Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

İftira ile ilgili kısa hikayeler bulur musunuz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 10 Mayıs 2010 (21:33) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
16250 kez görüntülenmiş, 7 cevap yazılmış ve son mesaj 18 Nisan 2014 (14:46) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.73  |  Oy Veren: 11      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 10 Mayıs 2010, 21:33

İftira ile ilgili kısa hikayeler bulur musunuz?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Ben iftira ile ilgili kısa hikayeler istiyorum.Lütfen bana bu konuda yardımcı olun.
En iyi cevap buz perisi tarafından gönderildi

Bir derviş öğrencilerini toplar bir kulübeye yoğurt koyar sonra öğrencilerinden karıya geçip izlemesini ister kulübeden köpek geçer ve ağzı yoğurt bulaşmış şekilde çıkmış olur, sonra derviş sorar öğrencilerine oradaki yoğurdu kim yedi onlarda toplu olarak bunu bilemeyecek ne var der, yoğurdu köpek yedi derviş öğrencilerine kızar
ne olursa olsun gözünüzle görmediğiniz bir konu hakkında yorum yapmamalısınız.

************************************************** **

Duyduğum en kötü olaydı...
Beş yıllık evli, bir çocuğu olan çok sevdiğim, harika bir insanın başına geldi. Olmaz, olmaz demeyin bu hayatta başımıza her şey gelebilir. Evliliğinin başından beri kendisine yapılan ufak-tefek eziyetlere aldırış etmeden yani, sabırla birgün düzelirler diye evliliğini yürütüyordu. Gelininin ailesini istemeyen kayınvalide kendine bir türlü yediremiyordu. Yaptığı eziyetler ona göre az gelmeye başlamıştı.
Bir gün haince bir plan hazırlamış ve çok güzel oymanıştı. Gelinine iftira atıp, onu suçlayacak ve ailesini eve koymayacaktı. Oyununu oynamaya başladı, önce kendi kocasını, sonra oğlunu inandırdı. Zavallı gelini koruyacak kimsesi kalmadı...
Gelinin babasının yanına gidip, senin kızın benim evimden beş yıldır her şeyi çalıyor dedi. Babası duyduğunda şok olmuştu. Bir türlü olanlara inanamıyordu. Ne diyeceğini bilemedi.
Gelinin babası çok gururlu, asil bir insan olduğundan, kızını aldığı gibi eve getirdi.
Şimdi büyük bir sabırla bu tür insanların ne hale geleceklerini bekliyorlar.

************************************************

İmam-ı Şafii nin başından geçen, kendisinin bizzat yaşadığını anlattıkları bir rivayeti nakletmek istiyorum sizlere, çünkü aklını kullanan, düşünme melekesini yitirmeyenler için, bu kıssadan çok büyük hisselerin çıkarılacağını düşünüyorum. Günümüzde düşünmeden yaptığımız büyük yanlışlara sanırım güzel bir örnek.
Bir gün İmam Şafii talebeleriyle birlikte Bağdat sokaklarında gezerken, bir ara bir talebesi bakıyor ki iki kişi bir dini konuda tartışıyorlar. Onlardan biri, kendini haklı çıkarmak için diğerine, ‘Canım bak İmam Şafii bile bu konuda benim gibi demiş’ diyor. Tabi ki Şafii’yi de tanımıyor; ancak duymuş. Öğrenci bunu duyunca onlara yaklaşıyor, olay nedir diye soruyor.
Kendisine anlatılıyor; fakat Şafii böyle bir şey dememiş; adam kendini haklı çıkarmak için uyduruyor. Üstelik öyle bir yakışıksız iddia ki, Şafii’nin onu tasvip etmesi mümkün değil. Talebe, ”amca imam böyle bir şey demez” diye müdahale eder; ancak adam onu dinlemez.
Sonuçta durumu hocasına iletir, “burdaki adamlardan biri sana layık olmayan bir iftira atıyor, gel bunu hallet” der. İmam gelir; ancak ilk başta ben Şafii’yim demez. İlkin onları dinler, o da öğrencisi gibi, “yanlışsın imam bunu demez” der; ancak adam ona da inanmaz: Şafii söylemiştir diye ısrar eder.
Hoca en son, ‘Kardeşim, Şafii benim ve ben bunu söylemedim. Kaldı ki böyle bir şey söylemem de düşünülemez’ deyince adam,’ Haydi ulan sen de nerden çıktın, sen Şafii olamazsın. Şafii başkasıdır ve demiştir’ diyor ve bildiklerine devam ediyor. Hatta talebeleri olmasaydı belki o adam hoca efendiyi dövebilirdi bile!

**********************************************

Bir yahudi, gelip devesinin çalındığını söyleyerek bir Müslümana iftira atar. Hadiseden habersiz olan, müslümanı çağırırlar, yahudi iftirasını tekrarlar. Müslüman, bu yalan iftiradan ne söyleyeceğini şaşırır ve ellerini kaldırarak,
''Ey ALLAH'IM! Sana herşey malum, sen herşeyi en iyi bilensin, bu deve benim öz malımdır şimdi ise, bu musibet başıma geldi.''dedi ve Hz. Peyganberimize dönerek:
-Ya RESULALLAH! Senin verdiğin hüküm haktır ne olur bu gerçeği bir kere de şu deveden sorun;diye yalvardı.
-Hz Peyganber(sav)deveye dönerek:
Ey deve sen kimin malısın? Konuş buyurdu, deve dile gelerek konuştu.
-Ya RASULALLAH! ben bu müslümanın öz malıyım, bunlar yalancı şahitlik yapıyor dedi.
Bunun üzerine Hz Peygamberimiz(sav) o müslümana;
-Ey müslüman! söyle bakalım, sen ne gibi hayırlı işler yapmışsın ki, ALLAHU TEALA, senin hatırın için bu deveyi konuşturdu.
-YA RASULALLAH! Ben her gece senin üzerine on kere salevat getirmeden, okumadan uyumam dedi.
Yüce peyganberimiz(sav)dediki;
-''Sana müjdelerimki, bu salevat hürmetine bu dünyada temize çıktın, üzerindeki bela ve musibetten kurtuldun. Ahirettede cehennem azabından kurtulacaksın (kurtuldun)''buyurdu.
Benzer Konular: Etiketler:
  • iftira atmak ile ilgili hikayeler
  • iftira ile ilgili hikaye
  • iftira ile ilgili hikayeler
  • iftira ile ilgili kisa hikayeler
  • iftira ile ilgili kissalar
Rapor Et
Reklam
Eski 10 Ocak 2011, 22:32

İftira ile ilgili kısa hikayeler bulur musunuz?

#2 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
hoşgörü ile ilgili çok kısa bir hikaye ( öykü )
Rapor Et
Eski 10 Ocak 2011, 22:43

İftira ile ilgili kısa hikayeler bulur musunuz?

#3 (link)
pelin nur
Ziyaretçi
pelin nur - avatarı
Duyduğum en kötü olaydı...
Beş yıllık evli, bir çocuğu olan çok sevdiğim, harika bir insanın başına geldi. Olmaz, olmaz demeyin bu hayatta başımıza her şey gelebilir. evliliğinin başından beri kendisine yapılan ufak-tefek eziyetlere aldırış etmeden yani, sabırla birgün düzelirler diye evliliğini yürütüyordu. Gelininin ailesini istemeyen kayıvalide kendine bir türlü yediremiyordu. Yaptığı eziyetler ona göre az gelmeye başlamıştı.
Bir gün haince bir plan hazırlamış ve çok güzel oymanıştı. Gelinine iftira atıp, onu suçlayacak ve ailesini eve koymayacaktı. Oyununu oynamaya başladı, önce kendi kocasını, sonra oğlunu inandırdı. Zavallı gelini koruyacak kimsesi kalmadı...
Gelinin babasının yanına gidip, senin kızın benim evimden beş yıldır her şeyi çalıyor dedi. Babası duyduğunda şok olmuştu. Bir türlü olanlara inanamıyordu. Ne diyeceğini bilemedi.
Gelinin babası çok gururlu, asil bir insan olduğundan, kızını aldığı gibi eve getirdi.
Şimdi büyük bir sabırla bu tür insanların ne hale geleceklerini bekliyorlar.
Rapor Et
Eski 24 Ocak 2011, 17:51

yardım

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Alıntı:
hosgoru ile ilgili kisa hikaye ile ilgili daha fazla bilgi istiyorum
lütfen yardım edinnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn nnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn nnn........................................................................ ..............
Rapor Et
Eski 31 Mart 2011, 12:17

iftira

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
benimde kayınvalidem beni hiç istemedi.Benim insanlar tarafından sevilmemi kabullenemedi.Benim yalnız kalmam için eltimle beni kötü etti.Söylemediğim bir sözü abartarak eltimin kocasını doldurmuş ve oda gidip karısını dövüyor ve çocuğunu düşürüyor ve sorumlusu olarak beni ilan ettiler.Eltime anlatmaya çalıştım ama benidinlemedi.Kaynanama ben böylemi dedim diye sorduğum da evet aynen öyle dediğimi söyledi.Eltim 1 aylık evliydi ozaman konuşuyorduk tabi kaynanam bu arada çatlıyordu ve ben ozaman 2. çocuğuma hamileydim ve sonra anlattığım olaydan dolayı küstü kaynanayla iyi oldular.çocuğum 5 yaşına geldiğinde yüzleştik eltim çocuğunu bize ve çocuklarıma sevdirmiyordu.Bende kaynımdan için bizim kardeşimizin çocuğu severiz dediğimde o konuştuğumuz zaman ben hamile olduğumda "keşke eşimle evleneceğime kayınımla evlenseydim" demişim.Ben 9 aylık hamileyim ve bu lafı kaynımın karısına söylüyorum ben bunu duyduğumda kendimi kaybettim.Biz saçbaşa giriştik ve kaynanam hiç bir müdahalede bulunmadı ve bana"sen söylemesen nerden söyleyecek"dedi ve ondan tarafa oldu ben eltimle kanlı bıçaklı düşman olduk eltimin çocuğu eşimi amca olarak bilmiyor.Kaynana bütün bunlara seyirci kaldı ve ben yattığımda ve kaktığımda bunlar hep kafamda benimle yaşıyor atamıyorum ve onları rabbime havalettim.Eşim bana sen söyledinmi diye sorsaydı eltimi öldürmeyi bile düşümdüm çok zor toparladım eşimin desteğiyle ayakta kaldım ama yarası hala içimde öbür dünyada yüzleşeceğiz inşallah. Allah herkesi iftiradan korusun.
Rapor Et
Eski 28 Ocak 2012, 20:15

İftira ile ilgili kısa hikayeler bulur musunuz?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ahhhhhhhhhh vay dünya hep haklı gelinler annelerin ne hakkı var? yazık yahu gerekse tek kelime konuşmadan ben o anneleri sırtımda taşırım... şimdiler ne istrse yapacaklar her yere istedikleri gibi gidecekler... sağını solunu açıp .... neler neler... ilk önce insan olmak lazım.. kimsenin sınrsız akları yoktur.... analar baştacıdır... başta taşınır... sen oğlunu sev al ******* at... o yoğurdun bolluğu nerde.... beni seven anamı da sever ... beni karnında taşıyan kadını beğenmeyen sevmeyen beni sevmesinnn.. inş herkes nasıl davranıyorsa aynısına marus kalır... sağlıcakla kalın....
Rapor Et
Eski 29 Ocak 2012, 07:31

İftira ile ilgili kısa hikayeler bulur musunuz?

#7 (link)
Lethe
buz perisi - avatarı
Bir derviş öğrencilerini toplar bir kulübeye yoğurt koyar sonra öğrencilerinden karıya geçip izlemesini ister kulübeden köpek geçer ve ağzı yoğurt bulaşmış şekilde çıkmış olur, sonra derviş sorar öğrencilerine oradaki yoğurdu kim yedi onlarda toplu olarak bunu bilemeyecek ne var der, yoğurdu köpek yedi derviş öğrencilerine kızar
ne olursa olsun gözünüzle görmediğiniz bir konu hakkında yorum yapmamalısınız.

************************************************** **

Duyduğum en kötü olaydı...
Beş yıllık evli, bir çocuğu olan çok sevdiğim, harika bir insanın başına geldi. Olmaz, olmaz demeyin bu hayatta başımıza her şey gelebilir. Evliliğinin başından beri kendisine yapılan ufak-tefek eziyetlere aldırış etmeden yani, sabırla birgün düzelirler diye evliliğini yürütüyordu. Gelininin ailesini istemeyen kayınvalide kendine bir türlü yediremiyordu. Yaptığı eziyetler ona göre az gelmeye başlamıştı.
Bir gün haince bir plan hazırlamış ve çok güzel oymanıştı. Gelinine iftira atıp, onu suçlayacak ve ailesini eve koymayacaktı. Oyununu oynamaya başladı, önce kendi kocasını, sonra oğlunu inandırdı. Zavallı gelini koruyacak kimsesi kalmadı...
Gelinin babasının yanına gidip, senin kızın benim evimden beş yıldır her şeyi çalıyor dedi. Babası duyduğunda şok olmuştu. Bir türlü olanlara inanamıyordu. Ne diyeceğini bilemedi.
Gelinin babası çok gururlu, asil bir insan olduğundan, kızını aldığı gibi eve getirdi.
Şimdi büyük bir sabırla bu tür insanların ne hale geleceklerini bekliyorlar.

************************************************

İmam-ı Şafii nin başından geçen, kendisinin bizzat yaşadığını anlattıkları bir rivayeti nakletmek istiyorum sizlere, çünkü aklını kullanan, düşünme melekesini yitirmeyenler için, bu kıssadan çok büyük hisselerin çıkarılacağını düşünüyorum. Günümüzde düşünmeden yaptığımız büyük yanlışlara sanırım güzel bir örnek.
Bir gün İmam Şafii talebeleriyle birlikte Bağdat sokaklarında gezerken, bir ara bir talebesi bakıyor ki iki kişi bir dini konuda tartışıyorlar. Onlardan biri, kendini haklı çıkarmak için diğerine, ‘Canım bak İmam Şafii bile bu konuda benim gibi demiş’ diyor. Tabi ki Şafii’yi de tanımıyor; ancak duymuş. Öğrenci bunu duyunca onlara yaklaşıyor, olay nedir diye soruyor.
Kendisine anlatılıyor; fakat Şafii böyle bir şey dememiş; adam kendini haklı çıkarmak için uyduruyor. Üstelik öyle bir yakışıksız iddia ki, Şafii’nin onu tasvip etmesi mümkün değil. Talebe, ”amca imam böyle bir şey demez” diye müdahale eder; ancak adam onu dinlemez.
Sonuçta durumu hocasına iletir, “burdaki adamlardan biri sana layık olmayan bir iftira atıyor, gel bunu hallet” der. İmam gelir; ancak ilk başta ben Şafii’yim demez. İlkin onları dinler, o da öğrencisi gibi, “yanlışsın imam bunu demez” der; ancak adam ona da inanmaz: Şafii söylemiştir diye ısrar eder.
Hoca en son, ‘Kardeşim, Şafii benim ve ben bunu söylemedim. Kaldı ki böyle bir şey söylemem de düşünülemez’ deyince adam,’ Haydi ulan sen de nerden çıktın, sen Şafii olamazsın. Şafii başkasıdır ve demiştir’ diyor ve bildiklerine devam ediyor. Hatta talebeleri olmasaydı belki o adam hoca efendiyi dövebilirdi bile!

**********************************************

Bir yahudi, gelip devesinin çalındığını söyleyerek bir Müslümana iftira atar. Hadiseden habersiz olan, müslümanı çağırırlar, yahudi iftirasını tekrarlar. Müslüman, bu yalan iftiradan ne söyleyeceğini şaşırır ve ellerini kaldırarak,
''Ey ALLAH'IM! Sana herşey malum, sen herşeyi en iyi bilensin, bu deve benim öz malımdır şimdi ise, bu musibet başıma geldi.''dedi ve Hz. Peyganberimize dönerek:
-Ya RESULALLAH! Senin verdiğin hüküm haktır ne olur bu gerçeği bir kere de şu deveden sorun;diye yalvardı.
-Hz Peyganber(sav)deveye dönerek:
Ey deve sen kimin malısın? Konuş buyurdu, deve dile gelerek konuştu.
-Ya RASULALLAH! ben bu müslümanın öz malıyım, bunlar yalancı şahitlik yapıyor dedi.
Bunun üzerine Hz Peygamberimiz(sav) o müslümana;
-Ey müslüman! söyle bakalım, sen ne gibi hayırlı işler yapmışsın ki, ALLAHU TEALA, senin hatırın için bu deveyi konuşturdu.
-YA RASULALLAH! Ben her gece senin üzerine on kere salevat getirmeden, okumadan uyumam dedi.
Yüce peyganberimiz(sav)dediki;
-''Sana müjdelerimki, bu salevat hürmetine bu dünyada temize çıktın, üzerindeki bela ve musibetten kurtuldun. Ahirettede cehennem azabından kurtulacaksın (kurtuldun)''buyurdu.
Rapor Et
Eski 18 Nisan 2014, 14:46

gsdfsDgSFGsfgd:fDG.FGS:

#8 (link)
NoName
Ziyaretçi
NoName - avatarı
Bir derviş öğrencilerini toplar bir kulübeye yoğurt koyar sonra öğrencilerinden karıya geçip izlemesini ister kulübeden köpek geçer ve ağzı yoğurt bulaşmış şekilde çıkmış olur, sonra derviş sorar öğrencilerine oradaki yoğurdu kim yedi onlarda toplu olarak bunu bilemeyecek ne var der, yoğurdu köpek yedi derviş öğrencilerine kızar
ne olursa olsun gözünüzle görmediğiniz bir konu hakkında yorum yapmamalısınız.

************************************************** **

Duyduğum en kötü olaydı...
Beş yıllık evli, bir çocuğu olan çok sevdiğim, harika bir insanın başına geldi. Olmaz, olmaz demeyin bu hayatta başımıza her şey gelebilir. Evliliğinin başından beri kendisine yapılan ufak-tefek eziyetlere aldırış etmeden yani, sabırla birgün düzelirler diye evliliğini yürütüyordu. Gelininin ailesini istemeyen kayınvalide kendine bir türlü yediremiyordu. Yaptığı eziyetler ona göre az gelmeye başlamıştı.
Bir gün haince bir plan hazırlamış ve çok güzel oymanıştı. Gelinine iftira atıp, onu suçlayacak ve ailesini eve koymayacaktı. Oyununu oynamaya başladı, önce kendi kocasını, sonra oğlunu inandırdı. Zavallı gelini koruyacak kimsesi kalmadı...
Gelinin babasının yanına gidip, senin kızın benim evimden beş yıldır her şeyi çalıyor dedi. Babası duyduğunda şok olmuştu. Bir türlü olanlara inanamıyordu. Ne diyeceğini bilemedi.
Gelinin babası çok gururlu, asil bir insan olduğundan, kızını aldığı gibi eve getirdi.
Şimdi büyük bir sabırla bu tür insanların ne hale geleceklerini bekliyorlar.

************************************************

İmam-ı Şafii nin başından geçen, kendisinin bizzat yaşadığını anlattıkları bir rivayeti nakletmek istiyorum sizlere, çünkü aklını kullanan, düşünme melekesini yitirmeyenler için, bu kıssadan çok büyük hisselerin çıkarılacağını düşünüyorum. Günümüzde düşünmeden yaptığımız büyük yanlışlara sanırım güzel bir örnek.
Bir gün İmam Şafii talebeleriyle birlikte Bağdat sokaklarında gezerken, bir ara bir talebesi bakıyor ki iki kişi bir dini konuda tartışıyorlar. Onlardan biri, kendini haklı çıkarmak için diğerine, ‘Canım bak İmam Şafii bile bu konuda benim gibi demiş’ diyor. Tabi ki Şafii’yi de tanımıyor; ancak duymuş. Öğrenci bunu duyunca onlara yaklaşıyor, olay nedir diye soruyor.
Kendisine anlatılıyor; fakat Şafii böyle bir şey dememiş; adam kendini haklı çıkarmak için uyduruyor. Üstelik öyle bir yakışıksız iddia ki, Şafii’nin onu tasvip etmesi mümkün değil. Talebe, ”amca imam böyle bir şey demez” diye müdahale eder; ancak adam onu dinlemez.
Sonuçta durumu hocasına iletir, “burdaki adamlardan biri sana layık olmayan bir iftira atıyor, gel bunu hallet” der. İmam gelir; ancak ilk başta ben Şafii’yim demez. İlkin onları dinler, o da öğrencisi gibi, “yanlışsın imam bunu demez” der; ancak adam ona da inanmaz: Şafii söylemiştir diye ısrar eder.
Hoca en son, ‘Kardeşim, Şafii benim ve ben bunu söylemedim. Kaldı ki böyle bir şey söylemem de düşünülemez’ deyince adam,’ Haydi ulan sen de nerden çıktın, sen Şafii olamazsın. Şafii başkasıdır ve demiştir’ diyor ve bildiklerine devam ediyor. Hatta talebeleri olmasaydı belki o adam hoca efendiyi dövebilirdi bile!

**********************************************

Bir yahudi, gelip devesinin çalındığını söyleyerek bir Müslümana iftira atar. Hadiseden habersiz olan, müslümanı çağırırlar, yahudi iftirasını tekrarlar. Müslüman, bu yalan iftiradan ne söyleyeceğini şaşırır ve ellerini kaldırarak,
''Ey ALLAH'IM! Sana herşey malum, sen herşeyi en iyi bilensin, bu deve benim öz malımdır şimdi ise, bu musibet başıma geldi.''dedi ve Hz. Peyganberimize dönerek:
-Ya RESULALLAH! Senin verdiğin hüküm haktır ne olur bu gerçeği bir kere de şu deveden sorun;diye yalvardı.
-Hz Peyganber(sav)deveye dönerek:
Ey deve sen kimin malısın? Konuş buyurdu, deve dile gelerek konuştu.
-Ya RASULALLAH! ben bu müslümanın öz malıyım, bunlar yalancı şahitlik yapıyor dedi.
Bunun üzerine Hz Peygamberimiz(sav) o müslümana;
-Ey müslüman! söyle bakalım, sen ne gibi hayırlı işler yapmışsın ki, ALLAHU TEALA, senin hatırın için bu deveyi konuşturdu.
-YA RASULALLAH! Ben her gece senin üzerine on kere salevat getirmeden, okumadan uyumam dedi.
Yüce peyganberimiz(sav)dediki;
-''Sana müjdelerimki, bu salevat hürmetine bu dünyada temize çıktın, üzerindeki bela ve musibetten kurtuldun. Ahirettede cehennem azabından kurtulacaksın (kurtuldun)''buyurdu.
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.244 saniyede (79.05% PHP - 20.95% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 08:06
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi