Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Zekat hakkında bilgi verir misiniz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Összede tarafından 23 Şubat 2009 (20:22) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
9541 kez görüntülenmiş, 8 cevap yazılmış ve son mesaj 21 Ekim 2013 (20:34) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 2.33  |  Oy Veren: 3      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 23 Şubat 2009, 20:22

Zekat hakkında bilgi verir misiniz?

#1 (link)
Összede
Ziyaretçi
Összede - avatarı
zekat-bu ibadetin nasıl yapıldığı....
Rapor Et
Eski 23 Şubat 2009, 20:26

Zekat hakkında bilgi verir misiniz?

#2 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
ZEKAT
Kelime anlamiyla zekat; temizlik, artmak, bereketli olmak, iyi ve düzgün olmak manasina gelir.
Dini anlamiyla ise; nisap miktari zenginlige sahip olan Müslümanin Allah'in hakki olanlara verilmesini emrettigi belli miktarda mali vermesidir.Veren kimseyi cimrilik kirlerinden ve günahlardan temizledigi ve malinda berekete vesile oldugu için, kelime manasi ile dini manasi arasinda bir bag vardir.
Örfde, mecburi olmayan küçük bagislar için kullanilan sadaka kelimesi de, Kur'an'da ve hadiste zekat manasinda kullanilmistir.
Zekatin Hükmü
Zekat, hicretin ikinci yilinda, Ramazan orucundan sonra farz kilindi, Islam'in bes sartindan birisidir.Kur'an-i Kerim'de zekati emreden pekçok ayet vardir.Bunlardan birisi:
"Iman edip iyi isler yapan, namaz kilan ve zekât verenler var ya, onlarin mükâfatlari Rableri katindadir. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler." mealindeki Bakara Suresi, 277. ayetidir. Bu ayette beraber zikredilen namaz ve zekat kelimeleri Kur'an-i Kerim'de ayni ifade ile birçok yerde daha tekrarlanmistir.Bu ayetlerden bir kismi sirasiyla: Bakara Suresi 177. ve 271.,Enam Suresi 141., Tevbe Suresi 11. ve 60., Enbiya Suresi 73., Nur 37., Beyyine Suresi 5. Ayetleridir.
Iki Cihan Serveri Efendimiz (s.a.v)'in de bu konudaki hadislerinden birkaç örnek verelim:
"Islam, bes esas üzerine kurulmustur:Allah(c.c)' dan baska ilah olmadigina ve Muhammed (s.a.v)'in Allah'in peygamberi olduguna sehadet etmek, namaz kilmak,zekat vermek,Ramazan orucunu tutmak ve hacca gitmektir" (Tirmizi Iman-3; Buhari Iman-1;Müslim Iman-21)
"Mallarinizi zekat ile koruyunuz.Hastaliklarinizi sadaka ile iyilestiriniz, bela dalgalarini dua ve niyaz ile karsilayiniz" (Büyük Islam Ilmihali, Ömer Nasuhi Bilmen, Bilmen Yay.,Sy.435)
Zekatin dinimizdeki yeri nedir?
Zekat, dinin diregi olan Namaz ibadetinden hemen sonra gelmekte ve birlikte zikredilmektedir.Ikisinin birbirine baglanmasinin en mühim hikmeti, namazin dinin diregi, zekatin ise Islam'in köprüsü olmasidir.Namaz, dini koruyan, zekat asayisi temin eden Ilahi iki esastir.
Ebedi saadetin basta gelen sartlarindan biri olan zekat,öylesine kuvvetli bir iman asametidir ki; müminlerle kanli çarpismalara giren müsriklerin tevbe edip namaz kilmalari ve zekat vermeleri halinde , savas halinin kalkacagi ve eski müsriklerin bu alametlerle birlikte müminlerin din kardesi vasfini kazanacaklari bildirilmistir.( Tevbe Suresi 5.Ayet – "Haram aylar çikinca müsrikleri buldugunuz yerde öldürün; onlari yakalayin, onlari hapsedin ve onlari her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eger tevbe eder, namazi dosdogru kilar, zekâti da verirlerse artik yollarini serbest birakin. Allah yarligayan, esirgeyendir." )
Zekatin dindeki ehemmiyeti içindir ki; Peygamber Efendimiz Hazretleri (s.a.v) 'nin vefatindan sonra halife seçilen Hz.Ebu Bekir (r.anh) , zekat vermeyenlerle savasmis ve bununla ilgili olarak söyle söylemistir:
"Allah (c.c) ' a yemin ederim ki, namazla zekatin arasini ayiranlarla mutlaka savasacagim . Çünkü zekat mali bir haktir.Allah(c.c) 'a yemin ederim ki;Resulullah (s.a.v) 'a vermis olduklari bir deve yularini dahi bana vermezlerse ,bu sebeble onlarla mutlaka savasirim" (Ebu Davud – Zekat:1)
Zekat Vermemenin Mesuliyeti
Gerek ayetlerde gerekse de hadislerde farz olan zekati vermeyenler siddetle tehdit edilmislerdir .Kur'an-i Kerim'de Ali Imran Suresi 180.Ayetinde "Allah'in, kereminden kendilerine verdiklerini (infakta) cimrilik gösterenler, sanmasinlar ki o, kendileri için hayirlidir; tersine bu onlar için pek fenadir. Cimrilik ettikleri sey de kiyamet gününde boyunlarina dolanacaktir. Göklerin ve yerin mirasi Allah'indir. Allah bütün yaptiklarinizdan haberdardir." denilmistir.Peygamber Efendimiz Hazretleri (s.a.v) bir hadisi serifinde "Allah'in kendisine vermis oldugu malin zekatini vermeyen kimsenin mali, Kiyamet gününd, iki gözünde iki siyah nokta bulunan, dehsetli,zehirli bir yilan sekline sokulur ve bu yilan o gün mal sahibinin boynuna sarilir.Sonra agzi ile mal sahibinin çenesinin iki tarafindan yakalar ve 'Ben senin dünyada çok sevdigin malinim, ben senin hazinenim ' der" söylemistir. ( Buhari, Zekat:3 ; Ibni Mace, Zekat:3 )


Zekat Kimlere Farzdir? Bir kimsenin zekat vermekle mükellef olabilmesi için bazi sartlar vardir.Bu sartlari söylece siralayabiliriz:
  1. Müslüman Olmak: Zekat,akli basinda,ergenlik çagina ermis ve hür olan Müslümanlara farzdir. Hanefi mezhebi disindaki diger mezheplere göre çocuklarin ve delilerin de zekat vermeleri gerekir.Onlarin zekatini onlara ait olan maldan velileri verir.Bunlar çocuklarin malina zekat düsmesine delil olarak su hadisi zikrederler: " Mali bulunan bir yetimin velisi olan onun adina ticaret yapsin.Ta zekat onu yemesin." ( Tirmizi, Zekat:15 )
  2. Nisap miktari mala sahip olmak: Zekatin farz olmasinin bir sarti da, asli ihtiyaçtan baska nisap miktari veya daha fazla bir mala sahip olmaktir.Nisap, zekatin farz olmasi için tayin olunan miktarda mal demektir.Peygamber Efendimiz Hazretleri (s.a.v) zamaninda altinla gümüsün satin alma gücü bakimindan günümüzde oldugu gibi büyük fark yoktu.Dolayisiyla zekat için nisap miktari bunlar üzerinden belirlenmisti.Zirai mahsüllerin ve hayvanlarin disinda kalan mallarda nisap miktari altinda Hanefilere göre 85 gram; gümüste ise 595 gram: Safilere göre ise altinda 72 gram, gümüste 504 gram olaraka tespit edilmistir.O devirde 85 gram altinla, 595 gram gümüsün satin alma gücü birbirine esitti fakat günümüzde bu nisaplar arasinda büyük bir fark vardir.Bu sebeple günümüzde nisap miktari olarak altinin esas alinmasi zekatin gayesine daha uygundur.
  3. Malda bir artisin olmasi: Zekati verilecek mal hakikaten veya hükmen artmali, yani sahibine gelir getirmelidir.Artmayan mal için zekat vermek gerekmez.Hakikaten artis, ticaret yolu veya dogum yolu ile artistir. Ticareti yapilan mallar gün geçtikçe kiymetlenir.Zekati verilmesi gereken koyun,sigir gibi hayvanlar ise her sene yavruladiklarindan kiymet kazandiklarindan hakiki bir artis vardir.Yine para, ekin ve meyveler gelisen mallardir. Hükmi artis ise altin ve gümüse mahsustur.Bu madenler her ne kadar maddeleri itibariyle bir artis göstermeseler de , degerleri her zaman artar.Buna hükmi artis denir.
  4. Mala sahip olmak: Zekati verilecek mala insan tam sahip olmalidir.Sahibinin elinde ve tasarrufunda bulunmayan malin zekatini vermek gerekmez.Satin alinip alis veris yapildiktan sonra henüz ele geçmemis olan mal zekata tabidir.Rehin birakilan mal zekata tabi degildir.Belirli bir sahibi bulunmayan, kaybedilmis ve gasbedilmil mala zekat düsmez.
  5. Bir yilin geçmesi: Zekata tabi olan malin üzerinden hicri takvime göre bir yilin geçmesi gerekir.Peygamber Efendimiz Hazretleri (s.a.v) bir hadisinde "Üzerinden bir yil geçmedikçe bir malin zekatini vermek gerekmez." buyurarak buna dikkat çekmistir.Bu bir yil içinde artis gerçeklesir, hayvanlar yavrular, ihtiyaçlar ,fiyatlar degisir. Hanefilere göre, nisap miktari hem senenin evvelinde, hem de senenin sonunda bulunmalidir.Mesela bir kimse asli ihtiyaçlarindan fazla olarak 100 gram altina sahip olsa, bir sene geçtikten sonra bu altin 60 grama düsse, bu kimseye zekat vermek farz degildir.Fakat nisap miktarinin sene içinde azalmasi zekata mani degildir.Mesela alti ay geçtikten sonra 60 grama düsse, fakat senenin sonunda 120 grama çiksa, senenin basindaki 100 gram veya alti ay sonraki 60 gram degil de, senenin sonunda 120 gram altinin zekati verilir.Zekata tabi olan bir mal üzerinden bir sene geçtikten sonra artsa, artan kisim zekata tabi olmaz.Onun zekata tabi olmasi için bir senenin geçmesi gerekir.Mesela birinin elinde geçen yilin Ramazan ayinin onuncu gününde 100 milyon lira bulunsa, bu senenin Ramazan ayinin onuncu gününde bu miktar 120 milyon olsa,Ramazan'in on besinde 130 milyona çiksa, bu kimse 120 milyonun zekatini verir.
    Safiilere göre ise yil içerisinde nisap bir an bile olsa eksilirse, o yil için zekat vermek gerekmez.Yilin baslangicinda nisap tam olur,yil içerisinde eksilir, sonra yine tamamlanirs, zekatin farz olmasi için nisabin tamam oldugu günden itibaren bir yil geçmesi gerekir.Ancak bir insanin zekattan mal kaçirmak için yil içerisinde servetini mesela bir miktar malini birisine hibe edip daha sonra almak gibi, hile-i ser'iyye ile, eksiltmesi mekruhdur.Alimlerin çogunluguna göre ise böyle yapmak haramdir.
    Zekatin farz olmasi için malin üzerinden bir senenin geçmesi, bir sene dolmadan zekat verilmez demek degildir.Fakat bir senede iki defa zekat verilmez.
  6. Borçlu olmamak: Zekatin farz olmasinin sartlarindan biri de, eldeki malin varsa, borçlar çiktiktan sonra nisap miktarina ulasmasidir.Mesela elinde asli ihtiyaçlarindan fazla olarak bir milyari bulunan, fakat sekiz yüz milyon borcu bulunan birine zekat farz degildir.Zekat vermek için bütün sartlar varsa, kisinin zekati kendisine farz olduktan sonra olan borçlanmalari , zekatin farziyetine mani degildir. Bir alacakli alacagindan vazgeçse, o günden itibaren bir sene geçince, borcundan vaz geçilen kimsenin nisap miktarinda mali oldugu takdirde üzerine zekat farz olur.
Bal ve diger hayvan ürünlerine zekat düser mi?
Bal, Yüce Rabbimizin biz kullarina ikram ettigi gidali, lezzetli ve sifali bir nimettir.Cenab-i Allah ari manasina gelen "Nahl" Suresi'nde balin bu özelligine isaretle söyle buyurur:
"Rabbin bal arisina: Daglardan, agaçlardan ve insanlarin yaptiklari çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin. Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylastirdigi yaylim yollarina gir, diye ilham etti. Onlarin karinlarindan renkleri çesitli bir serbet (bal) çikar ki, onda insanlar için sifa vardir. Elbette bunda düsünen bir kavim için büyük bir ibret vardir." ( Nahl suresi, 68. ve 69.Ayetler )
Ebu Hanife'ye göre, bal eger ösri arazideki aridan elde ediliyorsa miktari ne olursa olsun 1/10 nisbetinde zekat düser. Ahmed bin Hanbel'e göre ise, arazinin ösri arazi olup olmamasi hükmü degistirmez. Her halukardabala zekat düser. Bala zekat düsecegini söyleyen alimler görüslerine delil olarak birçok hadis naklederler. Ebu Seyyare el-Met'i 'den rivayet edilen bir hadis su mealdedir:
" 'Ey Allah'in Resulü,benim arilarim var' dedim. 'Onda birini zekat ver!' buyurdu " ( Neylü'l-Evtar, 4:146 )
Kaynaklarimizda Hz.Ömer (r.a) 'in da baldan zekat aldigi rivayet edilir. ( Ebu Davud, Zekat :13)
Bal hem ölçülebilmekte, hemde saklanabilmektedir. Bu sebeple hurma ve hububat gibi bala da zekat düser. Çünkü bir malin ölçülebilir ve saklanabilir olmasi, zekatin prensiplerindendir. Dolayisiyla bala zekat düsecegi kiyasla da sabittir.
Safii ve Maliki mezhebinde ise, umumiyetle bala zekat düsmedigi fikrindedirler. Bu mezheplerind, bal sivi oldugu için süt hükmündedir ve süte de icma ile zekat düsmedigini görüsündedirler.
Fakat gerek bu konudaki hadisleri, gerek hububatla kiyas, gerekse zekatin umumi prensipleri bala zekat düsecegi görüsünü hakli çikarmaktadir.
Ayrica yumurta ve ipek gibi hayvanlardan elde edilen mahsuller de bala kiyas edilerek masraflari çikarildiktan sonra 1/10'u zekat olarak verilir.
Deniz mahsullerine zekat düser mi?
Imam-i Azam ve talebesi Imam Muhammed 'in de içinde bulundugu bazi alimler, denizden elde edilen balik, sünger ve inci gibi seylerin zekata tabii olmadigi görüsündedirler. Içlerinde Imam-i Azam'in talebesi Ebu Yusuf'un da bulundugu bazi alimler ise, bu servetin zekattan muaf tutulamayacagi kanaatindedirler. Bu görüs tercih edilmeye daha uygundur.


kaynak
Rapor Et
Eski 23 Şubat 2009, 21:54

Zekat hakkında bilgi verir misiniz?

#3 (link)
MeLL
Ziyaretçi
MeLL - avatarı
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.)'İN LİSANINDAN ZEKAT...

Zekat İslamın üçüncü emridir. Peygamber Efendimizin şu hadisi bunu göstermektedir: "İslâm dini beş temel üzerine kurulmuştur.Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın resulü olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek, ve Ramazan orucu tutmak."1 Görüldüğü gibi, Müslüman olmanın ilk şartı kelime-i şehâdet getirmek, sonra namaz kılıp zekât vermektir.

Neden zekât vermelidir?
Allah Teâlâ'nın bildirdiğine göre;
- zenginlerin mallarında fakirlerin hakkı vardır.2
- Zekât insanı günahlarından temizler, arıtıp yüceltir.3
- Cenâb-ı Hak, zekât ve sadaka veren erkek ve kadınları bağışlayacaktır.4
- İnsan, Allah yolunda ne harcarsa, hiçbir haksızlık yapılmadan onun karşılığı kendisine ödenecektir.5

Namaz ile zekât ikiz kardeş...
"Namaz kılınız ve zekât veriniz" emri Kur'ân-ı Kerîm'de ve hadîs-i şeriflerde hep yan yana zikredilmiştir.

Peygamber Efendimiz Sahâbîlerinden bazı önemli konularda söz alırdı. Buna Mat denirdi.

Bazı Sahâbîlerden "namaz kılmak, zekât vermek ve gönlünde Müslümanlara kin ve kötülük beslememek" üzere söz almıştı.6

Müslüman olmayanları dine davet edecek kimselere de, bu sırayı gözetmelerini emrederdi.

Muâz ibni Cebel'i Yemen'e vali ve zekât memuru olarak gönderirken, ona şunları söylemiştir:

- İnsanları önce Allah'a ve Peygambere iman etmeye davet edeceksin;
- bunu kabul ederlerse onlardan günde beş vakit namaz kılmalarını isteyeceksin;
- onu da benimsemeleri halinde zenginlerden alınıp fakirlere dağıtılmak üzere zekât vermeleri gerektiğini hatırlatacaksın.7

Demek ki, Müslüman olduğunu söyleyen kimsenin namaz kılması, varlıklı ise zekât vermesi gerekir. Çünkü namaz kılmak bedenin borcu, zekât vermek malın borcudur. Malı olan mutlaka zekâtını verecektir.

Zekât vermeyenin acıklı hali
Allah Teâlâ'nın belirttiğine göre, cimrilik yüzünden zekâtı verilmeyen mallar, kıyamet gününde sahiplerinin boynuna dolanacaktır.8 Allah yolunda harcanmayan altın ve gümüşler, bir gün Cehennem ateşinde kızdırılacak ve sahiplerinin alınları, böğürleri ve sırtları onunla dağlanacaktır.9 Resûl-i Ekrem Efendimiz de konuya şöyle açıklık getirmiştir:

Zekâtı verilmeyen her mal,
- kıyamet günü ateşte kızdırılıp plaka haline getirilecek,
- sahibinin yanları, alnı ve sırtı bunlarla da dağlanacak,
- zekâtı verilmeyen hayvanlar da sahiplerini ayaklarıyla çiğneyip, boynuzlarıyla süsecek ve dişleriyle ısıracaklardır.
Mahşer yerinde hesap işi bitene kadar, elli bin yıl boyunca bu işkence devam edecektir.10

Malını, parasını fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine vermeyenlerin kaybı çok büyük olacaktır.11

Zekâtı verilmeyen malın kocaman, zehirli bir yılan şeklinde sahibini kovalayacağını, ona çeşitli işkenceler yapıp boynuna dolanacağını tasvir eden hadisler ise12 dayanılacak gibi değildir.

Zekât ve sadaka vermeli
Zekât, Allah'ın emri, boynumuzun borcudur. Sadaka ise, maddî durumu iyi olanların, zorunlu olmayarak yapacağı bir yardım türüdür.

Bir defasında Peygamber Efendimiz, yeni Müslüman olan ve görevlerini öğrenmek isteyen birine namaz, oruç ve zekât borcunu ve bu üç ibadetin nafile kısımlarını alıştıra alıştıra söylemişti. Zekâtı bildirdikten sonra "Yapacağım başka birşey var mı?" diye soran bu Müslümana:

"Hayır, yok; ama zorunlu olmamakla beraber bir de sadaka var" demişti. 13

Sadaka vermek, zorunlu bir görev, yani farz değildir; fakat maddî durumu iyi olanlara sevap kazanacakları bir hayır türü, bir ibadettir.

Şimdi Peygamber Efendimizin hadisleri ışığında, bu konuda neler yapılması gerektiğini görelim:

Sadaka verecek şahıs öncelikle kendisinin ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılamalı, Allah Teâlâ'nın buyurduğu gibi sadakayı "ihtiyaç fazlasından" vermelidir. 14

İhtiyaç fazlasını fakirlere vermek insanın lehine, vermemek aleyhinedir. 15

Kendisinin ve ailesinin ihtiyaçlarını zor karşılayan bir kimsenin, çocuklarının rızkını sadaka olarak dağıtması ve onları başkalarına muhtaç etmesi doğru değildir.

Bir kimsenin kendisi ve ailesi için yaptığı harcamalar da bir sadakadır ve harcamaya öncelikle kendi ailesinden başlamak, akrabasını ve yakınlarını gözetmek gerekir. 16

Akrabaya yapılan yardım, akraba olmayana yapılan yardımdan iki misli daha sevaptır. 17

Açların doyurulması,18 insanlara yemek ikram edilmesi en hayırlı işlerden biridir.19

Zekât veya sadaka verince malın azalacağı düşünülebilir; fakat sadaka kesinlikle malı azaltmaz.20

Her gün iki melek; malını fakirlere verene yenisinin verilmesi, vermeyenin malının da telef edilmesi için Allah'a dua eder.21

Allah Teâlâ sadaka veren kimselere, verdiklerinin karşılığını kat kat fazlasıyla ödeyeceğini de va'detmektedir.22

Sadaka verirken fakirin şahsiyetini incitmemelidir. Bunun yolu, sağ elin verdiğini sol elin bilmeyeceği şekilde gizlice yardım etmektir.23

Allah Teâlâ gizli yapılan yardımın daha değerli olduğunu belirtmektedir.24

Harcadığın senindir...
Peygamber Efendimizin tavsiyelerini dinlemeye devam edelim:

İnsan, bu dünyada iken gönderdiklerini öteki dünyada karşısında bulacaktır.25

Böyle olunca, herkes eli ayağı tutarken, yarım hurma bile olsa âhirete göndermeye ve kendini Cehennem ateşinden korumaya bakmalıdır.26

Sağlık henüz yerindeyken, fakirlikten korkup zengin olmayı düşlerken ve can boğaza gelmeden önce verilecek sadaka daha sevaptır; can boğaza geldikten sonra "şöyle hayır yapın, böyle hayır yapın" demenin hiçbir değeri yoktur; o mal zaten kendi tasarrufundan çıkmış, vârislerin olmuştur.27

Efendimiz sordu:
"Söyleyin bakalım; hanginiz mirasçısının malını kendi malından çok sever?"
Sahâbîler:
"Ey Allah'ın Elçisi! Hepimiz kendi malımızı daha çok severiz" dediler.
Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu:
"Hayır. Mirasçısının malını kendi malından daha çok sevmeyen kimse yoktur. İnsanın kendi malı, âhirete gönderdiğidir; göndermedikleri ise mirasçıların malıdır."28

Cenâb-ı Mevlâ, bir kimsenin helâl kazancından verdiği hurma kadar küçücük bir sadakayı kabul eder, onu dağ gibi oluncaya dek büyütür ve sadakayı veren kimse için koruyup saklar.29

Âdemoğlu, malım malım deyip duruyor.
Ey Âdemoğlu!
Yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin veya sadaka olarak verip sevap kazanmak üzere önden gönderdiğinden başka malın mı var ki?30

İnsan ölünce;
- ailesi,
- malı,
- yaptığı iyilik ve kötülükler onunla birlikte kabre kadar gider.

Ailesiyle malı geri dönüp gelir;
onun yanında sadece yaptığı iyilik ve kötülükleri kalır.31

Mahşer yerinde, hesaplar görülüp bitene kadar, insana dünyada iken verdiği sadakaları gölgelik edecektir.32

Konumuzu, yine bir hadîs-i şerif ile bitirelim:
Birgün Peygamber Efendimizin ailesi bir koyun kesip fakirlere dağıtmıştı.
Resûl-i Ekrem eve gelince koyundan geriye ne kaldığını sordu.
"Sadece bir küreği kaldı" dediler.
Allah'ın Elçisi:
"Desenize," buyurdu. "Bir küreği hariç hepsi duruyor." 33

Sevgili Efendimiz bu sözüyle, Allah rızâsı için verilen sadakaların boşa gitmediğini, "Ne verirsen elinle, o gider seninle" atasözünün doğru olduğunu anlatmış oldu.



Asr-ı Saadetten Bir Hatıra

İki cimri, bir cömert
Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi:

Birgün Peygamber Efendimiz bize şu kıssayı anlattı: Vaktiyle İsrailoğulları arasında biri ala tenli, biri kel, biri de kör üç kişi vardı. Allah Teâlâ bunların kendisine ne kadar bağlı olduğunu denemek istedi. Onların yanına insan kılığında bir melek gönderdi.
Melek önce ala tenliye gitti:

"En çok neyi istersin?" diye sordu. Ala tenli adam:

"Güzel bir renge, güzel bir tene sahip olmak, insanların iğrendiği şu halden kurtulmak isterim" dedi.

Melek ona eliyle dokununca, adamın rengi güzelleşti, teni pırıl pırıl oldu.

Melek bu defa:

"En çok hangi hayvana sahip olmak istersin?" diye sordu.

Deveye sahip olmak istediğini söyleyen adama on aylık gebe bir deve verildi. Melek:
"Allah sana bu deveyi bereketli kılsın!" diye dua etti ve yanından ayrıldı.

Sonra kelin yanına gitti ve ona:
"En çok neyi istersin?" diye sordu. O da:
"Güzel bir saça sahip olmayı ve insanların benden tiksindiği şu halden kurtulmayı isterim" dedi. Melek ona dokununca kellikten kurtuldu; güzel bir saça sahip oldu.

Bu defa melek:
"En çok hangi malı seversin?" diye sordu.
Adam ineğe sahip olmak istediğini söyleyince ona da gebe bir inek verildi. Melek, malının bereketli olması için dua ederek yanından ayrıldı. Sonra gözleri görmeyen adamın yanına gitti ve:

"En çok istediğin şey nedir?" diye sordu. Adam:
"Cenâb-ı Hakk'ın gözlerimi geri vermesini ve insanları görmeyi çok isterim" dedi.
Melek adamın yüzüne dokununca gözleri açılıverdi. Bu defa:

"En çok sevdiğin mal hangisidir?" diye sordu.
Adam koyunu sevdiğini söyleyince, ona yeni doğurmuş bir koyun verildi.
Derken her üçünün de hayvanları üreyip çoğaldı. Birinin bir vadi dolusu devesi, diğerinin bir vadi dolusu sığırı, ötekinin de bir vadi dolusu koyun sürüsü oldu.

Birgün melek, ala tenli bir adam kılığına girdi ve bir zamanlar ala tenli olan adamın yanına vardı:
"Ben yoksul bir adamım," dedi. "Yoluma devam edecek param kalmadı. Önce Allah'ın, sonra da senin yardımınla memleketime gidebileceğim. Sana şu güzel rengi, şu pırıl pırıl teni ve bu malları veren Allah aşkına, beni gideceğim yere götürecek bir deve ver."

Adam:
"Sana gelinceye kadar verilmesi gereken çok yer var" dedi.

O zaman melek adama şunları söyledi:
"Ben seni bir yerden çıkaracak gibiyim. Sen insanların kendisinden iğrendiği, fakirken Allah'ın mal verip zenginleştirdiği ala tenli adam değil misin?" Adam:
"Hayır, bu mal bana atalarımdan miras kaldı" dedi. Melek ona:
"Eğer yalan söylüyorsan, Allah seni eski haline çevirsin!" diye beddua etti. Sonra da bir zamanlar kel olan adamın eski kılığına girerek yanına vardı. Ondan da bir inek istedi. Kel de tıpkı ala tenli gibi, ona vereceği birşeyi olmadığını söyledi. Melek ona:
"Yalan söylüyorsan, Allah seni eski haline çevirsin!" diye beddua etti.
Daha sonra körün eski kıyafetine girip yanına gitti ve:
"Ben fakir bir yolcuyum. Yoluma devam edecek param kalmadı. Önce Allah'ın sonra senin yardımınla yoluma devam edebileceğim. Sana gözlerini geri veren Allah aşkına senden bir koyun istiyorum" dedi.

Bir zamanlar kör olan adam şunları söyledi:
"Doğru söylüyorsun. Ben eskiden kördüm, Allah bana gözlerimi geri verdi. Fakirdim, beni zengin yaptı. İstediğin kadar koyun al. Allah'a yemin ederim ki, bugün, Allah rızâsı için alacağın hiçbirşeyden dolayı sana zorluk çıkarmayacağım."
Melek adama şunları söyledi:

"Malın senindir.
"Siz bir imtihandan geçtiniz.
"Sen Allah'ın rızâsını kazandın; diğerleri Onun gazabına uğradı.34




Dipnotlar
1 Buhârî, îmân 1, 2, Tefsir 2/30; Müslim, îmân 19-22; Tirmizî, îmân 3; Nesâî, îmân 13; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 92.
2 Zâriyât51/19.
3 Tevbe9/103.
4 Ahzâb 33/35.
5 Enfâl8/60.
6 Buhârî, îmân 42, Zekât 2, Büyü' 68, Şürût 1, Ahkâm 43; Müslim, îmân 109; Ebû Dâvûd, Edeb 65; Tirmizî, Birr 17; Nesâî, Bey'at 17; Dârimî, Büyü' 9; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 358, 361, 364.
7 Buhârî, Zekât 1, 41, 63, Meğâzî 61, Tevhîd 1; Müslim,îmân 15,29,31.
8 Al-itrarân 3/180.
9 Tevbe 9/34-35.
10 Buhâri, Zekât 3, Müsâkât 12, Tefsir 3/14, 9/6; Müslim, Zekât 24; Ebû Dâvûd, Zekât 32; Ahmed b.
Hanbel, Müsned, 11, 262, 276, 383, 489.
11 Buhâri, Eymân 3; Müslim, Zekât 27, 30; Nesâî, Zekât 11; Dârimî, Zekât 3.
12 Buharı, Zekât 3, Tefsir 3/14; Müslim, Zekât 27.
13 Buhâri, îmân 34, Şehâdât 26; Müslim, îmân 8; Nesâî, Salât 4; Mâlik, Muvatta', Kasru's-salât 94.
14 Bakara 2/219; Buhâri, Zekât 18, Nefekat 2. 15Müslim, Zekât 95, 97; Tirmizi, Zühd 32.
16 Buhâri, Zekât 18; Müslim, Zekât 38, 95, 97; Ebû Dâvûd, Zekât 46; tbniMâce, Ci-hâd4.
17 Tirmizi, Zekât 26; Nesâî, Zekât 82; İbni Mâce, Zekât 28; Ahmed b. Hanbel, Müsned,W, 17, 18, 214; tbn Hibbân, es-Sahîh (Arnaût), VIII, 133; Elbânî, Sahîhu Mevâ-ridi'z-zam'ân, I, 363.
18 Buharı, Cihâd 171, Et'ime 1.
19 Buhâri, îmân 6, 20; Müslim, îmân 63; Tirmizi, Et'ime 45, Kıyamet 42.
20 Müslim, Birr 69; Tirmizi, Birr 82; Dârimi, Zekât 35; Mâlik, Muvatttz', Sadaka 12;
Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 235, 386, 438.
21 Buhâri, Zekât 27; Müslim, Zekât 57; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 305-306, 347, V, 197.
22 Hadîd 57/18.
23 Buhâri, Ezan 36, Zekât 16; Müslim, Zekât 91.
24 Bakara 2/271.
25 Buhâri, Zekât 10, Rikak 39, Tevhid 24, 36; Müslim, Zekât 67; Tirmizi, Kıyamet 1;
İbniMâce, Mukaddime 13, Zekât 28; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 236.
26 Buhâri, Zekât 9, 10, Edeb 34, Rikak 49, 51, Tevhid 36; Müslim, Zekât 66-70, 97.
21 Buhâri, Zekât 11; Müslim, Zekât 92; Nesâî, Zekât 60, Vesâyâ 1; İbniMâce, Vesâ-yâ 4; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 231, 250, 415-416.
Buhâri, Rikak 12; Nesâî, Vesâyâ 1; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 382. 29Buhâri, Zekât 8, Tevhîd 23; Müslim, Zekât 63, 64.
30 Müslim, Zühd 3-4; Tirmizi, Zühd 31, Tefsir 102; Nesâî, Vesâyâ 1; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 24, 26.
31 Buharı, Rikak 42; Müslim, Zühd 5; Tirmizî, Zühd 46; Nesâî, Cenâiz 52; Ahraed b. Hanbel, Müsned, III, 110.
32 Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 147; Ebû Ya'lâ, Müsned (Esed), III, 300-301; Ibn Hibbân, es-Sahîh (Arnaût), VIII, 104; Elbânî, SahîhuMevâridi'z-zam'ân, I, 359-360.
33 Tirmizî, Kıyamet 33; Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 50; Hâkim, el-Müstedrek (Atâ), IV, 151; Elbânî, Sahîhu't-Tergîb ve't-terhîb, I, 516.
34 Buhari, Enbiyâ 51; Müslim, Zühd 10.


Yaşar Kandemir (Prof.Dr.)

kaynak
Rapor Et
Eski 4 Eylül 2009, 14:42

Zekat vermemiz gerekir mi?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
SELAMÜN ALEYKÜM BENİM SORUM 10.000 TL PARAMIZ VAR VE 35 GRAM DA ALTIN EVİMİZ KİRA BİRAZ BORÇLARIMIZ VAR ZEKAT VERMEMİZ GEREKİRMİ DURUMUMUZ ÇOK İİ SAYILMAZ.
Rapor Et
Eski 4 Eylül 2009, 14:50

Zekat hakkında bilgi verir misiniz?

#5 (link)
fadedliver
Ziyaretçi
fadedliver - avatarı
Sual: Zekât nisabı ve zekâtla ilgili konular hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP
1
- Zekât nisabı, 20 miskal, yani 96 gr altın veya bu değerde para veya ticaret eşyasıdır. Zekât nisabına malik olan kimseye, zengin denir.

2- Zekâta tâbi malların veya paranın, sene içindeki azalıp çoğalmasına itibar edilmez. Nisaba malik olduktan bir yıl sonra elde kalan mal, nisabı buluyorsa, kırkta biri zekât olarak fakirlere verilir. Nisabdan aşağı ise verilmez. Zekât, kârdan değil, ticaret malının veya paranın tamamından verilir.

3- Alacaklar nisap hesabına dâhil edilir. Alacaklar tahsil edildikten sonra zekâtları verilir. Daha almadan da verilebilir. Borçlar, mevcut para veya maldan çıkarılır. Geri kalanın zekâtı verilir. On yıl sonra alınacak para, zekât nisabına dahil edilir. On yıl sonra ödenecek borç zekâttan düşülür.

4- Kayıp olmuş, gasp olunmuş, gömüldüğü yer unutulmuş mal ve inkâr olunan alacaklar, nisap hesabına katılmaz ve ele geçerlerse, önceki senelerin zekâtları verilmez. Senetli veya iki şahitli olan veya itiraf olunan alacaklar, iflas edende ve fakirde de olsa, nisaba katılır. Ele geçince, geçmiş yılların zekâtı da verilir.

5- Ticaret için olmayan evler, arsalar, vasıtalar, demirbaş eşyalar zekât nisabına dâhil edilmez. Ticaret için alınıp ticaret için saklanan malların, altın, gümüş, her çeşit paranın zekâtı verilir. Evin, arabanın, zekâtı olmaz. Araba, ev ve arsa alıp satan, bunların zekâtını verir; çünkü bunlar ticaret malı olmuştur. Ev yaptırmak için arsa alan, bunun zekâtını vermez. (Dürer)

6- Zekât verirken bilezik, yüzük gibi altınların işçilik ve sanat değerine değil, ağırlığına itibar edilir. Mesela Reşat altınıyla Aziz lira 7,2 gr olarak kabul edilir. Yani 12 ayardan fazla olan bütün altınlar, tartılır. Kırkta biri zekât olarak verilir. Bilezik, küpe, yüzük gibi çeşitli ayarlarda altını olan, bunların içinden en yüksek olanının ayarından vermesi evla, ortalamasından vermesi caiz, en düşüğünden vermesiyse, mekruhtur. Zekâta tabi mallar, altın liraların en düşüğünün alış fiyatına göre hesap edilir.

7- Nisabın üstünde takısı olan kadın, zekâtını kendi verir veya (Zekâtımı sen bir fakire ver) diye kocasını veya başka birini vekil ederse, vekil kendi parasıyla zekâtı verebilir. Borçlu ve fakir olana, hanımı zekât verebilir. Bir hanım mehr-i müeccel olarak kocasından alacağı altınları zekât nisabına katar. Kadınların altın ve gümüşten başka diğer süs (ziynet) eşyaları zekâta tâbi değildir. Pırlanta, elmas gibi ziynet eşyalarının zekâtı verilmez. Şafii'de ise, kadınların altın ve gümüş dahil süs olarak taktıkları ziynetlerin zekâtı verilmez. (Hidaye)

8-
Hisse senetlerinin nâma [isme] ve hâmiline [taşıyana] yazılı olanları vardır. İsimsiz, hâmiline yazılı olanların devir kabiliyetleri vardır. Yani döviz gibi elden ele dolaşır. İstendiği zaman satılabilir. Bu senetler ticaret malı gibi, zekâtın hesap edildiği tarihteki piyasa değeri üzerinden nisaba dahil edilir. Nâma yazılı hisse senedi alan, sene sonunda, fabrikanın demirbaş mallarının haricindeki parasını zekât nisabına dahil eder.

9-
Gölde yetiştirilen balıklar satılınca, bu para diğer zekâta tâbi mallarla beraber nisaba ulaşırsa zekâtı verilir. Birkaç ineği olup çok süt satan, ineklerin zekâtını vermez, fakat sene sonunda sütten elde ettiği para zekât nisabına dahil edilir.

10- Namaz kılmayan, oruç tutmayan bir Müslümanın da zekât vermesi gerekir. Borçsuz fakire nisap miktarı veya daha çok zekât vermek mekruhtur. Zekât verirken, zekât demek gerekmez. Hediye denilse de caizdir. Zekât, ticareti yapılan maldan veya aynı değerde altın olarak verilir.

11- Zekât, farz olduktan sonra verilir. Nisaba ulaşan, zengin olduğu tarihi, kameri aya göre bir yere yazar. Mesela, 3 Receb’de zengin olmuşsa, bir yıl sonra Receb’in 3’ü gelince yine nisap kadar parası ve ticaret malı varsa, zekâtını verir. Ramazan ayını beklemez. Günü gelmeden zekât vermekte de mahzur yoktur, çok iyi olur; hatta gelecek birkaç yılın zekâtını önceden vermek de caizdir.

12- Ana babaya, dedeye, büyük anneye, evlada, toruna, hanıma ve kâfire zekât verilmez. Fakir olmak şartıyla geline, damada, kayınvalideye, kayınpedere, kayınbiradere, üvey çocuğa zekât verilir. Kardeş, hala, amca, dayı, teyze gibi akrabaya zekât vermek, daha çok sevab olur.

kaynak
Rapor Et
Eski 14 Ekim 2010, 10:33

Zekat

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
On sene sonra 5 seneye taksitlendirib ödenecek paranın zekatı nasıl ödenecek ( i finans murisi).
Rapor Et
Eski 2 Ocak 2011, 11:45

Zekât nedir? Zekat hakkında bilgi verebilir misiniz?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
sa yha zekatın amacını arıyorum tam oalrka bulamadım.s
Rapor Et
Eski 25 Aralık 2011, 17:14

Zekat ibadetinin cömertliği hakkında bilgi

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Zekat ibadeti nasıl yapılır? Zekat ibadetinin cömertliği ve diğerkamlığı hakkında bilgi.
Rapor Et
Eski 21 Ekim 2013, 20:34

din kültürü ve ahlak bilgisi zekat nedir?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bir müslüman'ın zengin sayılabilmesi için gereken şartlar nelerdir
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.346 saniyede (85.44% PHP - 14.56% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 15:51
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi