![]() |
Çaresizce Ebedi bir geliş var. Lakin bu gelişin bir de gidişi, İster gelişi seç ister gidişi, Faili meçhul gibi gidersin, O aydınlığı olmayan karanlığa, Razı değilse bu gelişin gidişine, Uğurlamasını bekleme sen… Çaresizce boynunu yere eğ de git… |
Solumayı Unutan Resim unutulmuştu arta kalan ne varsa eski günlerden iğde tadında mutluluklar gülen iğreti gözler -ödünç beyaz gömlek- ağzımda ne varsa söylenmemiş benim değildi işte herşey oyy gelinim o düğün resminden kopmuş-gelmiş gibi düşsen satırlarımın arasına usulcacık sokulsan düşlerinle yanıma dokunmasam sana – sana hiç dokunamadım ki – eski bir şarkıyı yeniden söyleyebilsen gözlerimdeki buğuya çizebilsen aşkı sayfalar kirlenecek a canım mendil versen de adamakıllı ağlasam... sararmış bir resmi soludum yine yüzümde anılar aralandı nefes alınca geçmiş zaman solumayı unutuyor insan |
Çiçeğe Benzer Seyreyle gel gönül fani dünyaya, Türlü renk bürünmüş çiçeğe benzer.. Hep canlılar uğrak verir buraya, Yalandan ziyade gerçeğe benzer.. ****** Gündüzü var gecesinde saklanır, Yıldızları gün doğanda paklanır. Sırası gelenler bir bir yoklanır. Ömür şarkısında peşreve benzer.. ****** Temeli direği yoktur ezeli Dört mevsim yeniler çiçek gazeli Ne çıkar olsan da dünya güzeli Tabut denen zira her şeye benzer.. ****** Nefis tamah arzu güman pesinde Kimi dünya kimi iman pesinde Salâ verir imam okur pesinde Ömrümün son demi nesreve benzer. |
Sen Benlesin, Ben Senle bildiğim bir ben var sol bileğinin azıcık uzağında işte öyleyim; bensizsin ama ben'lesin tenindeyim, usulca yaşarım sen yaşadıkça yani benim sevdiğim aramızda bir ömür ayrılık olsada, sen benlesin ben seninle |
Seninle Güzel Herşey Sana akar bütün sular Seninle ferahlar gönüller Senin nefesinle açar güller Sana göz kırpar yıldızlar Sana hasret Fırat Dicle Sana hayran Nil Aras Yakamozlar sana döner Ay güneş sana yanar Bütün sevdalar sana kanar Sil gözlerini ağlama ateşe kanan sular Göklere yanan sular sil ağlama Okyanuslar taşların başını okşar Kucaklar sana açılır Sana koşar kumrular nağmeler taşır güvercinler Senin için yanar senin için söner Coşkun ateşler çılgın ateşler Yakınlar seninle yakın Uzaklar seninle uzak Tuzaklar seninle güle döner Sana akar bütün sevgiler Sil ağlama gözyaşlarını Sil sevgililer sevgilisi Ağlama ağlama Bütün alem sana ağlar Sana hasret sana yanar |
Çıkmaz Sokak Suda vefa yalnızca balıklara, Geceleyin güneş utanır aydan, Ellerim uzanırken semalara Parlak bir “yıldız” kayar gökten o an, Suda vefa yalnızca balıklara.. Anlatabilsem seni gecelere Geceler ki her gece aydınlanır, Göz yaşım düştüğü zaman yere Bütün komşular kapıma dayanır, Anlatabilsem seni gecelere.. Ah, baharda şu “gül”ler bir solmasa! Mezarımızın üstüne dikilir, Çürümüş kemiklerimiz de olsa Ruhumuza elbet “Fâtiha” gelir, Ah, baharda şu “gül”ler bir solmasa.. Derin hayallerinde kaybolurum, Süvarisiz şahlanmıyor hiçbir at, Gidilmiyor az ötesi uçurum, Ya bir rüya, ya da yalan bu hayat, Derin hayallerinde kaybolurum.. Esmer deli kanlı içten yaralı Sevdalanır yeşil gözlü dilbere, Bu sokakta bütün yollar kapalı Sadece açık kalmış bir pencere, Esmer deli kanlı içten yaralı.. Titrer ellerim hep seni görünce, Eririm bakışların arasında Hayallerimde gezersin her gece Sensiz günlerim ayrılık yasında Titrer ellerim hep seni görünce.. Gelinlik içinde nereye böyle?!!! Yağmur bulutu rahmetten yoksun mu?! Bir çiçek baharda solar mı öyle? Gidiyorsun ağlamamak olur mu? Gelinlik içinde nereye böyle?!!! Üstü örtülü bütün anıların, Yüreğim yüreğim acı içinde Kim bilir öleceğim belki yarın, Bir yüreğim var, o da kan içinde Üstü örtülü bütün anıların.. Nergisler soluk, kuşlarsa ötmüyor, Yeni bir ölü mü var bu mezarda? Yüzümüze “gül”ler neden gülmüyor? Bir yas var ama, sadece burada Nergisler soluk, kuşlarsa ötmüyor.. Denizde dalga, hiç geçit vermiyor, Her günün bende bir hatırası var, Kalan gün, geçen gün say hiç bitmiyor, Bu yollar çok uzun, bu yollar çok dar, Denizde dalga, hiç geçit vermiyor.. Üşüyorum bu karanlık sokakta.. Güneş buraya hiç doğmayacakmış, Yalnızca ben değil, herkes ayakta Parlak bir “yıldız” gökten kayacakmış, Üşüyorum bu karanlık sokakta.. Zeminde “yılan” var, havada “baykuş”! Bu dünyada hayat kocaman yalan, İnmekle çıkmakla bitmiyor yokuş, Kapılıp gidiyor dünyaya dalan, Zeminde “yılan” var, havada “baykuş” <a href="http://kazancortakligi.hemalhemsat.com" target="_blank">Kazanç Ortaklığı</a> Çile Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birden bire dam. Gök devrildi, künde üstüne künde... Pencereye koştum: Kızıl kıyamet! Dediklerin cıktı ihtiyar bacı! Sonsuzluk elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun. Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum değdi burnuna (yok)un. Kustum, öz ağzımdan kafatasımı. Bir bardak su gibi çalkandı dünya; Söndü istikamet, yıkıldı bosluk, Al sana hakikat , al sana rüya! İşte akıllılık , işte sarhoşluk! Ensemin örsünde bir demir balyoz Kapandım yatağa son çare diye. Bir kanlı şafakta , bana çil horoz Yepyeni bir dünya etti hediye. Bu nasıl bir dünya hikayesi zor; Mekânı bir satıh, zamanı vehim. Bütün bir kainat muşamba dekor, Bütün bir insanlık yalana teslim. Nesin sen , hakikat olsanda cekil! Yetiş körlük , yetiş takma gözde cam! Otursun yerine , bende her şekil; Vatanım, sevgilim , dostum ve hocam! |
Sen Bensiz artık ne sen bensiz, nede sen bensiz. belki çok uzaklarda ama unutma ki hissettiğimizden daha da yakınız....! |
mektup... sessizliğindi duymayı özlediğim söylediklerinse sayfada gül kokusu bir tutam... senden sonra... bozkır yüzdü sesimin kızıl sularında pul pul döküldü yürek adımlarım takıldı yolun sonrasına öncesinde kaldı ayak izlerim saklanıp dışımın kimsesizliğine içimden öldüm buğulu ateşiyle el salladı güneş düşecekken gecenin siyah cümlesine ıslığın çıka geldi köşe başından kanat vurup bahçemize kağıt sardunyalar büyüttüm kimdin... bir selvi dalına takılıydı aklım sonlar biriktirmiştim rüzgarın yıkıntılarında her gün batımı kopardı ruhumdan çareleri ansızın... gülen yaprağı düştü takvimin kasım yirmi gelişindendir yaşamın bu mezarlıktaki zaferi ve biz... aynı cümlede iki ayrı anlamdık belki iki ayrı cümlede aynı anlam ayrılıklarımız kadar kavuştuk ne zaman soğuk esse yüreğin penceresinden gülüşün örttü üstümüzü içeride kaldı dört mevsim dil kemiğe dayandı bir neden bulup sustuk... şimdi... düşün beni düşlerin mavi aktığı yerde bir şarkı söyleyecektim söylüyorsun dinle... |
Çırılçıplak Küstahlığımı nezaketim götürdü Sadece kendime bakakaldım. Kararsızlık bir an sürdü Gizlenen insanların ortasında ben kaldım, Çırılçıplak Selamımı tanıdıklar götürdü. Saygı bekleyince alçaldım. Kararsızlık bir an sürdü Kendini beğenmişler ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Ağlamayı ölenler götürdü. kendimi ölmez sanınca ufaldım, kararsızlık bir an sürdü. Ölülerle dirilerin arasında bir ben kaldım, Çırılçıplak. Sonsuzluğu ufuklar götürdü. Yarattığım dünyaların içinde daraldım. Kararsızlık bir an sürdü Başlangıç ile bitiş ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Aydınlığı bulutlar götürdü, Yıldızlara doğru yol aldım. Kararsızlık bir an sürdü. Varanlar ile duranlar arasında ben kaldım, Çırılçıplak. |
Canımın cananı kederliyim bugün Canımın cananı kederliyim bugün Sitemle ah edip hıçkırıyorum Sen geçerken salınarak kapımdan Aşkınla kahrolup ben ölüyorum Kalpsizmişsin benziyorsun zalime Bir kerecik acımadın halime Nedir tanrım nedir benim günahım Ağladım sızladım bitmedi ahım |
| Saat: 21:05 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık