Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Fatımiler Devleti

Bu konu Medeniyetler Tarihi forumunda ThinkerBeLL tarafından 18 Ağustos 2009 (21:25) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
22334 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 8 Temmuz 2011 (23:55) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.33  |  Oy Veren: 3      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 18 Ağustos 2009, 21:25

Fatımiler Devleti

#1 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Fatımiler Devleti (ed-Devlet ül-Fatimiyye, 909 - 1171)
fatimi

Fatımiler Devleti (Arapça: al-Dawla al-Fatimiya ya da Fatimiyün; 909 - 1171), Tunus'ta kurulduktan sonra merkezi Kahire'ye taşınan ve Fas, Cezayir, Libya, Malta, Sicilya, Sardinya, Korsika, Tunus, Mısır, Filistin, Lübnan, Ürdün ve Suriye'de egemenliğini kuran Şii meşrebinin İsmailî mezhebine bağlı devlettir.

Fatımi adı Muhammed bin Abdullah'ın kızı ve Ali bin Ebu Talib'in eşi Fatıma bint Muhammed'ten alınmıştır.

Fatımi Devleti Bayrağı

fatimidflag

10. ve 12. yüzyıllar Kuzey Afrika ve Mısır’da saltanat süren Müslüman hükümdarlar sülalesidir. Sulalenin kurucusu Ubeydullah’dır (862-934). Rakkada’da son Aglebi hükümdarını devirerek Mehdi unvanını takınan Ubeydullah, Afrika’da Şiiliğin İsmailiye mezhebini yaymıştır. Fatımiler kendilerinin Peygamber’in kızı Fatma’nın soyundan geldiklerini, yani Alioğulları’ndan olduklarını öne sürmüşlerdir.
Fatımi halifeleri egemenliklerini Kuzey Afrika’da yaymak için çalışırlarken haricilerle Sünniler’in güçlü muhalefeti ile karşılaşmışlardır. Kuruluş yıllarında devletin merkezi Tunus’ta Mehdiye iken, halife Muizz Allah (952-975) zamanında bütün Kuzey Afrika, Batı’ya kadar ele geçirilmiştir. 973′te halife de Kahire’ye yerleşince Kahire başkent olmuştur. Daha sonra Fatımiler egemenliklerini Mekke, Medine ve Yemen’e kadar yaymışlar, ancak Suriye ve Filistin’de kalıcı olamamışlardır.
Fatımi Devleti , Halife Muntasır’ın uzun süre halifeliği döneminde (1036-1094) en geniş sınırlara ulaşmıştır. Fakat doğuda Selçuklular’ın büyüyüp gelişmesi Fatımiler’in aleyhine olmuş, 1071′de Kudüs, 1076′da Şam Selçuklular’ın eline geçmiştir. Daha önce Kuzey Afrika’da da Ziriler 1048′de Fatımi boyunduruğundan kurtulmuşlardır. Ayrıca Haçlı orduları da saldırılarda bulunmuştur.
Fatımiler Mısır’da merkezi bir yönetim ve kararlı bir ekonomik durum sağlamışlardır. Saltanatları döneminde dini hoşgörü oldukça geniştir; Hıristiyan ve Museviler önemli mevkilere, hatta vezirliğe yükselebilmişlerdir. 12. yüzyılın sonlarına doğru halifelerin tahta çıkmaları ağır bunalımlar yaratmıştır. Mısır, Haçlı saldırılarına dayanamamış, 1050′den itibaren iktidarı vezirler ele almışlardır. Bunlardan Selahaddin Eyyubi 1171′de Şii Fatımi halifeliğine son verip, hutbeyi Abbasi halifesi adına okutarak, Mısır’da yeniden Sunni egemenliğini sağlamıştır.

Rapor Et
Reklam
Eski 18 Ağustos 2009, 21:34

Fatımiler Devleti

#2 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Fatımiler Devleti (909 - 1171)
Fatımi Devleti
800pxfatimidsempire9091

Fatımiler Devleti’nin Kuruluşu, Siyasi Gelişimi ve Yıkılışı

İslâm dünyasında ilk ayrılıkçı hareketler, Hz. Osman zamanında başlamış ve Hz. Ali zamanında halifelik iddiasında bulunan Muaviye ile yapılan "Sıffîn Savaşı" sonunda, ilk bölünme meydana gelmişti. Müslümanlar Sünnî, Şiî ve Haricî adıyla üçe ayrılmışlardı. Bunlardan, Şiîliğin bir kolu olan İsmailîler, Abbasîler döneminde güçlendiler. Çeşitli İslâm ülkelerinde yoğun bir propaganda başlatan İsmailîler, bu alanda, en çok Kuzey Afrika'da başarı sağladılar. İsmailî mezhebinin o zamanki lideri olan Ubeydullah, Kuzey Afrika'ya gelerek,
909 yılında Tunus’taki Aglebiler Devleti’ni yıkarak Fatımi Devleti’ni kurdu (910).
Kendilerini Hz. Ali soyuna bağlayan Fatımiler, devletlerine de Hz, Ali'nin kansı ve aynı zamanda Hz. Muhammed'in kızı olan Fâtıma'dan dolayı bu ismi vermişlerdir. Ancak onların Hz, Ali soyundan gelmediklerini ispat edecek pek çok delil bulunmaktadır. Ubeydullah Fatımi Devleti’ni kurmadan önce Mısır’da yaşıyordu. Şii propagandaları sayesinde çok sayıda taraftar kazanmıştı. Sünni Abbasi halifesi Mısır’da Şiilere baskı uygulayınca Mısır’dan kaçmak zorunda kalmışlardı.
Fatımiler, ilk devirlerinde, iç karışıklıklar, salgın hastalıklar ve kıtlıkla mücadele etmişlerdir. Halife El-Muiz zamanında, komutanı Cevher ile doğuya; Mısır'a yönelmişlerdir (913), Fatımiler Mısır'ı almak için hayli uğraşmışlardır. Cevher ancak 969 yılında Fustat'a girmeyi başarmıştır. Mısır'daki Türk İhşidoğulları Devleti'ne son verilerek, Mısır'da 200 yıl sürecek Fatımi dönemi böylece başlatılmıştır.
Fatımiler, Abbasî halifesini tanımadıklarından hutbeyi kendi halifeleri adına okutmuşlardır.
Mısır'da yerleşen Fatımiler, Mekke ve Medine şehirlerinin yer aldığı Hicaz'ı topraklarına katmışlardır. Yafa, Şam ve Trablus'u da ele geçirerek Suriye'ye de hâkim olmuşlardır(988).
Fatımiler, halifeleri El-Mustansır zamanında (1036-1094) en parlak dönemlerini yaşamışlar,en geniş sınırlarına ulaşmışlardır.Onun zamanında Filistin,Suriye,Hicaz ve Yemen bölgelerini ele geçirerek imparatorluk haline geldiler . Ancak Mustansır'ın saltanatının ikinci yansında Türk ve Berberiler arasında kanlı çarpışmalar başlamıştır. Orduda düzen kalmamış, iç isyanlar baş göstermiştir.

Fatımîler Devleti’nin Yıkılışı
Fatımîlerin Bağdat'taki Şiî Büveyhoğulları Devleti’ni destekleyerek, Abbasî halifesini baskı altına alma istekleri de sonuçsuz kalmıştır. Çünkü Büyük Selçuklu sultanı Tuğrul Bey, Abbasî halifesini korumuş ve bilindiği gibi Büveyhoğullarına 1055 yılında son vermiştir. Bu tarihten sonra Fatımîlerin Suriye topraklan üzerindeki nüfuzları zayıflamıştır.
Sultan Alp Arslan'ın Fatımî Devleti'ni ortadan kaldırmak üzere başlattığı sefer ise (Halep’i aldı) , Bizans imparatoru Diogenes (Diyojen)'in, Doğu Anadolu'ya doğru ilerlemesi üzerine yön değiştirmek zorunda kalmıştır.
I.Haçlı Seferi sonunda 1099 yılında Haçlıların Kudüs Krallığı'nı kurmaları, Fatımilerin onlarla uzun yıllar savaşmalarına sebep olmuştur.
Fatımîlerin son dönemlerinde ise vezirler yönetimde etkili olmuş, Kudüs Krallığı da Fatımîlere karşı harekete geçmiştir. Bu durum karşısında Fatımî vezirlerinden Şaver, Musul atabeyi Nureddin Mahmut Zengî'den yardım istemiştir. O da komutanlarından Şirkuh'u, bir ordu ile Mısır'a göndermiştir. Şirkuh Mısır'da vezirliği ele geçirmiş ve kısa süre sonra ölmüştür. Bunun üzerine Şirkuh'un ordusunda yer alan yeğeni Selâhaddin, hiç bir etkinliği kalmayan Fatımî Devleti’'ne son vermiş (1171), hutbeyi Abbasî halifesi âdına okutmuştur.
Fatımî hükümdarı ve halifesi Mustansır'ın ölümünden sonra, İsmailî hareketinde bir bölünme oldu. Ortaya iki grup çıktı. Bu gruplardan daha aktif ve aşın olanına "Batınîler" adı verilir. Batınîler, İslâm dünyasında son derece olumsuz rol oynadılar. Önemli çatışmalara ve iç karışıklıklara sebep oldular. Bu karışıklıkların en önemlisi Hasan Sabbah ayaklanmasıdır. 1090'da İran'da Alamut Kalesi'ni (Kartal Yuvası) ele geçiren Hasan Sabbah, adamları vasıtasıyla birçok suikast düzenletti. Büyük Selçuklu veziri Nizâm ül-Mülk ve Abbasî halifesi el-Müsterşid gibi devlet adamlarını öldürttü. 1256'da Alamut Kalesi'ni ele geçiren Moğollar, buradakileri öldürerek Batınîlerin faaliyetine son verdiler.
İsmail hareketinin bölünmesiyle ortaya çıkan ikinci grup, ılımlı kişilerden olup, günümüzde Hindistan'ın Bombay şehrinde yaşayan İsmailî topluluğunun atalarıdır.

Fatımilerde Kültür ve Uygarlık

Devlet Yönetimi

Şiî bir devlet olan Fatımîler, Abbasî halifesini tanımayarak yeni bir halifelik kurdular. Devletin kurucusu Ubeydullah, kendini halife ilân etti. Ülke, ilk halifeler zamanında çok iyi yönetildi. Çocuk yaştaki halifelerin görev yaptığı zamanlarda yönetim vezirlerin ve güçlü komutanların eline geçti. Bunların bazıları başarılı olarak devletin ömrünü uzatmayı başardılar.
Fatımîler döneminde toprak vergisinin belirli kişilerce toplanması zengin ve nüfuzlu bir sınıfın ortaya çıkmasına sebep oldu. Buna karşılık halktan ağır vergiler alındı. Fatımî halifeleri, o dönem hiçbir İslâm devletinde görülmeyen aşırı lüks ve ihtişam içinde yaşadılar. Fatımîler, Hıristiyanlara karşı hoşgörülü davrandılar. Onlara devlet yönetiminde önemli görevler verdiler.

Ordu
Fatımî ordusu, Berberilerden, Habeşlerden ve Türklerden oluşuyordu. Bu gruplar zaman zaman birbirleriyle de mücadele ediyorlardı. Özellikle Türk-Berberi mücadelesi, devleti uzun süre uğraştırarak ordunun gücünü sarstı.

Ekonomi
Fatımî döneminde Mısır'da ticaret geliştirildi. Onlar Hindistan ve Avrupa'daki bazı devletlerle ticarî ilişkiler kurdular. Donanmaları sayesinde Mısır mallan İspanya'ya kadar taşındı.Fatımî Devleti, Kuzey Afrika'ya, Mısır'a, Hicaz bölgesine ve Suriye çevresine egemen olmuştu. Bu topraklardan Mısır ekonomik yönden gelişmiş bir bölgeydi. Kısa sürede milletler arası ticarette yerini alan Fatımîler, büyük gelirler elde ettiler. Devlet ekonomik yönden hızla güçlendi. Ekonomideki bu düzelmeler, gelir dağılımındaki büyük adaletsizlikten dolayı halka pek yansımıyordu. Devlet gelirleri; yöneticiler, komutanlar ve memurlar arasında paylaştırılıyordu. Bunlar, bolluk ve lüks içinde yaşıyorlardı. Halk ise yoksuldu. Ülkede sık sık iç isyanlar çıkmasının sebebi de buydu.

Sanat
Fatımîler, İslâm sanatına bir yandan Kuzey Afrika diğer yandan İran sanat anlayışının girmesine hizmet ettiler. En ünlü Fatımî eserlerinden birisi Kahire'deki El-Ezher Camiidir. Bu camide İran sanatının etkileri belirgindir. Kahire surları da günümüze kadar ulaşan Fatımî eserlerinden biridir.
Mimaride ana malzeme olarak taş kullanıldı. Ezher, Hâkim, Akmar ve Cuyûşi camileri yaptırıldı. Bâb-el Nasr, Bâb-el Futûh ve Bâb Zuvayla kapılan da Fatımî mimarisinin diğer örneklerini teşkil etti.
Fatımî sanatı, İslâm sanatı içinde özel bir yere sahiptir. Yapıların dış yüzeylerini niş (camilerdeki kubbelerde bırakılan küçük yuvarlak açıklık, girintilerle süslemişlerdir. Mimarîde çini kullanımı ileri bir düzeyde idi. Fatımî camilerinde görülen kırık kemerler Batı'dan da etkilenildiğini gösterir.

Bilim ve Kültür Hayatı
Fatımîler, eğitim ve öğretime de önem verirlerdi. Fatımî halifesi. El hâkim Kahire'de Dârül - hikme adıyla bir medrese yaptırdı. Bu medresede okuma salonları, kütüphaneler ve çok sayıda ders çalışma odaları mevcuttu. Bütün bilimlerin okutulduğu bu medresede, birçok bilim adamı çalışıyordu. Ünlü El-Ezher Üniversitesi de bu dönemde kuruldu. Fatimîler, Kahire'de bir de rasathane kurmuşlardı.

Fatımilerin Tarihteki Önemi ve Batınilik Propagandaları
Fatımîlerin, İslâm tarihindeki etkileri büyüktür. Çünkü İslâm dünyasındaki ayrılıklarda onlar büyük rol oynamışlardır.
İslâm dinine mensup olanlar Sünnî ve Sünnîliğe aykırı mezhepler ve akımlar içerisinde toplanmışlardır. Sünnîlik, dinî, sosyal ve siyasî hayatı düzenleyen, kaidelerini ortaya koyan sistem olarak dört mezhep halinde ortaya çıkmıştır. Bunlar Hanefî, Malikî, Şafiî ve Hambelî mezhepleridir. Ancak 657 yılında Hz Alî ile siyasî rakibi Muaviye arasında halifelik makamı yüzünden anlaşmazlık başlamıştır. Muaviye'nin lehine sonuçlanan mücadeleden sonra İslâm dinindeki birlik bozulmuştur.Şiîlik, yani Ali taraftarlığı olarak başlayan hareket Sünnîliğe çok yakın ılımlı akımlar ile, Hz. Ali'ye Allahlık isnat edecek kadar ileri giden aşırı akımlar halinde gelişmiştir.İslâm’daki ilk ayrılık böylece siyasî mahiyette bir olay ile ortaya çıkmıştır. Hz. Ali taraftarlarının başlangıçtaki gayeleri, Hz. Ali soyundan birini halife yapmaktır. Fakat bu siyasî gayelerini, kısa süre sonra dinî bir mesele olarak ele almışlar ve fikir sistemi halinde işlemeye başlamışlardır.
765 yılında Hz. Ali soyundan 6. imam Cafer-î Sadık ölmüştür. Yerine büyük oğlu İsmail’in İmanı olması kararlaştırılmış, ancak tam bilinmeyen sebeplerden dolayı bundan vazgeçilmiştir, İsmail’in küçük kardeşi Musa'nın imam yapılması Şiîler arasındaki ilk kesin ayrılığa sebep olmuştur. Musa'nın tarafını tutanlar, Şiîliğin ılımlı bir kolunu teşkil etmişlerdir, İsmail’in tarafın tutanlar ise İsmaililik adı altında toplanmışlardır.
İsmaililer, Kuran-ı Kerim'in açık manâlarına inanmayıp kendilerine göre Moğollar zamanına kadar yaşamıştır, İlhanlı hakanı Hülâgü 1256 yılında kaleyi alıp faaliyetlerine son vermiştir.


Fatımi Hükümdarları
  1. Mehdi (Ubaydullah al-Mehdi Billah) (910-934): Fatimi hanedanının kurucusu
  2. Kaim (Muhammed al-Kaim Bi-Emrillah) (934-946)
  3. Mansur (İsmail Mansur Bi-Nasrillah) (946-953)
  4. Müizz (Ebu Tamim al-Mu‘izz Li-Dinillah) (953-975)
  5. Aziz (Ebu Mansur Nizar Aziz Billah (975-996)
  6. Hakim (Al-Hakim bi-Emrillah) (996-1021)
  7. Zahir (Ali az-Zahir} (1021-1036)
  8. Müstensir (Maad al-Müstansir Billah) (1036-1094)
  9. Müstali (Ahmad al-Mustali)(1094-1101)
  10. Âmir (Mansur Âmir bi'Ahkamillah) (1101-1130)
  11. Hafız (Al-Hafız)(1130-1149)
  12. Zafir (Al-Zafir) (1149-1154)
  13. Faiz (Al-Fā'iz bi-Emrillah) (1154-1160)
  14. Aşid (Al-Aşid) (1160-1171)
Rapor Et
Eski 17 Haziran 2010, 09:30

Maddelerle Tarih

#3 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı

Fatımiler
(910-1171):
  • Kuzey Afrika'da kurulmuş bir devlettir.
  • Şii mezhebindendir.
  • Abbasi halifesini önce tanımamışlardır, daha sonra halife yeniden tanınmıştır.
  • Haçlılarla savaşmışlardır.
  • Eyyubiler tarafından yıkıldılar.
Rapor Et
Eski 8 Temmuz 2011, 23:55

Fatımiler

#4 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı

Fatımiler

10-12. yüzyıl arası Mısır ve yöresinde hüküm süren bir hanedan; kendilerini Muhammet'in kızı Fatıma soyundan gelmiş sayıp yeryüzünü Tanrı temsilcisi olarak yönettiklerini ileri süren Şiî-Batınî hükümdarlar ailesi (910-1171).

İsmailiye mezhebine bağlı olan Ubeydullah, Kuzey Afrika'ya geçerek Aglebilere son verdi. Halife seçilerek Rakkan'da yönetimi ele geçirdi (910). Mehdiye adıyla kurduğu kenti başkent yaptı. Zamanında, Kuzey Afrika, Fatımîlerin eline geçti. Endülüs Emevîleri engelini aşamayan Fatımîler, Mısır'a yöneldiler. Mısır ancak 969'da alınabildi. Kahire başkent oldu. Daha sonra Mekke ve Medine alındı. Şam ele geçirilerek, sınır Trablusşam'a kadar uzatıldı (998). Muntansır (1036-1094) zamanında Kuzey Afrika, Mısır, Sicilya, Suriye ve Batı Arabistan Fatımî topraklarına katıldıysa da 1071'de Kudüs, 1076'da Şam, Selçukluların eline geçti. Kuzey Afrika'da Ziriler, batıda Normanlar, Fatımî egemenliğine son verdiler. Halife Amir'in öldürülmesi (1130) üzerine durum daha da kötüleşti. Adid (1160-1171) döneminde, Haçlıların Kahire'yi kuşatması üzerine Selahattin Eyyubî'den yardım istendi. Mısır'da durumu düzene koyan Selahattin Eyyubî, Eylül 1171'de Bağdat Abbasî halifesi adına hutbe okutarak, Fatımî Halifeliği'nin sona erdiğini bildirdi, Fatımîler, Eski Fustat örenlerinin yerinde Kahire'yi kurarak bilim ve bayındırlık alanında büyük atılım yapmışlardır. Günümüzde İslâm dünyasının ünlü medreselerinden biri olan Camiülezher (El'Ezher), Fatımîler tarafından kurulmuştur (970-972).

MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.240 saniyede (78.75% PHP - 21.25% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 16:47
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi