Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Canlılar çevreye nasıl uyum sağlar?

  • canlilar cevreye uyum saglar
  • cevreye uyum saglayan canlilar
14okan14
Cevaplanmış   |    28 Aralık 2008 11:46   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Canlılarınçevreye nasıl uyum sağladığı
En iyi cevap _KleopatrA_ tarafından gönderildi

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

arkadaşlar kuşlar yaşadıkları ortama uyum sağlayabilmek için çeşitli adaptasyonlar gösterirler.bu adaptasyonların neler olduğunu ve bunların kuşların yaşamını nasıl etkilediğini biliyor musunuz lütfen cvp verin acil ödev

KUŞLAR YAŞADIKLARI ORTAMA UYUM SAĞLAYABİLMEK İÇİN ÇEŞİTLİ ADAPTASYONLAR GÖSTERİRLER.BU ADAPTASYONLAR NELERDİR VE YAŞAMLARINI NASIL ETKİLERLER?


Kuşlar (Aves), aktif uçma yeteneğine sahip olan tek omurgalı sınıfı. Bu canlılar, uçma yetenekleri sayesinde birbirinden oldukça uzakta bulunan bölgelere erişebilirler ve bu alanları, hayatlarının belirli evrelerinde kullanabilirler. Çoğu kuş türünde göç davranışı görülür ve yılın belirli dönemlerinde beslenme, barınma ve üreme için tercih ettikleri alanlar farklıdır.

Uçmaya yönelik olarak geliştirilen en önemli adaptasyon tabii ki kanatların gelişimidir. Kanatlar, özel yapıları sayesinde su ve havayı geçirmeyecek şekilde oluşmuştur. Bu da, uçuş esnasında kuşlara büyük kolaylık sağlar. Kanat hareketi ve özellikle uzun mesafe uçuşları, oldukça büyük miktarda enerji ve kas gücü gerektirir. Bu amaçla kuşların göğüs kemikleri (sternum) genişlemiş ve diğer omurgalı gruplarına göre çok daha sağlam bir yapı kazanmıştır. Göğüs kemiğine bağlanan çok güçlü kaslar da, kanat hareketine yardımcı olan bir diğer adaptasyondur. Vücutta enerji üretimi, solunum yoluyla gerçekleştirilir. Kuşların uçuş esnasında nefes nefese kalmamalarının tek sebebi de, dolaşım sistemlerindeki farklılık sayesinde aynı anda hem nefes alıp hem de verebilmeleridir. Tüm bunlara ek olarak, uçuş sırasında vücut ağırlığının azaltılması için, belirli yapılarda körelmeler görülür. Örneğin dikkat ettiyseniz, hiçbir kuşun dişleri yoktur! Gaga ise uçuş sırasında dengenin sağlanmasında, kuyruk ile birlikte işlev görür. Bunun yanında; derilerinde hiçbir salgı bezinin bulunmaması (özellikle su kuşlarında bulunan kuyruk dibi yağ bezi haricinde), kemiklerin içerisinde hava boşluklarının bulunması, iç organların arasında ek hava keselerinin varlığı, idrar keselerinin olmayışı, sağ ovaryumun (yumurtalık) ve sağ yumurta kanalının körelmiş olması, ayrıca üreme organlarının üreme dönemleri dışında küçülmesi ve tabii ki tüylerin hafifliği, vücut ağırlıklarını azaltmaya yönelik kazandıkları adaptasyonlardır.




Sıcak kanlı oluşları, yüksek enerjili besinleri tercih etmeleri, sindirim-solunum ve boşaltımın oldukça hızlı ve etkin oluşu ve yüksek bir metabolizma hızına sahip oluşları, uçuş esnasında güçlerinin korunmasına yardımcıdır.

Vücudun aldığı şekil de, uçma sırasında sürtünmeyi en aza indirecek şekildedir. Ayrıca yine bir uçma adaptasyonu olarak, büyük ve gelişmiş kasların çoğu, vücudun arka bölümünde toplanmıştır.

Uzun mesafe göçleri öncesinde yağ depolama hızlarını artırarak vücut ağırlıklarını yaklaşık 3 katına çıkarmaları da, bir başka uçma adaptasyonu olarak sayılabilir.

28 Aralık 2008 14:35   |   Mesaj #2   |   
Keten Prenses - avatarı
MsXLabs Üyesi
..

42599
8.286 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 28-03-2008
KALITIM VE ÇEVRE

Canlıların özelliklerini kromozomlar üzerinde bulunan genler belirler.Yumurta ve sperm birleşince oluşan zigotta anne ve babanın genleri biraraya gelir.Zigotta meydana gelen yeni canlı anne ve babanın özelliklerini gösterir.Yavruda her karakter için iki gen vardır.Biri anneden (yumurtayla) diğeri babadan (spermle) geçmiş olan bu genler yeni canlının genleridir.


Genlerle aktarılan özellikler kalıtsaldır.(saç ve göz rengi,kan grubu,altı parmaklılık,dil yuvarlama...) Özelliklerin ortaya çıkışında canlının yaşadığı çevrede önemli rol oynar.Eğer çevre koşulları uygun değilse,bazı kalıtsal özellikler ortaya çıkmayabilir.Çevre,kalıtımın şekillenmesini ve kalıtsal özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar.Ancak yeni kalıtsal özellik oluşturamaz.


MODİFİKASYON
Çevre etkisiyle vücut hücrelerinde görülen ve kalıtsal olmayan değişikliklere modifikasyon denir.Değişme vücut hücrelerinde olduğu için kesinlikle yavru canlıya geçmez yani kalıtsal değildir.Ortam sıcaklığı,ışık,nem oranı ve beslenme modifikasyona neden olan etkenlerdir.


Canlının kalıtıma bağlı olmaksızın çevrenin etkisiyle ortaya çıkan özellikleride vardır.Çevrenin etkisi ortadan kalktığında veya değiştiğinde canlıdaki değişikliğinde ortadan kalktıgı görülür.Güneşin etkisiyle derinin esmerleşmesi,yapılan spor nedeniyle kasların gelişmesi buna örnek gösterilebilinir






Gelişime Kalıtım ve Çevrenin Etkisi



Bir bireyin ne olacağını kalıtımı ve çevresi belirler.Her iki faktörde gelişmenin her basamağında canlı üzerinde etkisini gösterir.Farklı ortamlarda bir canlının fenotipi değişebilir.Bu değişiklik kalıtsal değildir.Çünkü bu sırada genler değişmez ,sadece genlerin işleyişi değişir.Çevre faktörlerinin (sıcaklık,ışık,nem,besin...) canlının fenotipinde meydana getirdiği değişikliklere modifikasyon demiştik.Canlının görülen özellikleri (fenotipi) kalıtım ve çevrenin etkisi altındadır.Bunu bir örnekle açıklarsak ;himalaya tipi tavşanların doğal kürk rengi beyaz fakat ayakları ve kuyrukları siyahtır.Himalaya tavşanlarının beyaz kürkü traş edilip soğuğa bırakılırsa vücudunda siyah renkli kılların çıktığı görülür.Bu örnektende anlaşılacağı gibi kalıtımda çevrede bireyin gözlenen özellikleridir.


Çevreden etkilenmeyen kalıtsal karakterlerde vardır.Örneğin kan grubu,renk körlüğü,kulak memesinin yapışık veya serbest olması gibi.


DOĞAL SELEKSİYON VE EVRİM



Bir türdeki canlıların sayısı ürümeyle geometrik dizi şeklinde arttığı halde doğadaki sayıları sabit kalır.Bunun nedeni çevre ve kalıtımdır.Yaşamsal faliyetler için gerekli olan besin,barınak,su,ışık gibi çevre faktörleri,canlılar arasında yaşama savaşına neden olur.Bu savaşta başarılı olanlar yaşamlarını sürdürür.Başarılı olamayanlarsa ölür.


H.B.D.Kettlewell(ketvel)çevreye bağlı olarak güve keleklerinde nasıl değişim olduğunu 1950'li yıllarda açıklamıştır.1800'lü yılların ortasına kadar ortamdaki güve kelebekleri açık renkliydi.Ağaç gövdeleride açık renkliydi ve likenlerle kaplıydı.Böyle bir ortamda açık renkli güve kelebeklerinin kuşlar tarafından fark edilip avlanması zordu.Sanayi devrimiyle birlikte,kirliliğe duyarlı likenler,ortadan kalkmış,ağaç gövdeleri is ve kurumla kaplanmıştı.


İngiltere'nin Manchester bölgesinde bu güve kelebeklerinin ilk siyah renkli kelebeği 1848 yılında yakalanmıştır.1895 yılına gelindiğindeyse bu güve kelebeklerinin %98'i siyah renkli bireylerden oluşmaktaydı.Bu çevre şartlarına uyum sağlayan güve kelebeklerinin yaşama şansı artarken ,diğerlerinki ise azalmıştır.


Her türün bireyleri arasında mutasyonlar sonucu bir takım değişmeler olur.Mutasyonlar sonucu değişime uğrayan canlılardan ortam koşullarına uyanların yaşama şansı artar.Örneğin;DDT adı verilen ziraat ilacının ilk kullanıldığı yıllarda hemen hemen bütün böcekler öldü.Ancak çok az bir kısmı ,kalıtsal özelliklerinden dolayı zarar görmediler.Bu özellikteki böceklerin sayısı zamanla arttı.


Canlıların yaşama şansını çevre belirler.Yaşanılan ortama uyum sağlayan canlılar o ortamda yaşayabilir.Uyum sağlayamayanlarsa yok olur.Bu olaya doğal seleksiyon denir.


Çeşitli yöntemlerle insanların yararı için daha verimli bitki ve hayvan ırklarının elde edilmesinde uygulanan seçilime yapay seleksiyon denir.Uzun yıllar önce yaşamış canlılardan,mutasyonlar ve doğal seleksiyonlar sonunda değişerek bugün yaşayan canlıların oluşmasına evrimleşme denir.Evrim teorisi,türlerin uzun bir zaman süreci içerisinde kalıtsal yönden farklılaşarak ortam koşullarına uyum sağlayan yeni türlerin oluştuğunu savunur.Lamarck sonradan kazanılmış,kalıtsal olmayan karakterlerin gelecek kuşaklara aktarılması yoluyla evrimleşme olduğunu düşünmüştür.Doğal seleksiyon yoluyla evrimleşme olayının gerçekleştiğini savunan ilk bilim adamı ise Charles Darwin'dir.Darwin'e göre mutasyonlar sonucunda yeni karakterler kazanmış olan canlılardan çevre koşullarına uyum gösterenler yaşarken uyum gösteremeyenler yaşamlarını sürdüremeyerek ortadan kalkarlar.


LAMARCK'A GÖRE:

Eskiden zürafaların boyunları kısaydı.Ağaçların yaprakarına yetişebilmek için sık sık boyunlarını uzatıyorlardı.Bu nedenle boyunları gittikçe uzadı.Bunların yavrularının boyunları daha uzundu.Bunlarda besin sağlamak için boyunlarını sık sık uzatıyorlardı.Boyunun sık sık uzaması,bugün yaşayan zürafaların boyunlarının uzun olması ile sonuçlandı.
DARWİN'E GÖRE:

Eskiden zürafaları boyunları farklı uzunluklardaydı.Bu farklılık kalıtsal yapılardan kaynaklanıyordu.Doğal seleksiyon sonucunda uzun boyunlu olanlar hayatta kaldı.Kısa boyunlu olanlar ise yaşayamadı.En sonunda,yalnızca uzun boyunlu zürafalar hayatta kalabildi ve bunlar çoğalarak gelecek kuşaklarda uzun boyunlu zürafaların ortamda yaygınlaşmasına neden oldular.

kaynak
Misafir
29 Ekim 2009 17:28   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
çok güzel
Misafir
6 Kasım 2009 14:50   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
çölde yaşayan canlılar yaşadıkları ortama nasıl uyum sağlar?
develerin neden uzun kirpikleri vardır?
develer hörgüçlerinde yap depolar.neden?
develerin kulaklarının kıllı olması onların çöl şartlarına uymasına nasıl yardımcı olur? ltfen yardımcı olun bulamadım burdaki deve ile ilgili bilgiler ytrli ve bu sorularla ilgili mi?
6 Kasım 2009 18:33   |   Mesaj #5   |   
nötrino - avatarı
SMD SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
Zamanın Ötesi..

5181
6.363 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 02-08-2007
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

çölde yaşayan canlılar yaşadıkları ortama nasıl uyum sağlar?
develerin neden uzun kirpikleri vardır?
develer hörgüçlerinde yap depolar.neden?
develerin kulaklarının kıllı olması onların çöl şartlarına uymasına nasıl yardımcı olur? ltfen yardımcı olun bulamadım burdaki deve ile ilgili bilgiler ytrli ve bu sorularla ilgili mi?

Bitki ya da hayvan her canlı fizyolojik ve anatomik özelliklerine göre yaşadıkları ortama uyum sağlamaya çalışırlar.

mesela kurak yerlerde,çöllerde yaşayabilen kaktüslerin gövdesi bol miktarda su depolar,dış kısımları ise kalın bir katmanla çevirili olduğu için suyun buharlaşması engellenir ve kaktüs bu ortama uyum sağlar.

-Develerin kirpiklerinin uzun olması onları gözlerini çöl fırtınalarından koruyordur bu fırtınaların sebep olduğu toz zerreciklerinin göze girmesine engelleyen devenin kirpikleridir esas işlevi budur.
-Develerin hörgüçlerinde yağ depolamasının sebebi de; devenin uzun süre çöl yolculuğu yapması ve besin ihtiyacını bu şekilde karşılamasındandır.(depolamasının nedeni besin ihtiyacını gidermek. )
-Develer çöl fırtınalarından korunmak için kıllı kulaklara sahiptir. Bu sayede kulaklarının içine kum kaçmamış olur. Bu örnek de çöl ekosisteminde develerin geliştirdiği bir adaptasyon örneğidir.
Misafir
18 Kasım 2009 19:17   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
arkadaşlar kuşlar yaşadıkları ortama uyum sağlayabilmek için çeşitli adaptasyonlar gösterirler.bu adaptasyonların neler olduğunu ve bunların kuşların yaşamını nasıl etkilediğini biliyor musunuz lütfen cvp verin acil ödev
_KleopatrA_
18 Kasım 2009 20:06   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

arkadaşlar kuşlar yaşadıkları ortama uyum sağlayabilmek için çeşitli adaptasyonlar gösterirler.bu adaptasyonların neler olduğunu ve bunların kuşların yaşamını nasıl etkilediğini biliyor musunuz lütfen cvp verin acil ödev

KUŞLAR YAŞADIKLARI ORTAMA UYUM SAĞLAYABİLMEK İÇİN ÇEŞİTLİ ADAPTASYONLAR GÖSTERİRLER.BU ADAPTASYONLAR NELERDİR VE YAŞAMLARINI NASIL ETKİLERLER?


Kuşlar (Aves), aktif uçma yeteneğine sahip olan tek omurgalı sınıfı. Bu canlılar, uçma yetenekleri sayesinde birbirinden oldukça uzakta bulunan bölgelere erişebilirler ve bu alanları, hayatlarının belirli evrelerinde kullanabilirler. Çoğu kuş türünde göç davranışı görülür ve yılın belirli dönemlerinde beslenme, barınma ve üreme için tercih ettikleri alanlar farklıdır.

Uçmaya yönelik olarak geliştirilen en önemli adaptasyon tabii ki kanatların gelişimidir. Kanatlar, özel yapıları sayesinde su ve havayı geçirmeyecek şekilde oluşmuştur. Bu da, uçuş esnasında kuşlara büyük kolaylık sağlar. Kanat hareketi ve özellikle uzun mesafe uçuşları, oldukça büyük miktarda enerji ve kas gücü gerektirir. Bu amaçla kuşların göğüs kemikleri (sternum) genişlemiş ve diğer omurgalı gruplarına göre çok daha sağlam bir yapı kazanmıştır. Göğüs kemiğine bağlanan çok güçlü kaslar da, kanat hareketine yardımcı olan bir diğer adaptasyondur. Vücutta enerji üretimi, solunum yoluyla gerçekleştirilir. Kuşların uçuş esnasında nefes nefese kalmamalarının tek sebebi de, dolaşım sistemlerindeki farklılık sayesinde aynı anda hem nefes alıp hem de verebilmeleridir. Tüm bunlara ek olarak, uçuş sırasında vücut ağırlığının azaltılması için, belirli yapılarda körelmeler görülür. Örneğin dikkat ettiyseniz, hiçbir kuşun dişleri yoktur! Gaga ise uçuş sırasında dengenin sağlanmasında, kuyruk ile birlikte işlev görür. Bunun yanında; derilerinde hiçbir salgı bezinin bulunmaması (özellikle su kuşlarında bulunan kuyruk dibi yağ bezi haricinde), kemiklerin içerisinde hava boşluklarının bulunması, iç organların arasında ek hava keselerinin varlığı, idrar keselerinin olmayışı, sağ ovaryumun (yumurtalık) ve sağ yumurta kanalının körelmiş olması, ayrıca üreme organlarının üreme dönemleri dışında küçülmesi ve tabii ki tüylerin hafifliği, vücut ağırlıklarını azaltmaya yönelik kazandıkları adaptasyonlardır.




Sıcak kanlı oluşları, yüksek enerjili besinleri tercih etmeleri, sindirim-solunum ve boşaltımın oldukça hızlı ve etkin oluşu ve yüksek bir metabolizma hızına sahip oluşları, uçuş esnasında güçlerinin korunmasına yardımcıdır.

Vücudun aldığı şekil de, uçma sırasında sürtünmeyi en aza indirecek şekildedir. Ayrıca yine bir uçma adaptasyonu olarak, büyük ve gelişmiş kasların çoğu, vücudun arka bölümünde toplanmıştır.

Uzun mesafe göçleri öncesinde yağ depolama hızlarını artırarak vücut ağırlıklarını yaklaşık 3 katına çıkarmaları da, bir başka uçma adaptasyonu olarak sayılabilir.
Misafir
30 Aralık 2009 18:01   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
KUŞLAR YAŞADIKLARI ORTAMA UYUM SAĞLAYABİLMEK İÇİN ÇEŞİTLİ ADAPTASYONLAR GÖSTERİRLER.BU ADAPTASYONLAR NELERDİR VE YAŞAMLARINI NASIL ETKİLERLER?


Kuşlar (Aves), aktif uçma yeteneğine sahip olan tek omurgalı sınıfı. Bu canlılar, uçma yetenekleri sayesinde birbirinden oldukça uzakta bulunan bölgelere erişebilirler ve bu alanları, hayatlarının belirli evrelerinde kullanabilirler. Çoğu kuş türünde göç davranışı görülür ve yılın belirli dönemlerinde beslenme, barınma ve üreme için tercih ettikleri alanlar farklıdır.

Uçmaya yönelik olarak geliştirilen en önemli adaptasyon tabii ki kanatların gelişimidir. Kanatlar, özel yapıları sayesinde su ve havayı geçirmeyecek şekilde oluşmuştur. Bu da, uçuş esnasında kuşlara büyük kolaylık sağlar. Kanat hareketi ve özellikle uzun mesafe uçuşları, oldukça büyük miktarda enerji ve kas gücü gerektirir. Bu amaçla kuşların göğüs kemikleri (sternum) genişlemiş ve diğer omurgalı gruplarına göre çok daha sağlam bir yapı kazanmıştır. Göğüs kemiğine bağlanan çok güçlü kaslar da, kanat hareketine yardımcı olan bir diğer adaptasyondur. Vücutta enerji üretimi, solunum yoluyla gerçekleştirilir. Kuşların uçuş esnasında nefes nefese kalmamalarının tek sebebi de, dolaşım sistemlerindeki farklılık sayesinde aynı anda hem nefes alıp hem de verebilmeleridir. Tüm bunlara ek olarak, uçuş sırasında vücut ağırlığının azaltılması için, belirli yapılarda körelmeler görülür. Örneğin dikkat ettiyseniz, hiçbir kuşun dişleri yoktur! Gaga ise uçuş sırasında dengenin sağlanmasında, kuyruk ile birlikte işlev görür. Bunun yanında; derilerinde hiçbir salgı bezinin bulunmaması (özellikle su kuşlarında bulunan kuyruk dibi yağ bezi haricinde), kemiklerin içerisinde hava boşluklarının bulunması, iç organların arasında ek hava keselerinin varlığı, idrar keselerinin olmayışı, sağ ovaryumun (yumurtalık) ve sağ yumurta kanalının körelmiş olması, ayrıca üreme organlarının üreme dönemleri dışında küçülmesi ve tabii ki tüylerin hafifliği, vücut ağırlıklarını azaltmaya yönelik kazandıkları adaptasyonlardır.




Sıcak kanlı oluşları, yüksek enerjili besinleri tercih etmeleri, sindirim-solunum ve boşaltımın oldukça hızlı ve etkin oluşu ve yüksek bir metabolizma hızına sahip oluşları, uçuş esnasında güçlerinin korunmasına yardımcıdır.

Vücudun aldığı şekil de, uçma sırasında sürtünmeyi en aza indirecek şekildedir. Ayrıca yine bir uçma adaptasyonu olarak, büyük ve gelişmiş kasların çoğu, vücudun arka bölümünde toplanmıştır.

Uzun mesafe göçleri öncesinde yağ depolama hızlarını artırarak vücut ağırlıklarını yaklaşık 3 katına çıkarmaları da, bir başka uçma adaptasyonu olarak sayılabilir.
Misafir
31 Mart 2010 19:48   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
insan etkisiyle çevre nasıl değişir
Misafir
5 Nisan 2010 19:31   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
insan etkisiyle çevremiz nasıl değişir
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Canlılar çevreye nasıl uyum sağlar? Konusuna Benzer Konular

İnsanların doğal çevreye uyum süreci nedir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 0
Son Mesaj: 6 Aralık 2013 08:57
İnsan çevreye uyum sağlamak için neler yapar?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 25 Nisan 2013 22:04
Yaşadığı çevreye uyum sağlayan canlılar nelerdir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 2
Son Mesaj: 9 Ekim 2012 20:32
Cevap: 0
Son Mesaj: 9 Kasım 2010 19:12
Cevap: 0
Son Mesaj: 31 Ekim 2010 18:43
Sayfa 0.373 saniyede (88.92% PHP - 11.08% MySQL) 12 sorgu ile oluşturuldu