![]() |
Aşk; Koskocaman bir yalan Bazen, çöllere düşüren, bazen de dağları deldiren Kavuşmasız kuruyan ırmaklarda yüzdüren Aynada yaşlanan yüzünü seyreden Koskocaman bir yalan dünyada gülümseten Aşk; Koskocaman bir yalan Boran kuşunun gözündeki üç damla yaşı akıtan Dümeni olmayan bir geminin kaptanlığını yaptıran Elimdeki kadehin içine bir parça kan damlatan Ve o kadehte yüzmesini bilmeyeni yüzdüren Aşk; Koskocaman bir yalan Neden diye her sorulan soruya yanış cevap veren Resimdeki görüntünle hayallere daldıran Bir parça umut isteyen Aşk; ne sensiz olur ne de senle dedirten |
Sen Bilmezsin İsyankar mevzileri kolluyor gece Ahengi sönüyor sımsıcak kelimelerin Biraz olsun ısınmak için Titrek bir muma sarılıyor karanlık Sarı bir hüzün damlıyor sessizce Eğreti çığlıklar tırmalıyor heceleri Peşi sıra diziliyor aç köpekler Dört bir yanı kuşatılmış mısraların Katline ferman eylemişler Sayfa sayfa vuruyorlar şiirleri Sen bilmezsin bu kördüğümü Bu rezil savaş,bu yaprak dökümü Bölük bölük hayaller,tabur tabur sevgiler Bu zindan gecede bekliyorlar ölümü Çağırsan da bütün şairlerini dünyanın Güneşi, ayı, yağmuru ve yıldızları Hiçbir şey eskisi gibi değil artık Eşkali bilinmeyen kediler tutmuş yolları Ardarda yankılanıyor bu sarı sayfalarda Yüreklere düzenlenen intihar saldırıları |
KIZIL BIR GÜLDÜR HAYAT kaçıncı basamağında olursan ol yaşamın karamsarlığa kapılıp…umutsuzluk hırkasını giyme sakın boyun eğme kadere çekiver ipini umutsuzluğun…ilmek ilmek sökülsün taptaze umut çiçekleri ek gönül bahçene…gerisi gelir elbet bir gün yenik düşmez karanlığa aydınlık yumma güneşe gözlerini…acıları gizler karanlık bir merdiven daya gökyüzüne gök kuşağı topla yıldız topla saçlarını tara pırıl pırıl güneşin sitem etme düşlerine yağan kara damla damla erir elbet bir gün susturma yüreğini kalkar her boran her sis…her şey unutulur en umutsuz bir anda yağan yağmur toprakta…capcanlı bir umut olur bir bahar dalının coşkusunu tomur tomur sana da verir elbet bir gün göz yaşıyla dolup taşmaz deniz meraklanma…! uçurtmasını yitiren çocuğun gözyaşları kurur, üzüntüsü durur ararsan ipinden kurtulmuş serseri bir uçurtmanın özgürlük sevinci seni de bulur…bulur elbet bir gün yaprak ödünçtür dallarda önemli olan umuttan yoksun kalıp gözlerde ışığı söndürmemek, direnci yitirmemek dikenli de olsa kızıl bir güldür hayat soldurmadan yaşamak yaşatmak gerek yeşile düşman bir bahçıvana...kendini sevdirmez çiçek yaprak yaprak ölür elbet bir gün yık barikatları erit prangaları halka halka…zaman defterini kapat dört mevsimi var…her daim kış olmaz hayat merhaba deyip yaşama tekrar derin bir soluk al kızıl gülden /acıdan ıstıraptan arıtılmış damla damla sevgiden damıtılmış/ yepyeni bir dünya yarat insan yere çakılı yalnız bir ağaç değildir…tek başına rüzgârı bekleyen karanlıkta el sallayıp, göz kırpma yeni yol ve yüzler dene her acıya ilâçtır sevgi…asla vazgeçme sevmekten sünger çek maziye yak ne varsa kötü gönlünün ocağında geç karşısına sevgi kahvesini, dostluk kahvesini yudumla umudun şefkatli kucağında bırak saçlarını okşasın rüzgâr apak karlar düşsün karanlıklarına her şafakta doğan güneşi karşıla batarken kızıllığını şarap şişelerine doldur yıllansın unut sonbaharı…başka baharlar ara çisil çisil yağmur yağsın hayat harmanına…ağaçlar tomurcuklansın aç yüreğinin kapıların…sen uçur bir kuş da özgürce kanat çırpmanın tadına varsın bahardaki uyanışı gök kuşağındaki gülüşü…zarafetini gülün muhteşem hazzını bir bebeğin omzundaki gamzeden öpüşün lâpa lâpa yağan karın sesini köpük köpük aşkı soluk soluğa çimler üstündeki sevişmeleri düşün sonu ölümcül bir oyun da olsa yaşamak; harikulâde…mavi bir düştür öyle mi ya ölüm öyle mi ya ölüm? / unutma…! umut ekersen gökyüzüne ışıl ışıl göz kırpar yaşam ufuk çizgisinden yeni doğacak her güne / //…hayat gülmeyi bilene güler…sevmeyi bileni sever her şey seninle başlar…seninle biter…// |
Sen Bilmezsin Sen bilemezsin Bilemezsin benim bende olmadığımı Gecelerimin, gündüzlerime karıştığını Güneşimin batıdan doğduğunu, doğudan battığını, Sen bilemezsin Gözlerimin bakıpta görmediğini Görüpte bakmadığını, ellerimin titrediğini Başka el tutmadığını, tutamadığını o günden beri O günden beri başka gül koklamadığımı Sen bilemezsin, lanet olsun sana da, aşkına da Diye bağırarak Terler içinde yatağımdan fırladığımı Unutma, unutma bu kabüsler bir gün Senide bulacak Senide bulacak bana atılan bu tokatlar Sende gidemeyeceksin birlikte gittiğimiz yerlere Yanacaksın, kavrulacaksın, bakıp imreneceksin sevenlere Ne mehtaba çıkacak, ne de yıldızlara bakacaksın Emin ol ki, benden, değil yaptıklarından Sen, aynalarda ki senden bile utanacaksın Nasılsa ben alıştım sensiz yaşamaya Seninle sensiz savaşmaya Masamdaki rakımı hayalinle demleye demleye Resimlerinede bakmıyorum artık Çıkmıyorum perdeleri çekili odamdan dışarıya Gıcık oluyorum ışığa Açılıyorum karanlığımın derinliklerine Kendimi buluyorum kendi kendime Sen bilmezsin Bilemezsin çıkıp gittiğin yüreğimi Karanlığının doldurduğunu Sen bilemezsin beni Yaşarken öldürdüğünü Bilemezsin! |
Kenar Mahelle Duygulari I. Bildigim tüm kelimeleri harcadim. Hep adini yazmak istedi kalemim. Bildigim tüm mevsimleri yaşadim. Hep sonbahara takildi gözlerim. II . Bir gün kalbime uydum düşünemeden. Kendimi kör kuyularda buldum. Bilemedigim kelimeler dogdu içime. Senden bana kaldi bu kelimeler. Bilemedigim mevsimlerde gezindim. Senden bana kaldi bu mevsimler. III . Umutlarimi ektim ufuklara. Gökte sen dogdun ay yerine. Sabah oldu ay kayboldu. Gözlerin sevda oldu umut yerine. IV. Saatlerce Karşimda dur sadece. Ben, gözlerinde dünyayi gezeyim. Maviliklere dalsin bakişlarin. Ben, saçlarina şiirler öreyim. Yagmurlarda islansin ellerin Ben, karşinda aglayayim Saatlerce V. Sen gittiginde loş lambalar yanar. Lambalar altinda bir garip aşik aglar. Yildizlar kaybolur, güneşler dogar. O hala her yerde hep seni arar. VI. Ne yalan söyleyeyim Bir akşam vaktiydi Yagmurda yagiyordu Zaten her yagmur seni hatirlatir Hayalin gezindi damlalarda Ne yalan söyleyeyim Bir akşam vaktiydi Özledim seni VII . Bir gün beni anlarsin. Belki o gün bir sela verilir. Bir GÜL, baharina doyamadan henüz, Acimasiz soguklar vurdu onu, denilir. Bir gün beni anlarsin . VIII . Yine bir yaprak düştü biraz önce Yine aklima sen düştün Ilik bir rüzgar esti. Yapragi aldi uçurdu. Agaç yapragini unuttu. Ama ben seni unutamadim |
Sen Bitirdin Nasıl başlaladı bilemedim, İlk aşkı seninle tatdım İlk acıyı yaşattın İlk aşkımdın benim Senden başkası olmadı Söyleseydin sevdiğini Ucunda ölüm mü vardı Belki ölüm yoktu ama Ayrıldık bak biz sonunda Ben başlattım sen bitirdin Devam edemedik buna Bana aşk yürümez Arkadaş olalım dedin Arkadaşlıkta yetmedi Onu da öyle bitirdin.... |
Islık Çalmak Balıklar için deniz lazım, Sevişmek için işsiz olmak Ve geceleri yatakta Duymamak için tabanların sızısını Zengin olmak lazım. Halbuki ıslık çalmak için Birşey lazım değil. |
Sen Bitiremediğim En Güzel Şiirimsin (Gel Nihayet) Gözlerimle gözlerini okşamak Saçlarında demet demet Sonsuzluğu koklamak Bir ömür yetmez bana inan Aynı yastığa baş koymak Sensizliği sunma bana su diye Ölümüm olur kaşlarını çatman Hıçkıra hıçkıra ağlamasın umudum Gidişinle vurma beni keleş mermisi gibi Gel nihayet baharda beni sevsin Gülüşünle erit buzdan köşklerimi Kuran sesi duyulsun topraklarımda Gönül limanımda sensiz kalmasın sevgim Bakışım hasret kalmasın sana. Gece buz gibi soğuk Üşüyor yüreğim avuçlarımda kuşlar ölür Senin olmadığın yerlerde Öksüz kalışım yalnızlığımın şarkısıdır Duyulmaz mı sana feryadım Kurutmaz mı gözlerini hayalim Düşer gibi karşımda durma Uykusuzluğum sen olmadığın içindir Yaramda kanıyor ellerin sarmıyor. Sen, bitiremediğim en güzel şiirimsin Okumaya hiç doyamadığım türkümsün Bunun içindir vazgeçilmez oluşun Kumlar yürüyüşünü özledi Rüzgarlar nefesini. Ve sen hala yoksun Ben yaralıyım,tutsağım Ama sadece senin mahkumunum. Esaretimsin hadi kır zincirlerimi Hürriyetim sensin unutma beni. |
Soğuk ve Siyah-Beyaz 1. Ve rivayettendir ki Üstü bulutlarla kaplı ormanda Gölgesini araken rastladığı adam kendisiydi Cangılın içinde boğuşup duran kurttan farksız Hantal sesi Ve görüntüsüyle Salyaları uğultusuna karışıp Yalayıp durdu dünyayı... 2. Kıpkırmızı günün içinden çıkıp geldi Rahmine ihanet edip Gün soğuk ve sevimsizken güldü Dişleri yoktu Elleri yoktu Kanı yoktu Ve bir gece ormanda Lastiği patlayıp korkudan uçkuruna sarılan Far ışıklarıyla çöktüğü yerde Ve Kurtların dişlerinde İki satır hayal oldu Uçkuru hala ellerinde... 3. Minare gölgesinden kağıt uçaklar yapıp Zamanın boşluğunda bir mısra gibi sallandıran Savruk Hoyrat ve dişi şair.. Şimdi bit pazarında eski kurtlarla Toplu gösteriler ayında Ekmek arası yaşamının şiirini yazıyor Tanesine Ne verirlerse... 4. Gözlerinin akını Ve çürük yumurta sarısını Kutsal gecede alıyor Ve Götürüyorum onları Çakallar vadisindeki Kör kabileye Ruhunu çamurla sıvazlayıp Oturtuyorlar totemlerinin üstüne Ağızlarında filtresiz bir cigar Bellerinde kafa derileriyle Şarkılarını söylüyorlar Danset ey çamurlu tanrı Gözlerinin akının Ve çürük yumurta sarısının Hakkını ver... |
Mavigece Gece yaşanır gizemli aşklar, Şiirlerle sevişirsin yorgan altlarında, Kaybolur yalnızlık,öpersin kelimeleri Siluetine düşer karanlık, Gün doğmadan,giyersin mavileri |
| Saat: 21:05 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık