Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Tuğrul Bey'in hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

Gösterim: 13858 | Cevap: 7
  • tugrul bey hakkinda kisa bilgi
  • tugrul bey in hayati kisaca
  • tugrul bey kisa bilgi
2
  • 1 Gönderen fadedliver
  • 1 Gönderen AsHiLaL
Misafir
Cevaplanmış   |    2 Aralık 2009 15:51   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Tuğrul Bey'in hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

turul beyin hayatı
En iyi cevap AsHiLaL tarafından gönderildi

Kardeşi Çağrı Bey'dir. Oğuzların Kınık boyundan Selçuk Beyin torunudur. Babası Mikail, gazâ akınında şehit düşünce, dedesi Selçuk’un yanında büyüdü. Çocukluğu Cend'e geçti. 1016 yılında Selçukluların başına geçti.
1028-1029 yılları arasında kardeşiyle birlikte Merv ve Nişabur kentlerini ele geçirdi. Buhara ve Balh kentlerine seferler düzenledi. 1038 yılında Nişabur'da kendini sultan ilan etti. 1040 yılında Gaznelilerle yaptığı Dandanakan Savaşı'nı kazanarak Gazne Devleti'ne karşı Selçukluların üstünlüğünü sağladı. Kardeşi Çağrı Bey'i Horasan valisi tayin eden Tuğrul Bey İran'ın büyük bir bölümünü ele geçirdi ve Selçuklu topraklarını Anadolu'ya kadar uzandırdı. 1060 yılında Fatimilerin eline geçmiş olan Bağdat'ı ele geçirdi. Abbasi halifesi Kaim'in tekrar Bağdat'a dönmesini sağlayan Tuğrul Bey halifenin kızıyla evlendi. Halife Kaim (Arapça: القائم بأمر الله‎, al-Qāʾim bi-amri 'llāh), Tuğrul Bey'e Sultan, Ruknu ʾd-daula ve Maliku ʾl-maschriq wa-ʾl-maghrib ünvanı verip "Doğu'nun ve Batı'nın Sultanı" ilan etti.
Tuğrul Bey 4 Eylül 1063 tarihinde çocuksuz olarak İran'ın Rey kentinde vefat etmiş ve yerine yeğeni Alp Arslan geçmiştir.
Doğan Avcıoğlu'nun Türklerin Tarihi kitabında yazdığına göre, Prof. Altan Köymen, "Tuğrul Bey’in, Kürt, Arap, İranlı, Deylemli vs. 26 vasal Atabeyi bulunduğunu" hesaplamıştır.


Kaynak:Vikipedi

fadedliver
2 Aralık 2009 16:13   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

turul beyin hayatı

Tuğrul BeyTuğrul Bey, Selçuk Bey’in torunudur. Babası Mikail bir savaşta şehit düşünce, Selçuk Bey tarafından Cend şehrinde yetiştirildi. Selçuk Bey’in 1000 veya 1007 yılında vefatı ve amcası Arslan Bey’in ise, Gazneli Mahmut tarafından esir edilmesi üzerine, 1025 yılında Selçuklu Hanedanı’nın başına geçti.

Tuğrul Bey’in ilk yılları, yurt aramak ve dağınık haldeki Müslüman-Türk göçebelerini toparlamakla geçti. 1034 yılında 7-8 bin şehit verdiği savaşta Şah Melik’e karşı ilk mağlubiyetini aldı. 1035 yılında ise ilk zaferini Gazne Hükümdarı Mesut’a karşı elde etti. Bu zafer ile, Selçukluları mültecilikten kurtarıp, ülke sahibi bir devlet haline getirdi.

Nişabur’u başkent seçen Tuğrul Bey, 1038 yılında ilk kez burada Es-Sultanu’l-Muazzam (Büyük Sultan) unvanı ile kendi adına hutbe okuttu.

Daha sonra Gaznelilerle çeşitli tarihlerde savaşan Selçuklular, Tuğrul Bey’in 1040 yılındaki en meşhur zaferi olan Dandanakan Meydan Muharebesiyle, yıkılma tehlikesini bertaraf ettiler. Başkent 1043 yılında Nişaburdan, Çağrı Bey’in komutanı İbrahim Yinal tarafından fethedilen Rey’e nakledildi.

1058’de Abbasi Halifesi, ‘Cenab-ı Hakk’ın kendisine tevdi ettiği bütün ülkeleri Tuğrul Bey’e devrettiğini’ bildirdi.

Tuğrul Bey 1060’ta Mısır Fatımilerini, bir daha toparlanamayacak şekilde bozguna uğrattı. Tuğrul Bey dönemine kadar, Bizans’a karşı sürekli savunma durumunda olan İslam dünyası, Tuğrul Beyle birlikte karşı atağa geçti. Bizans elindeki Anadolu’ya ilk giren Türk Sultanı da Tuğrul Bey oldu.

Tuğrul Beyin amcası Musa Yabgu’nun oğlu Şehzade Hasan, 1048’de Zap Nehri kenarında Bizanslılara mağlup olmuştu. Bunun üzerine Tuğrul Bey tarafından gönderilen İbrahim Yinal ve Kutalmış, Bizans ordusunu Bascan (Hasankale)’da 18 Eylül 1049’da mağlup etti ve kumandanları Liparites’i esir etti.

Tuğrul Bey, Erciş ve Bergri kalelerini de fethederek, Anadolu’nun kilidi olan Malazgirt önünde ordugah kurdu. Fakat Malazgirt, Tuğrul Bey’e nasip olmadı. Bağdat ve Rey’i imar eden Tuğrul Bey, yakalandığı hastalık yüzünden 5 Eylül 1063 Cuma günü vefat etti.
mustakar bu mesajı beğendi.
AsHiLaL
6 Şubat 2010 20:17   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Kardeşi Çağrı Bey'dir. Oğuzların Kınık boyundan Selçuk Beyin torunudur. Babası Mikail, gazâ akınında şehit düşünce, dedesi Selçuk’un yanında büyüdü. Çocukluğu Cend'e geçti. 1016 yılında Selçukluların başına geçti.
1028-1029 yılları arasında kardeşiyle birlikte Merv ve Nişabur kentlerini ele geçirdi. Buhara ve Balh kentlerine seferler düzenledi. 1038 yılında Nişabur'da kendini sultan ilan etti. 1040 yılında Gaznelilerle yaptığı Dandanakan Savaşı'nı kazanarak Gazne Devleti'ne karşı Selçukluların üstünlüğünü sağladı. Kardeşi Çağrı Bey'i Horasan valisi tayin eden Tuğrul Bey İran'ın büyük bir bölümünü ele geçirdi ve Selçuklu topraklarını Anadolu'ya kadar uzandırdı. 1060 yılında Fatimilerin eline geçmiş olan Bağdat'ı ele geçirdi. Abbasi halifesi Kaim'in tekrar Bağdat'a dönmesini sağlayan Tuğrul Bey halifenin kızıyla evlendi. Halife Kaim (Arapça: القائم بأمر الله‎, al-Qāʾim bi-amri 'llāh), Tuğrul Bey'e Sultan, Ruknu ʾd-daula ve Maliku ʾl-maschriq wa-ʾl-maghrib ünvanı verip "Doğu'nun ve Batı'nın Sultanı" ilan etti.
Tuğrul Bey 4 Eylül 1063 tarihinde çocuksuz olarak İran'ın Rey kentinde vefat etmiş ve yerine yeğeni Alp Arslan geçmiştir.
Doğan Avcıoğlu'nun Türklerin Tarihi kitabında yazdığına göre, Prof. Altan Köymen, "Tuğrul Bey’in, Kürt, Arap, İranlı, Deylemli vs. 26 vasal Atabeyi bulunduğunu" hesaplamıştır.


Kaynak:Vikipedi
mustakar bu mesajı beğendi.
Son düzenleyen _KleopatrA_; 6 Şubat 2010 20:20. Sebep: açık linkler kapatılmalıdır.
Misafir
15 Ocak 2012 14:53   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
sosyal kitabına kısaca yazacak olduğun şeyler:
Kardeşi Çağrı Bey'dir. Oğuzların Kınık boyundan Selçuk Beyin torunudur. Babası Mikail, gazâ akınında şehit düşünce, dedesi Selçuk’un yanında büyüdü. Çocukluğu Cend'e geçti. 1016 yılında Selçukluların başına geçti.
1028-1029 yılları arasında kardeşiyle birlikte Merv ve Nişabur kentlerini ele geçirdi. Buhara ve Balh kentlerine seferler düzenledi. 1038 yılında Nişabur'da kendini sultan ilan etti. 1040 yılında Gaznelilerle yaptığı Dandanakan Savaşı'nı kazanarak Gazne Devleti'ne karşı Selçukluların üstünlüğünü sağladı. Kardeşi Çağrı Bey'i Horasan valisi tayin eden Tuğrul Bey İran'ın büyük bir bölümünü ele geçirdi ve Selçuklu topraklarını Anadolu'ya kadar uzandırdı. Nişabur’u başkent seçen Tuğrul Bey, 1038 yılında ilk kez burada Es-Sultanu’l-Muazzam (Büyük Sultan) unvanı ile kendi adına hutbe okuttu.
7 Ocak 2013 19:17   |   Mesaj #5   |   
_EKSELANS_ - avatarı
VIP Özel Üye-VIP
[......]
3028
14.711 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 01-08-2012
TUĞRUL BEY

Gaznelilerin, Selçuk Beyin oğlu Arslan Yabguyu esir almasından sonra,Tuğrul kardeşi Çağrı Beyler Selçukluların başına geçti. Selçuklulara yeni bir yurt arayan Tuğrul Bey komutasındaki Türkler Horasan'a göç ettiler. Gazneliler, güçlenen Selçukluları tehdit olarak gördü ve onlara savaş açtılar... Kardeşi Çağrı Bey'dir. Oğuzların Kınık boyundan Selçuk Beyin torunudur. Babası Mikail, gazâ akınında şehit düşünce, dedesi Selçuk’un yanında büyüdü. Çocukluğu Cend'e geçti. 1025 yılında Selçukluların başına geçti. Altun Can Hatun ile evlendi.
1028-1029 yılları arasında kardeşiyle birlikte Merv ve Nişabur kentlerini ele geçirdi. Buhara ve Balh kentlerine seferler düzenledi. 1038 yılında Nişabur'da kendini sultan ilan etti. 1040 yılında Gaznelilerle yaptığı Dandanakan Savaşı'nı kazanarak Gazne Devleti'ne karşı Selçukluların üstünlüğünü sağladı. Kardeşi Çağrı Bey'i Horasan valisi tayin eden Tuğrul Bey İran'ın büyük bir bölümünü ele geçirdi ve Selçuklu topraklarını Anadolu'ya kadar uzandırdı. 1060 yılında Fatimilerin eline geçmiş olan Bağdat'ı ele geçirdi. Abbasi halifesi Kaim'in tekrar Bağdat'a dönmesini sağlayan Tuğrul Bey, halifenin kızı ile evlendi. Halife KaimTuğrul Bey'e Sultan, ünvanı verip "Doğu'nun ve Batı'nın Sultanı" ilan etti. Zamanında güç ve nüfuz sahibi ünlü sufilerle çok yakın temaslar kurmuştur, bunlardan biriside dönemin Kalenderi şeyhi ve şair Baba Tâhir-i Uryân-ı Hemedânî'dir. (”
İlk eşi tutulmuş olduğu hastalıktan 1060 yılında Cürcan'da vefat etmiştir. Eşini kaybetmekten derin üzüntü duymuş olan Tuğrul Bey, eşinin cesedini Büyük Selçuklu Devleti'nin başkenti Rey4 Eylül 1063 tarihinde 73 yaşındayken çocuksuz olarak İran'ın Rey kentinde vefat etmiş ve yerine yeğeni Alp Arslan geçmiştir.

Atabeyleri


Doğan Avcıoğlu'nun Türklerin Tarihi kitabında yazdığına göre, Prof. Altan Köymen, "Tuğrul Bey’in, Kürt, Arap, İranlı, Deylemli vs. 26 vasal Atabeyi bulunduğunu" hesaplamıştır.
Misafir
9 Ocak 2013 23:25   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

tuğrul beyi hakkında bilgi

Büyük Selçuklu Devleti´nin Kurucusu.
Muhtemelen 993 senesinde doğdu. Babası Mikail´ in bir gaza akınında şehid düşmesi üzerine kardeşi Çağrı bey´ le beraber, dedesi Selçuk Bey tarafından yetiştirildi. Dini ve milli terbiyenin yanında mükemmel silah kullanmasını öğrendi.

Selçuk Bey´in vefatı (1000 veya 1007) ve daha sonra amcası Arslan Bey´in Gazneli Mahmud tarafından esir edilmesi (1025) üzerine Tuğrul bey, selçuklu hanedanının başına geçti. Çağrı Bey´ le birlikte iç ve dış hasımlarına karşı verdiği büyük mücadelelerden sonra, Nişabur şehrini devlet merkezi yapan Tuğrul Bey, ilk defa burada Es-sultan-ül Muazzam ünvanı ile namına hutbe okuttu (1038). 23 Mayıs 1040´ da Gazna

lilere karşı kazandığı Dandanakan zaferi ile devletinin temellerini sağlamlaştırdı. Tuğrul bey, bu büyük zaferden sonra, Bağdad´ daki Abbasi halifesine bağlılık ve hurmet ifade eden mektubunu gönderdi ve devlet merkezini Rey şehrine taşıdı (1043).

Tuğrul Bey´in Abbasi halifesine bağlılığını bildirmesi, müslümanlar arasında büyük itibar kazanmasına sebep oldu. Halife, Tuğrul Bey´in büyük İslam alimlerinden Maverdi´ yi gönderdi. Hutbeyi Abbasi halifesi adına okutan Tuğrul Bey, halifenin bozuk itikad sahibi Büveyhilere karşı yardım talebini de kabul etti. Tuğrul bey bundan sonra Selçuklu ordularını hıristiyanların ve sapık bir kolun mensupları olan Büveyhilerin üzerine gönderdi. Abbasi halifelerini Büveyhilerin vasiyetinden kurtarmayı hedefledi.

Kardeşleri Çağrı Bey, İbrahim Yınal ve amcasının oğlu Kutalmış´ ın komutasındaki Selçuklu orduları, Batı´ ya doğru hızla yayıldılar. Azerbaycan, Irak-ı Arab ve Irak-ı Acem Selçuklu topraklarına katıldı. 1053´ te bizzat Bizans seferine çıkan Tuğrul Bey, Gürcistan´ a kadar ilerledi ve pek çok ganimetle geri döndü.

Tuğrul Bey 1055´ de, hac yollarını Bedevilerin akınlarından korumak, Suriye ve Mısır´ da Fatimilere karşı savaşmak üzere Bağdad´ a geldi. Büveyhiler ve Fatimilere karşı mücadele ederek bölgede Selçuklu hakimiyetini tesis etti. Bağdad ve Sünni alemini katliam ve tahripten korudu.

Tuğrul Bey´in Hilafet merkezine girip Büveyhileri temizlemesinden sonra Halife kendisine tac giydirme ve kılıç kuşanma merasimi yaptı. Onu “Dünya Sultanı” ilan etti, Rükneddin (Dinin temeli) ve Kasım emir ül-Mü´minin (Halifenin ortağı) ünvanlarını verdi. Böylece Selçuklular İslam halifeliğini, Abasiler elinde himayelerine almış ve dokuz asırlık Türk-İslam saltanatı başlamış oldu.

Tuğrul Bey , yirmi beş sene adalet, ihsan ve gazalrla geçen bir hükümdarlıktan sonra hastalandı. 5 Eylül 1063 senesinde Rey şehri yakınlarında yetmiş yaşlarında iken vefat etti. Rey´ deki türbesine defnediledi.

Tuğrul Bey, devamlı mücadele ile geçen uzun yıllar sonunda büyük işler başardı. Dünyanın en büyük devletlerinden birini kurup, Türk-İslam alemine çok hizmet etti. Maveraünnehr´ den Anadolu´ ya, Irak´ dan Azerbaycan ve Kafkasya´ ya kadar olan ülkede huzur ve emniyeti tesis etti ve pek çok ülkeye hakimiyetine kabul ettirdi. Zirai ve ticari faaliyeti neticesinde iktisadi hayat gelişip, refah seviyesi yükseldi. Muazzam bir şekilde tesis edilen devlet teşkilatı, kuvvetli temeller üzerine oturtuldu. Bu teşkilat, devrinde ve sonra kurulan Türk-İslam devletlerine nümune oldu.

“Kendime bir saray yapıp da yanında bir cami inşa etmezsem, Allahü tealadan utanırım” sözü Tuğrul Bey´in dünü duygularını çok güzel ifade etmektedir. Tuğrul Bey, adil, vakur, cömert, cesur, samimi, iyi ve yumuşak huylu bir hükümdar idi. Sarayın kapısına ümid ile gelen hiç kimse boş dönmezdi. Beş vakit namazını cemaatle kılmağa itina gösterir ve haftanın iki gününü oruç tutmakla geçirirdi. Bağdad´ da yaptırdığı sarayının yanına cami, medrese ve hamam da yaptırmıştır. Bütün bu özellikleri ile Tuğrul Bey, halkın ve ordusunun sevdiği ve tam bağlı bulunduğu bir hükümdardı..


kaynak: vikipedi
ismailz
10 Ocak 2013 18:12   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Tuğrul Bey'in hayatı

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

turul beyin hayatı

Tuğrul Bey (Tuğrul Bey Kimdir? - Tuğrul Bey'in Hayatı Ve Eserleri Hakkında)


Tuğrul BeyTuğrul Bey Selçuk Bey’in torunudur. Babası Mikail bir savaşta şehit düşünce Selçuk Bey tarafından Cend şehrinde yetiştirildi. Selçuk Bey’in 1000 veya 1007 yılında vefatı ve amcası Arslan Bey’in ise Gazneli Mahmut tarafından esir edilmesi üzerine 1025 yılında Selçuklu Hanedanı’nın başına geçti.

Tuğrul Bey’in ilk yılları yurt aramak ve dağınık haldeki Müslüman-Türk göçebelerini toparlamakla geçti. 1034 yılında 7-8 bin şehit verdiği savaşta Şah Melik’e karşı ilk mağlubiyetini aldı. 1035 yılında ise ilk zaferini Gazne Hükümdarı Mesut’a karşı elde etti. Bu zafer ileSelçukluları mültecilikten kurtarıp ülke sahibi bir devlet haline getirdi.

Nişabur’u başkent seçen Tuğrul Bey 1038 yılında ilk kez burada Es-Sultanu’l-Muazzam (Büyük Sultan) unvanı ile kendi adına hutbe okuttu.

Daha sonra Gaznelilerle çeşitli tarihlerde savaşan Selçuklular Tuğrul Bey’in 1040 yılındaki en meşhur zaferi olan Dandanakan Meydan Muharebesiyle yıkılma tehlikesini bertaraf ettiler. Başkent 1043 yılında Nişaburdan Çağrı Bey’in komutanı İbrahim Yinal tarafından fethedilen Rey’e nakledildi.

1058’de Abbasi Halifesi ‘Cenab-ı Hakk’ın kendisine tevdi ettiği bütün ülkeleri Tuğrul Bey’e devrettiğini’ bildirdi.

Tuğrul Bey 1060’ta Mısır Fatımilerini bir daha toparlanamayacak şekilde bozguna uğrattı. Tuğrul Bey dönemine kadar Bizans’a karşı sürekli savunma durumunda olan İslam dünyası Tuğrul Beyle birlikte karşı atağa geçti. Bizans elindeki Anadolu’ya ilk giren Türk Sultanı da Tuğrul Bey oldu.

Tuğrul Beyin amcası Musa Yabgu’nun oğlu Şehzade Hasan 1048’de Zap Nehri kenarında Bizanslılara mağlup olmuştu. Bunun üzerine Tuğrul Bey tarafından gönderilen İbrahim Yinal ve Kutalmış Bizans ordusunu Bascan (Hasankale)’da 18 Eylül 1049’da mağlup etti ve kumandanları Liparites’i esir etti.

Tuğrul Bey Erciş ve Bergri kalelerini de fethederek Anadolu’nun kilidi olan Malazgirt önünde ordugah kurdu. Fakat Malazgirt Tuğrul Bey’e nasip olmadı. Bağdat ve Rey’i imar eden Tuğrul Bey yakalandığı hastalık yüzünden 5 Eylül 1063 Cuma günü vefat etti.
_GüzelikMeleği_
10 Ocak 2013 19:48   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
uğrul Bey

Selçuklu Devletinin kurucusu. Oğuzların Kınık boyundan Selçuk Beyin torunudur. Babasının adı Mikail’dir. Muhtemelen 993 yılında doğdu. Babası Mikail, gazâ akınında şehit düşünce, dedesi Selçuk’un yanında büyüdü. Çocukluğu Cend’de geçti. Büyük bir îtinâ ile yetiştirildi. Âilesinden dînî ve millî terbiye alıp, mükemmel silâh kullanmasını öğrendi.





?? Tuğrul Bey Selçuklu Devletinin kurucusu.

Oğuzların



Kınık boyundan

Selçuk Beyin torunudur. Babasının adı Mikail’dir. Muhtemelen 993 yılında doğdu. Babası Mikail, gaza akınında şehit düşünce, dedesi Selçuk’un yanında büyüdü. Çocukluğu

Cend’de geçti. Büyük bir itina ile yetiştirildi. Ailesinden dini ve milli terbiye alıp, mükemmel silah kullanmasını öğrendi.

Selçuk Bey'in vefatıyla amcası

Arslan Yabgu’nun Selçuklu ailesinin reisliğini almasına, kardeşi

Çağrı Bey ile itiraz etmedi. Ancak dedelerinin vefatından sonra iki kardeş Cend şehrini terk ederek batıya göç ettiler. Burada



Maveraünnehr hükümdarı

İlek Nasr’ın kendilerine karşı düşmanca siyaseti üzerine Çağrı Bey ile Karahanlı hükümdarı Buğra Hanın ülkesine gittiler. Tuğrul Bey, Karahanlılar ülkesinde hapis edildiyse de, Çağrı Bey, Buğra Han ordusunu yenip pekçok esir aldı. Alınan esirler karşılığı Tuğrul Bey serbest bırakıldı. Tekrar Maveraünnehr’e döndüler. Buhara hakimi Karahanlı Ali Tegin’in aleyhlerine faaliyeti ve yeni durum üzerine Tuğrul Bey çöle çekildi. Çağrı Bey de yeni vatan keşfi için Rum Gazasına çıktı. İki kardeş, Rum Gazasından alınan ganametlerle çok zenginleştiler.

Arslan Yabgu, 1205’te

Gaznelilerce esir alınıp,

Hindistan’da haps edilince, iki kardeş ortak iktidar sistemiyle Selçuklu ailesinin lideri oldu. Liderliği Karahanlı Ali Tegin tarafından şüpheyle karşılanınca, ikili liderlik sistemi yerine amcaları Musa’yı Yabgu yapıp, üçlü iktidar sistemine geçtiler. 1034 sonbaharında, Gaznelilerin müttefiki Oğuzlardan Şah Melik, Selçuklulara ani bir baskın yapınca, zayıfladılarsa da, tekrar toplandılar. On bin kişilik kuvvet toplayarak Gaznelilere ait Horasan’a girdiler. Gazneli Mes’ûd’un ordusunu 20 Haziran 1035’te Mesa’da yendiler. Gaznelilerle antlaşma yapıp; Nesa, Ferave ve Dihistan’ı aldılar. Ayrıca TuğrulBeye GazneliMes’ûd tarafından hakimiyet alametlerinden olan hil’at, at, menşur ve sancak gönderildi. Tuğrul Bey antlaşmayla Nesa’da Gaznelilere tabi federal bir devlet kurmuş olmasına rağmen, resmi ilanı yoktur.

Tuğrul Bey ve diğer Selçuklu hanedan mensupları toprak sahibi olunca,

Oğuz boyları ve kabile reisleri yanlarına akın edip, toplandılar. Tuğrul Bey, çok güçlenip, bölgenin nüfûsu artınca;


Gazneli Mes’ûd’a önceki üç şehrin dar geldiğini bildirip, 1037’de Merv, Serahs ve Baverd’iyi de istedi. Bu şehirlere karşılık da Gaznelilerin maaşlı askeri olma ve Horasan’daki asayişi temin etme taahhütünde bulundular. Teklifleri oyalamaya alınınca, Tuğrul Bey küçük gruplar halinde akın harekatı yaptırdı. Çağrı Beyin idare ettiği akınlarda Selçuklular Cüzcan, Talekan ve Faryab’dan Rey’e kadar harekatta bulundular. Selçuklu akınlarını durdurmak için Gazneli Mes’ûd’un gönderdiği ordu Serahs yakınında 1038 Haziranında yenildi. Zafer sonrasında toplanan kurultayda Tuğrul Bey , hükümdar ilan edildi. Bu kurultay kararı ve 1038 tarihi Selçuklu Devletinin kuruluşu olarak kabul edilir.

Tuğrul Bey Nişapur’da kalıp, Çağrı Bey Merv’de melikler meliki olarak, askeri harekatları idare ederek ordu kumandanlığı yaptı. Tuğrul Beyin Nişapur’da istiklalini ilan etmesi, Gazne’de hoş karşılanmadı. Çağrı Bey , 1039 yılında Gaznelilerle iki kere muharebe yapıp, yenildi. Tuğrul Bey ve diğer Selçuklu hanedanları, Gazneli Mes’ûd’un düzenli ordusuna karşı gerilla harpleri yapıp, onları yıprattılar. Gazneli Mes’ûd, antlaşma istedi. Tuğrul Bey, Gaznelilerin türlü metodlarla Selçukluları Horasan’dan çıkarabileceklerini tahmin ederek, zaman kazanmak ve hazırlıkları tamamlamak için çöle çekildi. Sultan Gazneli Mes’ûd’un 1040 Baharındaki Tûs ve Serahs istikametindeki harekatı üzerine Selçuklular, Tuğrul Beye başvurup, harekete geçmesini istediler.

Tuğrul Bey, 1040 Mayısında çölden çıkıp, Serhas’ta Gazneli ordusuyla karşılaştı. Gazneliler ot ve yiyecek sıkıntısı çektiğinden

Merv’e hareket edince, Tuğrul Beyin kumandasındaki Selçuklular, sağdan ve soldan taarruzla Gaznelileri taciz ettiler. Dandanakan Kalesi önünde yapılan asıl muharebede Gazneliler bozuldular. 23 Mayıs 1040 tarihinde kazanılan Dandanakan Zaferiyle, Tuğrul Bey tekrar tahta oturdu. Tuğrul Bey zafer sonrasında ele geçen ganimetle zenginleşip, kumandanlara pekçok ihsanlarda bulundu. Kurultay toplandı. Kurultayda devletin temel stratejisi tespit edilip, planlar yapıldı. Bağdat’taki Abbasi Halifeliğine bağlılık ve hürmet ifade eden mektup gönderildi.

Çağrı Beyin 1060’ta vefatına kadar ortak iktidar sistemine göre hareket edilmesine rağmen, devleti temsil yetkisi Tuğrul Beye aitti. Tuğrul Bey hükümdarlığını ve Selçukluları maddi güçlerle kuvvetlendirdiği gibi manevi olarak da Halife, alim ve tasavvuf ehlinden destek alıyordu. Tebaasının refah seviyesini yükseltip, orduyu askera sisteme göre teşkilatlandırıyordu. 1040 Dandanakan Zaferi ve 1043’te devlet merkezini Rey’e taşıması sebebiyle Bağdat’taki Abbasi Halifesi El-Kaim’e tekrar bağlılığını arz etti. Tuğrul Beyin Abbasi Halifesiyle münasebeti Sünni İslam dünyasında büyük itibar kazanmasına sebep oldu. Halife El-Kaim, Tuğrul Beyin yanına; büyük İslam alimlerinden olup, sosyal ve devlet idaresi hakkında Ahkam-üs-Sultaniye isimli eserin sahibi olan Maverdi’yi gönderdi. Tuğrul Bey , ülkesinde hutbeyi Abbasi Halifesi adına okuttu; halifenin zalim Büveyhiler ve asilere karşı yardım talebini kabul etti. Halifeye bildirdiği arz; samimiyetinin ve temiz itikadının ifadesi olup, şunları ihtiva ediyordu: Halifeye hizmet etmek şerefine kavuşmak, Mekke’de Hac yapmak ve Hac yollarını Bedevilerin taarruzundan korumak, Suriye ve Mısır’da Fatimilerle harp etmektir. 1055’te Bağdat’a gelip, hutbede adı okundu.

Selçuklu Hanedanı ile Abbasiler arasında evlenmeler münasebetiyle akrabalık kuruldu. Halife, Çağrı Beyin kızı Hatice Arslan Hatun ile 1056’da evlendi. Tuğrul Bey de Halife’nin kızı ile 1062’de muhteşem bir düğün merasimiyle evlendi. Bağdat’tayken zalim Büveyhaler ve sapık Fatimilere karşı mücadele edip, Musul ve bölgede Selçuklu hakimiyetini tesis etti. Büveyhli hükümdarını öldürerek, Bağdat ve sünni alemini katliam ve tahripten korudu. Selçukluların batısındaki Bizans ülkelerine fetih harekatı ve akınlarında bulundu. Erzurum Hasankale’ye gelip, Malazgirt’i fethetmek istediyse de kışın yaklaşması üzerine, baharda gelmek üzere kuşatmayı kaldırdı. Tuğrul Bey , hakimiyet ve tahrik sebebiyle kendine asi olan üvey kardeşi İbrahim Yınal’ın isyanını 1058’de bastırıp, onu cezalandırdı.

Tuğrul Bey , devamlı mücadeleyle geçen uzun yıllar sonunda çok büyük işler başardı. Dünyanın en büyük devletlerinden birini kurup, Türk İslam alemine çok hizmeti geçti. Maveraünnehr’den Anadolu’ya, Irak’tan Âzerbaycan ve Kafkasya’ya kadar olan ülkede huzur ve emniyet tesis etti. Yirmi sekiz ülkeye kendi hakimiyetini kabul ettirdi. Zirai, ticari faaliyet neticesinde iktisadi hayat gelişip, refah seviyesi yükseltildi. Bizans akınlarında çok ganimet alınıp, büyük gelir elde edildi. Devlet teşkilatı muazzam şekilde tesis edilip, kuvvetli temeller üzerine oturtuldu. Selçuklu Devlet Teşkilatı, devrinde ve sonra kurulan Türk ve İslam devletlerine nümûne oldu. Tuğrul Bey , yirmi beş yıl adalet, ihsan ve gazalarla geçen hükümdarlıktan sonra, hastalandı. Yetmiş yaşlarında Rey yakınlarındaki yazlığında 5 Eylül 1063 tarihinde vefat etti.

Tuğrul Beyden sonra Selçuklu tahtına yeğeni Alparslan geçti. Tuğrul Bey adil, vakur, cömert, samimi, iyi ve yumuşak huylu bir şahsiyetti. Halkı tarafından sevilen bir hükümdar ve ordusunca tam bağlanılan kuvvetli bir kumandandı. “Kendime bir saray yapıp da yanında bir cami inşa etmezsem, Allahü tealadan utanırım.” sözü Tuğrul Beyin dini duygularını çok güzel ifade etmektedir. Kaynak: Rehber ansiklopedisi


Büyük Selçuklu Devleti'nin Kurucusu: Tuğrul Bey.

Muhtemelen 993 senesinde doğdu. Babası Mikail' in bir gaza akınında şehid düşmesi üzerine kardeşi Çağrı bey' le beraber, dedesi Selçuk Bey tarafından yetiştirildi. Dini ve milli terbiyenin yanında mükemmel silah kullanmasını öğrendi.

Selçuk Bey'in vefatı (1000 veya 1007) ve daha sonra amcası Arslan Bey'in Gazneli Mahmud tarafından esir edilmesi (1025) üzerine Tuğrul bey, selçuklu hanedanının başına geçti. Çağrı Bey' le birlikte iç ve dış hasımlarına karşı verdiği büyük mücadelelerden sonra, Nişabur şehrini devlet merkezi yapan Tuğrul Bey, ilk defa burada Es-sultan-ül Muazzam ünvanı ile namına hutbe okuttu (1038). 23 Mayıs 1040' da Gaznalilere karşı kazandığı Dandanakan zaferi ile devletinin temellerini sağlamlaştırdı. Tuğrul bey, bu büyük zaferden sonra, Bağdad' daki Abbasi halifesine bağlılık ve hurmet ifade eden mektubunu gönderdi ve devlet merkezini Rey şehrine taşıdı (1043).

Tuğrul Bey'in Abbasi halifesine bağlılığını bildirmesi, müslümanlar arasında büyük itibar kazanmasına sebep oldu. Halife, Tuğrul Bey'in büyük İslam alimlerinden Maverdi' yi gönderdi. Hutbeyi Abbasi halifesi adına okutan Tuğrul Bey, halifenin bozuk itikad sahibi Büveyhilere karşı yardım talebini de kabul etti. Tuğrul bey bundan sonra Selçuklu ordularını hıristiyanların ve sapık bir kolun mensupları olan Büveyhilerin üzerine gönderdi. Abbasi halifelerini Büveyhilerin vasiyetinden kurtarmayı hedefledi.

Kardeşleri Çağrı Bey, İbrahim Yınal ve amcasının oğlu Kutalmış' ın komutasındaki Selçuklu orduları, Batı' ya doğru hızla yayıldılar. Azerbaycan, Irak-ı Arab ve Irak-ı Acem Selçuklu topraklarına katıldı. 1053' te bizzat Bizans seferine çıkan Tuğrul Bey, Gürcistan' a kadar ilerledi ve pek çok ganimetle geri döndü.

Tuğrul Bey 1055' de, hac yollarını Bedevilerin akınlarından korumak, Suriye ve Mısır' da Fatimilere karşı savaşmak üzere Bağdad' a geldi. Büveyhiler ve Fatimilere karşı mücadele ederek bölgede Selçuklu hakimiyetini tesis etti. Bağdad ve Sünni alemini katliam ve tahripten korudu.

Tuğrul Bey'in Hilafet merkezine girip Büveyhileri temizlemesinden sonra Halife kendisine tac giydirme ve kılıç kuşanma merasimi yaptı. Onu "Dünya Sultanı" ilan etti, Rükneddin (Dinin temeli) ve Kasım emir ül-Mü'minin (Halifenin ortağı) ünvanlarını verdi. Böylece Selçuklular İslam halifeliğini, Abasiler elinde himayelerine almış ve dokuz asırlık Türk-İslam saltanatı başlamış oldu.

Tuğrul Bey , yirmi beş sene adalet, ihsan ve gazalrla geçen bir hükümdarlıktan sonra hastalandı. 5 Eylül 1063 senesinde Rey şehri yakınlarında yetmiş yaşlarında iken vefat etti. Rey' deki türbesine defnediledi.

Tuğrul Bey, devamlı mücadele ile geçen uzun yıllar sonunda büyük işler başardı. Dünyanın en büyük devletlerinden birini kurup, Türk-İslam alemine çok hizmet etti. Maveraünnehr' den Anadolu' ya, Irak' dan Azerbaycan ve Kafkasya' ya kadar olan ülkede huzur ve emniyeti tesis etti ve pek çok ülkeye hakimiyetine kabul ettirdi. Zirai ve ticari faaliyeti neticesinde iktisadi hayat gelişip, refah seviyesi yükseldi. Muazzam bir şekilde tesis edilen devlet teşkilatı, kuvvetli temeller üzerine oturtuldu. Bu teşkilat, devrinde ve sonra kurulan Türk-İslam devletlerine nümune oldu.

"Kendime bir saray yapıp da yanında bir cami inşa etmezsem, Allahü tealadan utanırım" sözü Tuğrul Bey'in dünü duygularını çok güzel ifade etmektedir. Tuğrul Bey, adil, vakur, cömert, cesur, samimi, iyi ve yumuşak huylu bir hükümdar idi. Sarayın kapısına ümid ile gelen hiç kimse boş dönmezdi. Beş vakit namazını cemaatle kılmağa itina gösterir ve haftanın iki gününü oruç tutmakla geçirirdi. Bağdad' da yaptırdığı sarayının yanına cami, medrese ve hamam da yaptırmıştır. Bütün bu özellikleri ile Tuğrul Bey, halkın ve ordusunun sevdiği ve tam bağlı bulunduğu bir hükümdardı..
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Tuğrul Bey'in hayatı hakkında bilgi verir misiniz? Konusuna Benzer Konular

Etiketler:
  • tugrul bey hakkinda kisa bilgi
  • tugrul bey in hayati kisaca
  • tugrul bey kisa bilgi
Cevap: 6
Son Mesaj: 10 Ocak 2014 20:44
Osman Bey kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?
Gönderen: Ziyaretçi Forum: Soru-Cevap
Cevap: 3
Son Mesaj: 29 Aralık 2013 17:29
Selçuk Bey'in hayatı hakkında bilgi verir misiniz?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 21 Kasım 2013 12:11
Cevap: 0
Son Mesaj: 30 Kasım 2011 20:29
Cevap: 2
Son Mesaj: 10 Mart 2011 15:22
Sayfa 0.441 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu