Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Geleneksel meslekler ve el sanatları meslekleri nelerdir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda şippokipolik tarafından 29 Mart 2010 (19:36) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
8228 kez görüntülenmiş, 5 cevap yazılmış ve son mesaj 18 Mart 2011 (15:01) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 5.00  |  Oy Veren: 1      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 29 Mart 2010, 19:36

Geleneksel meslekler ve el sanatları meslekleri nelerdir?

#1 (link)
şippokipolik
Ziyaretçi
şippokipolik - avatarı
ya sizlere bir şey sorucaktım geleneksel meslekler ve el sanatları meslekleri nelerdir...
Benzer Konular: Etiketler:
  • el sanatlari ile ilgili meslekler
  • geleneksel el sanatlari nelerdir
  • geleneksel el sanatlarimiz nelerdir
  • geleneksel meslekler
  • sanat meslekleri nelerdir
Rapor Et
Reklam
Eski 2 Mart 2011, 20:32

Geleneksel meslekler ve el sanatları meslekleri nelerdir?

#2 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bu konuda bilgisi olan yazsın çok acil.
Rapor Et
Eski 3 Mart 2011, 00:02

Geleneksel meslekler ve el sanatları meslekleri nelerdir?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
DEMİRCİLİK KİLİMCİLİK ESANSCILIK ZEMBİLCİLİK SEMERCİLİK TAŞ OYACILIĞI YEMENCİLİK KOŞUMCULIK URGANCILIK EBRU İŞLEME SANATI AHŞAP OYMACILIĞI DOKUMACILIK ÇİNİ SANATI SEPETÇİLİK MESTÇİ NALBUR RENÇBER CELEP SAYACI
Rapor Et
Eski 3 Mart 2011, 10:13

Geleneksel meslekler ve el sanatları meslekleri nelerdir?

#4 (link)
Theni's
Ziyaretçi
Theni's - avatarı
Geleneksel mesleklerimiz nelerdir?


Basmacı
Basma en yaygın kullanılan kumaştı; dar gelirlivirgul hatta orta halli ailelerin kadın ve kızları basma giyerlerdi. Ayrıca amelevirgul ırgatvirgul yanaşma ve uşak boyundan erkeklerin mintanları da basmadandı. Seyyar basmacılar yelken bezinden büyükçe bir bohçavirgul elde demir arşın sokak sokak dolaşırlardı. Basma satan bohçacı kadınlar günümüze kadar ulaştı.

Celep
Kentlere koyun ve sığır getirip satan esnafa celep denirdi. Celeplik büyük sermaye işiydi. Sürüler çobanlar tarafından uzak mesafelerden kente yaya getirilir; sürü yolda kısmen telef olurdu. İstanbul’un et ihtiyacı önceleri Balkanlardanvirgul sonraları Erzurum yaylasından karşılanmıştı. Sürüler İstanbul’a büyük ölçüde Trabzon üzerinden sevk edilirdi.

Nalbur
Dünün hırdavatçıları nalburlardı. Çivivirgul kilitvirgul menteşe vb. inşaat işlerinde kullanılan temel girdilerin satışıvirgul pazar ekonomisinin gelişimiyle daha da önem kazandı. Nalburlarvirgul kent ve kasaba ekonomilerinin ayrılmaz parçasıydı. Çoğu nalbur eşyası yurtdışından gelirdi.

Nalbant
Taşıma ve ulaşım sektöründe kullanılan hayvanların nallanmasıvirgul hayvan tırnakları altına demir parçası yani nal ya da nalça çakılmasıvirgul nalbantlığı yaygın bir hale getirmişti. Günümüzde otomobil lastiği ne ise nal da dünün Osmanlısında aynı işlevi görüyordu. Nalbantlar genellikle ulaşım güzergahlarında yer edinirdi.

Mestçi
Kundura ya da pabucun içine giyilen yumuşak ayakkabıya mest denirdi. Değişik türleri vardı. Devenin ayak derisinden yapılanına deve mestivirgul yandan kopçalısına serhatlı mest denirdi. İç mekanların temiz tutulmasıvirgul mest giymeyi gerektiriyordu. Mestçi esnafı ayak ölçüsüne göre çalışırdı.

Sayacı
Sayavirgul ayakkabının yumuşak olan üst bölümü yani yüzüydü. Eskiden halk dilindevirgul evlerin giriş kısmında ayakkabıların çıkarıldığı veya konduğu ufak bölüme de saya denirdi. Zamanla ayakkabı anlamında kullanılmaya başlandı. Sayacıvirgul dünün ayakkabıcısıydı. Yaygın bir zanaattı. Geniş bir müşteri kitlesine hitap ederdi.

Rençber
Rençbervirgul ilk evrelerde çiftçi anlamına geliyordu. Ancak kentleşmeyle birlikte bugün ırgat diye nitelenebilecek birçok işi üstlendi. Tarlavirgul bahçevirgul yapı vb. yerlerde kazmavirgul taş ve toprak taşıma gibi işleri yapan gündelikçivirgul amele ve ırgatvirgul o günlerin rençberleriydi.

Sepetçi
Plastikten önce su geçirmez kaplar topraktan ya da bakırdan yapılırvirgul diğerleri sazvirgul kamış ya da ince dallardan örülürdü. Genellikle sapı olanvirgul yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan bu tür kapları sepetçi örerdi. Sepet hamalıvirgul genellikle pazar yapanların sebze-mevyesini sırtındaki sepetle eve taşırdı. Sepet kimi zaman bavul yerine de kullanılırdı.

Urgancı
Ketenvirgul kenevirvirgul pamuk gibi dokuma maddelerinden yapılan ince halatlara urgan denirdi. Gerek ev ekonomisinde gerekse zanaatta urgan yaygın olarak kullanılırdı. Urgancı örme işini bizzat yapar ve malını tüketiciye ulaştırırdı. Genellikle sabit dükkanları bulunurdu. Seyyar urgancı nadir görülürdü.

Bacacı İstanbul’da yangınların büyük çoğunluğuvirgul temizlenmesi ihmal edilmiş bacalardaki kurumların tutuşmasıyla çıkıyordu. Özellikle ahşap binaların yoğun olduğu kent dokularındavirgul baca temizliği büyük önem taşıyordu. Kış öncesi bacacılara büyük iş düşüyordu. Fırın bacalarının da her ay temizlenmesi öngörülmüştü.

Bileyci
Bıçak ve emsali şeyleri çarka tutup bileyen esnaf genellikle seyyardı. Demirden yapılmış ev aletleri görece değerli eşyalardı. İstanbul’daki bileyci esnafının büyük çoğunluğuvirgul Karadenizli bekar uşağı ya da Buharalı idi. Bileycinin mahalleye gelişi kısa sürede duyulurvirgul ev sekenesivirgul her türlü kesici ya da yarıcı aleti sık aralıklarla bileyletirdi.


Erikçi
Osmanlı çoğu kez kendi bağvirgul bahçe ve bostanındaki meyveyi tüketiyordu. Ancak kentleşme kimi meyvelerin pazara çıkmasına neden oldu. Meyve genellikle mahallelerde haftanın belirli günlerinde kurulan pazarlarda müşteri bulurdu. Sokak satıcıları özellikle turfanda meyve satarlardı. Seyyar erikçinin pazarladığı turfanda erikvirgul yazın yaklaştığını müjdelerdi.

Sarımsakçı
Osmanlı mutfak kültüründe sarımsağın ayrı bir yeri vardı. Keskin kokusuna rağmen besin değerinin yüksek oluşu ve kimi kokuları bastırması nedeniyle birçok yemek sarımsaklanmadan yenmezdi. Seyyar satıcıların bu konuda ihtisaslaşmalarıvirgul talebin yüksekliğini kanıtlıyordu.


Limonatacı
Limonatavirgul dünün gazozu ya da “kola”sıydı. Özellikle yaz aylarının sıcak günlerinde limonatacıya büyük rağbet olurdu. Seyyar limonatacılar genellikle kente mevsimlik göçen Anadolu insanlarıydı. Üç-beş kuruşu bir araya getirirvirgul hasat mevsiminde köyüne dönerdi. Limonata evlerde ikram kültürünün de bir parçasıydı.

Hallaç Hallaç bugünkü döşemecilerin bir anlamda dününü simgeliyordu. Osmanlı hanesinde kullanılan yatakvirgul yorganvirgul döşek gibi ev eşyasında dolgu malzemesi olarak pamuk ya da yün kullanılırdı. Zamanla sertleşen bu dolguyu hallaçvirgul kiriş ve tokmağıyla kabartırdı. Hallaçların hemen hepsi Karadeniz yalısı uşaklarıydı.

Bezzaz
Bugünkü manifaturacıların karşılığı olarakvirgul bez ve kumaş satan esnafa bezzazvirgul çarşılarına Bezzazistan denirdi. Halk ağzında zamanla “bedestan” ya da “bedesten”e dönüşmüştü. Kıymetli kumaş satanlara “üstüfeci”virgul “dibacı”virgul “kadifeci”virgul “atlasçı” denirdi. Bez ticaretivirgul 19. yüzyılda büyük ölçüde İngiliz üreticilerin eline geçti.


Zerzevatçı
Zerzevat sebze anlamına geliyordu. Zerzevatçı ise bugünün maydanozvirgul dereotuvirgul salatavirgul hıyarvirgul turp ve marul gibi sebzelerde uzmanlaşmış manavıydı. Kent dokularının bir parçası olan bostanlarvirgul Osmanlı insanının sebze ihtiyacını karşılardı. Zamanla haldenvirgul civar ve semt bahçe ya da bostanlarındanvirgul pazar yerlerinden tedarik edilir oldu.


Çömlekçi Topraktan yapılmış çanakvirgul çömlekvirgul testivirgul sürahivirgul bardakvirgul kasevirgul küp ve saksı gibi eşyalar satan esnafa çömlekçi denirdi. Orta ve üst gelir gruplarıvirgul kalaylanmış bakır kap kullanırdı. Eskiden Bayezid Meydanı’nda bir sıra çömlekçi dükkanı vardı. Toprak kapların yerini zamanla bakır ve benzeri maden kaplar aldı. Ama çömlek özellikle kırsal yörelerde günümüzde de hâlâ kullanılıyor.

Değirmenci
Değirmenci aslında un öğüten esnafa denirdi. Görece büyük girişimci sayılırdı. Kahve değirmenivirgul günlük hayatın ayrılmaz bir parçasıydı. Keyif maddesi olarak kahvevirgul çaydan çok daha önce Osmanlı’nın yaşamına girmişti. Kahve değirmeni satan esnaf da değirmenci addolunuyordu.


Kolancı
Hayvanın semerini ya da eyerini bağlamak için kullanılan örme ya da kayış bağa kolan deniyordu. Osmanlı taşımacılıkta büyük ölçüde hayvan kullanıyordu ve kolancılık ulaşım sektörünün “yan sanayi”lerinden biriydi. Özellikle yol güzergahlarında dükkan açarlardı.


Fesçi Fesvirgul II. Mahmud devrinde resmi serpuş olarak kabul edilmişvirgul Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar Osmanlı erkeğinin kimliğini oluşturmuştu. Her ne kadar Feshane’de yerli fes üretilmişse de çoğu Avusturya’dan ithal ediliyordu. Osmanlı’nın son döneminde Avusturya mallarına karşı yapılan fes boykotu ünlüdür.

Kavuncu Kavun ve karpuzvirgul mevye olarak tüketildiği gibivirgul Osmanlı’nın tatlı ve su ihtiyacını da gideriyordu. Çevre bostanlarda yetiştirilen kavunlarvirgul seyyar satıcılar aracılığıyla tüketiciye ulaştırılıyordu. Sepet içinde mahalle aralarında dolaşan kavuncuvirgul genellikle Anadolu’dan mevsimlik göç etmiş insanlardandı.

İncirci
Dünün insanı şeker ihtiyacını büyük ölçüde meyveyle gideriyordu. Ülkede yaygın olan meyvelerden biri de incirdi. Hemen her Osmanlı’nın bahçesinde bir incir ağacı vardı. Yaş yenirvirgul kurutulurvirgul her mevsim tüketilirdi. Yaş incirivirgul seyyar incirci satardı. Kurutuldukdan sonra şekerci dükkanına düşerdi.


Leblebici Dünün kuruyemişlerinin başında leblebi gelirdi. Nohutuvirgul dış kabuğunu çıkardıktan sonra fırında kavurup seyyar satan kişiye leblebici denirdi. Bir tür ihtisaslaşmış kuruyemişçiydi. İçinde leblebi olan şekervirgul leblebi şekeri de revaç bulan bir eğlencelikti.

Pilavcı Günümüz lokantasında tüketilen birçok besin maddesivirgul dün seyyar satıcılarca da pazarlanırdı. Çarşı-pazar yerlerindevirgul meydanlarda hâlâ gözlenen ve düşük gelir grubuna yönelik seyyar pilavcıvirgul lokantaların ya da aş evlerinin yaygınlaşmadığı bir dönemde evinden uzakvirgul sokaktaki insanın öğle yemeği ihtiyacını gideriyordu. Pilavcılar genellikle Karamanlı olurdu.

Salepçi Salepçi dünün seyyar muhallebicisiydi. Ancak muhallebi pazarlayan seyyar satıcılar da vardı. Salep yumru köklü bir otun dövülmesiyle elde edilen beyaz tozunvirgul şekerli süt ya da su ile kaynatılmasından elde edilirdi. Özellikle kış aylarında bozacılar ve salepçiler müşterinin ayağına hizmet götüren seyyar satıcılardı.

Kozacı
İpekli kumaş üst gelir gruplarınca tüketilirdi. Osmanlı ipeklisi yurtdışında da büyük beğeni kazanmıştı. İpekli üretiminin ham maddesi ipek böceği kozasıvirgul dokuma sektörünün temel girdilerinden biriydi. Bursa ve çevresinde yaygındı. Kozacıvirgul koza ticaretiyle uğraşırdı. Koza üreticisiyle ipek imalathaneleri arasındaki ticareti yürütürdü.


Üzümcü
Bağvirgul bahçevirgul bostan eski kentlerin dokularının bir parçasıydı. Üzümvirgul incir gibi geniş tüketim alanı olan meyvelerdendi. Ayrıca şıra yapılırvirgul kurutulur ve gayrı müslimlerce şarap yapımında kullanılırdı. Seyyar üzümcüvirgul günlük taze üzüm pazarlardı.


Şerbetçi
Meşrubat sektörünün gözdesi şerbetti. Meyve özüvirgul su ve şeker karışımı bu içecek ya da şurupvirgul yaz aylarında kent insanının serinlemesine vesile olurdu. Ayrıca misafirlere şerbet ikram etmek de adettendi. Şerbetçi dükkanları olduğu gibivirgul seyyar şerbetçiler de müşteriye hizmet götürürlerdi. Özellikle seyyar demirhindicilervirgul İstanbul’a İzmir’den gelirlerdi.


Darıcı Darı tohumlarıvirgul buğday gibi besin maddesi olarak kullanılırdı. Bazı bölgelerde mısıra da darı adı verilirdi. Cin darısıvirgul ateşte patlatılan ufak taneli mısırdı. Buğday ve buğday unundan yapılmış ekmek tüketmeye kesesi yetmeyen fakir insanlarvirgul darı tüketirdi. Ayrıca hayvan yemi olarak kullanılırdı.

Çıracı
Osmanlı uzun yıllar enerji kaynağı olarak odun kullanmıştı. Kömür ancak 19. yüzyılda gündeme gelmişti. Odunvirgul çam gibi reçineli ağaçların yağı ve çabuk yanmaya elverişli kesimleri kullanılarak ateşlenirdi. Genellikle Ürgüplü olan çıracıvirgul tartıyla aldığı çırayı kalem kalem destelervirgul deste hesabıyla satardı. Özellikle kış aylarında sokakta sık görülen bir esnaftı.


Deveci
Demiryolu öncesi kara ulaşımında en yaygın kullanılan hayvan deveydi. Ayrıca sarayın hassa develeri vardı. Sefer-i hümâyunlarda padişahın ağırlığını taşırvirgul sürre* alaylarında kullanılırdı. Deveciler genellikle konar-göçer yörüklerdi. Başlarına kırmızı sivri külah giyerlerdi.


Sucu
Eski zamanlarda hemen her evin bir kuyusu vardı. Ancak içecek su uzaktan getirilirdi. Sucu ya da sakavirgul şehir ya da kasabada su taşımacılığıyla uğraşırdı. Pınar ya da çeşmeden aldığı suyu hanelere sevk ederdi. Limonatacı ve şerbetçi gibivirgul özellikle yaz aylarında sokakta bardakla su satan seyyar satıcılara da sucu denirdi.


Lehimci Plastik öncesinde yaygın kullanılan maden kaplarvirgul ev ekonomilerinde toprak kapların yerini aldı. Lehimci ya da tenekecivirgul küçük ev aletlerini tamir eden gezici esnaftı. Teneke maşrapa kulpunuvirgul kademhane ibriği emziğinivirgul gusülhane çinkosunu lehimlerlerdi. Lehimci genellikle demircinin yan sanayiini oluşturuyordu.

Ciğerci Batılı seyyahların en gözde seyyar satıcısıvirgul omuzda sırıkla dolaşan ciğerci ve paçacıydı. Mahalleye ciğercinin geldiğivirgul evin kedisinden belli olurdu. Sokakta et satışı ender olmasına karşınvirgul ciğer ve paça en çok rağbet gören sakatatlardı. Tavasıvirgul yahnisi yapılırdı. Sabit ciğercide yürekvirgul böbrek gibi diğer sakatat türleri de pazarlanırdı.

Sepet Hamalı Motorlu araçlar öncesi kent içi yüklemevirgul boşaltma ve taşıma işleri hamal esnafının gediğiydi. Mevsimlik olarak İstanbul gibi büyük kentlere gelen hamalların güçlü loncaları vardı. Meslek çoğu kez babadan oğula geçerdi. Pazarlarda sebze-mevye taşıyanlarına küfeci denirdi. Her iş kolunun ayrı bir hamal kolu olurdu. Bunların en ünlülerivirgul iç ve dış bedesten hamallarıydı.

Sırık Hamalı Fıçı gibi hacimlivirgul yekpare ve ağır yükvirgul sırık hamallarınca taşınırdı. Bunlar genellikle dört kişi olurvirgul dişbudak ağacından yapılmış uzun sırıkları omuzlarına alarakvirgul iki öndevirgul iki arkada yükü paylaşırlardı. Taşıma büyük bir uyum gerektirirdi. Aksi takdirde yük diğer hamallara kayar ve kazalara neden olurdu. Beyoğlu’nda tahtırevanları taşıyanlara da hamal denirdi.

Demirci
Fabrika üretimi öncesi pek çok eşya ve aletvirgul insan eliyle demirden yapılırdı. Demircivirgul demiri dükkanında döğervirgul biçim verirdi. Yorucuvirgul ağır bir meslekti. Daima ateş karşısındavirgul kömür ve demir tozlarına bulanarak çalışılırdı. Örs üzerinde demirin ağır balyozla dövülmesi pazı kuvvetivirgul beden takatı ve sağlam vücut gerektirirdi.

Fotoğrafçı
19. yüzyılın ortalarında fotoğraf Osmanlı’ya ulaştı. Resmetmenin dinen cevaz verilmediği bir toplumda fotoğraf görselliği simgeledi; zihniyet değişikliğine neden oldu. Ama yine de Osmanlı’nın son dönemine kadar fotoğrafta kaçgöç hakim oldu. Ayak fotoğrafçılarıvirgul dakikalıkçılar ve şipşakçılar vesikalıkta uzmanlaşmışlardı.


Berber
1876’ya kadarvirgul çarşı-pazarlarıvirgul selâtin cami avlularını ve zaman zaman mahalle aralarını dört dönen berberlerin ayaklarının çıplak ve kollarının sıvalı olması gerekirdi. Bu şekilde müşterivirgul berberin ellerinin ve ayaklarının temiz olduğunu görebilirdi. Berberler ayrıca diş çekerlervirgul sünnetçilik ve hacamatçılık yaparlardı.


Tüccar
19. yüzyılda Osmanlı ekonomisinin dışa açılmasıvirgul ticaret hacminin önemli ölçüde artmasına neden oldu. Tüccarvirgul doğmakta olan orta katmanların belkemiğiydi. Özellikle liman kentlerivirgul tüccar kesiminin yoğunlaştığı mekanlardı. Zamanla esnaf olmaktan çıktı; Dersaadet Ticaret Odası bünyesinde toplandı.


Oduncu
Osmanlı’nın temel enerji kaynağı odundu. Isınmak ve ocakta yakmak için kullanılırdı. Odunvirgul civar ormanlardan katır ya da eşek sırtında getirilirdi. Genellikle yaz aylarında mahzene odun istif edilirvirgul kışa tedarikli girilirdi. Çoğu oduncu orman köylerinde yaşarvirgul kasabaya ya da şehire malını pazarlamak için inerdi.


Portakalcı
Dünün İstanbul’unda portakal nadirattandı. Ancak üst gelir grubu portakal tüketebilirdi. Portakalın Yafa gibi uzak yörelerden gelişivirgul tek tek satılacak kadar değerlenmesine neden oluyordu. Zamanla Anadolu’da da yetiştirilmeye başladı ve ucuzladı. Demiryolu ulaşımı başlayana kadar portakal değerli meyveler arasında yer aldı.


Yumurtacı
Dar gelirli Osmanlı’nın temel protein kaynağı yumurtaydı. Çoğu insan yumurtasını arka bahçesinde beslediği kümes hayvanlarından temin ederdi. Dünün mutfağında yumurta başköşedeydi. Yumurta seyyar satıcıların da el attığı sektörlerden biriydi. Zamanla buzhane yumurtalarıvirgul köy yumurtasıymış gibi pazarlanmaya başlandı.


Simitçi
Günümüzde hamburgerin yerine göz diken simitvirgul dünün “fast food”uydu. Seyyar simitçi simidini ya bir çubuğa geçirirvirgul ya orta büyüklükte bir sepete doldururvirgul ya da tabla üzerinde pazarlardı. Üstü susamlanmış halka biçimindeki bu çörekvirgul kent kültürünün bir parçasıydı. Evden ırak çalışan insanın karın doyurmak için başvurduğu temel besin maddesiydi. Eskiden Safranboluluların mesleği olarak bilinirdi.


Balıkçı
Balıkvirgul kıyı kenti insanının temel besin maddelerinden biriydi. Boğazın yukarı yerleşim yerlerivirgul balıkçı köyleriydi. Balıkhanede yapılan mezaddan satın alarak dükkanda yahut tahta kefelere doldurup askı ile omuzda sokak sokak dolaşıp satan ve günlük rızkını çıkaran seyyar satıcıya “tablakâr” denirdi.


Sütçü
Sütvirgul Osmanlı mutfağının olmazsa olmazıydı. Hemen her evde süt kaynar; yoğurtvirgul tereyağı ve peynir yapılırdı. Pastorize şişe sütünün olmadığı bir evrede ağılı ya da damı olan ve küçük ya da büyükbaş hayvan besleyen sütçüvirgul aynı zamanda kapı kapı dolaşarak hayvanından elde ettiği sütü pazarlardı.


Nakliyeci Nakliyeci taşıma sektörünü temsil ediyordu. Ulaşımda elverdiği ölçüde su yolu tercih edilirdi. Ancak ülkenin içerlek yöreleri ya da kent içivirgul kara taşımacılığını gerektiriyordu. Arabacı esnafıvirgul kent ekonomilerinin en güçlü loncasını oluşturuyordu. Arabacıvirgul mavnacı ve salapuryacı esnafıvirgul İstanbul’da kent ulaşımının belkemiği durumundaydı.

Kebapçı
Lokanta Osmanlı’ya ancak 19. yüzyılın ortalarında girdi. O dönemde otellere “yataklı lokanta” denirdi. Kebapçıvirgul kentin ya da kasabanın işler yerlerinde dükkân önüne masa sandalye atarak müşteri celbetti. Kebap yöresel özellikleriyle Osmanlı mutfağının ana mönülerinden biri oldu.


Şekerci Bayramlık akide şekerinin yanı sıravirgul şekerden ibikli horozlarvirgul şekere bulanmış elmalarvirgul kuru incir ve cevizvirgul çocukların gözde şeker türleriydi. Seyyar şekerciler bayram günleri seyir yerlerinde gezerlerdi. Diğer günler mahalle aralarında dolaşırladı. Sabit şekerci dükkanlarında Safranboluluvirgul Geredelivirgul Dadaylı çıraklar çalışırdı.

Süpürgeci
Ev ekonomisinde temizlik aracı süpürgeydi. Günümüze oranla dünün sokaklarının toz toprağı boldu; yağışta çamur deryasına dönerdi. Süpürge çer-çöpü görüntüden kaldırsa davirgul dünün evi günlük temizlik yapmayı gerektiriyordu. Hemen her gün yerler nemlendirilirvirgul ev süpürülürvirgul etrafın tozu alınırdı.


Dondurmacı Seyyar dondurmacılarvirgul Uludağ gibi uzak yörelerden getirilen kar ya da buz içinde döndürülerek buz haline getirilen limonatavirgul şerbet ve şekerli sütü yaz aylarında pazarlarlardı. Hıdrellez günü mutlaka dondurmacılar meydana çıkarlardı. Limonluvirgul vişnelivirgul kayısılıvirgul çilekli ve kaymaklı türleri revaç bulurdu.



EL SANATLARI MESLEKLERİ
Keçecilik Mesleği ve Sanatı

Eski Meslekler: Keçecilik
Keçe, yün, kil ya da pamugun islak ortamda çignenip dövülerek liflerinin birbirine kaynasmasiyla elde edilen ve örtü, yaygi, çadir, giysi yapiminda kullanilan kaba kumastir. Keçe Orta Asya’dan beri Türkler tarafindan bilinmektedir. Osmanlilarda Konya, Diyarbakir, Afyon, Isparta, Usak, Urfa, Bursa keçe üretim merkezleri olarak tanindi. Ahilik örgütleri içinde yer alan esnaf loncalarinda keçecilik,


Mücevher Mühendisliği Açılıyor


Mücevher Mühendisliği
Meslek Rehberi‘nin aldığı bilgiye göre Türkiye’nin ilk Mücevher Mühendisliği Bölümü İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde açılıyor. Yeni açılan bölüm 2011-2012 Öğretim yılında faaliyete başlayacak. Ayrıca İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Mekatronik Mühendisliği ve Elektronik Mühendisliği Bölümlerinin de açılmakta olduğu bildirildi. Böylece Mühendislik ve Tasarım Fakültesi altında diğer Endüstri Mühendisliği, Moda ve Tasarım, Bilgisayar Mühendisliğiyle birlikte toplam 6 bölüme kisi alınıyor.


Hasırcılık Mesleği


Eski Meslekler: Hasırcılık
Hasır, kurumuş bitki sapları ve saz gövdelerinin birbirine geçirilmesiyle örülen, genellikle taban dösemesi bazen duvar ve tavan kaplamasi olarak kullanilan bir cins yaygidir. Hasirlar, yapildigi sazin incelik, kalinlik ve türüne göre Trablus hasiri, Misir hasiri, Kaba hasir vb.adlar alirdi. Boyanmis sazlarla hasirlara desenler yapilirdi.Osmanlilarda hasircilik, XVII.yy’dan baslayarak önemli zanaat kollarindan biri durumuna geldi.


Koşumculuk


Koşumculuk
Koşum, bir koşum hayvaninin araba, kagni gibi araçlara ya da saban, pulluk gibi aletlere kosulmasini saglayan kayis takimidir. Koşumcu, cesitli koşum parçalarini yapan kimsedir.
Ilk koşum takimlarina M.O. 4 yy’da Mezopotamya’da rastlanmaktadir. Günlük hayatinda ve meydana getirdigi uygarliklarda atin büyük yeri olan Türkler koşum takimlarini Orta Asya’dan beri kullanmaktaydilar.


Terzi (Abiye-Gelinlik)


TERZİ (ABİYE – GELİNLİK)
TANIM
Alınan sipariş ve istenilen modele göre her tür abiye ve gelinlik kumaşını biçen, provaya hazırlayan, prova yapan, diken, süsleyip ütüsünü yapan sonrada hazırladığı abiye elbise veya gelinliği müşterinin beğenisine sunan nitelikli kişidir.
GÖREVLER
- Müşterinin isteklerini dinler, değerlendirir ve müşteriye bilgi verir,
- Ölçü alır, malzeme ihtiyacını belirler,
- Model tasarımı yapar, taslak çizim yapar,




Seramik Öğretmeni


SERAMİK ÖĞRETMENİ
TANIM
Çalıştığı eğitim kurum ya da kuruluşunda; öğrencilere ya da yetişkinlere, seramik ile ilgili eğitim veren kişidir.
GÖREVLER
Seramik ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışların, hangi yaş düzeylerindeki öğrenci gruplarına hangi yöntemlerle kazandırılacağı, MEB tarafından onaylanan öğretim programları ve ilgili mevzuatta belirtilmiştir.
Seramik öğretmeni, bu program çerçevesinde,
- Eğitiminden sorumlu olduğu grubun düzeyine uygun bir çalışma ortamı sağlar.

Sanat Tarihi Öğretmeni


SANAT TARİHİ ÖĞRETMENİ
TANIM
Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere sanat tarihi ile ilgili eğitim veren kişidir.
GÖREVLER
Sanat tarihi ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışların, hangi yaş düzeylerindeki öğrenci gruplarına, hangi yöntemlerle kazandırılacağı, MEB tarafından onaylanan öğretim programları ve ilgili mevzuatta belirtilmiştir.
Sanat tarihi öğretmeni, bu program çerçevesinde,
- Eğitim vereceği grubun düzeyine uygun bir çalışma planı yapar



Plastik Sanatlar Teknisyeni


PLASTİK SANATLAR TEKNİSYENİ
______________________________
TANIM
Bir olay, düşünce veya duyguyu iki veya üç boyutlu olarak tasarlayan ve bunu resim ve heykel gibi sanat alanlarına uyarlayan sanatçılara yardımcı ara elemandır.
GÖREVLER
- Üç boyutlu tüm şekillerin tasarım ve uygulama çalışmalarında bulunur,
- Tam oyma, rölyef-kabartma tasarım ve uygulamalarında bulunur,
- Çeşitli resim teknikleri ile dekoratif ve özgün resimler yapar



Halı Ve Kilim Teknikeri


HALI VE KİLİM TEKNİKERİ
TANIM
Halı ve kilimin renk, motif ve ölçülerini tasarlayarak üretimin diğer aşamalarına aktif olarak katılan kişidir.

GÖREVLER
- Üretilecek halı ve kilimin desen boyut ve kalite açısından tasarımını yapar, desenleri çizer,
- İpliğin doğal boyalarla (kök boya) boyanmasını sağlar,
- Halı ve kilimin dokunacağı el tezgahlarına çözgü takar ve tezgahı ayarlar,
- Halı ve kilimin dokunması ile kalitesinin ölçülmesini sağlar.

Halı Dokuyucu (Otomatik Tezgah)


HALI DOKUYUCU (OTOMATİK TEZGAH)
TANIM

Üzerinde halı ve kilim dokunan tezgahı işleten kişidir.

GÖREVLER

- İstenilen desene göre düzenlenmiş tezgaha, makara, bobin veya diğer iplik yumaklarını yerleştirir,
- Tezgahı çalıştırır ve dokuma işleminin hatasız olarak yürütülmesini sağlar,
- Kopuk iplikleri elle bağlar ve kusurlu parçaları ayırır veya işaretler,
- Mekik ve iğneleri, atkı ipliği ile doldurur,
- Makine arızalarını tezgah düzenleyiciye bildirir,












Rapor Et
Eski 17 Mart 2011, 19:56

Geleneksel meslekler ve el sanatları meslekleri nelerdir?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
geleneksel meslekler
Rapor Et
Eski 18 Mart 2011, 15:01

geleneksel yerler

#6 (link)
Misafir boralp
Ziyaretçi
Misafir boralp - avatarı
Geleneksel meslekler ve el sanatlarımızda yaşayanlar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.395 saniyede (87.36% PHP - 12.64% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 09:43
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi