü bağladı benim o,
kırdı şişemi.

Ne iş yaptırmaya götürür, bilmem,
nereye götürür beni.

Sevgili takar beni oltasına,
atar karaya balık gibi.
Sevgili kurar gönlüme bir tuzak,
avcıdan yana çeker sürür beni.

Bakarım tabiat başlar büyük işine:
Bulutlar gelir uzaktan
katar katar, küme küme.
Bulutlar sular ovaları.
Bulutlar yürür dağlara doğru.
Uyanır açar gözlerini yeryüzü.
Gökler çalar davulunu.
Dalların gönlüne çeker gülün özü
en güzel kokusunu baharın.
Tohumun gönlü başlar vermeye tohum.
Ağaç durmadan söyler, döker içini.

Mevlana Celaleddin Rumi


Sedef 21 9 Eylül 2007 19:08

Tanımadığım Bir Şaire

Şair aşıktır...
Kaleme,kağıda,söze,dile...
Vermiştir yüreğini uzak diyarlardaki sevgiliye...
Vurulmuştur yüreğinin en suskun yerinden...
Acı çekmiştir yüzyıllar boyu tarifsiz...
Acıyı da sevda bilmiştir umudu da...
Özlemenin tutkusu başkadır onun için...
Ağlarken göremezsiniz onu...
Gözyaşlarını kağıda akıtır,
Yalnızca okursunuz...

Şair zengindir...
Çözemezsiniz onu bin bir türlü duyguya sahiptir...
Gökyüzü kadar aşk,denizler kadar tutku...
Kimsenin bilmediği şehirlerde gezer...
Caddeler,sokaklar onundur.
Dilediğince özgür...
düşünemeyeceği kadar tutsak..!

Ölüm kadar ölümsüzdür...
Keşfeder kendini yazmaktan başka çaresi yoktur...
Bazen bir uçurtmaya takıp uçurur düşlerini...
Bezen de kelimelerle savurur duygularını delice...
Duygusuzca yaşamak en kötü ölümdür onun için...
Kendini ifade edebilmek hayatı anlayabilmek,
Anlatabilmek yaşamaktır onun için...
En büyük korkusu unutulmaktır ki:
O asla unutmaz,
Güzeli de çirkini de...

Senem Haymana


Aynacan 9 Eylül 2007 19:37

http://www.siirparki.com/kartsiir26.jpg


arwen 10 Eylül 2007 03:04

HAZİRAN KOKULU EYLÜLÜM


Sensizlik çekilmiyor, ne baharda nede güzün
Adın dudaklarımda yasak,kilitli bir hüzün,
Oysa ne güzelde gülümsüyor resminde yüzün
Dokunsan dağılırım şimdi, inan ağlarım be gözüm.

Söylesem adını dost bildiğim beni yargılar
Anlamaz kimse bizi,aklınca kızar,sorgular
Bilseler,saramaz yaramı en iyi sargılar
Acil durum var gülüm,yine çoğaldı sancılar.

Sabaha ne kaldı bilmem, kaça dayandı saat
Seni unutmayacağım,bu sana en son vaat
Biz bizi anlayalım,başkada istemez naat
Sen iyi ol güzel gözlüm,kaçmasın sende rahat

Gün gelir, belki yine dokunur elin ellerime
Bir kurşun gibi düşer,yine bakışın gözlerime
İşte o gün,intihar eder mutsuzluk,yüreğimde
Yasaksa yasak! anlamıyor,söz geçmiyor gönlüme.

Yine taşırdı yüreğimi,özlemlerin dört nala
Dizginden anlamıyorlar,gem vurulmuyor bu ara
Resminle dertleştim yar,fazlamı daldım yoksa lafa
Affını istiyorum,gözlerim '-git yat' diyor bu aptala

Adın dudaklarımda saklı,o benim en yasaklı türküm.
Bilsen seni anmadan geçmiyor hiçbir anım hiçbir günüm
Resminde başka güzel ama inan yetmiyor güzel gözlüm.
Ellerini özledim, benim haziran kokulu eylülüm



EMİN AKDUMAN


arwen 11 Eylül 2007 02:03

Hatırla papatya biri vardı hayatımda,
Bir zamanlar sorardım sana,
Seviyormu,sevmiyormu diye,
Meğer ne çok seviyormuş seni gidi yalacı.

Geri döndü meğer hiç gitmemiş,
Adım adım beni izlemiş,
Şiirlerimde gizlenmiş,
Meğer ne çok seviyormuş seni gidi yalancı.

Kızdı,bağırdı,küfretti,
Ama çok sevdiği belliydi,
Artık sormayacağım sana,
Meğer ne çok seviyormuş seni gidi yalancı.

Hep yalan söyledin sevmiyor dedin,
Bilsenki ne kadar günaha girdin,
Sendemi benim mutsuzluğumu istedin,
Meğer ne çok seviyormuş seni gidi yalancı.

Yorgunum yoruldum,
Şaşkınım şaşırdım,
Dizlerimde kalmadı dermanım,
Meğer ne çok seviyormuş seni gidi yalancı.

Papatyasın sen,
Nasılda yalancısın bir bilsen,
Olsun ginede çok seviyorum seni ben,
Meğer ne çok seviyormuş seni gidi yalancı.

Papatya yorganım ol kapat üstümü,
Görmesin sevmesin kimse beni,
Güvenmiyorum ben artık kimseye,
Kırıldı gönlüm açmam sevgiliye.


nihal çiğdem nalçacı


arwen 11 Eylül 2007 02:35

Yalnızlığıma kement attım her gece
Kimsesizliğime acır gecenin bekçileri
Saatler bile düşman kesilir
Zaman darılır vefasızlığına bir bir..
Umman olur dökülen damlalar
Bir kumru konar pencereme
Seni söyler gözlerini açtıkça..
Yağmur damlaları alır götürür uzaklara
Uykularım kaçar ansızın,
Keşkeler başlar yeniden..
Yıldızlar oklarını atar gecelere,
Yeniden dönesin diye...
Dönüp baktın mı maziye?
Neler oldu yüreğime
Viran evimin duvarı yıkık dökük kapıları
Benim gecelerim feryattır sabaha
Eksilmez kalbimden sensizlik
Ararken düşerim kaldırımlara
Bir kedinin miyavlaması,
Unutturur vefasızlığı,şikayetleri..
Özlemdir gecelerim benim,
Bir çığlıktır...


abdulhamit güllük


HayLaZ61 11 Eylül 2007 07:55

Aşklara Gel Aşklara
Yeni çıkmış aşk bunlar
Kapış, kapış alanlar
Bin bir çeşit olanlar
Aşklara gel aşklara

Canlı konuşandan var
Banttan konuşandan var
Dört kontörlük aşktan var
Gel vatandaş aşklara

Aşkın yenisi bur da
Leyla Mecnunlar hurda
Şimdi bunlarmış moda
Aşklara gel aşklara

Sarışınlar kumrallar
Kıvırcık var normal var
Şehvet dolu yaşarlar
Aşklara gel aşklara

Batan dünya malları
Gel kaçırma bunları
Bırak Eski aşkları
Aşklara gel aşklara

Hangisinden istersin
Reklamlık gecelik mi
Banu nun kinden de var
Tadımlık heveslik mi

Filortluk aşk mı olsun
Kızanlık aşk mı olsun
Gel gözün gönlün doysun
Aşklara gel aşklara

Leylanın ki kalmadı
S ülünün ister misin
Mecnun henüz çıkmadı
L anerin sever misin

Bir ömürlük olan yok
Zaten olsa alan yok
Bunlar taze şehvetlik
Gel vatandaş aşklara
Aşklara gel aşklara

Ne olur..Leyla-Mecnun
Kaldırın başınızı
Affedin Rezil ettik
O Kutsal Aşkınızı
Fikri Özkan


Mystic@L 11 Eylül 2007 13:08

Izdırap

Yokluguna degil aglamam, aldanma.
Sevmedigimi de zannetme, aldirma.
Matem degil, sitem de degil, kizma.
Izdirabi yasiyorum, böyle bil ve anla.

Kizginligim sana degil, yüregime ve gözlerime.
Ikiside birbirinden hâkir, duramadilar sözlerinde.
Hüznü ve kabusu koyup giderken bedenimde.
Sende kalan yanlarima salladim elimide gönlümüde.

Sevgin bir fidandi ve aklimi sarmisti.
Gidisinle gönlümü yakti, içime kin bosaltti.
Yalnizligima dost oldu, paylasti benle aciyi.
Beklememi sagladi, izdirabi ve de sanciyi.

Ahmet Arslan


arwen 12 Eylül 2007 02:21

Ben bu gece sevgiye kalem kırdım,
İdam kararı verdim yüreğime,
Ben bu gece son kez seni düşündüm,
Kahrettim lanet ettim çektiklerime.

Hatırlarsan biranda yok oldun,
Aramadın sormadın,
Tam yüreğimde öldürmüşken seni,
Alt üst ettin yine beni.

Hoşunamı gidiyor sevgiyle oynamak,
Kolaymı sanıyorsun yaptıklarını unutmak,
Şimdi seviyorum deyip haykırıyorsun,
Söyle sen ölü bir yürekten ne istiyorsun.

Git hadi uzak dur benden,
Ben bu gece sevgiye kalem kırdım,
İdam kararı verdim yüreğime,
Budur sana söyleyeceğim son kelime.



(Aşk deryasında yüzmek çok kolay,amaa sevda okulunu okumak ve takdir alarak mezun olmak çok zordur.Çünkiii bunu her yürek başaramaz.
Sevgiii ağır bir sorumluluktur her yürek kaldıramaz.)
Nihal çiğdem NALÇACI


jöly 12 Eylül 2007 02:55

Küskün Yolcunun Türküsü

Uzun yürümelerden
Sonra bitkin düşerek
Bu bir çocuk oyunu:
Ben seni çektim çekerek.

Şimdi hangi kitaplardan
Öğreneceksiniz onu,
Gelmiyorsa bazı şeyler
Çocukluktan geçerek.

Kasırgayı, doluyu
Yemiş de düşmüş gibi
Issız kaldırımlarda
Garip gece kelebeği
Düşe kalka sekerek.

Şimdi hangi yollardan
Siliniyor izleri
Çağ dışı bir çağrıyı
Sigara içer gibi
İçine çekerek.

Dünya böyle gidiyorsa
Elbet bir nedeni var
Ben sana küstüm küserek.

Behçet Necatigil


the_pretty 12 Eylül 2007 15:13



goksu18 12 Eylül 2007 18:09

Yürü şimdi...Az ileride yalnızlığını bulacaksın...Kavuşacaksın benliğine
Yürü şimdi...Ama unutma bir gün gerçek aşkı bulacaksın!!!
Benliğimmmm!!!!!



Sakladığım sözler birikiyor içimde,
Söylenmesi imkansızlıklarda kalmış artık.
Dönüp geriye bakmaktan vazgeçtim çoktan
Siluetin kaldı geride ve
senin kaldığın yerde sadece kahır.
Yollarım uzak,çok uzak biliyorsun
Ben de uzağım
hayallerinden daha uzağım sana.
Şimdi sırtımı döndüm,
Gözümü ufka diktim
Acılar denizine kustum öfkemi
Sapsarı ayrılık tarlalarından geçiyorum
Hakedilmemiş azaplardan kaçıyorum.
Seni ölümüne seviyorum demeyecektin
öldün şimdi işte!!!

İçiniz titrer hani???
Ansızın gelmiştir...Aşk demişsinizdir.Ağzınızı doldura doldura haykırmışsınızdır "SENİ SEVİYORUM" diye.
Tüm bunların bir yalan olduğunu anlarsanız ne olur?
Ölüm olur!
Vurgun olur!
Azap olur!
Çekip giderken uğrunuza ölürüm diyen AŞK YALAN olur...
İnancınız düşmüş,yerle sevişirken,
siz ruhunuzla yalnızlığınızın arasını yapmayı denersiniz...
Zaman...
Zaman...
Giden gitmiştir.Yabancıdır artık.Siz yeni farketseniz de o hep yabancıdır.Çünkü yalancıdır.Yoksa ölürüm diyen adam ölmeden ayrı düşer miydi sizden?

Beni bıraktığın yere dönme
Ben orada olmayacağım
Ben aşk sandığımı sevmiştim
Demiştim ya sonsuza dek beklerim
UNUTTT!!!!
Madem sen ölmedin ama gittin
Seni bir saniye bile beklemeyeceğim
Ve sen giderken
Ben çoktan pimini çekmiştim.

Ruhum barıştı benimle.Ve ben kendi yoluma yürüyorum.Geride kalan mı?Aynı hatayı iki kere yapmak aptallıktır bir onu biliyorum.

Arka sokaklarda aşk arayan küçük bir kız çocuğu düştü.Dizleri kanarken ağlama yavrum diyen tüm dostlara teşekkürler...


alıntı


bartu_aykut 12 Eylül 2007 18:27

Seni Seviyorum
Ne güzel şey seni seviyorum demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel
Her baharda gece gündüz her saniye
Seni seviyorum
Seni seviyorum
Seviyorum seni diyebilmek ne güzel

Bir kere sevdaya tutulmayagör
Ateşlere yandığının resmidir
Aşık dediğin mecnun misali kör
Ne bilsin alemde ne mevsimidir

Çünküsü yok nedeni yok sevmenin
Zamanı hiç yok, dakikalar zaman üstü
Utangaç bir gecenin kucağında
Yağmurlar vuruyor pencereme
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
Aşkın ayak seslerinin duyuyorum yüreğimde
Ve hasretin içimde
Seni seviyorum
Sesinin duymak istiyorum uyumadan önce
Sabahlara kadar konuşmak
Hiç kapatmamak telefonu
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe

Bir kere sevdaya tutulmayagör
Ateşlere yandığının resmidir
Aşık dediğin mecnun misali kör
Ne bilsin alemde ne mevsimidir

Daha bir güzelleştim son günlerde
Gözlerimin içi parlıyor
Kabıma sığdıramıyorum aşkı
Gülmek geliyor içimden
Sokaklarda koşar adım yürümek
Tanıdık tanımadık herkese selam vermek
Merhaba ülkemin güzel insanları
Hepinize hepinize merhaba
Sizi de seviyorum
Yağmuru, denizi, kokusunu toprağın
Gökmavisinde güvercinleri, martıları
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
Bindallılarıyla köy kızlarını
Ve elleri hamur kokan anaları
Hepsini sende seviyorum
Seni seviyorum
Bir kenara mahsun çekilen içim
Yemeden içmeden kesilen içim
Sensiz/yarsız uykuyu haram bilen için
Ayrılık ölümün diğer ismidir

Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı
Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
Ve daha çok seviyorum limonlu çayı
Senin sevdiğin herşeyi seviyorum
Türkülerini memleketinin
Feneri ve kara kartalı senin için
Davamızı ve şiiri sende seviyorum
Seni seviyorum
İyi ki doğdun
İyi ki varsın
Doğum günün kutlu olsun
Seni çok seviyorum
Seni çok seviyorum

Yaşamaksa seni sevmek
Ben hiç ölmedim
Seni seviyorum


Şebnem Kısaparmak

Ne Olacak Halim
Sen bu satırları okurken ben cok uzaklarda olacağım...
Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar,
Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi,
Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın;
Bildiğim yerlerdemisin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi,
Sevdiklerin özlemi sardımı nicedir kalbini,
Pişman mısın başlamadıkların için, iç cekiyorsundur şimdi
Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyormusun hala,
Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak halim,
Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla tükendiler.
En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin?
Şimdi düşlediklerimin neresindesin...
Dedim ya.
Bu ikimizin hikayesi...
Islandımız bütün yağmurları, dudak kanatan kalpli sızı aşklarımızı,
Bizi buluşturan kaldırımları,
İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum.
Ben unutmadım diye
Hatırlıyormusun sonunu değiştirmediğimiz filmleri
Hayatın gerceğidir sandığımız kabullenilmiş yenikliği
Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği,
Büyürken vazgectiklerimizi yada vazgeçittirdikleri seyleri,
Ne Olacak Halim...
Çabuk mu büyüdük dersin
Biliyorum..
NE Olacak Halim...
Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim bilir.
Neleri bırakmış olacağım birde,
Ne aşkları
Ne başlangıçları
Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi.
Biliyormusun...
Tek sorum var kendimle şimdi

Ahhh
Ne Olacak Şimdi Halim....


İclal Aydın


arwen 13 Eylül 2007 02:18

UZATTIM ELİMİ

İşte yine gergin, zindan bir gece
Yine yandı yürek hasret değince
Özlemler rüzgârla sana sürükler
Bu yolda can versem geleceğim der

Başımda efkârlı bulutlar durur
Sözlerin çok gergin, öfkeye yürür
Her bir çıkışında yaralanırım
Sanki koca sevda bitti sanırım

Utandım dedin ya ben bu sevdadan
Topraklara gömdün beni vurmadan
Dedim ki aşk öldü kafatasında
Hani kavrulmuştuk aşk potasında

Böylece ilk kurşun saplandı aşka
Düşünceler başka, sözlerin başka
Bu yara her daim kanar ha kanar
Bir bilsen bu gönlüm sevginle yanar

Ben de seviyorum seni diyorsun
Sonra sevdiğinden utanıyorsun
Bu sözle bir çınar yıkıldı inan
Beslenen umutlar bu sözle yanan

Belki istemeden söylenen sözdü
Bu yorgun gönlümü bir hayli üzdü
Beni sevdiğine inancım tamdır
Belki birazcık da benim hatamdır

Bir şeyler hissettik, bir şey yaşadık
Hep sevgi ürettik sevgi taşıdık
Böyle sarsıntıyla sarsılmaz bu aşk
Küçük darbelerden hiç yılmaz bu aşk

Belki zaman zaman kalp kırıyorum
Yinede sevgimi haykırıyorum
Uzattım elimi tut be sevgilim
El ele seninle aşka gidelim

Asla utanmadan, başımız hep dik
Biz bu yüreklerle bu güne geldik
Seninle ağlayıp senle güleyim
Yüreğimde sevgin öyle öleyim



İBRAHİM ÇOŞAR



arwen 13 Eylül 2007 03:07

gecenin karanlığında
gölge misali geçer
gözlerimin önünden hayalin
yakarım ışıkları
silerim hayalini
kovarım seninle ilgili
bütün gerçekleri
kararlıyım bu gece
unutacağım herşeyi


sema gözmen payamlar


Misafir 13 Eylül 2007 16:03

Ayrılık

Tüm umut yollarını kapayan
aşk da bir isyandır.
Nerede kimbilir o fırtına,
beni yüzyıllara savuran
yüzü yırtık kan.
İşlediğim zamansız sevdanın
cılız kemiklerini sayıp,
özgürlük adına soyunuyorum
uykunun karesine aşk kafesimde.
Ey duru bestesini dinlediğim gökyüzü!
Kiminle o ihtiras denizi,
kimi boğuyor dalgalarıyla,
nedir bu uğultu,
Kimdir tanık?
Sussun sularını aşınmış yatağımdan
alıp götüren deli yel,
umarsız dalgaların uzandığı hiçbir kuyuyu bağlamayan
köprünün üstünde
Kral Lear gibi güçsüz ve deli
düşsün elime ayrılık..

isimsiz kral


Tiglon 13 Eylül 2007 23:25

Azraile seslenirim
Gecelerime girsin varsın hasretin,
Rüyalarımı süslesin sevgin, sıcak nefesin,
Söyle sevgilim söyle seninle geçsin hayat nöbetim...
Alsın canımı sensiz geceler ve boş günlerim,
Zannetme çıkma teklifim, üç günlük gönül zevklerim,
Hayatıma bütünüyle girmeni isterim, işte bu benim heveslerim,
Yoruldum artık ayrılıklardan sende olma vefasız sevgililerim,
Bu yazımı okuyunca senden sadece ve sadece,
Sevgini isterim;
Şimdi... Sadece... Sen-i Sevgi Yüklü Kalbim-e beklerim,
Aksi takdirde;
Yine kadere isyan ederim ya da...
Azrail'e seslenirim...


Sedef 21 13 Eylül 2007 23:26

Umut




Bir yasak içimde yaşattığım
Bir cesedin bakışlarında kalmışım
Umut etmek bile hayal
Belki açar gözlerini belki açar
Yar ne olur senli sevdalarımda kal
Sensizliğin üstesinden gelemem
Yanına benim sen var mıda
Umut çok zor yar
Mevsim sonbahar
Aşkımda ayaz var.

Handan Koca


volture 13 Eylül 2007 23:26

CEHENNEM
in ismini aşk koymuşlar
Aptallara güzellik diye sunmuşlar
İşte ben ve benim gibiler olması gereken durumu bulmuşlar
Cehennem tutkunları halk dilinde EFSANE olmuşlar

:):):)




arwen 14 Eylül 2007 02:05

SEVEMEDİN


Eğer seviyorsa insan
Sevdiğine inanır...
Yalanına bile güvenir
Ben seni seviyorum dedikçe
Sen kıskanmaktan sevemedin...
Hangi kadına baktın?
Neler yazdın?
Diye kafayı taktın...
Sen kıskanmaktan sevemedin...
Armudun sapı
Üzümün çöpü
Diye ettin beni dert küpü
Sen kıskanmaktan sevemedin...
Anlamsız krizlerinle
Hem kendini
Hem de beni üzüyorsun
Hayatı kendine ve bana
Zindan ediyorsun
Sen kıskanmaktan sevemedin...
Yapma böyle...
Bakma bana öyle....
Dök eteğindekileri bana söyle! ..
Sen kıskanmaktan sevemedin...
Ben sensiz olabilir miyim sanıyorsun
Neden herkese inanıyorsun
Kendini harap ediyorsun
Beni de kırıp-döküyorsun
Sen kıskanmaktan sevemedin...
Sensiz ve sevgisiz olmuyor
Sanki kalbim durdu, çarpmıyor
Kıskansan da sensiz olunmuyor
Sen kıskanmaktan sevemedin


TEVFİK KARA


arwen 14 Eylül 2007 03:36

VİRANEYİM


viraneyim şimdi sayende
söyleyemem saklı bende
kadife kaplı defterimde
yazıyor bütün sırlar
ipek kaftan biçsende
gözden düştün bir kere
sen beni üzüyorsun
kanıyor yaram yine
kabarık deniz gibi
coşuyorum her gece
söyleyemem saklıdır
kadife kaplı defterimde


SEMA GÖZMEN PAYAMLAR


iblis1907 14 Eylül 2007 11:32

Manolya

Bana biraz gökyüzü getir
Tek bir kelime bile konuşmadan
Suyun kiyisinda durup
Işaret ver kalbime
Gözlerin hangi çiçekten renk almişsa
Mecaz duruşuyla o dalga
Beni de içine çagirsin

Konuştukça azaliyor güzelligim
Dalindan düşen bir yapragin kaderini yaşiyorum
Aynalar kirilinca
Fotograflar da düşüyor suya
Muglak bir cümlenin peşine düşüp
Üşüyorum
Rüzgara açik bir yaninda oluyorum hayatin

Merhametin, o ilik rüzgar degmese yüzüme
Elbet benim de kiyametim olacak
Bedenimdeki dünya kokusu
Kendime sapladigim bu biçak bu agri
Dişimdaki kalabalik içimdeki tenhalik
Ne çok şey buluyor beni sen olmayinca

Bana kehanetler üzerine sorular sorma şimdi
Sesim ki bir gölgenin rengine bürünüp
Sana varligini sunuyor

Manolya! Yüz yillik adresim
Beni bana birakma
Bak, daracik merdivenlerinden çikiyorum sarayina
Düşebilirim sen olmasan
Derin kuyulara
Yeryüzü korkularina

Ey bir yazin rüyasinda
Bir kere daha açan çiçek
Her gölge varliginin esiridir
Aşikar kil kendini
Demli bir çay, biraz melâl
Yetmiyor bu hayati anlamaya

Istersen çocuk olur
Defne agaçlarini düşünürüm
Meleklerin yapraklari altinda
Gizli duruşlariyla olduklari yerde
Beni kimseler bulamaz
Uyurum sularin serin yataginda
Istersen yolcu olurum daglarinda
Kapinda akşamlari bürünüp sabahi beklerim

Ey ay işigi! Gökten bana bakan suret
Mürekkebi kurumadan şiirimin
Bana bak
Yeni açilmiş bir güle benzesin yüzüm

Mustafa Özçelik


Dark-Line 14 Eylül 2007 13:25

Sokak Çocukları

Kimisi öksüz
Kimisi terk edilmiş
bazısının içinde özlem
bazısının içinde hasret var
bazıları ise
onları terk eden ailelerine
kin tutuyor,nefret kusuyorlar
gidiyorlar bir yolda
bir amaçları yok aslında
tek istekleri
karınlarını doyuracak
üç kuruş para
ve ilerliyorlar sonu belli olmayan
uçsuz bucaksız boşlukta...

Ebru Şahin


arwen 15 Eylül 2007 02:05

Ben ölümü bile bile kucakladım.
Ateşlerde yanmak kavurmaz tenimi.
Ben gözlerinde boğudum gülüm.
Denizler savurmaz kıyıya bedenimi.

Ben acıları merhem diye sürdüm.
Kalbimdeki acı sancımaz bugün.
Ben sevgiliyi idamda bıraktım.
Avunmak kar etmez ağıtlarda.

Ben seni sevemekle büyüdüm.
Ayrılıklar küçültmez beni.
Ben varlılıgını sensiz yaşadım.
Yokluğun sensizligi aratmaz gülüm.

Ben seni ölümüne sevdim.
Ahiret kar etmez azabıma.
Melekler dürdü kitabımı.
Sevaplar yazılmadı bitti sensiz.

Tartının bir kefesine seni koydum.
Öbür kefesine ölümü bıraktım.
Sen agır bastın ömür tartısında.
Ben seni böyle sevdim gülüm.

Sonbahar yapraklarında bahtım.
Savruldukca rüzgarda bilinmeze.
Bilinmezligin dip kuyusunda,
Aşkın büyüdükce büyür bende
gülüm..

selvi çelik


Sedef 21 15 Eylül 2007 02:07

Suçlama Beni

Suçlama beni
Böyle bırakıp
Gidiyorum diye
Bağrımı yakan
Bir yaradır
Bu ayrılık şimdi

Bil ki kanımdadır
Sevişmelerin yangını
Öylece girerken
Gecenin bağrına
Taşıyorum sımsıcak gülümseyişini

Yaşanan günler
Hayatı oyarak
Gedikler açıyor
Durulur mu artık
Durgun sularda
Bekleyerek seheri

Talan ediliyor
Bahar ve aşk
Öyle bir soyun ki
Duracak gibi değil
Vurmazsak eğer
Kendimizi yola

Yaşamak zorunlu
Kurtarılırsa eğer
Bahar ve aşk
Ve simdi hayat
Acı yeşil
Bir kader renginde

Hayatın ve sevincin
Kaderinin altettiği yer
Kavganın ortasıdır
Ki umudun çiçeklenişi
Aşkın
Yengisidir bu

Söylenecek bütün sözler
Sevincin ve sevdanın
Savunulmasına dairdir
Ve şimdi onlar
Yaralarını saracak
Birilerini beklemektedirler

Ey anısıyla
Kalbimi yakan
Kederlenme hemen
Ve suçlama beni
Böyle bırakıp
Gidiyorum diye

Ahmet Telli


Tiglon 15 Eylül 2007 03:03

gidebilirsin
Madem ki icinde o ates sondu.. Bir daha yakmadan gidebilirsin..
Aklimda kalmasin bu son bakislar.. Yuzume bakmadan gidebilirsin..

Yillardir verdigin kederi gorme.. Ustume yiktigin kaderi gorme..
Omrumden caldigin gunleri gorme.. Beni de gormeden gidebilirsin..

Sen dusun yarani kimler saracak.. Sen dusun gonlunu kim avutacak..
Bir an once kaybol oldu olacak.. Bir veda etmeden gidebilirsin..

Demek ben sucluyum bir tek sen hakli.. Ben zalim bir dusman sense zavalli..
En guzeli alip beni asmali.. Beni affetmeden gidebilirsin...

Zorlama kendini veda etmeye.. Zorlama gozunden yaslar dokmeye..
Mecbur da degilsin birsey demeye.. Hic bir sey demeden gidebilirsin....


arwen 15 Eylül 2007 03:10

sensizlik


Deniz gözlerine vuruldu arsız yüregim.
Ettigim yeminleri unuttu akılsız fikrim.
Salıverdi aşka durulmuş bam telim.
Nasılda masumdu o gülüşlerin.

Bir söze meyillendi,karanlıgın fikri.
Doğmadan öldü kinin nefretin zikri.
Bu aşk degil,tutku degil sevgi ilmi.
Dert eyledi sensiz geçen günlerim.

Sançılanan suskunluk boğdu varlıgını,
Bocalıyor kimliksiz kişilik, ay gecede.
Dilencin torbasında aranan sevgili.
Bir söze bin metelik gerek satın alına.

Kulaklarım dolu,ninemin nasihati ile,
Yinede viz geliyor dinlemiyor asiliğim.
Boş vermişlik koyurdu bencil bedenime.
Yoklugun vurdukca kücüldü aptal beynim.

Unnuttu geçmişi,unuttu gelecegi
Her günüm seninle doğdu seninle öldü.
Bir cana bin nefesti bu ömrüm
Nefes almadı bu can sensizligin gırdabında



selvi çelik


Misafir 15 Eylül 2007 03:30

KAFKASLAR
güneş saçlı çocuklar...
ışık saçtı etrafa,
gök yere değdi meraktan, yer titredi...
tutuştu, yandı alev alev...
anadolu sordu kimsiniz siz diye,
ateş saçan buz gibi gözler, nal sesleri kulağımda...
yüreğim kanadı ellerimi parçalarken...
sen tanımazsın dedim bizi, daha ne gördün ki...
kafdağının güneş saçlı, deniz yürekli atlılarıyız biz,
mutluluk dağıtırız insanlara, gözümüz yaş da olsa...
ve sevda taşırız yüreğimizde...
bir de hasret... ülkeme...


arwen 15 Eylül 2007 03:39

DÜŞLERİM MAVİYE BULANDI


Düşlerim maviye bulandı...
Bulandı diyorum,fırça benim elimde değil...
Eğer görebilseydim uzakları...
Önce bir gökkuşağı çizerdim,maviden kırmızıya kırmızıdan eflatuna....
Sonra...
Sonra o gökkuşagının üzerinde yürümeye başlardım...
Attığım her adımda yeni bir ağaç çıkardı göğe yükselen...
Koşardım bilmediğim ufka...
Ardımda bıraktıklarımdan endişe duymazdım,
Çünkü biliyorum ki o ağaçlar solmayacak,kurumayacak...
Ben koca bir orman çizeceğim düşlerimde...
Düşünüyorumda...
Zaten herşey zihnimde değilmi...
Beynimin algılayabildiği dünya..
Sadece gözlerimin gördüğü ufuklar,ayaklarımın bastığı topraklar,baktığım fotoğraflar değilmidir...
Şimdi diyorsun ki bana...
Sen sadece gördüklerinle düş kurabilirsin...
İlahi SENDE ne alaka şimdi...
Sana diyorum ki maviye bulandı düşlerim...
Sonsuzluğa bulandı...
Yürüdüğüm,gördüğüm şeylerin niteliği kalmadı...
Ben yeni bir dünya kuruyorum düşlerimde...
Maviden kırmızıya,kırmızıdan eflatuna...


HÜSNÜ CESUR


HayLaZ61 15 Eylül 2007 06:31

Olmaz Mı ?
Yön yön sarılmışım ne yana baksam;
Sarılan olur da saran olmaz mı?
Kim bu yüzü çizen sanatkar ressam;
Geçip de aynaya,soran olmaz mı?

Bir parçacığım ben,bütüne hasret;
Zaman döne dursun,o güne hasret;
Ruhumsa zamanın üstüne hasret;
Ebediyet boyu bir an... Olmaz mı?

Necip Fazıl Kısakürek


Dark-Line 15 Eylül 2007 12:20

Askerim

Askerim Denizlide
Sınıfım piyade
Geceleri nöbette
Gündüzleri eğitimde
Askerim asker
Saçlarımı kestiler
Elime G1 tüfeğini verdiler
Emre itaat şart dediler
Baba dağlarına çevirdiler
Askerim asker
Elbisem araziye uygun
Şaşkın acemi durgun
Sılam aklımda bugün
Eğitim alanında yorgun
Askerim asker
Vatana feda canlar
Hepsi askerdir bunlar
Peyganber ocağıdır anlar
Unutulmaz bu anlar
Askerim asker
Çok değişik bir ortam
Daha çoktur hatam
Sivil hayatı unutam
Çekil geliyor kadrolu ustan
Askerim asker
Sadece eğitim ağır
Kısa künyede bağır
Allahım yağmur yağdır
Tozu çok sıcağı vardır
Askerim asker
Kepte piyade neftesi
Düz tıraş olmalı ensesi
Çamlıkta üçüncü bölük sesi
Botlar yaktı herkesi
Askerim asker
Sabah akşam içtima
Temizlik var günlerde Cuma
Eğitimde öğretileni unutma
Tüfeği sopa gibi tutma
Askerim şimdi asker.
Turan Gül



Saat: 20:25

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık