![]() |
Ankara (Ankarayı anlatan bir şiir) (*****-net şiir sitesinde yayınlandı en çok okunan şiir oldu) Ankara büyük şehir İçinde yoktur nehir İçimde var bir kahır Özlendin ey ankara Ankara büyüksün, yücesin Sanki aydınlık gecesin Her zaman usumdan geçersin Özlendin ey ankara |
Çabuk Gel Vakit geçirmeden çabuk gel Ezelden ben sana bağlandım Fırtınalı bir gecede ve sensizim Aşkım,ne olursun yanıma gel Sen olmayınca yaşasam ne olur Issız bir gecede ve yine sensizim Zaman geçmiyor sensiz,ne olursun yanıma gel Yalnızım,yalnız sensiz olmuyor Arkana bakma bir an önce yanıma gel Rabbim sana şükürler olsun İkimizi bir araya getirdin Mecnun gibi seviyorum seni,Leyla'm olur musun benim? |
Hükmünü Kaybetmesin Aşk... yüreğim ağzımda, geleceğin her an dudaklarımın arasından çıkıp gidecek.. korkuyorum dudaklarımı aralamaya.. ........................................................................... .................................................... söylemek istediklerim bulutlarda asılı yağarsa gül yüzüne yağmur serin bir rüzgarda düşerse yanaklarına utangaçtır laflarım ne dediklerine bakmadan al koynuna aşkta vakit ekmek gibi su gibi -gecikme sevgili -hükmünü kaybetmesin aşk ........................................................................... ....................................................... . (kaybolursa aşkım; sahibi bulunur dudaklarımın gül mührü üstünde,daha resmi tutanaklara gerek yok!) |
Çaresiz İnsan bir insan izliyorum durgun ve çaresiz geziyor dolaşıyor ama hayatın tadı yok onda üstelik olgun yakışıklı kahraman ve sessiz çalışıyor para kazanıyor hayatın tadı yok onda bazen görüyorum onu rüya alemine dalmış gibi bazan yanına varıyorum öğrenmek için derdini soruyorum noolur anlat içini dolduran sevgini konuşmuyor susuyor ve kahrediyor kendini ve o kızı bekliyor her zamanki geçtiği yerde kız çok güzel belkide düşündüğü yüksekte öyle bakıyor ki bir his yükseliyor yürekte kız geçip gidiyor hissediyorum çaresizliğini sevmek elbette ki suç değil fakat anlayabilene kölesi olunur belki de bir içten sevgiyi verene o bunları biliyor ve kızıyor nasihatlar edene ve içinde yanan aşk meyhanelerde hep içiriyor |
Sen Gece Nöbetinde Dağlarda Sen gece nöbetinde dağlarda Ben hasretinle yollarda kaldım Hani, seni uğurladığım yolda Küçücük bir bulut olup Çisil çisil yağdım sessizce Katılaşmış asfalttan medet beklercesine Türkü olup karıştım hoyrat rüzgâra Ulu dağları delercesine Beklediğim Bir haber, bir umut, bir ışıktı sadece Ne kıvrılan yollar tükendi Ne de içimde yaktığın ateş Sen gece nöbetinde dağlarda Ben hasretinle yollarda kaldım Gel diye seslendiğim sen değilsin Biliyorum çağıramam… bitmedi vazifen Ne yapayım; Bağrıma çizdiğin resmin koynumda Gözlerimse yollarda kaldı Ey dağların aslanı Ey kokusu toprağa bulanmış yarim Ey kanıyla destanlar yazmış yiğidim Yaktığım türküleri ağıt sanıp yıkılma sakın Sen şen olasın Sen mert olasın Sen gurur duyasın ….Benim duyduğum gibi Dağlar sana yaraşır Beklemekse bana |
Sen Bana Karışmışsın Ben Sana Dalgın Boynumda tütün esen nefesin ürperiyor. Mevsimin sert soğuğunda karışıyor Saç tellerime sarılan sıcaklığı avuçlarının. Yokluk esiyor. Ya da bana öyle geliyor. İskeleye giden caddeyi geçiyorum, Köşeden ansızın bir otobüs dönüyor, Adımlarım şaşırıyor, Yanlış bir kaldırım taşına basıyorum, Sendeliyorum. Elin belimi kavrıyor, Gövdemi gövdene çekiyor, beni sana yaslıyor. Kollarının arası başımı döndürüyor, Bu kentin içinde kayboluyorum, Gözlerinde bulunuyorum. Ya da bana öyle geliyor. Yürüyorum... Ne kadar zaman sürüyor, Nerelerden geçiyorum bilmiyorum. Neler düşünüyorum! " şşşşş," diyor yanımda sesin, Kulağımda ılık fısıltını duyuyorum, " Seni seviyorum". Ya da bana öyle geliyor. Beşiktaş vapur iskelesinde, Ayrı yollara dağılmayı bekleyen kalabalık. Karmakarışık, darmadağınık. Darmadağınsın, darmadağınım, Sen bana karışmışsın, ben sana dalgın. Vapur bekliyor, Burada ayrılmalıyız. Bu kalabalığın bir yerlerinde, Ayrı adreslerde parçalanmalıyız. Karşı kıyı seni çağırıyor, Vedalaşmalıyız. Bir ses içimde " Bir dahası olmayacak" diyor. Ya da bana öyle geliyor. Bir yağmur düşüyor kirpiğimin ucuna, Seni damlıyor. Başımı tutup, dayıyorsun dudaklarına, Saçlarımı ciğerlerin soluyor. Yüreğimin derinine bir ezgi düşüyor, Bir gitar teline vuruyor aşk adını. " Kadınım," diyorsun" hayatımın kadını" Sızıma sızın değiyor, O ezgi "ayrılamam" diye ağlıyor. Ya da bana öyle geliyor. |
dün / bugün -hep ölüm verdiniz hiç değilse biz yaşasak- yeşili çalınmış karalama öykü temize geçilmedi sayfalar hala kurak önce deniz yandı düş kaçağı yangında ağzında kül yığını dilsiz kızılırmak karanlık avı...iki parmak arası sapan kendi akıntısında boğuldu bir kuşak kefeni mavi ölüm analar gözyaşı doğurdu çırılçıplak uyandık kuru ırmak yatağında dünü görmeden bugünü göstermedi salıncak türkü öğrendik adımızı ezberlemeden güze teslim yel bilmez dalımızda körpe yaprak hoşgeldin hayat dikeni tanı bu yolda yürüyeceksin yalınayak sonra kalem tuttuk baba kucağında dağ çizdik güneşe yakın evimize uzak uyuduk... kandık sabahın gece söndüren masalına saatimiz çalmadı hangi umuda kurduysak dokunma bir çocuk saçından kırık toplamak yasak sırtımızda 'siz' büyüyoruz... yürürken ağır aksak |
Sen Bende Ben Sende Saklı birgün dönüp baktığında geçmişe hatıralara ve yıldızlara her şey yerinde midir? ya da eskisi gibi midir? zannetmiyorum ki sen hala orda zamanın içinde bir yerdesin ve umuyorum ki; sen bende ben sende saklıyım... |
UMUT BİZİ TERKETTİĞİNDE Umut bizi terkettiğinde Kavlanır kanımız Örter patikayı su birikintileri Eşeler gecelerimizi bir çift açık göz Umut bizi terkettiğinde İyilik kaçtığında bizden Körleşir ağaç kabuğu gibi Yüzlerimiz. |
Ateşten Gömlek Gecenin sessizliğinde Sende buldum kendimi Aramızdaki mesafeleri Aştık sevgimizle Yürek çırpınışlarımızda Tek bir yürek halinde Tutarak ellerimizi Coştuk sevgimizle Sensizliğin koyu renginde Ürkek adımlarımızın İzini sürdük seninle Ateşten gömlek giyerek Yangınlara daldık seninle.... |
| Saat: 12:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık