![]() |
Çile ve Sevda gözümde yüzünün aksini gözle gözle de aşkına dalıver gitsin ateşler içinde kavrulan közle kalbimi koynuna alıver gitsin başcağzım izinde bulurken rahat kaybolur sözünde, inleyen hayat bir sevda masalı uydur da anlat anlat da hayale salıver gitsin alamam yüreğim sevdaya tutuk azattan istisna zindanda buruk elini dokundur, bak nasıl soğuk istersen meçhule çalıver gitsin |
Bir Işık Bir Damla Okudum destanını yudum yudum Ebem kuşağının yedi renginde Yetmişbin diyarda dökülen gözyaşları Ulaştı kıyılarına kalbimin Dönüşlere kapattım düşlerimi Mesafeler kahredici Kalemler sürgün Nağmelerin boynu bükük Nağme-zenler renksiz Türküler anlamsız şiirler durgun Dön dön artık Bir güneş gibi doğ Ayaz gecelerime Dillenen sevda sözlerinde Necm-i dırahşan gözlerinde Buz tutan gönlüme Bir ışık Bir kor Bir köz Bir damla Bir damla gibi sız Ümitvarım hala Sevda yağmurlarında Doyasıya ıslanmaya Islanmaya |
Çağırma Beni Sessizce de olsa çağırma beni Kulağım keskindir duyabilirim Şakadan da olsa gel deme emi Deliyim, şeytana uyabilirim. Benim gönlümü hapsetme kafese Kulak kabarttım en küçük bir sese Yaralı bir kuşum dinlemem ökse Elimle, canıma kıyabilirim. Selam olsun dağda gezen efeye Hastayım Şiire şarkıya neye Mecnunla kendimi aynı kefeye Koymadım amma koyabilirim. |
Sen Bensiz Ne Yaparsın Ellerini kim tutacak öyle güzelim, Gözlerinden kim acaba kim ilham alacak? Bakışlarını kim zihnine çiviyle kazıyacak? Sen bensiz ne yaparsın küçüğüm? Sana ruhundan ruh verebilecek mi o kişi, Benim gibi şiir yazar mı dersin durmadan? Sever mi seni söyle benim gibi, "adam gibi" Peki sen bensiz ne yaparsın küçüğüm? Aşkı bilecek mi? İçindeki sesi duyabilecek mi? Ben etkileyemedim, o seni etkileyebilecek mi? Uçuracak mı seni bulutlara? Taşıyabilecek mi seni? Peki sen bensiz ne yaparsın küçüğüm? |
Sevda Nedir Bilirmisin Sevda nedir bilir misin, Yakar bağrını yavaş yavaş, Uğrunda yanar erirsin, Tüter ömründe yavaş yavaş. Seversin bir gönüle konarsın, Uğrunda heba olup yanarsın, Seni sevdiğini sanarsın, Bitirir ömrünü yavaş yavaş. Gün olur yolunu gurbete düşürür, Aklını alır, dağları aşırır, Yakar bedenini, yüreğini pişirir, Götürür ömrünü yavaş yavaş. Bir zaman aşık olup ben de sevmiştim, Sanki dünyayı toz pembe görmüştüm, Zannettim cennetin bağına girmiştim, Öldürdü sevda beni yavaş yavaş. |
Çarem Kalmadı Seni ilk gördüğüm an, O çocuksu gülüşünle O tarifsiz bakışınla Taht kurmuştun kalbime. Bir ömür yaşadık sanki seninle Kırlarda koşuştuk Çiçekler içinde koklaştık El ele, diz dize, göz gözeydik Ne oldu, Nasıl oldu, Unuttun o günlerimizi Çalıverdin tahtını kalbimden Hayalini bıraktın geride Sen vermiştin oysa Gerek yoktu, Çalmana, apansız yitip gitmene Her an düşlerimde Bana delisin deyişin, Attığın kahkahalar. Dayanamıyorum artık Olmuyor Taşıyamıyorum bu hüznü Çekemiyorum hasretini Gelmeyeceğini bilsem de Artık yaşamak haram Ayrılıyorum bu sensiz dünyadan Elveda… |
Sen Bilir misin Bitmez gecelerin sessizliğin de Bu sevda çayımın demsizliğin de Buz gibi odamda sensizliğim de Neler çektiğimi sen bilir misin? Eyvallah demeden çekip giderken Zamana bakmadan geç ya da erken Bütün resimleri tek tek öperken Yaşlar döktüğümü sen bilir misin? Her neyi yaptıysam döndü direkten Elene elene geçtim elekten Bir defa da olsa bir gün yürekten Sensiz güldüğümü sen bilir misin? Hayatın tadı yok soluk alsam da Yokluğun yakıyor kalbim isyan da Her nere gitsem de kime baksam da Seni gördüğümü sen bilir misin? Hasret ateşiyle yandıkça hele Bir bir umutlarım gittikçe sele Düşündükçe seni elle el ele Kaç kez öldüğümü sen bilir misin? |
Çay Canlanan tabiatın Sabahında...ruhum Günesin doğuşuyla İçtiğim bir yudum Huzurumsun sen dunyamı ısıtan güne bir tebessüm Hayatıma renk katan... Bir lokma ekmeği gibi Biçare muhtaçların Biçare gönüllerinde... Katığımsın sen Karanlığa inat muhabbetlerin Sessiz saniyelerinde |
Sen Bilmedin Leyla’dan yoksun bir çöl vahasında Akıttım gözümde biriken sen kırıntılarını Ve onlarla yıkadım ruhumun günahkarlığını Sonra kan buğulu yüreğimle yağdım ansızın toprağına Toprak seni yeşertti,seni büyüttü sen bilmedin Henüz kar yağmamışken kentin kirli sokaklarına Zindan zifirisi gözlerin yağdırdı üzerime bir kar beyazı ızdırabı Ay geceye sevdalı sürüklenirken peşinden sonsuza Senin için ödünç almıştım semanın bütün yıldızlarını Karanlığın çıldırtan yalnızlığında,seni sordum seni haykırdım aleme Ama sen duymadın, sen bilmedin Ve sen bilmedin bu katil şiirlerin sana yazıldığını Uçsuz bucaksız yangınlara üfrülen soğuk bir rüzgarın sen olduğunu Bilmedin turnaların kanadında hep seni, hep seni taşıdığını Ateşin senin için yakıldığını,çarmıhın senin için gerildiğini Yusuf’un atıldığı kuyunun sen olduğunu Sen bilmedin, sen bilemedin |
Deli ayrılık her ayrılık yeni bir ölümün başi olur kırmızı bulutlarin, kan rengi yaşı olur kararır gecelerde renklerin her çeşidi zümrüt, mücevher bile kaldırım taşı olur tozlarını üflersin yıllanmış resimlerin pozlar aynı olsa da, unutmuşsun, kimlerin yabancı bakışları mıhlanırken ruhuna bir örtü gibi düşer hasılatı günlerin asırları deviren türkü gibidir sevda gömülür derinlere, filizlenir baharda gizlice süzülür de şahdamarından içe bahane bir şiirdir, ya da benzeri seda doruklaşır sesinin hafif kırılgan tonu ezberindedir artık bu filmin hazin sonu yine de bir umutla yapışırsın ekrana yalnızlığı ararsın, yalnızlığı... ve onu buğulanır gözünde yaşanan her hareket bırak dersin içinden, sırası geldi terk et unutmayı dilersin aldığın her nefeste biraz daha eksilir, topladığın cesaret ismi gelir dolaşır diline durduk yerde boşalır dimağindan sözleri perde perde sitem dalgalarıyla bezenir özlemlerin ve düşer kanatların boşluğa, bu sefer de kapatırsın albümü, yorgunluk dibe vurur ölüm eski dost gibi başucuna kurulur dertleşirsin kendinle, akıl hastası gibi zaten bütün aşıklar, birazcık deli olur |
| Saat: 21:05 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık