Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Yapraklı Salon Bitkileri ve Bakımı

Bu konu El İşleri ve Hobiler forumunda Eylül tarafından 26 Aralık 2009 (02:22) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
173126 kez görüntülenmiş, 49 cevap yazılmış ve son mesaj 8 Haziran 2013 (16:45) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.50  |  Oy Veren: 14      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 17 Nisan 2010, 01:35

Yapraklı Salon Bitkileri ve Bakımı

#41 (link)
Eylül
Ziyaretçi
Eylül - avatarı
Güllerin dikilmesi, budanması ve bakımı

Güllerin dikim zamanı
Güllerin ana dikim süresi Ekim ayıdır. İklimin çok sert geçtiği ve sert bir kış geçirilen bölgelerde ise, iklim şartlarına bağlı olarak Mart veya Nisan aylarında dikim yapılması tavsiye edilir. Belki bu taktirde güller ilk yılında çok fazla açmazlar, fakat bu şekilde donma tehlikesini engellemiş oluruz. Bunun bir tek istisnası konteyner (ithal güller) gülleridir. Bu bitki saksılarda yetiştirilmiştir ve kış hariç her mevsim dikilebilir. Dikim yapılması için en ideal hava yumuşak, bulutlu ve kuru bir havanın olduğu gündür. Güller özellikle lavantalar küçük bitki otları veya yüksek çiçek açan (mesela, Rittersporun veya Mageriten gibi) bitkilerin yanında kendilerini daha rahat hissederler. Şayet daha evvelden gül dikimi yapılmış olan bir yere yeniden gül dikmek isteyecek olursanız, bu taktirde oradaki toprağı değiştirmek zorundasınız. Çünkü, bu toprakta gül yorgunluğu olabilir. Tabanın en az 60 cm. Derinliğe kadar yumuşatılması gerekir. Konteynerden gelmeyen güllerin en az 12 saat suda bırakılması gerekir. Kökler bir parça kısaltılır. Bu kesilen yerlerde çok seri olarak yeni emme kökler oluşur. Sonbaharda ekim yapıldığında fidelerin üzerinde kısaltma yapılmaz. Fakat bunun karşılığında İlkbaharda kuvvetlenmiş olan yataklık ve yediveren gülleri 4-5 budak başlangıcı altından ve zayıf olan güller ise, 2-4 budak başlangıcı altından budanır.

Yaban gülleri ile sarmaşık gülleri ise, hep çift adette budak altından kesilir. Köklerin konulacağı toprak üst satıhtan 5 cm. kAdar derine indirilir. Çiçek toprağına gübre ilave edilmiş olması gerekir. Açılmış olan dikim çukuruna kökleri eşit olarak dağıtınız. Bundan sonra üzerini toprakla doldurunuz ve toprağı bastırınız ve bundan sonrada bol miktarda sulayınız. Bu bol miktardaki sulama işi köklerin çabucak büyümesi için önemlidir. Prensip olarak gül dikildikten sonra fidan 20 cm. Kadar yukarıda kalmalıdır. Bu büyüklükte bitki ilk dönemi daha rahat atlatacaktır.

Gülün Budanması

Yediveren gülleri yılda 1 defa ilkbaharda kuvvetli bir şekilde budanma gerektirir. Budama için 5 altın tavsiye
1. İlk öncedonmuş, ölmüş veya hastalıklı fidanlar sağlam olan ana gövdeye kadar kesilir.
2. Bir gül fidanı ne kadar çok kesilirse, o kadar kuvvetli ve daha uzun süre ile dışarıya fışkırır.
3. Kalınlaşmış olan fidanları daha az budamam gerekir. Çünkü bunlar ince olanlardan daha fazla ve daha kuvvetli fidanlar yaratırlar.
4. Yediveren gülleri gibi uzun yaşam süresi olan güller elde etmek istiyorsanız, bir parça daha fazla budamanız gerekecektir.

Eğer altından yeni fide vermesini istiyorsanız ve dışarıya dğru çıkmış olan bir fidanın ucunda gül varsa, tam dibinden değil bir veye iki cm. Ana gövdeye mesafe bırakarakbudayınız. Solmuş olan çiçeklerin ne olursa olsun kesilmesi gerekir. Bu ise yaz aylarında yeniden çiçek açmaya sebeb olur. Sadece yaban gülleri bir istisna olup bunlar Sonbaharda çiçek açtıktan sonra da pırıl pırıl gözüken çiçek kozaları arkalarında bırakırlar.

Gübreleme
Bitkinin besleyici maddeler ile ilk beslenmesi ilkbahar zamanında yapılır ve bunu toprağa karıştırılmış gübreyi bitkinin köküne yerleştirerek yapabilirsiniz. Gülün dip kısmında toplanma olmazsa, besleyici maddeler etrafa dağılır. Mayıs ayı sonunda özel gül gübresi ile güle ikinci bir gübreleme yapılır ve bundan sonra da mutlaka çok iyi sulama yapılması gerekir. Ayrıca gübre ve torf' dan oluşan bir karışım gül için çok faydalı olur. Temmuz Ağustos aylarında güllere o sene için son defa gübre ilave edilir. Bundan sonra başka bir gübreleme yapılmaması tavsiye edilir, ancak bu suretle ana gövde kış gelinceye kadar büyümeye devam eder.

Gül Düşmanı Haşereler İşbaşında
Gül yaprağı bitkileri kuru giden havalardan sonra bir anda kitle şeklinde ortaya çıkar. Sadece çok fazlası ortaya çıkmaları halinde böcek ilacı ile (pirettum Preparatı) püskürtülür.

Gül yaprağı örümceği yumurtalarını Mayıs ayından sonra yaprak kenarlarına bırakır ve bu yapraklar boru şeklinde içeri doğru kıvrılır. Bu şekilde yuvarlaklaşan yaprakların içerisinde yumurtalar olduğu için bunları derhal kesip almanız gerekir özellikle yaprak alt kısımlarına haşere imha edici maddeler püskürtmek zorundasınız. Bu işlemi 14 gün sonra bir kere daha tekrarlayınız. Gül fidesi delicileri, bunlar bir tür örümcek olup yumurtalarını fidelerin içerisine yiyerek yerleştirirler. Bundan dolayı ise, fışkıran fidancık uçlarının uç kısımları solar ve bu solmuş olan parçaların sağlıklı olan gövdeye kadar kesilmesi gerekir. Ayrca, kesilen yerlere tahta reçinesi veya benzeri olan bir malzeme sürülerek burada mantar toplanması engellenmelidir. Çok fazla bulaşması halinde kuvvetli bir enzektizit kullanılır.


Tehlikeli Hastalıklar
Un toplanması yaprakların üst kısımlarında keskin bir beyaz tabak oluşuraktan farına varılır ve sık sık güllerde ilkbaharda azoot fazlalaşması halinde ve rutubette ortaya çıkar. Hatta bazı gül türleri özellikle bu mantarlara karşı hassastırlar. Bu dış görünümden işin farkına vardığınız anda derhal biyolojik bir madde ile bu mantarla mücadeleye başlayınız ve spesifik bir preparat olan hakiki un toplanması ile mantarına karşı tedbir alınız. "Yıldız gölgesi" şeklinde adlandırılan bir hastalılta yine bir mantar olup serin havada ıslak havada veya yerin sertleşmesinde gül yapraklarını öldürmektedir.
Yapraklar üzerinde ilk başlangıçta siyah, kahverengi lekeler oluşmakta ve bunlar yıldız bir şekle dönüşmekte, bundan sonra sararmakta ve ondan sonra da yaprağın düşmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle üzerinde mantar oluşmuş bu yaprak artıklarını ihtimamla temizleyiniz ve 14 günlük aralarla bu mantara karşı etkili olan bir fungizit ile püskürtme yapınız.

Güllerin Kışı Geçirmesi
İlk önce dibine düşmüş olan tüm yaprakları ve bitki artıklarını tabandan alınız ve temizleyiniz. Sonra gül fidanının dip kısmını 20-30 cm. Kadar komposto ile doldurunuz. Bunun içersinde ahırlardan toplanan gübre ile toprak karışımı bulunmalıdır. Kesinlikle etrafına toprak yerini tutmayan süngerimsi maddeler yerleştirmeyiniz. Çünkü, bu taktirde don olması halinde gül fidanının dibinin etrafı tamamen buzla kaplanır ve donma tehlikesi görülür. Bu suretle dip kısımdan çıkmakta olan fidan başları etraflarına yerleştirilecek toprak ve gübre karışımı ile don, kış güneşi ve çok kuru rüzgarlara karşı korunmuş olacaktır.

Önemli Takımlar:


Dikim esnasında: Kürek, gübre ve çiçek toprağı
Kesim için: Gül bıçağı, eldiven ve gerekiyorsa tahta macunu
Gübreleme için: Gül gübresi
Haşere ve hastalık mücadelesi için: Piretrum preparatları ile fungizitler
Kışı geçirmesi için: Mümkün olduğu kadar fazla gübre veya dolgu malzemesi ile kökün sarılması veya dibine çam yaprakları kuru olarak serilmesi
Rapor Et
Reklam
Eski 17 Nisan 2010, 01:48

Yapraklı Salon Bitkileri ve Bakımı

#42 (link)
Eylül
Ziyaretçi
Eylül - avatarı
Gül Dikimi Bakımı Budanması



GÜL YETİŞTİRME TEKNİKLERİ


Kalıcı olduğu düşünülürse gül bitkisi dikilmeden önce gerekli hazırlığın dikkatle yapılmasısmilivdoğru dikimsmiliv sonrasında bakım ve budama işlemlerinin tam vaktinde uygulanmasıyla gülleriniz yıllar boyunca cazip çiçekleriyle bahçenizi süsler. Gül bakımı zor değil ancak ihtimam ve dikkat isteyen bir iştir.
GÜL SATIN ALIRKEN..
Fidanları güvenilir bir seradan temin edin. Güllerinizi saksı içinde alırsanız her mevsim dikebilirsiniz. Fidanları almadan önce dikkatle inceleyin. Aşının üzerinden çıkan en az dört adet sağlıklı dal bulunsun.Yaprakları canlı ve lekesiz olsun. Saksının içini ot bürümüşsmiliv altından kökler fışkırmışsa bu iyiye işaret değildir. Bitkinin kart olduğunu gösterir.
Ancak ilk ve sonbaharda çok fazla çeşit bulunduğu için bu zamanlarda daha kolay seçim yapabilirsiniz. Ayrıca sonbaharda dikilen güller daha kolay tutar. Kış boyunca yerine alışır ve baharda güzel açar.
GÜL HANGİ TOPRAKTA YETİŞİR..
Gül fazla seçici olmamakla berabersmiliv en iyi bağ toprağı da denilen demiri bol hafif kırmızımsısmilivkumlu killi toprakta yetişir. Bakir toprakları sever. Fazla asitlismilivkireçli ve besin açısından zayıf topraklar gül yetiştirmek açısından uygun değildir. Bol gübre veya kompost kullanılarak böyle topraklarda da gül yetiştirmek mümkündür.
Ağaç veya yüksek çalı bitkilerinin altlarına gül dikilmemelidir. Gölge olması bir yanasmiliv ağaç kökleri fidanların gelişmesine izin vermez.
Daha önce gül yetişmiş topraklara veya eski gül fidanlarının yakınına yeni gül dikilmesi uygun değildir. Sebebi tam bilinmemekle beraber yeni güller böyle yerlerde iyi gelişemezsmiliv hatta ölebilir. Bu durum "gül hastalığı" diye adlandırılmıştır.
Mecbur kalınırsa dikim çukuru biraz geniş ve derin açılır ve buradan çıkan toprak kullanılmaz. Bahçenin başka bir yerinden toprak getirilir. Eski toprak başka yerde rahatlıkla kullanılabilir.
Ayrıca toprağın drenajlı olması gerekir. Su tutan yerlere gül dikilmez.





ESKİ GÜLLERİN YERİNİ DEĞİŞTİRMEK..
Bazen gölgede kaldığı için veya başka bir sebeple gül fidanının yeri değiştirilmek istenir. Bitki 10 yaşında bile olsa bu mümkündür. Bu iş için en uygun zaman kasım-aralık aylarıdır. Böylece fidan bahar gelmeden yeni yerine alışma fırsatı bulur.
Önce yeni çukur açılıp hazırlanır. Daha sonra sökülecek gülün dalları kısaltılır. Bitkinin etrafı köke zarar vermeden açılır. Çatal bel yardımıyla dikkatle yerinden oynatılır. Toprağıyla çıkarılırsa daha iyi olur. Vakit geçirilmeden yeni yerine dikilir ve bolca sulanır.
GÜL İÇİN GEREKLİ BESİN NASIL SAĞLANIR..
Aşırı besin tüketen bir bitki olduğu için toprağı her yıl gübrelenmelidir. Güllerin çevresi sonbaharda yanmış gübre ile tamamen örtülür. Bu suretle hem kökler soğuktan korunmuş olur hem de toprak besince zenginleşir.
Gül için hazırlanmış kurumuş kan ve öğütülmüş boynuz ile yapılan tabii gübreler de çok faydalıdır. Yavaş etkili bu gübreler ilkbaharda fidan başına bir avuç hesabıyla gül diplerine serpilir.İlk çiçekleri geçtikten sonra ve yaz ortasında olmak üzere iki kere daha aynı miktarda gübre verilmelidir.
Fidanlar tomurcuk zamanı gübre şerbeti veya suni gül gübresi eritilmiş suyla arada bir sulandığı takdirde bol çiçek açar. Temmuz ayına kadar hiç olmazsa üç kez şerbet verilmelidir. Özellikle çiçekli dönemlerinin sonunda verilirse yeni tomurcuklar çıkarmakta gecikmeyecektir.
Gülleri beslemek için yukardaki iki usulden biri tercih edilir.
Gübre şerbeti için bir kovaya bir kaç kürek yanmış gübre ıslatılır. Üzeri örtülü olarak 3-4 gün bekletilir. Daha sonra sulama sırasında güllere verilir. Özellikle kuş gübreleri böyle verilmelidir.
GÜL DİKİLECEK YERİN HAZIRLANMASI..
Az sayıda gül dikilecekse mümkünse dikimden bir ay önce 40-50 cm. derinlik ve 50 cm. genişlikte çukurlar açılır.Çıkan toprağın üst kısmı bir tarafasmilivalt tabaka ise başka bir tarafa ayrılır. Çok sayıda fidan tarh şeklinde dikilecekse seçilen yer bolca yanmış gübreyle karıştırılıpsmilivtarla usulü kazılır. Çukurlar daha sonra açılır. Buralardaki yabani otlar ve varsa iri taşlar temizlenir.








GÜL DİKİMİ..
Ayrılan üst tabaka toprak fidan başına bir kova yanmış gübreyle karıştırılır. Yoksa gül için hazırlanmış yavaş etkili bir suni gübre fidan başına bir avuç toprağa karıştırılır. Çukura biraz gübreli toprak atılır. Fidan saksıdan toprağını dağıtmadan çıkarılır. Bunun için saksı dikkatle yan yatırılıp dibine birkaç kez vurulur. Fidan çukura oturtulur. Gübreli toprakla çukur doldurulur.Yetmezse alt topraktan ilave edilir. Aşı yeri hafifçe örtülür. Toprak ayakla dikkatlice sıkıştırılır. Hemen sulanır.
Gül çıplak köklü dikilecekse açılan çukurun dibine gübreli topraktan bir tümsek yapılır. Köklerin ezik ve yaralı yerleri hafifçe budanır. Kökler yelpaze biçiminde tümseğe yayılır ve çukur dikkatle doldurulur. Sıkıştırılıp sulanır. Çıplak köklü güller mutlaka sonbaharda dikilmelidir. Kökleri sıcak tutmak için fidanın dibine biraz saman veya kuru yaprak örtülür.
Bir kova içinde birer kürek gübre ve killi toprak az suyla eritilip dikimden önce kökler bu sulu balçığa batırılırsa daha kolay tutar.




DİKİM ARALIKLARI NE KADAR OLMALI..
Bu önemli bir ayrıntıdır. Fidanlar arasında yeteri kadar aralık bulunmazsa bitkiler havasız kalacağından mantar hastalıkları artar. Bakım işleri zorlaşır. Gülün cinsine göre dikim aralıkları şöyle olmalıdır:

Minyatür güller: 30 cm.
Melez çay ve demet güllersmiliv boylarına göre:
Kısa: 45 - 60 cm.
Orta: 60 - 75 cm.
uzun:75 cm. - 1 metre
Çalı güller: Boyuna göre 50 cm. ile 1smiliv5 metre arası..
Sarmaşık güller: 2 metre..
GÜL NASIL BUDANIR..
Güller budandıkça gençleşir ve ömrü uzar. Her yıl budama yapılmalıdır.Bu pek zor değil ancak teknik gerektiren bir iştir. Bunu öğrenmek için en iyi metot budama mevsiminde bir gül serasını ziyaret edipsmilivolayı bizzat yerinde görmektir.
Öncelikle kaliteli bir gül makası gerekir. Elleri koruyacak uygun bir eldiven de unutulmamalıdır.
Tekrar açan güller iklime göre ocak ve mart ayları arasında budanır. Bir kez açanlar ise çiçekleri geçtikten hemen sonra yazın budanmalıdır. Baharda budanırlarsa o yıl çiçek açmazlar. Gül budaması gülün cinsine göre farklılık gösterir.
Budamaya başlarken öncelikle kurusmilivhastalıklı ve zayıf ve çok ince dalları dipten kesin. Bitki çalılaşmışsa hava alması için orta kısımdan birkaç dal alın. Bunlar düzgün olmayan çapraz dallar olabilir. Gülleriniz üç yıllık olunca her yıl eski dallardan üç de birini kesin. Gül budarken daima dalın dış yüzeyindeki bir gözün yarım cm. üzerinden kesin. Hafif verevsmilivtemiz bir kesik olsun.
Yeni dikilmiş güller kuvvetlenmesi için ilk yıl derin budanır. Aşı yeri üzerinden 15 cm. yani 3-5 göz üzerinden budanmalıdır.
Yetişkin melez çay ve demet güller de her dal 5-6 göz üzerinden budanır.
Çalı gülleri yüksekliğinin yarısı kadar kesilir. Kuru ve bozuk dallar ayıklanır.Derin budanmaz.
Sarmaşık güller ilk yıllarda şekil verilmek için budanır. Daha sonraları yalnızca kurusmiliv bozuk ve hastalıklı dalları ayıklanır.
Minyatür güller de daha çok normal bir makasla hafifçe budanır. Kuru ve hastalıklı dalları ayıklanır.
Gül bitkisi için hijyen çok önemlidir. Budama sırasında çıkan bütün artıklar yakılarak yok edilmeli veya derhal bahçeden uzaklaştırılmalıdır.
YAZ BUDAMASI..
Bahar ve yaz aylarında gül keserkensmilivher dalın üzerinde 4-5 göz bırakmaya dikkat edilir. Böylece dal körleşmez. Kalan gözlerden yeni tomurcuklar verir. Yeni dikilen güllerden vazo için gül kesmemelidir. Yalnızca solan güller gül makasıyla temizlenir.
Bazen gül dalları körleşir açmaz. Bunlar birkaç göz altından kesilirse yeni tomurcuk verir. Solmuş güller ve hastalıklısmilivkuru dallar açma mevsiminde de ayıklanmalıdır.




GÜL HASTALIKLARI
Güllere musallat olan bir çok zararlı vardır. Mantar hastalıkları:
Külleme: Yapraklar ve tomurcuklar pudralanmış gibi beyazlaşır. Zamanla tomurcuklar düşersmilivyapraklar kıvrılıp kurur.
Rapor Et
Eski 7 Mayıs 2010, 01:06

Yapraklı Salon Bitkileri ve Bakımı

#43 (link)
Eylül
Ziyaretçi
Eylül - avatarı
Sansevieria (Peygamber Kilici)


DSC01461

Peygamber kilici benim tabirimle agzi var dili yok cinsten. Butun bitkileri oldurmeyi becerebilirsiniz ama bunu asla olduremezsiniz. Cok saglam bir bitkidir. Evinizde biraz yesillik olsun istiyorsaniz ama cicek bakimiyla ugrasmak istemiyorsaniz veya buna zaman bulamayan bir insansaniz kesinlikle bu bitkiyi almalisiniz.

Peygamber kilici hem gunes isiginda hemde golgede buyur. Kuru havadan, uzun sure susuz kalmaktan yada cereyanda kalmaktan etkilenmez. Fakat kis aylarinda asiri sulanirsa veya cok soguk bir odada uzun sure bulundurulursa kolayca curuyup olur. Hatirliyorum anneminde peygamber kilici vardi. Baya buyumuste. Annem onu kisin soguk ve yeterince gunes isigi almayan bir odaya koymustu. Niye oldugunu anlatmaya hacet yok sanirim. Zavalli cicek...

Birde Turkiye'de peygamber kilici hakkinda soyle derler. Duydunuzmu bilmem. Eger boyu 1 metreyi gecerse cicegin sahibi ev sahibi olurmus. Inanip inanmamak size kalmis. Siz yinede nolur nolmaz diye evinizde bir tane bulundurun Peygamber kilicina sahip olupta ev sahibi olan iki kisi taniyorum...

Birde ilginc olarak peygamber kilici eger yerini severse cicek acarmis. Ben henuz cicek acanina rastlamadim ama resmini gordum.

Gelelim bakim olayina:

Isi: Normal oda sicakligi ideal.
Isik: Aydinligi sever fakat golgeli bir yerdede yetisebilir.
Su Miktari: Ilkbahardan kisa kadar birazcik sulayin. Kis ayinda ise 1.5-2 ayda bir sulayin.
Nem: Nemli bir ortama ihtiyaci yok.
Saksi Degistirme Zamani: Bitki cok cogalipta saksisina sigmamaya basladigi zaman degistirebilirsiniz.
Cogaltma: Peygamber kilici arsiz bir cicektir. Cok cogalir. Ana cicegin yaninda yavrulari cikar. Bunlari ayirip ayri bir saksiya dikebilirsiniz.

DSC01462

Buda bodur olan bir tur. Resimdende anlasildigi gibi daha kucuk.
Rapor Et
Eski 8 Mayıs 2010, 02:51

Yapraklı Salon Bitkileri ve Bakımı

#44 (link)
Eylül
Ziyaretçi
Eylül - avatarı
dragonsblood_sedum_large

Ejder Kanı

Çeşitli cinsleri vardır. Çok sıcak olan salonlarda iyi yetişir. Yapraklarının ince, geniş olanları makbuldür. Bir cinsinin de yaprakları beyaz abraş’lıdır. Yazın bahçelerde kalabilir. Kırmızı yapraklı cinsi daha da naziktir. Sıcak salonda yaşayabilir, toprağı geniştir. Sevdiği toprak (1) sayılıdır. Tohumla yetişir. Çok sulanmalıdır.

Dekoratif bitkilerin en zarifi olup, kök gelişimi çok zor olur ve bitki zayıf bir görünüştedir. Yapraklan çok renkli ve süslüdür.

Yetiştirilmesi fazla özen gerektirir. YapraK-larmın dökülme tehlikesi karşısında, diğer bitkilerle birlikte aynı saksı içine dikilerek yetiştirilmelidir.

Bitki normal ısıdaki nemli yerleri yeğler ve bu arada Deep-Dish metodu tatbik edilir. Ilık su ile sprey yapılarak saksı toprağının nemi sağlanır. Çok fazla ışığa gereksemesi olmakla beraber, çok kuvvetli güneş ışığından, özellikle Nisan ortasından Eylül ortasına kadar korumalıdır. Bu mevsimden sonra bol güneş gören yerlere konabilir..

Bol besine gerekseme gösterir ve her hafta iyi cins sıvı, ev gübresi ile gübrelen-melidir. Bunun için de oniki bitkiye bir litre suda bir çay kaşığı sıvı gübre eritmek yeterlidir.

Saksı değişimi gerekiyorsa, ilkbahardan önce yapılmalı ve normal saksı kompostosu kullanılmalıdır. Yaprak sapı ile dal arasındaki koltuk denilen kısmın zedelenmemesi için sulama çok dikkatli yapılmalıdır.

Ejderkanı, Kardeşkanıağacı, Ejderağacı, Dracaena draco, Sanguis draconis

Yaraların iyileşmesini çabuklaştırır

KARDEŞ KANI
İsimleri : Ejderkanı, Kardeşkanıağacı, Ejderağacı, Dracaena draco, Sanguis draconis
Ülkemizde yetişmez. Doğu Hint Adaları‘nda veya Orta Afrika’da yabani olarak yetişen palmiyeye benzeyen ağacın reçinesidir. Kırmızı renkte, silindir biçiminde ince çubuklar halinde ,fosilleşmiş şekilde kurumuş, taş görünümlüdür. İkinci cinsi; aynı görünümde ve Uzak Doğu’daki mercan adalarında bulunur ve denizden çıkarılır. Toplu halde bulunur ve taş parçasına benzer. Yumuşaktır ve kolay kırılır. Aktarlarda satılanı Uzak Doğu’dan getirilen mercan taşlarıdır ve Okyanustan çıkarılmaktadır.
Özellikleri:
  • Kanarya adalarında yetişen bu ağacın gövdesinden ve yapraklarından yararlanılır.
  • Gövdesinden boyacılıkta kullanılan bir öz akakar.
Faydaları:
  • Diş kanamalarını durdurur.
  • Yaraların iyileşmesini çabuklaştırır.





DRACAENA DRAGO ( Ejder kanı ağacı )
normal_dracaena_drago02

Ejder-Dragon Ağaçları, özsuları kırmızı-kan rengi olan ağaçlardır. Gövdeleri yaralandığı zaman sızan kırmızı kan rengi özsıvıları nedeni ile ejder ağaçları olarak adlandırılırlar. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarda, kırmızı rengi veren özsu içinde, insan ve hayvanların kanında bulunan hem’in (hemoglobulin içindeki demir) bulunduğu gösterilmiştir. Bilim adamları buradan hareketle, hayvan ve insanların aynı soydan geldiğini ispatlamaya çalışmaktadırlar.
Ejder veya Ejder Kanı Ağacı “Dracaena drago”, dünyamızın en değişik ve görülmeye değer ağaçlarından biridir. Dracaena ailesinden olan bu ağacın diğer Dragon ağaçları ile özsıvısının aynı renk olmasından başka, aile bağı bulunmamaktadır.

Dracaena ailesi, Afrika ve Asya’da bulunan, yaprak dökmeyen 40 tür, çalı ve ağaç grubunu kapsamaktadır. Bu ailenin tek Ejder Ağacı olan Dracaena drago, bir defa görülünce unutulmayacak ağaçlar arasındadır. Vatanı, Kuzey Atlantik Okyanusundaki Kanarya Adaları, Madeira Adası ve Cape Verde Adasıdır. Çok uzun yaşarlar, boyları 10m yi, gövde çapları 1m yi bulur.

Tenerif (Kanarya Adası) te bulunan bir örneğinin 2000 yaşında olduğu söylenmektedir. Ancak 3 yıl kadar önce yapılan bir araştırmada, bu ağacı yaşı 950 olarak saptanmıştır. Ağacın yaşını bir yana bırakırsak Icod isimli kasaba bu ağaç sayesinde zengin olmuştur. Her gün binlerce turistin bu ağacı görmek için gelmesi, kasabayı bir turizm merkezi haline getirmiştir. Önceleri kasaba meydanı olarak kullanılan, ağaç çevresi, botanik bahçesi haline getirilmiş ve kasaba merkezine araçların girmesi yasaklanmıştır.

Ejder Kanı Ağacı, büyüyüp gelişmesi için, subtropik bir iklime gereksinim göstermekle birlikte, kısa süreli -4°C ısıya dayanmaktadır. Akdeniz Bölgemizde, kuzeyi korunaklı, mikrokliması uygun yerlerde veya kış bahçelerinde yetiştirilebilir. Yaprakları 60cm e kadar uzayan ince eliptik şekildedir ve rozet dizilimi gösterir. Genç bitkiler Agave’a (Sabırlık) benzerler, 10-15 yıl gövdeleri düz olarak uzar, bundan sonra ilk çiçeklerini açarlar ve dallanırlar. Dallanmadan önceki uzama devrelerinde, palmiyeyi andırırlar. İlkbaharda açan, yeşil, kenarları beyaz çiçekleri demetler (panincles) halindedir, sonra portakal rengi meyvelere dönüşürler.

Ejder Kanı Ağacı tohumdan üretilir. Ejder Ağaçları tam güneş altında veya yarı gölgede yetişirler. Toprak bakımından çok seçici değillerdir, ancak iyi bir drenaj sağlanmalı ve sulama ihmal edilmemelidir.

Kırmızı renkli özsıvıları, yerel insanlar tarafından, ev kapılarına sürülerek, kötü ruhların girmesinin önlenmesi için kullanılmıştır. Öz sıvıdan elde edilen rezin, yaralarda, kanama durdurulmasında, doğum sonu kanamalarda kullanılmıştır. Bugün vernik ve tahta boyası için kullanılmaktadır.
Son Düzenleyen Eylül; 8 Mayıs 2010 @ 02:54. Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi
Rapor Et
Eski 8 Mayıs 2010, 03:01

Yapraklı Salon Bitkileri ve Bakımı

#45 (link)
Eylül
Ziyaretçi
Eylül - avatarı
Livingstones - Lithops
MsXLabs.org

Lithops-karasmontana-1


Bu bitkilerin anavatanı, Güney Afrika ve Namibia'dır. Çakıl taşlarına benzediklerinden, yaşayan taş olarak adlandırılmışlardır. Her bitki, ortada ince bir çizgi ile ayrılan iki adet, etli yapraktan oluşmaktadır. Yapraklar bitkinin bulunduğu ortama göre, gri-yeşil den kahverengine kadar değişir, şekilleri silindirik, üst yüzleri pürüzsüz düz veya hafif bombelidir. Yaprakların üst yüzlerinde, koyu renkli lekeler veya yuvarlak noktalar bulunur. Bitki, bu koyu renkli lekeler arasında bulunan, pencere adı verilen ince kısımlardan, fotosentez için gerekli ışınları alır.

Lithops lar tek bitki olarak görülebildikleri gibi, bazen kardeşlenme göstererek grup yapabilirler. Boyları ve genişlikleri 5 yaşında 3cm e ulaşır. Doğada çiçeksiz zamanda, kaya arasında ve toprakta hiç dikkati çekmezler, ancak çiçekli olduklarında, uzaktan bile kolaylıkla görülebilirler. Bulundukları coğrafi bölge özelliklerine bağlı olarak, kışın dinlenme süresince hiç su almazlar. Yazın az su ile idare ederler. Bu nedenle, kuzey yarı kürede Nisan-Eylül arası büyüme devreleridir, aşırıya kaçmadan sulamak gerekir, sonbahar ikinci yarısında sulama tamamen kesilmelidir. Bitkiler sonbaharda çiçek açarlar. Çiçekleri genelde bitki çapından büyük, sarı veya beyazdır. Dona dayanıklı değillerdir. İdeal olarak 7C dereceden soğukta kalmamaları uygun olur, bununla birlikte 1C dereceye kadar dayandıkları bildirilmiştir.
Son Düzenleyen ahmetseydi; 8 Haziran 2013 @ 16:55.
Rapor Et
Eski 12 Mayıs 2010, 00:45

Yapraklı Salon Bitkileri ve Bakımı

#46 (link)
Eylül
Ziyaretçi
Eylül - avatarı
Ficus Benjamina
MsXLabs.org




242256019_4e556222b1_o



Dutgillerdendir. Anavatanı Tropikal Asya’dır. 500 civarında türü bulunmaktadır. Hep yeşil olarak kalan benjaminin oval biçimli, ucu sivri, parlak yeşil veya alacalı, çok canlı görünüşlü yaprakları vardır. Dalları ince olduğundan aşağıya doğru sarkık dururlar. 1,5 metreye kadar uzayabilirler ve yeterince yer sağlanırsa çevresine 1,2 m kadar yayılabilir.

Gövde çeliklerinin ayrılması ile çoğaltılamsı sağlanır.

Benjamin Bitkisinin Yetiştirilmesi için Gerekli Şartlar:

Toprak: Bahçe toprağına bir miktar yanmış çiftlik gübresi, bir miktar yaprak çürüntüsü, kil ve kaba dere kumu eklenerek, bitki için gereken toprak hazırlanmış olur.

Su: Bu bitki suyu çok sever. Yazın bol bol sulanmalı, yapraklarına ara ara su püskürtülmelidir. Kışın bitkiye verilen su azaltılır. Ancak bulunduğu yer aşırı ısıtılıyorsa, bitkinin su isteği artar.

Işık: Benjamin yarı gölge ve aydınlık olan yerleri sever. Üzerine doğrudan gelen güneş ışığı karşısında bırakılmamalıdır.

Sıcaklık: Kışın en düşük 7 derece sıcaklığa kadar dayanabilen bitki, aslında ılık ve sıcak ortamları sever.

Gübre: İlkbahar ve yaz mevsimlerinde ayda iki kez standart sıvı gübre verilir.

Saksı Değiştirme: Bitkinin kökleri saksısını tümüyle doldurmuşsa, ilkbaharda uygun toprak ilave edilerek saksısı bir numara büyüğü ile değiştirilir. Yaşlanan bitkinin saksısı artık değiştirilmek istenmiyorsa, ilkbaharda özenle yerinden sökülüp, kökleri kırpılır ve uygun toprak eklenerek aynı saksıya geri dikilir.


MsXLabs.org
Son Düzenleyen ahmetseydi; 8 Haziran 2013 @ 16:54.
Rapor Et
Eski 12 Mayıs 2010, 00:54

Yapraklı Salon Bitkileri ve Bakımı

#47 (link)
Eylül
Ziyaretçi
Eylül - avatarı
Benjamin Bitkisi Yetiştirilmesi, Sulanması, Toprak - Saksı Değişimi, Çoğaltılması, Budanması Hakkında Bilgiler
MsXLabs.org



29dc4d0c-0061-4740-bdf8-18bfa575c5aa
Benjamin :



Muhteşem yapraklarıyla her daim ilgi çeken saksı bitkidir. Geldiği ortama adaptasyonu kolay olmayan bitki değişime çok zor uyar.

Benjamin bitkisinin yetiştirilmesi, bakımı ve sulanması:
*Doğrudan güneş ışığı istemeyen bu bitki diğer ışıklardan da yararlanabilir.
*Kış ya da yaz ayı fark etmeksizin oda sıcaklığına sahip bir yerde bakılmalıdır.
*Güneş ışığını gören kısım ışığa doğru bir eğilmede bulunur. Bu eğilmeleri engellemek için çiçeğin diğer kısımları ile belirli aralıklarla yön değiştirmeliyiz.
*Hava akımlarından kolay etkilenen Benjamin bitkisini bu etkiden korumak için önlemler alınmalıdır.

*Her bitki gibi zamanla topraktaki vitamin ve mineralleri tüketen bitkiye yılda en az bir ya da iki kere vitamin ve mineral desteği sağlanmalıdır.

*Saksı değişimi genellikle sıcak ayların başlangıcı olan nisanda yapılmalıdır.

*Benjamin bulunduğu yerde başka cisimlere temasta bulunmamalıdır.

*Benjamin bitkisini yetiştirmede en önemli kural kış aylarında oda sıcaklığının 7 °C nin altında olmaması gerektiğidir.

Sulamada dikkat edilmesi gereken hususlar;
-Kış aylarında bitki aşırı soğuktan korunarak çok az sulanmalıdır.

-Yaz aylarında ise bitkinin suya olan ihtiyacı artacağından bitkiye verilen suyun arttırılması gerekmektedir.

-Su toprağın her kısmına ulaştırılmalıdır.

-Bitkiyi sularken kullanılan kap her sulamada aynı ölçüde, sulamalar aynı günde ve aynı miktarlarda sularla yapılmalıdır

-Benjamin’de çok büyük bir değişim görülmediği sürece sulamada kullanılan kap, ölçü ve su miktarı değiştirilmemelidir.

*Bitkiye kış aylarında musluktan aldığımız soğuk çeşme suyunu vermemeliyiz. Verdiğimiz su oda sıcaklığında olmalıdır.

Benjamin Bitkisinin Çoğaltılması:
* Benjamin’de birden fazla dal ve gövde var ise bunların bir tanesini gövdeye yakın bir noktadan kesilir.
*Daha sonra belli bir süre suya koyarak köklenmesini sağlanır.
*Bu işlemden sonra köklenmiş dalımızı yeni bir saksıya uygun toprak ve uygun saksıyla dikerek yeni bir benjamin bitkisi elde edilir.
*İşyerimizde, ofisimizde, evimizde çok büyümüş ve alt bölümünde yapraklarını dökmüş benjaminin altındaki boşluğu bitkinin toprağından çıkan gövdenin 25-30 cm üstünden keserek bitkimizi aynı köklendirme işlemine tabii tutarak 2. bir benjamin elde etmiş oluruz.
* Benjaminin saksıda kalan kesilmiş bölümünü hava akımından korumak amacıyla bu bölümü silikon ya da mum gibi cisimlerle kullanarak havayla olan ilişkisini kesmeliyiz.
*Zamanla toprakta kalan kısım yaprak vermeye başlayacaktır.
*1. ve 2. benjamin da aynı sulama, yetiştirme ve bakım işlemlerini uygulamalıyız.

Benjamin bitkisinin budanması:

*Budamayı kışın sonlandığı ve havaların güzelleştiği zamanlarda benjaminin uzamış dallarına şekil vermek istediğimizde yapabiliriz.
*Ancak budadığımız benjaminin dalından kesilen uçlarının hava almamasını sağlamalıyız
*Bunun için soğuk olan herhangi bir macunla çiçeğin dalının budanan bölümünü kapatmalıyız.


ad86589c-7942-4a78-8d69-f43fb86a8db1


92edf88b-7276-480e-8e19-c4c2509a52e4


16876ace-3d85-43c3-a8ed-ba5181b40708


37ff5505-893d-40ea-abd6-e7dfd69f59cd
Son Düzenleyen ahmetseydi; 8 Haziran 2013 @ 16:53.
Rapor Et
Eski 5 Haziran 2010, 01:23

Yapraklı Salon Bitkileri ve Bakımı

#48 (link)
Eylül
Ziyaretçi
Eylül - avatarı
DEVE TABANI (Diğer İsimleri : Öksürükotu, Kabalak, Tussilago farfara, Composiae)

deve_tabani_-0

Yılanyastığıgillerdendir. Anavatanı Tropikal Amerika'dır. 25 civarında farklı türü vardır. En fazla 2,5 m'ye kadar uzayabilen bitkinin uzun saplı koyu yeşil renkli, derimsi dokulu, derinlemesine parçalı ve ayası oval delikli, 60 cm'e kadar uzayabilen, iri, gösterişli ve parlak yaprakları vardır. Bitkinin gövdesinden uzayan kökleri vardır. Çok gelişmiş bitkilerde bu gövde köklerinin keskin bir bıçakla dibinden kesilmesi bitkiye zarar vermez.

Deve Tabanı'nın üretimi, gövde çelikleriyle veya olgun yapraklarının kısa saplarıyla birlikte, uygun toprağa sapından daldırılmasıyla olur.


Deve Tabanı Bitkisinin Yetiştirilmesi için Gerekli Şartlar:

Toprak: Bitki zengin karışımlı toprağı sever. Uygun toprak hazırlamak için; bahçe toprağına bir miktar yaprak çürüntüsü, kil ve yanmış çiftlik gübresi ilave edilir.

Su: Yaz mevsiminde bitkiye bolca su verilmelidir. Arada bir yapraklarına su püskürtülmelidir. Yeni çıkan taze yaprakları dışında, yaprakları ıslak bir bezle düzenli olarak silinmelidir. Kış mevsiminde bitkinin suyu biraz azaltılmalıdır.

Işık: Yarı gölge ve tam gölge yerleri sever. Üzerine doğrudan güneş ışığı gelmemelidir.

Sıcaklık: Bitki ılık ortamları sever. Kış mevsiminde en düşük sıcaklık 10 derece olmalıdır.

Gübre: İlkbahar ve yaz mevsimlerinde bitkiye ayda iki kez standart sıvı gübre verilmelidir.

Saksı Değiştirme: Bitkinin kökleri saksısını doldurmuşsa, ilkbaharda uygun toprak eklenerek, bitkinin saksısı bir numara büyüğü ile değiştirilir. Saksı çapı 20 cm'e kadar ulaşıp saksı değiştirilmek istenmezse, ilkbaharda bitki özenle saksısından sökülüp kökleri kırpılır ve uygun toprak eklenerek aynı saksıya dikilir.



Deve Tabanı geniş yere ihtiyaç duyar. Gölge ya da yarı gölge yerleri sever. İri ve parçalı yaprakları geniş mekanlarda tropik hava yaratır.

Normal oda sıcaklığında tutulmalıdır. Gece sıcaklığının 12 derecenin altına düşmemesi gerekir. Mart’tan Ekim’e kadar yapraklı bitkiler için hazırlanmış gübreler ile 15 günde bir sulanması yeterlidir.İlkbahar ve yazın bol su ister. Kışın toprağın fazla nemli tutulması doğru değildir. Mantar hastalıklarına yakalanabilir. Tırmanıcı bir bitki olduğundan boyu uzadığında kafes ya da çubuklarla desteklenmesi güçlenmesine ve düzgün uzamasına yardımcı olur.

Diğer İsimleri : Öksürükotu, Kabalak, Tussilago farfara, Composiae

Bileşikgillerden; her yerde özellikle nemli arazide yetişen bir bitkidir.Boyu 30-40 cm civarında bir bitkidir. Yaprakları geniş ve serttir, sapları ise uzundur. Çiçekleri, yapraklarından önce açar, altın sarısı rengindedir. Hekimlikte, çiçekleri ve yaprakları kullanılır. Çiçekleri Nisan’da; yaprakları ise, Haziran ve Temmuz aylarında toplanıp, kurutulur.

Özellikleri:
  • Hemen her türlü arazide yetişebilen bu bitkinin ortalama boyu 30 cm’ dir.
  • Birçok rahatsızlığa iyi gelir.

Faydaları:
  • En belirgin özelliği idrar söktürücü olmasıdır.
  • Yapraklarından yapılan merhem, yara ve çıbanların çabuk iyileşmesini sağlar.
  • Ayaktaki şişkinlikleri giderir.
  • Astım hastalığının tedavisinde kullanılır.
  • Her türlü soğuk algınlığının iyileşmesine yar­dımcı olur.
  • Deri ve gözdeki iltihapları kurutur.



Rapor Et
Eski 23 Ağustos 2012, 17:14

Cvp: Yapraklı Salon Bitkileri ve Bakımı

#49 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
BİTKİ YETİŞTİME LAMBALARI
Bilindiği üzere, Bütün canlılar gibi bitkilerinde ışığa ihtiyaçları vardır.
BİTKİLER İÇİN YAPAY IŞIK:
Bitkiler, kışın az güneşli günlerinden etkilenir gelişme ve verimlilikleri azalır.. Güneş ışığının yetersiz olduğu bu zamanlarda, Yapay ışık, kullanılmalıdır. Sağlıklı ve düzenli bitki yetiştirmek için, günlük güneş ışığını takviye ederek, yapay ışıklarla 12-16 saate ulaşan ışıklandırma yapmak gerekir.
Yapay ışıklandırma da farklı özellikte lambalar kullanılır.
Bu lambalar genel olarak, Metal Halojenürler (MH) ve Yüksek Basınç Sodyum (HPS) lambalar olarak bilinir.
Ne yazık ki Ülkemizde Enerji maliyeti, Elektriğin pahalı olmasından dolayı, bu tür bitki yetiştirme lambaların kullanılmamaktadır.

LED BİTKİ YETİŞTİRME LAMBALARI
Biz, bitki yetiştirme lambalarında enerji sarfiyatını azaltabilmek, Seralarda verimliliği artırabilmek için, 3 yıl gibi bir süredir, Led bitki yetiştirme lambaları üzerinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.
Son 2 yıldır Seralarda ve farklı özelliklerde, 20 den fazla farklı ışık dalga boyu ve spektrum kombinasyonlarda yaptığımız test ve değerlendirmelerimiz sonucunda, Bitki yetiştirme de verimlilik olarak %60, enerji sarfiyatında %80 gibi değerin üzerinde ciddi sonuçlar elde ettik.
Bu çalışmalarımız ve aldığımız sonuçlar doğrultusunda artık, Ülkemizde de özellikle Seralarda, Led Bitki Yetiştirme Lambaları kullanılabilir duruma gelmiştir.
Özellikle 2011 – 2012 kış döneminde seralar ve hobi bahçeleri için yaşanan, soğuk, yağışlı ve kapalı geçen günlerde ışık yetersizliği yüzünden seralarda gerektiği gibi verimlilik oluşmamasından, Led bitki yetiştirme lambalarına olan ihtiyaç bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Bu arada başka yerlerde de gözlemlediğimiz kadarıyla, Bitki yetiştirme ışıkları, özellikle led bitki yetiştirme ışıkları konusunda bir hayli yanlış bilgi ve deneyimler var.
Unutmayalım ki, her bitki ve yetiştirme alanına göre farklı özelliklerde ışık gereksinimi bulunmaktadır.

Bu konularda bilgi ve deneyimlerimizi sizlerle paylaşmak ve Ülkemizdeki Seralarda ve hobi bahçelerinizde verimliliği artırmak için Led Bitki Yetiştirme lamba ihtiyaçlarınızı karşılamaya hazırız.
hepinize başarılar diliyorum
Son Düzenleyen ahmetseydi; 8 Haziran 2013 @ 16:50. Sebep: Cep telefonu ve site yönlendirilmesi kaldırıldı.
Rapor Et
Eski 8 Haziran 2013, 16:45

Evde Çiçek Beslerken Dikkat Edilmeli

#50 (link)
seldogan
Ziyaretçi
seldogan - avatarı
Evlerimize güzellik katan çiçeklerin bazıları sağlımızı tehdit edebiliyor. Bunlara dikkat etmemiz gerekmekte. Özellikle evimizde 3 yaşın altında çocuğumuzda varsa işte o zaman çiçekler için önlemler almamız gerekiyor. Çünkü bu dönemdeki çocuklar etraflarındaki nesnelerin tadına bakarak tanıyorlar. Bu konuda dikkat etmemiz gereken çiçeklerin başında Difenbahya gelmektedir. Salon bitkilerinde karşımıza çıkan diğer güzel ama zehirli çiçekse Siklamendir. Evimize güzellik katan bu çiçeklerin bakımında çocuklara yönelik tedbir almamız şart.
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Yapraklı Salon Bitkileri ve Bakımı Konusuna Benzer Konular
Gönderen: Blue Blood Forum: Erkek ve Bakım
Cevap: 4
Son Mesaj: 22 Ağustos 2013 12:00
Gönderen: Blue Blood Forum: X-Sözlük
Cevap: 0
Son Mesaj: 20 Mart 2010 21:16
Gönderen: ThinkerBeLL Forum: Rüya Tabirleri
Cevap: 0
Son Mesaj: 9 Haziran 2009 01:34
Gönderen: MaRCeLLCaT Forum: X-Sözlük
Cevap: 0
Son Mesaj: 21 Mart 2008 17:19
Gönderen: ahmetseydi Forum: Yazılım
Cevap: 0
Son Mesaj: 23 Kasım 2005 00:53
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.465 saniyede (89.62% PHP - 10.38% MySQL) 15 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 00:43
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi