| | #1 (mesaj-linki) | |
| Beylikler - Karasioğulları Beyliği Karasioğulları Beyliği On dördüncü asrın başlarında, Balıkesir ve Çanakkale taraflarında kurulmuş Türk beyliği. Bu aile soy itibariyle, 11. yüzyılın ikinci yarısından sonra, Orta Anadolu’da bir devlet kurmuş olan Melik Danişmend Gâzi'ye dayanır. Türkiye Selçukluları, Danişmendliler'in 1175 yılında Sivas, 1178’de Malatya koluna son vererek, bu devleti ortadan kaldırdı. Sonra Danişmendli ailesi mensupları, Selçukluların hizmetine girerek, Bizans hudutlarında uç beyi olarak vazife aldılar. Karasi Beyliği; Balıkesir, Aydıncık, Bergama, Edremid, Ayazmend, Bigadiç, Başkelenbe, Ezine ve Eski Truva’ya hâkim oldu. Karasi Bey, 1384’te Türk fütûhatına karşı, Bizanslılara yardıma gelen Katalanlıları, Erdek’te bozguna uğratarak, geri çekilmeye mecbur bıraktı. Moğollar önünden kaçan Saru Saltuk Türklerini, kendi beyliği arazisinde yerleştirmek suretiyle, bölgedeki Türk nüfusunun artmasına gayret etti. Kalem Bey ile oğlu Karasi Beyin, hangi tarihte vefat ettikleri belli değildir. Fakat, bazı kayıtlardan Karasi Beyin 1328’den evvel vefat ettiği anlaşılmaktadır. Karasi Beyden sonra, beyliğin büyük kısmı ile merkez Balıkesir’e, oğlu Demirhan hâkim oldu. Güneydeki Bergama ve havâlisi ise, kardeşi Yahşıhan’ın idaresindeydi. Karasi Beyin üçüncü oğlu Dursun Bey ise, Osmanlı Hükümdarı Orhan Gâzi'nin yanına sığındı. Yahşı Bey, Bizanslılara karşı 1341 ve 1342 yıllarında, iki defa, donanma ile Gelibolu Yarımadasına asker çıkardıysa da muvaffak olamadı. Bizans hükümdarı Kantakuzen ile anlaşma imzalayıp, geri çekildi. Yahşıhan, 1345’ten önce vefat etti. Osmanlılar'a iltica eden Dursun Bey, kardeşi Demirhan’a karşı Orhan Beyden yardım istedi. 1345 yılında, Orhan Bey ile beraber Balıkesir üzerine yürüdüler. Demirhan, Bergama’ya kaçtı. Kardeşiyle anlaşmak üzere Bergama önüne gelen Dursun Bey, kaleden atılan bir okla vurularak öldürüldü. Bu durumdan son derece üzüntü duyan Orhan Gâzi, Balıkesir ve çevresini Osmanlı ülkesine katarak, Bergama’yı kuşattı. Demirhan, müdafaayı bırakıp teslim oldu. Bergama’yı Osmanlı sınırları içine alan Orhan Gâzi, Demirhan’ı affederek Bursa’ya yerleştirdi. Bursa’da iki sene kadar yaşayan Demirhan Bey, 1347 yılında vefat etti. Karasi Beyliğinin, Demirhan’a ait kısmının Osmanlılara geçmesi üzerine, tecrübeli Karasi ümerasından Hacı İlbeyi, Evrenos Gâzi, Ece Halil ve Gâzi Fâzıl Bey, Osmanlı Devleti hizmetine geçtiler. Bu beyler, Osmanlı Beyliğinin Rumeli’de yayılmasında büyük gayret sarf ettiler. Diğer taraftan, Yahşi Beyin vefatı ile Truva taraflarına, Süleyman Bey hâkim oldu. Süleyman Beyin, Yahşı Han ve Demirhan’dan hangisinin oğlu olduğu bilinmemektedir. Bizans tahtı için mücadele eden Kantakuzen, düşmanlarına karşı düştüğü zor durumdan, Süleyman Beyin 1343’te gönderdiği kuvvetler sayesinde kurtulabildi. Yine, 1345 yılında Kantakuzen’e yardıma giden Aydınoğlu Umur Bey'in yanında Süleyman Bey de vardı ve Rumeli sahiline Karasioğulları gemileri ile geçildi. Süleyman Beyin, Truva ve Çanakkale yöresindeki hâkimiyeti, 1360 yılına kadar devam etti. Ancak, 1361 yılında Osmanlı tahtına geçen Birinci Murad Han, Karasioğullarına ait bu sahil bölgesini zaptetmek suretiyle, beyliğe son verdi. Karasioğullarına dair, şimdiye kadar, mevcut eser, kitabe ve sikke bulunamamıştır. | |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Beylikler - Karasioğulları Beyliği Karesi Beyliği Vikipedi, özgür ansiklopedi Tanım Karesi Beyliği (Karasioğulları Beyliği, Karasi Beyliği, Karesioğulları Beyliği) şekillerinde de geçer), yaklaşık olarak 1297-1360 yılları arasında, bugünkü Balıkesir-Çanakkale yöresinde hüküm sürmüş, ve Osmanoğlu Beyliği'ne komşu olduğu için Osmanoğullarının genişlemesiyle en kısa ömürlü olmuş Anadolu Türk Beyliğidir. Karesi beylerinin ve ilerigelen simalarının, Osmanoğullarının nüfuzu altına girmelerini takiben, Osmanlı Devleti'nin Rumeli topraklarında yayılmasında büyük katkıları olmuştur. Günümüzdeki Balıkesir ili Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarına kadar idari taksimatta Karesi ismini taşımıştır. Tarihi Beyliğin kurucusu Karesi Bey idi. Karesi Bey, Danişmendlilerin soyundan olup, Anadolu Selçuklu Devleti'nin uçbeylerindendi. Bizanslılara yaptığı saldırılarla Misya bölgesini (bugün Balıkesir yöresi) ele geçirdi ve burayı merkez yaptı. Ölümünden sonra Beylik, Balıkesir ve Bergama merkezli olmak üzere ikiye bölündü. Oğullarından Demirhan, Balıkesir ve yöresine hakim oldu. Ama Demirhan'ın, Osmanlı padişahı Orhan Bey'a yenilmesiyle Osmanlılar Balıkesir'i aldılar (1345). Demirhan Bey'in Osmanlılara kendi isteğiyle katıldığına dair yorumlar vardır. Yahşi Bey'in elindeki Bergama ve Edremit 1350 yılında Osmanlılarca alındı ve Beyliğin Bergama kolu da sona erdi. Beyliğin komutanlarından Hacı İlbeyi, Evrenos Bey, Ece Halil ve Gazi Fazıl Osmanlı hizmetine girdiler. Demirhan'ın oğlu Süleyman Bey Çanakkale-Troya kıyı bölgesinin hakimiydi. Bizanslılarla akrabalık ilişkilerini kullanarak, Osmanlılara karşı Bizans-Aydınoğulları ittifakına katıldı. Osmanlılar 1360'ta Çanakkale ve çevresini ele geçirerek Süleyman Bey'in egemenliğine de son verdiler. Karasioğulları, Osmanlılar'ın ilk ilhak ettikleri Türkmen Beyliği'dir. Karasioğulları, Dânişmendoğulları hânedânındandır. Karasi Bey'in babası Kalem Şâh Bey, onunki Yağdı Bey, onunki 1250 sıralarında ölen Nizâmeddin Suhrâb Bey, onunki Muzaffereddin Mahmud Bey, onunki Melik Yağıbasan, onunki Melik Gazi, onunki de Melik Dânişmend Gazi'dir. Dânişmendoğulları, devletlerini kaybettikten sonra, Bizans sınırında uç beyi olmuşlardı. Karasi Bey'le babası Kalem Şâh Bey, bu suretle Kuzeybatı Anadolu'da birçok yerleri Bizans'tan fethetmişler ve kesin şekilde Türkleştirmişlerdir. Karasi Bey, Balıkesir ve Bergama fâtihidir. Balıkesir, devletin merkezi olmuştur. 1303 sıralarından 1345'e kadar takriben 42 yıl devam eden bu Türkmen prensliği, 1303-1308 arasında Selçuklu uç beyi olmuş, 1308-1335 arasında İlhanlılar'a, 1335-1345 arasında da Osmanoğulları'na yani Orhan Gazi'ye tabî bulunmuştur. Önceleri Güney Marmara'ya erişemeyen Karasioğulları, zamanla Kuzeye doğru ilerlemişler, Bizans'ı tamamen Güney Marmara'dan atmışlardır. Bu suretle bugünkü Balıkesir vilâyetine, Çanakkale vilâyetinin Asya topraklarına (Bozcaada hariç), Bergama, Dikili, Soma kazalarına hâkim olmuşlardır. Bu topraklar, 24.000 km2 eder. Karası Bey'den sonra torunu Demir Han Bey, hükümdar olmuştur. İkisinin arasında, Karası Bey'in oğlu ve Demir Han Bey'in babası olması lâzım gelen Aclân Bey vardır. 1335'te Osmanlı nüfuzuna giren Demir Han Bey, 1345'te bütün beyliğin Osmanlılar'a katılması üzerine Bursa'ya gelmiş, 1347'de orada ölmüştür. Oğlu Cüce Han Bey'le beraber Bursa'da Deveciler'de gömülüdür. Karası Bey'in diğer oğulları Yahşı Han Bey'le 1325 sıralarında Orhan Gazi'nin hizmetine girip 1345'te Karasıoğulları tarafından öldürülen Dursun Bey'dir. Yahşı Han Bey, babasının ölümü üzerine Bergama Beyi olmuştur. 1344'e kadar takriben 19 yıl Bergama'da kalmıştır. 1341 ve 1342'de iki kere Çanakkale Boğazı'nı geçip Gelibolu Yarımadasına çıkmışsa da, başarı kazanamamıştır. Mamafih, bu seferler, Osmanoğlu Süleyman Paşa'ya yol göstermiştir. Esasen bu bölgeleri çok iyi tanıyan Karası kumandanları, veliaht Şehzâde Süleyman Paşa'nın hizmetine girmişlerdir. Yahşı Bey'in oğlu olduğu sanılan Süleyman Bey de 1343'te Karasıoğulları'nın 3. Gelibolu seferini yapmıştır. 1345'te Osmanlılar'ın Çanakkale Beyi olan Süleyman Bey, 1361'e doğru yani Orhan Bey'in son zamanında ölmüştür. Bizans generali Vatatzes'in kızı ile evliydi. Oğlu Mustafa Bey, Mustafa Bey'in oğulları Kutlug Melik ve İsa Beyler, Kutlug-Melik Bey'in oğlu Mustafa Bey, İsa Bey'in kızı da Hundî Hatun'dur. Karesi Beyliği'nin toprakları Bugünkü Balıkesir Vilayetinin tamamı (Marmara Adaları hariç);
| |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Beylikler - Karasioğulları Beyliği Karasi Beyliği XIII. yüzyılın sonlarında Balıkesir bölgesinde Karasi Beyliği kurulmuştur. Bu beylik 50 yıl süren kısa hâkimiyet döneminden sonra Osmanlıların eline geçmiştir. 1243′deki Kösedağ yenilgisinden sonra, Anadolu Selçukluları için Moğolların da gittikçe artan baskısı altında çöküntü başlamıştır. Bu sıralarda, Batı Anadolu’dan, Bizans’ın zararına olarak gelişen Selçuklu uç beylerinden birçokları bağımsız beylikler kurmuşlardır. Danişmend Gazi’nin neslinden Kalem Şah Bey’in oğlu Karasi Bey de Bizans’tan birçok yerler elde etmiş, Balıkesir ve dolaylarına sahip olmuştur. Böylece bir beylik de kurmuştur (1293). Balıkesir kurulan Karesi Beyliği’nin merkezi olmuştur. Karasi Bey, Dobruca’dan dönen Sarı Saltuk Türklerini ve Doğu’dan gelen Türkmenleri bölgesine yerleştirerek kuvvetini arttırma yoluna gitmiş, bu arada Bizans topraklarına da saldırılarına devam etmiştir. Bizans’a yardıma gelen Katalanlar, 1304 yılında, Artak (Erdek)’ta Karasi kuvvetleriyle karşılaşmışlar, savaştan az bir zaman sonra Truva, Bergama ve Buhraniye’de Karasi Beyliği’ne katılmışlardır. Sonraki Karasi beyleri, Çandırlı’da bir donanma kurmuşlardır. Karasi Bey’in ölüm tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, Bizans İmparatoru II. Andronikos’un, 1328 yılında Kapıdağı’ndaki Kizikos şehrine geldiği zaman Karasi Beyi Demir Han ile bir saldırmazlık antlaşması yaptığı bilindiğine göre, Karasi Bey’in bu tarihten önce öldüğü kesindir. Karasi Bey’den sonra, beylik ikiye bölünmüş, merkezi Balıkesir olan kısmın başına Karasi Bey’in oğlu Demir Han, Bergama kısmının basma da diğer oğlu Yahşi Bey geçmiştir. Demir Han’ın kuvvetleri, Yahşi Bey’in kuvvetlerine oranla kuvvetli idi. Yahşi Han’ın bölgesinde 15 şehir ve o kadar da kalesiyle 20.000 atlısı vardı. Her iki kardeşin ayrı donanmaları vardı ve iki kardeş, Bizans’ın Trakya’daki topraklarına akınlar düzenliyorlardı (1331- 1357). Hatta Aydınoğlu Umur Bey de, Rumeli’ye geçerken Karasi beylerinden yardım sağlamıştı. Demir Han, devlet yönetiminde gösterdiği başarısızlıklar sebebiyle halkı tarafından sevilmezdi. Orhan Bey’in yanında bulunan Demir Han’ın kardeşi Dursun Bey halkın bu hoşnutsuzluğundan da istifade ederek ve Orhan Bey’in de desteğini sağlayarak Demir Han’a karşı harekete geçmek arzusunda idi. Hatta Orhan Bey’den yardım da istedi. Orhan Bey, Dursun Bey’e Karasi Beyliği’nin birçok yerlerini vermeyi vaat etti. Orhan Bey, Dursun Bey’i de yanma alarak Balıkesir üzerine yürüdü. Demir Han, müstahkem bir kale olan Bergama’ya kaçtı. Orhan Bey, kardeşi Demir Han ile anlaşmaya varması için Dursun Bey’i Bergama’ya gönderdi; fakat Dursun Bey, Kale’den atılan bir okla öldürüldü. Bunun üzerine Orhan Bey, Karasi Beyliği’nin büyük bir kısmını -Balıkesir dahil- işgal ederek topraklarına kattı (1345). Bu bölgenin idaresini, oğlu Süleyman Paşa’ya verdi. Hacı İl Bey’i Süleyman Paşa’nın yanında bıraktı Bergamalılar, Demir Han’ı Orhan Bey ile anlaşması için zorladılar; anlaşmaya razı olmadığı takdirde kendisini tutup Orhan Bey’e teslim edeceklerini de söylemeleri üzerine Demir Han, Orhan Bey’e sığınarak ondan af diledi. Orhan Bey tarafından affedildikten sonra Bursa’ya gönderilen Demir Han, iki yıl sonra orada öldü. Bu olaydan sonra Karasi Beyliği’nin Osmanlılar tarafından zaptedilmesi, I. Murat zamanında tamamlandı (1361). | |
|
| | #4 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Beylikler - Karasioğulları Beyliği karesiogullari beyligi * karesioğulları (1293--1359) karesi beyliği'nin kurucusu, melik danişment gazi'nin soyundan gelen kalem bey oğlu karesi bey'dir. selçuklular tarafından bizans ucuna yerleştirilen bu beyler, germiyanlılarla beraber fetihlerde bulunmuşlardır. balıkesir ve çevresininin bizans'tan alınmasıyla beylik kurulmuştur. 1302 tarihinden itibaren ele geçirilen bergama, edremit, susurluk gibi bölgenin mühim yerleşmelerine çok sayıda türkmen yerleştirilmiştir. karesi bey'in oğulları demirhan ve yahşi bey, beyliği edremit ve balıkesir olmak üzere iki kol hâlinde yönetmişlerdir. kısa ömürlü olan beylik orhan bey tarafından ortadan kaldırılmıştır (1359). hacı il bey, evrenos bey gibi beyliğin ileri gelenleri osmanlılara katılarak büyük hizmetlerde bulunmuşlardır. (bkz: kübüoğulları beyliği) (bkz: köküoğulları beyliği) (bkz: tanjantıoğulları beyliği) (bkz: anadolu beylikleri) (turtleheart, eğer osmanlıdaki yöneticiler ve azim onlarda olsaydı konumları nedeniyle osmanlı yerine konuşacağımız beylik. (man of honor, Son Düzenleyen Kral_Aslan; 09-05-2009 @ 01:24. | |
|
| | #5 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Beylikler - Karasioğulları BeyliğiKaresi Beyliği Karesi Beyliği, Karesioğulları Beyliği, Karasi Beyliği veya Karasioğulları Beyliği, Anadolu Selçuklu Devleti'nin gerilemesinden sonra Oğuz boyları tarafından Balıkesir-Çanakkale ve Bergama yöresinde kurulan Anadolu Türk Beyliğidir. Bu yöredeki ilk Türk devletidir. Karesi Beyliği, komşusu olan Osmanoğulları Beyliği'nin genişlemesiyle bu beyliğe katılmıştır. Böylece Osmanlı hakimiyetine katılan ilk beylik olmuştur. İlerleyen dönemlerde Osmanlı Devleti içinde bu bölgede Karesi Sancağı kurulmuştur. Karesi beylerinin ve ileri gelen şahıslarının, Osmanoğullarının egemenliği altına girmelerini takiben, Osmanlı Devleti'nin Rumeli topraklarında yayılmasında büyük katkıları olmuştur. Balıkesir ili Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarına kadar idari taksimatta Karesi ismini taşımıştır. Etimolojisi Beyliğin adının esasının Karesi (قر ه سى) veya Karası (قر ا سى) mi olduğu ve bu kelimesinin Kara-izi (قر ه ايز ى) ya da Kara İsa (قر ه عيس) kelimelerinin yumuşaması ile mi oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. O dönemde bölgeyi dolaşan İbn Battuta, bu beyliğe "Memleket-i Akirus" demektedir. Bu yüzden Akirus kelimesinden çıkmış olabileceği de ileri sürülmektedir. Akirus "Achirus" İslam öncesi bu toprakların adlarından biridir. Tarihi Kuruluşu Anadolu Selçuklu Devleti zamanında Oğuz boyları, Anadolu'nun batısına yerleşmişler ve buralarda Uç Beylikleri kurmuştur. Uç Beyliklerinin görevi ise Anadolu Selçuklu Devleti sınırını korumaktır. Marmara sahilleri, Çanakkale bölgesi, Edremit Körfezi, Kizikos ile sınırlandırılan bu bölgeye, Anadolu Selçuklu Devleti'nin önemli komutanlarından Karesi Bey (Kara İsa), babası Kalem Bey ve Germiyanoğlu Yakup Bey, beraberinde büyük bir Türkmen grubu ile gelmiştir. Balıkesir ve çevresinin alınmasında Germiyanoğullarının katkısı olmuştur. Karesi Bey, Anadolu Selçuklu Devleti'nde Marmara ve Ege kıyılıarının yönetiminden sorumlu bir uç beyi olduğu için kendisine Sahiller Emiri anlamına gelen Emir-ül Savahil ünvanı verilmiştir. Karesi Bey'in soyu, Danişmendlilerin kurucusu olan Danişmend Gazi'den gelmektedir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından önce diğer Uç Beyleri gibi Karesi Bey de Batı Anadolu'daki Büyük ve Küçük Misya'da bağımsızlığını ilan ederek, bölgede Karesi Beyliği'ni kurmuştur. Karesi Beyliği'nin kuruluş tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 1296 ile 1300 yılları arasıdır. Fakat Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlı uç beylerinin büyük bir çoğunluğu 1299 yılında bağımsızlıklarını ilan ettikleri için Karesi Beyliği'nin kuruluş tarihi 1299 yılı kabul edilmektedir. Karesi Bey dönemi Bizans İmparatoru II. Andronikos Palaiologos, Batı Anadolu'daki Türk yayılmasını önlemek için Alanlar ile işbirliği yapmıştır. 1300 yılında oğlu IX. Mikhail Palaiologos komutasındaki Bizans-Alan kuvvetleri, Manisa'daki Gediz Nehri civarında karargâh kurmuşlardır. Karesi orduları ile savaşan Bizans-Alan kuvvetleri başarısız olmuş, Alanlar geri çekilip savaşı bırakmışlardır. 1301-1302 yıllarında topraklarını savunamayan II. Andronikos Palaiologos, paralı asker olarak kiraladıkları adamları Karesi Türkmenleri üzerine salmıştır. 1304 Ocak ayının ilk günlerinde Bizans İmparatorluğu, Katalan Paralı Asker Birliği adlı bir askeri birlik kiralayıp bu askerleri Kizikos bölgesine göndermiş ve bu bölgenin altı mil ötesinde bir su kenarında eşleri ve çocukları ile yaşayan, Edincik bölgesine yerleşmek isteyen bir Türk boyunu katletmiştir. Katalanların ani hücumuna uğrayan Türkler, beş bine yakın kayıp vermiştir. Katalanlar, on yaşın üzerinde bütün erkekleri öldürmüş, bölgeyi yakıp yıkmıştır. İlhanlı Devleti veziri Emir Çoban, Anadolu'ya teftişe geldiğinde Ulubey makamında bulunan Germiyanoğulları Beyi Yakup Bey kendine bağlı beyler ile birlikte Emir Çoban'ın makamına giderek bağlılıklarını arz etmişlerdir. Bu beylerin arasında Karesi Bey de vardır. Anadolu Selçuklu Devleti'nde Sarı Saltuk ismindeki bir reis kumandasında, 10.000 ile 20.000 arası nüfusları olan Batıni mezhebindeki bir Türkmen aşireti, Sinop sahillerinden gemilere binerek önce Kırım'a oradan da Aktav Tatarlarının reisi Şehzade Nogay'ın emri ile Rumeli'deki Dobruca (Dobriçe) bölgesine ve 1264 yılında Kiligria-Romanya'ya geçmişler ve oralara yerleşmişlerdir. Hoca Ahmet Yesevi'nin halifelerinden biri olan Sarı Saltuk, Hacı Bektaş-ı Veli'ye yardım için gönderilmiştir. Sarı Saltuk'un 1280-1281'de Babadağ'da ölmesi üzerine, daha fazla Bulgar ve Rumların baskısına dayanamayan Türkmenlerin bir kısmı 1306 yılında Ece Halil adlı bir reisin emrinde gemilere binip Trakya üzerinden Çanakkale-Lapseki Yöresi'ne geçmiştir. Bütün eşya ve hayvanatıyla bu topraklara gelen Türmenler, Karesi Bey tarafından iyi karşılanarak Karesi ve havalisinde iskan edilmişler ve beyliğin topraklarının değişik bölgelerine ve özellikle Kaz Dağı'nın kuzey eteklerine Dağobası ve Evciler bölgesine yerleşmişlerdir. Bu Türkmenlerin önemli bir kısmı da bugün Havran'a bağlı Sarnıçköy'nü yurt tutmuşlardır. Bu halk Şamanist inanacına göre kutsal sayılan Kaz'ın adını da İda Dağı'na vermişlerdir. Karesi topraklarına yerleşen Türkmenler, bölgedeki Türk nüfus ve kuvvetleri artmıştır. Karesi Bey, kendi ismiyle anılan Beyliğinin sınırlarını, Bizans İmparatorluğu'nun zayıflığından ve beraberinde bulunan Ece Halil'in adamlarından faydalanarak daha da genişletmiştir. Ayrıca İç Anadolu'da Moğolların saldırılarından kaçan Türk boyları da Karesi Beyliği'ne sığınmıştır. Bu boylar arasında Çepni boyları da mevcuttur. 1308 yılında Bayramiç ve Ezine çevresinde bir Türkmen Prensliği kurulmuş fakat bu Beylik aynı yılda Karesi Beyliği'ne bağlanmıştır. Karesi Bey, 1330 yılından önce ölmüştür. Tam ölüm tarihi bilinmemektedir. Karesi Bey ölünce onun için bir türbe yapılmıştır. Karesi Bey'den sonra Beyliğin başına Aclan Bey geçmiştir. Aclan Bey zamanında, Osmanoğulları Beyliği ile iyi ilişkiler kurulmuştur. Hacı İlbey, Aclan Bey'in vezirliği hizmetinde bulunmuştur. Yine de Aclan Bey'in kimliği netlik kazanmamış, Demirhan Bey veya Yahşi Bey olduğu ileri sürülmüştür. Beyliğin bölünmesi ve yıkılışı Demirhan Bey geçmiştir. Aclan Bey'in ikinci oğlu Yahşi Bey ise Bergama'nın yöneticisi olmuştur. Aclan Bey'in küçük Dursun Bey ise Bursa'da Orhan Gazi yanında bulunmuştur. 1333 yılında seyyah İbn Battuta, Balıkesir'i ziyaret etmiştir. İbn Battuta seyahatnamesinde Demirhan Bey'den Mesalikü'l Ebsar ve Kitabü'l Tarif diye bahsetmiştir. Karesi Beyi, hem Marmara hem de Ege sahillerine kıyısı olan beyliğinde büyük bir donanma kurarak Rumeli'ye iki kere sefer düzenlemiştir. Karesi Beyin (hangi hükümdarın olduğu belirsiz, büyük ihtimal Yahşi Bey) ilk deniz seferi 1331 tarihinde 70 tekne ile Akdeniz'den Ferres'e (Ferecik, veya Kara Feriye) düzenlediği seferdir. İkinci deniz seferi ise 1333 tarihinde 60 tekne ile Akdeniz'den Aynaroz Yarımdası'na düzenlediği seferidir. Bu yıllarda Karesi Beyliği, deniz gücü bakımından komşusu olan Osmanoğulları Beyliği'nden daha güçlüdür. Demirhan Bey halkına kötü davranmıştır. Bu durumdan şikayetçi olan halk ve beyliğin ileri gelenleri; Bursa'daki Dursun Bey'i davet etmiştirler. 1345 yılında Orhan Gazi ile birlikte gelen Dursun Bey, Bergama kalesine sığınan abisi Demirhan Bey tarafından öldürülmüştür. Bu duruma çok üzülen Orhan Gazi, halkın ve ileri gelenlerin de isteği üzerine 1361 yılında Karesi Beyliği topraklarını Osmanlı topraklarına katmıştır. Kitabeler Karesi Beyliği'ne ait, Tokat Müzesi'nde bulunan Kutlu Melek ve Mustafa Çelebi'ye ait iki mezar taşı dışında hergangi bir kitabe bulunamamıştır. Jeolojik açıdan değer taşıyan Kutlu Melek ve Mustafa Çelebi'ye ait olan bu kitabelerde yer alan şecereye göre, Karesi Beyliği sülalesi, 11. yüzyılda kurulmuş bir Türkmen beyliği olan Danişmendlilere dayanmaktadır. Bu kitabe haricinde, Karesi Beyliği sülalesin Danişmendlilere dayandığını gösteren başka bir kaynak yoktur. Adı geçen kitabeler, ilk olarak İsmail Hakkı Uzunçarşılı tarafından yayımlanmıştır. Karesi Beyliği zamanından kalma en eski kitabe 1300 tarihli (Hicri 700) olup Hakimzade veya Kurşunlu Camii'n kurucusu Mevlâna Yusuf Sinan'ın mezar taşıdır. Baş taşın iç tarfında şöyle yazmaktadır: Kâle'n-Nebiyyü aleyhisselam el-müminûne lâyemûtûn. Nukıle min dari'l-fenâ ilâ daril-bakâ.Baş taşın dış tarfında şöyle yazmaktadır: Tuviffiye el-merhûm el-mağfur el-âlim el-âmil Mevlâna Yusuf Sinan bin Habîb el-Kâdi bi İbn-i Hakîm fi'ş-şehri cemâziye'l-âhir sene seb'a miye.Soyağacı | |
|
![]() |
| Etiketler |
| beyliği, beylikler, karasioğulları |
| osmanliya en son katilan beylik, osmanliya ilk katilan beylik, osmanliya katilan son beylik, |
Beylikler - Karasioğulları Beyliği Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Beylikler - Germiyanoğulları Beyliği | Blue Blood | Tarihi Türk Devletleri | 3 | 14-09-2008 06:16 |
| Beylikler - Menteşeoğulları Beyliği | Blue Blood | Tarihi Türk Devletleri | 2 | 30-05-2008 15:36 |
| Beylikler - Eretna Beyliği | Blue Blood | Tarihi Türk Devletleri | 3 | 30-05-2008 15:23 |
| Beylikler - Dulkadıroğulları Beyliği | Blue Blood | Tarihi Türk Devletleri | 3 | 30-05-2008 15:15 |
| Beylikler - Pervâneoğulları Beyliği | Blue Blood | Tarihi Türk Devletleri | 3 | 30-05-2008 15:11 |