MsXLabs
Sayfa 1 / 2

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Spor (https://www.msxlabs.org/forum/spor/)
-   -   Vücut Geliştirme Sporu Nedir? Vücut Geliştirme (https://www.msxlabs.org/forum/spor/2202-vucut-gelistirme-sporu-nedir-vucut-gelistirme.html)

_Yağmur_ 22 Kasım 2005 22:49

Vücut Geliştirme Sporu Nedir? Vücut Geliştirme
 
3 ek

Vücut Geliştirme Nedir?

Alıntıdaki Ek 50302
Vücut geliştirme çok eski zamanlarda bir takım insanların elit olarak yaptığı bir spor iken günümüzde birçok kişinin tercih ettiği spor dalıdır. Vücut geliştirme de amaç insanların kas kütlelerini arttırıp yağ yakımını hızlandırmasıdır. Bunları tek tek uygularken bazı kişiler ikisini birlikte kombine etmektedir. Ek olarak genel sağlık düzeylerini iyileştirmek isteyen kişilerde bu spora yönelmektedir. Ayrıca vücut geliştirme birçok sağlık koşullarına da faydası bulunmaktadır.

Alıntıdaki Ek 50303
Vücut geliştirme Tarihi
Vücut geliştirmenin tarihi, taş ve ağaçtan yapılan ve farhanlar (Nallar) denilen el ağırlıklarını (dumbbell veya dambel diye de kullanılır) kullanan atletlerin bulunduğu 11. yüzyıl Hindistan‘ına kadar geri gitmektedir. Bu dönemde Hintler ilk jimnastik salonlarının bir biçimini de inşa ettiklerine dair kanıtlar bulunmaktadır. Ancak bu dönemdeki vücut geliştirme kasların görünümü değil güç arttırımını sağlamak için uygulanmaktaydı.

Vücut Geliştirme Yöntemleri
Vücut geliştirme yöntemleri konulu bu yazımızda sizlere evde kendi kendinize nasıl vücut geliştirebileceğinizden bahsedeceğiz. Öncelikle vücudumuzdaki kas gruplarını inceleyelim. Vücuttaki kas grupları temel olarak göğüs, kol, karın, sırt ve kanat, omuz, bacak olmaz üzere 6 gruba ayıralım şimdi ise vücut geliştirmede bu kas gruplarını geliştirmeye yönelik hareketlerden bahsedelim.

Göğüs Kası Geliştirme
Göğüs kaslarımızı geliştirmek için yapabileceğimiz en temel hareketlerden bir tanesi şınav egzersizidir. Göğsümüz yere bakacak şekilde ellerimiz omuz genişliği hizasında açık olacak vücudumuzu düz bir şekilde yere uzatarak kollarımız yardımıyla iniş ve kalkış yapmasıdır. Vücut geliştirmede en temel hareketlerden biriside şınav pozisyonudur.

Kol Kası Geliştirme
Kol geliştirmede genellikle ellerimizle ağırlık indirip kaldırmak en temel harekettir. Ancak elimizde ağırlık bulunmadığı zamanlarda vücut ağırlığı ile yapabileceğimiz temel egzersiz hareketi ellerin içe dönük şekilde yapıldığı barfiks’tir. Bu hareketi yaptığımızda biceps adı verilen kolun iç katmanındaki kasın çalışmasına yardımcı olacaktır. Kolun dış kısmındaki triceps isimli kasları çalıştırmak için ise dips adı verilen hareketi yapabilirsiniz. Bu hareket ellerin sandalye gibi bir cisme ters dönüp tutulması ve kollar sayesinde iniş kalkış hareketi yapılmasına denir.

Omuz Kası Geliştirme
Omuz kası en zor geliştirilebilen kastır, vücut geliştirmede en zor olarak kabul edilir. Omuz kasları itiş gücü sayesinde çalışan kaslar olduğu için ağırlık kaldırılması gerekir. Bunun yanında ayakların havada tutulduğu şınav hareketi ile de omuz kası geliştirilebilir.

Sırt Kası Geliştirme
Barfiks hareketi sırt ve kanat kası geliştirmede uygulanabilecek en temel harekettir. Sabit bir demir ya da benzeri bir cisim tutularak vücut yukarıya doğru çekilerek yapılır.

Karın Kası Geliştirme
Karın kası geliştirmek için yapabileceğimiz en temel hareket mekik hareketidir. Mekik hâlihazırda uygulanabilen en temel karın geliştirme egzersizidir.

Bacak Kası Geliştirme
Vücut geliştirmede önemli olan bir bölümde bacak kaslarıdır. Squat isimli dik eğilme hareketi tüm bacak kaslarını geliştirebilen ve bacak kası geliştirmede bilinen en temel harekettir. Ayaklar karşıya dik bir şekilde ve bacaklar omuz genişliğine açılmış bir vaziyette eğilip kalkma hareketidir. Bu egzersizde dikkat edilmesi gereken durum vücudun ileri doğru değil geriye doğru yönelmesi ve dizlerin ayak uçlarından biraz daha ileriye gitmesidir.

Tüm bunları öğrendiğinize göre sizde kendi kendinize vücut geliştirme hareketleri yapabilirsiniz. Peki genel olarak vücut nasıl geliştirilir. Bu soruyu merak ediyorsanız yazımızın devamını okuyabilirsiniz.

Alıntıdaki Ek 50304
Vücut Geliştirme Çalışırken Dikkat Edilecek Bir Takım Hususlar
Kasları yorun. Önceden yorma, büyük kas gruplarını önceden yoracak hareketler yaparak küçük kas grubunu ön plana çıkarmanızı sağlayacaktır. Hareketlerinizi çeşitlendirin. Çeşitlilik, hareketlerin değiştirilerek yapılmasına özen göstermelisiniz.

Vücut Geliştirmenin Faydaları
Vücut geliştirme egzersizleri doğru yapıldığı taktirde sadece vücudunuzu şekillendirmekle kalmaz. Ekstra göreceğimiz faydaları;
  • Kalp-kan dolaşım sistemini düzenleyerek sorunsuz çalışmasını sağlar. Bu sayede kalp hastalıkları riskini azaltmış olur. Kolesterol oranını %5-10 arasında azalttığı kanıtlanmıştır.
  • Kaslarınız gelişir ve yenilenir. Vücudunuz estetik bir şekil kazanır.
  • Vücudun dayanıklılık eşiği artar. (İyi şartlarda yapılan antrenmanlar gücün %150-250 arasında arttığını göstermiştir.)
  • Yüksek kondisyon kazandırır.
  • Göğüs kafesinin genişlemesini sağlayarak vücuttaki solunum kapasitesini arttırır.
  • Genç yaşlarda başlandığında ilerleyen zamanlarda oluşacak kas erimesini büyük ölçüde engellediği görülmüştür.
  • Selüliti yok eder, kilo vermenize yardımcı olur.
  • Duruş bozukluklarını giderir.
  • Yaşamın her alanında ihtiyacımız olan disiplin, hırs, kendine güven ve sabır olgularını kazandırır.
  • Metabolik verimliliği arttırır.
MsXLabs.org
-derlemedir.


kamyon 26 Aralık 2005 21:33

Vücut Geliştirme Sporu
 

Ön Kol ve Bilekler İçin

Dambılları yada barı eline al ama avuç için yere baksın omuz tam sabit,önkol ise dirsek sabit olup dairesel hareket eder yukarı aşağı.bunu yukarı aşağıya artık çalışmana göre 3x10 'la başlayarak hareket ettir.Birde barı eline al ve kolları aşağıya sal.Ayakta omuz ve dirsekler kıpırdamadan 2x15 ile sadece bilekler ile barı kaldır.Bilek için en iyi pratik hareket budur...

KİLO ALMA
Kilo alma çabaları da aynı kilo verme kuralları gibidir. Burada da bilimsel kuralları uygulamak ve kilo vermede olduğu gibi yavaş kilo alınmasını hedeflemek önemlidir.

Araştırmalara göre bir sporcunun kilo kazanması haftada 300-600 gr civarında olmalıdır. Bunun aşağısı veya yukarısı pek iyi sonuçlar vermemektedir. Bunun için temelde, genel olarak günlük enerji gereksinimine ilave edilecek 1000 kalori fazlalık yeterli olacaktır. Egzersiz programlarında çalışma açısından da, her kas grubu için az hareket, az set ve tekrarlar uygulanacaktır. Beslenmeye gereğinden fazla yer vermek ise, gereksiz yağ birikme sorunu yaratacaktır.Burada amaç kat kütlesinin artmasını sağlamaktır. Bu nedenle kilo artışı, uygulanmakta olan sporla birlikte yürütülürse sağlıklı ve verimli olacaktır. Aksi halde fazla kalori alımından dolayı sağlanan kilo artımı yağlanma sorunu yaratacaktır.Kilo verme programlarında olduğu gibi, kilo alma çalışma ve tekniklerinde de önemli olan temel unsur öğün sıklığı ve beslenme maddelerinin çeşididir. Mutlaka iyi bir kahvaltı ile güne başlanmalı ve 3 ana öğün dışında iki kez de ara öğün alınmalıdır. Bu öğünler de genellikle çeşitli besinlerden alınan kaliteli protein ve karbonhidrat içeren yiyeceklerden oluşmalıdır.

Bitkisel proteinlerde, vücut için hayati önemi olan amino asitler bulunmadığından, hayvansal proteinlerce zengin bir beslenme uygulanmalıdır. Ancak maddi sorunlar nedeniyle, hayvansal proteinlere ağırlık verilememesi durumunda, beslenmeyi en azından günde 1 kilo kadar sütle takviye edip, buna 1 yumurta ilavesi ile bu eksiklik giderilebilir. Vejeteryenler'in ise sportif aktiviteleri bu nedenle sorun olabilir. Bunu gidermek için, fındık, ceviz gibi kuru yemişleri, tahıl, baklagiller ve çeşitli kök bitkileri birarada beslenme programlarına alarak, eksik amino asitleri tamamlayıcı bir, çeşitli gıda uygulamasına gidebilirler.

Büyüme çağında spor yapanlarda ise beslenme daha çok önem kazanmaktadır. Aileler genellikle çocuklarının spor yaptığını düşünerek düzgün ve çeşitli besinler içeren sofralar hazırlarlar. Fakat aile yaşantısı düzenli olmayan yetişme çağındaki sporcular tek yönlü dengesiz beslenme alışkanlıkları ile karşı karşıya kalırlar. Örneğin sandviçler, hamburger, lahmacun, tost vb. gibi yiyecekler temel besin haline gelmektedir. Hatta normal aile yaşantısı olanlar dahi bu tür beslenme alışkanlıklarını sürdürmektedirler. Bu durumlarda dahi beslenme mutlaka protein içeren yiyeceklerle takviye edilerek, eğitici ve yöneticilerin de konuyu takip etmek suretiyle, beslenmenin normal hudutlar içine alınmasını sağlamaya çalışarak takip etmesi mümkündür.
Bunların dışında yiyeceklerin mutlaka temiz ve beklememiş olması, vitamin içeriğinin de korunmuş olması çok önemlidir.

KİLO ALMAK İSTEYEN ARKADAŞLAR; kesinlikle protein içeren gıdalar ile karbonhidrat içeren gıdaları aynı anda almak zorundalar,bu sizi yağlı sarkmış bir vücuttan uzak dolgun ve diri görünmenizi sağlar.

KİLO VERMEK İSTEYEN BAY ve BAYAN ARKADAŞLAR ise bunların tam tersini yapmak zorundadırlar bir de spor merkezine gitmenizi tavsiye ederim o zaman yağ ve 19.00 dan sonra yenilen yemekleri keserseniz 1 haftada bayanlar 3.5 beyler ise 5 kilo vermesi mümkün.

VÜCUT GELİŞTİREN ARKADAŞLAR için de kesinlikle tuzdan uzak durmalarını tavsiye ederim yediğiniz bir elmada bile kasların gerilimi için ihtiyaç duyulan tuz miktarı vardır.Fazla tuz vucudun su toplamasına sebep olur.su toplayan vücutta kaslarımızın büyüdüğünü zannederiz oysa kas hiç büyümez.

Bench Press'i Arttirmak Için 20 Tavsiye


1. Omuzlar Arkada:
Halter kaldırırken omuzlarınız geri çekilmiş vaziyette olmalı. Eğer alışık değilseniz ilk başlarda biraz pratik yapmanız gerekebilir. Ayakta dururken ellerinizi duvara yaslayın. Şimdi bir adım geri gidin. Burdan belinizi kırmadan ve ileri yatmadan sadece ellerinizi uzatarak duvara doıkunmaya çalışın.
1. Uzatılmış Omuz
2. Geri Çekilmiş Omuz
Bu uzatılmış pozisyon. Bunu yapmak için deminki hareketin tam tersini yaparak dirsekleri kırmadan kollarınızı çekebildiğiniz kadar geri çekiyorsunuz. Sırtınızın yan taraflarınız kasılacak. Bunu günde 5 dakika yapın ve haftada bir kaç gün yaptıktan sonra hemen yapabilir duruma geleceksiniz. Bu pozisyonda omuzlar halter kaldırmak için en güvenli ve en kuvvetli halde oluyor.

2. Ayaklarınızı Kullanın:
Halter kaldırırken ayaklarınızın yere sıkıca bastığından ve havaya kalkmadığından emin olun. Aynı zamanda harekette etmemeliler. Bu size daha fazla ağırlık kaldırmanızı sağlayacak sabit bir taban görevi yapacak. Halter kaldırırken bütün vücut sabit olmalı ve ayaklarda bunun büyük bir parçası.

Ayrıca halter kaldırırken ayaklarınız ile "iterek" daha fazla ağırlık kaldırabilirsiniz. Bunu normal göğüs rutinlerinizde çalışın ve sonra halterdeki maksimum ağırlığınızı arttırın!

3. Hayal Edin:
Her bir maksimum kaldırış denemesinden önce kendinizi o ağırlığı kaldırırken hayal edin. Biraz pratik gerektiren bir iş ama kendinizi o kiloyu kaldırırken görmelisiniz. Üstünüzde duran barın ağırlığını, halteri kaldırırken kollarınızda ve göğüsünüzde oluşan acıyı "hissetmelisiniz". Barı ellerinizde "hissetmelisiniz"; salondaki sesleri "duymalısınız". Ağırlığı kaldırmadan aklınızda bütün evreleri yapmalısınız. Bu vücudunuzu gelecek ağırlığa hazırlayacak ve bu onun için büyük bir şok olmayacak.

4. Kendinize Yalan Söyleyin:
Bu teknik yalan sölerken insanları çok kolay ikna eden veya iyi yalan
söyleyen ve buna kendilerini inandıran insanlarda çok işe yarıyor. Halterde maksimum kaldırmadan önce, kendinize kaldıracağınız ağırlık hakkında yalan söyleyin.
Diyelim 100 kilo kaldıracaksınız. Kendinize yalan söyleyin ve kendinize bunun hiç bir şey olmadığını ve bunu önceden yaptığınızı söyleyin. Ağırlığında 75 kilo olduğunu varsayın. Bu o ağırlığı kaldırmanıza yardımcı olabilir!

5. Kalçalarınızı Sıkın:

Normal insanlar için bu teknik pek duyulmuş ve düşünülmüş bir şey değil. Vücudunuz en zayıf yeri kadar güçlüdür. Kalçalarınızı sıkarak vücudunuzun ihtiyaç duyduğu sabitliği sağlayıp bütün vücudunuzun gücünü haltere kanalize etmiş oluyorsunuz. Bu yöntemin ne kadar iyi sonuç verdiğini gördüğünüzde şaşıracaksınız.

6. Doğru Tutuşu Bulun:
Halteri nasıl tuttuğunuz hangi bölgelerinizin zayıf veya güçlü olduğu ile ilgilidir. Örnek olarak tricepsleriniz daha güçlü ise halteri daha dar tutmayı deneyin. Eğer tricepsleriniz çok güçlü değilse, halteri daha geniş tutun.
  • Açık Tutuş
  • Yakın tutuş
  • Mükemmel Tutuş
Ama unutmayınki her tutuş şekli ilk başta size değişik ve rahatsız gelebilir. Vücudunuz yeni tutma şeklinize çabuk adapte olur ve eğer sizin için doğru olan tutuşu bulduysanız, daha fazla ağırlık kaldırdığınızı göreceksiniz.

7. Zayıf Bölgelere Yüklenin:
(üst kısım, alt kısım)
Eğer halterde belli bir zayıf bölgeniz varsa, mesela en üst seviyede takılıyor yada kaldırmanın ortasında zorlanıyorsanız, halter kaldırmayı SADECE o bölgeyi çalıştıracak şekilde yapın. Ve unutmayınki omuzlarınız hareketin sonunda daha çok "oyundadırlar" ve tricepslerinizde daha çok hareketin üst kısmında "oyundadırlar". Nerde takılıyorsanız takılın, bir power rackin içine girin ve öyle bir ayarlayın ki hareketin alanı sadece zayıf bölgelerinizi kapsasın.

8. Daha Kalın Bir Bar Kullanın:
Geçici bir süre için daha kalın bir bar kullanmak daha sonra standart boydaki Olimpik bara dönünce onu daha kolay kaldırılabilir gibi gösterir. Bir çok power lifter bu tekniği kullanır. Ama eğer her teçhizatlı bir spor salonu yerine bir fitness center'a gidiyorsanız, daha kalın bir bar bulmak zor olabilir.

9. Psikolojik Engelleri Aşın:
Hepimiz zihnin nasıl çalıştığını biliriz ve halter kaldırmada da aynen geçerlidir. Bir insan bir harekette yıllarca aynı kiloyu kullanabilir, çünkü ona "alışmıştır".Ne zamanki kendilerini daha ağır kaldırmaya ikna ederler ve bunu deneyince genellikle kendilerini şaşırtırlar. Halterde daha ağır kaldıramamanızın sebebi fiziksel bir engelmi yoksa psikolojik bir engelmi? Bu soruyu kendinize sormanız ve dürüst olmanız gerekmektedir.

10. İyice Isındığınıza Emin Olun:
İyice hazırlanmadan halterde bir seferlik max'inizi kaldırmaya çalışmak yapabileceğiniz en büyük hata, aynı zamanda sizi halterdeki hedeflerinizdende uzaklaştırır. Maksimum kaldırış denerken kaslarınız iyice ısınmaış olmalı ama fazla ısınmış olmamalı. Başka bir deyişle kaldırmanızı etkileyecek kadar yorulmamalı ama en üst seviyeye ulaşacak kadar sıcak olmalılar.Bu aynı zamanda sakatlanma riskinide engeller.

11. Piramit Sistemi Uygulayın:
İlk seferde en yüksek ağırlığı denemeniz yanlış. Çok bilindik bir şey olmasına rağmen çoğu insan bu hatayı yapıyor. Diyelimki bir seferde 100 kilo kaldırmak istiyorsunuz. O zaman ilk denemede 100 kilo kaldırmaya çalışmak aptalca. Bunun yerine hafif ısınma kilolarıyla başlayıp gittikçe ağırlaştırarak ağır kilolara gelmelisiniz. Örnek vermek gerekirse, ilk başta 50 kilo ile 6 tekrar(kasları hazırlamak için) sonra 60 kilo ile 5 tekrar, sonra 75 kilo ile 2 tekrar, sonra 90 kilo ile tek kaldırış, en sonda 100 kilo ile tek kaldırış. Ağırlığı tek seferde değil piramit şeklinde yavaş yavaş arttırarak kaldırmaya çalışmalısınız.

12. Ağır setler arasında 3-5 Dakika Dinlenin:
Bütün iyi power lifter'lar bunun önemini bilir. "Maksimum" denediğiniz zaman vücudunuz normal bodybuilding rutini yaparkenki halinizden daha değişik bir eberji sistemi kullanıyor. Vücudun bu ağır setlerden sonra kendini toparlaması ve tekrar ağır kaldırabilmesi için 3-5 dakika arası dinlenme şart.

13. Sıcak Kalın:
Bu 12. tavsiyenin devamı. Setler arasında daha uzun zaman dinleneceğiniz için, bu süre içinde vücudunuzun soğumamasınada ekstra dikkat etmek gerekir. Bütün çalışma boyunca sıcak kalmalısınız. Dinlenirken vücudunuzun soğumasına izin vermeyin. Kapüşonlu sweatshirt ve sweatpants(genellikle sporcular ısınmak için giydiği, bileklerden elastik kaplamalı eşofman) giyin, bacaklarınızın etrafına havlu dolayın, sıcak kalmak için elinizden ne geliyorsa yapın.

14. En Tepeyi Görün:
Halteri yukarı kaldırırken bunu hayal etmek size yardımcı olur. Sıranın
üstünde yatarkenki halinizi veya barın nerede olduğunu düşünmeyin. Tek yapmanız gereken en üst yeri "görmek". Bar en üst seviyeye gelene kadar hiç durmayın. Eğer daha önce koştuysanız yada koşucuysanız, bitiş çizgisine gelmeden yavaşlamayacağınızı bilirsiniz.Bu çok aşikar olmasına rağmen, bu örnek halter kaldırırken bize yardımcı olabilir. Hiç kimse bilinçli olarak barı yavaşlatmaz veya yukarı kaldırırken daha ez afor harcamaz ama zihnin bilinç altı bölümleride vardır.Bu yüzden kendinizi halteri en üst seviyeye kadar çıkarmış halde düşünün.

15. Göğüsünüzü Yukarı Kaldırın:
Bu iki şekilde işe yarar. İlk olarak göğüsünüzü kaldırarak daha avantajlı bir konuma geçiyorsunuz. İkincisi ve daha önemli olanı, power lifter'ların sürekli yaptığı (En iyi Çinliler yapar), göğüsünüzü yukarı kaldırdıkça barı aşağıya indirmeniz gereken mesafeyi kısaltıyorsunuz. Bu sayede aynı ağırlık için daha az güç harcıyorsunuz.

16. Kalçalarınız Sıranın Üstünde Kalsın:
Kalçalarının sıradan kaldıran insanların ne yaptığından emin değilim. Bazı insanlar ayaklarıyla itmek için kalçalarını sıradan kaldırmak zorunda olduklarını söylüyorlar. Bu hem tehlikeli hemde daha az ağırlık kaldırmanıza sebep olur.

17. Halteri İndirmeden Önce Derin Nefes Verin:
Halteri indirmeden önce derin bir nefes alın ve tutun. Bu sayede kuvvet sağlayan daha güçlü bir gövdeniz olacak.Göğüs kaslarınız sabitlenecek ve bu sizi daha ağır kaldırmanıza sebep olacak daha avanta-jlı bir konuma getirecek.

18. Sırtınızı Kullanın:
Bu teknik çok az kullanılır ve genellikle pas geçilir. Sırtınız güçlü bir haltercinin önemli bir parçasıdır. Sırtınızı daha kuvvetli bir hale getirerek halterinizi arttırabilirsiniz. Ayrıca sırtınızı kasarak ve onlarla "iterek" daha ağır kilolar kaldırabilirsiniz.Sırtınız bütün hareket boyunca kasılı olmalı.

19. Yardımcı Kas Gruplarını Çalıştırın:
Halter kaldırırken göğüs dışında kullanılan diğer kaslarıda ihmal etmeyin. Unutmayın bir zincir en zayıf yeri kadar güçlüdür. Eğer omuzlarınız göğüs, triceps yada başka bir kas grubunuza göre zayıfsa, önce o kas grubunun üstüne düşün. Bunu yaptıktan sonra ağırlıklar deli gibi artmaya başlayacaktır.

20. Aşırı Çalışmadan Kaçının:
Aşırı çalışmanın varlığı çok tartışmaya açık bir konu. Aşırı çalışma var ve gelişmenizi engelleyebilir. Aşırı çalışmanın önüne geçmek için daha çok yemek yiyin, daha iyi yiyecekler yiyin ve daha çok dinlenin.


kamyon 4 Mart 2006 20:36



kamyon 23 Mart 2006 23:55

UYARILAR ve TAVSİYELER

  1. Kesinlikle mide antremanı ile bacak antremanı aynı gün çalışılmaz.Çünkü bu,özellikle erkeklerde yumurtalıkları zorlayarak ileride ciddi sorunlar yaşamamıza sebep olur.Bayanlarda ise bu,kendini kasıklar çevresinde şiddetli sancı olarak gösterir
  2. Spora yeni başlayanlar hariç diğer seviyedeki vücut geliştirenler antremanda vücudu yıpratmamak ve enerjilerini sonuna kadar koruyabilmeleri için iki itiş antremanını( göğüs ve omuz antremanı)aynı gün yapmamalarını tavsiye ederim.Aksi taktirde normalden daha az ağırlık kaldırır,yorulur ve antremandan istediğiniz verimi alamazsınız
  3. Her zaman söylediğimiz gibi nefes alma,verme gibi kilit fonksiyonlarını düzenli şekilde uygulamalıyız.Aksi taktirde kalbimiz büyür ve üzerimizde ,antremanda ağırlığın verdiği baskıdan hariç bir baskı oluştuğunu hissederiz
  4. Aynı bölgeyi çalıştıran aynı işlevi gören sadece aralarında açı farkı olan hareketleri yapmamız(örneğin-göğüs antremanında plower ile makina plower veya z barla yaptığımız plowerin) aynı günde yapılması sadece zaman kaybıdır.Ancak bu hareketleri her hafta dönüşümlü yaparsak daha verimli olur
  5. Son olarak kasların çalıştığımız zaman değilde deyim yerindeyse evde tv izlerken yani dinlenme günlerinde büyüdüğünü unutmamak gerekir.


Mystic@L 27 Nisan 2006 17:28

Vücut Geliştirme Sporu
 

Mr. Olympia nin tarihçesine girdimizde aslında müthiş bir rüyanın imparatorluğa dönüşüşüne tanıklık ederiz.Mr. joe weider in öncülüğün de kurulan vücut geliştirme federasyonunun basari öyküsüdür bu.

Dünyada hızlı bir şekilde yayılan fizik güzelliği akimini kökünden yakalayarak bugünkü haline getiren joe weider diğer bilinen unlu ismiyle antrenörler antrenörü lakabıyla ünlenmiş weider bu akimin ve sporun köklenmesi bugünlere gelmesinde onculuk etmekle kalmayıp müthiş bir imparatorluk kurmuştur, Bu imparatorluğun simgesi ise Mr. Olympia dir.

Bütün vücutçuların rüyasını süsleyen bu titre 1965 yılından 2005 yılına kadar sadece 10 şampiyonun sahibi olduğu bir rüyadır.

Yıl içinde yapılan profesyonel yarışlarda dereceye giren yarışmacıların Mr. Olympia için rüya kent Las Vegas da yarışmak için bilet alırlar , genel olarak bu titre için ömürlerini bu spora adamış yarışmacıların birbirleriyle kıyasıya mücadelelerine tanık olan bu yarışma müthiş bir şölen seklinde olur.

Mr. Olympia titresini kazanmak ise bir çok anlama gelir , şöhret , para , reklam teklifleri , ve en önemlisi ise dünyanın en büyük vücutçusu unvanı anlamına gelir.Bu yüzdendir ki bu unvanı alan vücutçular kolay kolay titreyi vermezler üst üste birinciliklerle devam edilir bunun ilk örneğini Arnold dan verebiliriz besi üst üste olmak üzere 6 kez bu titreye sahip olmuştur , bir diğer örnek Lee Haney yedi kez ,Dorian Yates 6 kez ve son şampiyon Ronie Colman 7 kez titrenin sahibi olmuştur.


asla_asla_deme 25 Mayıs 2006 23:38

Vücut Geliştirme
 

Bilimin En Çok Hizmet Ettiği Spordur!


Bilimsel yapıldığı taktirde vücut geliştirme sporunun insan vücuduna olan faydalarısayılamayacak kadar çoktur.

Şöyleki:
Kasları mükemmel seviyede çalıştırarak kuvvetlendirir:geliştirir:yeniler ve vücuda güzelbir estetik kazandırır.
Kalp-kan dolaiımı sistemini optimum seviyede düzenler.Kalbin çok daha sağlıklı şekilde çalışmasına yardımcı olur,bu sayede kalp hastalıklarını önler.Örneğin:Kolesterol oranını %5 ile %10 arasında azalttığı dolayısıyla iyi kolesterol (HDL)oranını yükselttiği kanıtlanmıştır. Vücudun toplam dayanıklılık kapasitesini arttırır ve yüksek bir kondisyon eğrisi kazandırır.

Örneğin,İnsan gücünü %150 ile %250 arasında arttırdığı ispat edilmiştir.Göğüs kafesinin genişlemesini sağlar ve bu sayede vücudun solunum kapasite oranını yükseltir. Vücut hakimiyatini,denge ve konsantrasyonunu arttırır. Gelişme çağında boy uzamasına yardımcı olur.İleri yaşlarda meydana gelen kas erimesini ve bir takım eklem rahatsızlıklarını önler. Metebolizmanın atletik yapılaşmasına yardımcı olur ve vücudun selülit ve kilo verme problemlerini yok ederek estetik açıdan kalıcı ve avantajlar sağlar.

Sakatlıklar süresince küçülen ve güçsüzleşen vücudun bir çok bölgesinin kuvvetlenmesine ve eski sağlığını kazanmasına yardımcı olur. Duruş bozukluklarını ve organizmaya olan negatif etkilerini gideren en uygun spordur. Kondisyon ve ağırlık çalışmalarının en önemli bölümünü meydana getirir ve bütün spor branşlarının özel bir branşıdır. Kötü alışkanlıklardan koruyan ve kurtulmayı sağlayan buna karşın metabolizmanın verimliliğini arttıran özel bir spor branşıdır.

Disiplin;hırs;kendine güven,sabır,azim,ruh ve beden hakimiyeti gibi üstün özellikler kazandırır. Vücut Geliştirme sporunun ,bilimsel yapıldığı taktirde şu hastalıkları önlediği kabul edilmiştir.
  • PSİKOLOJİK STRES-ZİHİNSEL VE RUHSAL BOZUKLUKLAR
  • KISMİ İKTİDARSIZLIK
  • KANSER VE ŞEKER HASTALIĞI
  • EKLEM İLTİHABI
  • OSTEOPORESES-KEMİK ERİMESİ
  • KAN DOLAŞIM SİSTEMİ VE KALP RAHATSIZLIKLARI
  • KAS VE ORGAN ZAYIFLIKLARI
  • DURUŞ VE GÖRÜNTÜ BOZUKLUKLARI


arwen 6 Temmuz 2006 23:40

Vücut Geliştirme


MsXLabs.org

Vücut geliştirme, fitness ve aletli kondisyon programlarını çalışma yaşını kesin bir rakamla sınırlamak gereksizdir. Her yaşın kendisine göre değişik amaçlarla özel bir çalışma türü ve şekli olacağı doğaldır. Ancak çalışmadan beklenen amaç, çalışma kapasitesi, algılama ve birçok husus kişiden kişiye değişiklikler gösterecektir. Önceden spor yapmış olma, kişinin kabiliyeti, o anki sıhhi durumu, fiziksel rehabilitasyon ve sağlığını koruma arzusu, bu tür çalışmaların kişiye göre ayarlanmasında etken olacaktır.
Genel kaide olarak yaşla ilgili olan devreleri:
1) Başlangıç devresi
2) Yüklenme ve orta yaş devresi
3) Yaşlılık devresi olarak, üç devrede inceleyebiliriz.

1) Başlangıç devresi:


Genel kaide olarak gelişmekte olan bir çocuğa 10 yaşını tamamlayıncaya kadar ağırlıklı çalışmalar yaptırılmamalıdır. Sporu sevdirmek için bunu yerine oyunlu, esneklik kazandırıcı ve açıcı egzersizlerden oluşan çalışmalar tercih edilmelidir. 10-13 yaş arasında gelişimi normal devam etmekte olan bir çocuk ağırlıklı ve hafif olarak ön çalaşmalara başlayabilir. Bu yaşlarda yapılacak hazırlık çalışmaları çok faydalı olup, ilerde vücut geliştirme, fitness veya ağırlıklı kondisyon çalışmalarının temelini oluşturarak, daha çabuk gelişmesini sağlayacak, ayrıca spor disiplini ve alışkanlığı kazandıracaktır. Bunun sonucunda da seçeceği herhangi bir spor branşında da akranlarına nazaran daha avantajlı ve hazır olacaktır.

Başlangıç devresi ön çalışmalarında şu hususlara dikkat edilmelidir:
a) Azami kaldırabileceği tahmini güç birikiminin % 40 ağırlığının üstündeki kilolarla çalışmamalıdır.
b) Programa, en fazla her biri ayrı kas grubuna ait olmak üzere, toplam 4-5 hareket almınmalı ve set sayısı iki setten olmak üzere her harekette 6 ila 8 tekrarın üzerine çıkılmamalıdır.
c) Tüm çalışma azami 30 dakikayı geçmemeli ve ağırlıklı çalışmanın öncesi ve sonrasında kültürfizik, zıplama, barfikse asılma gibi esnetme ve gerdirme hareketleri yapılarak, büyüme çağında boyun uzaması, çatının gelişmesi ve kasların yumuşamasına yardımcı olunmalıdır. Açıcı hareketler seçilerek, kemik uçlarına baskı yapan hareketlerden kaçınılmalıdır. Bu kurallara dikkat edilirse, velilerin endişelerine gerek kalmaz ve çocuk daha iyi bir gelişim sağlar.

2) Yüklenme ve orta yaş devresi:


Ön çalışma yapan kişiler ve ön çalışma yapmamış olanlar ise ön çalışma yapmak şartı ile 13 yaşından itibaren hafif programlarla başlayıp yavaş yavaş artan bir tempo ile vücut geliştirme çalışmalarına güvenerek başlayabilirler. En verimli devre 16-22 yaşları arası olmakla beraber, vücut geliştirme sporunun yaşı yoktur denilebilir. Her kim olurs aolsun, kişinin kendisini yorgun hissedip, çalışmaları azaltma ihtiyacını hissedeceği yaşa kadar iddialı çalışmaların sürdürebilirler.

3) Yaşlılık devresi:


Bu devreyi de yaşla sınırlamak gereksizdir. Çünkü belirli yaşlardan itibaren kas zayıflığını gidermek, eklem yerlerini ve bağ dokuyu güçlendirdirmek, yağlamayı önlemek, form kazanmak ve rehabilitasyon yapmak düşüncesiyle egzersiz yapmaya başlayan insanların sayısı gittikçe artmakta ve temelde sağlıklı yaşam amacı güdülmektedir. Bu nedenle yaş sınırlaması değil egzersiz ve yükleme yoğunluğunu ayarlamak söz konusu olmaktadır. Buna göre 40’lı yaşlarda biraz daha dikkatli ve kontrollü, 50’li yaşlarda ise daha çok hafifletilmiş egzersiz programları ile çalışmalarınız devam ettirilebilir. Bu verdiğimiz programları, gerek set gerekse kullanılan kiloları azaltmak suretiyle her zaman uygulayabilirsiniz. Yarışmacı olnanın dışında da sağlık için kilo almama ve deformasyonu önleme gibi faktörler göz önüne alınarak bu tür güvenilir ve bilimsel çalışma programları yaşam boyu mutlaka yapılmalıdır. Yapılan bilimsel araştırmalara göre de vücut geliştirme ve fitness çalışmaları belirli ölçülerde bilhassa ileri yaşlarda, doktorlar ve uzmanlar tarafından yapıhması önerilen aktivitelerdir.

Yaşlılık devresi, bünyenin vücut geliştirmeden ve fitness’den destek göreceği en önemli devre olup, bitiş yaşı da yoktur. Bu çalışmalar size bambaşka bir vücut ve sağlık kazandıracak ve sınırsız bir yaşam zevki vereektir.

İleri yaş devresinde, hem vücut geliştirme ve fitness, hem de kondisyon kazanma
çalışmalarında, spor biyolojisi açısından dikkat edilmese gereken ana hatlar:
Hepimizin bildiği üzere, dünyamızda sanayileşmiş toplumlarda yaş ortalaması hızla artış göstermektedir. Buna Avrupa’dan bir örnek verirsek; 1871 yılında Almanya’da yaşama ortalaması 35 civarında iken, bugün tıbbın ilerlemesiyle bu sınır 74’e çıkmıştır. Bu durumun degişmesi ile vücut geliştirme ve fitness branşının da çehresi değişmiş ve gittikçe artan bir sayı ile orta ve orta yaş üstündeki insanlar, bu çalışmalara ilgi göstermeye başlamışlardır.

İhtiyarlık kavramı


“Yaşlı” kavramı için sabit bir tanımlama yoktur. Ancak yaşlanma ile ilgili bilimsel veriler vardır. İnsan yaşlanmaya doğumdan itibaren başlar. Burada ayrılması gereken iki unsur vardır. Biyolojik ve kronolojik yaşlanma. Kronoljik yaşlanma doğum tarihine bağlı olarak değerlendirilen yaşlanmadır. “İnsan hissettiği yaştadır” deyimi çok doğrudur ve burada anlam kazanmaktadır.

Yaşlılıkta fitness gerekliliği


Doğal olarak orta yaştan itibaren vücudun hareketliliği ve gücünüzde azalma olur. Bu yaşlarda çeşitli hastalıklar ortaya çıkar. Örneğin: sırt problemleri, eklem ve kas rahatsızlıkları ve birçok hareketi kısıtlayan rahatsızlıklar en çok görülen durumlardır. Özellikle 45-50 yaşlarından sonra kalp ve dolaşım hastalıkları, genellikle sanayi toplumlarında ölüme neden olmaktadır. Buna bağlı olarak erkeklerde enfarktüs bir numaralı ölüm nedeni olarak ortaya çıkmaktadır.


Mystic@L 9 Temmuz 2006 23:27

VÜCUT GELİŞTİRME KURALLARI



1- Butun genel kurallar burasi icinde gecerlidir.

2- Eger saglikla ilgili bir yazi eklemek isterseniz kaynak gosterilmesi zorunludur (Doktor uyelerimiz icin boyle bir zorunluluk yoktur). Kaynak gosterilmeden yazilan , kulaktan dolma bilgilerle buraya aktarilan tum yazilar hicbir uyari yapilmaksizin silinecektir.

3- Hicbir sekilde yetkisi olmayan kimse ilac ve tedavi tavsiyesi yapmayacaktir.

4- Hastaliklar herkesin basina gelebilecek bir olaydir , lutfen hastalikla ilgili acilan konularda alayci, kucuk dusurucu cevaplar ve gondermeler yapmayiniz. Unutmayin bir gun sizinde basiniza gelebilir.

5- Buradan alacaginiz bilgiler sadece tavsiye niteliginde olup , bu bilgiler isiginda mutlaka bir hastaneye veya kendi ozel doktorunuza basvurunuz.

6- Bu bolumde verilen oneri ve bilgiler , sadece tavsiye niteliginde olup , Doktora basvurmadiginiz takdirde olusan problemlerden , ForumTA forum ve bolum doktorlari sorumlu degildir.

7- Bu bolume soru yollayan ve cevaplayan herkes bu kurallari okumus ve kabul etmis sayilmaktadir.


kamyon 10 Temmuz 2006 00:40

ÇOĞUNLUKLA YANLIŞ YAPTIĞIMIZ EGZERSİZLER


MsXLabs.org

1.BARBELL BİCEPS CURL:

Bu hareket bir çok kişi tarafından yapılmakta ve yanlış bir şekilde yapılmakta.Bu egzersizi yanlış şekilde yaptığımızda bicepsleri ağırlık üzerinden çekiyoruz ve vücudumuzun diğer bölgelerinden yardım alarak çekişi gerçekleştiriyoruz .Bu ideal değildir çünkü bicepsleri büyütebilmek için yapmamız gereken hareket sırasında direkt o bölgeye vuracak şekilde mümkün olduğunca zorlayarak yapabiliriz .Bu hareket sırasında sık olarak yapılan hata vücudu hareket ettirmek ve ağırlığı kaldırırken momentumdan(hız) yardım almaktır.

Barbell bicep curl hareketini doğru yapabilmemiz için omuzları geri çekmeliyiz ,dirsekler kenarda sıkı bir şekilde durmalı ve sadece bicepsleri kullanarak ağırlığı kaldırmalıyız.Bir kere dirseklerinizi vücudunuzdan ayırdığınızda bicepsleriniz için kaldırdığınız yükün açısını değiştirmiş olursunuz ve en önemlisi kaldırış sırasında vücudunuzun sallanmasına neden olursunuz .

Eğer ağırlığı sallandırırsanız bicepslerle ağırlığı çekmek yerine o sallanmanın verdiği momentumla ağırlığı kaldırıyorsunuzdur.Bunu doğrulamak için hafif ağırlıkla çalışın .Ağırlığı kolay bir şekilde yavaşça yukarı kaldırırsınız ve yavaş bir şekilde geri çekebilirsiniz .Hareket sırasında artık ağırlığı kaldımakta zorlandığınız noktaya geldiğinizde düzgün bir şekilde ağırlığı kaldırmanın ne kadar zor olacağını göreceksiniz .

Hatırlayalım , dirsekler kenarlarda duracak,dirseklerimizi kilitlersek onları hareket ettirmemiz daha zor olacaktır .Bu sorunu çözmenin kolay bir yolu da preacher curl hareketidir .Bu hareket sırasında kandırma(cheating) olasılığı daha düşüktür .

2-TRİCEPS PUSHDOWN :

Biceps curl’e benzer şekilde bu harekette de başarıyı sağlayan faktör dirseklerde saklıdır.Önceki egzersizde olduğu gibi dirsekleri kenarlarda kilitliyoruz ve tricepslerimizi kullanarak ağırlığı aşağıya indiriyoruz.Kollarımızı geriyoruz ve sıkıştırıyoruz daha sonra ağırlığı geriye doğru veriyoruz ve önkollarımız yere paralel hale geldiğinde duruyoruz.

Bu nokta önemli eğer kollarınızı yerden paralel olacak şekilden daha yüksekte tutuyorsak ağırlığı geriye doğru ittirirken momentumdan faydalanırız.Ek olarak ağırlığı daha yükseğe kaldırırsak tricepsler üzerindeki basıncı almış oluruz ve ağırlığı geri ittirmek için kanatlardan faydalanmış oluruz.

Hedef kasa sabit basınç istiyoruz .Bazı insanlar kabloyu en tepe noktasına kadar kaldırıyor .Bu şekilde hareket daha çok lateral pull down hareketine benziyor ve indiriş sırasında yarı noktaya geldiğinde(ön kolların yere paralel olduğu nokta) tricepslerini kullanmaya başlıyorlar . .Burada önemli husus yaptığımız hareketin hangi vücut noktasına vurmasını istediğimizdir .

3-DEADLİFT:

Bu hareket sırasında yapılan en büyük yanlışlık başı yukarıda tutmamaktır .Bazı insanlar hareket sırasında sadece yere bakıyorlar ,hiç önlerine bakmıyorlar .Hareketi bu şekilde yapanlar arka taraflarını bükme eğilimindedir .Vücudumuzu bu hareket sırasında düz tutmak isteriz ve önümüze bakarsak vücudumuzu düz bir şekilde tutmak daha kolaydır .

4-SQUATS:

Bunu söylemeye pek gerek yok aslında ama bu hareket yapılırken paralel şekilde yapılmalıdır .Aşağı inecek şekilde paralel yapmak daha iyidir .Bu şu anlama gelmektedir squat yaparken aşağı indiğinizde guadricepsler yere paralel olmalıdır .Sadece birkaç inç iniş yaparsanız guadricepsler üzerinde yeterince işgücü toplanmaz .Bu bölge için yeterli büyüme istiyorsak hakiki bir itiş gerçekleştirmeliyiz .

Bazı insanlar hadlerinden fazla ağırlıklarla çalışıyorlar ve barı sadece birkaç inch aşağı ittirerek kendilerini yeterince zorlamıyorlar .Ağırlığı gerekirse azaltın ve hareketi düzgün bir şekilde yapmaya çalışın daha sonra hareketi düzgün yaptığınız sürece ağırlığı artırmaya devam edin .

5-SHRUGS:

İnsanların bu hareketi başarısız bir şekilde yaptığına inanmak güç ama olabiliyor .Bu hareketin trapslere vurması için düz bir şekilde yukarı çıkartarak ve indirerek gerçekleştiririz .Bazı insanlar hareket sırasında bir tekerleğin dönmesi gibi omuzlarını sallıyorlar .

YAZAR: DEAN GOUDİE


kamyon 11 Temmuz 2006 02:09

DEFİNASYON ve KÜTLE AMAÇLI YAPILAN EGZERSİZLER


MsXLabs.org

Antrenman sırasında bazı kas gruplarımızı diğerlerine nazaran daha çabuk yormuşuzdur.Buna neden olan bir çok faktör vardır .Yanma faktörünü örnek alalım :Bacaklarımızda bulunan kaslar antrenman sırasında delice yanmaktadır bu yüzden bir çok insan bacaklarını ihmal eder .Görüş netliğide bilinen başka bir faktördür .Geniş bir aynaya bakalım ne görürüz :Bicepslerimize , tricepslere oranla daha fazla ihtimas geçmişizdir ,aynı durum diğer bölgeler içinde söz konusudur sırtın üzerindeki göğüs ,hamstring üzerinde bulunan guadriceps,arka sırtın üzerinde bulunan mide bölgesi içinde aynı durum söz konusudur .Bir çok vücut geliştirmeci aynada direkt olarak gördüğü kasları çalıştırırken daha fazla motive olmaktalar .Bu nedenle vücudun bazı bölgeleri gelişimi geriden takip etmektedir ; fakat bir çok bölgemizin gelişmemesinin en önemli nedeni egzersizlerdeki yanlış seçimden kaynaklanmaktadır .

Eğer çevremizde gördüğümüz iri yarı adamların yaptıkları egzersizleri kendimize temel alırsak mutlak bir şekilde büyümeyeceğizdir . O gördüğümüz kişi bazı zayıf noktalarına yönelik çalışıyor olabilir bu nedenle o gördüğümüz adamın programını taklit etmek sadece belirli bölgelerimizin gelişmesine neden olmakta ,bizim bir bütün olarak ilerlememizi engellemektedir .Bazı egzersizler bizi kütle artışı sağlayacak şekilde bazı egzersizlerde definasyon sağlayacak şekilde vitese takmaktadır ; bu nedenle kişisel hedeflerimizi göz önünde bulunduracak şekilde antrenman programı belirlemeliyiz .Her bir kas grubundan giderek bu kas gruplarından kütle ve definasyon için yapılan temel egzersizleri göreceğiz :

GÖĞÜS

:Göğüs genelde diğer kas gruplarına oranla daha fazla ihtimas çetiğimiz bölgeler arasında yer almaktadır .Bunun bir nedeni de belkide bu bölgenin geliştiğinde daha çabuk farkedilir olmasından kaynaklanmasındandır .

Pektorallerin daima tricepsler ve ön deltoidler tarafından desteklenmesinden ötürü bu bölgeleri destekleyecek egzersizler kütle artışında etkileyici olacaktır .

KÜTLE İÇİN :
1-Ağır Barbell Bench Press
2- Ağır Dumbell Bench Press
3- Ağır Incline Bench Press
DEFİNASYON İÇİN :
1-Düz Bench’te Dumbell Flys : Dış göğüs için ,bu hareket orta ve alt göğüs ile sinerji yaratır
2-Incline Dumbell Fly’s: Dış göğüs için , yukarı bölge ile sinerji sinerji yaratır .
3-Cable Crossovers:İç göğüs için ,açıyı ayarlayarak alt ,orta ve yukarı bölgeleri hedefleyebilirsiniz .

YUKARI VE AŞAĞI SIRT :

Sırtın yukarısı bir çok yönden göğüse benzemektedir , bu bölge bir çok diğer kas grubundan(biceps, traps,ve ark deltoid) yardım alan gövde kaslarındandır ama en önemli farkı bu kas grubu için yapılan güç çalışmalarının göğüs için yapılanlar kadar kolay olmamasıdır .Göğüs için yaptığımız çalışmada yapmamız gereken sadece uzanıp itmek bununla birlikte yukarı sırt için yaptığımız bent-over rows, t-bar rows ve kanatlar için yapılan diğer tüm egzersizlerde ,aşağı sırtımızı bir sabitleyici olarak kullanarak gövdenin düşmesini ve bel kemiğimizin kavislenmesini engelleriz .

Şimdi eğer hareket sırasında sırtımızın arka bölümünü sabitlememiz gerekiyorsa bu bölgemizin güçlü olması gerekir .Ne yazık ki genelde arka sırt bölgemiz en çok ihmal ettiğimiz bölgelerden biri bunun bedelini yukarı sırt ödemekte .Bunun bedelini sadece yukarı sırt değil ,guadricepslerde ödemekte nedeni ağır squatlar yaparken hareket sırasında aşağı sırt bölgesinden büyük bir miktar destek alınmasından kaynaklanıyor . Aranızdan birileri çıkıp bu işin kolay yolu var o da bu bölgeler için yapılan hareketler için makineleri kullanırız diyebilir .SAKIN BUNU YAPMAYIN. Bunu makineleri hiç kullanmayın anlamında söylemiyorum ama bent-over row ve squat gibi hareketler kritik derecede önemlidir ve bu hareketler yapılmalıdır , bu nedenle kendinize büyük bir iyilik yapın ve deadlift ve goodmorning hareketlerini yapmaya başlayın böylece kendinizi hafif çekişlere(row) ve squatlara mahkum etmeyin.Eğer bu hareketleri yapıyorsanız sizin için faydalıdır ve böyle yapmaya devam edin.

YUKARI SIRT KÜTLE İÇİN :
  • 1-Ağır Barbell bent-over row ,
  • 2-Ağır t-bar row
YUKARI SIRT DEFİNASYONİÇİN :
  • 1-Wide Grip Chins –Dış kanat genişliği için
  • 2-Ayrı tutamaçlar ile yapılan seated cable rows –İç taraflar için
  • 3-Tek kol cable-row ya da dumbell-row-Aşağı kanatlar için
AŞAĞI SIRT KÜTLE İÇİN:
1-Ağır deadlift
2-Ağır stiff-legged deadlift
AŞAĞI SIRT DEFİNASYON İÇİN:
1-Good Mornings
2-Hyperextensions

OMUZ VE TRAPSLER:

muzlar göğüsten farklı olarak yanmaya daha elverişlidir .Trapsler omuzla yakından ilişkilidir her omuz hareketinde omuzları desteklemektedir.İkisi de kollarımızı hareket ettirmek için hareket ettirmemiz gereken gruplardır .Bu hemen hemen tüm yukarı vücut hareketlerinde omuzlarımızı ve trapslerimizi belirli derecelerde kullandığımız anlamına gelmektedir.Bençte maksimuma çıkmak istiyorsak yapmamız gereken, bench press hareketinde büyük miktarda etkisi bulunan ön deltoidleri ihmal etmemektir .

DELTOİD KÜTLE İÇİN :
1-Ağır Military Presses ya da ağır push presses
2-Dumbell Presses
DELTOİD DEFİNASYON İÇİN :
1- Front Dumbell ya da plate raises : Ayrılma sağlar ve ön tarafta çizgili bir yapı oluşmasını sağlar.
2-Incline Side Lateral Rise
3- Bent-Over Lateral Rises :Arka omuz için
TRAPEZ KÜTLE İÇİN :
1-Dumbell ya da barbell shrugs
TRAPEZ DEFİNASYON İÇİN :
1-Upright Rows

TRICEPS :

Çoğumuz büyük kollara sahip olmak ister fakat çoğumuz bunun için tricepslerden ziyade bicepslerimize yoğunlaşırız.. Bana güven ‘’Gerçek anlamda büyük tricepslere sahip olmadıkça ,büyük kollara sahip olamazsın.’’ Press hareketlerinde tricepslerde rol alır ,bu nedenle benchte amacımıza ulaşmak için gideceğimiz yolda , dips ve pressdown hareketlerini yapmamızda fayda vardır.

TRICEPS KÜTLE İÇİN :
1-Mümkün olduğunca ağır olacak şekilde Behind the back dips ya da muntazam dips hareketi
2-Close grip bench Press
TRICEPS DEFİNASYON İÇİN :
1-Pressdowns-Genel anlamda definasyon sağlar (Aynı zamanda makul bir kütle artışı sağlar)
2-Lying Triceps Extensions(Skull Crusher)

BICEPS :

Bicepslerimiz diğer kas gruplarına göre daha hızlı yenilenirler .Diğer kas gruplarına göre daha fazla şekil alırlar.

Bicepsler ayrıca en iyi şaşırtma metodlarını uygulayacağımız kas grubudur .Fakat şaşırtma metodlarını uygulamadan önce barbell curl tekniklerini geliştirmemizde, hareketi sıkı ve tam 6-12 arasında değişen tekrarlarla yapmamızda fayda var.

BICEPS KÜTLE İÇİN:
1-Barbell Curls
BICEPS DEFİNASYON İÇİN :
1-Incline Dumbell Curls :Bicepsin tümünde şekillendirici
2-Preacher Curls-Aşağı biceps
3-Concentration Curls:Bicepsleri yükseltmek için

GUADRİCEPS:

Guadricepsler sıkıştırmamız için sadece tek bir temel egzersize ihtiyacı bulunan en basit kas grubudur. Sadece bir tane ve yalnız SQUAD . Başlama seviyesinden müsabaka seviyesine kadar tüm yollarda bacak antrenmanlarımızda squat hareketini definasyon için dahil etmeliyiz.Squat hareketi diğer hareketlere oranla daha fazla GH(Büyüme hormonu) salgılanmasına neden olur ve vücudun geri kalan tüm bölgelerinde güç artışına neden olur.

GUADRİCEPS KÜTLE İÇİN :
1-Ağır Squat
2-Leg Press
GUADRİCEPS DEFİNASYON İÇİN :
1-Guadriceps extension : Dizin içine sokulan kaslar için
2-Lunges :Uylukların içi için
3-Front Squats : Dış Uyluk için

HAMSTRİNGS :

Bacak bicepsleri bir başka sıklıkla ihmal edilen grup içinde yer almaktadır.Eğer spor yapıyorsanız bu bölgenizi ihmal etmeyin çünkü orantısız bacaklara sahip olanlar ,içi dolmuş bacaklara oranla daha kolay sakatlanırlar .

HAMSTRİNGS KÜTLE İÇİN :
1-Lying Leg Curls
HAMSTRİNGS DEFİNASYON İÇİN :
1-Standing Leg Curls
2- Stiff-legged deadlift

CALFLER .

Calfler sıkça büyümesi en zor gözüyle bakılan kaslar olarak görülür.Halbuki bunun basit bir açıklaması vardır :Yetersiz ağırlık.Bir çok vücut geliştirici her bir adım atışımızda calflerin kısaldığının farkında değil.Gün içinde birkaç kez vücudunuzu 1 dakikaya yakın yukarı doğru tutun fark göreceksiniz.

CALF KÜTLE İÇİN :
1-Standing Calf Raises
CALF DEFİNASYON İÇİN :
1-Seated Calf Raises :Aşağı calf!de bulunan kası geliştirmek için
2-Leg Press Calf Raises :Calflerde tamamen gelişim sağlamak için

FOREARMS :

Önkollarda sıklıkla ihmal ettiğimiz bölgeler arasına girmektedir,bu nedenle bu bölgeye önem vermeliyiz.Hemen hemen tüm yukarı vücut hareketlerinde örneğin ağırlığı tutarken ya da itme ve çekmelerde yardımcı olmaktadır .Önkolları geliştirmek sadece birkaç hareket gerektirdiğinden antrenmanları basittir.Güçlü bir kas grubudur ve uygulanan güce karşı dayanıklı olduğundan büyümeye yatkındırlar ayrıca günlük yaşamımızda sürekli olarak önkollarımızı kullanmaktayız.Eğer t-shirt’ün içinde büyük görünmek istiyorsak ve ağır deadliftlerde barı düşürmek istemiyorsak ,önkollarımızı yüksek ağırlıklarla çalışmalıyız .Önkolların kütle ve ya definasyon için özel hareketleri bulunmamakta.

FOREARMS HAREKETLER :
1-Barbell Wrist Curls
2- Behind-the-back wrist curls
3- Reverse curls
4- Reverse wrist curls

ABDOMINALS :

İyi bir mideye sahip olmak çok çok zor bir durumdur .Çocuklardan ev kadınlarına kadar herkes iyi bir karna sahip olmak ister.İyi bir karın bölgesine sahip olmak için geçerli en önemli nedenler sağlıklı olmak ve formda olmaktır.

ABDOMİNAL İÇİN:
1-Crunches
2-Reverse Crunches
KALÇA FLEKSÖR KAS İÇİN:
1-Leg Raises
2-Hanging Knee Raises
OBLİGLER İÇİN :
1-Seated Twists
YAZAN: JOHN GILJUM

UYARI:Hocalarınızdan program isterken sağlık raporu,boy ,kilo...vb bilgilerinizi vermeyi unutmayınız


kamyon 16 Temmuz 2006 00:26

VÜCUT NASIL ENERJİ DEPOLAR?/VÜCUT BU ENERJİYİ NASIL KULLANIR?


MsXLabs.org

Vücut nasıl enerji depolar


Beslenmemizin sağladığı enerji ağırlıklı olarak karbonhidrat ve yağlardan gelir. Bu vücutta gereksinim duyuluncaya kadar depolanır.

Karbonhidratlar, şekerler ya da nişastalar, vücutta glikojen olarak depolanır, bunlar çok sayıda glikoz molekülünün bir araya gelmesinden oluşurlar. Bir kısım glikojen karaciğerde depolanır, bu depolanan glikozdan kan düzeyi glikozu sürekli tamamlanır ve böylece beyin için gerekli olan glikoz desteği sağlanır. Glikojenin arta kalanı, ve çoğunluğu kaslarda depo edilir.

Glikojenle birlikte suda depolanır; bu her bir gram glikojen için üç gram sudur. Sadece bir ya da iki antrenmandan sonra görülen kilo kaybı kullanılan yakıt depolarıyla ter olarak atılmış suyun bileşimidir.

Yağ, adipoz dokuda ve kas hücrelerinde depolanır. Adipoz doku hücreleri basitçe ifade edilirse, yağ alımımızı arttırdığımızda büyüyen azalttığımızda da küçülen yağ depolarıdır. Yağ molekülleri yağ asitleri ve gliserole dönüşmek üzere parçalanırlar. Sonra bunlar da kaslarda kullanılmak üzere kan aracılığıyla taşınırlar.

Ortalama yağsız yetişkin bir erkeğin vücut yağ içeriği yaklaşık %15, kadının ise %25’dir. Elit dayanıklılık koşucularının vücut yağı daha azdır; buna rağmen kaslarında birkaç gün boyunca düşük şiddette bir egzersize yetecek kadar yakıt vardır.

Vücut bu enerjiyi nasıl kullanır?


Koştuğumuzda kaslarımız hızımızla doğru orantılı olarak enerjiyi kullanırlar. Eğer bu enerji kullanıldığı hızla tekrar yerine konulmazsa aynı iş oranını koruyamayız ve yavaşlamak hatta durmak zorunda dahi kalabiliriz.

Egzersiz sırasında çalışan kaslar depolanmış enerjiyi kinetik enerjiye ve ısıya dönüştürürler. Bu kimyasal enerjinin (yakıt) mekanik enerjiye dönüştürüldüğü içyakımlı bir motor gibidir.

Enerji, minyatür güç kaynakları gibi hareket eden kas hücrelerinin, karbonhidrat ve yağ asitlerini oksijenli bir ortamda yakıp, ATP denilen bir biyokimyasal madde üretmesiyle oluşur. ATP denilen bir biyokimyasal madde üretmesiyle oluşur. ATP kasların çalışmasını sağlayan bir maddedir. Bu sürece “aerobik metabolizma” denir çünkü oksijene gereksinim vardır.

ATP oksijensiz 6de üretilebilir, fakat bu durumda yağ değil de karbonhidrat kullanılır. Bu sürece “an aerobik metabolizma” denir.

O zaman vücut bu iki farklı enerji üretim türleri arasında neye göre tercihte bulunur? Bu birçok farklı ve değişken faktörlere bağlıdır.

Yakıt seçimini Etkileyen faktörler


Faktörlerden birisi egzersizin şiddetidir. Birçok sporda egzersizin şiddeti ve böylece enerji gereksinimi farklıdır. Futbol ve tenis gibi oyunlarda kısa süreli yüksek şiddetli dönemlerin yanı sıra düşük şiddetli dönemlerin yanı sıra-düşük şiddetli dönemlerle birlikte, dinlenme dönemleri de olur. Koşu ve bisiklet gibi sporlarda bile enerji ihtiyacı, tempoya rüzgar direncine ve alanın topografyasına göre değişebilir. Enerji talebi değiştikçe, vücudun kullandığı yakıt kaynağı da değişecektir.

Bireylerin egzersiz yapabilme kapasiteleri ve egzersize metabolik olarak verdikleri cevaplar önemli farklılıklar gösterir; Bu da yakıtın nasıl kullanıldığını etkileyecektir.

Çalışan kaslar da yakıt tercihlerinin belirlenmesini etkiler. Bazı kaslar aerobik olarak çalışır bu, yakıt olarak karbonhidrat ya da yağ kullanabilirler anlamına gelir. Diğerleri ise esas olarak anaerobik olarak çalışır, bu noktada sadece karbonhidratları kullanabilirler: Antrenman bunu değiştirebilir. Antrenman, kasların kandan daha fazla oksijen almasını mümkün kılar ve böylece daha fazla aerobik enerji üretebilir.

Oksijen alım düzeyi


Oksijenin vücut tarafından bu şekildeki kullanımı, yakıt kaynağı ve performans etkinliğinin belirlenmesi için anahtar faktördür. Bunun neden böyle olduğunu spor uzmanlarının “VO2 maks” olarak adlandırdıkları bir kavramı açıklarsak anlıyabilirsiniz.

Ne kadar ağır egzersiz yaparsak oksijen alımımızı artırmak içinde o kadar sık nefes alınız –bu da daha fazla aerobik enerjinin üretilmesine izin verir. Fakat oksijen alımımız için bir sınır vardır. Herkesin özel “oksijen alım düzeyi”, ya da “VO2 maks” düzeyi vardır.

Spor bilim adamları “VO2 maks’a önemli bir gösterge olarak bakarlar. Bir koşucunun oksijen alım kapasitesi kişisel VO2 maks’ının bir yüzdesi olarak da ifade edilebilir. Bu rakam %VO2maks olarak adlandırılır ve egzersizin koşucuya göre yoğunluğunu – yani bireysel sınırlarına ne kadar yakın olduğunu yansıtır.

İki kişi aynı hızda koşup aynı miktarda oksijen kullanıyor olabilir, fakat egzersizin şiddetiyle ilgili farklı deneyimleri olacaktır. %VO2 maks’i daha yüksek olan kişi daha fazla stres hissedecektir.

%VO2 kişisel, ya da nispi bir egzersiz şiddetinin tanımıdır. Bu hız ya da katedilen mesafe gibi objektif ölçümlerle karıştırılmamalıdır. Nispi egzersiz şiddetinin tarif edildiği bu metodu, vücudun enerji üretim metodunu değiştirdiği aşamayı belirlemek için kullanabiliriz.
Yakıt kaynaklarını değiştirmek

Şiddeti düşük egzersizlerde vücut aerobik olarak çalışır. VO2 maks’ın “50’sinin altında yağ asıl yakıt kaynağıdır ve toplam enerji üretiminin yarısından çoğunu karşılar.

Başka bir deyişle VO2 maks’ın %50’sinin üstünde bir şiddetle egzersiz yapan kişide yağlar enerji olarak yeterli hızda serbest hale geçemiyebilir.

Yaklaşık VO2 maks’ın %60-65’inde yağ ile karbonhidratın etkisi hemen hemen aynıdır. Bu düzeyin üzerinde yapılan egzersizde karbonhidrat temel yakıt olarak kullanılır ve maksimumuma ulaşılabilirlik esastır.

İlave Enerji


Bir kişi koşu hızını arttırdığında, ya da hızını kesmeden dik bir yokuşu çıkmaya çalıştığında, gerekli olan ilave enerji aerobik metabolizma tarafından karşılanmayabilir. İlave enerji aerobik metabolizma tarafından karşılanmayabilir. İlave enerji bu durumda anaerobik olarak sağlanır, bu da karbonhidratların ilave oksijene gereksinim duymadan daha çabuk parçalanmalarını sağlar. Çok kısa şiddeti yüksek egzersizlerde, örneğin 100m koşularında, neredeyse enerjinin tamamı anaerobik olarak sağlanır.

Antrenman sporcuların daha uzun ve daha yoğun egzersiz yapmalarına olarak tanır. Çok iyi antrenmanlı bir dayanıklılık sporcusu VO2 maks’ın %50 veya 60’ı arasında iyi bir koşu süratini koruyabilir. Bu yüzden yağ depoları daha uzun süre kullanılmaya devam edelebilir ve glikojen depoları çok daha ekonomik olarak kullanılabilir.

Egzersizin süresi yakıt kullanımında diğer bir faktördür. Egzersiz geliştikçe, çalışan kaslardaki glikojen depoları tükenir. Daha sonra koşucu egzersize devam edebilmesine rağmen, enerji üretimi yağ asitlerinden sağlanır, bu durumda sporcu yavaşlamak zorunda kalacaktır.

Vücut kan glikozundan da bir kısım enerjiyi sağlayabilmektedir. Egzersizin sonuna doğru, kan glikozundan sağlanan enerji oluşumu artar. Sporcular VO2maks’ın %60-80’inde 2-3 saat egzersiz yaptıktan sonra veya oyun, spor dalları gibi tekrarlayan yoğun sprintlerden sonra kas glikojen depolarının boşalmaya başlayacağını bilmelidirler.



kamyon 16 Temmuz 2006 23:43

ANTRENMAN,YORULMA ve YENİLENME


MsXLabs.org

Antrenman


Antrenman, yorulma ve rejenerasyon bütünlüğüne değinilmeden önce, farklı terimleri anlamları itibariyle birbirinden açık olarak ayırt edebilmek için bir kavram açıklaması yapılmalıdır. Antrenman yapılanması için birbirinden farklı önemli görevleri yerine getiren “egzersiz” ve “antrenman” kavramları günlük lisanda genellikle eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Holmann, “egzersiz”i “morfolojik değişişikliklere yol açmayan ve performans antrenman değişikliklerine yönelik hareket süreçlerinin sistematik olarak tekrarlanması” şeklinde tanımlamaktadır. Egzersiz, sadece merkezi sinir sistemi ve iskelet kas sistemi arasındaki etkileşimi, yani koordinasyon yeteneğini düzenler. Antrenman, koordinasyon yeteneğini düzenler. Antrenman, koordinasyon düzenlemesi olarak egzersizi de kapsarken, egzersiz ise bunun tam tersine antrenmanı kapsamaz. “Antrenman” ise; “hedeflenmiş eşik üstü kas gerilmelerinin, morfolojik ve fonksiyonel uyum belirtilerine sahip bir performans artışının sağlanması amacıyla sistematik olarak tekrarlanması” şeklinde tanımlanmaktadır. Burada “eşik üstü” sözcüğü, süper kompansasyon etkisini harekete geçiren bireysel uyarım eşiğinin aşılması anlamını taşımaktadır.Bu uyarım eşiği, sporcunun performans durumunun yanı sıra antrenman yoğunluğu, kapsamı ve süresine de bağlıdır. Kendine özgü uyarımlar (kas gerilmeleri” daima kendine özgü uyum belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Uyarım ve uyum arasındaki kendine özgü bu bağlantı, antrenman için önemli bir esas oluşturur. Antrenman, yüklenme yoğunluğu, yüklenme sıklığının artması ile birlikte performans artışı da parabolik bir yükselme gösterir.Ancak, bir sporcunun performans artışı da parabolik bir yükselme gösterir.Ancak, bir sporcunun performans düzeyinin artması aynı zamanda performans artışındaki bir düşüşü de beraberinde getirir. Yüklenme yoğunluğu ve yüklenme süresi arasındaki bağlantı da yoğunluğa ağırlık verilmelidir.Yoğunluk artar ve kapsam daralırsa performans artışı daha fazla olur.Antrenman birçok küçük porsiyona bölündüğü takdirde performans artışı aynı yoğunlukta da sağlanabilecektir (bkz. Bölüm 4).

Yorulma
“Yorgunluk” “Kas gücü gerektiren bir çalışma nedeniyle fonksiyon yetkinliğinde ortaya çıkan tersinilebilir bir azalma” demektir. Kas gücü gerektiren bir çalışma , yorulma durumundan sonra da devam ettirildiği takdirde, “bitkinlik” meydana gelir. Bununla; “yüklenmenin imkan vermeyen aşırı derecede yorulma” kastedilmektedir. Bitkinliğin nedeni enerjinin ve - veya transmitterin tükenmesidir. Lokal yorgunluk ve merkezi yorgunluk birbirinden farklıdır. Kaslardaki katabol metabolizma süreçleri lokal yorgunlukta daha fazladır; bu muskular performans kapasitesinde aşağıdaki entramuskular süreçlerin neden olduğu azalmalara yol açar: -laktik asit artışı ve bu nedenle pH değerinin düşmesi -ısı artışı -iyon dağılımının değişmesi (hücre içi potasyum kaybı) -glikojen azalması -kan şekerinin düşmesi -nabız frekans artışı Aferent sinirler, kas sisteminin durumu hakkında merkezi sinir sistemine sürekli bilgi iletir. Kas sisteminin aşırı asitlenme derecesine bağlı olarak merkezi sinir sisteminden gelen durdurma impulsları en sonunda işin bırakılmasını zorunlu kılarlar. Merkezi yorgunluk durumu çalışmaya ara verilmesine neden olurken, bunun kaynağı lokal yorgunlukta aranmalıdır. Bu mekanizma aynı zamanda, acil durumlar için yedek enerji sağlayan bir korunma önlemidir. Özellikle nabız frekansı, fakat kan basıncı ve solunum da, zorlanma ve bununla birlikte yorgunluk derecesi konusunda –nispeten kolay ölçülebilen- güvenilir göstergeleri sağlayan kriterlerdir. Ancak bunlar rejenerasyon süreçlerinin kavranmaları için yardımcı araç niteliğini taşımazlar.Buna karşın kalp frekansı kan basıncı ile bağlantılı olarak olası bir aşırı antrenman durumu ile ilgili bilgi verebilir. Yüklenmelerin toplamı, organizmanın antrenman ve diğer bozucu etkenler nedeniyle hemostaz durumuna geri dönmeyecek konuma yol açabilecek kadar büyük olması halinde her ikisi de hafif bir artış eğilimi gösterir. Ancak bu değişiklikler diğer nedenlerden de kaynaklanabildiğinden, yüksek kan basıncı ve nabız frekansı teşhisi aşırı antrenman durumunu açıkça tespit edemeyebilir. Yorgunluk durumlarına ilişkin diğer göstergeler çeşitli metabolizma parametreleri verirler. Devamlı yüklenme durumunda kan şekeri düzeyi sürekli olarak düşer ve 30mg/100ml değerlerinin altına inildiğinde de kas sisteminin ve beynin zarar görmesine neden olur. Sürekli aşırı zorlanma durumunda (1-2 saatten daha fazla) örneğin 100 km koşusu gibi uzun süreli bir yüklenmede vücut sürekli olarak karbonhidrat ile beslendiğinden kan şekeri düzeyinde bir düşüş kaydedilmez. Burada kan şekeri düzeyi ancak saatler sonra, rejenerasyon süreçlerinin sonucu olarak bir düşüş gösterir. Üredeki ve aminoasitlerdeki değişiklikler, yorgunluk süreçlerinin biyokimyasal parametreleri olarak belirtilebilir. Yoğun yüklenme ile birlikte üre artarken aminoasitler düşer.Yüksek antrenman yüklenmelerine maruz kalan performans sporcuları, yağlar ve karbonhidratların yanı sıra albüminlerin de sıkça enerji kaynakları olarak kullanmalarından ötürü nadiren normal üre değerleri gösterirler. Ancak yüksek üre değerlerine sahip sporcularda bir taraftan yaralanma sıklığı artarken, diğer taraftan da bir artış durumunda aşırı antrenman durumu veya yetersiz rejenerasyon göstergesi baş gösterir. Bunun yanı sıra kas sisteminin yorulma durumu kas uyarılganlığına işaret eder. Kas uyarılganlığı bir yüklenme sonrası çıkış değerine göre düşüş gösterir. Bu düşüş elektrolit alımı ile sınırlandırılabilir. Ancak, kas sisteminin uyarılganlığı aşırı antrenman durumunda veya diğer dış etkiler nedeniyle da artabilir. Sonuç olarak artan kas tonusu, artmış bir yaralanma elverişliliği tehlikesini de beraberinde getirir. Vejatatif sinir sisteminin fonksiyon durumu sonuçta elektrodermal refleks yardımıyla kontrol edilebilir. Cildin artan iletkenliği sporcunun artan uyarılganlığını gösterir ve bir rejenarasyon yetersizliğine işaret edebilir. Ancak burada doğal hiperreaktif ve hiporeaktif tiplerin de bulunduğu göz önüne alınmalıdır. Yorgunluk durumlarının kavranmasına yönelik tahminlere rağmen, belirtilen parametreler bilimsel açıdan bakıldığında objektif kriterler olarak geçerli değildir; çünkü bunların tümü diğer etkenler tarafından değiştirilebilir. Kalp-kan dolaşımı parametresi çoğunlukla, kan ve üre kimyası ile ilgili parametreleri besin alımı gibi kriterler kantitatif olarak belirlenemezler.

Yorgunlukların dahili nedenleri olarak özetle beş süreç belirlenebilir

-Metabolizma ara ve sonuç ürünlerinin (örneğin laktat) birikmesi -Enerji hazırlayan ve enerji ileten süreçlerin sona ermesi (örneğin hormonlar,glikojen) -Fiziko-kimyasal durumun değişmesi (ince zar, potasyum kaybı) -Düzenleme ve koordinasyon bozukluğu (merkezi sinir sisteminde tutulma) -Asetilkolin birikmesi ve açığa çıkması (transmitterlerin tükenmesi) Dahili yorgunluk nedenlerin dışında, spor uygulamalarındaki gözlemlenebilir çeşitli dış belirtiler yorgunluk durumları ile ilgili önemli bilgiler verirler. Performans kapasitesinin azalması, yavaşlamış veya istikrarsız hareket süreçleri, koordinasyonla ilgili zararlar, uzun tepki ve eksik uyarım.

Rejenerasyon


Rejenaresyon sistemleri – hangi sistemde olursa olsun- daima aynı şemaya göre seyreder.Yüklenme uyarımından hemen sonra başlayan rejenerasyon süreci oldukça yoğun geçer. Genel olarak toplam dinlenmenin üçte birine denk bir süre içerisinde rejenerasyon önlemlerinin yaklaşık üçte ikisinin tamamlandığı söylenebilir. Bu süreç daha sonra yavaşlar ve uygulanan sisteme göre- eksiksiz bir rejenerasyon, saatler ve günler alabilir. Rejenerasyon süreci aktif dinlenme araları ile (hareket, jimnastik, fizik terapi) hızlandırılabilir. Başarılı uyum süreçleri, antrenman yüklenmesinin yoğunluk ve kapsam fonksiyonu olarak süperkompansasyon süreci dikkate alınmak suretiyle bir rejenerasyon meydana getirecek şekilde planlandığı bir antrenman yapılanması gerektirir. Süreleri ilgili her organ sisteminin yorgunluk derecesine bağlı olan bütün rejenerasyon süreçleri bir antrenman uygulamasından hemen sonra başlar.Günümüzde çoğu spor dalında en azından günde bir kez antrenman yapılması gerektiğinden ve bununla birlikte dinlenme süresinin de önemli ve performans sınırlayıcı bir ölçü ifade etmesinden dolayı, antrenman yapılanması için, rejenerasyon mekanizmalarının ve rejenerasyon akselerasyonu imkanlarının bilinmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir.

kaynak: sporbilim.com


kamyon 17 Temmuz 2006 03:27

YAĞ YAKIMI,EKLEMLER ve SIRT

MsXLabs.org

İnsan vücudunun enerji sağlaması için birkaç tane yol izliyor. Bunlardan birincisi karbonhidratları yakmak, diğer ise en büyük enerji depomuz olan yağlar. Günlük yaşantımızda genelde kısa süreli efor sarfettiğimizden ihtiyacımız olan enerjiyi çabuk yakılan karbonhidratlardan alıyoruz. Bu duruma bugünün dünyasında vücudumuz öylesine alışmış durumdaki, yağ yakmak için özel olarak çalışmak gerekiyor. Öte yandan özellikle yağ yakımı son derece sağlıklı. Bilhassa metabolizmadan kaynaklanan hastalıklarda önemli rol oynayan kolesterol dengesi yağ yakımı ile olumlu etkileniyor. yağ yakımı sayesinde „kötü“ kolesterin olan LDL düşerken, „iyi“ kolesterin olan HDL oranı yükseliyor.

Yağ yakımı en iyi uzun süreli ve düşük yoğunluklu „aerobik“ sahadaki çalışma ile sağlanıyor. Dolayısıyla vücudu fazla zorlamadan çalışmayı mümkün kılan bisiklet sporu yağ yakımı için ideal. Özellikle spora yeni başlayanlarda asgarî 20-30 dakikalık, daha iyisi 45 dakika-1saatlik antrenmanlar yağ yakımını başlatmak için uygun. Özellikle fazla kiloya sahip insanlarda koşu sporunun eklemlere yaptığı baskı ve zorlayıcılığı göz önünde bulundurulduğunda bisikletin bu sahada ne kadar olumlu bir spor olduğu bir kere daha anlaşılır.

----- Eklemleri korumak için bisiklet -----

Çeşitli sporlar eklemlere oldukça büyük yük bindirebiliyorlar. Örneğin koşu sporunda pek çok insan dizlerinde ve ayak bileklerinde ağrılardan şikayet ediyor. Dolayısıyla yüksek kilolu grup için eklemleri zorlamayan sporlar önemli. Bu hal eklemlerin dairesel ve ritmik hareket ettikleri ve doğrudan güçle karşılaşmadıkları sporlarda mümkün. Çünkü bu sayede eklemleri koruyan kıkırdak dokusu en iyi şekilde beslenmesini sağlayabiliyor. Bu durum da özellikle vücut ağırlığının %70’inin sele, gidon ve pedallarla taşındığı bisiklette sağlanabiliyor. Buna ek olarak eklemlerin bisiklet sporunda yaptıkları dairesel hareket de kıkırdağa son derece faydalı. Bu sayede enerji ve diğer maddeler zorlanmadan difüzyon aracılığı ile kıkırdağa ulaşabiliyorlar. kıkırdak doğrudan damarlarla beslenmediği için bu şekilde beslenmesinin tek yolu bisiklet sporunda olduğu gibi dairesel hareketler vasıtasıyla. Dolayısıyla bisiklet özellikle belirli bir yaştan sonra eklemlere son derece faydalı.

----Sırtımızı korumak için bisiklet ----

Herşeyden önce bütün sporlarda olduğu gibi kas gelişimi sayesinde bisiklet de ağrıları azaltıcı bir etkiye sahip. Ayrıca kas sisteminin güçlenmesi sayesinde vücudun dengede tutulması da mümkün. Sırt jimnastiği ile beraber bisiklet sırt ağrılarını azaltıcı etki gösteriyor. Bisiklet üzerindeki durusun „sırt dostu“ bir şekilde ayarlanmasının, bacaklara olan açının büyük, yani selenin nispeten öne ve gidonun yukarı tutulması sayesinde sırta faydalı olduğu biliniyor. Ayrıca selenin ucunu bir miktar aşağı eğme sırta binen yükü azaltıyor. Bu esnada kas sistemi hafif gergin tutulması, ki darbeleri emebilsin. Çünkü kas sistemi aslında –bugünün amortisörlü bisikletlerinde de- en önemli süspansiyon öğemiz. Hafif öne eğik bir konumda alt sırt bölgesindeki kasları gererek bunların zaman içinde güçlenmesini ve omurgayı korumalarını sağlamak mümkün. Bunun yanında bacakların sürekli olarak yukarı aşağı çalışmaları sayesinde „segmental dengeleme“ denen olay, yani omurların teker teker dengede durmasını sağlamaya yarıyor. Özellikle bu kas grubu zor çalıştırılan bir grup olduğundan bu tarz pedal çevirirken oluşan yan etkilerle geliştirilmesi mümkün.



kamyon 19 Temmuz 2006 00:26

SPOR YARALANMALARI


MsXLabs.org

Nedeni:
Baldır kasların kramp girmesi yada spazmlara neden olacak derecede aşırı zorlanması.

Önlem:
Beslenme ile uygun Magnezyum alınması sorunlara karşı önlemlerden birisi olcaktır.

Bağ Zedelenmeleri



Nedeni
Eklemi doğal sınırları ötesinde harekete zorlayan herhangi bir kuvvet bağ zedelenmesine yol açabilir.

Özel Belirtiler
Etkilenen eklemde ağrı fonksiyon bozukluğu ve eklem içi kanamaya ve sıvı artışına bağlı olarak şişme.Bu durumlarda yapılacak ilk önlem soğuk (buz)uygulama yapılması.Ayrıca maruz kalmaması için bandajlama. ciddi durumda İlgili bir uzman hekime baş vurunuz. Sakatlığın ciddiyet derecesine bağlı olarak geçici bir süre için sportif aktivitelerden uzak kalınmalı.

Kasık Zorlanması



Nedeni:

Spora katılım öncesi yetersız ısınma ve gerdirme donucu uyluğun iç kısmındaki kas ve tendonların aşırı zorlanması

Özel Bulgular:
Uyluğun üst ve iç kısmında şiddetli gittikce artan ağrı

İlk Uygulamalar:
Etkilenen bölgeye 20 dakkika kadar buz uygulanır ve baskılı bandaj yapılır. Tedavi sonrası 3 gün içinde gerdirme-gevşetme egzersizlerine başlanabilir.Kasık ağrısı için hergün özel kremler uygulanır (eczanelerde bulunur)

Gerdirme-gevşetme egzersizleri ağrısız olarak yapılmaya başlandığında tedricen koşu içeren çalışmalara geçilebilir. Eğer ağrı hisedilirse egzersizlere devam edilmeli ve ara verilmelidir.Ayrıca önlemler için antreman ya da yarışmalar öncesinde uyluk ve kasık bölgesinde kasların uygun bir şekilde ısıtılması ve gerdirme egzersizlerinin yapılması önlem açısından önemlidir.

Diz Eklemleri Kıkırdak Zedelenmeleri


Nedeni:
Yerde sabit ve diz bükülü durumdayken iç ya da dış kuvvetlerin etkisiyle diz ekleminin zorlanması

Özel bulgular:
Dizin bükülme ve dönme hareketlerinde eklem bölgesinde ağrı duyulur.Ağrı nedeniyle dizin tam olarak gerilme pozisyonuna gelmesi hemen hemen imkansız

Yapılacak ilk uygulamalar:
Buz ile soğuk-baskılı bandaj yapılır ayrıca zaman kaybetmeden hekime başvurulmalıdır. Bu tip sakatlıklar genelikle operatör gerektiren durumlardandır.Tedavi sonrası uygun bir şekilde planlanmış kassalekzersiz programıyla dizin kuvvet desteği sağlanmalıdır. Düzenli olarak operasyondan 6 hafta sonra yumuşak bir zeminde hafif koşu antremanlara başlanabilir.

Kas Lifi Kopması (Yırtığı)



Nedeni:
Yetersiz kondüsyonlanma,antreman ve yarışmalar öncesi yetersiz ısınma ve gerdirme harekatleri.

Özel bulgular:
Egzersizlersırasında batıcı ya da kesici tipte ağrı. Genelikle damar dışına kan sızmasına bağlı olarak morarma görülebilir.

İlk uygulamalar:

En az 20 dakkika süreyle buz (soğuk)uygulama.ve 2-3 gün baskılı bandaj ve günde bir kaç kez (eczaneden) alacağınız kremle tedavi uygulanır. Sakatlığın ciddiyetine göre karar verilmek üzere, zedelenmeden 72 saat kadar sonra aktif hareketlere ve gerdirme egzersizlerine başlanabilir.

Egzersiz Sonrası Kas Sertliği,Yorgunluk



Nedeni
Uygun olmayan antrenman rejimi,kasların aşırı kulanımı, bazı minerallerin yetersizliği.

Özel bulgular:
Kısa süreli kas ağrıları ve yorgunluk

Önlem:
Yeterince Magnezyum alımına dikkat edilmeli.Antrenman planlamasında yüklenmelerin tedrici olarak artırılması prensibine dikkatle uyulmalıdır.

Kas Ezilmesi



Nedeni:
Sert bir cisim ya da sakatlanmaya yol açabilecek bir baskının kasta bölgesel olarak bir doku bütünlüğü bozukluğu yaratması.

Özel Bulgular:
Bazı durumlarda damar dışına sıvı sızmasına bağlı olarak morarma görülebilir. Tedavi sonrası ağrının şiddeti azaldığında egzersizlere başlanır.(Basamaklarda inip çıkma veya yüzme gibi).



kamyon 21 Temmuz 2006 12:42


M. pectoralis major: Elin karşı omuza değdirilmesini sağlar. (Sarılma, kucaklama hareketi)
M. serratus anterior: M. trapezius’la beraber kolun 1100’den yukarı kaldırılmasında rol oynar. Tek başına scapulayı dışa çeker.
M. pectoralis minor: Scapulaya protraksiyon ve depresyon hareketini yaptırır.
M. subclavius: Clavicula’yı stabilize eder, axiller damar-sinir paketini (a., a. axillaris) korur.
M. latissimus dorsi: Kola omuz ekleminde en kuvvetli extension, adduksiyon ve iç rotasyon yaptıran kastır.
M. serrutus posterior superior: Kaburgaları kaldırarak inspirasyona destek olur.
M. serratus posterior inferior: Kaburgaları deprese ederek ekspirasyona destek olur.M. levator costarium: Kaburgaları kaldırarak inspirasyona destek olur.
M. deltoideus (orta lifleri): Omuz ekleminde kolun en kuvvetli abdüktörüdür.
M. supraspinatus: Kolun ilk 15o’lik abduksiyonu, yani kolun ilk kalkma hareketini başlatır.
M. teres minor: Kola omuz ekleminde en kuvvetli dış rotasyon yaptıran kastır.
M. subscapularis: Rotatar cuff kaslarından tuberculum minore yapışan tek kastır. (Diğerleri tuberculum major humeride sonlanır.)
M. biceps brachii: Ön kola, dolayısıyla ele en kuvvetli supinasyon yaptırır.
M. brachialis: Ön kolun en kuvvetli fleksör kasıdır.
M. coracobrachialis: Koltuk altına birşey sıkıştırmaya yarar. N. musculocutaneus bu kası deler. Ön kol üzerinde etkisizdir.
M. triceps brachi: Ön kolun en kuvvetli ekstansör kastır.

M. pronator teres: N. medianus ön kola girerken bu kasın iki başı arasından geçer.
M. pronator quadratus: Ön kola pronasyon hareketini başlatan kastır.
M. palmaris longus: Karpal tünelden geçmeyen tek kastır. Aponevrosis palmarise tutunarak sonlanır.
M. flexor digitorum profondus: Epicondilus medialisten başlamaz. Distal falankslar üzerine sadece bu kas etkilidir.
M. brachioradialis: Ön kol arka grup kaslarından olup ve siniri n. radialis olup ön kola fleksiyon yaptıran tek kastır. Ayrıca supinasyondaki kola pronasyon, pronasyondaki kola supinasyon yaptırır.
M. supinator: N. radialis ön kola bu kası delerek girer. Ön kola supinasyon yaptırır.
M. adduktor pollicis: Baş parmak kaslarından olup n. ulnaris tarafından innervasyon sağlanan tek kastır.
M. interossei dorsales: II., III., IV., parmaklara abduksiyon yaptırır.
M. interossei palmares: II., IV., V. parmaklara adduksiyon ve ekstansiyon yaptırır.
M. gluteus maximus: Uyluğun en kuvvetli ekstansör kasıdır. Otururken kalkmada rol oynar.
M. gluteus medius: Uyluğun en kuvvetli abdüktör kasıdır. Sinirinin felcinde Trandelenburg arazı görülür.
M. priformis: Femurun torakanter major’unun en tepesine yapışır.
M. quadratus femoris: Uyluğun dış rotasyon yaptırıp, foramen ischiadicum minor’dan geçerek gluteal bölgeye gelir.
M. iliopsoas: Uyluğun en kuvvetli fleksör kasıdır. Farklı adlarla anılan iki başa sahiptir. (m. iliacus, m. psoas major) Yatar pozisyondan oturur pozisyona geçmede etkilidir.
M. sartorius: Hem uyluğa hemde bacağa fleksiyon yaptırır. Uyluğa dış, bacağa iç rotasyon yaptırır.
M. quadriceps femoris: Dört başlı kastır. İçlerinden M. rectus femoris kası bacağa ekstansiyon ilave olarak uyluğa fleksiyon yaptırır. Bacağın en kuvvetli ve tek ekstensör kasıdır.
M. pectineus: Canalis femoralisin karın bışluğuna bakan anulus femoralisi arkada bu yapı tarafından sınırlandırılır.
M. adduktor magnus: Uyluğun en kuvvetli adduktor kasıdır. Aynı zamanda dış rotasyon yaptıran tek adduktor kastır.


M. tibialis anterior: Ayağın en kuvvetli invertör (supinatör) kasıdır.
M. peroneus tertius: M. extansör digitorum longus’un bir parçasıdır. Bacak ön kompartman kasları arasında yer alıp ayağa dorsifleksiyon yaptırır.
M. peroneus longus: Ayağın en kuvvetli evertör (pronatör) kasıdır. Ayak kubbesinin çökmesini önler.
M. flexor hallucis longus: Bacak arka bölgesi derin kaslarının en büyüğüdür.
M. tibialis posterior: Ayağın medial longitudinal kemerini yukarıdan askıya alır. Ayak kubbesinin çökmesini önler.
M. orbicularis oculi: Göz kapaklarının sfinter kasıdır.
M. corrugator supercili: Kaşları birbirine yaklaştıır. (kaş çatan kas)


M. buccinator: Yanağın esas kasıdır.Üfleme, ıslık çalma, emme gibi fonksiyonlar görür. Ductus parotideus tarafından delinir. “Üfletici kas” da denir.
M. pterygoideus lateralis: Çiğnenme kaslarından çeneyi açan kastır.

M. obliquus inferior: Zinn halkasın’dan başlamayan (lakrimal kemikten başlar) gözü hareket ettiren tek kastır. Göze elevasyon, abduksiyon dışa rotasyon (ekstorsiyon) yaptırır.
M. genioglossus: Dilin “güvenlik kası” olarak bilinir. Dili öne çeker ve aşağıya bastırır.
M. bulbospongiosus: Miksiyonun son bölümünde kasılarak üretra içinde kalan idrarı boşaltır. Vaginusmustan sorumlu esas kastır.
M. ischiocavernosis: Penisin ereksiyon durumunu devam ettirir.
M. levator ani: Pelvis döşemesinin esas kasıdır.
M. cricothyroideus (m. anticus - TENSOR KAS): Plica vocalisi uzatarak daraltan ve plicayı geren tek kastır. Ayrıca n. laryngeus superior’dan innerve olur.
M. cricoarytenoideus posterior (m. posticus - ABDUKTOR KAS): Rima glottisi (mizma aralığı) genişleten tek kastır. Ses yarığını genişletir.
M. aryepiglotticus: M. arytenoideus obliquus’un devamı şeklinde uzanan bu kas gırtlak girişini kapatır.
M. epicranius’un pars frantalisi: Yüzde “hayret ifadesi” uyandıran kas

M. risorius: Gülmede rol aynayan kas (güldürücü kas)
M. trapezius: Sırttaki en yüzeysel kastır. “Barfiks kası” olarak bilinir.
M. stapedius: orta kulakta bulunan ve insan vücudundaki en küçük iskelet kasıdır. N. facialis tarafından inerve edilir., stapes kemikçiğinin aşırı titremesini ve iç kulağın yüksek sesler esnasında zedelenmesini önler. Paralizisinde “hiperakuzi” görülür, stapez kemiği daha labil olur.
M. tensor tympani: Orta kulaktır, n. trigeninusun n. mandibularis dalı tarafından inerve edilir, manibrium mallei’yi mediale çekerek membran tympaniyi gerer.
M. dilalator pupillae: Göze “midriasis” yaptırır. Sempatik inervasyona sahiptir.
M. sphichter pupillae: Göze “myosis” yaptırır.Parasempatik inervasyona sahipir.

M. ciliaris: Akomodasyon kasıdır. Kontrakte olunca suspensor ligamentler gevşer, lens küresel şekline döner, tersi durumda da lens genişler, incelir. Parasempatik inervasyona sahiptir.
Müller Kası: Göz kapağını kaldırır, sempatik inervasyona sahiptir. Göz kapağını kaldıran diğer bir kas olan m. levator palpebrea superior ise 3. kranial sinir tarafından inere edilir.



kamyon 22 Temmuz 2006 23:30

----------AMİNO ASİTLER----------



Amino asitler kimyasal olarak popüler isimlendirilmeleriyle yapı blokları olup,vücutta protein üretirler. Bütün yaşayan canlıların yapılarını oluşturan proteinlerdir. Proteinler,insan vücudunda adale, bağlar, tendonlar, organlar, bezler, tırnaklar, saç, safra ve idrar hariç tüm vücut sıvılarının üretiminden direkt sorumludur. Proteinler kemiklerin büyüme ve gelişmesinde esas rol oynarlar. Enzimler,hormonlar ve genler işlevleri için proteinlere ihtiyaç duyarlar. Bunun neticesinde de protein eksikliği oluşur bu da zamanla daha ciddi bozukluklara yol açar.

Bunların eksiklikleri nasıl oluşur. Yani özetle denilebilir ki amino asitler olmaksızın vitamin ve mineraller vücutta görev yapamazlar. Amino asitlerin serbest formları en saf olan formlarıdır. Serbest formda amino asitler daha hızla absorbe olurlar. Bu beyaz kristalize formdaki amino asitler oda sıcaklığında stabildirler.180°C üzeri sıcaklıklarda dekompoze olurlar.

AMİNO ASİTLERİN ABC'Sİ ; Her bir amino asit spesifik bir fonksiyona sahip olup çeşitli hastalık semptomlarının gelişmeden önlenmesinde çok önemli ihtiyaçtırlar.

L - ALANİN : L-Alanin vücutta glukose metabolizmasında kullanılan amino asittir ve karbonhidratların yanarak vücut enerjisinin üretilmesinde yardımcıdır.

L- ARGININ :Vücutta adale oluşması ve yağların yakımıda yine L-Arginin varlığında gerçekleşir. L-Arginin ayni zamanda; kollagen üretiminde,siroz gibi karaciğer hastalıklarında faydalıdır.
Hamile ve emziklilerin L-Arginin kullanması sakıncalıdır.

L - ASPARAGIN : L-Asparagin,merkezi sinir sisteminin dengesinin muhafazası için gereklidir. Aşırı sinir ve asabiyet oluşumunu engeller.

L - ASPARTİK ASİT : Canlılık ve güç,kuvvet verdiği için yorgunluğa iyi gelir. Kronik yorgunluk aspartik asit seviyesinin düşüklüğüne bağlı olarak gelişen hücresel enerji eksikliğinin bir sonucudur. Bu amino asit ayni zamanda aşırı amonyağı vücuttan atarak karaciğeri korur. L-Aspartik asit diğer amino asitlerle birleşerek kandaki toksinleri absorbe ederek kanı temizleyen bir molekül oluştururlar. Ayni zamanda RNA/DNA üretimi için gerekli olan hücresel faaliyetlere yardımcı olur.

L - SITRULLIN : Enerji verir,immün sistemi canlandırır. L-Arginin'i metabolize eder ve canlı hücrelere zarar veren amonyağı detoksifiye eder.

L - SİSTEIN : L-Sistein vücuttaki toksin maddeleri temizler bu sayede hücreleri korur. Hücreleri radyasyonun zararlı etkilerinden korumasının yanı sıra beyin ve karaciğeri de sigara ve alkolün zararlarından korur. L-Sistein 'in respirator kanalda mukuz' u parçalama özelliği olduğundan genellikle bronşit,amfizem ve tüberküloz tedavisinde faydalıdır.

L - SİSTİN : Bu amino asit cerrahi operasyonlardan sonra yanık ve yaraların iyileşmesi için önemlidir. Bronşit gibi solunum sistemi hastalıklarının iyileşmesinde,beyaz kan hücrelerinin aktivitelerinin arttırılmasında faydalıdır. Pankreasın şeker ve nişasta asimilasyonu için ihtiyacı olan insülinin temininde yardımcı olur.

GAMA-AMINOBUTİRIK ASIT (GABA) : Beynin reseptör yanını doldurarak stres mesajlarının beyinin motor merkezine ulaşmasını önler. GABA merkezi sinir sisteminde nöron aktivitesini azaltarak nörotransmitter görevi görür.

L - GLUTAMIK ASIT : Bu amino asit kişilik bozukluklarının düzeltilmesine yardımcı olur. Glikoz yanında glutamik asit beyin yakıtı olarak kullanılabilen tek maddedir. Beyin glutamik asidi beyin hücre aktivitelerini düzenleyen bir maddeye dönüştürür.

L - GLUTAMINE : L-Glutamin alkolizm,şeker ihtiyacının giderilmesi,mental kabiliyet,erkeklerde impotens, yorgunluk, yaşlılık,şizofreni,mental gerilik,peptik ülser ve sindirim sisteminin sağlığı açısından insan bünyesine yardımcıdır. Beyinde glutamik asidi serebral fonksiyon için esas olan dönüşüme uğratarak ihtiyaç duyulan GABA miktarını yükseltir.

L-GLUTATHION : Vücudu sigara ve radyasyonun zararlı etkilerine karşı korur,kemoterapi ve X ışınlarının yan etkilerini azaltır. Alkol zehirlenmesine karşı savaşır. Bir metal ve ilaç detoksifiyanı olarak karaciğer ve kan bozukluklarının tedavisine yardımcı olur.

L-GLİSIN : Merkezi sinir sistemi fonksiyonları ve prostat sağlığı için gereklidir. Bu amino asid bipolar depresyon tedavisinde kullanılır. Bu amino asidin çok fazla olması durumunda glukozu metabolik zincirden çıkararak yorgunluğa sebep olur .Uygun miktarlarda olması durumunda ise daha fazla enerji üretir.

L-HİSTİDİN : L-Histidin büyüme ve dokuların onarımı,ülser,hiper asidite,sindirim ve mide özsuyu oluşumunda çok önemlidir. Allerji, romatoid artrit ve anemi tedavisinde,kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin üretiminde ihtiyaç duyulur.

L-ISOLÖSİN : Kas dokusunda metabolize edilir. Daima lösin ve valin ile birlikte dengeli halde alınmalıdır. Eksikliğinde hipoglisemiye benzer semptomlar oluşur.

L-LÖSİN : L-Lösin yükselmiş olan kan şeker seviyesini düşürür. Daima isolösin ve valin ile birlikte dengeli bir şekilde alınmalıdır. Bu önemli amino asid kemiklerin,cilt ve kas dokusunun iyileşmesinde rol oynar.

L-LİSİN : L-Lisin bütün proteinlerin esansiyel yapı bloğu olarak çocuklarda büyüme ve kemik gelişimi için gereklidir. Yetişkinlerde kalsiyum absorbsiyonuna yardımcı olur ve azot dengesini muhafaza eder. Eksikliğinde enerji düşüklüğü,konsantrasyon yetersizliği, irritabilite, saç dökülmesi, anemi, büyüme gecikmesi ve cinsel fonksiyon bozuklukları oluşur.

L-METİONİN : Yağların parçalanmasına,karaciğer ve arterlerde yağ oluşumunun önlenmesine yardımcı olur. Bu amino asit sindirim sistemine yardımcı olur. Adale zayıflığını ve saç kırılmasını önler. Allerjik kimyasallara hassasiyetin giderilmesi ve osteoporosiste kullanılması faydalıdır.

L-ORNİTİN : L-Ornitin vücutta L-arginin ve L-karnitin ile birlikte aşırı yağı metabolize ederek büyüme hormonu salar. İmmün sistem ve karaciğer fonksiyonları için gereklidir. Bu amino asid ayrıca amonyağı detoksifiye eder.

L-FENİLALANİN : L-Fenilalanin sıklıkla depresyon tedavisinde kullanılır. Nörotransmitterleri üretir,bunlarda beyin tarafından norepinefrin üretiminde kullanılarak hafızaya,öğrenme kapsitesine ve zayıflamaya yardımcı olur. Merkezi sinir sistemindeki etkisinde dolayı bu amino asid depresyonu önler,migren,menstrual ve artrit ağrılarını azaltır. L-Fenilalanin anksite atakları çeken,yüksek tansiyonlu,fenilketonürili hamilelerde kullanılmamalıdır.

DL-FENİLALANİN : DL-Fenilalanin bilhassa artrit ağrılarının kontrolünde çok etkilidir. Bütün amino asidlerin oluşumunda temeldir. Mental dikkati yükseltir,iştahı azaltır,parkinson hastalığına iyi gelir. Hamileler,şeker hastaları ve yüksek tansiyonu olanlarda dikkatli kullanılmalıdır.

L-PROLİN : L-Prolin kollojen üretimine yardımcı olarak cildi düzeltir. Kıkırdakları,eklemleri, tendonları ve kalp kaslarını güçlendirir.

L-SERİN : L-Serin yağ ve yağ asidi metabolizması,kas gelişimi ve immün sistemi için varlığı önemlidir. Ayrıca immünoglubulinlerin ve antibadilerin üretimine yardımcı olur.

L-TAURİN : L-Taurin yüksek konsantrasyonlarda kalp adalesi,beyaz kan hücreleri,iskelet adaleleri ve merkezi sinir sisteminde bulunur. Bu amino asid yağ sindiriminde,kalp bozukluklarında, hipoglisemi, aterosklerosis, ödem ve, hiper tansiyonda faydalıdır.

L-TREONİN : L-Treonin kalp,merkezi sinir sistemi ve iskelet kaslarında vardır. Bu önemli amino asid epileptik atakların kontrolünde kullanılır.

L-TRİPTOFAN : L-Triptofan insan davranışlarını stabilize eder. Seratonin üretiminde kullanılır. Seratonin sinir impulslarını bir hücreden diğer hücreye ileten nörotransmitter olup normal uyku için gereklidir. Hiper aktiviteyi agresif çocukların kontrolünde kullanılır. Kalbe iyi gelir. Kilo kontrolüne yardımcı olur. Vitamin B-6 üretimi için gerekli olan büyüme hormonlarının salınmasında faydalıdır.

L- TİROSİNE : Tirosin eksikliğinde hipotiroidizm oluşur. Konsantrasyonu düzeltir,iştahı bastırır ve vücut yağlarını azaltır. Karaciğerde fenilalaninin parçalanması ile ilgilidir. L-Tirosin, L-fenialaninden üretilebilir. Tirosin eksikliğinde norepinefrin üretimi azaldığından depresyon ve davranış bozuklukları oluşur.

L-VALİN : L-Valin stimülan etkilere sahip olup eksikliğinde vücutta negatif hidrojen dengesi oluşur. Valin, lösin ve isolösin ile birlikte daha iyi adale metabolizması,doku onarımı ve azot dengesi temini için kullanılır.

L-KARNİTİN : Uzun zincirli yağlı asidlerin taşınmasına yardımcı olur. Bu amino asid yağ oluşumunu önleyerek kilo vermeye yardımcı olur,kalp krizi riskini azaltır,atletik kabiliyeti geliştirir. Bilhassa vejeteryanların diyetlerinde kafi miktarda Lisine olmadığından L-Karnitin eksikliği oluşur.


kamyon 26 Temmuz 2006 02:24

VÜCUT GELISTIRME SPORU'NUN, ENGEL OLDUĞU HASTALIKLAR


MsXLabs.org
  • Osteoporoz-Kemik erimesi
  • Arthritis-Eklem iltihabi
  • Stress-Ruhi ve zihinsel hastaliklar
  • Dolasim rahatsizlklari
  • Kalp rahatsizliklari
    Organ ve kas zayifligi
  • Kismi iktidarsizlik
  • Postür (durus) bozukluklari
  • Kanser ve seker hastaliklari

VÜCUT GELISTIRME SPORU'NUN YARARLARI

  • Kaslari mükemmel derecede çalistirir, kuvvetlendirir, gelistirir ve estetik kazandirir
    Her yasta, her yerde, her zaman yapilabildiginden çalisma olanaklari fazla olup, kendi kendine de çalisilabilinir
  • Hareketsizligi önler
  • Kas yogunlugunu artirarak metabolik hizi yükselttiginden vücut yaglarinin daha fazla yakilmasina yardimci olur
  • Kan dolasimini düzenleyerek damarlar ve kalbin daha saglikli çalismasini saglar
  • Gögüs kafesinin genislemesine yardimci olarak daha iyi bir görünüm ve daha saglikli solunum kapasitesi kazandirir
  • Kondisyon çalismalarinin en önemli bölümünü olusturur ve bütün spor branslarina temel nitelikler kazandirir
  • Vücut hakimiyeti, denge ve konsantrasyonu artirir
  • Kötü aliskanliklardan korur veya birakilmasini saglar
  • Gelisme çaginda boy uzamasina, ileri yaslarda ise çesitli hastaliklarin önlenmesine yardimci olur
  • Durus bozukluklarini giderme veya herhangi bir kaza sonrasi rehabilitasyon çalismalarina yardimci olur


kamyon 28 Temmuz 2006 20:16

MEKİK HAREKETİ VE İPUÇLARI


MsXLabs.org

Televizyonları izlerseniz size sık sık mekik makineleri reklamlarının yapıldığını görürsünüz.Çok kuvvetli karın kasları kasları ve çok zarif görünümlü bil bel garantisi verirler.Üstelik sürede vermezler .Yapar yapmaz Tv deki mankenin şekline kavuşacağınızı zannedersiniz.Çoğu sıradan insan aldanıp Makineyi alır yapmaya başlarsınız aylar geçer ancak aynı şekilde kaldığını görür ve aleti bodrumuna atar.

Tabi ki bunlardan bazıları düzenli çalışırsanız bel kaslarınızda ve göbeğinizde olumlu değişmelere neden olabilirler.Mekik hareketini daha düzenli yapmanızı sağlarlar. Ancak asla mucize yaratmazlar.

Unutmayın siz mekik hareketini hiç bir alet kullanmadan kuralına uygun olarak yaparsanız sağlayacağı tüm faydaları elde edersiniz.Mekik için hiç bir yardımcı alete gerek yoktur.Hele bir sporcunun tabi vücut organlarını kullanmak yerine alet kullanması kadar saçma bir şey olamaz.

İşte size mükemmel mekik hareketi için ipuçları:
  • *Sırt üstü uzanınız.Uzandığınız satıh düz ve yumuşak olmalıdır.İnce yer minderleri veya tatami minderi olabilir.
  • *Dizlerinizi 90° olacak şekilde bükünüz.
  • *Ayak tabanlarınız topuklardan parmak uçlarına kadar tamamen yere temas etmelidir.Tabi ki bu ayak tabanları yere sabitlenmeyecektir.Vücut yukarı kaldırılırken ayak tabanları da yerden kesilmemek şartı ile diz karına doğru çekilecek bu şekilde beli büken kasların çalışması azami derecede sağlanacaktır.
  • *Bacaklarınız birbirine bitişik şekilde durmalıdır.
  • *Ellerinizin pozisyonunu gücünüze veya profesyonelliğinize göre siz seçiniz.Yani kolaydan zora doğru gidiniz.
  • İlk başlangıçta acemi iseniz elleri yana sarkıtınız ve gerekirse destek alınız. Daha profesyonel olunca elleri göğsünüzün önüne çapraz bağlayarak mekik yapınız ki en zor ve verimli mekik hareketi bu şekildir.Karın kaslarınız kuvvetlenince elleri başın arkasına çapraz kapatarak mekik yapınız.Yani her el zıt omuza temas edecek şekilde olmalıdır.Ancak bu anda eller baştan tutulmamalıdır.
  • *Parmaklarınızı başın arkasında çapraz dolamayınız.Çünkü başınızı öne doğru aşırı itebilir ve boyun incinmesine neden olursunuz.Ellerinizin hiç bir şekilde başa müdahalesi olmamalıdır.Zaten başınızı öne iterek kalkma hareketi yaparsanız karın kasları son derece az çalışmış olurlar.Unutmayın vücut sadece karın kasları ve omur yardımıyla kalkacaktır.
  • *Her mekik hareketi son derece yavaş tempoda başlamalıdır ve yavaş yapılmalıdır.Sadece karın kaslarınızın çalışmasına odaklanın.Gözlerinizi kapatın ve karı kaslarının sertleşmesini ve kısalmasını hayal edin
  • *Karın kasları kasılırken ve kendinizi kaldırırken nefes verin.Bu şekilde derindeki kasların çalışması sağlanabilir.Eğer bu esnada nefes alırsanız karnınız dışarı fırlar ve bir kemer meydana gelir arka kısmınızın da fazla zorlanmasına neden olur.
  • *Yukarı kalkarken yerden 20-30 cm kadar yükselince yarı pozisyonda durunuz.Bu pozisyonda karın kasları kasılır.Bu pozisyonda kısa bir süre durunuz ve tekrar yavaşça yere ininiz.Karın kaslarınız yorulunca kendinizi tam yukarı kaldıramazsanız bu şekilde yapabileceğiniz kadar yükseğe kalkarak yere inebilirsiniz.Yani mekik hareketinde kendinizi çok zorlamanıza gerek yoktur.
  • *Başlama pozisyonuna geri dönünce yavaşça sırtınızı ve başınızı döşemeye koyunuz.Karın kaslarınızı gene gergin tutarak ikinci harekete başlayınız.Yani karın kaslarınızı hiçbir zaman gevşetmeyiniz.
  • *Diğer bir mekik hareketi ise elleri yanlara açarak çapraz mekik hareketidir.Yani vücut kaldırırken sak kolla birlikte vücut sola dönerek kalkar ve geri gelir yine sol kolla sağa doğru kıvrılarak kalkar ve tekrar geri gelir.
  • *Çünkü Abdominal (karın ) kasları ufak kaslardır ve gurup halinde çalışsa bile çok az miktarda kalori harcarlar.Hızlı bir yürüyüş veya hafif koşu bile kat kat fazla enerji gerektirir.Bu nedenle mekik hareketinde vücut yağları kolay kolay harcanmaz.Bunu sağlamak için mekik hareketine yağların belin sırtın kolların vs tüm organların hareket halinde katılmaları gerekir.

Mekik hareketinin zararlarından korunmak:
Karın kaslarını mekik hareketi ile kuvvetlendirmek çok dikkat ve iyi bir teknik ister. Mekik hareketinin verimli olması için tüm gövdenin uzanır vaziyette iken sadece karın kas gurupları ile yukarı kaldırabilmek ve 45 derece açı ile bükülmüş ayak dizlerine kadar deydirebilmek gerekir.Burada dizlerin bükülmesi kalça kaslarının fleksiyonunu (kasılmasını ) nötralize etmek içindir bu şekilde dizler büküldüğünde sadece karın kaslarının çalışması sağlanır. Ayakların düzgün bir şekilde uzatılması sonucu mekik yapıldığı anda sadece karın kasları değil çok daha fazla kas gurubu çalışarak beden yerden kaldırılır .Bu da karın kaslarına az iş düşecek demektir.Mekikten amaç ise karın kaslarının kuvvetlenmesi olduğundan hatalı iş yapılmış olur.
Yine vücudun yukarı kaldırılması son derece düzgün olmalıdır.Eğer vücut yukarı kaldırılırken kalça bükülür veya omuzlar sağa sola yatarsa mekik hareketinden istenilen verim asla alınamaz.
Buna İlaveten mekik hareketi çok hızlı ve hareketli yapılırsa dizler bükülsün veya bükülmesin karın kaslarınız çok fazla çalışmaz. Bu nedenle mekik hareketinin son derece yavaş olarak ve düzgün yapılmalıdır.

Mekik hareketi arka bel kemiğiniz için zararlıda olabilir.Özellikle ayaklarınız düzgün uzatılarak ayak parmaklarınız kendinize doğru zorlanarak çekildiği pozisyonlarda mekik hareketini kurallı yapmak gerekir.

Kıvrılarak yapılan mekik hareketleri ( yani sağ kol dirseğinin sol diz üzerine gelecek şekilde veya sol kol dirseğinin sak diz üzerine gelecek şekilde yapılan mekik) ise son derece gereksiz hareketler olduğu gibi arka bel kemerinizde aşırı derecede kıvrılma meydana getirdiğinden incinmelere de neden olabilir.
Mekik hareketi yapıldığında bel kemerinde en ufak bir acı ve zorlama olmamalıdır.En ufak bir acı hissinde bile mekik hareketi bırakılmalıdır.Bazı sporcularımızın 50-100 kere aşırı zorlayarak ve nefes nefese kalacak şekilde, bellerini inciterek mekik çekmeleri kadar saçma ve gereksiz bir antrenman olamaz.


kamyon 4 Ağustos 2006 23:12

PROTEİN ALIMI ve VÜCUT GELİŞTİRMEDE UYGULANMASI GEREKEN KURALLAR

MsXLabs.org

Protein gereksinimi

Sporcular genelde performanslarını artırmak ve kas gelişimini sağlamak için fazla miktarlarda protein tüketmek eğilimindedirler. Yapılan bilimsel araştırmalar günlük gereksinimin üzerinde protein alınmasının performansı artırmadığı gibi sağlık sorunlarına yol açtığını da göstermiştir.

Günlük protein gereksinimi vücut yapısına göre ve bazı özel durumlara göre değişiklikler gösterebilir. Sağlıklı bir kişinin günlük gereksinimi kilogram başına 0.8 - 1.2 gram kadardır. Hastalık durumlarında, çocuklarda, büyüme çağlarında ve spor yapan insanlarda bu oran artmaktadır. Sporcularda protein kullanımının spor yapmayanlara göre artması, proteinin zaman zaman enerji temininde kullanılmasından, sportif yüklenmelerde yıkımın artmasından ve vücut kitlesinde artışın hedeflenmesinden ileri gelmektedir. Gereksinimi egzersizin tipi, çalışma süresi ve yoğunluğu ile yapılan sporun özelliği de değiştirebilmektedir.

Kuvvet sporlarında (halter, gülle, çekiç vb.) 2.0 - 2.3 g / kg /günde, diğer spor dallarında 1.5 - 2.0 g / kg / günde, protein alımı gereksinimi karşılamaktadır. Diğer bir deyişle günlük enerji gereksinimin % 12 - 20'si proteinden karşılanması yeterli olmaktadır. Bir günde ek olarak verilecek 10 gram kadar protein, antrenman yapmak koşulu ile kas gelişimi için yeterli olmaktadır. Vücutta proteinin yapım ve yıkımı denge halindedir. Diyetle alınan proteinler sindirim sırasında amino asitlere parçalanarak emilirler ve vücutta bir havuzda depolanırlar. Ancak proteinin vücutta depolanma oranı karbonhidrat ve yağlardan çok daha düşüktür. Diyetle alınan enerji ve proteinler ihtiyaçtan fazla ise, fazla amino asitler karaciğerde yağ ve karbonhidrat yapımında kullanılır ve depo edilir. Diyetle alınan protein yetersiz ise vücut amino asit havuzu için gerekli olan düzey vücut proteinlerinin yıkımı ile yerine konur. Enerji alımının yetersiz olması halinde ise amino asit havuzu önemli bir enerji kaynağı oluşturur. Enerji temininde depodan kullanılan protein ve amino asitler diyetle yerine konulmaktadır. Diyetle alınan protein gerektiğinde vücut proteinlerinin yapımında kullanılmaktadır. Yeterli enerji alımı ile bu protein deposu da korunmaktadır. Enerji elde etmek için amino asit ve proteinlerin yıkımı artarsa denge bozulmaktadır. Egzersizlerde vücuttaki protein yıkım oramda artmaktadır. Alınan toplam enerji miktarı gereksinim üzerinde ise protein yetersizde alınmış olsa enerji ihtiyacı için protein yıkımı azalacağından amino asit dengesi bozulmayacaktır. Enerji alımı yetersiz olduğunda ise alınan protein enerji elde etmek için kullanılacağından diyetteki protein miktarı yeterli de olsa amino asit dengesi bozulmaktadır. Vücutta protein depolamada yüksek protein alımından çok, düşük protein alımı daha etkili olmaktadır.

Aşırı protein tüketimi kas gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Diyetle yeterince protein alınamadığı durumlarda (kilo sorunu olan halter, ***s, güreş, judo gibi siklet sporlarında, yoğun antrenman dönemlerinde, iştahsızlık çeken sporcularda) hazır protein tozu da kullanılabilir. Ancak günlük diyete ek olarak alınan bu hazır protein miktarı günlük gereksinim içinde kalmalıdır.

Halter sporu yapan 70 kg. ağırlığında bir erkek sporcuyu örnek verecek olursak; bu sporcunun günlük protein gereksinimi 70 kg. x 2.3 g / kg. /günde = 161 gram kadardır. 120 gramını günlük diyetinden karşıladığını düşünürsek, dışardan hazır olarak protein tozu veya başka şekilde alacağı protein miktarı 41 gram kadar olmalıdır.

Protein yetersizliği

Protein yetersizliği günlük diyetle alınan proteinin miktar ve kalite yönünden gereksinimi karşılamamasından oluşur, nedenler arasında ekonomik koşulların zayıf olması, dengesiz beslenme, bazı hastalıklar (emilim bozuklukları, böbrek ve karaciğer hastalıkları vb.) sayılabilir.

Uzun süreli yetersizliklerde vücut kendi dokularındaki proteini kullanmak zorunda kalır. Büyüme yavaşlar ve durur, vücut ağırlığı azalır, halsizlik, anemi ve ödem (şişlik) oluşur. Antikor yapımı azaldığı için hastalıklara karşı direnç azalır, iyileşme geç olur. Demir, kalsiyum ve A vitamini gibi besin öğelerinin kullanımı azalır.

Protein fazlalığı

Gereksinimden fazla alınan proteinin metabolizması sonucunda fazla miktarda artık ürün azot oluşacağından karaciğer ve böbreklere fazla yük biner, böbrek taşlarına, kemik bozukluklarına (osteoporozis) neden olabilir. Artık ürünler idrarla üre halinde dışarı atıldıklarında beraberinde su ve potasyum, kalsiyum, magnezyum gibi mineral kayıpları oluşturabilir. Vücutta kullanılmayan proteinin fazlası yağa dönüşür ve istenmeyen kilolara neden olur. Dönüşüm esnasında gereksiz enerji harcaması meydana gelir. Proteinin yetersizliği de, fazlalığı da sporcunun performansını olumsuz yönde etkiler.

Vücut geliştirme kuralları

  • Başlangıç programında günaşırı spor yapın.
  • İleri seviyedeki programlarda haftada en az 2 gün dinlenin.
  • Egzersizleri yaparken en az 2 saatlik aç olmanız gerekir.
  • Vücudunuzun susuz kalmaması için egzersizden 1 saat önce 500cc, egzersiz boyunca 500cc ve egzersizden hemen sonra 500cc su içiniz.(meyve suyu da olabilir)
  • Glikojen depolarınızı kısa sürede doldurabilmek için egzersizden hemen sonra meyve suyu gibi basit karbonhidrat içeren sıvı tüketiniz.
  • Egzersizden önce en az 10 dakika ısınma ve egzersizden sonra da soğuma egzersizleri yapın.
  • Hareketleri yaparken acele etmeyin,iyi konsantre olun, doğru bir şekilde uyguladığınıza emin olun.
  • Eğer kilo probleminiz versa her gün egzersizden sonra yarım saat koşu, bisiklet ya da tempolu yürüme yapın.
  • Hareketleri uygulama esnasında doğru nefes alıp verdiğinize dikkat edin(kuvvet uygularken nefes verme, geri çekerken nefes alma şeklinde).
  • Çok ağır kilolarla çalışmaya başlamayın, aksi halde kısa sürede sakatlanır ve ömür boyu vücut geliştirme sporundan mahrum kalırsınız.
  • Kesinlikle hiçbir doping maddesi kullanmayın, aksi halde güzel bir vücudunuz olur ancak kişiliğinizi kaybedersiniz(Doping maddeleri beyni etkilemektedir).
  • Gereksiz yere kemer kullanmayın.
  • Eğer kaslarınızda ağrı ve acıma hissi varsa o gün o bölgeyi çalıştırmayın.
  • Egzersiz esnasında şiddetli bir ağrı hissederseniz derhal çalışmayı bırakın ve ağrıyan bölgenize buz uygulayın.
  • Normal bir insanın günde 0.8__1.2 gr/kg protein ihtiyacı vardır..
  • Güç antrenmanları yapan şahıslarda bu miktar 2__2.5 gr/kg arası olur..
  • Antrenman esnasında aşırı su tüketmeyin,mideniz şişer.
  • 45 dakikadan uzun süren antrenmanlarda elektrolikit takviyesi hoş olacaktır.. (powerade vb.)
  • Bacak idmanlarından önce yapılan açma_germe hareketleri bacaklarınızın kütük niteliğini kazanmasını engeller,kütükleşmiş ise eski esnekliğine yaklaşır..
  • Antrenman sonrası yapılan açma_germe hareketleri ile kaslar arasında ortaya çıkan laktik asit dağıtılabilir..Buna bağlı yorgunluklar ve olası uykusuzluk problemlerini engeller..


kamyon 5 Ağustos 2006 14:38

CREATİNE(ENERJİ ve GÜÇ)


MsXLabs.org

Çoğu sporcular "kazanma her şeydir" diye düşünürler ve rakiplerine üstünlük kurabilmek için büyük dozlarda ilave besleyiciler alırlar.
Creatine son derece popüler spor suplementidir.Çoğu yetişkinler sporcular ve hatta çocuklar ve gençler bile güçlerini arttırmak ve spor performanslarını arttırmak için bu enerji verici ek besinleri alırlar.

Creatine tabletleri vücuda daha güçlü ve uzun çalışabilme imkanı sunar. A.B.D. 'de profesyonel basketbol oyuncularının % 87 'si , beyzbol oyuncularırnın % 78 'i ve futbol oyuncularının % 87 'si Creatine ' i aktif olarak kullanmaktadır.

Fiziksel güç ve enerjinin başarıya ulaşması için Creatine tabletleri kullanılır.Çoğu sporcu bu tabletlerin kendilerine patlayıcı bir güç sağladığına inanır

Creatine and creatine tabletleri:

Creatin kasların işlev görmesi için gerekli olan enerjinin kaynağıdır.Creatine, kimyasal ismiyle ''methylguanidoacetic acid'', vücut tarafından doğal olarak kasların içinde üretilir.Vücut kendi ihtiyacı olan Creatini karaciğer , böbrek ve pankreastada üretir.Yine vucut bu Creatinini eksersiz yapacağınız zaman lazım olacağı için kaslarda depo eder.Fazlası beyne ,kalbe ve diğer dokulara gider. Yani insanlar kaslarındaki depo edilmin Creatin miktarına göre enerjiktirler.Kaslarınızda Creatin miktarı fazla ise çok yorulmaz daha dayanıklı ve güçlü olursunuz.

Kaslar kullanıldığı zaman ATP adlı kimyasal, daha basit yapıları olan ADP ve inorganik fostofa ayrılır. ATP 'nin ADP 'ye dönüşüm süreci kaslara güç veren bir enerjiyi ortaya çıkarır. Sorun şuradadır; en güçlü zamanlarda kaslar sadece 15-20 sn yetecek seviyede ADP 'ye sahiptir. İşte burada CREATİNE devreye girer.

CREATİNE, ADP'yi ATP'ye yenileyerek dönüştürür. Yani, vücutta ne kadar fazla ADP varsa, kaslarında o kadar enerjisi vardır. Kısaca vücudun çalışma direncini artırır.

Şu bir gerçek ki; vücuttaki kasların Creatine arzı sonsuz değildir. Ortalama olarak, insanlarda her bir kilo kas içinde 3, 5-4 gram creatine vardır. Önce Creatine çalışmalı ki sizde çalışabilesiniz. Bir sonraki çalışmaya devam edebilmek için kaslarınızı dinlendirmelisiniz.Vücudunuz her kilogram için 5 grama kadar creatin'i muhafaza edebilir.

Creatin tabletleri:


İşte dışarıdan Creatin tableti ile Cratinin miktarı arttırılarak (5 yerine 7-8 gram) vücudun güç kapasitesi arttırılmaya çalışılır.bu şekilde ek %20 güç ,performans ve dayanıklılık şı sağlandığı söylenir.Tabiki bu tabletlere kişilerin tepkisi farklıdır.Kaslarında zaten yeterli Creatin depolamış ve ve et balık gibi creatin içeren bol gıdalarla beslenmiş iseniz bu tabletlerin net bir faydasını göremezsiniz.

Çünkü diyetinizde et veya balık varsa bol creatin alıyorsunuz demektir.Yani Et ve Balık creatin bakımından çok zengindir yani en çok enerji verici besinlerdir.İyi beslenen birinin ek Creatin almasına gerek kalmaz.Vücudun ürettiği ve tabi besinlerden elde edilen kendisine yeter ve artar bile.Vejeteryanlarda (sadece sebze ve meyve ile beslenen ve et yemeyenlerde) creatin noksanlığı göze çarpar ve spor yaşantıları olumsuz etkilenir.

Bilinmeyen sağlık riskleri:

Doktorlar halen bu enerji vericilerin faydaları ve riskleri üzerinde çalışma halindedirler.Bu enerji vericilerin (Creatin suplementleri) uzun vadeli sonuçlarını ve vücutta yapabilecekleri harabiyetleri tam olarak kestirememektedirler.

Çünkü bilinmeyen çok sağlık riskleri vardır.Misal olarak hamile anneler veya süt veren annelere kesinlikle kullanması yasak olan bu ilave eklerin çocuklardaki ve 18 yaş altı ergenler üzerinde de riskleri olabileceği kesindir.

Yine Böbrek hastalarının bu Creatin suplementlerini kullanmaları yasaktır.
Sizde bir sporcu olarak yaşınız veya sağlık probleminiz ne olursa olsun asla doktor kontrolü veya tavsiyesi olmadan Cretin suplementlerini (enerji verici ilave ekler) almayınız.

Yan etkiler:

Creatin suplementleri alan kişilerin vücutlarında kasların su tutması yüzünden kilo artışı meydana gelmiş gibi görünür.Uzun vadeli kullanışlarında kas krampları, su kaybı, ishal mide bulantısı ve geçici felçler oluştuğu gözlenmiştir.

Bu cratin suplementlerinin özellikle su kaybederek kilo düşme durumunda olan sporcular tarafından kullanımları son derece yanlıştır ve tehlikeli olabilir.

Creatin suplementlerinin kalp, beyin, böbrek karaciğer ve diğer hayati organlardaki etkileri tam olarak araştırılmış değildir.

Yine buların diğer ilaçlar ve vitaminlerle kombine kullanıldığındaki oluşabilecek sinerjik (olumlu veya olumsuz etkilerdeki artış) yine bilinmemektedir.

Tıp uzmanları Cratin tabletlerinin hastalıklar üzerindeki olumlu veya olumsuz etkilerini tam olarak bilmemektedirler ve araştırma devresindedirler.

Sporcuların bu tabletlere rağbeti tavsiye edilmez.Tabi yoldan et , balık vs gibi creatinden zengin gıdalarla beslenilmesi ve vücudun kendi tabi sınırlarının zorlanması güçün antrenman ile artırılması en tabi olan yoldur.



kamyon 8 Ağustos 2006 01:35

Vücut Geliştiriciler İçin En Önemli 10 Mineral / Top 10 Minerals for Bodybuilders

MsXLabs.org

Georgia Southern University'(Statesboro, Georgia) da yapılan araştırmaya göre Vücut Geliştirme sporu ile ilgilenenlerin en fazla ihtiyaç duydukları mineraller aşağıdaki gibidir. Sıralama ihtiyaç miktarına göredir.

1. Magnezyum
Sinir sisteminin ve kasların gevşemesini sağlayan mineraldir. Sakinleşmeye yardımcı olduğu için " Anti-stres Minerali " olarak bilinir. Magnezyum kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesinde önemli bir rol alır. Bu hayati mineral vücudumuzun Vitamin C,kalsiyum,fosfor,sodyum ve potasyum'u daha etkili bir şekilde kullanabilmesi için gereklidir. Magnezyum sağlıklı dişler ve sindirim sisteminin rahatlığı için gereklidir.

2. Kalsiyum
Sağlıklı vücut yapısı için gerekli önemli minerallerden biridir. Bu mineral büyük oranda vücudumuzdaki kemiklerde bulunur. Eksikliği yüksek oranlara vardığında diş ve sırtta ağrılar,kemiklerde zayıflama, çatlama ve kolay kırılma görülür. Vücuttaki kalsiyum miktarı sadece kemikler için önemli değildir. Aynı zamanda vücuttaki bütün fonksiyonlarda görev alır.

Özellikle vücuttaki demirin kullanımı ve alınan gıdaların hücre zarından geçebilmesi için gerekli olan bir mineraldir. Stres,egzersiz yetersizliği,aspirin,mineral yağ,fazla yağ alımı ve diğer faktörler nedeniyle vücuttaki kalsiyum miktarı azalır.

3. Çinko
Bu esansiyel mineral vücutta herşey için gereklidir. Vücudun sağlıklı bir yapıda tutulması için herşeyi harekete geçiren bir kıvılcım gibi çalışır. Vücuttaki pek çok fonksiyonda görev alır. RNA ve DNA oluşumu ve proteinlerin enerjiye dönüştürülmesi için çok önemlidir. Vücuttaki her hücrede Çinko vardır. Zihinsel fonksiyonlarda,vücudun kendi kendini iyileştirmesi ve yenilemesi gereken durumlarda,kanın stabilizasyonunda, vücuttaki alkali dengesinin muhafazasında önemli roller üstlenir. Bu mineralin varlığına ihtiyaç duyan organlar; kalp,beyin ve üreme sistemidir. Yemeklerin pişirilme yöntemleri,stres, diüretiklerin kullanımı,alkol alımı ve diğer faktörlerle vücuttaki çinko oranı azalır.

4. Krom
Vücuttaki basit şekerin parçalanmasında rol oynar. İnsülin oluşumuna, kandaki şeker ve kolesterol düzeyinin kontrolüne yardım eder. Krom; vücuttaki enzim ve hormonlar için çok önemlidir.

5. Sodyum
Bu mineral sinir ve kas fonksiyonlarının devamı için çok önemlidir. Asıl görevi sıvı pompalanmasını sağlamak ve gıdaların hücre zarından geçişini sağlamaktır. Bol miktarda sodyum yüksek kan basıncına katkıda bulunur.

6. Fosfor
Sadece fizyolojik kimyasal reaksiyonlarda yer almakla kalmaz,aynı zamanda vücuttaki bütün hücrelerde bulunur. Normal kemik ve diş yapısı,kalp düzeni ve normal böbrek fonksiyonları için gereklidir. Vitamin D ve Kalsiyum; Fosfor'un işlevini sürdürmesine yardımcı olur. Fosfor olmadan B-grubu vitaminleri ve niasin absorblanamaz.

7. Demir
Vücut için gerekli esansiyel minerallerden biridir. Hemoglobin (kırmızı kan hücresi),miyoglobin (kas pigmenti) ve enzim üretimi için gereklidir. Vücuttaki demirin sadece %8'i kan damarlarından absorblanır. Demir vücutta büyümeye yardım eder,yorgunluğa karşı ve hastalıklardan korunmada kullanılır. Ayrıca demir, vücuttaki B-grubu vitaminlerinin kullanımını arttırır.

8. Vanadyum
Balık, zeytin, et ve turp'ta bulunan bir mineraldir.

9. Bakır
Karaciğerde depolanan önemli eser minerallerden biridir. Vücut dokusunun yeniden oluşması için gerekli enzimlerin hayati komponentidir. Hemoglobine bağlı demirin korunması ve Vitamin C'nin kullanımı için gereklidir. Beyin sinirlerimiz ve bağ dokusu için bakır miktarı önemlidir.

10. Potasyum
Hayati minerallerden biridir. Vücuttaki potasyumun %98'i hücre duvarlarının içinde bulunur. Potasyum, sodyumla birlikte vücuttaki su dengesinin sağlanmasına yardımcı olur ve gıdaların hücre içine geçişini sağlar. Potasyumun önemli görevlerinden biri de sinir sistemindeki mesajları iletmesidir. Beyne oksijenin gönderilmesi beyin için önemlidir. Her gün bu mineral vücutta kullanılır ve tekrar yeri doldurulur. Kalbimiz ve vücuttaki diğer kaslarımızın sağlıklı yapısını koruması potasyuma bağlıdır.


kamyon 13 Ağustos 2006 23:21

İSKELET VE KAS SİSTEMİ


MsXLabs.org

Canlılarda, vücuda desteklik sağlayan ve hareketi kolaylaştıran sistemdir.

Sert Kemik:

Bütün kemiklerde bulunan, aralarında boşluk bulunmayan kemiktir. Sertlik ve dayanıklılık verir. Sert kemiklerde sarı ilik bulunur.


Süngersi Kemik:

Yapısında boşluklar bulunur. Bu boşluklarda kırmızı kemik iliği vardır.

Şekillerine göre ise üç çeşit kemik vardır.
  • Yassı Kemik: Kafatası, kürek, kalça, göğüs ve kaburga kemikleridir.
  • Kısa Kemikler: Omurga kemikleri, el ve ayak bilek kemikleridir.
  • Uzun Kemikler: Kol ve bacak kemikleridir.
Kemiklerin en dışında periost (kemik zarı) bulunur. Kemiğin kalınlaşmasını ve onarılmasını sağlar.

Kemikler birbirine eklemlerle bağlıdır. Üç çeşit eklem vardır.

Oynar Eklem:

Hareket yeteneği en fazla olan eklemlerdir. Kol ve bacaklarda vardır. Oynar eklemde birbirine bağlı olan iki kemiğin uçları eklem kapsülü içindedir. Bu kapsül içinde sinovial zar bulunur.

Yarı Oynar Eklem:

Kısıtlı hareketlere izin verir. Omurga kemikleri arasında ve dirdeklerde bulunur.

Oynamaz Eklem:

Harekete olanak sağlamazlar kafa tası kemiklerinde görülür.

Parathormon kemiklerden kana Ca geçişini, tirokalsitonin ise kandan kemiklere Ca geçişini sağlar.

Kemiğin yapısında %25 su, %45 inorganik maddeler ve %30 organik maddeler bulunur.

KAS SİSTEMİ

Kaslar kemik ve eklemlerle beraber hareketi sağlar ve desteklik verir. Kas hücre zarına sarkollemma, sitoplazmasına ise sarkoplazma denir.

Kaslar düz kas, çizgili kas ve kalp kas olmak üzere üç çeşittir. Düz kaslar ile kalp kası otonom sisteme bağlı olarak çalışır, çizgili kasların çalışması ise beynin kontrolündedir.

Kasların çalışması kas telcikleri (miyofibrin) ile olur. Miyofibrinleri oluşturan kas ipliklerinin kalın ve kısa olanlarına miyozin, ince ve uzun olanına aktin denir. Bunların temel yapısı proteindir. Aktin ve miyozin aktinomiyozin kompleksini oluşturur. Aktinomiyozinler iplikleri, iplikler kas telciklerini, kas telcikleri kas tellerini, teller kas demetlerini oluşturur.

Kasların Kasılma Mekanizması

Kaslar miyelinli sinir liflerinin denetiminde çalışır. İmpulslar sinir telerinin motor uç plağına ulaşınca sinir hücrelerinden asetilkolin salgılanır. Bu madde kasları uyarır, Ca iyonlarının aktin ve miyozin iplikleri arasına yayılmasına sebep olur ve kas telcikleri kasılır.

Kasların kasılması için gerekli uyarına şiddetine eşik şiddeti denir.

Sarkomer:

Art arda gelen iki Z bandı arasındaki bölgedir.

Kas kasılması ATP, Ca, K, Mg bulunan ortamda aktin ve miyozin ipliklerinin birbiri üzerine kayması ile gerçekleşir.

Çizgili kasların kasılması sırasında;

1- Aktin ve miyozin boyu değişmez .
2- I bandının boyu kısalır.
Kas Sarsılması: Kasın bir kez kasılıp gevşemesidir.
3- Z çizgileri birbirine yaklaşır.
4- H bölgesi daralır ve görünmez olur.
5- Aktin çubukları birbirine yaklaşır.
6- Kasın boyu kısalır hacmi değişmez.

I- Gizli Evre:

Uyarının verildiği zaman ile kasın kasılmaya başladığı zaman arasındaki süredir.

II- Kasılma Evresi:

Kasılmanın başlaması ile gevşemenin kasılması arasında geçen süredir.

III- Gevşeme Evresi:

Gevşemenin başlaması ile kasın eski halini almasına kadar geçen süredir.

Bir sarsılmanın olabilmesi için uyarının ya eşik şiddetine eşit yada fazla olması gerekir.

Kas Tonusu:

Kasların dinlenme durumunda bile az da olsa kasılı olması durumudur. Bu durum organizmanın uyartılara çabuk cevap vermesini sağlar.

Fizyolojik Tetanoz:

Eğer kas arka arkaya sık sık uyarılırsa gevşemeden tekrar kasılır. Bu durumda kas kasılı kalır. Buna fizyolojik tetanoz denir.

Kasların kasılması ve gevşemesi için enerji gereklidir. Bu enerji ilk olarak ATP`den sonra kreatin fosfat, glikoz ve glikojenden sağlanır. ATP`nin yeniden oluşması için kullanılan ilk enerji kaynağı kreatin fosfattır.

Kreatin fosfat + ADP = kreatin + ATP

ATP elde etmenin diğer bir yolu da kastaki glikojenin glikoza, glikozunda ATPye dönüştürülmesidir.

Kas kasılması sırasında glikojen, O2, ATP ve kreatin fosfat azalır, laktik asit, CO2, inorganik fosfat, ADP ve kreatin azalır.

Eğer kasılan kaslar gerekli enerjiden yoksun ise kasılı durumda kalır.

Tetani:

Kasların gevşemesini sağlayan kasılmalardır. Ca tuzlarının eksikliğinde ortaya çıkan ellerde ve parmaklarda gözlenen ağrılı kasılmalardır.

Antagonist kaslar:

Birbirine zıt çalışan kaslardır. Biri kasılırken diğeri gevşer.

Sinerjit kaslar:

Aynı anda kasılıp gevşeyen kaslardır. Bu durumda eklem dik ve hareketsiz kalır.


kamyon 18 Ağustos 2006 01:44

KAS FORMU(DİRENÇ) ANTRENMANI


MsXLabs.org

Kas formunu kazanmak, kaslar arasındaki biriken yağları uzaklaştırmak için kuvvet antrenmanları düşünülür. Fakat, ne yazık ki kuvvet söz konusu olunca hemen aklımıza bir direnci kaldırmak gelir. Sayısız kas yapma metotları vardır, herkes için uygun bir program var mıdır sorusunun cevabı; "hayır"dır.

Haftada 2-3 kez egzersiz programına 15-30 dakikalık ılımlı kuvvet antrenmanı ilave etmek, programın dengelenmesi açısından çok önemlidir. Otuz yaşından sonra herkes, yavaş yavaş kas erozyonuna maruz kalır. Bu durum egzersiz programına izometrik (statik) egzersizler ilave edilerek azaltılabilir ya da korunabilir (kardiyak risk faktörüne sahip bireyler uzman hekime danışmadan izometrik tür kuvvet egzersizleri yapmamalıdır). izometrik egzersizler kas kuvvetinin gelişimini sağlar, yağları yakar, kemik yoğunluğunun korunmasını sağlar, sindirim sistemini düzenler, kötü kolesterolü azaltır. 90 yaşında olanlar dahil, bu tür egzersizler herkes için yararlıdır.

Kas formunu kazanmak için, önce kendi vücut ağırlığımız ile 1-2 hafta çalıştıktan sonra çok hafif yükler ile kas formu kazanma antrenmanlarına geçilir. Her zamanki gibi bunun da belirli bir sistemi ve yöntemi olmalıdır. Bir vücutçu ya da haltercinin çalışma yönteminin sağlık için kas formu kazanmada yeri yoktur. Bu çalışmalara başlarken, (hekiminize baş vurmuştunuz) bazı ön bilgilerinizin olmasında yarar vardır;

- tüm kasları içeren çok iyi bir ısınma yapılmalıdır,

- mümkün ise ayakta ağırlık kaldırılmamalıdır,

- omurga daima dik olarak konumlandırılmalıdır, bunun için basen iyi dengelenmelidir (ayaklar omuz hizasında açık),

- bedenin üst bölgesindeki kasların çalıştırılması için oturur ya da uzanmış pozisyonda çalışmak tavsiye edilir (denge geniş bir yüzey ile sağlanırsa basen daha kolay sabitleşir).

- ağırlık 2-3 saniyede, yavaş olarak kaldırılmalı, 3-4 saniyede başlangıç pozisyonuna dönülmelidir,

- harekete başlarken soluk verilmeli, başlangıç pozisyonuna dönerken soluk alınmalı, içerdeki hava baskılanmamalıdır.

- en fazla sakatlık riski sabit apareylerde oluşur, ideal çalışma ağırlığını bulmak zordur,

- bu tür çalışmalar bir uzman gözetiminde yapılmalıdır.

İlke; ister ayakta, ister sırt üstü ya da ister karın üstü, hangi pozisyonda çalışılırsa çalışılsın bel bölgesinde bir hiperlordoza neden olmamak için sırtın uygun olarak yerleştirilmesi gerekir.

Direnç seçimi; kas formu kazanma antrenmanları her üye için, kaldırabileceği maksimal yükün %20-70’i arasında olmalıdır. Önce çalışacağınız kas gurubunun kaldırabildiği maksimal ağırlığı bulmalısınız. Bunu “deneme” yöntemi ile bir üye için bulabiliriz, bir üyemiz için kaldırdığımız 1-2 tekrar arasındaki ağırlık, o üyenin “maksimali” dir. Tüm gelişim programları buradan kaynaklanır. Diyelim ki, kol bükme hareketinde 1 ya da 2 kere kaldırdığımız ağırlık (50 kg olsun), çalışmalara bu ağırlığın %20’si ile (10 kg) başlamalıyız. Gelişim birkaç haftada sağlanır. Kaldırılan direnç yenildikçe yük artışına gidilir, yük artışı %5-20 arasında olmalıdır ve daima düşük değerden başlanılmalıdır, direnç yenilince artış yapılır. 10-15 tekrar ettiğimiz bir hareketi ilerleyen çalışmalarda 15-20 kere tekrar ediyorsak, bu direnç yenilmiştir artışa gitmek gerekir.

Programının başarısı için;



- kendinize düzenli olarak haftada 2 gün, günde 10-20 dakika ayırın,

- hafif yüklerle başlayın, dereceli olarak artırın,

- temel kas guruplarını hedefleyen egzersizleri dengeli olarak uygulayın,

- hareketi tüm eklem açısında gerçekleştirin,

- tüm hareketler kontrolünüz altında gerçekleşsin,

- egzersizleri güvenli bir biçimde gerçekleştirin,

- her kas gurubu için uygun yükleri seçin,

- yük, normal solunumu engellemeden tekrarlara olanak sağlamalıdır,

- genellikle bir set 15 tekrardan, aerobik etki için 10-30 tekrardan oluşur,

- genellikle, her kas gurubuna 2 ya da 3 set yeterlidir,

- şayet yük yorucu ise tekrarların sayısı azaltılabilir,

- bir kas gurubundan diğerine geçerken 1 dakika, bir seriden diğerine geçerken 2-3 dakika ara veriniz. Bir kas ne kadar iri ise toparlanma o kadar uzun olmalıdır, yine de bu süre 3 dakikayı geçmemelidir, zira uyarılan kas soğuyacaktır.

Gelişim birkaç haftada sağlanır ve;

- yük artırılır,

- tekrarların sayısı artırılır,

- egzersizler ve setler arasındaki aralar kısaltılır,

- her kas gurubunu uyaran farklı egzersizler çalışmalara katılmalıdır,

Yukarıdaki öneriler fitnes programındaki kas formunu kazanma ve koruma çalışmaları içindir, vücutçuların hipertrofi programı değildir. Kas yapma programında bir günlük tutulur ve yapılan çalışmalar; egzersiz listesi, kullanılan ağırlıklar, tekrarların sayısı, serilerin sayısı, tekrarlar ve seriler arasındaki toparlanmalar v.b. kaydedilir. Bu uygulama size gelişim hakkında ve en uygun yöntem hakkında bilgi verecektir.

Gelişim sağlamak için 48 saat ara ile çalışmak uygundur. Bir kası 96 saat bir sürede toparlanacak şekilde haftada 2 kere çalıştırırsanız, gelişim sağlanamaz.

Bazı antrenman metotları ayni seansta tüm kasları çalıştırabilmektedir. Böyle bir çalışmada iki seans arasında 48 saat toparlanma süresi olmalıdır. Çünkü kaslar enerji depolarını yenileyecektir. Son seanstan sonra yeterli bir süre dinlenip dinlenmediğinizi açıklayan bir faktör vardır; kas tutulması, genel kırıklık hali. Hafif bile olsa bu ağrılar kas fibrillerindeki enflamasyonu açıklar, bu ağrılar yeniden çalışıp çalışmayacağınızı size belirtir. Bu kas ağrılara yeni başlayanlarda, ilk seanstan sonra görülür. Bunun nedeni şimdiye kadar hiç ya da çok az çalışan kasların çalışmaya başlamasıdır. Yük artırımına gitmeden devam eden seanslarda bu ağrılar kaybolur.

Bazı programlarda, vücudun tüm kaslarını çalıştırma birkaç seansa bölünür. Bu tip uygulama çok mantıklıdır, zira her gün çalışmaya olanak sağlar. Üstelik organizma daha çabuk toparlar. Örneğin; bir gün vücudun üst bölümü, ertesi gün alt bölümünü çalıştırmak gibi.

Dr. Hilmi KARATOSUN

kaynak:Kas formu

ESNEKLİK


Esneklik, eklem hareketliliği, kasların uzama yeteneği ve yumuşaklığını içerir. Eklemlerin hareket genişliği kazanması, hareket yeteneğinin artırılması, beceri ve koordinasyonun mükemmelleştirilmesi ve yaralammaların önlenmesi amacını taşır.

Esneklik çalışmaları;

klasik yöntem (jimnastik hareketleri-kültür fizik) ve stretching (kasın gerilmesi) yöntemi ile uygulanabilir. Stretching türü germelerin bu günlerde moda olması, klasik yöntemin önemini azaltmaz.

Unutulmaması gereken önemli bir nokta ise; hiç bir ön hazırlık yapmadan klasik yöntem esneklik hareketlerine başlayabiliriz, fakat stretching için mutlaka 5-10 dakikalık bir ısınma çalışması yapmamız gerekir.

1. Klasik Yöntem;

egzersizler tüm kas guruplarına yöneliktir. Bir kas gurubunun pasif (bir destek ya da bir eş yardımyla), aktif (dış yardım olmaksızın) olarak, bir seride 8-10 kez tekrarlammasını içerir. Çalışma her kas gurubuna 3-4 seri uygulanmalıdır.

Örnek;



- aktif esneklik; ayakta pozisyonda gvdeyi 8-10 kez öne esnetmek,

- pasif esneklik; aynı pozisyonda, bir eş yardımıyla, karşılıklı omuzlardan kollar ile destek alarak 8-10 kez esnetmek.

Bu yöntem çalışmalarda, top, sağlık topu, sopa ve elastik band gibi yardımcı malzemelerden yararlanılabilir.

2. Stretching Yöntemi:

Stretching, kasın kılıfı içerisinde saklı kalan boyunun uzatılması ve kasları gererek yumuşatma amacını taşır.Bu uygukama, kasların, tendonların ve bağların zedelenmelerinin önlenmesinde yararlı bir yöntemdir. Bir kasın güçlü olması onun yaralanmasını engellemez, esneklik yaralanma riskini gözle görülür bir şekilde azaltır. Yine de her iki özelliğe sahip olmak en ideal olandır. Ayrıca esneklik, çalışma esnasında biriken toksik maddelerin eleminasyonunu kolaylaştırır.

Çalışma Yöntemi;

genel bir ısınmadan sonra, ilgili kas gurubu 10-20 saniye gerilir, 1-2 saniye gevşeme döneminden sonra, aynı kas gurubuna 2-3 tekrar yapılabilir.

Kurallar:



- germe öncesi iyi bir ısınma yapılmalıdır,

- germe esnasında soluk hareketleri devam etmelidir,

- germeler asla ağrılı olmamaladır, şayet kramp oluşursa, germe derhal durdurulur, ağrı kayboluncaya kadar bir çok kere derin soluk alınır,

- imkan var ise germe öncesi masaj yapılmalıdır,

- sessiz ve sakin bir ortam seçilmelidir,

- uygulama yavaş olmalı, ani ve sert hareketlerden kaçınılmalıdır

Esneklik geç kazanılan, çabuk kaybolan bir özelliktir, bunu önlemek için her gün 10-15 dakika esneklik çalışmaları yapılmalıdır.
kaynak:Gazi Üniversitesi Sağlık Kültür Ve Spor Daire Başkanlığı.


kamyon 22 Ağustos 2006 23:44

ÇABUK GELİŞME(PÜF NOKTALAR)

MsXLabs.org

Eğer bir süredir düzenli olarak spor salonuna gidiyorsanız , muhtemelen görmüşsünüzdür ki bazı insanlar aylarca hatta yıllarca antrenman yapmalarına rağmen oldukça yavaş gelişim gösteririler ve daha iyi bir sonuç için kendilerini nasıl motive edeceklerini sorgularlar. Daha da kötüsü bazıları hiç ilerleme gösteremezler.

Beklide spor onlar için herhangi bir vücut gelişimi yada bedensel performans beklemeden yapılan günlük alışkanlıktır.

Yarışmalara katılmak yada kapasitelerinin sınırlarını zorlamak isteyen sporcular için bu bakış açsısını benimsemek mümkün değildir. Onlar için önemli olan en kısa zamanda en fazla ilerlemeyi göstermektir.

Tabii ki bazı sporcular diğerlerinden daha çabuk ve daha kolay gelişim gösterirler. Bazıları ise sadece gösteriş için kas yapmaya önem verirler. Ama asıl önemli olan harcanan zaman değil başarının büyüklüğüdür.

Mr. Olympia Frank Zane 60 lı yılların başında vücut geliştirme yarışmalarına katılmaya başlamış fakat en büyük başarısını 70 li yılların sonunda elde etmiştir. Bu sporda , sonuca yavaş ve düzenli ulaşılır.

AZ ÇOK OLABİLİR

Özel antrenör olarak çalışan 2002 Amerika orta siklet şampiyonu Stan Mc Quay , yavaş ilerleme hakkında her şeyi biliyor ve ekliyor.

“ Ben öyle yada böyle yavaş vücut geliştiriyorum. Birkaç yıl öncesine kadar gelişimim o kadar yavaştı ki kendimi daha etkili antrenman formülleri üzerine araştırma yapmaya zorunlu hissettim. Dergilerdeki idmanlarla ilgili bütün makaleleri okudum. Joe Weider in video kasetlerinden Arnold Schwarzenegger in vücut geliştirme ansiklopedilerine kadar bulabildiğimi bütün materyalleri denedim. Ama okuduğum profesyonellerin antrenman programlarının aynısını uygulayamayacağımı çabuk fark ettim. Çoğu çabuk gelişiyordu ve onların antrenman teknikleri benim bedenimi sadece yıpratıyordu. Yani eğer kısa bir zaman diliminde sert bir antrenman yaparsam daha iyi ilerleme göstereceğimi ve bedenimi dinlendirmek için daha fazla zaman bulacağımı fark ettim.”

Bu yargıya ulaşan tek sporcu stan değil. 80 li yılların başından beri ağırlık antrenmanlarında tren kısa sürede aşırı yoğun antrenman teknikleri , küçük aşamalar ve tekrarlarla uzun dinlenme günlerinden oluşuyordu. Sadece gerçek yarışçılar günde iki , haftada altı kere antrenman felsefesini benimsiyorlardı. Çoğu antrenman yaptıkça gelişmeyi uyardıklarını , asıl gelişmenin dinlendikleri zaman gerçekleştiğini fark ettiler. Uzun süren , çok fazla ve çeşitli idman birimleri ile birimler arasındaki dinlenme zamanının dinlenme zamanının azlığı , vücudun antrenman programına tepki vermesini engeller.

“Bugün mümkün olduğunca sıkı idman yapmama rağmen vücudumun herhangi bir uzvunu haftada bir kereden fazla çalıştırmıyorum “ diye açıklıyor stan. “ Bunun dışında aynı idmanı arka arkaya asla tekrarlamıyorum . Daima idman şekillerini değiştiriyorum. Eğer bunu yapmazsam bedenim tepki vermiyor ve ben de sürekli tekrarlardan sıkılıyorum. Bunun dışında yoğun idman yapmıyorum. Aşırı idman yaptığımda çaptan düşüyorum ve kas kaybediyorum.
Keza Stan olabildiğince hızlı gelişim gösterebilmek için sağlıklı beslenmenin gerekli olduğuna inanıyor.

“Metabolizmam çok hızlı çalışıyor. Formumu korumak ve ilerlemek için çok proteine ihtiyacım olduğunu biliyorum (kg başına 4,4 gr). Ayrıca çoğu sporcudan daha fazla karbonhidrat alıyorum. Eğer yeterince beslenemezsem vücudumu geliştirmek yerine kas kaybediyorum” diye açıklıyor.
Oysa herkes onun gibi bir metabolizmaya ve bünyeye sahip değil. Bazı bünyeler besinleri kolaylıkla adaleye çevirebilir , ayrıca sınırlı beslenmeyle daha fazla gelişme gösterebilirler.
“Şüphesiz idman da ve beslenmede temel metodlar olduğu gibi bireysel değişkenler de vardır. “ diye vurguluyor Stan. Bu yüzden joe weider sürekli içgüdü prensibinden bahsediyor. Program hazırlarken vücudunuzun ne istediğine ve nasıl tepki verdiğine dikkat edin. Bu konuda ne kadar tecrübeniz olursa, o kadar başarılı olursunuz.

ŞOK GELİŞME

Rico Cherry (NPC Amerika 1997) , çabuk vücut geliştirmek için idman ve beslenmede farklı metodlar öğrenmesine rağmen , kendini çıkmazda hissettiğinde Stanin mutlak yararsız olarak gördüğü kuvvet tekniklerini kullandığını itiraf ediyor. “ Vücudumu şoke etmeyi seviyorum” diyor Rico. “ Ağır kuvvet kullandığım bazı idman birimlerinde idmanımı değiştiriyorum. Her zaman süper ağır idman yapmıyorum. Aslında vücudumun herhangi bir şeye alışmasını istemiyorum bedenimi şoke etmek ve maksimum ilerleme kaydedebilmek için sürekli ve düzenli olmak kaydıyla bazen kuvvet prensiplerini de içine alarak egzersizlerimi ve tekrarlarımı değiştiriyorum , yani varyasyon yapıyorum.”

Kolay gelişme göstermesine rağmen , Riconun vücudu yoğun idman nedeniyle azda olsa yıpranıyor. Yeterli beslenme ve dinlenme koşuluyla ne kadar sıkı idman yaparsa o kadar fazla gelişme gösterdiğini itiraf ediyor. ” Az ama olabildiğince sıkı antrenman fikrine diğer sporcular gibi bende katılıyorum. Haftalarca haftada altı gün antrenman yaparsam komaya girerim. Eğer sıklıkla yoğun idam yapıyorsanız , maksimum kuvvetle çalışamazsınız. Bu konuda Mike Mentzerin söylediklerini hatırlıyorum; ( Sert idman yapılabilir , sık idman yapılabilir ama ikisi bir arada yapılamaz !!! .) Bu fikre ben de katılıyorum. Ağırlık idmanında önemli olan kararlılık değildir. Vücut geliştirme daha çok kısa mesafeli koşu gibidir. Kısa bir an için tam gaz , sonra dinlenme için durmak…”

Spor kariyerindeki konumu itibariyle Rico , artık ilerlemenin (gelişmenin) mümkün olmadığı veya ilerleme kaydetmek yerine boşa çaba harcanan ölü bir noktaya ulaştı. Bazı insanlar , bedenlerini bu ölü noktadan sıyırmaya çalışırlar ama Riconun başka bir felsefesi vardı :

“ Ben bedenim aşırı idmandan tamamen tükendiğinde , bir platoya ulaştığımı sanıyorum. Eğer bu noktada onu herhangi bir reaksiyon için uyarırsam , daha kötü olabilir. Bu yüzden durup dinleniyorum. Vücudumu yorgun hissettiğimde bütün hafta mola vermek daha iyi oluyor. Bu tembellik yada idmandan kaçmak değil , aksine uzun ve yorucu idmanlardan sonra ne kadar aşırı antrenmandan tükenmiş olduğumu fark ederek ihtiyaç duyulan dinlenmeyi sağlamaktır.”
Rico , vücut ağırlığı bir güreşçi gibi tutabilmek için sürekli yemek zorunda değil , ama besin değeri yüksek bir beslenme uygulamalı. Tabii ki proteinlerin önemini biliyor ve vücudu için gerekli amino asitleri kalorisiz olarak alabilmek için günlük beslenme cetveline yağı ve kaymağı alınmış protein içeceği ilave ediyor. Ayrıca karbonhidrat yönünden zengin olmayan bir beslenmenin yararsız olduğunun farkında.

Stan “Enerji ve yağı yakmak için karbonhidrata ihtiyaç duyarsınız” diyor ve ekliyor. “ bunun dışında vitamin kopleksi ve mineraller yönünden zengin olan sebzeler de vücuda inanılmaz faydalı. Ayrıca ilavelere de inanıyorum. Eğer vücut yapmak istiyorsanız en yararlı besinleri depolamalısınız. Diyet yapıyorsanız vitaminsiz kalmamalısınız. Ne kadar yediğiniz önemli değil. Eğer yoğun bir program izliyorsanız (sıkı bir idman yapıyorsanız ) yeterli beslendiğinize emin olamazsınız. Supplementler sizin bu ihtiyacınızı gidermenizi garantiler.”

Rico da Stan gibi yıllarca idman ve yarışmalarla ilgili konuları içeren vücut geliştirme yayınlarını inceledi. Tabi ki bu kaynaklardan fazlasıyla yararlandı ve bir kazancı oldu “ Motivasyon”
“ Beni heyecanlandıran çok beğendiğim vücutçuların resimlerini gördüğümde gerçekten motive oluyorum ve salona gitmek için sabırsızlanıyorum. Flex wheeler ve Lee Priest in quadricepslerini , Ronnie Coleman ın trapez ve sırt kaslarını ortaya çıkaran duruşunu düşünüyorum. Bu düşünce benim daha hırslı çalışmamı sağlıyor.”

“OVERTRAINING (SURANTRENE)” DEĞİL , FAZLA YÜKLEME


Bazıları platoya ulaşma fikrinin sadece bir vecize olduğuna inanır , fakat aynı zamanda sert idman yapan herkesin eninde sonunda yaşayacağı bedensel bir engel olarak görüyorlar. “Muscle & fitness dergisinin yazarı Dr. Sim Stoppaniye göre bunun bedensel nedenleri var. “ Eğer vücudunuza bir idmanın ağırlığını yüklerseniz vücut üç safhada reaksiyon gösterir. Birincisi Şoktur. Antrenmanın yükü vücudu bir şekilde şok eder. Aslında , şok ; ağırlık kaldırma sırasında genellikle idmansız kasların neden olduğu kas hasarıdır. İkinci safha olan “Uyarma” da vücut kendini daha hasardan (şoktan) korumaya çalışır. Bu safhayı büyüme yada kuvvet safhası olarak nitelendirebiliriz. Sporcuların üçüncü safhaya geçe bilmeleri için birkaç günden haftalara kadar süren bir zamanı alabilir. Uyarılmış olan vücut “Durgunluk” denen üçünce safhaya geçeri İşte bu safha vücudun platosudur. Bilim ,, bu durumu yenmenin bir yolunun da , Stan ve Riconun tavsiye ettiği gibi antrenmana yeni varyasyonlar eklemek olduğunu olduğunu kabul ediyor. Stoppaniye göre vücudunuz yükü dikkate alır ve verimli çalışmanızı engeller.

“ Tekrarlarınızı , dinlenme aralarınızı , antrenman sıkılığınızı vb .uygularken idmanınızın yüküne dikkat etmelisiniz” diye uyarıyor Stoppani. “ Bu bir dayanıklılık antrenmanın temelidir. Platoalra engel olabilmek için kaslarınızı sürekli çalıştırmalısınız”. Overtraining olmadan çalışmak , idmanın şiddetini hafifletir ve dinlenme için daha fazla zaman kazandırır.

Salon dışındaki faktörlerde gerek bedensel gerekse psikolojik problemlere yol açabilir. Stoppani “ stressde plato oluşumunda önemli rol oynar “ diyor. iş yerindeki yada okulda ki günlük stres ilişkilerindeki veya maddi konulardaki problemler antrenmanınızın yükünü arttırabilir ve bedenimizin dinlenmesini engelleyebilir. Aletsiz idman gibi salon dışında yapılan aktiviteler ve işler vücudumuz için çok fazla stres oluşturabilirler ve özellikle uykunuzu alamadığınız zamanlarda ilerlemenizi de engellerler. Bu vücut gelişiminiz için için kesinlikle korkunç bir sonuç olabilir.

GELİŞMENİN 10 ÖNEMLİ FAKTÖRÜ


1. Kendinize kısa ve uzun vadeli hedefler belirleyin :


Haritasız ve rehbersiz seyahate çıkamazsınız. Hani yön gittiğinizi bilmelisiniz ama aynı zamanda kesin hedefinizi e tanımalısınız.
Söz konusu antrenman olduğunda ulaşmaya çalıştığınız hedef konusunda bir düşünceniz olmalı. Eğer 48 cm lik bir pazu yada profesyonel yarışma hayali kuruyorsanız , kısa zamanlı ve aralıklı hedefler belirlemelisiniz. Önümüzdeki ay , önümüzdeki altı ay , önümüzde ki yıl vs. için stratejileriniz gibi. Gelişme kaydetmek ve gelişmenizi kontrol altında tutak için en iyi yol budur.

2. Hangi aletleri kullanmanız gerektiğini öğrenin:


Ağırlık idmanında önemli olan vücudun bütün kaslarının gelişmesidir.
Öncelikle serbest ağırlıklarla büyük kas gruplarını çalıştırmak temel alıştırmalardan biridir. Fakat eksiksiz bir gelişme kasları özel ve kuvvetli bir izolasyonla çalıştırmayı gerektirir. Bunu yapabilmek için makineler ve kablolar dahil hangi antrenman aletlerini kullanmanız gerektiğini bilmelisiniz. Hedeflerinize ulaşmanızı sağlayacak aletleri kullandığınızdan emin olun. Ağırlık kaldırmadan mükemmel vücuda ulaştıran kaliteyi anlamak zordur ve bu şekilde maksimum potansiyele ulaşmanızsa imkansızdır.

3. Doğru tekniği kullanın :


Genellikle antrenmanın erken safhalarında yapılan sıkı ve yoğu idmandır. Vücudunuz tıpkı bir sünger gibi bütün çabanızı emer. Ama ilerlemeyle birlikte kazanımlarınız azalır. Bu daima daha fazla çaba gerektirir. Eğer hal böyle olmasaydı profesyonellerin hepsi 76 cm pazıya ve 225 kg ağırlığa sahip olurdu.
Eğer doğru tekniği uygulamazsanız zahmetleriniz boş çıkar. Doğru zamanlarda en iyi aletleri kullanmalı gerektiği kadar dirençle bir kası onu en uygun şekilde çalıştırmalısınız. Eğer tekniğinizi yanlışsa kaybınız fazla olur.

4. ileri direnç teknikleri kullanın :


idmanda ne kadar ağırlık kullanacağınız bir sır değil. Antrenman programınızdaki bölümlerinize yetecek kadar. Ne daha az ne daha çok. İleri direnç tekniğinin püf noktası , ağırlığınızı arttırırken sizi kuvvetlendirecek kaslarınızı geliştirmek için uyarmaktır. Tabii ki ağır ve zor ağırlıklarla idman yapmak iyi bir fikir değil. Neticede tekniğinizi tehlikeye atıyorsunuz , ilerlemenizi yavaşlatıyorsunuz ve sakatlanma riskine giriyorsunuz. Ama zamanla antrenman ağırlıklarınızı yükseltmelisiniz. Eğer devamlı aynı ağırlıkları kullanırsanız vücudunuz hep aynı seviyede kalır.

5. Antrenmanınızı düzenli olarak değiştirin :


Hiçbir sporcu herhangi bir spor dalında maksimum düzeyde daimi başarı gösteremez. Halterciler yarışmalarda başarılı olabilmek için antrenmanlarını hafiften ağıra değiştirirler. Vücutçular ölü sezonda form tutarlar ve yarışmalardan önce kalite ve izolasyon çalışması yaparlar. Antrenmanı düzenli aralıklarla geliştirmede kullanılan en yaygın yöntem ağrı ve hafif idman tekniklerini vücudun belli bir uzvu için uygulamaktır. Bu aynı alıştırmaları ağır ve hafif ağırlıklarla yapmak anlamına gelmiyor. Büyük kasları uygun ağırlıklarla çalıştırmak , rahatlama ve dinlenmeye de vakit bırakan sistematik bir yorgunluk üretir. Uygun şekilde yada zamanda yapılan değişimler aynı anda da sürantrene olmayı engeller.

6. Antrenmanlarınızı değiştirin :


Eğer sürekli aynı uzuv için aynı antrenmanı yapıyorsanız , vücudunuz buna alışır. Kuvvet ve konsantrasyon söner , gelişiminiz durur. Antrenman çeşitlerini düzenli olarak değiştirin ve farklı alıştırmalarla aletler kullanın. Belli esaslar asla eksik olmamalı. Örneğin göğüs geliştirmek için dumbell olmadan yada kaslı bacaklar için squat yapmadan sonuç almanız imkansız. Bununla beraber , bu hareketleri her bölümde uygulamak zorunda da değilsiniz. Vücudunuzu ve ruhunuzu uyarmak için antrenmanınıza çeşitli varyasyonlar ekleyebilirsiniz.

7. Antrenman kuvveti için prensipler uygulayın :


Ağır kuvvetlerle çalışırken bunun tekniğini de öğrenin. Antrenmanınızı değiştirerek daha iyi sonuç alırsınız. Engelleri aşmanın en iyi yolu şiddeti (kuvveti) arttırmaktır. Yani aynı uyarıdan daha fazla sonuç alabilmektir. Joe Weider bu şiddet (kuvvet) tekniklerinden bir kısmını “Weider in iç güdü Antrenmanı “ olarak açıkladı. :
Birbirini tamamlayan seriler
  1. Dinlenme
  2. Bölüm tekrarları
  3. İçgüdü antrenmanı
  4. Kilo aldırıcı bölümler
  5. Geliştirici Bölümler
Bunlar çabanın , şiddetin yerine kuvvetin etkisini yükseltir. Eğer şu an mümkün olduğunca sert idam yapıyorsanız , daha da ser nasıl idman yaparsınız? Bu prensiplerin faydaları özellikle platoya ulaşmış olan ve ölü noktalardan sakınan insanlar için geçerlidir.

8. Gelişmek için beslenin :


Spor beslenmesinin en ağır yönü yarışmalar için kas kaybetmeden diyet yapmaktır. Vücut geliştirmek için yemek yemek çok daha kolaydır. Besinler sporculara iki temel konuda yardımcı olurlar. Antrenman için enerji ve kas yapmak için hammadde sağlarlar. Kas yapmak için proteine ihtiyacımız vardır. (Basit bir kurala göre kg başına 2.2 gram protein). Eğer iyi beslenemezseniz , sentezleyebilmek için vücudunuzun ihtiyacı olan aminoasitleri alamazsınız. Beslenmenizin geri kalanında ise besin değeri yüksek besinler almalısınız ve vücudunuz için kötü etkileri olan sigara , alkol ve uyuşturucudan uzak durmalısınız. Genel programınıza bolca vitamin ve mineral eklemelisiniz.

9. Kendinizi dinlendirin :


70 li yıllarda haftada altı gün , bazen günde 2 antrenman yapmak normaldi. Bugün ise antrenman üniteleri yoğun olup dinlenmeye daha fazla zaman bırakılıyor. Zaman ve deneyimler gösteriyor ki , maksimum ilerleme için en iyi reçete :
a) kısa , aşırı yoğun ve yorucu antrenman üniteleri ile,
b) Dinlenmek için yeteri kadar zaman olmak üzere ikiye ayrılıyor.
Ölü noktada olan sporcular çok sık idman ve tekrar yaptıklarında genellikle tepki verirler. Bu problemi dahada kötüleştirebilir. En iyi çözümlerden biri dinlenmedir. Antrenman birimleri arasında dinlenme günleri planlamalısınız. Vücudun bir uzvunu haftada bir kere hatta 10 günde bir çalıştırmalısınız. Bu bir tembellik reçetesi değildir. Aksine mümkün olduğu kadar sert idman yapıp sürantrene olan yorgunluktan bitkin düşünler için bir stratejidir.

10. Motive olun :


Yoğun antrenmanın bedensel olduğu gibi zihinsel bileşenleride vardır.

Ruhunuzu nasıl motive edebilirsiniz?


Aynada vücudunuzun nasıl değiştiğini ve geliştiğini görmek sizi motive eder. Ayrıca yeterince dinlenmede neşenizi yerine getirir ve bir sonraki idman için salona gitmenizi kolaylaştırır. İyi bir idman partneri bulmak da size yardımcı olur. İyi motive olmuş sizi heveslendiren biri ile idman yapın. Bu size çabanı için enerji sağlayacaktır. Dergileri okumak da diğer bir motivasyon kaynağıdır. Dergilerde gördüğünüz resimler ve konuyla ilgili bilgiler sizi heyecanlandırır ve harekete geçmenizi sağlar. eğer yarışmalara katılmaya teşebbüs ediyorsanız yarışmaları izleyin ve yarışmacılarla konuşun.

Spor psikologları görselliğin önemini özellikle vurguluyorlar. Kafanızdaki fikirlerle ilgili var olan bütün teknikleri kullanın. Kendinizi adaleli bir vücutla hayal edin. Bir idmandan diğer bir idmana geçerken bicepslerinizin dağ gibi olduğunu hatta kendinizi çizgi filmlerdeki süper kahramanlar gibi hayal edin. Sınırsız motivasyon size gelişmede yardımcı olacaktır.

kaynak : VON BILL DOBBINS


kamyon 29 Ağustos 2006 23:09

PROTEİNLER

MsXLabs.org

Yapılarında karbon, hidrojen, oksijen ve azot bulunan proteinler yaşam için gerekli organik bileşiklerdir. Organizmanın genel yapı taşlarını teşkil ederler.
Vücudun çalışmasında düzenleyici olarak görev alan bazı enzim (amilaz, lipaz, laktat dehidrogenaz vb.) ve hormonların (insülin, büyüme hormonu vb.) yapılarında protein vardır. Alyuvarlara rengini veren hemoglobin bir protein bileşiğidir. Kasların büyük kısmı myozin ve aktin diye adlandırılan protein türlerinden meydana gelmiştir. Vücudun mikroplara karşı savunmasında görev alan antikor dediğimiz koruyucu maddeler ile bazı vitaminlerin yapımında proteinin etkinliği bulunmaktadır. Aynı zamanda proteinler bir enerji kaynağıdırlar ve 1 gram protein vücutta 4 kcal. enerji oluşturur.

AMİNO ASİTLER

Proteinlerin yapı taşı ise amino asitlerdir. Doğada bulunan 22 amino asitten 8 tanesi organizmada yapılamaz. Mutlaka dışardan besinlerle alınmaları gereken bu amino asitlere elzem amino asitler denir (esansiyel amino asitler). VALİN, LÖSİN, İZOLÖSİN, TREONİN, METİONİN, FENİLALANİN, TRİPTOFAN, LİZİN elzem amino asitlerdir. Ayrıca HİSTİDİN ve ARGİNİN çocuklar için özellikle ilk yıllarda elzem amino asit olarak kabul edilir. Spor performansı açısından GLUTAMİK ASİD'te önem kazanmaktadır. Glutamik asit büyümede, beynin ve sinir sisteminin metabolizmasında, dolaylı olarak sporcunun konsantrasyonunun düzenli olmasında etkendir. Elzem amino asitlerden valin, löysin ve izolöysin enerji temini için kasta kullanılan amino asitlerdendir. Alanin ve glutamat ise karaciğerde glukoza çevrilerek kana geçer, kan şekerinin seviyesinin korunmasına katkıda bulunur. Karbonhidrat depolarının tükenmesi durumunda amino asitler toplam enerji tüketiminin % 5-10 kadarını sağlar.

PROTEİN KAYNAKLARI VE KALİTESİ


Dışardan aldığımız proteinleri hayvansal ve bitkisel kaynaklı yiyeceklerden elde ederiz. Bu besinlerdeki proteinlerin kalite, çeşit ve miktarları birbirlerinden farklıdır. Sindirilebilirlik açısından en uygun olanı yumurta, et, süt ve benzeri hayvansal kaynaklı yiyeceklerden elde ettiklerimizdir. Bu besinlerdeki proteinin % 91 - 100'ü, tahıl ürünlerindeki proteinin % 79 - 90'ı, kurubaklagillerden elde edilen proteinin ise % 69 - 90'ı sindirilir. Kullanılabilirlik açısından tavuk yumurtası örnek proteindir, % 98'i vücut tarafından kullanılır.

Et, balık, süt ve bunların türevlerinden elde edilen protein ise iyi kalitede protein kabul edilir. % 75 - 80'i vücut proteinine dönüşür.
Hayvansal kaynaklı proteinler elzem amino asitler açısından yeterli düzeydedir. Düşük kalite protein diye sınıflandırdığımız bitkisel kaynaklı proteinlerde bazı elzem amino asitler yetersiz bulunmakta ve sindirimleri de güç olmaktadır. Bitkisel kaynaklı proteinlerin % 40'ı kullanılabilmektedir.

Yumurta albümini ve kazein gibi yüksek kaliteli protein alımı halinde, alınan amino asitler büyük oranda protein sentezinde kullanılmaktadır. Karışık bir diyetle alınan proteinlerden elde edilen amino asitlerin büyük bir bölümü enerji temininde kullanılarak yıkıma uğramaktadır. Küçük bir bölüm ise protein sentezinde kullanılmaktadır.

Hayvansal kaynaklı proteinler içerdikleri doymuş yağ ve kolesterol nedeni ile aşırı tüketildiğinde insanlarda kalp - damar hastalıklarına neden olabilirler. Bitkisel kaynaklı proteinlere göre ekonomik yönden de pahalıdırlar. Bitkisel kaynaklı yiyecekleri birbirleri ile karıştırarak yediğimizde besinlerin birinde sınırlı olan elzem amino asidi diğer besinden karşılayabiliriz. Tahıllarla kurubaklagillerin veya süt türevlerinin birlikte yenmesi, elzem amino asitlerin yeterince tüketilmesi açısından daha yararlıdır. Etin fazla tüketimi yüklenmelerde kan asidozunun artmasına, sonuçta yorgunluğa neden olmaktadır. Sütün alkalizan etkisi nedeniyle süt proteini kullanımında bu olasılık daha düşüktür.

Elzem amino asitleri dengeli örnek karışımlar:


- Mercimekli veya Nohutlu Bulgur Pilavı
- Kurufasulyeli Pirinç Pilavı
- Yayla Çorba
- Peynirli Makarna
- Sütlaç
- Muhallebi ve diğer sütlü tatlılar.

Yörelerin yemek çeşitlerine göre bu örnekler çoğaltılabilir. Bu yemek türleri eti sevmeyen yada yemek istemeyenler (vejeteryanlar) içinde uygun besinlerdir.
Protein açısından en uygun ve sağlıklı beslenme şekli, diyetteki proteinin % 50'sinin hayvansal kaynaklı, % 50'sinin bitkisel kaynaklı besinlerden karşılandığı beslenme şeklidir.


kamyon 8 Eylül 2006 12:35

DOGGIE JOE İLE YAPILAN RÖPORTAJ


MsXLabs.org

Tavsiyelerimi okuduğunuzda göstereceğiniz performansla yaşayacağınız güç artışıyla arkadaşlarınızı şaşırtacaksınız..Kızların kaldıracağı türden ağırlıkları kaldırmaktan bıktıysanız bunları okuyunuz.

Başlarken daha önceden duyduğunuz herşeyi unutun.Herkes ağırlık kaldırmaya başladığında 3set üzerinden 10 tekrar yapılması gerektiğini düşünür .Bu bir vücut geliştirmeci için alışagelmiş çalışma yöntemidir.

Eğer bench presste ağırlık artırmak istiyorsanız kendinize bir iyilik yapın .Bir vücut geliştirmeci gibi düşünmeyi bırakın powerlifter gibi düşünmeye başlayın .

Herkes merak ediyor 225 pound (102kg) ağırlığındaki bir adam 500 pound(225kg) ağırlığındaki bir yükü nasıl kolayca kaldırabiliyor .Bunun nedeni powerlifter gibi çalışması yani az tekrarlarla 3-6 tekrar arasında çalışarak ağırlık kaldırması.Az tekrarlar kas kuvvetini artırmak için ,fazla tekrarlar ise dayanıklılığı artırmak için uygulanırlar.

Benim önereceğim program etkisi geçene kadar uygulanabilecek 5*5’lik programdır .Bu program hacim ve kuvvet artışı sağlayan klasik bir metotlardandır .

‘Only The Strongest shall survive (Sadece en güçlü ayakta kalabilir)’kitabının yazarı Bill Star’da bu metodu sıkça kullanmıştır ve bu metodun kuvvet artırmada temel oluşturduğuna inanmıştır.

5*5’in anlamı aynı ağırlıkla 5 set ve 5 tekrar manasındadır .Sizi 5. tekrarda zorlayacak ,yoracak ağırlığı saptayın .Bu tarz bir çalışma kaslarınıza büyük miktarda yorgunluk verecektir ,hiçbir şey yapamayacak duruma geleceksiniz fakat kaslarınız yakında tepki verecektir ve daha da güçleneceksinizdir .

Bu program o kadar kaliteli bir programdır ki Amerikan futbolundaki pek çok koç oyuncularına bu antrenmanı uygulatmaktadır .Bu program sadece bench presste artış için uygulanmıyor diğer karışık kaldırışlarda da örneğin deadlift ve squat hareketlerinde de uygulanıyor .

PROGRAM :Amacımız bench presste ağırlık artırmak olduğuna göre bunun için haftanın belirli günlerinde kaldırış yapmamız gerekecektir .Eğer kaldırışta en aşağıda zorlanıyorsanız omuzları güçlendirmeniz gerekecektir .

Eğer kaldırışta orta noktada zorlanıyorsanız tricepsleri güçlendirmeniz gerekecektir .Pazartesi ve Cuma günleri göğüs günleri .Salı sırt ve biceps günleri .Perşembe bacak günü .En önemli gününüz zayıf bölgenizi çalıştırdığınız Çarşamba günleri .

Her hareket 5*5e tamamlanacak yani 5 set 5 tekrar .

PAZARTESİ(GÖĞÜS) 1-Bench Press

2-Incline Bench Press
3- Incline Dumbell Presses
4-Bent-Arm Dumbell Pullover

ÇARŞAMBA (Zayıf Bölge İçin

)
Bench Press hareketinde aşağıdayken zorlanıyorsanız :
1-Military Press
2-Front Raises
3-Side Raises
4-Uprights
5-Close Grip Bench Press

Bench Press hareketinde kaldırışta ortada zorlanıyorsanız:

1-Skull Crushers
2-Tricep Extensions
3-Tricep Pulldown
4-Dips
5-Close Grip Bench Press

CUMA (GÖĞÜS) 1-Bench Press

2-Incline Bench Press
3-Chest Flies
4-Butterflies

Not :

Salı ve Perşembe günleri ne yapacağınızı size bırakıyorum .Bu yukarıdaki program bench’te artış için yazılmıştır .O günlerde tavsiyem mide bölgenizi güçlendirmenizdir çünkü karın bölgesi bench pressi yapmanızı sağlayacak önemli bir bölgedir .

Burada dikkat edilmesi gereken husus son sette kaldırabileceğiniz fakat zorlanacağınız ve 4 tekrarı rahat çıkarabileceğiniz bir ağırlık seçmenizdir .Eğer bunu başarabilirseniz bu sizin için çok iyi olacaktır bir sonraki antrenmanda kaldırdığınız ağırlıkları artıracaksınızdır .

Diyelim ki pazartesi günü 185 pound ile antrenmana başladınız .Cuma günü bara 5 pound (2.25) kadr ekleyeceksinizdir .Pazartesi de aynı şekilde olacaktır ve böyle devam edecektir .Bu şekilde programa 4 hafta boyunca devam edin .4 hafta sonunda artık ağırlığı artırmak sizin için daha zor olacaktır nedeni artık platoya yaklaşmışsınızdır .

PLATO’YU KIRMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER :

4 hafta sonra her şey istendiği gibi giderse ,sakatlık gibi durumlar olmazsa 35 pound (16kilo)kadar bir artış yaşamış olacaksınız .Bu dört haftanın sonunda gelişimin durmamasını istediğimizden kaslara şok uygulayacağız .Benim tavsiyem presslerde 3*3 diğer hareketlerde ise 3*10 .Zihinsel olarak her çalışmanızda daha fazlasını kaldırmayı isteyin .Dört hafta sonra 5*5’lik programa geri dönün .

12 hafta sonunda ne kadar geliştirdiğiniz hakkında net bir şey söyleyemem .Disiplininize bağlı olarak kolayca %50-75 arasında artışlar yaşayabilirsiniz .Arkadaşlarınız arasında hayvan (beast) olarak anılmak istiyorsanız bu programı uygulayın ,hayal kırıklığına uğramayacaksınız.

DİĞER ÖNEMLİ HUSUSLAR :

Kaç defa bir adamı bench yaparken sırtını yaylandırırken ve ağırlığı zıplatarak göğsünden uzaklaştırırken gördünüz .Sakın o arkadaşı örnek almayın kendinize . Ona zor olan yolu öğretelim .

Bunu yapmalarının tek nedeni aldatma(cheating) yaparak momentumdan faydalanmak ve böylece ağırlığı kaldırabilmektir .Ağırlığı göğsünüze değdirmek isteyebilirsiniz fakat asla göğsünüzden fırlatmaya çalışmayın .Ayrıca başparmaklarınızı bara iyice sarın ve kavrayın böylece ağırlığın kaymasını ve size çarpmasını önlersiniz .

Ek olarak ayarlarınızı yere sağlam bir şekilde basacak şekilde sıkıca yerleştirin ki bacaklarınızdan kuvvet çekebilesiniz .Ve belirtilebilecek en önemli hususda nefes alıp verme .Aşağıya doğru inişte nefes alın ve yukarı kaldırışta soluğu dışarı verin .

BESLENME :

Tavsiyem gün içinde protein ihtiyacının tamamlanabilmesi için bol miktarda tavuk,hindi ve ton balığının yenilmesidir .Bunun dışında öğün sayısı 5-6 civarında olsun ve günde en az 1 galon su tüketin .

kaynak-bodybuilding.com


kamyon 9 Eylül 2006 04:17

Daha güçlü olabilmek için, uygulanması gereken teknikler

MsXLabs.org

Zorlama teknikleri sizin şaşırtıcı bir fiziğe sahip olmanıza neden olacak cephanelikleriniz arasında yer almaktadır .Bununla birlikte bu teknikler herkese göre değildir .Özellikle bu spora yeni başlayan arkadaşlar bu teknikleri kullanmaktan kaçınmalıdır .

Zorlama teknikleri kaslarınızın daha fazla çalışmasını sağlayarak başarısızlıklarınızdan öteye gitmenizi ,onları güçlü bir şekilde uyararak büyümelerini ve kuvvetlenmelerini sağlar . Sonraki çalışmalarınızda bu teknikleri deneyiniz .Eğer kendinizi gerçek anlamda zorlamak istiyorsanız bu tekniklerden bir kaçını deneyebilirsiniz .Dikkatli olun kendinizi kaptırıp fazla deneme yapmayın , bununla birlikte bu hareketler çok çaba gerektirir ve vücudunuzun kendini toparlaması biraz zaman alır .

1-ÜÇLÜ DROP(DÜŞÜŞ) VE REBOUND(GERİ SIÇRAMALI) SETLER :

Bu üçlü drop setlerin bir türüdür .Bu sette ilk olarak yüksek bir ağırlıkla başlıyorsunuz ,yettiremediğiniz noktaya gelene kadar tekrar yapıyorsunuz ,aynı ağırlıkla bir set daha yapıyorsunuz,son setimiz olan üçüncü sette ağırlığı azaltıyorsunuz ve ağırlığı kaldıramayacak noktaya gelene kadar tekrar yapıyorsunuz .

Düzenli bir şekilde üçlü drop seti yapın daha sonra hızlı bir şekilde üçlü sette başladığınız ağırlığa geri dönün ve birkaç tekrar yapın .Bu şekilde yaparsanız son sette tekrar sayınız 1 ve ya 2 kadar olacaktır .Bunun nedeni üçlü setin sonunda daha hafif ağırlık kullanmamızdır ve hafif ağırlığın daha yüksek ağırlığa oranla daha fazla değişik kas fiberlerini çalıştırmasıdır

2-İZOLE/BİRLEŞİK(COMPOUND) REBOUND SETLER :

İzole bir egzersizin(örn.dumbell fly) üçlü drop rebound setini uygulayın daha sonra hemen üçlü setin başlangıcındaki ağırlıklarla bu egzersizin çalıştırdığı kas gruplarını çalıştıran compound harekete (örn.dumbell press) geçin , ağırlığı kaldıramayacak noktaya kadar tekrar yapın,aynı ağırlıkla bir set daha yapın daha sonra ağırlığı azaltarak son bir set yapın .

Bu ileri seviyede ön-yorucu(pre-exhaust) çalışmanın bir türüdür .Ön-yorucu çalışmanın şu şekilde tanımlnabilir :İzole(sadece bir kas grubunu hedef alan,misal dumbell fly ) bir hareketi tamamladıktan hemen sonra bu hareketi birleşik (compound,iki ya da daha fazla kas grubunu çalıştıran örn.bench press )bir hareket takip eder .
Ön-yorucu çalışma hedef aldığınız kas grubunu yorucu etkiye sahiptir(bizim örneğimizde göğüsdü) ,ilk olarak kas grubumuzu direk olarak yoruyoruz daha sonra sonraki egzersizde diğer kas gruplarından destek alarak egzersizi tamamlıyoruz .

İzole egzersizlerde üçlü-drop setten faydalanarak hedef kasımızı daha fazla yormuş oluruz ve bu bizi daha fazla zorlar .

3-SIÇRAMALI(JUMP) SETLER :

Bu fazla güç kaybetmeden birkaç kas grubunu ağır kilolarla parçalı setlerle çalıştırmanın bir yoludur .Sıçramalı(jump)setler en çok vücudumuzdaki biceps ve triceps,sırt ve göğüs ya da hamstrings ve guadriceps gibi zıt(antagonistic) kas gruplarında işe yarar.

Örnek vermek gerekirse ,misal 5 set chins-up ve 5 set bench olarak planladığınız hareketleri yapacaksınız .İlk olarak 3 set chins-up ve 3 set bench yapıyorsunuz daha sonra geri kalan2 set chins-up ve 2 set bench yaparak hareketleri tamamlıyorsunuz .Bu şekilde yapacağınız ekstradan dinlenme ile son 2 setlerde daha güçlü olacaksınız .

Zıt kas grupları arasında yapılan sıçramalar kuvvetten kazanç sağlar .Bu egzersizi set grupları olarak değilde iki set halinde ve hareketlerin yerini değiştirecek(misal 1 set bench 1 set chins up) şekilde de yapabilirsiniz .Bunu süperset ile karıştırmayın iki hareket arasında normal dinlenme süreniz kadar dinlenin .Bu teknik vücut bölgelerinizin daha fazla dinlenmesini sağlayarak daha fazla verim almanızı sağlıyor .Bu da bizim her egzersizde daha fazla ağırlıklarla çalışabilmemizi sağlıyor .

4 - 2 YUKARI-1 AŞAĞI NEGATİFLER :

Bu makinelerle yapılan negatif çalışmanın bir türüdür .Hareketin pozitif fazında kollarımızdan ya da bacaklarımızdan faydalanıyoruz daha sonra sadece bir kolumuzu ya da bacağımızı kullanarak indiriyoruz.Bu tip bir negatif çalışma eğer yanınızda bir yardımcı yoksa yararlıdır .
Bu tekniğe verilebilecek güzel bir örnek makinede bench presstir .Bu harekette normal olarak kullandığınızın yarısı kadar ağırlık kullanın .Ağırlığı iki kolunuzla yukarı ittirin daha sonra bir kolunuzu çekin ve tek kolunuzla ağırlığı aşağı çekin .

5-KOMBİNE SETLER :

Bu tekniği değişimli olarak iki hareketten aynı tekrar sayısında(örn.yatarak triceps extension ve close grip bench press ,dumbell flyes ve dumbell press ya da rowve deadlift gibi) faydalanacağız . Kolay dönüşümlü hareketleri seçerseniz faydalı olur.

Sette daha ileri gidebilmek için bir hareketi tamamladıktan sonra diğer güçlü olduğunuz hareketle devam ediyorsunuz .Mesela row ve deadlift hareketlerini birleştirelim ve row hareketinden sonra deadlift ile hareket edelim .Bacaklarınız sırtınızı ileri itmek için yardımcı olacaktır .Bu teknik genişletilmiş ön-yorucu(pre-exhaust)çalışmanın süperset halidir .

6-TEKRAR HEDEFLEME :

Kafanızda kesin bir tekrar sayısı belirleyin ve o tekrar sayısına kaç sette ulaşabileceğinizi mesele yapmadan ulaşmaya çalışın .Örnek olarak hedefimiz chins-up’ta toplam tekrar olsun .İlk başta 30 tekrar yaptığımızı varsayalım geriye 20 tekrar kalıyor .20 saniye kadar dinlenelim .Daha sonra 10 tekrar yaptığımızı varsayalım . 10 saniye dinlenelim .Geriye 10 tekrar kalıyor .4 tekrar daha yaptığımızı varsayalım geriye 6 tekrar kalıyor .6 saniye kadar dinlenelim ve böyle 50’ye ulaşmaya çalışalım.

7-SET EKLEME :

Bunlar drop(düşen) setlerin zıttıdır .Hafif ağırlıkla ve yüksek tekrarla başlıyoruz,ilerleyen setlerde yüksek ağırlıklar kullanıyoruz .Yüksek tekrarlarla başta fiberleri sonra da güçlü fiberleri çalıştırmış oluyoruz .Bu teknik kendilerini kolayca yenileyebildikleri için en iyi calflerde etkisini gösteriyor .Seçicili(selectorized) makinelerde de bu teknik iyi çalışıyor .Bu tekniği drop setlerle de birleştirmek mümkündür piramid şeklinde başta drop sonra set ekleme ya da başta başta set ekleme sonra drop setleri kullanabilirsiniz .

8-SABİT TUTULAN AĞIRLIKLA PİRAMİD :

Bu teknik sadece plaka yüklü makinelerde ya da iki gözcü ile yapılan barbell hareketlerinde işe yarıyor .Uzun bir zaman aralığında sabit bir kasılma ile tutabileceğiniz uygun bir ağırlık saptayın .Hareket sırasında kasılı durumda iken ağırlığı sabit tutun (misal peck deck) .Siz ağırlığı sabit bir şekilde tutarken makineye plaka yükleyecek bir yardımcınız olsun . Siz kasılı durumda iken artık ağırlığı düşürmeye başlayana kadar plaka yüklesin(yaptığınız harekete ve kuvvetinize bağlı olarak sizin için en uygun olacak şekilde misal 2.5,5 ,7 ya da 10 pound) .Düşürmeye başladığınız noktada plakalardan birini çeksin .
Düşürmeye başlayana kadar yine tutun . O noktada yardımcınız yine plakalardan birini çeksin .Öyle bir noktaya geleceksiniz ki sizin ağırlığı kasılı tuttuğunuz süre ile yardımcınızın plakayı çıkarması için gereken süre birbirine yaklaşacak .Bu şekilde ilerleyin(dilerseniz makinede hiç ağırlık kalmayana kadar devam edebilirsiniz).
Bu patlayıcı kas gruplarını hariç tutarsak oldukça büyük miktardaki kas grubuna zorluk veren ve yoran harekettir .Kaslara daha iyi vurmasını istiyorsak mesele en yüksek ağırlıkla piramidin tepesinde iken bu tekniği kısmi olarak uygulayabiliriz .

Bu tekniği bir barbell ile ve iki yardımcı ile de uygulayabilirsiniz fakat denge için plakaları aynı zamanda eklemelerine ve de çıkarmalarına dikkat edin .

ANKET SONUÇLARI


Hangi zorlama tekniği daha çok işe yarıyor?

SONUÇLAR :

  • Üçlü Drop & Rebound Setler 468 (25.9%)
  • İzole/BirleşikRebound Setler 151 (8.4%)
  • Sıçramalı Setler 69 (3.8%)
  • 2 Yukarı - 1 aşağı Negatifler 65 (3.6%)
  • Kombine setler 164 (9.1%)
  • Tekrar hedefleme 240 (13.3%)
  • Set ekleme 174 (9.6%)
  • Sabit tutulan ağırlıkla piramid 185 (10.2%)
  • Diğer 290 (16.1%)
OY SAYISI :1806

NOT:Yukarıda belirtilmiş gerçi ama gözden kaçıran arkadaşlar olabilir ben yine belirteyim .Yeni başlayan arkadaşlar bu teknikleri denemesinler ya da deneyeceklerse dikkatli olsunlar ,kendilerini fazla kaptırmasınlar.

YAZAR :NİCK NILSON
ÇEVİREN : NUR

Onur'a teşekkürler


kamyon 12 Eylül 2006 01:50

KAS GRUPLARINA GÖRE HAREKET İSİMLERİ TABLOSU


1- MİDE-BEL(ABDOMİNAL OBLİGUE)

  1. Sit-Up
  2. Roman Chair Sit-Up
  3. Incline Bench Sit-Up
  4. Incline B. Leg Raise
  5. Hanging Leg Raise
  6. Crunch
  7. Cable Crunch
  8. Side Bend
  9. Standing - Seated Bar Twist
  10. Bent Over Bar Twist
  11. Lying Knee-Up
  12. Seated Knee-Up
  13. Goodmorning Exercise
  14. Hyper Extension
  15. Dead Lift
  16. Hanging Side Leg Raise
  17. Lower Back Machine
  18. Abdominal Crunch Mach

2- BACAK(LEG)

  1. Squat
  2. Hack Squat
  3. Leg Press
  4. Leg Extension
  5. Lying Leg Curl
  6. Barbell Lunge
  7. Standing Leg Curl
  8. Leg Adduction
  9. Leg Abduction
  10. Side to Side Lunge
  11. Gluteus Kick Back
  12. Sitting Leg Press

3- BALDIR(GASTROCNEMİUS)

  1. Standing Calf Raise
  2. One Leg Calf Raise
  3. Sitting Calf
  4. Dankey Calf Raise
  5. Leg Press Calf Raise
  6. Tibialis Extension

4- SIRT(LATİSSİMUS DORSİ)

  1. Bent Over Barbell Rowing
  2. One Arm Dumbbell Rowing
  3. T-Bar Rowing
  4. Seated Cable Rowing
  5. Wide Grip Chin
  6. Pulldown
  7. Close Grip Pulldown
  8. Serratus Extension
  9. One Arm Cable Rowing
  10. Close Grip Chin
  11. Low Rowing Machine

5- GÖĞÜS(PECTORALİS)

  1. Bench Press
  2. Decline Bench Press
  3. Incline Bench Press
  4. Incline B. Dumbbell Pr.
  5. Dumbbell Bench Press
  6. Dumbbell Flying
  7. Decline B.D. Flying
  8. Incline B.D. Flying
  9. Pec Dec Flying
  10. Parallel bar Dips
  11. Cable Cross Over
  12. Cross B.D. Pullover
  13. Barbell Pullover
  14. Push - up
  15. Chest Press Machine

6- OMUZ(DELTOİD)

  1. Standing Barbell Press (Military Press)
  2. Barbell Press Behind Neck
  3. Standing Dumbell Press
  4. Seated Dumbell Press
  5. Uprigth Rowing
  6. D. Side Lateral Raise
  7. Barbell Front Raise
  8. D. Alternative Front Raise
  9. Bent Over Side Lateral Raise
  10. Lying Side Lateral Raise
  11. Incline Bench D. Side L. Raise
  12. Dumbbell & Barbell Shrug
  13. Reverse Lateral Arm Raise
  14. Side Lateral Raise Machine
  15. One Arm Cable Side Lateral Raise16Rear Deltoid Machine

7- ARKA KOL(TRİCEPS)

  1. Close Grip Bench Press
  2. Lying Barbell Triceps Extension
  3. Triceps Parallel Dips
  4. Standing B. Triceps Ext.
  5. One Arm D. Triceps Ext.
  6. Seated One D. Triceps Extension
  7. Triceps Push Down
  8. One Arm Pulley Push D.
  9. Long Cable Triceps Ext.
  10. Dumbell Triceps Rear R.
  11. One Arm Lying Triceps Extension
  12. Triceps Bench Dips
  13. Reverse Triceps Push D.
  14. Triceps Extension Machine

8- PAZU(BİCEPS)

  1. Standing Barbell Curl
  2. Standing Dumbbell Curl
  3. Barbell Dumbbell Preacher Curl
  4. Seated Dumbbell Curl
  5. Hammer Curl
  6. Incline Bench Dumbbell Curl
  7. D. Concentration Curl
  8. Bent Over Dumbbell Concentration Curl
  9. Close Grip Chin Curl
  10. Arm Curl Machine

9- ÖNKOL BİLEK PARMAKLAR(FOREARM-WRİST FİNGERS)

  1. Barbell Wirst Curl
  2. Barbell Reverse Wirst Curl
  3. Dumbbell Wirst Curl
  4. Standing Barbell Reverse Curl
  5. Supination - Pronation
  6. Radial - Ulnar Flexion
  7. Wrist Roller
  8. Ring Finger Flexion

10- BOYUN(NECK)

  1. Neck Raise with Weight
  2. Reverse Neck Raise
  3. Lying Neck Side Raise


kamyon 15 Eylül 2006 01:17

PİRAMİT SİSTEM


MsXLabs.org

Kaliteli adale kütlesi inşa etmenin en iyi yolu çok çeşitili çalışma teknikleri kullanmaktır. Yeni başlayan vücutçular hemen hemen her akla uygun yol ile gelişebiliyorlar. Ama ileri seviyeye gelmiş vücutçular devamlı adalelerine meydan okuyup onları mücadeleye çağırmak ihtiyacını hissediyorlar. Set ve tekrarları değişik miktarlarda kullanmak bu yollardan biridir. Amerikalılar buna Holistik çalışma prensibi diyorlar.
Çalışmanın tek bir yolu olmadığı aşikardır. Her şampiyonun genellikle senelerini deneme - yanılma yoluyla öğrenmiş olduğu kendine has bir metodu vardır.Buna rağmen hemen her iyi vğcutçu için geçerli , kesin prensipler vardır. Bunlardan biri değişiklik ihtiyacı - egzersizlerde değişiklik, setlerde ve tekrarlarda değişiklik- adalenize değişik uyarı verme ihtiyacıdır.

Aşağıdaki şema birçok vücutçu tarafından kullanılan bir düzenlemedir ve piramitleme olarak bilinir. Piramitleme, her sette ağırlıkları arttırırken tekrar sayısını azalttığınız bir sistemi tanımlamaktır. Bugün mevcut olan teknikler içindeki belkide en temel ve en çok kullanılan tekniktir. Şimdi sizlere Bench press de piramit tekniğinini nasıl uygulanabileceğini bir örnekle gösterelim :
1. Set : 60kg x 12 tekrar
2. Set : 75kg x 10 ,,
3. Set : 88kg x 8 ,,
4. set : 100kg x 6 ,,
5. set : 110kg x 4 ,,
6. set : 118kg x 2 ,,
7. set : 126kg x 1 ,,
Elbette ilk set ısınma setidir. Ayrıca aklınızın bir köşesinde bulunsun; bir çok uzman 6 tekrarın altındaki setleri faydalı bulmuyor; yani örnekte verdiğimiz piramitlemeyi onaylamıyorlar.Ancak bu düzenlemeyi kullanan birçok vücutçu vardır. Sadece piramidin sonundaki tek tekrar ayda bir kere yapılır.

Piramit ve ters piramit tekniklerini birleştirerek de çok iyi neticeler alabilirsiniz. Önce ağırlığı arttırıp tekrarı azaltın ve daha sonra da ağırlığı azaltıp tekrar sayısını arttırmaya başlayın. Ağılığı yavaş yavaş arttırıken , ağır kilolara alışılabilmesi için vücudunuza zaman veriyorsunuz . Devamında kiloyu azaltıp çok tekrar yapmaya başlayınca zihnen ve bedenen hazır olduğunuz için çok tekrarlı direnç setlerinin getirdiği acı ve yanmaya tahammül esiyorsunuz.

Bu setlerden bazıları başarı ile biterken bazıları bitmez. Başarısızlıkdüzgün bir tekrar bile yapamadığınız noktadan sonrasıdır [kıpırdamayacak hale geldiğiniz nokta değil]. Örnek olarak aşağıda tipik bir incline dumbell press piramit ve ters piramit uygulamasını bulacaksınız:
1. Set : 30kg x 15 tekrar
2. Set : 40kg x 10 ,,
3. Set : 50kg x 8 ,,
4. set : 60kg x 5 ,,
5. set : 75kg x 8 ,, başarısızlık noktasına kadar
6. set : 75kg x 6 ,, başarısızlık noktasına kadar
7. set : 75kg x 4 ,, başarısızlık noktasına kadar
8. set : 60kg x 10 ,, başarısızlık noktasına kadar
9. set : 50kg x 6 ,, başarısızlık noktasına kadar
10. set : 40kg x 8 ,, başarısızlık noktasına kadar
Her vücutçu bu kadar çok set yapamaya bilir. Genellikle iki yada üç egzersizi 4 yada 5 set yaparlar.
Dikkat edecek olursanız bu program adalenin doğal çalışma şekline uygundur. Belli bir sayıda set yaptıktan sonra yorulursunuz ve daha fazla ağırlık kaldıramazsınız. Bu noktadan itibaren ağırlığı azaltıp yüksek tekrarları yakalamaya çalışmak tek yada çit tekrar denemekten daha uygundur.

Yukarı ve aşağı pirmitlemenin avantajı yüksek tekrarlar ile adalenizi pompalarken kuvvet ve kütleiçin ağır kilolar basmanıza imkan vermesidir. Piramitlemek size dünyanın en iyi olanaklarını sunar.


kamyon 20 Eylül 2006 04:23

Doğal Büyüme Hormonu [GH - Growth Hormon]


MsXLabs.org

Doğal büyüme hormonu (growth hormon) salgılanmasını artıran faktörler:

1.Uzun ve derin bir uyku GH'ı faaliyete geçirmektedir.

2.B6 vitamini kullanımı. B6 vitamini hem daha rahat uyku uyumaya yardımcı olmakta hem de GH'ı aktif hale getirmektedir.

3.Naturel C vitamini, kullanımı, Bu da aynı şekilde hem uykuya yardımcı olmakta, hem de GH'ı etkilemektedir.

4.Tryptophan amino asidi kullanımı Sentetiği çok zararlı olan ve beyin zarı iltihabı yapan bu amino asidin tabii olanı vücutta derin ve rahat bir uykuya yardımcı olmaktadır. (Tryptophan'in bu etkisini gösterebilmesi için de gene B6 vitaminine ihtiyaç vardır)

5.Kan şekerinin düşük olması ve devamlı düşük düzeyde tutulması GH faaliyetlerini arttırmaktadır. Düşük kan şekeri ile artan GH faaliyeti vücuttaki yağ depolarının sürekli eksilmesini sağlar.

Kan şekerinin düşük tutulması:

Son yıllara kadar kan şekerinin düşük tutulması için insülin adlı ilaç kullanılmakta idi. Hatta hastalık dışında vücutçular bile GH'ı tahrik etmek ve kan şekerinin bu sebeple düşüklüğünü sağlamak için bu yola başvurmaktaydılar. Bugün bile maalesef bu sağlık açısından zararlı yola baş vuranlar bulunmaktadır. Ancak beslenme alanında katedilen son gelişmeler, evvelce kilo aldırır diye almaktan kaçınılan karbohidratların en iyi bir enerji kaynağı olduğu, iyi bir gelişme için vücutçuya gerekli olduğu gibi kan şekerini de en düşük düzeyde tuttuğunu ortaya çıkarmıştır. Yağsız, tuzsuz ve nişastası az olan karbonhidratlar kan şekerini düşürmektedir. Hatta ne kadar sık aralıklarla alınırsa o derece etkili olmaktadır. Doğada saf karbonhidratın bulunduğu en iyi besin maddesi ise pirinçtir. İyi bir enerji gereksinimi hesabı ile günde en az 2-3 satlik aralarla çok seferde az az olarak tüketebiliriz. Bu şekilde kan şekerini düşürdüğümüz günün gecesi izah ettiğimiz sebeplerden vücuttaki yağ miktarında azalma olacaktır.

Pirinç kadar olmasa bile kullanılabilir diğer karbonhidrat kaynakları, tuzsuz ve yağsız ekmek ve makarna ile patatestir. Ancak patatesteki nişasta sebebi ile fazla alınması doğru değildir. Zira yarışma yakını devrelerde, nişasta sebebi ile defınisyon görünümü bozulmakta ve daha kalın deri görünümü ağırlık kazanmaktadır.

Ancak patatesin çok önemli ve faydalı bir özelliği de kabuklarında bol miktarda potasyum ihtiva etmesidir. Ağır antrenman ve kilo vermelerde vücudun potasyuma son derece fazla ihtiyacı vardır. Patates kabukları da bu açıdan sentetik olmayan tabii potasyumu en bol ihtiva eden maddeleden biridir. Ancak potasyum suda eriyen bir madde olduğundan, patatesin haşlanması ile potasyum yok olacağından, bilhassa yarışma zamanları iyi yıkanmış patates kabukları fırında hafif pişirilerek yenirse iyi bir enerji ve potasyum ihtiyacı temin edilerek kramp ve yorgunlukların önüne geçebilir.

GH ile amaç daha az güç sarf ederek, daha büyük ölçü ve gelişmeye ulaşmaktır.

Steroid kullanılmış ise bırakıldığında bunların vücuttaki etkisi kalmadığı zaman, ya da steroid kullanmadığınız zaman GH en iyi gelişme unsurudur.

GH ilaç olarak da satılmaktadır. Ancak doktor kontrolü olmadan kullanılması steroidler kadar tehlikeli ve sakıncalıdır.

Oysa tabi yollarla izah edilen şekilde GH hormonunun faaliyetinin etkilenmesi halinde;

1. Steroidlere nazaran adale büyümesinde % 50 civarında,

2. Yağların erimesinde ise % 20 dolaylarında, etkileme meydana getirileceği ifade edilmektedir.

Son yapılan tetkiklerde 2 nisbet Arginin amino asidi ile yarı nisbetinde l Ornitin amino asidinin yüksek mg dozlarında gece alınmasının ve buna ilave olarak Trozin alınmasının da gece GH hormonunun faaliyete geçmesini büyük ölçüde etkilediği tesbit edilmiştir.

Doğal büyüme hormonu (growth hormon) salgılanmasını azaltan faktörler:

1.Yaş faktörü, 30-35 yaşlarından itibaren GH faaliyetleri gittikçe azalmaktadır. Ancak 80-85 yaşlarına kadar azalarak devam etmektedir.

2. Steroid dışındaki ani etki eden uyarıcı doping maddeleri GH alımının etkisini azaltmakta, baş ağrısı ve bitkinlik yapmaktadır.

3. Kalsiyum GH faaliyetlerini azaltmaktadır. Naturel kalsiyum ise en yoğun sütte ve süt ürünlerinde bulunmaktadır. GH amaçlı bir çalışma ve diyet rejiminde süt ve süt ürünlerinin kullanılmaması önerilmektedir.

4. Şeker kullanımı da GH faaliyetlerini etkiliyerek faaliyetin azalmasına veya durmasına sebep olmaktadır.

5. Bazı amino asitlerin birlikte alımı da GH faaliyetlerini azaltmaktadır. Bunlar:

Tyrosine-Trytophan


Lizin-Arginin

GH konusunu bitirmeden önce son iki bulguyu da nakletmek yerinde olacaktır. GH ve bununla ilgili çalışmalar yapan uzmanlara göre, GH kısa fakat şiddetli ve yoğun antrenmanları sevmekte ve en iyi etkiyi bu şekilde yapmaktadır. Örneğin bir adele grubuna, büyük adale için 3 hareket toplam 10-12 set ve çok tekrar, küçük adele grubuna ise 2 hareket ve 7-8 setli, az dinlenmeli ve 30 dakikayı geçmiyecek şekilde kısa çalışmalar GH'ın etkisini daha arttırmaktadır.
Son gelişmelerde GH'ı etkileyip onun iyi çalışmasına yardımcı olan Aspartanic asit bulunmuştur. Esasında bu madde diyabetikler için tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Şekerden 100 misli daha tatlı olan bu ilacın adı piyasada "Sanpa" olarak geçmektedir.

Sonuç olarak:

Her buluş ve tezin, anti tezi de bulunmakta ve her yeni buluşun yararları olduğu kadar zararlı yönleri de bulunmaktadır. Bir zaman iyi dediğimiz bir süre sonra kötü veya gereksiz olabilmektedir. Olayı bu şekilde değerlendirmek yerinde olur. Bu tezi savunanlar, mecmualarda sütü yere döken resimler çektirerek sütü yadsımaktadırlar. Oysa süt büyük besin değeri olan, yaşamın kaynağı, en önemli besin maddelerinden biridir. Kalsiyum eksikliğinin vücutta ne denli zararlı neticeler yaratacağı konularımızda anlatılmıştır.

Bu bakımdan, bu yararlı araştırmadan faydalı neticeler almak için özellikle yarışma devresi gibi zamanlarda veya kısa sürelerde yararlanmak, yahut off sezon devresinde tatbik ediliyorsa bu tür ürünü az alıp saat 16.00 dan sonra kullanmamaya dikkat edilmesi yerinde olacaktır.

Dengeli beslenme, yaşam boyu, diyet ise kısa sürelidir. GH'ın kanımızca en faydalı yönü, yarışma devresinde tatbik edilerek, steroidlerin çok az seviyede kullanılmasına yardımcı olması (yahut hiç alınmamasına) ve antrenmanların daha kısa yapılarak yıpranmadan ve daha rahat neticeye ulaşılabilmesidir.

NO STEROİD
NOT: Arkadaşlar bu tip ilaçları (GH - Growth Hormon,primabolan, anabol-anabolizan, sustalon, protein serumları...vb) vücuda dışarıdan alınmasına şiddetle karşı çıkıyorum.Çünkü bu ilaçlar tıbbi (örneğin 1.40 cm lik bir yetişkinin growth -büyüme hormonu kullanması veya açlık grevine giren birisine protein serumu tedavisi gibi)hastalıklar ve müdahaleler için kullanılır.Arnold gibi kalp kapakçıklarınızın fırlamasını istemiyosanız uzak durun .Heleki; atlara vurulan ilaçlardan söz etmek bile tehlikeli. çünkü kesin öldürüyor ona göre


kamyon 23 Eylül 2006 00:23

Vücut Geliştirme-Kondisyon ve Fitness Çalışmalarının Yaşla İlgisi

Vücut geliştirme, fitness ve aletli kondisyon programlarını çalışma yaşını kesin bir rakamla sınırlamak gereksizdir. Her yaşın kendisine göre değişik amaçlarla özel bir çalışma türü ve şekli olacağı doğaldır. Ancak çalışmadan beklenen amaç, çalışma kapasitesi, algılama ve birçok husus kişiden kişiye değişiklikler gösterecektir. Önceden spor yapmış olma, kişinin kabiliyeti, o anki sıhhi durumu, fiziksel rehabilitasyon ve sağlığını koruma arzusu, bu tür çalışmaların kişiye göre ayarlanmasında etken olacaktır.
Genel kaide olarak yaşla ilgili olan devreleri:

1) Başlangıç devresi
2) Yüklenme ve orta yaş devresi
3) Yaşlılık devresi olarak, üç devrede inceleyebiliriz.

1) Başlangıç devresi:


Genel kaide olarak gelişmekte olan bir çocuğa 10 yaşını tamamlayıncaya kadar ağırlıklı çalışmalar yaptırılmamalıdır. Sporu sevdirmek için bunu yerine oyunlu, esneklik kazandırıcı ve açıcı egzersizlerden oluşan çalışmalar tercih edilmelidir. 10-13 yaş arasında gelişimi normal devam etmekte olan bir çocuk ağırlıklı ve hafif olarak ön çalaşmalara başlayabilir. Bu yaşlarda yapılacak hazırlık çalışmaları çok faydalı olup, ilerde vücut geliştirme, fitness veya ağırlıklı kondisyon çalışmalarının temelini oluşturarak, daha çabuk gelişmesini sağlayacak, ayrıca spor disiplini ve alışkanlığı kazandıracaktır. Bunun sonucunda da seçeceği herhangi bir spor branşında da akranlarına nazaran daha avantajlı ve hazır olacaktır.

Başlangıç devresi ön çalışmalarında şu hususlara dikkat edilmelidir:

a) Azami kaldırabileceği tahmini güç birikiminin % 40 ağırlığının üstündeki kilolarla çalışmamalıdır.

b) Programa, en fazla her biri ayrı kas grubuna ait olmak üzere, toplam 4-5 hareket almınmalı ve set sayısı iki setten olmak üzere her harekette 6 ila 8 tekrarın üzerine çıkılmamalıdır.

c) Tüm çalışma azami 30 dakikayı geçmemeli ve ağırlıklı çalışmanın öncesi ve sonrasında kültürfizik, zıplama, barfikse asılma gibi esnetme ve gerdirme hareketleri yapılarak, büyüme çağında boyun uzaması, çatının gelişmesi ve kasların yumuşamasına yardımcı olunmalıdır. Açıcı hareketler seçilerek, kemik uçlarına baskı yapan hareketlerden kaçınılmalıdır. Bu kurallara dikkat edilirse, velilerin endişelerine gerek kalmaz ve çocuk daha iyi bir gelişim sağlar.

2) Yüklenme ve orta yaş devresi:


Ön çalışma yapan kişiler ve ön çalışma yapmamış olanlar ise ön çalışma yapmak şartı ile 13 yaşından itibaren hafif programlarla başlayıp yavaş yavaş artan bir tempo ile vücut geliştirme çalışmalarına güvenerek başlayabilirler. En verimli devre 16-22 yaşları arası olmakla beraber, vücut geliştirme sporunun yaşı yoktur denilebilir. Her kim olurs aolsun, kişinin kendisini yorgun hissedip, çalışmaları azaltma ihtiyacını hissedeceği yaşa kadar iddialı çalışmaların sürdürebilirler.

3) Yaşlılık devresi:


Bu devreyi de yaşla sınırlamak gereksizdir. Çünkü belirli yaşlardan itibaren kas zayıflığını gidermek, eklem yerlerini ve bağ dokuyu güçlendirdirmek, yağlamayı önlemek, form kazanmak ve rehabilitasyon yapmak düşüncesiyle egzersiz yapmaya başlayan insanların sayısı gittikçe artmakta ve temelde sağlıklı yaşam amacı güdülmektedir. Bu nedenle yaş sınırlaması değil egzersiz ve yükleme yoğunluğunu ayarlamak söz konusu olmaktadır. Buna göre 40’lı yaşlarda biraz daha dikkatli ve kontrollü, 50’li yaşlarda ise daha çok hafifletilmiş egzersiz programları ile çalışmalarınız devam ettirilebilir. Bu verdiğimiz programları, gerek set gerekse kullanılan kiloları azaltmak suretiyle her zaman uygulayabilirsiniz. Yarışmacı olnanın dışında da sağlık için kilo almama ve deformasyonu önleme gibi faktörler göz önüne alınarak bu tür güvenilir ve bilimsel çalışma programları yaşam boyu mutlaka yapılmalıdır. Yapılan bilimsel araştırmalara göre de vücut geliştirme ve fitness çalışmaları belirli ölçülerde bilhassa ileri yaşlarda, doktorlar ve uzmanlar tarafından yapıhması önerilen aktivitelerdir.

Yaşlılık devresi, bünyenin vücut geliştirmeden ve fitness’den destek göreceği en önemli devre olup, bitiş yaşı da yoktur. Bu çalışmalar size bambaşka bir vücut ve sağlık kazandıracak ve sınırsız bir yaşam zevki vereektir.

İleri yaş devresinde, hem vücut geliştirme ve fitness, hem de kondisyon kazanma
çalışmalarında, spor biyolojisi açısından dikkat edilmese gereken ana hatlar:
Hepimizin bildiği üzere, dünyamızda sanayileşmiş toplumlarda yaş ortalaması hızla artış göstermektedir. Buna Avrupa’dan bir örnek verirsek; 1871 yılında Almanya’da yaşama ortalaması 35 civarında iken, bugün tıbbın ilerlemesiyle bu sınır 74’e çıkmıştır. Bu durumun degişmesi ile vücut geliştirme ve fitness branşının da çehresi değişmiş ve gittikçe artan bir sayı ile orta ve orta yaş üstündeki insanlar, bu çalışmalara ilgi göstermeye başlamışlardır.

İhtiyarlık kavramı


“Yaşlı” kavramı için sabit bir tanımlama yoktur. Ancak yaşlanma ile ilgili bilimsel veriler vardır. İnsan yaşlanmaya doğumdan itibaren başlar. Burada ayrılması gereken iki unsur vardır. Biyolojik ve kronolojik yaşlanma. Kronoljik yaşlanma doğum tarihine bağlı olarak değerlendirilen yaşlanmadır. “İnsan hissettiği yaştadır” deyimi çok doğrudur ve burada anlam kazanmaktadır.

Yaşlılıkta fitness gerekliliği


Doğal olarak orta yaştan itibaren vücudun hareketliliği ve gücünüzde azalma olur. Bu yaşlarda çeşitli hastalıklar ortaya çıkar. Örneğin: sırt problemleri, eklem ve kas rahatsızlıkları ve birçok hareketi kısıtlayan rahatsızlıklar en çok görülen durumlardır. Özellikle 45-50 yaşlarından sonra kalp ve dolaşım hastalıkları, genellikle sanayi toplumlarında ölüme neden olmaktadır.


kamyon 23 Eylül 2006 12:26

DÜNYA'DA VÜCUT GELİŞTİRME-- TARİH?


MsXLabs.org

Dünyada vücut geliştirme sporunun kökeni çok eski yıllara dayanmaktadır. Atinalılar devrinde Apollonlar, Adenisler, Romalılar devrinde gladyatörler, Herküller ile simgelenen sağlam, kuvvetli ve güzel vücuda sahip olma merakı Hunlar ve Osmanlılar devrinde Türkler de aynı amaçla yapılan çalışmalar şeklinde ortaya çıkmıştır. Bilinçli olarak vücut geliştirmenin 19. yüzyılda başladığı bilinmektedir. Bu yüzyıl içinde vücut geliştirme için çeşitli sporlar yapılmış, yayın mucidi Eugen Sandow adaleli vücudu ile ün kazanmış ve çalıştığı alete kendi adı verilmiştir. Vücut geliştirme ile ilgili ilk eser Danimarka'da 1866'da doğmuş olan J.P. Müller tarafından yayınlanmış ve eserini yayınladığı yıl Danimarka'nın en güzel vücutlu erkeği seçilmiştir. Yine aynı yıllarda Rus bilim adamları özel kuvvet ve vücut geliştirme teknikleriyle "Hacken Schmit" isimli bir güreşçi yetiştirmişlerdi. Müthiş kol ve göğüs ölçüleri (kol 51 cm, göğüs 140 cm) taşıyan bu güreşçiye Rus Herkülü adı takılmıştır. ABD'deki ilk vücut geliştirme yarışı ise Bernar Macfadden tarafından 1903'te New York'ta düzenlenmiştir.
1921 yılında, dünyanın en yakışıklı erkeği seçilen Charles Atlas(Angelo Siciliano), günümüze kadar gelen " Atlas sistemi"ni kurarak dünyaya yaymıştır. Daha sonraki yıllarda Amerika'da George F. Jowett, BobHoffman, John Grimek, Reg Park ve Steve Reeves gibi isimler öne çıkmıştır. Özellikle Jowett ve Hoffman'ın lanse ettikleri "York sistemi" son yıllara dek en tutulan sistemlerden biri olmuş ve bu sistemle birçok şampiyon yetişmiştir. Ancak 1940'lı yıllarda Joseph ve Ben Weider isimli iki Kanadalı kardeşin öncülüğünde kurulan ve günümüze kadar gelen "Weider sistemi" bugün kendini vücut geliştirme dalında kabul ettirmiştir. Sürekli gelişme halinde olan dünya vücutçuluğunda birçok örgüt yarış halinde olup, bunlardan IFBB, NABBA ve WABBA başlıcaları ve en ünlüleridir. Türkiye'nin de üye olduğu IFBB (Uluslar arası Vücutçular Federasyonu) 1946 yılında Kanada'nın Montreal şehrinde Ben Weider başkanlığında kurulmuş, federasyon 1947 yılında Mr. Universe ve daha sonra Mr. Olympia yarışmalarını organize etmiştir. IFBB'nin 160'ı aşkın ülkesi olup bütün dünya spor federasyonları içinde ilk 5 federasyon arasında yer almaktadır.
IFBB 1986 yılında Tokyo'da yapılan Dünya Şampiyonası'ndan itibaren, IFBB doping testi uygulamasını başlatma kararı almıştır. Bu testler IOC kurallarına uygun olarak, tam teşekküllü laboratuvarlarda , IOC ve IFBB Doping Komitesi Başkanları gözetiminde düzenli olarak yapılmaktadır.
IFBB her yıl düzenli olarak şu yarışmaları organize etmektedir.
1- Avrupa Şampiyonası (Bayanlar-Erkekler),
2- Akdeniz Şampiyonası (Bayanlar-Erkekler),
3- Bayanlar ve Çiftler Dünya Şampiyonası,
4-Dünya Şampiyonası(Erkekler),
5- Dünya Gençler(Bayanlar-Erkekler) ve Dünya Masterler (Bayanlar-Erkekler)
Diğer spor dalları için de temel oluşturan vücut geliştirme son olarak Macaristan, Rusya ve Çin de spor olarak kabul edilmiştir.


kamyon 30 Eylül 2006 03:18

Biceps (Pazu) Egzersizleri


MsXLabs.org

BARBELL CURL


Ayakta duruş pozisyonunda barbell avuçlar yukarı bakacak şekilde kavranır.Dirsekleri oynatmadan göğüs kizasına kadar nefes vererek kaldırılır,nefes vererek yavaşça başlangıç pozisyonuna indirilmelidir.Hareketi yaparken vücut ileri geri oynatılmamalıdır.

ALTERNATIF DUMBELL CURL


Ayakta duruş pozisyonunda dambıllar avuç içleri vücuda bakacak şekilde kavranır.Birkol dirsekten yukarı doğru kırılırken avuç içleri yukarı bakacak şekilde döndürülür,nefes verilirken dambıl başlangıç noktasına avuç içleri tersine döndürülerek indirilir.Diğer kolla dönüşümlü veya aynı anda yapılabilir,hareketi yaparken vücut sallanmamalıdır.

PREACHER CURL


Koldan omuza doğru dayandırıldığı yaklaşık 35-45 derce olan özel sehpada yapılır.Kollar nefes alınarak ve platformla temas edinceye kadar indirilir,nefes vererek tekrar başlangıç pozisyonuna kaldırılır.Hareketi yaparken omuzlar oynatılmamalıdır.Hareket Düz-Kırık bar veya dambılla yapılabilir.


kamyon 10 Ekim 2006 05:32

Ronnie Coleman'ın 6 Günlük Çalışma Programlarından biri



1.Gün


Sırt-Kanat


Deadlift 4*6-12
Barbell Rows 4*10-12
T-Bar Rows 4*10-12
One Arm Dumbell Rows 4*10-12
Biceps
Barbell Curl 4*12
Saeted alternete dumbell curl 4*12
Cambared-bar preacher curl 4*12
standig cable curl 4*12
Omuz
Military Press 4*10-12
Seated dumbell press 4*12
Front Dumbell Raises 4*12

2.Gün


Bacak


Squats 5-6*12
Leg Press 4*12
Parkinh-leg lunces 2*100 adım
Stiff-leg deadlift 4*12
Seated leg curl 4*12
Donkey raise 4*12
Seated Raise 4*12

3.Gün


Göğüs


Flat bench press 5*12
İncline barbell press 3*12
Flat dumbell press 4*12
Flat fly 4*12
Triceps
Seated cambered -bar french curl 3*12-15
Seated dumbell extension 4*12-15
Glosgrip bench press 4 *12-15

4.Gün


Sırt


Barbell rows 5*10-12
Pulley rows 4*10-12
Pulldown 3*10-12
Front Pullover 3*10-12
Biceps
İncline alternete dumbell curl 4*12
Machine Curl 4 *12
Barbell curl 4*12
Cable curl 4*12
Omuz
Seated dumbell press 4*12
Front dumbell raise 3*8-25
Machine press 3*8-25

5.Gün


Bacak


Leg extension 4*30
Squats 4*12-15
Hack Squats 4*12
Standig leg curl 4*12-15
Lying leg curls 4*12
Donkey raises 4*12
Seated raises 4*12

6.Gün


Göğüs
İncline dumbell press 4*12
Decline barbell press 4*12
İncline fly 4*12
Decline dumbell press 4*12
Triceps
Lying cambared-bar extension 4*12-15
Dips 4*12-15
Seated canbered-bar french Curs 4*12-15

ÖNEMLİ
Bu program yarışmaya hazırlık programıdır ve çok ileri seviyedeki vücutçular yararlanabilir.


kamyon 13 Ekim 2006 05:42

BAYANLARA ÖZEL


MsXLabs.org

DOĞUM SONRASI EGZERSİZ


Bu program sayesinde hem siz doğumdan önceki formunuza kavuşacaksınız, hem de bebeğiniz sizinle girdiği bu yakın ilişkiden ötürü mutlu olacak; algısı ve vücudu daha kolay gelişecek.

Doğumunuzdan sonra jimnastik yapmak istiyorsanız, bunu yapmak için temizliği bitirmeyi, küçüğün mamasını hazırlayıp, onu yedirip, yatırmayı beklemenize gerek yok. Bunu beklerseniz, hiçbir zaman uygun zamanı gelmez. Gelse bile siz yorgunluktan kolunuzu kaldıramayacak halde olursunuz. Beklemek yerine, zamanı iyi şekilde değerlendirin ve sevgili bebeğinizle birlikte jimnastik yapmanın tadına varın

Bu egzersizler sadece anneler ve küçük bebekleri için geçerli. Dokuz aylık hamilelik süresinden sonra, yıpranan ve hareketsiz kalan bütün vücudunuz bu egzersizler sayesinde yeniden çalışmaya başlar. Siz karnınızı sıkılaştırırken ve sırtınızı güçlendirirken, bebeğiniz de hem görsel, hem de bedensel algılamasını geliştirecek. Kollarını ve bacaklarını hareket ettirirken aynı zamanda gözleriyle de sizi izleyecektir. Böylece onunla sadece ona özel, çok yakın bir ilişkiniz olacak. Sonuçta, hem yararlı, hem de harika zaman geçireceksiniz. Üstelik hem oyun ilişkileriniz derinleşecek, hem de bebeğiniz kolaylıkla, dengesini bulacak, kasları gelişecek. Bu programı birçok ay boyunca sürdürürseniz, bebeğinizin sportif yönünün gelişmesine de çok yardımcı olursunuz.

Daha büyük bir çocuğunuz varsa, o da sizinle ve kardeşiyle birlikte bu hareketleri yapabilir. Ancak, egzersizler sırasında onunla konuşun, hareketleri dilediği gibi yapmasına izin verin ve ona dokunun. Böylece kardeşini kıskanmaz, aksine sizinle birlikte bu işi paylaştığı için kendini mutlu hisseder.

Egzersizlere başladığınızda kendinizi zorlamayın ve yavaş yavaş ilerleyin. Unutmayın vücudunuzun tekrar harekete başlamaya alışması gerekiyor. Bu hem eklemleriniz, hem sırtınız, hem de basenleriniz için geçerlidir.

Doğumu izleyen haftalarda, genç anneler kendilerini çok yorgun, neredeyse depresyona girecek kadar yorgun hissederler. Tekrar dinçleşmek için düzenli olarak bir fizik aktivitesi yapmak, vücudu hareket ettirmek en iyi yoldur. Birkaç günün sonunda, hem uyku düzeninizde, hem de iştahınızda bunun etkilerini göreceksiniz. Burada verdiğimiz bütün egzersizlerin en az sekiz kadar tekrarlamanız gerekir, ama eğer isterseniz daha fazlasını da yapabilirsiniz. İyi jimnastikler.

Hassas bölgeleri güçlendirmek için 11 etkili egzersiz


Bu 11 egzersizi doğumdan 6 hafta sonra, haftada en az üç kez olmak üzere istediğiniz sıklıkla yapabilirsiniz. Jimnastik yapacağınız mekanın geniş olmasına dikkat ederek, rahat giysilerinizi giyin ve daha iyi konsantre olmak için bebeğinizle birlikte zevkli dakikalar geçirmeye hazırlanın. Bebeğinizin altının temiz olmasına ve karnının aç olmamasına da özen göstermelisiniz.

1. Karnınızı sertleştirmek için


Sırtüstü yere uzanın ve bacaklarınızı havada üstüste koyun. Bebeğinizi karnınız üzerine oturtun, sırtı oyluklarınız üzerine yerleşsin; aynı zamanda iki elinden tutun. Karnınızı içinize çekin ve aynı anda kasın. Sırtınızın aşağı kısmı yere değmeli. Bu pozisyonda, başınızı ve vücudunuzun üst kısmını kaldırın, bu sırada karnınız ve baseniniz kasılı olmalı. Başlangıçta, kendinizi zorlamayın. Ve kendinize dinlenmek için ara verin. Bu aralarda da, bebeğinizi kollarının altından tutarak, kendinize doğru çekin. Onu kendi kendine kalkmaya alıştırmalısınız. Siz karın kaslarınızı çalıştırırken, o da boyun kaslarını güçlendirecek ve başını daha iyi kontrol etmeyi öğrenecek.

2. Mideyi kaslandırmak


Sırt üstü uzanın, böbreklerinize destek vermesi amacıyla, katlanmış bir havlunun üzerine yatabilirsiniz. Dizlerinizi kırın ve ayaklarınızı sağlam bir şekilde yere basın. Bebeğinizi sırtı oyluklarınıza dayanacak şekilde üzerinize yerleştirin. Bütün basen kaslarını gererek, karnınızı içeri çekin. Yavaşca büstünüzü kaldırın, bu arada da bebeğinizi bir eliniz ile tutun. Öteki elinizi de ters taraftaki dizinizin üzerine doğru uzatın. Bu hareketi en az sekiz kere, kendinizi iyi hissederseniz daha fazla kez tekrarlayın. Kendinize bir ara verdikten sonra, bu kez de öteki tarafınızla aynı hareketleri tekrarlayın. Bu bebeğinizin dengesini bulması için çok iyi bir egzersiz türüdür. Aynı zamanda, sizin karın bölgesi kaslarınızın güçlenmesine yardımcı olacağı gibi, midenizin de gerilmesine yardımcı olacaktır.

3. Mideyi germek


Bebeğiniz sırt üstü uzanmış bir şekilde önünüze alarak, yüz üstü uzanın. Karnınızın alt kısmına havlu koymayı ihmal etmeyin, aksi takdirde, böbreklerinizi zorlayabilirsiniz. Aynı şekilde bebeğinizi de bir havlunun üzerine yatırın. Bu pozisyonda, avuçiçleriniz yere değecek şekilde, kollarınızı uzatarak bebeğinize yaklaşmaya çalışın. Karın kaslarınız kasılmış bir durumda 15 ile 60 saniye arasında bu şekilde kalın. Bebeğiniz sizi kendisine yakın hissetmekten çok memnun olacaktır. Her arada bebeğinizi sevip okşamalısınız.

4. Sırtı ve kalçaları sıkılaştırmak


Her ikinizde aynı pozisyonda uzanın. Düzenli olarak her bacağınızı en az 8 kez kaldırın. Her hareket arasında gevşeyin. Siz bacak kaslarınızı çalıştırırken, bebeğiniz de eğlenecek.

5. Sırtınızı güçlendirin


Aynı pozisyonda yatarken, kollarınızı sırtınızın arkasında birleştirin. Kürek kemiğinizi gerin ve başınızı 6 ile 8 kez kaldırın. Böylece sırtınızın üst bölge kaslarını çalıştırmış oluyorsunuz. Her hareket arasında gevşemeyi unutmayın.

6. Göğüs ve kollarınızı sıkılaştırın


Oturun ve bebeğinizi önünüze alın. Koltuk altlarından öne ve arkaya kaldırın, sonra yukarı kaldırın ve indirin; bunu sekiz kez yapmalısınız. Ancak her harekettten sonra bir ara vermeyi ihmal etmeyin. Bebeğinizin boyununu güçlendirirken aynı zamanda kollarınızı ve göğüsünüzü de kuvvetlendirecek ve sıkılaştıracaksınız.

7. Kol ve göğüsü gerin


Oturur pozisyonda, kollarınızı arkada birleştirin ve kaldırabildiğiniz kadar yukarı kaldırın. Bu gerginlikte 15 ile 60 saniye arasında tutun, gevşeyin ve sonra tekrar başlayın.

8. Oylukları sıkılaştırın


Ayakta, oyluklar açılmış, bebeğinizi kollarından tutun. Baseninizi gerin, sonra hafifçe dizlerinizi kırın, büstünüzü öne eğin. Sırtınızı düz ve gergin tutun. Ayaklarınızı düz tutarak ve oyluklarınızın üzerine gerinerek, topuklarınız üzerine inin. Sonra kalkın. Egzersizi 8 kez tekrarlayın, bu arada her seferinde bir durak vermeyi unutmayın.

9. Oylukları gerin


Ayakta, bebeğiniz göğüsünüze yaslanmış şekilde, bir bacağınızı öne çekerek durun. Bu pozisyonda 15 ile 60 sanile arasında kaldıktan sonra ayak değiştirin.



kamyon 1 Kasım 2006 01:36

PROTEİN TÜRLERİ ve PROTEİNLİ EK BESLENME ÜRÜNLERİ


MsXLabs.org

Protein tozlarının en büyük avantajı hindi,tavuk,yumurta beyazı ya da diğer proteinli gıdalara oranla daha fazla kas inşa edebilmeleri değildir , en büyük avantajı rahatlığıdır .Protein içeceğini kafaya dikmek ya da hatır hutur protein barını yemek, yemeği hazırlamak,pişirmek ve bitirdikten sonra temizlemekten daha rahattır .
Ek besin ürünleri aynı zamanda işte ve ya dışarıda olan , çok yoğun temposu olan vücutçular için aşırı değerli olabilir .Bu ürünler ayrıca yemeklere ekstra protein eklemek açısından ya da kandaki amino asid seviyesini sabit tutmaya çalışmak bakımından aşırı önemli olabilir .
Müşteriler dikkatli olmalı çünkü her protein tozu ürünü eşit derecede etkiye sahip değildir . Örnek olarak pazarda yer alan birkaç tane nadir yüksek kaliteli hazır ekbesinler(supplementler) dışındakiler yüksek miktarda kalitesiz protein kaynağı içerikliyken (proteinlerin bir kısmı üretim sürecinde denaturasyona uğruyor) diğerleri de tad verebilmek amacıyla yüksek oranda şeker içeriyor hala kalanlar varsa onlar da günümüzdeki ‘’ düşük karbonhidrat yaşam tarzını’’ yüksek derecede hidrojene olmuş yağlarla(katı yağ) destekliyor .
Birkaç çalışma gösteriyor ki katı yağlar vücudun önemli metabolik işlevlerini engelleyebiliyor . Çalışmalar bu yağların güçsüzlüğe ve düşük enerji seviyelerine yol açtığını , canlının detoksifikasyonunu engellediğini , insülinin işlevinde , testosteronun üretiminde düşüşe neden olduğunu ve kalp hastalıklarını artırdığını ; atletler ve hedefi olan vücutçular için istenmeyen aşırı etkileri ortaya çıkardığını gösteriyor .
Ek besin ürünlü protein kaynaklarının başka bir avantajı da diğer tüm protein kaynaklarına oranla daha hızlı sindirilebilecek şekilde üretilmeleri . Hızlı sindirime ek olarak kaliteli protein tozlarının önemli bir yüzdesi , amino asid içeriklerinden ve laktoz ya da yağdan yoksun olmalarından dolayı tamamen sindiriliyor .
Günümüzde tamamlayıcı(supplemental) proteinlerin çoğu işlemlerden geçirilirken ayrıca kısmi olarak hidrolize(parçalanma) ediliyor . Bu nedenle vücutta emilmeden önce daha az sindirim sistemi sürecine ihtiyaç duyuyorlar .
Proteinli ek beslenme ürünleri ayrıca diğer tüm gıda kaynaklarına oranla önemli avantajlar sunuyor . Kaliteli protein içeren ek beslenme ürünleri kas bloklarına üretim için gerekli amino asidleri sağlamanın yanında diğer önemli ek beslenme ürünlerinde(supplementlerde) olduğu gibi ekstradan gereksiz , yağ içerikli kalorilerden uzak durmayı sağlıyor .Günümüzde piyasada yer alan hazır gıda ürünlerinin bazıları ayrıca yağsızlığı artırılmış beslenme içeriği sunarken bu içeriğin mutfaktayken benzerini yakalamak zordur .

PROTEİN -EKBESLENME ÜRÜNLERİNİN KAYNAĞI/TÜRLERİ



YUMURTA ALBUMİN PROTEİNİ :


Yumurta beyazları 25 yılın üzerinde vücut geliştirmeye başlarken beni ayakta tutuyordu . Yumurta proteini(özellikle beyazı) vücut geliştiriciler bakımından en önemli protein olarak ele alınıyor çünkü esansiyel olmayanlara göre yüksek oranda esansiyel amino asidlere sahiptir .

Yumurta proteini sık olarak yumurta sarısının fazla kolesterollü olması ve bu fazlalığın kan kolesterol seviyesine bir parça etki etmesi nedeniyle kötü eleştrilere maruz kalıyor . Ancak yakın zamanda Harvard’lı araştırmacılar tarafından yapılan araştırmalar uygun miktarda(günde 1 taneye kadar , sarısı) yumurta tüketiminin sağlıklı bireylerde kalp hastalığı riskini artırmadığı ve içerdiği protein ,B12 ve D vitamini , riboflavin ve folik asit gibi besleyicileri içermesinden dolayı aslında daha sağlıklı olmayı sağladığını gösteriyor .
(NOT: Diabeti olanlar ve kan kolesterol seviyesini kontrol etmekte güçlük çekenler yumurta sarısını yerken dikkatli olmalıdırlar ve sarının yerine yumurtanın beyazını tercih etmeliler .)
Yumurtanın bir vücutçunun başlıca kaynağı olması zorunluluğuna rağmen , günümüzde birkaç sebepten ötürü sadece tek kaynak olmaması gerekir , örneğin :
1- BCAA’larının esansiyel amino asidlere oranının günümüzdeki çoğu ek beslenme ürününün oranı kadar uygun olmaması (örnek olarak whey proteini yumurta proteinine oranla neredeyse 2 kat fazla leucine içeriyor.)
2- Biyolojik değerinin sadece 91 olması(yumurta beyazını tüketirken bu değer 100 oluyor)
3- Ek olarak çoğu insan şişkinlik ve gaz nedeniyle fazla miktarda yumurta proteini yemeye tahammül edemiyor .

TAM(EKSİKSİZ) SÜT PROTEİNİ :


Süt proteini kalsiyum,fosfor,sodyum,potasyum,vitamin A ,thiamine ,riboflavin ,nicotinic asid ve B12 vitamini gibi vejateryan gıdalarda eksik olan maddelerce zengindir .
‘’Tam süt proteini’’ özel ,yüksek moleküler ağırlıklı membran ayırma yöntemi yardımı ile kaymağı alınmış sütte bulunan konsantre kazein ve süt whey’inin izole edilmesiyle ; bunların bütün bir inek sütünde doğal olarak bulunan diğer bileşenlerden ayrılmalarıyla oluşur . İşlenmeleri sürecinde PH değişimi olmadığı ya da aşırı ısıdan faydalanılmadığı sürece , kalan diğer protein kaynaklarında sınırlı olan , içerdiği biyolojik aktif proteinleri yüzdesinin çoğunu yitirmez .Çalışmalar whey ve kazeinde bulunan biyolojik aktif proteinlerin dünya çapında oran olarak kardiyovasküler hastalıklarda payı olan iki önemli risk faktörünü azalttığını gösteriyor : hipertansiyon ve dyslipidemia .
Ben süt proteininin büyük savunucularından biriyim çünkü whey ve kazeinin her ikisini birden içeriyor . Süt proteininin kazein ve whey proteininin mükemmel bir karışımı olmasından ötürü her iki proteinin de getirisini en iyi şekilde sağlar , mükemmel sonuç getirirler .

Bu bileşim(kazein ve whey bileşimi) önemli biyoaktif protein oranına sahip olması yanında ek olarak protein sentezini hızlandıran(whey'den kaynaklanıyor) ve katabolik faaliyeti minimize eden(kazeinden kaynaklanıyor), hızlı ve zamana yayılmış protein aktivitesine sahiptir .

SOYA PROTEİNİ :


Soya proteini hem doymuş yağının düşüklüğü hem de diğer sağlıklı bileşenleri nedeniyle yüksek kaliteli bir proteindir .
Kas inşasına gelince soya proteininin vücutçular için faydalar sağlayacağını sanmıyorum . Örnek olarak kazeinde olduğu gibi onu hızlı protein yapacak şekilde midede iyi bir kesmik oluşturmuyor .
Aynı zamanda amino asid profili süt proteinleri ile karşılaştırıldığında düşük kalmakta ve büyümeyi ilerletecek kadar yeterince olumlu katkısı olmamakta . Soya tek başına vücutçulara az bir fayda sunmakta ama içerdiği zengin protein spektruma ilave olarak belki birkaç önemli fayda sağlayabilir .

İZOLE SOYA PROTEİNİ :


Soyayı izole etmek , soyanın biyolojik değerini artırabilir .Araştırmalarda izole soya proteininin tiroid hormonu üretimini artırdığı ve bu yolla kilo kaybını destekleyecek biçimde metabolik hızı artırdığı gösterilmiştir .
Ancak izolasyon sürecinde yüksek-kaliteli proteinlerde , izoflavonlarda , esansiyel yağ asidlerinde ,lif, lesitin ve diğer faydalı besleyicilerde azalma meydana getirebilmekte . Bu durumda yine bu kaynağı diğerlerinden daha az cazibeli yapan şey bir vücutçunun kas gelişimini sağlaması için temel bir kaynak olarak ele alınabilir mi ?

KALSİYUM KAZEİNAT (KAZEİN) :


Kazein , whey gibi sütten izole edilen bir proteindir . Kazeinin bileşenlerinden biri olan k-kazein ya da kappa-kazein , kazein miselini(Misel:Kolloit iyonlarda,molekül yığılması nedeniyle oluşan ve tek başına koloidin bütün özelliğini taşıdığı kabul edilen bölüm) dengede tutar .Kazein katyonlarla başlıca da kalsiyum katyonları ile bağlıdır . Kazein miselleri genişçe bir kalsiyum-kazeinat-fosfat kompleksidir .
Kazein proteinin %92’sini oluşturmaktadır ve hepinizin ortak kilo aldırıcılarında(weight-gainers) o yoğun tadı vermek için bulunur .Kalsiyum kazeinat, sodyum kazeinat ve miselli kazeinatı kapsayacak şekilde değişik biçimlerde görülür .
Kazeinden sentezlenen proteinin en önemli faydalarından biri whey’den(whey daha kolayca alternatif enerji kaynağı olarak kullanılabiliyor ) oluşacak protein sentezine oranla kas inşası için daha direkt kullanılmasıdır .
Proteini enerji olarak kullanma şansı azaldıkça daha çok karbonhidrattan enerji manasında faydalanırsınız . Ne kadar çok karbonhidrattan enerji manasında faydalanırsanız , o kadar az karbonhidrat yağ olarak depolanır . Bu nedenle kazein daha hızlı yağlanmanızı engelleyebilir... en iyi şekilde yağsız kas kütlesini sağlamaya çalışanlar için kazeinin tercih sebebi olabilmesi için bir seçenek .
Kazein aynı zamanda glutamin temelli yüksek oranda doğal peptid (Peptid formu sindirim sisteminde yer alan peptid taşıyıcı sistemler nedeniyle daha iyi emiliyor) bulundurmakta .Glutamin peptidleri biyolojik olarak uygun (bioavailable) bulunan glutaminler arasında en uygunları olarak tanınırlar ve L-Glutamimin’in serbest bulunanına oranla , eş miktarlarda yaklaşık iki katı kadar daha fazla oranda emildikleri hesaplanmıştır .
Glutamin iskelet kaslarında bulunan serbest amino asidlerin %60’ı nı oluşturan şarta bağlı esansiyel amino asid (yarı esansiyel olarak geçiyor bir çok yerde) türüdür .Atletizm çevresi tarafından başlıca büyüme hormonuna,testosterona,hücre hacmine,bağışıklığa ve kastaki protein sentezine olan olumlu etkisi ile tanınıyor .
Kazein aynı zamanda ACE (Angiotensin-Converting Enyzme Türkçesi Anjiyotensin-Çevirici Enzim) engelleyicisi kazokinin olarak adlandırılan peptidleri ihtiva etmektedir . Kazein ucuz değildir , konsantre whey proteinlere oranla daha pahalıdır Besleyicilik açısından bakacak olursak , kazeinatın hiçbir dezavantajı yoktur ve yüksek kalitede bir protein kaynağıdır .
Kazeinin başka bir faydası da zamandan bağımsız olarak kan dolaşımına düşük miktarda muntazam bir şekilde( düşük glisemik endeksli karbonhidratlarda olduğu gibi) amino asid salınımını düzenlemesi . Bunu amino asidlerin iletim sürelerini yavaşlatmak amacıyla bağırsağın içinde bir jel oluşturarak gerçekleştirir . Bu protein yıkımını önemli miktarda azaltır .
Bu nedenle kazein tüketimi anti-katabolik protein olarak adlandırılan whey proteine oranla vücutta daha uzun süre protein dengesini sağlayacak şekilde plazma amino asid seviyelerini zamana yayılı tutar ve bu seviyeleri daha uzun süre iyi tutar .
Katabolizmayı önlemek kas gelişimi için uygun ortam yaratabilir . Kazeinin yavaş ‘’zamanlanmış salınım’’ etkisi vücut içinde katabolik protein yıkımını engeller , yatmadan önce son öğün olarak almak ya da kahvaltıda gün boyunca amino asidlerin dengeli dalgalanmasını sağlamak amacıyla gündüz kahvaltıda almak ideal bir seçim olacaktır .

WHEY PROTEİNİ :


Whey proteini peynir ürünlerinin bir yan ürünü olan süt proteinidir. 25 yıl öncesine kadar sütçülük endüstrisinde atık bir ürün olarak ele alınıyordu .
Sütten peynir ya da kazein elde edersiniz ve de üretim sürecinde yan ürün olarak elde edilen wheydir . Whey en yüksek biyolojik değerlikli proteinleri ihtiva eder , 100 gramının 21’inde , alımda biyolojik olarak aktif kas inşa edicici whey proteini sağlar ve mükemmel protein kaynağıdır çünkü yüksek oranda leucine,isoleucineve valin gibi kas inşa sürecinde önemli rol oynayan BCAA’ları bulundurduğundan , kas inşa sürecinde aktif rol oynar . İşin doğrusu whey herhangi bir protein kaynağına göre en yüksek %25 oranında BCAA içermektedir .
Whey proteini kısa zincirleri nedeniyle mideye geldikten sonra yaklaşık olarak 20 dakika içinde emiliminin gerçekleşmesi mümkün olduğundan ‘’Çabuk Etki Eden’’ bir protein olarak göz önüne alınır . Bu kazeinle ya da yiyecekler ile karşılaştırıldığında şaşırtıcı derecede kısa bir süredir . Bu onu antrenman sonrası düzelme(recovery) için ek besin(supplement) olması bakımından mükemmel bir seçim yapan özelliğidir .
Whey proteini aynı zamanda tüketildiklerinde fazla ortada olmayan sağladığı birkaç faydası bulunmakta.Çalışmalar aynı zamanda whey proteininde bulunan biyolojik aktif (bioactive) dörtlü peptidlerin(quadrapeptides) kardiyovasküler hastalık riskini azalttığını ve bunu şu işlevleri sayesinde gösteriyor :
1-ACE (Angiotensin-Converting Enyzme , Anjiyotensin-Çevirici Enzim) inhibe edici(laktokinin v.b.) etkinliği
2-Opioid benzerlerinin (ağrı kesici) etkinliği
3-Antitrombotik etkinliği
4-Kolesterol-düşürme etkinliği
5-Antioksidant etkinliği
İki şeyden bahsetmeye değer, whey proteini doğal glutamin ve arjinin içeriği bakımından düşük olmakla birlikte diğer yavaş emilen kazein türü proteinlere oranla daha az doyurucudur.

KAZEİN WHEY PROTEİN KARIŞIMI :


Whey ve kazein proteinlerinin her ikisi de faydalı sonuçlar sunuyor .İkisi değişik hızlarda emiliyor ve değişik metabolik cevaplar veriyorlar . Gerçekte biri diğerinin tamamlayıcısıdır ve maksimum faydayı sağlamak için bu ikisi birlikte tüketilmelidir .

İzole süt proteini kazein ve whey proteini karışımına örnek olarak verilebilir .Kazein whey proteini karışımları çok faydalıdır çünkü kazein , proteinin kana salınımını uzun süreli tutup sonuçta süreyi uzatarak , whey proteininin sindirimini yavaşlatır .

Ek olarak hızlı ve yavaş etki eden proteinlerin birleşimi gelişimi maksimuma çıkarmak için oldukça işe yarıyor çünkü karışımlar whey proteinin tüm yararlı etkilerini ortaya koyduğu gibi kazeinin de tüm yararlı etkilerini ortaya koyuyor .


kamyon 7 Kasım 2006 01:47

BRAD PİTT'İN FITNESS HOCASI


MsXLabs.org

YUMİ LEE(BRAD PİTT'İ 9 AYDA ACHİLLES'E ÇEVİRDİ)

ABD'nin en iyi fitness eğitmenlerinden olan, Brad Pitt, Demi Moore, Pink ve Spice Girls'ü çalıştırmış olan Yumi Lee, ağır antrenmanlardan hoşlanıyor. Kadınlara önerisi sporu iç huzurunu bulmak ve iç dengelerini kurmak için yapmaları.

Öğrencileri arasında Holyywood yıldızlarının bulunduğu Reebok University'nin sayılı eğitmenleri arasında yer alan fitness hocası Yumi Lee, dokuz ay boyunca çalıştırdığı, iki ay da Truva filmi için yoğun programa aldığı Brad Pitt'in dünyanın en şeker erkeklerinden biri olduğunu söylüyor. İstanbul Etiler'deki Hillside City Club eğitmenlerine ABD'deki yeni fitness teknikleri konusunda atölye çalışmalarıyla eğitim vermek; üyelerine ise masterclasslarla bu teknikleri uygulatmak için ülkemize gelen Yumi Lee, antrenmanlar boyunca Brad Pitt'in anlayışlı ve romantik erkek imajının yaldızlı bir ciladan ibaret olmadığını görmüş.

Eğitimler arasında ELLE Dergisi'ne özel bir röportaj veren ABD'nin en ünlü fitness eğitmenlerinden Yumi Lee, film için haftada iki gün, bir buçuk saatlik seanslar halinde çalıştığı Brad Pitt için şunları söylüyor: "İlk tanıştığımızda bile bende bıraktığı izlenim çok saygılı, nazik, çok ilgili bir insan olmasıydı. O her zaman çok rahattı ve benim de öyle hissetmemi istiyordu. Antrenmanlar boyunca sürekli su isteyip istemediğimi ya da başka neye ihtiyacım olduğunu sordu. Çalışmaya da çok hevesliydi. Daha ilk günden hemen havaya girdi. Kendi kendini motive edebilen bir insan. Antrenmanlar boyunca hiç bu modu düşmedi. Her zaman "Haydi yeniden başlayalım. Ne zaman antrenmana başlıyoruz?" derdi. Zaman zaman erkekler kadın antrenörler konusuna biraz şüpheyle yaklaşıyorlar. Ben onda hiç öyle bir şey hissetmedim. Öğrenmeye bu kadar istekli çok az insan tanıyorum. Bedenini çalıştırmaktan ayrı bir zevk alıyordu. Birlikte çok eğlendik. Herhangi bir şeyi yapamadığında asla küsmüyor, hemen bir daha denemek istiyordu.

Brad Pitt'in yanı sıra Demi Moore, Pink ve Spice Girls'den Sporty Spice gibi başka Hollywood ünlülerinin ve pop yıldızlarının da fitness hocası olan Yumi Lee aynı zamanda Amerikan Fiziksel Egzersiz Konseyi'nde (ACE) "Practical Master Trainer" olarak da görev yapıyor. Yumi Lee, film boyunca Brad Pitt'in canlandırdığı Achilles'ın o seksi koşuşunu da ona kazandıran isim. Bunun için "core-board" adı verilen bir fitness aletinin üzerinde çalışmışlar: "Brad Pitt'in kumlar üzerinde böylesine seksi ve estetik bir şekilde koşabilmesi için daha güçlü ve daha etkin bir programa ihtiyacı vardı. Core-board bize bunu sağladı. Dalgalı deniz üzerinde, üstünde durmanız gereken minicik bir surf tahtasını andıran hareketli core-board'da kaslarını nasıl kullanması gerektiğini, bacak ve kollarını nasıl dengeleceği konusunda onu yönlendirdim. Böylece her tür doğa koşulunda bedenini doğru hareket ettirmesini öğrendi. Artık hissederek hareket edebiliyor."

Türkiye'ye bu ziyaretinde arkadaşı Yumi Lee ile gelmiş olan Ron Mathews da hem ACE, hem de ISSA'dan (International Sports Science Association) "personal trainer" sertifikalarına sahip bir fitness hocası. Hillside City Club-Etiler üyelerini bekleyen yeni dünya akımları konusunda Hillside eğitmenleriyle atölye çalışmaları yapan Ron Mathews'un vücudu şimdiden bir efsane olmuş. Hollywood'da pek çok ünlüyü filmleri için performanslarına hazırlayan Ron Mathews'un vücut hatları Dare Devil filminde Ben Affleck'in kostümü ve yeni Superman filminde Superman'in kostümü için prototip olarak kullanılmış.

BRAD PİTT'İN PROGRAMI



Monday - Chest


  • 3 sets - 20-30 reps - push ups
  • 3 sets - 20-30 reps - nautilus press
  • 3 sets - 20-30 reps - nautilus incline press
  • 3 sets - 20-30 reps - pec deck machine

Tuesday - Back

  • 3 sets - 20-30 reps - pull ups
  • 3 sets - 20-30 reps - seated rows
  • 3 sets - 20-30 reps - lat pull downs
  • 3 sets - 20-30 reps - t bar rows

Wednesday - Shoulders

  • 3 sets - 20-30 reps - arnold press
  • 3 sets - 20-30 reps - laterals
  • 3 sets - 20-30 reps - front raises

Thursday - Biceps & Triceps

  • 3 sets - 20-30 reps - nautilus curl machine
  • 3 sets - 20-30 reps - ez curls cable
  • 3 sets - 20-30 reps - hammer curls
  • 3 sets - 20-30 reps - push downs

Friday



Treadmill 45 minutes 65-75% MHR

Sat/Sun off


kamyon 18 Kasım 2006 04:01

KUVVET VE DEVAMLILIK ANTRENMANLARI

MsXLabs.org

KUVVET


Sporda verimi belirleyen motorsal özelliklerden biridir.Genel anlamda bir dirence karşı koyabilme özelliği veya direnç karşısında belirli bir ölçüde dayanabilme özelliği olarak tanımlanabilir.Kuvvetin değişebilirlik özelliğinin büyük önemi vardır.Kuvvet 20 yaşa kadar gelişim düzeyi üst seviyelerde iken 20-30 yaşları arasında bu hız düşerek devam eder.

A-Genel kuvvet :

Herhangi bir spor dalına yönelmek olmaksızın tüm kasların kuvvetidir.

B-Özel Kuvvet :

Herhangi bir spor dalına özgü ihtiyaç duyulan kuvvettir.

Maksimal Kuvvet:


Kas-sinir sisteminin istemli bir kasılışta ortaya çıkardığı en büyük kuvvettir.( Bu kuvvet, büyük bir direnmesi ya da kontrol edilmesi gereken sporlarda verimi belirli gibi). Karşı konulması gereken kuvvet azaldıkça maksimal kuv sinimide azalır.

Dinamik Kuvvet:


Bu kuvvet türünde kas, kasılma sırasında ağırlık kaldınp,indirmek genel olarak dinamik kuvvet kavramı

Statik Kuvvet:


Bu kuvvet türünde kasta gözle görülen bir değişiklik olmaz ama yüksek bir gerilim ile kuvvet açığa çıkartılır. Bir baş kasın başlama ve bitiş noktalarında bir yaklaşma olmaz. Bu tip direnç karşısında birey durumunu korur, iç ve dış kuvvetler denktir. Bu tip çalışmalarda kuvvet belirli bir durumda tutuk kalır.

Çabuk Kuvvet:


Sinir-Kas sisteminin yüksek hızda bir kası dirençleri yenebilme yetisidir. Sinir-kas sistemi, kasın elastik v lir elemanlarının refleks sistemiyle birlikte çalışmasıyla hızlı l me ve tepkiyi kabul eder ve uygulayabilir. Bu nedenle çabu elastik kuvvet ve patlayıcı kuvvet isimleride verilir. Çabuk kuv\ bir kasılma çabukluğu ile kas sisteminin dirençleri yenebilme gerekli olduğu sprint, gülle atma, atlamalar dallarında verimi yetidir.

Kuvvet Dayanıklılığı:


Devamlı ve birçok kez tekrarlanan kasılmalar da kas sisteminin yorgunluğa karşı koyabilme yetişidir. Bu kürek çekme,, yüzme, kayak mukavemet, orta mesafe koşuları ile fazla tekrarlı antrenman hareketlerinde (Bench pres, squat) gerek duyulur.

Kas birbirine bağlı olarak kasılabilir ve esnek bir dizi lifi bütünsel bir yapıdır. Kasların yukarıdaki kuvvet tanımlanın kasılma biçimlerine görede değişik sınıflamaları vardır. Bunlar

İzometrik Kasılma:


Bu tür kasılmada, dışandan görülebile bir uzunluk değişmesi olmaz. Ancak kasılan kasın boyu ki: karşın kasta elastik yapıdan dolayı uzama ve dolayısı ile daha gerilme oluşur. Kısaca, uzunluğu sabit kalan fakat gerilimi arta kas kasılmasıdır. Güreş, Halter*de (halteri yukarıda tutma sırasında uygulanır.

Konsantrik (İzotonik) Kasılma:


Bu kasılma türünde, elastik yapısında bir gerilim oluşur, kas kasılması sırasında, boyunda kısalma olur. Kısaca kasın gerilimi aynı kalırken boyu kısalır yani kısalarak kasıl­madır. Bir ağırlığın bir yerden yukarıya kaldırılması gibi. Konsantrik kasılmada verim,
a- Kas fibrillerinin başlangıç uzunluğuna,
b- Kasların kemikler ile yaptığı acıya (çekme açısı),
c- Kısalma hızına bağlıdır.

Auxotonik (oksotonik) Kasılma:


İzometrik ve izotonik kasılmaların beraber olması durumunda, yani kasılma esnasında kasın hem uzunluğunun hemde geriliminin değişmesi durumunda oluşan kasılmadır.

Egzantrik Kasılma:


Dış dirençler karşısında pasif çalışma şeklidir. Kasın gerilimi artarken, boyu uzar, yani konsantrik kasılmanın aksine uzayarak gerçekleşen bir kasılmadır, dinamik bir özellik taşır. Şu örnekleri verebiliriz ; Altama hazırlıkları, cimnastikte yukarıdan aşağıya yapılan atlamalar, engelli koşuda engelin geçilmesinden sonra yere iniş, halkada haç duruşuna iniş, cephe duruşuna iniş, ağırlığı yere indirme esnasında görülen kasılma şeklidir.

Egzantrik kasılmalar iki şekilde yapılır.


a- Elastik Egzantrik Kasılmalar: sporcunun kendi direncinden daha az bir direnç kullanarak yaptığı kasılmalardır, örnek: Üç adım atlamada konma,

b- Plastik Egzantrik Kasılmalar: Sporcunun maksimum İzometrik hareket sınırından daha fazla yüklenme ile yaptığı kasılmalardır. Yalnız bu tip egzantrik kasılmalar büyük kuvvet gelişimine rağmen sakatlık riski yüksek olan kasılmalardır"

İzokinetik Kasılma: Sporsal verimde uygulanan yeni bir kasılma şeklidir. İzometrik ve izotonik kasılmaların her ikisinde de ortak nokta kasıl­ma esnasında kas boyunun kısalmasıdır, ama kasılma tipi değildirler. İzo-kinetik kasılma sabit hızda, hareketin tamamınca maksimal bir kasılma oluşmasıdır. Örneğin serbest stili yüzmede kulaçlarda kolun kasılması, kürek çekmede kolun kasılması gibi.

Bu tanım ve kavramların yanı sıra antrenman bilimi açısından bilinmesi gereken iki kavram daha vardır. Bunlar,

Salt Kuvvet; Bir sporcunun herhangi bir spor aktivitesi sırasında geliş­tirip uygulayabildiği maksimal kuvvettir. Örnek, halterle yapılan ağırlık çalışmasında 180 kg yanm squat yapmak gibi.

Relativ (Görece) Kuvvet; Vücut ağırlığının l kg'ına karşılık olan kuvvet miktarıdır.

Kuvvet Antrenmanlarının İlkeleri


"Dönüşümlü (Zyklik) ve dönüşümsüz (azyklik) spor disiplinlerinde gerekli morfolojik ve biokimyasal uyum koşullarının sağlanabilmesi için, kuvvet antrenmanında, o spor disiplininde en çok görülen kasılma biçimlerine uygun antrenman yöntemlerine başvurulmalıdır" (is) Bu ilke­ye göre antrenman programı içinde yer alacak çalışmalar ile spor disiplini arasında "dinamik bir uyum" bulunmalıdır. Bu ilke uygulanırken şu koşullann yerine getirilmeside gerekir,

a- Spor disiplinine özgü teknik ya da hareket özelliklerinin kinematik ve dinamik yanlarının yeterince bilinmesi,

b- Sinir-kas sisteminin çalışma yapısı ve teknik uygulamadaki işlevleri­ne göre kaslann çalışma şekilleri hakkında bilgi,

c- Hareketlerin teknik uygulama aşamasında, kapsam ve yoğunluğun optimal oranda olması,

d- Kuvvet antrenmanı esnasında, bir motorik temel özelliğin öncelikli olarak geliştirilmesi sonuçta bir başka özelliğin gelişimini engelleyebilir. Unutulmaması gereken en önemli nokta kuvvet, sürat ve dayanıklılık özelliklerinin kuramsal olarak birbirinden soyutlanabildiği halde uygula­ma esnasında hiç bir zaman ayrı ayn ve soyut olarak düşünülmediğidir,

e- Günümüzde üst düzey sporculanndan kas grupları ve vücut kuvvetini oluşturan elemanlar tek tek geliştirilmekte, sonra birleştirilerek müsaba­ka hazırlığı kapsamına alınmaktadır. Bu "hazırlık çalışmalarında temel ilke çok yönlülüktür " düşüncesinden yola çıkılarak uygulanmıştır. Halbuki bu güne kadar hazırlık çalışmalarının çok yönlülüğünün sonuç lan, organizmadaki bazı işlevsel değişikliklerin görsel gözlem ve bazı laboratuvar testleri ile pozitif sonuçlarına dayandırılarak verilmiştir. İş­levsel değişikliklerin pozitif olarak sunulması neden-sonuç ilişkisi bulun­ması anlamına gelmez ve sadece bu noktaya dayanarak çok yönlü hazırlık başlı başına ve tek yöntemsel ilke kabul edilemez. "Üst düzey sporcular­da sporsal başrıınn yükselmesi isteğine karşın, çok yönlü hazırlık ister istemez sporsal basarı yetisinin geliştirilmesi ilkesine ters düşer.

Dinamik uyum ilkesinin yanısıra kuvvet antrenmanının genel ve çok yönlü antrenman görevleri unutulmamalıdır.

a- Antrenman süreci içindeki uygulamalarda bir çeşitlilik ve çok yönlü­lük sağlanarak, antrenmanın monoton olması engellenmelidir.

b- Yüklenme şiddeti, kapsamı iyi ayarlanmış çok yönlü kuvvet antren­manı, aynı zamanda branşlaşma için gerekli temel koşullan sağlayacak­tır.

c- Antrenmanın denge işlevi örnek, sürekli olarak özel çalışmaların tekrarlanması sonucu organizma yıpranması çok yönlü yüklenmelere oranla daha fazladır. Bu nedenle dengelenmesi gerekir.

Kuvvet antrenmanın çok yönlü olmasının önemli bir işlevi daha vardır , bu da, bu tür antrenman, çalışma şekilleri, yüklenme şiddetleri, kapsamlan ve yöntemleri hiç değişmeden uzun süreyle uygulanan antrenmanlarda görülen etkinlik kaybının önlenmesini sağlar. "Sporcunun başlangıçtaki düzeyi ve uygulanan yöntem ne olursa olsun, örneğin uluslararası sevi­yeye ulaşmak için yapılacak uzun süreli bir hazırlık,atletizm'deki atma dallarında 7-9 yıldır. Bu sürenin büyük 1 bölümünde sadece tutuş ve kayma çalışması, ya da birbirine çok benzeyen parçalar çalışılır, bu sinir-kas sistemi açısından son derece elverişsiz fizyolojik uyum koşullannın doğmasına yol açar. Buna aynca atletin çalışma isteği ve motivasyonunu olumsuz yönde etkileyecek ruhsal şartlarıda eklemek gerekir. Monoton çalışma sporcuyu köreltir.r. Sinir kas sisteminin verimlilik oranını yükseltmek, motivasyonu koruma için yüklenmelerde çeşitlilik sağlama yoluna gidilmelidir"

Yüklenmelerdeki çeşitlilik şu şekilde uygulanabilir.

Uzun süreli çeşitlemeler:

Spor disiplininin koşulları ve üst düzeyde hedeflenen amaçlara göre değişir. Yüklenme ve yöntemler bakımından büyük zaman dilimlerinde ya da hazırlık dönemlerinde gidilen değişiklikler, bu tür çeşitlemelerdir.

Kısa süreli çeşitlemeler:

Bir antrenman ünitesi, bir antrenman haftası, bir dönem içerisinde uygulanan yüklenme oranında yapılan degişikliklerdir. Bunlar,

I) Yüklenme Şiddet ve Kapsamındaki çeşitleme:

Haftalık, aylık mezosiklus içindeki yüklenme ölçütlerinin değişmesinin içerir.

II) Antrenman Yapısındaki Çeşitleme:

Antrenmanın kapsam ve yoğunluğunun ters orantılı olarak değişiklik yapılması anlamına gelir.

III) Yöntemlerde Çeşitleme:

Antrenmanda uygulanan maksimal tekrar yöntemi, piramit sistemi, vb. yöntemsel değişilikler,

IV) Kasların Çalışma Biçimine Göre Çeşitleme:

Antrenmanda dinamik yerine statik veya izotonik yerine egzantrik kasılma biçimine geçerek yapılan değişiklikler.

Devirli spor türlerinde frekans değişiklikleri:

Bu da, bir kuvvet uygulaması esnasındaki hareket hızının değiştirilmesi anlamındadır" (32).

Sonuç olarak, genel ve çok yönlü kuvvet antrenmanları, sporcuların seviyelerine göre genel ve/veya özel kuvvet gereksinimlerini

karşılaya­cak nitelikte çok yönlü ve çeşitlilik ilkelerine uygun olarak yaptırılmalı­dır. "Özel kuvvet antrenmanı ne derece gerekli ve ağır basarsa bassın, özel ve genel kuvvet antrenmanları arasında bağlantı sağlanması sonucu elde edilecek verim dengeli ve optimal olacaktır.

Yöntem bakımından çeşitleme olanakları değerlendirildiği takdirde genel/çok yönlü kuvvet antrenmanı uyumlu bir bütün oluşturur.

Kuvvet Antrenmanının Etkileri


Antrenman programı içinde yer alan kuvvet çalışmalarının, kuvvetin genel tanımlamasında olduğu gibi belirli bir hedefi içermesi gerekmekte­dir.

Bu antrenmanlann organizma üzerindeki etkileri ise şunlardır;



1- Kas kitlesinin büyümesiyle, kuvvetinde büyümesi:


Yapılan çalış malarda hedef maksimal kuvvetin geliştirilmesine yönelikse kas liflerin­de kalınlaşma meydana gelir.

Yani kuvvetin büyümesi kas liflerinin kalın­laşması ile gerçekleşir^ Kuvvet büyümesi iki etkene bağlıdır.

Bunlar cinsiyet ve antrenman yöntemidir.

Cinsiyet farklılığına bağlı olarak kadı­nın kas kuvveti erkeğinkine oranla % 30 daha azdır.

Yöntem olarakta, yüklenmelerin sayı, süre, kapsam bakımından optimal bir düzeye ulaşmaları koşuluyla bütün yöntemler doku ve organ büyümesine (hipertro-fi) yol açarlar.

Kuvvet antrenmanlarında, kısa bir sürede kasların gelişmeleri sağlanırsada antrenmana ara verildiğinde
veya antrenman bırakıldığı zaman elde edilen gelişme kısa zamanda
kaybolur.

Bu nedenle kuvvet gelişimine yönelik antrenman ne kadar uzun süreli olur ise o ölçüde de korunabilir.

"Kuvvet antrenmanına devam edilmediği takdirde, büyüyen kuvvet yak­laşık 10 haftalık bir süre sonunda yeniden başlangıç düzeyine düşer"

II. Kas Kuvvet Dayanıklılığının Gelişmesi:


Kas kuvvetinin devam­lılığının gelişmesi, organizma içindeki bazı fizyolojik ve biokimyasal uyum süreçlerinin gelişmesi ile oluşur. Antrenman içerisinde yüklenme uyanlarının optimal düzeye ulaşması durumunda, kan dolaşımının hız­lanması ve kaslara daha fazla kan ve 02 gitmesi sonucu antrenman etkinliğine bağlı olarak uyum süreci başlar ve bu da kılcal damarların çoğalmasına yol açarak sistemi büyütür.

Bu sistemin büyümesi durumun­da kan dolaşım sistemide büyür. Bunun sonucu olarak kan akımı yavaşlar (atım volümündeki artıştan dolayı), kan ve hücre arasındaki temas süresi arttığından hücre kandaki O2'yi daha iyi değerlendirir. Bilindiği gibi dayanıklılığın gelişmesi oksidasyon enerji kaynaklarına bağlıdır.

Kuvvette dayanıklılığın gelişmesi için yapılan antrenman sonucunda karaciğer ve kas hücrelerinde görülen glikojen birikimleri kasın enerji ihtiyaçlarını karşılayarak fâaliyete devam etmesine izin verir.

III.Kasın Çabukluk Özelliğinin Gelişmesi:

Antrenman süreci için­de, kuvvet antrenman yöntemlerine uygun seçilmiş yüklenmelerle yapı­lan uyanlar kasın kasılma hızını arttıracaktır. Yapılan uyanlar sonucu kası oluşturan motor ünitelerin zaman içerisinde hızlı kasılanlan devreye sokarak yavaş olardan devre dışı bırakmasıyla veya o anda hakim olan fibril cinsinin fonksiyonuna uymaya kas kendini zorlar ve daha hızlı kasılma özelliğini geliştirir.

Kuvvet Antrenmanında Dikkat Edilecek Noktalar


a-"Maksimum kuvvet çalışması yüksek direnç gerektirir. Bu nedenle uygulama sırasında serilerdeki tekrar sayılan az olmalıdır.

b- Eğer maksimal kuvvet ile buna bağlı olarak patlayıcı kuvvetin birlikte geliştirilmesi istenirse, tekrarlar çabuk kuvvet çalışmalarında olduğu uygulama sırasında serilerdeki tekrar sayılan az olmalıdır.gibi, hızlı hareket temposuyla uygulanmalıdır. Aksi takdirde çalışma amacına ulaşmaz.

c- Çabuk kuvvet çalışmalarında yenilen direnç özel spor dalına uygun olarak seçilmelidir.

Kuvvet dayanıklılığı çalışmaları içinde yarışmaya özgü dirençler esas alınmalıdır. Örneğin, orta mesafe koşucularının genel kondisyon çalışmalarında az yükle fazla tekrarlı, büyük antrenman kapsamları uygun­dur. Bu durum yeni başlayanlar içinde geçerlidir.

a- Dinlenmeler aktif veya pasif olabilir. Gerdirme ve yumuşatma egzer­sizleri gerekli dinlenme süresini kısaltırlar.

b- İki değişik kuvvet kombinasyonu aynı çalışmada sağlanacaksa, yük iyi ayarlanmalıdır. Hareket hızını geliştirmek için büyük yüklenmeli bir seriden sonra hafif bir seri gelmelidir.

c- Maksimal gerilimler sadece lokal değil santral sinir sisteminde de yorgunluk oluştururlar. Bu antrenman durumuna ve içeriğine bağlıdır, dolayısı ile genel vücut egzersizlerinden sonraki dinlenme, lokal egzer-sizlerinkinden daha fazla olmalıdır.

d- Yük ölçütleri genel değerlerdir ve sadece dinamik kuvvet antrenman-lan için tasviye edilmiştir.

e- Kullanılandan yükler antrenman durumuna bağlıdır, yeni başlayan ve ilerlemişler önce küçük yüklerle çalışırlar, çünkü başlangıçta temel hare­ketlerin tekniği öğrenilmektedir. Bu durumda fazla sayıda tekrarla çalışma söz konusudur. Ağır yükle fazla sayıda tekrar mümkün değildir.

Yeni başlayanlarda maksimal kuvvet, çabuk kuvvet ve kuvvet dayanıklı­lığı gelişimi aynı zamanda mümkündür.

Bu, düzeyde, bu özelliklerin birlikte etkinliği mümkündür. Antrenman kapsamı tekniğin bozulmasına meydan vermemelidir" us).

kaynak:New Page 1

DEVAMLILIK ANTRENMANLARI


Yrd. Doç.Dr. İlhan AĞIRBAŞ

Tanımı:


Devamlılığın Türkçedeki bir diğer anlamı sürekliliktir.(1)

Genelde devamlılıktan,sporcunun Psiko-Fiziksel yorgunluğa karşı koyma(tekrardan toparlanma) yeteneğini anlıyoruz.

İki tür devamlılık içerir.Psikolojik dayanıklılık sporcunun antrenmanı bırakmaya zorlayan yüklemeye mümkün olduğunca uzun
dayanabilmesini,Fiziksel dayanıklılık organizmanın ve her bir sistem parçasının yorgunluğa karşı koyma yeteneğini ifade eder.

Devamlılığın çeşitleri


Devamlılık,görünüş formlarına ve değerlendirme şekillerine göre çeşitli sınıflara ayrılır.

Görünüş itibariyle çalışmaya katılan kaslar açısından Genel ve Lokal devamlılık,

Spor cinsine özgü çalışmalar açısından Genel ve Spesiyal devamlılık,

Tüketilen enerji açısından Aerob ve Anaerob devamlılık,

Zaman süresi açısından Kısa-, Orta- ve Uzun süreli devamlılık,

Temel motorik özellik formları açısından Kuvvet-, Çabuk kuvvet- ve Çabuklukta devamlılık.

Genel(Kas-) devamlılık,iskelet sistemindeki kasların 1/7-!/6’sından fazlasının katılmasıyla yapılan çalışmalardır.(örneğin bir bacağın kasları insan vücudunun toplam kaslarının aşağı yukarı 1/6 i kadardır.)kalp-dolaşım-solunum sistemi ve perifer oksijen kullanma yeteneğiyle sınıflandırılmıştır.(5)

Lokal(Kas-) devamlılık,iskelet sistemindeki kasların 1/7-1/6’sından daha azının katılmasıyla yapılan çalışmalardır.genel devamlılığın yanında büyük ölçüde spesiyal kuvveti, anaerob kapasiteyi ve limitlendirilmiş kuvvet formlarıyla örneğin çabuklukta-,kuvvette- ve çabuk kuvvette devamlılık (çizim 1) ve aynı zamanda spor branşına özgü kasların koordinasyonunu geliştirir.(teknik)

Genel devamlılık, kalp ve dolaşım sisteminin yükseltilmesini karakterize ederken Lokal devamlılık, başarıyı çok yönlü sınırlandırıcı etki gösterebilir.(özellikle yüklemeden sonra tüketilen enerjinin tekrar yerine konması açısından) Genel devamlılık yapılan spor çeşitine bağlı olmayan form (Temel devamlılık olarakta adlandırılır), özel devamlılık ise yapılan spor branşına özgü özel hareket formları anlaşılır.Lokal ve Özel devamlılık birbirleriyle bir çok noktada kesişirler,daha doğrusu eşanlamlı olarak kullanılırlar.

Kasların enerji kullanımı açısından bakıldığında, Aorebe ve Anaerobe devamlılık olarak ta ayrılabilirler

Aerob devamlılıkta, enerji taşıyıcılarının oksijenlenerek yanmasına yetecek O2 alımıyla gerçekleştirilir.anaerob devamlılıkta, aşırı yüklenmeye bağlı olarak oksijen alımı,(bu hareketin frekansından yada kuvvet çalışmasındaki ağırlığın fazlalığından kaynaklanır.)

Oksijenlenerek yanmaya yeterli olmaz.enerji oksijensiz hazırlanır.sporun pratiğinde genellikle tam olarak oksijenli yada oksijensiz enerji hazırlanması şeklinde olmaz,yükleme ve yorgunluğu bağlı olarak iki formun karışımıyla gerçekleşir.(çizim 2)

Genel devamlılığı 3 alt grupta incelemek mümkündür kısa süreli-, orta süreli-, uzun süreli devamlılık.

Kısa Süreli Devamlılıkta,(KSD) maksimal devamlılık yüklenmesi 45 sn. ile 2 dak. arasında olmalıdır.ağırlıklı olarak anaerob enerji tüketimi iddiaları tartışma konusudur.

Orta Süreli Devamlılık,(OSD) bu bölümde gittikçe artan aerob enerji kazanımı söz konusudur.(bu özellikteki yükleme aşağı yukarı 2 dakikayla 8 dakika arasındadır.

Uzun Süreli Devamlılık,(USD) 8 dakikanın yukarısındaki yüklemeleri içerir ve hemen hemen yalnız aerob enerji üretiminden söz edilir.metabolizma ihtiyacının farklılığından dolayı uzun süreli devamlılık USD. I,II,III olarak ayrılabilirler.

USD I 30 dakikaya kadar olan yükleme sürelerini kapsar,(ağırlıklı olarak glikoz metabolizmasını kullanır.)

USD II 30 dakikadan aşağı yukarı 90 dakikaya kadar olan yüklemeleri içerir,glikoz ve yağlar enerji olarak kullanılır,karışım oranları zamana ve dinamiğe bağlı olarak değişen ölçülerdir,

USD III 90 dakikanın üzerindeki yüklemelerdir.ana enerji depoları yağ metabolizmasıdır.(5)(4)

Devamlılık yeteneğinin enerji tüketimi açısından değerlendirilişini (çizim 2 de) bulabilirsiniz.

Çizim 2 : çeşitli devamlılık yeteneklerinin enerji üretimi ,yüklemenin yoğunluğu ve şiddeti açısından birbirleriyle ilişkileri(5)

Devamlılığı komplike hale sokan bir başka etkense, devamlılığın başarıyı etkileyen diğer iki fiziksel faktörle Kuvvet ve Çabuklukla(Sürat) olan değişken ilişkileridi

Devamlılığın en son sınıflandırma olasılığı ise, dinamik ve statik görünüşe dayandırılabilir

Dinamik devamlılık, hareket halindeki çalışmalar,

Statik devamlılık, hareketsiz yapılan çalışmalardır.

Hareketsiz halde yapılan kuvvet çalışmalarındaki devamlılık sınıfına giren hareketler çoğunlukla aerob, aerob ve anaerob karışımı yada anaerob yapılabilir.

Maksimal isometrik kuvvetin(MİK) %15’inin altında yapılan çalışmalarda enerji ihtiyacı Aerob yoldandır.

%15 ile %50 arasında yapılan çalışmalarda (bu tür çalışmalarda çalışma yüzdesine bağlı olarak gittikçe artan miktarda kaslardaki kasılma nedeniyle dolaşım engellenir,damarlar sıkıştırılır.) çalışmanın yoğunluğuna bağlı olarak Aerob/Anaerob karışım söz konusudur.

Kullanılan kuvvet %50’yi aşıyorsa çalışmalarda enerji ihtiyacının karşılanması anaerob yoldan olur.Doku yapısı dolaşım yoluyla oksijen taşınmasını tamamiyle engeller,lokal ve merkezi yorgunluk başlar,işi bırakma sinyalleri emir sinyallerinin üstüne çıkar ve işi bırakmaya zorlar.(şekil 3-4-5)(2)

Yaklaşık bir ilişki devamlılık ile çabukluk(sürat) yada çabuk kuvvet arasında görülür.düşük hareket frekansında harekete katılan kasların düşük bir bölümü aynı anda devreye girer ve kasılırlar,harekete katılmayanlar,dinlenirler yada dinlenebilirler.Çalışma aerob olarak yapılır.

Çizim 5:maksimal statik kuvvetin Çizim 6:maksimal statik kuvvetin %15 ve

yüzdelerinde maksimal dayanma süresi yukarısında Dolaşım borçlanması oluşur

(Rohmert’den Hollmanda)(2) ........ (Hollman 341) (2)........................................

Hareketi çabukluğu (sürati) arttıkça,daha fazla motorsal birim eş oranlı olarak artarak devreye girer.Birimlerin sıra takip ederek çalışmaya girmeleri gittikçe azalır,böylece yeterli dinlenmeleri de azalır.kasların çalışmaları gittikçe artan bir düzeyde anaerob çalışma ortamına kayarlar.

Son olarak en yüksek çabukluk(sürat) bütün kasların aynı zamanda devreye girmesini gerektirdiğinden,anaerob çalışma ortamına girerler.

En yüksek koordinasyon başarısı gerektiren kas çalışmaları,vücutta merkezi yorgunluğa yol açar,yani hareketi yönlendiren merkezi sinir sisteminin yorulması anlamına gelir ki,vücut yüklemeyi bırakmaya ve hareket yoğunluğunun aza indirilmesine zorlanır.

Yukarıdaki formlardan da ortaya çıktığı gibi,tek tip bir devamlılık yoktur.

Burada daha çok birbirine karşı kutuplarda duran, aerob ve anaerob hazır enerji depolarının çok sayıda derecelendirilmiş,spor cinsine özgü,aerob-anaerob yapısı olan karışımlardan söz etmek gerekir.

Topluca ve akılcı bakıldığında spordaki çeşitli başarı faktörlerinin Devamlılık tanımlaması, aerob ağırlıklı görünümdeki formlarında kullanılmaktadır ve devamlılığın alt kategorileri, diğer temel motorik özellik formları kuvvet veya çabukluk altında sınıflandırılmalıdır.

Örneğin çabuklukta devamlılık,(dayanıklılık) devamlılık altında değil,çabukluk(sürat)altında incelenmelidir.

Temel devamlılığın (sistematik açıdan bakıldığında genel aerobik dinamik kas devamlılığı olarak adlandırılır.) spor pratiğinde büyük anlamı vardır ve merkezi bir rol oynar.

Lokal aerob dinamik kas devamlılığı yüzde olarak en fazla geliştirilebilen ve antrene edilebilen motorsal özellik formudur. Laboratuar çalışmaları ve değerlendirilmeleri antrenman yapmamış kişilerde %100 lerce hatta %1000 lerce defa geliştirilebileceğini ortaya koymuştur.

Devamlılık antrenmanlarının organizmaya olan etkileri

Bu bölümde birazda devamlılık antrenmanlarının organizmaya olan etkilerine yer vermek istiyorum aşağıda bu konuda GLOGGNITZER’in derlediği iki tabloyu bulacaksınız.

KALP:

kalp odacıklarının büyümesi,
Kalp kasının büyümesi,
Kalp kasındaki mitokondriyum sayısının artması,

DAMARLAR:

Duvarların elastikliğinin korunması,
Kapilar sisteminin gelişmesi,
Kapiların enine bağlantılarının artması,
Peripher (dış kenar, ikinci derecede olan) kan akışında yavaşlama,
Oksijenin daha iyi kullanımı,

KASLAR:

  • Farklı kas fazlarının yeniden forma sokulması,
  • Kaslardaki şeker ve yağ depolarının yükseltilmesi,
  • Oxidativ (oksijenli) benzim aktivitesinin iyileştirilmesi,
  • Kasın patlama gücünün arttırılması,
  • İskelet kaslarındaki mitokondriyum sayısının artması,

KAN:

Vücuttaki kan miktarının artması,(1-21.)

AKCİĞERLER:

Gençlerde göğüs kafesinin büyümesi ve gelişmesi,
Difüzyon yeteneğinin artması,
Ciğer kapasitesindeki iyileşme,

HORMONLAR:

Hormon sevk ve idaresinin iyileşmesi.

TOPLAM:

AEROB KAPASİTENİN İYİLEŞMESİ,OKSİJEN KULLANIMI YETENEĞİNİN YÜKSELMESİ(3)

Devamlılık Antrenmanıyla Devamlılığı Etkileyen Parametrelerin Değişimi



kamyon 22 Kasım 2006 15:42

3 ayda adaleli kollara nasıl sahip olabilirim?


--MİKE MATARAZZO'DAN öneriler--


MsXLabs.org

Kolları Kontrol Etmek:


Herkes güçlü ve gösterişli kollara sahip olmak istiyor, fakat bu istek kontrolsüz egzersizler neticesi ters tepiyor... Gereğinden fazla kollara pazılara yüklenmek, pazıların gelişmesi yerine onların çok kullanılmaları, aşındırılmaları sonucu küçülebiliyor veya büyümüyor... Çünkü, yapabildiğimiz diğer bir çok alıştırmada da kollara, pazılara yükleniyoruz.
Ben haftada en fazla iki seans kol çalışmayı tavsiye ederim ve bunu arka ve ön kol pazılarının çalışmasıyla kombine etmeyi öneririm... Önerimde iddialı olmak istemem, herkesin kendine uygun bir egzersiz usulü-tekniği olur,olabilir... Ben çok kişinin sırtına yüklenerek kol çalışırken gördüm. Olabilir, belki öyle çalışanlar kendilerince iyi netice alabilirler, fakat o türden çalışma bana göre değil.
Size önerdiğim bu üç aylık genel kol çalışmasında evvela işe ön kol pazı egzersiziyle başlamanızı tavsiye ederim... Ve ön kol pazısı (Bizeps) ile arka kol pazısı (Trizeps) kombine ederek çalışacağız.
Üç aylık çalışmamızda kollara-pazılara öncelik vermek vücudun diğer kısımları için yapacağımız alıştırmalardan azda olsa feragat etmemizi gerektirecek. Aşağıda vereceğim çalışma programında vücudun nerelerini hangi sıklıkla çalıştırabileceğimizi gösterdim. Üç aylık kol-pazı programım vücudun diğer kesimleri içinde yaratıcılık içeriyor... Mesela setler arasında 30 saniyelik dinlenmeyi öneririm, çünkü kasların hep sıcak kalmasını isterim ve bir çok bodybuildingcilerin daha fazla süre dinlendirdiklerinden de haberdarım... Ama dediğim gibi ben nasıl terliyorsam, adalelerim inde hep sıcak kalmaları ve soğumamalarını isterim.
Tavsiyem, farklı alıştırmalar yapın ve adalelerinizi şoke edin, göreceksiniz adalelerinizin pozitif değişime girecek. Farklı egzersizlerle, farklı kilolarla yapacağınız tekrarlar pazıları geliştirecektir; ama hep aynı egzersiz ve kilolarla yapacağınız tekrarlar gelişime engeldir. Konsantrenizi bozup teknik ve kontrolünüzü kaybetmeyiniz.
İlk bir buçuk aylık programda 3 temel alıştırma var. 1. ayakta barla yapılan, 2. oturarak dambellerle yapılan, 3. SZ barla dayanılarak yapılan hareketler... Bana göre bu üç temel hareket en iyi kas yapma egzersizleridir... Kolay egzersizler değildirler fakat, pazıdaki en ince kasları dahi geliştirir, çalıştırırlar.
İlk bir buçuk ay bahsettiğim bu 3 temel alıştırmayla çalışın. Her alıştırmadan 4-5 set çalışın ve her sette en az 12 tekrar yapın. Ağırlıkları yeterince yerleştirin ve son iki sette pazılarınızın yandığını hissedin, her antrenmanda dönüşümlü olarak temel programları uygulayın.

Bar'la Ayakta Çalışma:


Elinize bir bar alın, ayaklarınızı 18 cm açın, omuz genişliğinde iki elinizle barı tutun, barı göğsünüzün üstüne kadar kaldırın ve yavaş yavaş tam olarak indirin. Dinlenmeden tekrar göğüs hizasına çıkın. Dirsekler vücudun 2 cm önünde olsun ve hiçbir tekrarda kaslarınızın dinlenmesine müsaade etmeyin. Omuzlar dik, sırt kasları gergin olmalı. Eğer sırt kaslarınız gergin değil de, bel kaslarınız gerginse hareketi yanlış yapıyorsunuz demektir.
Öne doğru eğilmeyiniz, dizlerinizi kırmayınız, kafanızı sağa sola çevirmeyiniz ve egzersize konsantre olunuz... Tersi durumlarda vücudunuzu gereksiz yorar, bir şeyler yaptığınızı zannedersiniz ama kendinizi kandırırsınız.

Oturarak Dambelle Çalışma:


Bu pozisyonda mühim olan iki kolla birlikte çalışmaktır. Bir birini, bir ötekini değiştirerek çalışmayınız. Göreceksiniz eğer usulünce yapılırsa bu hareket kolları, pazıları en çok yakan alıştırmadır. Yeter ki doğru yapılsın.
90 derecelik bir banka oturunuz, yerleşerek pozisyon alın ki sadece dirsekten aşağısı hareketli kalabilsin. Vücudunuzdan kuvvet alarak dambel kaldırmayın, kendinizi kandırmayın... Kilolarla oynayıp ta, bankta dans edercesine hareketli olmayın. Kaldırabileceğiniz kilolarla çalışın, etrafınızdakilerin bakışları konsantrenizi bozmasın, kilolarda da fazla cimri olmayın ki pazılarınız yansın, ama omuzları da yırtmasın.
Ellerinizde dambellerlle bankta oturuyorsanız, her iki elinizle aynı zamanda çalışın, kendinizi kilolara konsantre edin, yalnız dirsek altından itibaren kollarınız hareketli olsun, dirsekler göğsünüzde olsun fakat oynatmayın. Dirseklerinizi vücudunuzdan 5 cm ileri çıkarın ve omuz hizasının dışına çıkartmamaya çalışın.
Dambeli aşağı indirirken, tam aşağıya indirin ve hiç dinlenmeden tekrar kaldırın. Dambelleri aşağıda sarkıtıp bırakmayın, kontrollü ve yavaşça indirin. Eğer kontrolle indiremiyorsanız, hafif kilo ile çalışın.
Dambelleri kontrollü ve aynı zamanda kaldırıp indirmeye çalışın, eğer kollar birbirleriyle uyumsuz çalışırlarsa vücut çalışan kola doğru meyleder ve egzersizden istenilen verim alınamaz.

SZ-Barla Çalışma:


SZ-Barla yapılacak alıştırmalar en çok yanlışın pratik edildiği egzersizlerden birisidir. İnsanlar banklarda pozisyon almak için döner dururlar. En iyisi az kilolardan yavaş yavaş artırarak başlayın ve bilinci pazı geliştirmek için en ideal aletlerden biriyle çalışıyorsunuz. Ben eskiden düz barla çalışırdım ama şimdi SZ barla çalışıyorum. Barların farklılığı mühimdir. Çünkü farklı tutuş ve kavramalar, bilekleri farklı oranlarda zorlar. Mesele SZ barla yaptığınız çalışmalarda bilekleriniz dışa çevrilmeye meyillidir ve pazıyı izole eder. Düz barla ve geniş bir kavrayışla yapılan alıştırma pazının bütününe, bilekten yukarısına ve omuzlara da girer. Barın genişçe kavranması genelde adalenin bütününün gelişmesi için iyidir. Aynı etki dambellerle yapılan çalışmalarla da görülür... Diğer iki temel egzersizde geniş tutuş yaptığımız için SZ Barda dar kavrama yapılmasını öneririm... SZ Barla yapacağınız çalışmayı oturarak yapınız, ayakta yapılan durumlarda genellikle bele yüklenilir ve bu alıştırma zarar vericidir. Hafif kilolarla SZ-Barla çalışmayı iyice pekiştirene kadar çalışın... Koltuk altlarınızla banka iyice yaslanın. SZ-Barı kullanırken omuzlarınızdan kuvvet almamağa çalışın. Yalnızca pazı kuvvetiyle ağırlıkları indirip kaldırmağa konsantre olun, yalnızca alt kol kısmı çalışsın... Barı tam indirmeyin, gerginlik hep kalsın.

Makaralı Halatla Çalışma:


İlk bir buçuk ay yukarıdaki 3 temel egzersizi yaptıktan sonra ikinci bir buçuk aya makaralı halatla tek kol alıştırmayı ekleyin.
Bu alıştırma benim sevdiğim ve enteresan olabilecek bir tekniğe sahiptir. Makaralı bir halatın yanında durun, tek elle çalışacağınız aleti takın, başparmağınız dışarıda kalmayacak şekilde tutun ve halatı hafif yana çekin... Makaralıdan bir adım geri çekilin, kollarınızı diğer alıştırmalarda olduğu gibi bir kaç cm öne çıkarın ve katiyen makarayı tam bırakmayın, ellerinizi makaralı halatın devamıymış gibi farz edin... Hafif kilolarla başlayın, tekniği tam olarak kavradıktan sonra kiloları artırabilirsiniz.... Daha önceki temel alıştırmaları karıştırarak uygulayabilirsiniz demiştim ama, tek kolla yapacağınız son alıştırmayı lütfen daima en sona bırakın. Çünkü bu alıştırma adalede ne var ne yoksa hepsini gün yüzüne çıkarır ve yorar ve hakikaten damarlarınızı hisseder, pazınızın irileştiğini görürsünüz

Basitlik Verimlilik Demektir:


Biliyorum benim programımı okuyanlar, "Pöh 3 ayda 4 alıştırma bu çok kolay ve basit" diyeceklerdir. Verimlilik için böyle sınırlı çalışmak olmazda diyebilirler. Evet kağıt üzerinde kolay görünüyor ama salona girip yüzde yüzlük bir irade ile uygularsanız ne kadar zor, verimli ve faydalı olduğunu çok kısa zamanda göreceksiniz... İnsanların benim kolay (!) uygulana bilinir programımı hafife almalarını da normal karşılıyorum. Çünkü, bodybuilding'cilerin gereksiz şekilde egzersizleri çoğaltmaları, zorlaştırmaları maalesef bu sporu komplike bir hale getiriyor. Bu komplike programların verimsizliğini birçok cihetten ispatlayabilirim. Eski şampiyon bodybuilding'cilerin (en ünlüler dahil) öyle komplike aletlerle değil, berbat ağırlık hatta beton dökülmüş demirlerle çalışmışlardır... Onlarda komplike metotlar, programlar, aletler yoktu ama içten, yoğun, sıkı ve disiplinli çalışma-antrenman tempoları vardı.
Vücudunuzun görüntüsünü dahilden harice değiştirmek kolay bir uğraş değildir. Kendinize acı vermeli, kendi kendinizi yormalısınız. Kendi kendini zorlamak ve kendine acı vermek insanın en hoşuna gitmeyen şeylerin başında gelir. Daha da ileri gideyim; savaşa gidiyormuş gibi girin stüdyoya. Kendinizi bir savaşa, çok yoğun bir işe hazırlamalısınız...
Bu irade ve istekle girdiğiniz stüdyodan, işinizi yapıp çıktıktan sonra size garanti veriyorum, müthiş hafifleyerek ve vazifesini yapmış bir insanın rahatlığını hissedeceksiniz.
Evinize gidin dinlenin, sağlıklı besinlerle beslenin ve ertesi gün programa devam edin... Değişikliği göreceksiniz.
Cesaretinizi kaybetmeyin, eğer pazılarınız zayıfsa bu değişebilir. Her insanın yapısı farklıdır, farklı egzersizlerde yapabilirsiniz ama zikrettiğim 4 alıştırmayı ihmal etmeyin. İçtenlikle yoğun ve sıkı çalışın. Üzülmeyin bir gün sizde daha büyük gömlekler satın almak mecburiyetinde kalacaksınız.

Mike Matarazzo'nun Antrenman Proğramı:

1. Gün: Karın, Sırt, Omuz
2. Gün: Bizeps (ön pazı), Trizeps (arka pazı)
3. Gün: Dinlenme
4. Gün: Diz altı, Bacak ve Göğüs
5. Gün: Bizeps (ön pazı), Trizeps (arka pazı)
6. Gün: Dinlenme
7. Gün: Dinlenme

12 Haftalık Yoğun Pazu Proğramı:

1-6.Hafta
Egzersiz Set Tekrar
Ayakta düz barla 4-5 10-12
Oturarak dambel 4-5 10-12
Dar tutuş SZ-Bar 4-5 10-12

7-12 Hafta:

Egzersiz Set Tekrar
Ayakta düz barla 4-5 10-12
Oturarak dambel 4-5 10-12
Dar tutuşla SZ-Barla 4-5 10-12
Tek kolla makaralı halatta,
Ayakta 3 10-12


kamyon 2 Aralık 2006 00:55

STRETCHING NEDEN ÖNEMLİDİR


MsXLabs.org

Stretch programlarının ilk amacı vücuttaki eklemlerin hareket kabiliyetlerini arttırmaktır.Hareket kabiliyetinin artmasının , insanların sıhhat ve sağlıkları üzerindeki gelişim için temel unsur olduğu belirlenmiştir.

Hareket kabiliyetinin önemi sporcular için çok daha önemlidir.Peki neden?Çünkü sporcuların fiziksel olarak ve performans olarak iyi olmaları kaslarının ve eklemlerinin geniş açıdaki hareket kabiliyetiyle direkt olarak ilgilidir.

Bir defa stretching programına başlayan sporcu , 2 önemli alanda esnekliğinin artmasının karşılığını görebilecek ve hissedebilecektir...

1- PERFORMANS ARTIŞI

  • Güç artışı
  • Hız artışı
  • Kaslarının dinlenme süresinin kısalması
  • Kasların gerginliğinin azalması
  • Sporcunun zihinsel ve fiziksel hazırlığına yardımcı olur

2-SAKATLIKLARIN AZALMASI

  • Kas zorlamalarından oluşan incinmeleri azaltır
  • Eklem burkulmalarını azaltır
  • Aşırı kullanım sakatlıklarını azaltır
  • Bel spazm ve/veya ağrılarını azaltır
  • Bütün vücuttaki kasların ağrıya ve acıya hassaslıklarını azaltır.

STRETCHİNGİN ANATOMİSİ VE PİSİKOLOJİSİ


Stretchinge başlamadan önce , vücudumuzun nasıl yapılandırıldığı ve vücut mekanizmasının nasıl işlediği hakkında bir kaç şey bilmeye ihtiyacımız vardır.Sporcular için insan anatomisinin temel bilgileri çok önemlidir.
Kaslar,eklemler,kemikler,kıkırdaklar ve bağlar hakkında bir şeyler bilmemiz gerekmektedir. İnsan vücudu büyüleyici bir hareket sistemine sahiptir.Vücudumuzdaki bütün hareketler eklemlerimiz etrafında döndürülerek oluşurlar.Eklemlerin hareket kabiliyeti ya limitlerini arttırarak yada vücudun hareket edebilme yeteneğini geliştirerek etkinleştirilebilir. Hareket kabiliyetinin arttırılmasının anlamı aynı zamanda eklemlerimizin sakatlanma şansını azaltmaktadır.Eklem esnekliğini arttırmanın yada hareket kabiliyetinin ilerletilmesinin en etkili yolu düzenli olarak stretching yapmaktır. Bir eklem , kaslar , tendonlar , kemikler , kıkırdaklar ve bağlardan meydana gelmiştir.Kaslar hakkında müthiş olan şey , onların elastik olması yada lastik gibi olmalarıdır.Kasların esneme kabiliyeti vardır.Ayrıca kaslar , kasılabilir yada kısalabilirler.Bütün bu uzama ve kısalma özelliklerinden dolayı kaslar , eklem içinde geniş hareket kabiliyetine izin verirler. Tendonlar kasları kemiklere bağlarlar.Bir kas uzantısıdırlar. Kemikler ve kıkırdaklar yapısal destek sağlarlar.Kıkırdaklar ayrıca eklem yüzeylerinde sürtünmeleri önleyici ve daha kolay harekete olanak sağlarlar. Bağlar , kemikler için öncelikli sabitleme dokularıdır.Bağlar kemik kemiğe bağlantıyı sağlarlar.

STRETCHİNG VE ESNEKLİK HAKKINDA SORU VE CEVAPLAR


1-Stretch egzersizi sırasında nefes alıp vermek önemli midir? Kesinlikle çok önemlidir.Bütün stretch egzersizleri sırasında yavaş yavaş ve düzenli nefes alıp vermek gereklidir.Kaslarımızın Oksijene ihtiyacı vardır.
2-Acı yoksa kazançta yok sözü stretching içinde geçerli midir? Eğer acı çekiyorsanız aslaegzersize devam etmemelisiniz.Acı vücudumuzun durmamız gerektiğini söyleyiş şeklidir.Vücudun elektrik sigortası olarak ta tanımlanabilir.Stretching yaparken gerginlik hissetmelisiniz ancak ağrı ve rahatsızlık değil
3-Neden bazı insanlar daha az esnek yada sakatlıklara daha yatkın olurlar? Büyüme cağındaki hızlı gelişim , kasların ve kemiklerin de hızlı büyümesine neden olur.Bu da eklemlerde büyük gerilim oluşturur.Kaslar daha gergin olması ve kemikler üzerinde düzensiz çekmeler , eklemlerde problemler meydana getirir.Kişi düzenli stretching yapmadıkça , kasları esneklik kazanma şansı sağlayamayacaktır. İnsanlarda yaş ilerlemesiyle , eklemler de zamanla fiziksel aktivitelerin azalması sayesinde hareket kabiliyetini kaybederler.Bu sırada eklemlerin ağrıya karşı dayanımları ve hareket kabileyeti açılarında azalma olur.Bu trend kişi bu konuda bir şeyler yapmadığı sürece devam eder.Bunu değiştirmek sizin elinizdedir.

KASLARIN ÖZELLİKLERİ


Kasların 2 temel özellikleri vardır:
1)Kısalabilirler yada kasılabilirler
2)Uzayabilirler yada esneyebilirler
Bu 2 temel hareket , yakın bir çalışma ilişkisi şeklinde sürdürülür.Gerçekte vücuttaki bütün hareketler bu ilişkiye bağlıdır. Her zaman bir kas grubu kasılırsa/kısalırsa , aynı zamanda uzayan/esneyen zıt bir kas grubu da vardır.

KASLAR NE ŞEKİLDE ÇALIŞIR


Kaslar kas liflerinden meydana gelirler.Kas lifleri , hareketi kontrol etmek için hemen hemen birlikte çalışan hem elastik esneme hem de kasılma özelliklerine sahiptir.Kas lifleri içlerinde sinir alıcılarını bulundurur.Bu alıcılar kasların içindeki esneme ve gerilme gelişimini hissedebilen hassaslıktadır.Kasların içinde 2 çeşit alıcılar vardır.Bunlardan biri kas liflerine paralel olarak ve kas lifleri boyunca yayılmıştır.Bunlar kasa uygulanan gerilimin oranını ve süresini karşılayarak dengelemeye çalışır.Diğeri kaslarla tendonların birleştiği yerlerde bulunurlar.Bunlar kasın gerginliğini hissetmeye yararlar.

KAS GÜVENLİK MEKANİZMASI


Aşırı boyutta hareket etkilerine karşı vücudumuzu koruyan bir güvenlik
mekanizması vardır.Buna kassal gerilim refleksi denebilir.Eğer stretching yapma hızı ani ise kuvvetli bir kasılma yaratarak kaslarımızın aşırı gerilerek incinmesini bu mekanizma önler. Yaylanma yerine statik stretching (bir kas grubunu belirli bir süre sabit şekilde gerdirilmesi) seçmemiz için bu güvenlik mekanizması ana sebeptir.Buda yaylanarak stretching yapmanın aslında stretch yapılan kasın kasılmasına sebep olduğunu açıklamaktadır.Basitçe eğer çok çabuk ve aşırı kuvvette stretching yaparsak esnetmeye çalıştığımız kasın kasılmasına sebep oluruz.

ISINMA


Isınmanın 2 safhası vardır.
Genel ısınma , ısınma uygulamasının genellikle en erken parçasıdır.Bu safha boyunca bir sporcu , vücut ısısını yükseltecek hafif koşu,basit ip atlama vb. gibi fiziksel aktiviteler yapar.Bu aktiviteler 5-10 dak. veya terleme başlayana kadar olmalıdır.Bu genel çalışmaları takiben , bütün ana kas gruplarını kapsayan stretching programı uygulanmalıdır.Bir sporcu bütün vücut hareketlerini 10-12 dakikada tamamlamalıdır.Daha sonra kendi branşı için özel ısınma bölümüne geçebilir.Özel ısınma , hareketli stretching çok yönlü koşular ve sabit çeşitli hareketleri kapsar.
Isınma uygulaması ortalama 20 dak. olmalıdır. Pasif ve hareketli stretching programları , kaslardaki hareket kabiliyetini maksimum etkilere karşı koyabilecek şekilde hazırlanmalıdır. Tipik bir
isınma programı aşağıdaki şekilde olabilir.

GENEL ISINMA


Hafif koşu (ileri,geri,çapraz) 3 dakika
  • İp atlama
  • Çift bacak
  • Sağ bacak 5 dakika
  • Sol bacak
  • Çift bacak

PASİF STRETCH (STATİK)


Bütün vücut stretching 12 dakika

ÖZEL


ISINMA-DİNAMİK STRETCHİNG
  • Durarak
  • yapılan çalışmalar
  • Ayağı yana doğru
  • sallama
  • Ayağı ileri geri sallama
  • Hareketli çalışmalar
  • Topukları kalçaya değdirme
  • Diz çekme 5-7 dakika
  • Bacak
  • çekme
  • İleri doğru sekmeler
  • Geriye koşular
  • Çapraz vücut cevirme

SOĞUMA


(ÇALIŞMA BİTİMİNDE GEVŞEME)


Fiziksel verim için ısınma hazırlığı ne kadar önemliyse , soğuma da , kasların kendini yenileyebilmesi ve vücudun dinlenme durumuna geçmesi için hayatidir. Yoğu çalışmadan sonra vücudu dinlenme durumuna getirmek çok önemlidir.Soğuma , çalışmayı takiben genellikle hafif koşu yada 5-10 dak. süren fiziksel aktiviteler gibi hafif egzersizleri içerir. Soğuma bölümünü yapmak için 2 neden vardır.

1)Soğuma işlemi , sürekli dolaşım sirkülasyonundan temin edilen , kas hücrelerindeki vücuda uygun sıvı , elektrolit , enzim ve besin dengesinin yerine konmasına izin verir. Buda kasların çok hızlı toparlanmasına ve gelecek çalışmalar boyunca kramp ve sakatlanmaları azaltmaya yardım eder.Özellikle günde çift antrenman yapılan durumlarda daha da önem kazanır.

2)Kasların enerji depoları (ATP ve CP) normal dinlenmedeki seviyelerine getirilmelidir.Soğuma egzersizleri sırasında dolaşım yoluyla akciğerlere getirilen Oksijen kan yoluyla kaslara taşınır.Buda eforlu aktivite sırasında üretilen kandaki asitleri parçalamaya yardımcı olur.Sizlerin bildiğiniz yada duymuş olabileceğiniz metabolizmadaki bulunan asitlerden bir tanesi Laktat yada Laktik asittir.Soğuma Laktik asidi Glukoza çevirmeye yardım eder. Yüksek performansa sahip olabilmek ve sağlıklı kalabilmek için hem ısınma hem de soğumaya önem vermeliyiz. Soğuma egzersizi şöyle olabilir.
  • Hafif koşu 3 dak.
  • Karın çalışması 3 dak.
  • Stretching 5-10 dak.

STRETCHİNG SIRASI


Stretching sırasında nelerin dikkate alındığını anlamak çok nemlidir.Stretching programına hareket merkezinden başlamak uygun bir çalışmadır.Bu bel ve kalçayı takip eden arka bacaktır.Bunun sebebi bütün vücut esnekliği için maksimum potansiyeli kolaylaştıran bir kası ilk önce esnetmek vücudun geri kalanının daha kolay esnetilmesini sağlar.

Hareketlerin çoğu vücudun ağırlık merkezi (bel ve kalça) tarafından sağlanır.Bel ve kalça , arka bacak kas grubu tarafından direkt olarak etkilenmektedir.Daha sonra kasık , üst bacak ve daha sonra da dış birimlere doğru (omuz,kollar,eller , baldır,ayak bileği,ayaklar) esnetilir. Büyük kas gruplarının esnemesine ilk önce izin vermek , küçük kas gruplarında daha kolay esneme potansiyelini sağlar.
  • Bel
  • Kalçalar
  • Arka bacak
  • Kasık bölgesi
  • Üst bacak ve alt bacak(baldır,ayak bileği,ayak)
  • Omuzlar,kollar,bilek ve eller
  • Boyun
  • Bu genel bir sıralamadır.Sadece büyük kas gruplarının önce esnetilmesini
  • hatırlamak genellikle en faydalı yol olacaktır.

YANLIŞ İNANIŞLAR


Stretching sıklıkla yanlış anlaşılmaktadır.Sonuç olarak yanlış inanışlar,hatalı uygulamalar sonucunda gerçekleşirler.

1)Stretching sadece acı duyulursa etkili olur. Stretching asla can acıtmaz.Stretching zaman içinde , düzenli periyodlar tekrar edilerek geliştirilebilen bir aktivitedir.Stretching'de esnetme süresi daha uzun tutularak veya 2 yada 3 tekrar yapılarak etkileyici gelişim sağlanır. Kısa bir süre sonra (genellikle 2 hafta) esnetmeler çok daha kolay olacaktır.Bundan sonra daha eğlenceli ve daha rahatlatıcı bir aktiviteye dönüşecektir.

2) Stretching ağırlık çalışması yada koşma kadar önemli değildir. Stretching sadece diğer kondüsyon programları kadar gösterişli değildir.Sporcu kassal olarak tamamen güçlü olabilir.Ancak gücünün bir kısmını gösterebilir.Çünkü muhtemelen vücudunun ve kaslarının esnekliği yoktur.Kaslarında ve eklemlerinde daha geniş hareket kabiliyeti olan başka bir sporcu gücünün etkisini tamamen uygulayabileceğinden , daha etkili olacaktır.

3) Antrenman öncesi stretching değerli çalışma zamanını çarçur eder Stretching programları antrenmanın bir bölümünü içeren parçası olmalıdır.Yoğun geçecek çalışma bölümü için sporcunun hem fiziksel hemde zihinsel hazırlanmaya başladığı ilk antrenman bölümüdür.Bir takım oluşumunu sağlamak ve takımın bir araya gelmesi için çok değerli bir zamandır.

4) Neden stretchinge başlıyayım?Daha önce hiç sakatlanmadım ki Eski bir sözün dediği gibi Önlemeye çalışmak en iyi ilaçtır.Bazı genç sporcular stretching yapmayarakta sakatlanmadan kalabileceklerini zannederler.Çünkü onların kasları,tendonları ve eklemleri henüz esnektir.Ergenlik çağıyla vücutta fiziksel olgunlaşma başlar.Vücudun kas ve iskelet yapısı oturmaya başlar.Bunun sonucunda kaslar doğal elastikiyetlerinin bir kısmını kaybetmeye başlarlar.Bu birinci sebeptir. Neden stretching özellikle önemlidir.Çünkü esnekliğin azalması güç ve performansın düşmesine yol açar.Bu yüzden erken yaşlardan itibaren , kaslarımızı ve eklemlerimizi düzenli çalışmalarla esnetmeli , bu alışkanlığı onlara kazandırmalıyız.İlerideki zorlu koşullara hazır olmak için önceden hazırlık yapmalıyız.

5) Stretch yaparken yaylanma daha iyidir.
Hayır hiç iyi değildir.Statik stretching yaparken kaslar 15-20 sn. sonra duruma adapte olurlar.Kaslar , statik stretch pozisyonunda tutlduğu zaman ilk önce bu pozisyona adapte olacak daha sonra gevşemeye başlıyacaktır.Bu şekilde tekrarlandığı zaman esneklik daha ilerleyecektir.

Eğer statik stretching sırasında yaylanma yaparsak kaslar esnemeyi öğrenemez ve esneme gevşeme olayına adapte olamaz.

6) Stretching eklemler için kötüdür.

Kaslar,tendonlar,kemikler,kıkırdaklar ve bağlar eklem stabilitesini ve hareket kabiliyetini kontrol ederler.İyi esneklik olmaksızın , eklem stabilitesi ve hareket kabiliyeti azalacaktır.

Bel ve arka bacak için stretching , kondüsyon çalışan bütün sporcular için odaklanmaları gereken temel çalışma bölgesi olmalıdır.


kamyon 7 Aralık 2006 03:18

KREATİN


MsXLabs.org

(NE KADAR YARARLI,NE KADAR GEREKLİ?)


Geçtiğimiz bültendeki yazımızda karnitinin sporda ne getirdiğini (ya da getirmediğini) konuşmuştuk, bu sefer ki konumuz gene son derece yaygın bir şekilde kullanılan kreatin. Sporcular için aslında hiçbir getirisi yok diyebileceğimiz karnitinin aksine kreatin belirli spor dallarında faydalı olabiliyor.
Kreatin insan vücudu tarafından karaciğer ve böbreklerde üç amino asitten (Glycin, Arginin ve Methionin, ki Methionin besin ile dışarıdan alınmalı, çünkü vücut üretmiyor) üretilen bir madde. Bu şekilde üretilen kreatin kas hücresinde fosfat ile birleşiyor ve kreatin fosfat olarak önemli ama çok ufak bir enerji deposu görevini üstleniyor, bu şekilde çok kısa süreliğine azamî derecede güç üretimini sağlıyor. Kreatin fosfat parçalanarak çok çabuk yakılıyor ama dinlenme aşamasında aynı şekilde çabuk bir şekilde yenilenebiliyor.
Kreatin sadece vücut tarafından üretilmiyor, bilhassa –aynı karnitin gibi- et yemekle vücuda alınıyor. 70kg ağırlığında bir yetişkinin vücudunda 100-120g kreatin var, bunun %95’i kas hücrelerinde bulunuyor. 5g kreatin 1.1kg çiğ et demek.
Vücudun ürettiği veya besinle alınan kreatine ek olarak sporcular dışarıdan ek kreatin alarak kastaki kreatin fosfatın artmasını ve fiziki “patlamalar” için daha fazla enerji deposu bulundurmayı amaçlıyorlar. Bu şekilde sadece böyle bir azamî performansın seviyesini yükseltmenin yanında aynı zamanda bu performansı daha uzun süre tutmak da mümkün olmalı. Kreatin kullanımının ardındaki düşünce bu.
Ağızdan yüksek oranda kreatin alımı, örneğin bâzı araştırmalarda olduğu üzere günde 4x5g (ki bu 4,5kg çiğ et demek) kişiden kişiye farklı sonuçlanıyor. Önemli olan burada kreatin alımının kastaki kreatin fosfat oranını yükseltip yükseltmediği. Ağızdan alınan ek kreatinin yaklaşık %20’si kreatin fosfat olarak kasa yerleşiyor, geri kalanı idrar yolu üzerinden vücuttan atılıyor. Buna ek olarak yüksek oranda kreatin kullanımı herkeste kastaki kreatin fosfat yükselmesiyle sonuçlanmıyor, organizmadan organizmaya farklı şeyler.
Araştırmaların gösterdiği bir başka şey de sadece kasları “kreatine doymamış” atletlerin ağızdan kreatin alımından fayda sağladıkları. Bunun nedeni kasta kreatin seviyesi için bir sınır olması ve bu üst sınır dışarıdan fazladan kreatin alarak yükseltilemiyor. Bu sınır 1kg kuru kas kütlesinde 150-160mmol.
Spor için önemli olan kastaki kreatin seviyesi değil, kreatin fosfat seviyesi, çünkü sadece kreatin alımı bir işe yaramıyor, ancak kreatin fosfat oluştuğu takdirde enerji deposu işlevini yerine getirebiliyor. Bugün bilinen gerçek kas hacminin geliştirilmesi ile kreatin fosfat seviyesinin de yükseldiği. Yani kısaca ifâde etmek gerekirse: kasları daha fazla olan daha fazla kreatin fosfata sahip.
Kreatin (ve kezâ testosteron, karnitin vb. vücut tarafından üretilen diğer maddelerin) alımında önemli soru bu tarz bir şeyin amaca hizmet edip etmediği. Çünkü bu tarz maddelerin alımında “down regulation” adı verilen bir gelişme devreye giriyor, yani vücut uzun vadede bu maddelerin dışarıdan alındığını fark edip kendiliğinden daha az üretmeye başlıyor. Yeni yapılan araştırmalara göre kreatinde böyle bir durum söz konusu değil.
Bugün uzun süreli kreatin alımı için kesinleşmiş ve bilimsel olarak desteklenen yöntemler yok. Sadece alınan kreatinin dozu değil (günde 2g yetiyor mu?) aynı zamanda kreatinin ne zaman alınacağı da bir soru. Bugün eldeki bütün yöntemler aslında kreatin üreticilerinin piyasaya sürdükleri ürünlerinin arkasında yazanlar.
Harici destekleme konusunda öncü rol üstlenen dallardan biri vücut geliştirme. Vücut geliştirmede uygulanan yaygın bir sistem şu: Kişinin ağırlığına bağlı olarak günde 4 öğün 25-30g kreatin alınan “doldurma devreleri”nin ardından beş günlük azaltılmış (önceki miktarın 2/3’ü seviyesine düşürülmüş) dozlu bir devre uygulanıyor, akabinde dozun 10g’a düşürüldüğü ve alımın sadece antrenman günlerinde iki doz seklinde, birinin antrenmandan 40 dakika önce, diğerinin hemen antrenman sonrasında alındığı bir uygulama sistemi var. Bir aylık bir uygulama sonrasında 4 haftalık ara veriliyor ve devir tekrar başlıyor.
Yukarıda kasların kreatin alımının sınırlı olduğundan bahsetmiştik. Dolayısıyla bu miktarda bir kreatin alımının yararsız olduğunu söyleyebiliriz. Fakat yöntem vücudun kreatin üretimini kesmesini önlemek açısından mantıklı.
Kreatinin önemli özelliklerinden biri ozmotik olması, yani su tutması. Kas kreatin alırken örneğin natriyum ve glikozda da olduğu gibi aynı zamanda su alıyor.
Kreatin alımı konusunda söylenecek noktalardan biri kreatinin hızlı ya da yavaş alımının bir fark yaratmadığı. Yani 5 gün boyunca günde 20g kreatin almak 30 gün boyunca günde 3g kreatin almakla aynı etkiyi yaratıyor. Tıbbî açıdan bakıldığında eğer zaman sınırlaması yoksa alımı uzun süreye yaymak muhtemel mide ve bağırsak sorunları nedeniyle elbette daha mantıklı. Kreatin yüklemesinden sonra yüksek seviyeyi korumak için de günde 2g’lik bir doz tamamen yeterli. Üretici firmalar bu konuda maalesef oldukça yüksek dozlar öneriyorlar. Yukarıda belirttiğimiz gibi bu yüksek dozlar işe yaramadıkları için idrar yoluyla atılıyorlar tekrar. Kreatin alımı kesildikten sonra kaslardaki seviye yaklaşık 4 hafta içinde kreatin alımına başlandığındaki seviyeye geri dönüyor. Kreatinin su bağlaması özelliği nedeniyle kreatin yüklemesi yapılan dönemde normalden biraz daha fazla su içilmesi gerekli, yüksek dozlu yüklemede günde 3 litre ölçü kabul ediliyor. Bu aynı zamanda birden alınan kreatinin mide ve bağırsak sorunlarına yol açmasını da engellemek için önemli. Kreatin tozunu mümkünse meyve suyu ile karıştırmak gerek. Meyve suyunda bulunan şekerin yarattığı vücuttaki insulin alımını kullanıp kreatin alımını da hızlandırmak olası.

Elbettebuna alternatif olarak kreatin karbonhidratlı bir öğünden hemen sonra da alınabilir. Yani insulin kas hücresinde sadece glikoz ve amino asit alımını değil, kreatin alımını da destekliyor.

Kreatinin kanserojen etkisi olduğu konusundaki tıbbî tartışmalar da son bulmuş durumda, hele de günlük seviye korumak için 2g’lik bir kreatin alımının yeterli olduğu anlaşıldıktan sonra. Kreatinin sıcak içeceklerle içilmemesi gerektiği, kafein ile alınmaması gerektiği gibi yorumların da gerçekle alâkaları olmadığı anlaşıldı. Yarış öncesi dönemlerde kreatin yüklemesinin aynı karbonhidrat yüklemesi gibi (örneğin daha önce sayfamızda anlattığımız Saltin Perhizi’nde olduğu gibi) bilhassa hızlı tepki veren kas hücrelerindeki kreatin fosfat oranını yükselttiği ve kısa süreli patlama gereken anlarda, bu nedenle özellikle kısa süreli güç gerektiren sporlarda işe yaradığı kabul ediliyor. Fakat kabul edilen bir başka şey de bunun böyle olması gerekmediği. Yani her kreatin alanın performansı yükselecek diye bir şey yok ne yazık ki. Özellikle vücut geliştirme gibi kısa dönemli yüklemelerin yanında uzun süreli ama daha düşük ortalama dozlu alımlar da faydalı olabiliyorlar. Çok önemli bir nokta mukâvemet sporlarında, örneğin dağ bisikletinde kreatinin rolünün çok daha düşük olması. Bu konuyu bir atakçıda (sprinter) kreatinin önemine eğilerek açıklayalım.

Kreatin niye özellikle atakçılar için önemli?


Atakçıların, örneğin kısa mesâfe koşucularının tükenmelerinin nedeni kaslardaki kreatin fosfat depolarının boşalması. Diğer bir deyişle kreatin fosfat deposu ne kadar büyükse bir atakçı azamî gücünü ve dolayısıyla azamî hızını o kadar kullanabiliyor. Örneğin bir 200m koşucusu son 30-50m arasında hız kaybediyor, çünkü kreatin fosfat deposu boşalmış oluyor, o andan sonra anaerobik glikoz üzerinden kazanılan enerji ise ancak kreatinin yarısına tekâbül ediyor.
Azamî hızı birkaç saniye daha uzun, hattâ çıkıştan bitişe kadar olan 10-20 saniye boyunca sürdürebilmek elbette kısa mesâfeciler için rekora giden yol. Dolayısıyla kısa mesâfede patlama yapan atakçılar için kas sistemindeki kreatin fosfat depolarının büyütülmesi ve kreatin fosfatın tekrar yerine konulmasının hızlanması çok önemli. Bu nedenle sistematik beslenmenin yanında (kâfî derecede yağsız et) en azından nazarî olarak ısınmadan sonra çıkışa kadar olan birkaç dakikada çok hareketsiz durmak önemli, ki ısınma sırasında kaybolan kreatin fosfat tekrar yerine yerleştirilebilsin. Yarışta çıkış verildiğinde kreatin fosfat deposunun kapasitesi saniyelerin yüzde birlerinin önem taşıdığı dallarda sıralamada çok önemli bir etken.
Kreatin hakkında bugün gelinen ve bütün bilimsel araştırmaların sonuçlarını özetleyerek dayanağını oluşturabileceğimiz noktada kreatinin hangi tip spor dalları için önem taşıdığını çok kesin söyleyebiliyoruz. Buna göre kreatin birden güç boşalımı yapılan dallarda da pek işe yaramıyor, örneğin sırıkla atlama, uzun atma, cirit-gülle-çekiç atma, halter vs. vs.. kreatin fosfat deposunun hacmi ve dolma hızı azamî performansın 10 ilâ 30 saniye arasında verilmesi gereken sporlarda çok önemli. Bunlar örneğin 100-200m koşular, kısa mesâfe engelli koşular. Muhtemelen bu dallardan mukâvemete geçiş dalları olan 400m koşu, 100m yüzme vb. gibi dallarda da kreatin oldukça faydalı ve yüksek hızı uzun süre sürdürmeye yarıyor.
Gene de çok fazla hevesle yaklaşmamak gerek kreatine. Birincisi kreatine vücudun verdiği tepki kişiden kişiye değişiyor, yani yukarıda dediğimiz gibi, her kreatin alan uçuyor” diye bir şey yok. Kezâ kreatin bütün spor dalları için faydalı değil, ki bu nokta biz dağ bisikletçileri için büyük önem taşıyor.
Tamamen mukâvemet üzerine kurulu dallarda, ki dağ bisikleti de buna dahil, kreatin fosfat sadece ilk saniyelerde çıkışta kullanılıyor belki Fransa Turu’nda olduğu gibi ara atak ikramiyesinin olduğu yerlerde. Fakat bunun dışında kreatin fosfat mukâvemet sporunda bir işe yaramıyor diyebiliriz. Kaldı ki kreatin alımının kilo alımına yol açtığı ve bunun da mukâvemet sporlarında istenmediği bir gerçek.
Günümüzde ek kreatin alımı pek çok antrenör ve “uzman” (uzman derken tırnak içindeki uzmanlar) tarafından tavsiye ediliyor. Kısmen ticarî bir yanı da bulunan bu propagandaya âlet olmadan önce kreatin konusunda iyi bilgi sahibi olmak gerekli. Birincil ve en mühim soru kreatinin gerçekten işe yarayıp yaramadığı bir spor dalında aktif olunup olunmadığının belirlenmesi. Maraton koşucusunun kreatin alması son derece mantıksız. Başta da söylediğimiz gibi, kreatin eksikliği gibi bir durum sağlıklı bir insanda kesinlikle söz konusu olamaz, insan vücudu gereken miktarda üretiyor bu maddeleri zaten. Dolayısıyla geçen bültenimizdeki karnitin yazısında da olduğu gibi bu tarz maddelerin alımında çok dikkatli olmak, etraflı bir tahlil yapmak gerek.
Normal beslenmeye ek olarak alınan maddelerde, yani çeşitli mikro besin maddelerinde, vitaminlerde, amino asitlerde ve “mucize” şemsiyesi altında pazarlanan kreatin gibi ilaçların bir nevî ”plasebo” karakteri taşıdıklarını ve bu nedenle psikolojik olarak da etkili olduklarını da unutmamak gerek. Biraz hırslı hobi sporcularından başlayarak hedefler büyüdükçe performans artımı sözü veren her madde maalesef yeteri kadar sorgulanmadan alınıyor. Plasebo etkisi, yani alınan maddeye inanıp da fayda çıkarılması elbette istenen bir şey. Fakat diğer taraftan alınan maddenin de çok büyütülmemesi gerektiğinin göstergesi. Bir sporcu büyük bir şevkle normal beslenmenin haricinde ek destek maddelerini yönelmeden önce unutmamalı ki sporda başarılı olmanın en önemli yolu hâlâ genetik olarak yapılan spora yatkın olmak ve bilimsel, sistematik ve disiplinli bir şekilde yürütülen antrenman.

Kaynak: Dr. Kurt Moosburger, GIN, // http://www.mtbtr.com/gezi_yayin/yayin.asp?kayitno=965

Derleyen: Cüneyt Kazokoğlu


kamyon 12 Aralık 2006 01:42

EFSANE MONİCA BRANT

MsXLabs.org

--DERECELERİ--
  • 1999 IFBB Ms. Fitness Olympia 4th
  • 1998 IFBB Ms. Fitness Olympia 1st
  • 1996 Fitness International 2nd
  • 1996 IFBB Fitness Olympia 7th
  • 1996 IFBB Jan Tana Pro Fitness 2nd
  • 1996 IFBB Night Of Champions 4th
  • 1995 IFBB Fitness Olympia 7th
  • 1995 IFBB Jan Tana Pro Fitness 1st
  • 1995 Fitness USA Nationals 9th
  • 1994 Ms. National Fitness 6th
  • 1994 Fitness USA Preliminary 1st
  • 1993 Fitness USA Preliminary 6th
  • 1991 Fitness USA Preliminary 1st
  • 1991 Ms. National Fitness 14th


kamyon 16 Aralık 2006 00:49

Bazı egzersiz terimleri


MsXLabs.org
  • squat: çömelmek
  • preacher: hatip (Konuşma kürsüsüne benzedigi için)
  • twist: çevirmek, kivirmak
  • assisted: destekle, yardimla
  • palms up: avuç içi yukari bakacak sekilde
  • palms down: avuç içi asagiya bakacak sekilde
  • palms facing you: avuç içi kendinize dogru bakacak sekilde
  • bent over: egri, bükülmüs
  • bend: egmek, bükmek, kivirmak
  • rotary: dönen (kendi ekseni etrafinda)
  • squeeze: sikistirmak
  • reverse: ters
  • horizontal: yatay (bazi leg pressler böyle olur bazilari 45 derece egik)
  • overhead: kafa seviyesinin üstüne
  • rear: geri, arka
  • extension: uzatma
  • flexion: esneme, bükülme, çevirme
  • close-grip : yakindan tutma, kavrama
  • press: basmak, sikistirmak, sikmak
  • alternating grip: bir avuç ici yukari digeri asagiya bakarak tutma
  • barbell: halter
  • curl: bükmek, kivirmak
  • lateral: yana doğru
  • unilateral: tek tarafa
  • pushdown: asagiya itme, itis
  • lying: yatarak
  • pulldown: çekmek
  • rowing: kürek çekme
  • shrug: omuz silkme
  • incline: egri yüzey
  • decline: meyilli yüzey
  • hammer: çekiç

Bacak

  • SQUAT
  • (HALTER SIRTTA ÇÖKÜS)
  • HACK SQUAT
  • (MAKINEDE ÇÖKÜS)
  • LEG PRESS
  • (MAKINEDE AYAK ITIS)
  • LEG EXTENSION
  • (MAKINEDE ÖN BACAK)
  • LYING LEG CURL
  • (MAKINEDE ARKA BACAK)
  • BARBELL LUNGE
  • (HALTERLE ÖNE BACAK AÇMA)
  • STANDING LEG CURL
  • (MAKINEDE AYAKTA ARKA BACAK)
  • LEG ADDUCTION
  • (MAKINEDE IÇ BACAK)
  • LEG ABDUCTION
  • (MAKINEDE DIS BACAK)
  • SIDE TO SIDE LUNGE
  • (HALTERLE YANA BACAK AÇMA)
  • GLUTEUS KICK BACK
  • (MAKINEDE BACAK GERI ITIS)
  • SITTING LEG PRESS
  • (MAKINEDE OTURARAK BACAK ITIS)

Mide

  • SIT-UP
  • (YER MEKIGI)
  • ROMAN CHAIR SIT-UP
  • (SANDALYEDE KARIN SIKISTIRMA)
  • INCLINE BENCH SIT-UP
  • (EGIK SIRADA KARIN SIKISTIRMA)
  • INCLINE BENCH LEG RAISE
  • (EGIK SIRADA ÇAKI)
  • HANGING LEG RAISE KNEE-UP
  • (PARALELDE ÇAKI)
  • CRUNCH
  • (YATARAK KARIN SIKISTIRMA)
  • CABLE CRUNCH
  • (MAKARADA KARIN SIKISTIRMA)
  • DUMBBELL SIDE BEND
  • (YANA EGILME)
  • STANDING-SEATED BAR TWISTING
  • (AYAKTA SOPA ÇEVIRME)
  • BENT OVER BAR TWISTING
  • (EGILEREK SOPA ÇEVIRME)
  • REVERSE SIT UP LYING KNEE UP
  • (YATARAK BACAK KARNA ÇEKME)
  • SEATED KNEE UP
  • (OTURARAK BACAK KARNA ÇEKME)
  • GOODMORNING EXERCISE
  • (AYAKTA ÖNE EGILIP DOGRULMA)
  • HYPER EXTENSION
  • (SEHPADA GERI KALKARAK BEL KASMA)
  • DEAD LIFT
  • (YERDEN KILO ILE DOGRULMA)
  • HANGING SIDE LEG RAISE
  • (BARFIKSTE ÇAKI)
  • ABDOMINAL CRUNCH MACHINE
  • (MAKINEDE KARIN SIKISTIRMA)


kamyon 25 Aralık 2006 06:47

Top 10 Vitamins for Bodybuilders

MsXLabs.org

Georgia Southern University'(Statesboro, Georgia) da yapılan araştırmaya göre Vücut Geliştirme sporu ile ilgilenenlerin en fazla ihtiyaç duydukları vitaminler aşağıdaki gibidir. Sıralama ihtiyaç miktarına göredir.

1. Vitamin C (Ascorbic Acid)
Suda çözünen ve vücut sağlığı için gerekli olan esansiyel vitaminlerden biridir. Koruyucu vitamin olan Vitamin C; hücreleri korur ve dokuların dış etkenlerden zarar görmesine engel olur. Vitamin C vücudun enfeksiyonlara karşı direncini arttırır. Aynı zamanda yaraların iyileşmesi, diş ve dişeti sağlığı için de önemlidir. Vitamin C kan damarlarını güçlendirir.

Vücudun tüm organlarının ve salgı bezlerinin fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmeleri için Vitamin C gereklidir.

2. Vitamin B6 (Pyridoxine)
Suda çözünen bu vitamin diş ve dişeti sağlığının korunması,kan hücreleri,sinir sistemi fonksiyonlarının sağlıklı işlemesi için gereklidir. Vitamin B-6'nın yağlar,proteinler ve karbonhidratlardaki enerjinin vücutta kullanılabilir hale getirilmesinde çok büyük önemi vardır. Vücut sağlığı için gerekli esansiyel vitaminlerden biridir. Antikorların oluşumuna yardımcı olarak vücudun korunmasını sağlar. Aynı zamanda vücuttaki sodyum ve potasyumun dengede kalmasını sağlar.

3. Thiamine (vitamin B1)
Suda çözünen bir vitamindir. Tiamin olarak bilinir ve karbonhidratların enerjiye dönüşmesine yardım eder. Sinir sistemine yararlı etkileri olduğundan moral vitamini olarak bilinir. Vitamin B-1 sindirime yardımcı olur ve büyümeyi destekler. Sebzelerin pişirilmesi,alkol,kafein ve antiasid gibi etkenlerle Vitamin B-1 azalabilir.

4. Vitamin D
Yağda çözünen bu vitamin " Güneş Vitamini " olarak bilinir. Kalsiyum ve fosfor absorbsiyonunu arttırarak kemikleri ve dişleri güçlendirir. Vitamin D beslenme ve güneşten sağlanan gerçek bir kazançtır. Vitamin A ile birlikte çalışır. Sağlıklı kemik ve dişler için gereklidir. Özellikle büyüme çağındaki çocukların Vitamin D'ye olan ihtiyaçları çok fazladır. Aynı zamanda Vitamin C ile de birlikte çalışır. Sinir sisteminin çalışması,kalp ve kandaki Vitamin D miktarına bağlıdır.

5. Niacin (vitamin B3)
Yağ,protein ve karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesinde rol oynar. Beyin fonksiyonları,sağlıklı cildin korunması ve sindirim sistemi için önemli bir vitamindir.

6. Vitamin E
Yağda çözünen bir vitamindir ve vücutta depolanabilir. Bu vitamin sağlığımız için gerekli esansiyel vitaminlerden biridir. Vitamin E sağlıklı dolaşımı ve kırmızı kan hücrelerini destekler ve çevre kirliliğine karşı korur. Kırmızı kan hücrelerini koruyucu etkisi cilt,üreme organları ve kaslar için çok önemlidir. Doğum kontrol hapı alımı,mineral yağlar,alkol,hava kirliliği ve klorlu su içimi vücuttaki Vitamin E miktarını düşürebilir.

7. Vitamin A
Yağda çözünen bir vitamindir,fazlası genellikle karaciğerde depolanır. Sağlıklı cilt,saç ve kemik ile iyi bir görüş için gereklidir. Diş ve dişetinin sağlıklı bir yapıda kalmasına yardım eder. Vitamin B, D, E,kalsiyum, fosfor, ve çinko ile birlikte çalışır. Vitamin C ile oksidasyondan korunmalıdır. Sağlıklı kalmamız için gerekli esansiyel vitaminlerden biridir.

8. Riboflavin (vitamin B2)
Suda kolayca çözünüp absorbe olabilen bu vitamin sağlıklı cilt,doku yenilenmesi,yağ protein ve karbonhidratlardaki enerjinin kullanılabilir hale dönüşmesi için gereklidir. Vitamin B-2 aynı zamanda oksijen kullanımı,sağlıklı antikorların ve kırmızı kan hücrelerinin oluşumuna da yardım eder. Ayrıca göz sağlığı ve görüş yeteneği için de çok önemli bir vitamindir.

9. Biotin
Suda çözünen bu vitamin cild ve dolaşım sisteminin sağlığı için gereklidir. Yağların ve proteinlerin yıkımı için de gerekli olan bir vitamindir. Sağlıklı saçın gelişiminde önemli bir rol oynar. Sağlıklı bir beslenmede yer alması gereken esansiyel bir vitamindir ve diğer B-grubu vitaminleri ile birlikte çalışır. Cildin sağlıklı kalabilmesi biotin miktarına bağlıdır.

10. Cobalamin(vitamin B12)

Vücuttaki en önemli rolü kırmızı kan hücrelerinin gelişmesi ve çoğalmasında etkili olmasıdır. Özellikle sinir sistemi fonksiyonlarının devamı için gereklidir. Diğer B-grubu vitaminleri gibi Vitamin B-12 de yağ,protein ve karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesinde etkilidir. Bu esansiyel vitamin aynı zamanda konsantrasyon,denge ve hafıza için de çok önemlidir.


kamyon 30 Aralık 2006 01:36

TOP 10 MİNERALS FOR BODYBUİLDERS

Georgia Southern University'(Statesboro, Georgia) da yapılan araştırmaya göre Vücut Geliştirme sporu ile ilgilenenlerin en fazla ihtiyaç duydukları mineraller aşağıdaki gibidir. Sıralama ihtiyaç miktarına göredir.

1. Magnezyum


Sinir sisteminin ve kasların gevşemesini sağlayan mineraldir. Sakinleşmeye yardımcı olduğu için " Anti-stres Minerali " olarak bilinir. Magnezyum kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesinde önemli bir rol alır. Bu hayati mineral vücudumuzun Vitamin C,kalsiyum,fosfor,sodyum ve potasyum'u daha etkili bir şekilde kullanabilmesi için gereklidir. Magnezyum sağlıklı dişler ve sindirim sisteminin rahatlığı için gereklidir.

2. Kalsiyum


Sağlıklı vücut yapısı için gerekli önemli minerallerden biridir. Bu mineral büyük oranda vücudumuzdaki kemiklerde bulunur. Eksikliği yüksek oranlara vardığında diş ve sırtta ağrılar,kemiklerde zayıflama, çatlama ve kolay kırılma görülür. Vücuttaki kalsiyum miktarı sadece kemikler için önemli değildir. Aynı zamanda vücuttaki bütün fonksiyonlarda görev alır.
Özellikle vücuttaki demirin kullanımı ve alınan gıdaların hücre zarından geçebilmesi için gerekli olan bir mineraldir. Stres,egzersiz yetersizliği,aspirin,mineral yağ,fazla yağ alımı ve diğer faktörler nedeniyle vücuttaki kalsiyum miktarı azalır.

3. Çinko


Bu esansiyel mineral vücutta herşey için gereklidir. Vücudun sağlıklı bir yapıda tutulması için herşeyi harekete geçiren bir kıvılcım gibi çalışır. Vücuttaki pek çok fonksiyonda görev alır. RNA ve DNA oluşumu ve proteinlerin enerjiye dönüştürülmesi için çok önemlidir. Vücuttaki her hücrede Çinko vardır. Zihinsel fonksiyonlarda,vücudun kendi kendini iyileştirmesi ve yenilemesi gereken durumlarda,kanın stabilizasyonunda, vücuttaki alkali dengesinin muhafazasında önemli roller üstlenir. Bu mineralin varlığına ihtiyaç duyan organlar; kalp,beyin ve üreme sistemidir. Yemeklerin pişirilme yöntemleri,stres, diüretiklerin kullanımı,alkol alımı ve diğer faktörlerle vücuttaki çinko oranı azalır.

4. Krom


Vücuttaki basit şekerin parçalanmasında rol oynar. İnsülin oluşumuna, kandaki şeker ve kolesterol düzeyinin kontrolüne yardım eder. Krom; vücuttaki enzim ve hormonlar için çok önemlidir.

5. Sodyum


Bu mineral sinir ve kas fonksiyonlarının devamı için çok önemlidir. Asıl görevi sıvı pompalanmasını sağlamak ve gıdaların hücre zarından geçişini sağlamaktır. Bol miktarda sodyum yüksek kan basıncına katkıda bulunur.

6. Fosfor


Sadece fizyolojik kimyasal reaksiyonlarda yer almakla kalmaz,aynı zamanda vücuttaki bütün hücrelerde bulunur. Normal kemik ve diş yapısı,kalp düzeni ve normal böbrek fonksiyonları için gereklidir. Vitamin D ve Kalsiyum; Fosfor'un işlevini sürdürmesine yardımcı olur. Fosfor olmadan B-grubu vitaminleri ve niasin absorblanamaz.

7. Demir


Vücut için gerekli esansiyel minerallerden biridir. Hemoglobin (kırmızı kan hücresi),miyoglobin (kas pigmenti) ve enzim üretimi için gereklidir. Vücuttaki demirin sadece %8'i kan damarlarından absorblanır. Demir vücutta büyümeye yardım eder,yorgunluğa karşı ve hastalıklardan korunmada kullanılır. Ayrıca demir, vücuttaki B-grubu vitaminlerinin kullanımını arttırır.

8. Vanadyum


Balık, zeytin, et ve turp'ta bulunan bir mineraldir.

9. Bakır


Karaciğerde depolanan önemli eser minerallerden biridir. Vücut dokusunun yeniden oluşması için gerekli enzimlerin hayati komponentidir. Hemoglobine bağlı demirin korunması ve Vitamin C'nin kullanımı için gereklidir. Beyin sinirlerimiz ve bağ dokusu için bakır miktarı önemlidir.

10. Potasyum


Hayati minerallerden biridir. Vücuttaki potasyumun %98'i hücre duvarlarının içinde bulunur. Potasyum, sodyumla birlikte vücuttaki su dengesinin sağlanmasına yardımcı olur ve gıdaların hücre içine geçişini sağlar. Potasyumun önemli görevlerinden biri de sinir sistemindeki mesajları iletmesidir. Beyne oksijenin gönderilmesi beyin için önemlidir. Her gün bu mineral vücutta kullanılır ve tekrar yeri doldurulur. Kalbimiz ve vücuttaki diğer kaslarımızın sağlıklı yapısını koruması potasyuma bağlıdır.


kamyon 2 Ocak 2007 01:07

L-Glutamine

Glutamin'in temel olarak sağladığı faydalar; büyüme hormonunun salgılanmasına yardımcı olmak, hücrelerin nitrojen alımını zenginleştirmek, protein sentezini artırmak, hücre hidrasyonunu artırmak, hücre iyileşmesini maksimize etmek, kas yıkımını engellemek, glükoz fonksiyonunu optimize etmek, vücutta oluşan toksin maddeleri temizlemek, kaslarda protein azalmasını önlemek, hücrelere nitrojen taşımak, asit dengesini sağlamak, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve enerji vermektir. Kısacası Glutamin hem anabolik hem de anti katabolik bir amino asittir.

Kaslarda amino asit havuzunun %60'ını ve vücutta toplam amino asit döngüsünün %20'sini Glutamin oluşturur. Diğer amino asitlerin aksine sadece Glutamin'in 2 nitrojen atomu vardır ve nitrojen mekiği olarak bilinir. Vücudun en çok hangi bölgesinde gereksinim varsa o bölgeye nitrojen taşır. Nitrojen, yeni kas dokularının oluşumunda ve mevcut kas dokularının büyümesi ve tamirinde önemli bir rol oynar. En fazla kas büyümesini sağlayabilmek için, vücuda en fazla miktarda nitrojen takviyesi yapmak gerekmektedir.

Glutamin tüm amino asitler içinde en çok fonksiyona sahip olan temel bir amino asittir ve profesyonel sporcular tarafından temel bir gıda takviyesi olarak kullanılır.

Sporcularda ağır antrenman sonrasında enerji azalması ve kas ağrıları oluşur. Eğer vücudun dinlenme ve iyileşme süresi, iki antrenman zamanı arasındaki süreden fazla olursa, bu sporcu için bir sıkıntı (sendrom) yaratır. Bu sendrom vücudun depoladığından daha fazla Glutamine tüketimine neden olur. Üst üste yaşanabilecek bu sendrom vücudun kas yıkımına gitmesine sebep olur.

Glutamin takviyesi fazla antrenman sendromunda oluşan kas yıkımını tersine çevirir. Kaslarda serbest amino asitlerin ve nitrojen kaybına engel teşkil etmesi sebebiyle, Glutamin anti katabolik bir maddedir.

Antrenmanlar sırasında en çok tüketilen amino asit Glutamin'dir.

Genel sağlık açısından Glutamin ele alındığında; yara veya yanıkların iyileşmesini hızlandırır ve enfeksiyon oluşumunu engeller. Bu sebepten dolayı ameliyat sonrasında hastalara Glutamin takviyesi verilir. Ayrıca bağırsakların sağlıklı olmasında temel madde yine Glutamin'dir. Sinir ve psikoloji sağlığını destekler.


kamyon 4 Ocak 2007 02:14

PROTEİN TOZLARI


Piyasada pek çok çeşitleri değişik markalar altında satılan bu ürünler, doğru kullanıldığı takdirde oldukça faydalı olabiliyor. Burada benim sizlere anlatacaklarım markalardan daha ziyade ürün çeşitleri üzerine olacaktır. Protein tozları adi üzerinde yüksek oranda protein içeren toz seklinde ürünlerdir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir husus var. Satılan her toz seklindeki ürün protein tozu değildir. Özellikle eczanelerde satılan ürünlerin büyük bir kısmi gerçek protein tozları değildir.Bunlar zayıflıktan dolayı kilo problemleri olan insanlar için üretilen karbonhidrat ve basit seker oranı yüksek olan ürünlerdir. Protein oransal olarak %20 den fazla delildir. Bu tip ürünler kas kütlesini geliştirmeye yönelik spor yapan profesyonel yada amatör sporcular için değildir. Gerçek bir protein tozu minimum %70 oranında protein ihtiva eder.

Niçin protein tozu kullanmalıyım ?


Spor yapan birinin yapmayana göre daha fazla protein ve karbonhidrata ihtiyaç duyacağını sizde biliyorsunuzdur. Burada önemli olan nokta sudur : bu daha fazla karbonhidratı özelliklede proteini bir şekilde aldığınızı varsayarsak bunu nasıl aldığınızdır ? Protein oranı yüksek olan gıdalar et,süt yumurta vs vs, yüksek protein oranlarıyla beraber yüksek oranda yağ ve kolesterol içerir. Performansını artırmak isteyen bir sporcu, zayıflamak isteyen bir insan yada sağlıklı beslenmek isteyen birisi vücudun ihtiyacı olan temel besin maddelerini en düşük yağ ve kolesterol oranı ile almalıdır. Bu noktada aslında protein tozları yalnızca sporcular için değil, zayıflamak isteyen veya sağlıklı beslenmek isteyen herkes için faydalı olabilir.

Fakat çok önemli bir konu vardır ki o da su : Hiç bir zaman bu tip ürünler sizin asil öğünlerinizin yerini tutmaz. Vücudun proteinlerden başka pek çok şeye ihtiyacı vardır. Aşağıda bahsedeceğim protein tozları bunları sağlayamaz. Dolayısıyla bu tip ürünleri öğün yerine değil, öğün aralarında takviye amaçlı kullanmanız gerekir.

Piyasada satılan protein tozlarını sınıflandıralım :


1- Soy protein
2- Milk & Egg protein (Yumurta ve Süt proteini)
3- Whey protein (Consantreted)
4- Whey protein (Isolated)

1 - Soy protein :


Adından da anlaşılacağı gibi soya bitkisinden üretilmiş yüksek oranda bitkisel protein içeren ürünlerdir. Not : Bitkisel proteinlerin biyolojik değerleri hayvansal proteinler kadar yüksek değildir. Vücut bitkisel proteinleri, hayvansal olanlarına göre daha zor sindirir. Bu nedenlerle fazla tercih edilmezler.

2- Milk & Egg Protein :


Yüksek oranda yumurta ve süt proteinleri ihtiva ederler. Bu proteinlerin biyolojik değerleri yüksektir. Yumurta ve süt tüketmeyi sevmiyorsanız iyi olabilir ama daha iyileri var. Okumaya devam edin.

3- Whey Protein (Consantrated)


Evet, yavaş yavaş ağır toplara gelmeye başladık. Peynirin mayalanması esnasında peynir altı suyu diye tabir edilen bir atik ortaya çıkar. Satılan çikolatalar ve bazı hazır gıdaların içeriklerine baktığınız zaman peynir altı suyu ibaresini görebilirsiniz. Pek çok alanda kullanılan bu malzeme, whey protein tozlarının ham maddesidir. Çeşitli isleme teknikleri ile %90 oranlarında protein içeren whey protein tozları ortaya çıkar. Biyolojik değerleri çok yüksek olan bu ürünlerin protein zincirleri yumurta proteini veya sütteki kazein proteinine göre daha kısadır.

Not : Kısa zincirli proteinler çok daha hızlı sindirilir ve kana karışırlar.

Ayrıca vücudun kendi üretemediği kesinlikle dışarıdan almamız gereken temel bazı amino asitler whey proteinlerde yüksek oranda bulunmaktadır. Ayrıca suya veya yağsız süte çok rahat karışır, kullanımı diğer protein tozlarına göre daha rahattır.

4- Whey Protein (Isolated)


Bu guruba girenler biyolojik değerleri en yüksek olan ürünlerdir. Isolated whey proteinler consantrated olanlarına göre daha çok filtrelenmiş ve işlenmiş ürünlerdir. Protein molekülleri aralarındaki bağlar daha kısa dolayısı ile sindirimi çok daha hızlı ve kolaydır. Fakat protein kalitesi olarak consantreted olanlarına göre pek bir farkı yoktur. Isolated whey proteinlerin en önemli özellikleri 10 dakika gibi çok kısa bir sürede sindirilmeleri ve özellikle egzersizden hemen sonra alınırsa daha fazla anabolik etki göstermeleridir. Bu özelliklerinden dolayı pek çok sporcu Isolated whey proteinlerini tercih eder.

Buraya kadar anlattıklarımı dikkatle okuduysanız artık ne tip bir protein tozu almanız gerektiği konusunda bir fikir sahibi olmuşsunuzdur. Marka olarak seçim sizlere kalmıştır. Bu sayfada her hangi bir ticari kurumun reklamını yapmak istemiyorum. Ama sizlere tavsiyem daha az katkı maddesi içeren, rengi ve kokusu fazla olmayan ürünleri tercih etmeniz seklindedir.


kamyon 12 Ocak 2007 12:16

Deltoid(Omuz) Egzersizleri

MsXLabs.org

BARBELL PRESS BEHIND NECK




Ayakta, normal bench veya bu hareket için geliştirilmiş özel Bench'in oturma platformuna oturularak uygulanabilir. Özel askısında duran Barbell, omuz genişliğinden biraz daha genişçe ve avuç içleri karşıya bakacak şekilde tutulur. Nefes verilerek baş üzerine doğru, kollar tamamen düzelinceye kadar kaldırılır. Sonra nefes alınarak kontrollü ve yavaş olarak yine ense arkasına doğru, trapezius kaslarına yakınlaşıncaya kadar indirilir. Sırt dayama platformuna dayanarak uygulanırsa, bel omurları korunmuş olur. Ayrıca özel geliştirilmiş ve " Multy Press" denilen bir makinede da uygulanabilir.

SEATED DUMBBELL PRESS




Bench'in kenarına oturulur. Sırt platformu ayarlanarak dik pozisyona getirilen özel Bench'de sırtı tamamen dayamak suretiyle de uygulanabilir. Dumbbell'lar avuç içleri karşıya doğru bakacak şekilde sıkıca kavranır ve omuz hizasına getirilir,Omuz hizasından itibaren nefes verilerek yukarıya baş üzerine kadar kaldırılır ve nefes alarak tekrar başlangıç pozisyonuna indirilir. Hareket devamınca, dumbbell'lar yukarıya kaldırıldığında, ağırlıklar döndürülerek bir rotasyon ile çalışılırsa, omuzların değişik açılardan çalışması sağlanmış olur.

UPRIGHT ROWING




Barbell, ayakta duruş pozisyonunda iki el ile yaklaşık 20 cm.lik bir açıklıkla ve avuç içleri vücuda dönük olacak şekilde kavranır. Sonra çene altına doğru nefes verilerek kaldırma hareketi yapılır. Bu arada bilekler hafifçe içe doğru döndürülür. Barbell iyice çeneye yaklaştıktan sonra, hafifçe ve kontrollü olarak, nefes verilerek, başlangıç durumuna indirilir. Hareket sırasında dikkat edilecek husus; vücudun öne veya arkaya şahmınım önlemek ve dirsekleri muntazam olarak dışarıya doğru hareket ettirmektir.

DUMBBELL SIDE LATERAL RAISE




Ayakta duruş pozisyonunda her iki ele alınan Dumbell'lar, nefes verilerek vücudun yan tarafında baş seviyesine kadar, dirsekler hafifçe kırık pozisyonda kaldırılır. Sonra nefes alınarak, kontrollü ve yavaşça, bacakların yan kısmına hafifçe değene kadar aşağıya' indirilir. Hareket sırasında dikkat edilecek husus; vücudun öne ve arkaya salınımını önlemek ve avuç içleri tamamen yere bakacak şekilde hareketi tamamlamaktır. Ellerin duruş pozisyonu o-muzların değişik kısımlarını çalıştırır. Baş parmaklar yukarıya dönük uygulanırsa daha ziyade ön omuzlar, serçe parmaklar yukarıya dönük olursa, arka omuz kasları daha çok etkilenir.

DUMBBELL ALTERNATIVE FRONT RAISE




Ayakta, omuz genişliği kadar bir açıklıkla, avuç içleri yere bakacak şekilde kavranan Dumbbell'lar, nefes verilerek, önde göz seviyesine kadar, kontrollü, yavaşça ve sıra ile kaldırılır. Sonra yine, nefes alınarak bacakların üstüne doğru indirilir. Hareket sırasında vücut öne ve arkaya doğru hareket ettirilmez. Dirsekler hafifçe kırık olmalıdır. Ön omuzları geliştiren ve göğüs kasları ile aralarında hatlar oluşturan ve şekil kazandıran bir harekettir.

ONE ARM CABLE SIDE LATERAL RAISE





kamyon 30 Ocak 2007 00:14

TRİCEPS (arka kol) EGZERSİZLERİ

MsXLabs.org


SEATED ONE DUMBBELL TRICEPS EXTENSION


Düz sıranın ucuna oturularak, iki el ile tutulan dumbbell, yukarıya kaldırılarak baş arkasına sarkıtılır, ve arkaya doğru sarkıtılmış olan dumbbell, nefes verilerek, dirsek ve kollar düzelinceye kadar, kontrollü ve yavaşça yukarıya kaldırılır ve nefes alınarak tekrar başlangıç durumuna dönülür ve devam edilir.


ONE ARM PULLEY PUSH DOWN


"Triceps Station" denilen özel makinede uygulanır. Ucunda ağırlık plakaları olan özel tutma kulpu, bir el ile avuç içi yüze bakacak şekilde tutulup, nefes verilerek yere doğru, dirsek tamamen düzelinceye kadar itilir ve nefes alınarak başlangıç noktasına dönülür.


LONG CABLE TRICEPS EXTENSION


"Cable Cross Över" denilen istasyonda uygulanır. Yerde çekme kulplarında bulunan özel bir aparat, tel veya ip, iki el ile avuç içleri yukarı bakacak şekilde tutulur. Sırt makineye dönük, vücut hafifçe öne eğik ve bir ayak öne atılmış durumdadır. Bu durumda baş arkasından nefes verilerek öne doğru, dirsekler tamamen düzelinceye kadar çekilen ağırlık, tekrar nefes alınarak baş arkasına doğru indirilir. Dikkat edilmesi gereken husus; bütün hareket devamınca dirseklerin baş yanında sabit kalmasıdır.


DUMBBELL TRICEPS REAR RAISE


Bench'in kenarına bir elle tutunarak gövde yere paralel olarak durulur. Bir el ile kavranan Dumbbell, dirsekle omuz arası vücut yanında sabit kalmak şartıyla, diz mesafesinden arkaya doğru kalça seviyesine doğru, dirsek tamamen düzelinceye kadar, nefes verilerek kaldırılır. Nefes alınarak tekrar başlangıç noktasına indirilir. Dikkat edilmesi gereken husus; bütün hareket devamınca, dirseğin vücut yanında ve sabit kalmasıdır. Triceps kickback de denilen bu hareket çift kolla da yapılabilir.


TWO ARM LYING TRICEPS EXTENSION


Düz bir sıra üzerine, iki ele alınan dumbbell ile sırt üstü uzanılır. Dirsek, yerle dik açı oluşturacak şekilde ve sabit kalır. Bu konumda, baş arkasına aşağıya doğru nefes alınarak indirilen dumbbell, tekrar nefes verilerek, dirsek tamamen düzelinceye ve triceps kası tamamen gerilinceye kadar yukarıya kaldırılır. Dikkat edilecek husus, hareket sırasında dirseğin mümkün olduğunca aşağı veya yukarıya hareket ettirilmemesidir.


TRICEPS PARALEL BAR DIPS


İki paralel barı olan özel bir cihazda uygulanır. Vücut ağırlığını kullanarak, iki bar arasında, nefes alınarak, bacaklar yere en yakın mesafeye gelinceye kadar inilir ve nefes verilerek tekrar kolların itme gücüyle, dirsekler tamamen düzelinceye kadar en üst noktaya kadar yükselinir. Hareket sırasında vücut dikliğini muhafaza etmelidir. Göğüs altlarını şekillendirmek için yapılan dips hareketinde biraz daha farklı uygulama vardır. Buna göre, iki el arsındaki mesafe normal dips hareketinde 50-60 cm. kadardır ve vücut hareket sırasında dikliğini korumalıdır. Fakat göğüs için yapılan harekette iki bar arsındaki mesafe 80 cm. kadar olmalı ve hareketi uygularken, gözler ile ayak burunlarının aynı dikey doğrultuda olmasına dikkat edilmelidir.


TRICEPS EXTENSIONS


Duz olan bir sehpaya barbell alinarak yatilir , dirsekler krilimamasina ozen gostererek en ust noktadan kafamizin arkasina kadar barbell indirilir daha sonra tekrar yukari kollar duz olacak sekilde hareket tamamlanir.Bu hareket uygulanmasi esnasinda bir esle yapilmasini tavsiye ediyorum bunun nedeni bu hareketin bir diger ismi kafatasi ezilmesidir.


kamyon 6 Şubat 2007 03:39

Biceps (pazu) Egzersizleri

MsXLabs.org

INCLINE BENCH DUMBBELL CURL



Adjustable Bench denilen üst kısmı ayarlanabilir bir sırada uygulanır. Sırt dayama platformu 35-45 dereceye ayarlanan Bench'e, sırt dayalı olarak oturulur. Her iki ele, avuç içleri yukarıya bakacak şekilde alınan dumbbell'lar, dirsekler vücut yanında sabit kalmak şartıyla, nefes verilerek, omuz yönüne doğru kaldırılır. Tekrar nefes alınarak, kontrollü ve yavaşça başlangıç durumuna dönülür. Hareket esnasında dirseklerin öne ve arkaya kaçmamasına dikkat edilmelidir.

DUMBBELL CONCENTRATION CURL


Bench'in kenarına oturularak, dumbbell, avuç içi yukarı bakacak şekilde tek el ile kavranır. Dirsek bacağın iç kısmına yaslanır ve ağırlık, nefes verilerek omuza doğru kaldırılır. Tekrar nefes alınarak başlangıç pozisyonuna, yavaş ve kontrollü olarak indirilir. Biceps kasının alt uçlarını şekillendiren ve onu yükselten bir egzersizdir.

BARBELL - DUMBBELL PREACHER CURL


Kolların dirseklerden itibaren dayandırıldığı yaklaşık 45° eğimde olan bir platformda veya bu hareket için geliştirilmiş ve "Arm Curl" denilen bir makinada, barbell veya dumbbell'larla uygulanır. Koltukaltları platformun kenarına iyice intibak eder, ağırlıklar kontrollü, yavaşça ve kollar tamamen düzelinceye kadar nefes alınarak indirilir. Tekrar nefes vermek suretiyle omuz yönüne doğru ve biceps kaslarının tam kasılma noktasına kadar kaldırılır. Bu hareket biceps kaslarının bilhassa alt uçlarını çalıştırır ve yükseklik kazandırır. Dumbbell'lı çalışmalar daha ziyade yarışma hazırlık dönemlerinde, çok tekrarlı setler yapılarak, daha çok şekil kazanmak için tercih edilir.

HAMMER CUR



Ayakta normal duruş pozisyonunda ve avuç içleri vücuda dönük pozisyonda tutulan dumbbell'lar, dirsekler vücudun yanında sabit kalmak şartıyla, nefes verilerek omuz istikametine doğru sıra ile kaldırılır ve tutuş pozisyonu hiç değiştirilmeden yine nefes alınarak başlangıç durumuna dönülür. Yani, hareket, bir dumbbell kaldırılırken, diğeri kontrollü olarak indirilerek uygulanır. Bu hareket tek dumbbell ile de yapılabilir. Hareket devamında dirseklerin öne veya arkaya kaçmasını engellemek ve kasların gevşemesine' izin vermemek gerekir. Biceps kaslarının alt uçlarını şekillendiren ve büyük ön kol kaslarını geliştirerek, kuvvetlendiren güzel bir harekettir.

STANDING BARBELL CURL


Barbell veya Z bar ayakta normal duruş pozisyonunda, avuç içleri yukarıya bakacak şekilde iki el ile omuz genişliğinden biraz daha geniş açıklıkla kavranır. Dirsekler vücut yanında ve sabittir. Bu konumda, nefes verilerek, dirsekler öne veya arkaya kaçmadan omuzlara doğru kaldırılır. Sonra, yavaş ve kontrollü olarak nefes alınarak başlangıç pozisyonuna indirilir.

ARM CURL MACHINE


"Bu hareket için dizayn edilmiş ve çok özel bir hareket açısı sağlayan ve"Arm Curl Machine" denilen bir cihazda uygulanır. Biceps kaslarının özel olarak çalıştırılmasını mümkün kılan ve dirseklerin hareketli bir platforma yerleştirilerek çok verimli kasılmasın) sağlayan bir harekettir. Makinanın oturma platformuna oturularak, özel olarak düzenlenmiş hareketli dirsek dayama platformuna dayanılır ve ellerle yine özel bir tutma barı ile bar kavranarak yukarıya doğru, nefes verilerek omuzlara yakınlaşıncaya kadar çekilir ve tekrar nefes alınarak, biceps kasları tamamen düzelinceye kadar aşağıya indirilir.

TWO OR ONE ARM LOW PULLEY CURLS


"Bu hareket makarada takilan iki kol tutucagi ve yada tek kol tutucagi aparatiyla uygulanan bir harekettir.Hareket uygulanirken vucut dik durmali cekilen aparat omza kadar getirilmeli ve yavasca assagiya indirilmelidir hareketin yapilmasi esnasinda ust kol tamamen sabit durmalidir.Bu hareket uygulanirken dikkat edilmesi gereken bir digerli onemli unsur ise buyuk agirliklarla hareketin uygulanmamasidir duzgun set baslangici yapabilecegimiz ve bu sekilde duzgun bitirecegimiz bir agirlik olmalidir.

Forearms (Ön kol) Egzersizleri

BARBELL WRIST CURL


Barbell, Bench'in kenarına oturularak omuz genişliğinden biraz daha dar bir aralıkla ve avuç içleri yukarıya bakacak şekilde, bilekler, dizlerin veya Bench'in kenarına tespit edilerek, sıkıca kavranır. ( Pozitif Tutuş ) Bu durumda sadece eller bileklerden hareket ettirmek ve nefes vermek suretiyle aşağıya doğru indirilir ve tekrar nefes alınarak sadece bileklerin gücüyle ve dirsekleri yerinden hiç kaldırmadan devam edilir.

BARBELL REVERSE WRIST CURL


Barbell, Bench'in kenarına oturularak omuz genişliğinden biraz daha dar bir aralıkla ve avuç içleri yere bakacak şekilde, bilekler, dizlerin veya Bench'in kenarına tespit edilerek sıkıca kavranır. (Negatif Tutuş) Bu durumda sadece eller, bileklerden hareket ettirmek ve nefes vermek suretiyle aşağıya doğru indirilir ve tekrar nefes alınarak sadece bileklerin gücüyle ve dirsekleri yerinden hiç kaldırmadan başlangıç seviyesine gelinceye kadar devam edilir.

DUMBBELL WRIST CURL


Her iki ele veya tek ele alınan dumbbell'lar bilekler diz üstünde veya bench'in kenarından dışarıya sarkacak şekilde omuz genişliği kadar bir açıklıkla ve avuç içleri yukarı bakacak şekilde tutulur. Bu arada dirsekler bench'in üzerinde sabit ve hareketsizdir. Bu durumda dumbbell'lar sadece bileklerin kontrollü ve yavaşça aşağı ve yukarı hareketiyle kaldırılarak tamamlanır.

DUMBBELL REVERSE WRIST CURL


Her iki ele veya tek ele alınan dumbbell'lar bilekler diz üstünde veya bench'in kenarından dışarıya sarkacak şekilde omuz genişliği kadar bir açıklıkla ve avuç içleri aşağıya bakacak şekilde tutulur. Bu arada dirsekler bench'in üzerinde sabit ve hareketsizdir. Bu durumda dumbbell'lar sadece bileklerin kontrollü ve yavaşça aşağı ve yukarı hareketiyle kaldırılarak tamamlanır.Tek elle yapıyorsanız hareketi diğer elinizle ağırlık olan elin bileğinden tutarak hareketi düzgün yapmanızı sağlayabilirsiniz.



Saat: 11:52
Sayfa 1 / 2

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık