| | #1 (mesaj-linki) | |
| Hz. Muhammed'in Kişiliği Hz. Muhammed'in Kişiliği o Daima düşünceliydi... o Susması, konuşmasından uzun sürerdi... o Lüzumsuz yere konuşmaz; konuştuğunda ne fazla, ne eksik söz kullanırdı... o Dünya işleri için kızmazdı... o Kötü söz söylemezdi... o Affediciliği tabii idi... o İntikam almazdı... o Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi... o Kendisini üç şeyden alıkoymuştu: Kimseyle çekişmezdi. Çok konuşmazdı. Boş şeylerle uğraşmazdı... o İmanı, umutsuzluğa düşürmezdi... o Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı... o Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı... o Kimsenin kusurunu araştırmazdı... o Kimseye, hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi... o Yanında en son konuşanı, ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi... o Bir toplulukta bulunduğu zaman bir şeye gülerlerse, o da güler; bir şeye hayret ederlerse, o da onlara uyarak hayret ederdi... o Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi... o Her zaman ağırbaşlıydı... o Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı... o Kelimeleri, parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı... o Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü; ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir, vakar ve sükunetle rahatça yürürdü... o Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi... o Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti: "Sen dünyada garip bir kimse yahut bir yolcu gibi ol!" o Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu... o Adet üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı... o Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı... o Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilemezdi... o Önüne ne konulursa yerdi... o Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı... o Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı... o Sabahları evinden çıkarken şöyle söylerdi: “İlahi, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım.” o Sıradan değildi; ama sıradan insanlar gibi yaşardı. o O, Hz. Peygamber'di. Efendimizdi. o Daima düşünceliydi... o Susması, konuşmasından uzun sürerdi... o Lüzumsuz yere konuşmaz; konuştuğunda ne fazla, ne eksik söz kullanırdı... o Dünya işleri için kızmazdı... o Kötü söz söylemezdi... o Affediciliği tabii idi... o İntikam almazdı... o Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi... o Kendisini üç şeyden alıkoymuştu: Kimseyle çekişmezdi. Çok konuşmazdı. Boş şeylerle uğraşmazdı... o İmanı, umutsuzluğa düşürmezdi... o Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı... o Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı... o Kimsenin kusurunu araştırmazdı... o Kimseye, hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi... o Yanında en son konuşanı, ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi... o Bir toplulukta bulunduğu zaman bir şeye gülerlerse, o da güler; bir şeye hayret ederlerse, o da onlara uyarak hayret ederdi... o Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi... o Her zaman ağırbaşlıydı... o Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı... o Kelimeleri, parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı... o Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü; ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir, vakar ve sükunetle rahatça yürürdü... o Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi... o Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti: "Sen dünyada garip bir kimse yahut bir yolcu gibi ol!" o Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu... o Adet üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı... o Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı... o Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilemezdi... o Önüne ne konulursa yerdi... o Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı... o Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı... o Sabahları evinden çıkarken şöyle söylerdi: “İlahi, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım.” o Sıradan değildi; ama sıradan insanlar gibi yaşardı. o O, Hz. Peygamber'di. Efendimizdi. Binlerce Selat Ve Selam olsun iki Cihan Günesine ...... Son Düzenleyen ThinkerBeLL; 04-07-2009 @ 02:06. Sebep: Kaynak bilgisi eklendi. | |
|
![]() |
| Etiketler |
| kişiliği, muhammedin |
| hz muhammedin kisiligi, |
Hz. Muhammed'in Kişiliği Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Atatürk'ün kişiliği ile ilgili anılar bulabilir misiniz? | Ziyaretçi | Soru-Cevap | 37 | 5 Saat Önce 17:22 |
| Bilge Kağan'ın Ölümü ve Kişiliği | Blue Blood | Satırlarla Türkiye | 1 | 3 Hafta Önce 20:31 |
| Parmaklar Kişiliği Yansıtıyor | Pollyanna | Astroloji/Fallar | 2 | 21-07-2009 12:03 |
| Mustafa Karaer'in edebi kişiliği nasıldır? | Ziyaretçi | Soru-Cevap | 1 | 20-11-2008 20:58 |
| Kültegin'in Ölümü ve Kişiliği | Blue Blood | Satırlarla Türkiye | 0 | 06-04-2007 20:02 |