PC Görünümü Üye Ol
Forum Ana Sayfa
Coğrafya > Deprem Kuşakları
«Önceki KonuSonraki Konu»
ThinkerBeLL10:21, 2 Kasım 2009 
Deprem Kuşakları
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Depremlerin oluştuğu belli bir düzlemde yer alan ve fay hattının yani, depremde oluşmuş yarıkların geçtiği bölgelere deprem kuşağı denir.
Deprem herhangi yerde ve herhangi bir zamanda oluşabilir. Genel olarak depremlerin kabuğu oluşturan levhaların sınırlarında oluştuğu söylenebilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde benzer nitelikte depremlerin tekrarlandığı gözlenmiştir ve bu kesimler hep levha sınırlarıdır. Depremlerin yoğun olarak gözlendiği bölgeler yeryüzünde üç ana kuşak oluşturur:

yeryuz02

1. Pasifik Deprem Kuşağı: Yeryüzündeki depremlerin % 68’i bu kuşakta gerçekleşir. Bu bölge Şili’den kuzeye doğru Güney Amerika kıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD’nin batı kıyıları ve Alaska’nın güneyinden Aleut Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney Pasifik Adaları ve Yeni Zelanda’yı içine alan en büyük deprem kuşağıdır.
2. Akdeniz (Alpine) Deprem Kuşağı: Yeryüzündeki depremlerin % 21'i bu kuşakta oluşur. Endonezya’dan (Java-Sumatra) başlayarak Himalayalar ve Akdeniz üzerinden Atlas Okyanusu’na ulaşır.
3. Atlantik Bölgesi: Bu kuşak Atlantik Okyanusu ortasında yer alan levha sınırı (Atlantik Okyanus Sırtı) boyunca uzanır. Yeryüzündeki depremlerin % 11'i bu kuşakta oluşur.
Alp-Himalaya kıvrım kuşağında bulunan Anadolu’nun büyük bir bölümü ikinci derece deprem kuşağında yer alır. Bu durum Anadolu’nun jeolojik gelişimini henüz tamamlamadığını gösterir.

Deprem Kuşakları Dereceleri
Türkiye’deki deprem kuşakları 5 grupta toplanır:

Cevap
volture13:10, 16 Ocak 2010 
'Katil fay' Marmara'nın ikiz kardeşi


İTÜ’den Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Haiti’deki depreme yol açan fayın Marmara Denizi’ndeki ana fayın özelliklerine çok benzediğine dikkat çekerek, “Haiti’ye bakarak İstanbul’da da neler olabileceğini tahmin edebiliriz” diye konuştu.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Yer Fiziği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Haiti’de 7 büyüklüğünde depreme yol açan fayın, Marmara Denizi’ndeki ana fayın özelliklerine çok benzediğini, bu nedenle bu depremden İstanbul’un ders çıkarması gerektiğini söyledi. Eyidoğan, Haiti’deki fayın Kuzey Anadolu Fayı ile benzerliklerini şöyle sıraladı:

“Depremin derinliği hemen hemen aynı sığlıkta, doğrultu atımlı, şehre 20 km uzaklıkta, fayın üzerindeki blok 17 Ağustos 1999 depremindeki gibi 5 metre kaymış, yılda 2 cm kayıyor. Bu fay üzerinde de bizim Marmara’daki fay gibi uzun süredir büyük deprem olmamış. Bunlar önemli benzerlikler.”

Sarsıntının şiddeti 10’a kadar çıkmış
Haiti’de 2 milyon 890 bin kişinin 8 şiddeti ve üzeri, 1 milyon 300 bin kişinin 9 şiddeti ve üzeri, 332 bin kişinin de 10 ve üzeri şiddete maruz kaldığını belirten Eyidoğan, “Depremin ilk 10 saniyesinde maksimum enerji yoğunluğu meydana gelmiş. Depremin moment büyüklüğü 7 ama sismik enerji büyüklüğü 7.6 olmuş. Bu bölgede bu büyüklükte bir depremin yaklaşık 200 yıldır olmadığı söyleniyor. Buradaki fay, Kuzey Amerika levhası ile Karayipler levhasının sınırında bulunuyor” diye konuştu. Eyidoğan, fay benzerliği nedeniyle İstanbul’un bu depremden dersler çıkarması gerektiğini anlatarak, “Faylar arasındaki benzerlik nedeniyle Haiti’ye bakarak İstanbul’da da neler olabileceğini tahmin edebiliriz. Yoğun nüfusun ve yerleşim birimlerinin olduğu yerler, depremin şiddetinden kötü etkilenmiş. İstanbul da sorunlu yapılaşmanın olduğu bir kent” dedi.

Deprem İstanbul’a ne diyor?
İstanbul’da 1 milyon 300 bin binanın bulunduğunu belirten Eyidoğan, şöyle konuştu:
“Bu deprem bize şunları söylüyor: İstanbul’da hastane, okul gibi kamu yapılarının iyileştirme süreçleri hızlandırılmalı, sağlıklı senaryolar oluşturulmalı, depreme yakın yerlerde yapı stoğunun envanteri en kısa sürede bitirilmeli, tümüyle göçme özelliği olan yapılar yıkılıp yeniden yapılmalı. İstanbul’a yakışır bir planlama anlayışıyla kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması ve uygulamaya geçilmesi artık bir zorunluluk.”

Yine tutulma yine deprem!
2009’un son gecesinde yaşanan Ay tutulmasından 13 gün sonra Haiti’de yaşanan büyük deprem, “Güneş ve Ay tutulmalarıyla depremlerin bir ilişkisi var mı?” sorularını tekrar gündeme getirdi. Daha önce de birçok kez ay ve güneş tutulmasının ardından deprem olmuştu. Ancak bilim insanlarının çoğunluğu böyle bir ilişkiyi reddederken, bugüne kadar yapılan çalışmalarda da bu konuda kesin bir kanıt ortaya konulamadı. İşte tarihteki bazı örnekler:

- Ayın tutulmasının olduğu 16 Eylül 1978 tarihinde İran’da 7.7 büyüklüğünde deprem oldu, 25 bin kişi öldü.
- 9 Ocak 2001’de Ay tutulması oldu, 13 Ocak’ta El Salvador’da 7.6 büyüklüğündeki depremde 200 kişi öldü.
- 26 Ocak 2001’de Hindistan’da meydana gelen 7.6 büyüklüğündeki depremde de 19 bin kişi yaşamını yitirdi.
- 15 Mayıs 2003’te Ay tutulması oldu, 21 Mayıs 2003’te Cezayir’de 6.8 büyüklüğündeki depremde 1660 kişi can verdi.
- Türkiye’yi sarsan 17 Ağustos 1999’daki depremden 9 gün önce de güneş tutulması oldu.

(Milliyet)

Cevap
«Önceki KonuSonraki Konu»
Tüm Coğrafya Konuları
Benzer Konular
Deprem kuşakları ve volkanik kuşaklar hakkında bilgi verir misiniz?
İklim Kuşakları ve Doğal Yapı
İklim kuşakları dünya üzerinde nasıl oluşmuştur?
Van Allen Radyasyon Kuşakları
Deprem kuşakları, katman levhaları hakkında bilgi verir misiniz?