Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Renoir kimdir, hayatı ve eserleri hakkında bilgi verir misiniz?

Gösterim: 6144 | Cevap: 1
  • auguste renoir eserleri
  • pierre auguste renoir eserleri
  • renoir eserleri
Misafir
Cevaplanmamış   |    14 Şubat 2010 17:47   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Renoir kimdir, hayatı ve eserleri hakkında bilgi verir misiniz?

Pierre Auguste renoir tabloları ve bilgileri
_KleopatrA_
14 Şubat 2010 17:51   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

Pierre Auguste renoir tabloları ve bilgileri

Pierre Auguste Renoir'ın birkaç resmi(eser)



Roses and Jasmine in a Delft Vase




A Girl With a Watering Can, 1876




Jeunes filles au piano (Girls at the Piano), 1892




In the meadow




A Morning Ride in the Bois de Boulogne c.1873




Lady at the Piano, 1875




Peaches and Almonds, 1901




La famille de l'artiste , 1896




resimlerin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz


Feeding


Young Boy with a Cat 1868-69


The Parisian (La Parisienne) 1874


Lady at the Piano, 1875


The Swing,1876


Young Women Talking, 1878


Madame Charpentier and Her Children Paul (at her knee) and Georgette, 1878


Jugglers at the Cirque Fernando,1879


The Laundress, 1880


On the Terrace / Two Sisters , 1881


La promenade, 1906


The Walk, 1870


The Box,1874


Ball at the Moulin de la Galette, 1876


Le déjeuner des canotiers, 1881


Dance at the Field, 1883


Bathers, 1918-1919


Low Tide at Yport, 1883


Summer, 1868


La Grenouillere, 1869


La Grenouillere, 1869


La Grenouillere, 1871


Monsieur Fournaise, 1875


Self Portrait, 1875


Monet Painting in His Garden at Argenteuil, 1875


Self Portrait at Age 35, 1876


Luncheon of the Boating Party, 1880


Fruits from the Midi, 1881


Daughters of Mandes, 1888


Girl with Sheaf of Corn


Irene Cahan D'Anvers


by the Seashore


Little Miss Romaine Lacaux. 1864


Arum and Conservatory Plants. 1864


Portrait of William Sisley. 1864


Portrait of Mademoiselle Sicot. 1865


At the Inn of Mother Anthony. 1866


Young Man Walking with Dogs in Fontainebleau Forest. 1866


Woman Standing by a Tree. 1866


Woman in a Boat. 1867


Diana. 1867

Auguste Renoir(1841-1919)


1841 yılında Limoges’da dünyaya gelmiştir. Resme olan yeteneğini gören babası onu 13 yaşında iken bir porselen yapımcısının yanına verir. Orada seramik üzerine resim yapıyordu. Daha sonraları, geçim kaygısıyla stor ve yelpaze de boyamıştır. Bu arada para biriktirmiş ve 1862’de Güzel Sanatlar Okuluna yazılmıştır. Bir yandan Gleyre’in atölyesine devam eden Renoir, orada Monet’ye, Basille’e ve Sisley’e rastlar. 1864’de atölye kapanınca arkadaşları ile birlikte oradan ayrılır. 1864 Devlet Resim Sergisinde Esmeralda adlı eseriyle boy gösterir. Ertesi yılın sergisinde ise Sisley’in Portresi ile Yaz Gecesi tabloları yer alacaktır.

Renoir’ın ilk resimleri Diaz’ın, Courbet’nin etkilerini taşırsa da Renoir 1868’den sonra Monet’nin etkisine girmeye başlar, 1868 ve 1869 da Ville d’Avray’de, ya da Croissy adasının bulunduğu yerdeki Seine kıyılarında Monet ile birlikte çalışır. Burada yaptığı La GrenouiIlère tablosu Monet’nin ayni addaki tablosunun konusunu işler. Ama aynı yıl içinde yaptığı Sisley’in Evi gene Courbet’yi hatırlatır.

1870 Savaşını Bordeaux’ süvari birliğinde geçiren Renoir, savaş bitince gene Paris’e gelir. Ama sık sık Bougivale, Saint-Cloud’ya, Louveciennes’e giderek açık havada çalışır. Renoir, doğadaki ışık ve renk üzerine eğilen Monet’nin yanı sıra günlük hayatı resimlerine konu alan Manet’nin etkisine de kapılır. 1876’de boyadığı Moulin de la Galette bu ikili etkiyi belirli bir biçimde gösterir. 1873’te gene Monet ile aynı konuda birer tablo yaparlar: Marc aux Canards.

İzlenimcilerin ilk sergisini düzenleyen Renoir’dır. Renoir bu yıllarda yaptığı portreler hep açık havada yapılmıştır. Oysa Monet ile Pissarro’nun açık hava çalışmaları, daha çok, manzara resimleridir.




Resim, Auguste Renoir’ın 1876’da yapılmış ve bir açık hava eğlentisini betimleyen tablosunu gösteriyor. Renoir , kalabalığın neşeli devinimini yakalamayı seviyor, coşkulu güzelliğin büyüsüne kendini bırakabiliyor. Ama onun asıl niyeti başkadır. O, parlak renklerin canlı çeşitliliğini çağrıştırmak ve kalabalığın burgacı üstünde güneşin etkisini incelemek istiyor. Bu tablo, Manet’nin yaptığı Monet’nin Kayığı ile karşılaştırılsa bile, bitmemiş gibi, taslak halindeymiş gibi görünüyor. Yalnızca ön düzlemdeki birkaç figürün başı, az çok ayrıntıyla imgeleştirilmiş, ama tablo bir tüm olarak, çok atak ve karşı-gelenekçi. Oturan bayanın gözleri ve alnı gölgede kayboluyor; güneş ise ağzında ve çenesinde oynuyor. Canlı giysisi, Frans Hals veya Velàsquez’in kullandıklarından çok daha korkusuzca, özgür fırça vuruşlarıyla boyanmış. Ama bunlar, dikkatle baktığımız figürlerdir. Arkada ise biçimler, havada ve güneş ışığında giderek daha bir çözülüyor. Hemen ayırdına varıyoruz ki bu tablolar, taslak gibi görünseler de, bir savsaklamanın değil, tersine, derin bir resimsel deney’in ürünüdür. Eğer Renoir her ayrıntıyı çizmiş olsaydı, tablo cansız ve sıkıcı bir şey olurdu. Gördüğümüz gibi, doğayı yansıtma yöntemi bulununca, XV. yüzyıl sanatçıları arasında da böyle bir çatışma çıkmıştı. Aynı şey, figürlere katılık ve sertlik veren perspektifle doğalcılık için de söylenebilir. Anımsanacağı üzere, bu güçlüğü, yalnızca Leonardo’nun dehası, sfumato (giderek erime) yöntemi sayesinde, biçimleri gölgede eriterek aşmıştır. Fakat Leonardo’nun koyu gölgelerini açık havada bulamadığımıza göre, İzlenimciler için bu geleneksel yol da kapanmıştı. Bu nedenle onlar, kenar çizgilerinin bilinçli olarak aşındırılması yolunda, önceki kuşakların başarılarının çok ötesine gitmek zorunda kaldılar.

İnsan gözünün şahane bir araç olduğunu biliyorlardı. Yeter ki ona, doğru uyarıda bulunulsun. Sonra göz, biçimi, nasıl olması gerekirse öyle oluşturur. Ne var. ki-bu resimlere bakmasını bilmek gerekir. İzlenimci serginin ilk ziyaretçileri, o tablolarda, keyfi fırça vuruşlarının oluşturduğu karışıklıktan başka bir şey bulmamışlar ve ressamları da deli sanmışlardı.

Renoir 1874—1877 yıllarında izlenimcilerin bütün sergilerine katılır.




Ama 1879 yılında Devlet Resim sergisine resim vermeyi yeğler. Bu yıldan sonra Renoir devlet sergisini izlenimcilerin sergisinden üstün tutmaya başlar ve az çok arkadaşlarından ayrılmış olur.

1881 martında Cezayir’e gider ve aynı yılın sonbaharında İtalya’ya geçer. Venedik’te, Roma’da, Floransa’da, Napoli’de, Pompei’de, dolaşır. 1882 yılı ocak ayında Palermo’da Richard Wagner’in Portresi’ni boyar. 1883 sonbaharında Renoir, bu kez Monet ile gelir İtalya’ya ve bir süre Cenova’da kaldıktan sonra gene Monet ile birlikte Estaque’e Cézanne’ın yanına gider.




İngresci dönem araştırmalar

1881-1882’de İtalya’da bir süre kalan sanatçı, orada Floransalı ustaları, Raffaello’yu, Pompei’deki freskleri yakından inceleme fırsatını buldu. 1883-1884 yılları arasındaysa izlenimciikten daha da kopmuş olduğunu açıkladı: 1883’e doğru bir kopukluk olduğunu söyleyen sanatçı, izlenimciliğin sonuna kadar gittiğine ve belli bir noktadan sonra ne resim yapmayı, ne de desen çizmeyi bildiği sonucuna vardığına, kısacası çıkmaza girdiğine inanmıştı.

Renoir’ın “kuru ya da “Ingresvari (1889-1890) olarak nitelenen yeni çalışma döneminin başlıca özelliği, desenin daha belirgin olması ve aplalara yer vermesidir (yani renkleri düz olarak sürmesi); daha sonra figürleri belirgin konturlarla çevirmeye ve ışığı tekdüze bir biçimde dağıtmaya başladı.

1885, 1888, 1889 yıllarında Renoir, gene uzun bir süre Cézanne’ın yanında kalır.

“Sedefli��? dönem ve son yapıtlar1890’a doğru Renoir’m yeni bir üslup edindiği görüldü; bunun başlıca özelliği, fırça tuşlarının çok daha yumuşak ve akıcı olmaları ve sanatçının saydamlık etkilerine yer vermesidir. Bu dönem “sedefli��? dönem (1890-1897) olarak adlandırılır. Sedefli üslubun, ellisine yaklaşan Renoir tarafmdan benimsenmesi rastlantısal değildir. Sanatçı, Andr Lhote’a göre bu dönemde gençlik yapıtlarının çatlak çatlak olduğunu, tonlarrının da bozulduğunu fark etmiş ve bundan böyle karıştırdığı boyalara dikkat etmeye başlamıştı. Gerçekten de, Rubens gibi, boyaları karıştırma işini en aza indirdi; Yalnızca ince ve tek bir boya tabakasıyla yetindi.

Piyano Çalan Genç Kızlar (1892) sanatçının devlet tarafından satın alınan tuvali oldu; bu, söz konusu dönemin ünlü bir yapıtıdır. Artık çalışmaları ilgi çekmeye başlamıştı. 1897’den sonra ve yaşamının sonuna kadar Renoir, içinden geldiği gibi ve dolaysız bir biçimde, rötuşlara başvurmadan çalışmaya başladı; bu biçimde pek çok tombul ve çıplak kadın resmini çoğunlukla bir oturuşta ve aşıboyası-kırmızı ağırlıklı renklerle gerçekleştirdi. G.H.

1891’de Tamaris-sur mer’e, 1892’de İspanya’ya gider. Böylece hayatı Paris’teki atelyesi ile yolculukları arasında geçer. 1893 kışını Beaulieu’de geçirir. 1897, 1898 yıllarında ise Dieppe yakınlarındaki Berneval’de kalır.

1898 yılında romatizmaya tutulur. Ama İtalya’da ve Fransa’daki kaplıcalar onu iki yıl içinde bu derdinden kurtarırlar. 1900’de Légion d’honneur nışanını da alan Renoir 1901’de yeniden Cannes yakınındaki Trayas’a gider. Kışı orada geçirir. 1903 de Cagnes’da bir yer satınalıp ev yaptırtır. Hayatının geri kalan bölümünde kışları hep burada geçirir.

1905 yılı Sonbahar Sergisi’nde sergilediği resimlerle tam bir zafer kazanır. Ama romatizma ağrıları yeniden başlamıştır. 1912’de artık fırça tutamayacak bir hale gelir. 1919 ağustosunda Louvre müzesi Bayan Charpentier tablosunu satın alınır.Kendisi de 3 aralık 1919’da Cagnes’da ölür.


Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Renoir kimdir, hayatı ve eserleri hakkında bilgi verir misiniz? Konusuna Benzer Konular

Etiketler:
  • auguste renoir eserleri
  • pierre auguste renoir eserleri
  • renoir eserleri
Cevap: 2
Son Mesaj: 8 Temmuz 2015 18:13
Cevap: 3
Son Mesaj: 3 Ekim 2013 21:18
Cevap: 5
Son Mesaj: 8 Şubat 2013 15:37
Cevap: 14
Son Mesaj: 31 Mart 2010 21:35
Cevap: 2
Son Mesaj: 29 Ocak 2010 00:50
Sayfa 0.293 saniyede 9 sorgu ile oluşturuldu