| | #6 (mesaj-linki) |
Cvp: Gut Hastalığı Nedir? Gut, kandaki ürik asit düzeylerinin yükselmesinden (ürik asit idrarda bulunan bir atık üründür) veya böbreklerdeki ürik asit tasfiyesinin azalmasından doğan bir hastalıktır. Ürik asid kristalize olur ve eklemlerde çökelir. Bu çökelme ciddi ağrı nöbetlerine ve inflamasyona yol açar. Çoğu kez bu olay ayak başparmağı tabanında bulunan nispeten büyük eklemde cereyan eder. Ancak kollar, ayaklar, ellerde bulunan diğer eklemler de hastalıktan etkilenebilmektedir. Kimler risk altındadır ? Erkekler guta yakalanma açısından kadınlara göre 20 kat daha risk altındadırlar. Diğer risk faktörleri ise şunlardır: Yaş (daha çok 40-50 yaşlar arası) Guta ait bir aile öyküsünün varlığı Şişmanlık Bazı ilaçların özellikle de diüretiklerin (idrar söktürücü) kullanılması Kan hastalıkları Travma, şua alma veya cerrahi müdahale geçirme Ürik asidin yapısına giren bir madde olan "pürin"i içeren gıdalardan büyük miktarlarda tüketme. Yüksek kan basıncı, anemi, diabet, böbrek veya damar hastalığı gibi rahatsızlıklar. Gut Tanısının Konması Gut ve gutun altında yatan sebepler kan tahlilleri (ürik asit düzeyi), eklem sıvında yapılan çalışmalar ve röntgenler vasıtasıyle tanınabilir. Eğer eklemlerinizde iltihabi yahut ağrılı ataklar atlattıysanız doktorunuzu durumdan bilgilendiriniz. Tedavi edilmeden bırakılırsa, gut sakat eklemlere böbrek taşlarına, kemik-ligament ve tendonlarda iltihaplanmaya yol açabilir. Gutun tedavisi Eğer size Gut tanısı konulursa, doktorunuz buna uyarlanmış bir perhiz, steroid ailesinde olmayan iltihap önleyici ilaçlar, ağrı kesiciler ve kanınızdaki ürik asid düzeylerini azaltacak ilaçlardan bir veya birkaçını birden yazabilir. Bir gut atağı esnasında, mevcut semptomlar şu şekillerde de azaltılabilir: Hastalıktan etkilenen eklemlere ılık veya soğuk kompresler uygulanacak Yatakta yatarken ağrılı eklemleri yatak çarşafı ve yorgandan uzak tutmak için yastıktan çerçeveler kullanarak Eklemlerinizin istirahati sağlanarak Böbrek taşlarının önüne geçmek için günde 10-12 bardak su içerek Pürinden zengin gıdalardan kaçınarak. Bu gıdalar muayyen et türleri, deniz ürünleri, kurutulmuş makarnalar ve bezelyeler, ıspanak, bira mayası, hayvansal yağlar, et suyu, yulaf unu Alkollü içkilerden kaçınarak | |
|
| | #7 (mesaj-linki) |
Cvp: Gut Hastalığı Nedir? BU BAŞARILARDAN HABERİNİZ VAR MI? YILLARDIR HASTALAR ARAŞTIRMACI GÜVELOĞLU'NUN ÖZEL BİTKİ ÖZLERİ FORMÜLLERİNİ UYGULAYARAK ÇOK ÖNEMLİ SORUNLARINDAN BİLİNÇLİ ŞEKİLDE İYİLEŞİYORLAR... Bu sitede reklam değil,sağlık konusunda önemli bir duyuru görevi yapıyoruz.Zira şu anda izlediğiniz bu web sitesi,belki sizin de tedavi edilemeyen bir sağlık sorununuzdan kurtulmanızı sağlayacak,veya kanser gibi,kalp gibi,siroz gibi öldürücü bir hastalığınızdan dolayı hayatınızı kurtaracaktır.Bu özel durumu ve başarıyı bilmenizde yarar vardır. Güveloğlu olayını öğrenip,bu gerçeği incelediğinizde haklı olduğumuzu görerek bize teşekkür edeceksiniz... BİTKİ ÖZLERİNİ ŞİFAYA DÖNÜŞTÜREN HERBALİST ATABAY GÜVELOĞLU'NU TANITIYORUZ oooHerbalist Atabay Güveloğlu,25 yıldan bu yana yaptığı bilimsel ve teknik düzeyde çalışmalarının sonuçlarında elde ettiği bitkisel ilaç reçeteleri ile bugün tedavisi yok bilinen yüzlerce önemli sağlık sorununda %100' lere varan başarılar elde etmiştir. Bu başarısının kanıtı,KANSER TÜRLERİ ,LÖSEMİ (Şu anda kanser ve lösemide abartısız ve ispata hazır,dünyanın en gelişmiş tedavisini bitki özleri kokteylleri ile sağlamaktadır.) ,sedef hastalığı, kalp damar hastalıkları ,hepatit ve sirozlar gibi yüzlerce çeşit hastalıklardan kurtulmasını sağladığı,adresi ve telefonları belli binlerce mutlu insandır.Hayatı kurtulmuş kanserliler ve sedef hastalığı benzeri "Ömür boyu geçmez" denilen hastalıklardan kurtulmuş binlerce mutlu insan...Hepsi gerçek,hepsi mucize gibi tedavi sonuçları...Bilinçli bir şekilde yıllarca yapılan çalışmaların sonucu olan özel bitkisel reçeteler,ilaçlar ve bunlarla sağlanan benzersiz alternatif tedaviler... İLAÇLA (MEDİKAL) TEDAVİDE BU BİR REFORMDUR! Türkiye'de bitkisel alternatif ilaç uygulaması yapanların başında gelen Herbalist Atabay Güveloğlu' nun yıllardır özel deneyim ve çalışmaları sonucunda ortaya çıkardığı bitki özleri kokteylleri ise, klasik tedavilerle uygulandığında bu öldürücü hastalıklar, yüksek bir başarı oranı ile,hücre bazında ortadan kalkarak %50 lerden %100 lere kadar varan başarı oranları ile tedavi sağlayabilmektedir.25 yılda binlerce iyileşme örneği mevcuttur. Güveloğlu,bu gün kanser türlerinde,başarı oranını kıyaslarsak abartısız dünyanın en ileri bitkisel ilaç tedavilerini sağlamaktadır.Bu sorunların dışında,hepatit ve sirozlar,kalp damar daralmaları,genetik olmayan beyin hastalıkları,kadın ve erkekte kısırlıklar,bağışıklık sistemi hastalıkları,ciddi cilt ve saç hastalıkları, epilepsi türleri,böbrek yetersizlikleri,romatizmal hastalıklar ve Akciğer hastalıklarında ve burada sayamadığımız pek çok çaresiz bilinen hastalıkta da %100 lere kadar varan başarılı tedaviler sağlamaktadır. İŞTE KANSER TEDAVİSİNDE YENİ BİR İYİLEŞME ÖRNEĞİ: Bir doktor hanımın 49 yaşındaki Ankara'da kalan Hüseyin Çakar isimli yakını kanser türlerinin en öldürücü tür olan "Pankreas başı kanseri" olmuştu.Karaciğere metastaz,yani yayılımlar vardır.Pankreasta iki,karaciğerde üç tümör bulunmaktadır.Profesörlerin dedikleri şey "Maalesef yapacak şey yoktur.." olmuştur.Elbette haklıdırlar.Klasik tıpta bunun çaresi yoktur.Bu hastalık,ortaya çıkması ile insanı öldürmesi 1-3 ay sürmektedir.Doktor hanım bunu bilmektedir.Bu şaşkınlıkta ünlü Herbalist Atabay Güveloğlu'nun adını verirler.Arar ve durumu anlatır. Güveloğlu,kurtulma şansı olduğunu söyleyerek Mersin'de kendi laboratuarında hazırladığı,özel bitki özleri kokteyllerini ve diğerlerini iki aylık terkip olarak gönderir. İki ay kullanımdan sonra yapılan MR da,karaciğerdeki kitlelerin tamamen kaybolduğunu ve pankreasta ise bir tane küçülmüş olarak kaldığını gördüler ve acele olarak Güveloğlu'nu arayıp ilaçların devamını istediler.Doktor hanım tebrik etti ve minnettarlığını belirtti. GÜVELOĞLU BİR TEORİSYENDİR Kanser, lösemi,hepatitler ve karaciğer sirozu,kalp-damar hastalıkları, epilepsi ,sedef hastalığı,vitiligo gibi çok yönlü hastalıklarda yine çok yönlü etkileri olan tıbbi bitki özlerini kokteyllere ve reçetelere dönüştürerek, ne kadar dozlarda, ne kadar sürelerde ve ne şekilde kullanılacağını, belirleyip, dünyada ilk kez başarılı bir sisteme bağlamış ve tam olumlu radikal sonuçlar alarak ilaçla tedavide bir sağlık reformu ortaya çıkarmıştır.Bu reçeteler bu güne kadar hiç bir kitapta yayınlanmamış yeni buluşlardır. Tamamen kendi çalışmaları sonucunda ortaya çıkardığı doğal kökenli ilaç formülleridir.Hastalıkların oluşum nedenleri ve organların işlevleri hakkındaki görüş ve teorileri pek çok doktor ve bilim adamı tarafından kabul edilmiştir.Bu başarı ve teorileri abartısız,yeni, çağdaş bir İbn-i Sina olayıdır. Bu yepyeni radikal reçeteler,uluslararası ilaç firmalarına ve araştırma kurumlarına sunulmuştur. Gerekli araştırma süreci sonucunda bu formüller temel alınıp,daha da geliştirilerek yakın gelecekte tüm dünyada uygulanacaktır.Bir Türk olarak buna inanıyor ve gurur duyuyoruz. İYİLEŞEMİYORSANIZ TAMAMEN ÇARESİZ DEĞİLSİNİZ! Yakınlarınıza veya size çaresiz bir hastalığın tanısı konulmuş ise paniğe kapılmayınız. Öncelikle bu sağlık sorununu ve ciddiyetle kabulleniniz.Dünyanın en cesur insanı bile hastalıktan korkmalıdır.Zira kafa gücü de kas gücü de sağlıkla çalışır.Tüm dünyevi zevkler ve ibadetler de sağlıkla olur.Bu nedenle, hastalığınızı kabullenerek, bu sorundan en iyi şekilde nasıl kurtulabileceğinizin mantıklı ve çağdaş şekilde araştırmasına giriniz.Öncelikle başvuracağınız, konunun uzmanı olan tıp doktorlardır.Yurt dışına gitmenize de gerek yoktur.Tıp bilimi evrenseldir.Amerika ve Avrupa da klasik tedaviler ve operasyonlar ne ve nasılsa,Türkiye'de de aynısıdır.Yurt dışına ameliyat vs.için giden devlet büyüklerimiz ve ünlüler,zengin insanlar,Türk doktor ve hastanelerine güvenmedikleri için değil,konumları icabı güvenlik endişesi ile gitmektedirler.Onları gören,duyan başkaları da,acaba bizim doktor ve hastanelerimiz yetersiz mi diye düşünerek onlar da yurt dışına gitmek istiyorlar.Oysa,Türk doktorlarının başarısının ve özel hastanelerimizin yurt dışındakilerden eksiği yoktur.Tıp,evrensel ve pozitif bir komplike bilimdir. Tıbbi temel bilgilerini her branşta yeterince almayan tıp öğrencisi zaten doktor da olamaz.Tıpda,eğitim dışında devletin yapamadığı yatırımları özel sektör başarı ile yapmıştır ve yapmaktadır.Türk hastanelerine özellikle tanı konulması konusunda tam olarak güvenebilirsiniz. TIBBIN ALTERNATİFİ OLMAZ! Tıbbın alternatifi olmaz,ancak ilaçların alternatifi olabilir.Bir madde onlarca yıl üzerinde çalışıldıktan sonra "ilaç"sıfatı alır.Öyle eline bir ısırgan otu veya bir zakkum özü alan kişilerin,ortada iyileşmiş canlı bir tek örnek insanı ve hiç bir inandırıcı bilimsel kanıtı veya mantıklı bir yorumu olmadan "Kansere ilaç buldum"demesi kelimenin tam anlamı ile "Şarlatanlıktır.Örneğin:Zakkum NO ekstresi,Beres damlası,bilmem ne iksiri,ısırgan tohumu,kantaron,arı sütü vs. kanserin ilacı diye lanse edildi.Tamamen yalan ve şarlatanlıktan ibarettir bunlar.Bu maddeler vücudun bağışıklık sistemini uyaran ve hastalıklara karşı dolaylı olarak belki etkisi olabilen maddelerdir.Bunun en gelişmişini Çinliler zaten yıllardır yapmaktadırlar. Bal arısı zehiri zakkumdan daha etkili ve daha az zararlıdır.Üstelik hazırdır.Günde 2 arı sokturulduğunda zakkum ekstrasının 20 misli aynı ümmimodülatör etkiyi sağlamaktadır.Ama kanserin ilacı mı? Hayır.Kanserin asla ve asla bir tek ilacı olmaz,olamaz. Kanser vücudun kendi bir parçasıdır.Bir gen değişimidir, patlamasıdır ve ancak yine vücudun kendisinin bu sorun için ürettiği antikorlar ve diğer özel cevherleri bu sorunu zaman içinde yok edebilmektedir. Bunu da çok özel çalışmalarla ortaya çıkartılabilen,pek çok doğal kökenli maddelerin belli oranlarda birleştirilerek uygulanmaları sağlayabilmektedir.İşte yaptığımız bitkisel tedaviler ve başarımız da budur! Tıbbın,kanser ve bazı hastalıklar karşısında çaresiz kalınmasında doktorların bir kusuru yoktur.Doktorlar hastayı inceler,hastalığın adını koyarlar.Sonra tıbbın ikinci aşaması olan "tedavi" başlar.Doktor tüm dünyanın uyguladığı tıbbi yöntemler ve ilaçlara kendi beceri,deneyim ve yeteneğini de ekleyerek sorunu tedavi etmeye çalışır.Ancak bu bir gerçektir ki,tedavinin ilaç aşaması genellikle başarısızlıkla sonuçlanıyor.Mevcut ilaçlar pek çok hastalığın ve özellikle kanser ve lösemilerin tedavisinde yetersiz kalıyor.Bu nedenle hastalar alternatif ilaç arayışına giriyorlar. Güveloğlu,alternatif ilaçlar konusunda bilinçli şekilde araştırmalar yaparak önemli sonuçlar ortaya çıkartmış bir araştırmacıdır.Bu metotların devamını ve hatta daha iyisini,bu yolu takip edip geliştirerek bilim adamlarının ortaya çıkartması gerekmez mi?Bu onların asli görevleri değil midir? Ancak maalesef ne tıp ne de eczacılık dallarında atadan dededen gördüklerinin dışına çıkmıyorlar.Üstelik istisnalar dışındaki pek çok bilim adamı hemen yeni metotlara ve alternatif ilaçlara doğrudan karşı çıkıyorlar. Oysa,bitkilerin etken maddeleri yıllar önce tüm dünyadaki ilgili bilim adamlarınca ve kurumlarca tespit edilmiştir. Nasıl yararlı veya zararlı olabildikleri yorumlanmış, yazılmış çizilmiştir.Bu konu bir bilim dalıdır.Bitkilerin molekül yapıları tespit edilip dizilmiş ve hatta pek çoğunun bu gün sentetikleri imal edilmiştir.Ancak bunlar zararlı yan etkiler doğurduğundan son yıllarda yeniden doğalları kullanılmaktadır . Durum böyle iken ve bitkisel ilaçlarla ilgilenen ve uygulamak isteyen doktorlarımız devlet okullarınca eğitilmemişken,var olan bir gerçeğe ve bunların insan gibi tabiatın en kutsal en üstün yaratığının iyileştirilmesi için yapılan çalışılmalara engel olmaya kalkışmak bilim adamlığına yakışmaz diyoruz.Devletten alınan maaşlar, iyileştiremedikleri hastalardan aldıkları yasal paralar bile helal olmayabilir... Ama şu da var ki,genelde dürüst doktorlar,hastaya ve yakınlarına özellikle kanser konusunda kesin umut vermiyorlar.Alternatif ilaçlara da açık kapı bırakıyorlar.Gerçek ve doğru olan da zaten budur. Doktor tanı koyar, ameliyat yapar,dünyada mevcut olan tedaviler ne ise onu uygular.Ama bilinen yöntem ve ilaçlar yetmiyorsa doktor hastayı niçin kandırıp ümit versin ve boş yere servet tutarında paralar harcatsın. İlaçlarını devlet karşılasa bile yine dünya kadar hasta yakının cebinden paralar çıkmaktadır.Olay,ilaç olayıdır. Doktor, hastasını iyileştirebilmek için inandığı ve ilaç bildiği her maddeyi uygulatabilir.Deontoloji tüzüğünde bu vardır.Bu yetki tıp diploması ile birlikte doktorlara verilmiştir. Doktorun ana görevi iyileştirmektir.Mevcut ilaçlar maalesef pek çok hastalığın tedavisinde yetersiz kalmaktadır.Bu bir gerçektir.Kanser ve lösemi hastaları şu anda uygulanan konvansiyonel tedavilerden kısa bir süre sonra maalesef ölmektedirler.Pek çok kanser türünün tedavisinde,kemoterapik ilaç vs. uygulatmayanlar,ilaç uygulatanlardan daha fazla yaşıyorlar.Üstelik Türkiye'de bazı doktorlar,karaciğer kanserinde ve beyin tümörlerinde bile kemoterapi uyguluyorlar.Dünyanın hiç bir ülkesinde bu tür hastalara kemoterapi uygulanmamaktadır. Zira,%10 bile faydası olmadığı yıllar önce anlaşılmış ve dünya tıp otoritelerince çeşitli yayınlarda açıklanmıştır. Kemoterapi zehiri zaten karaciğerde çözülüyor. Hasta bir karaciğere bir de bu güçlü toksin maddeyi vermek,hastayı bir an önce öldürmek demektir.Nitekim de öyle oluyor.Hastanın hiç bir organına zarar vermeyecek veya çok az zarar verecek,toksititesi düşük veya sıfır olan ilaçlar gereklidir. Güveloğlu'nun ilaç çalışması bu yönde olmuş,bitki hücresinden insan hücresine bir nakil ve uyarı olan gerekli ve yoğunlaştırılmış bitki özlerini kullanmış ve başarıya ulaşmıştır. Genetik sorunların dışında,insan metabolizmasının kendi kendisini tedavi edemeyeceği hastalık asla yoktur.Verdiği bitki özleri öncelikle bunu sağlamaktadır. Güveloğlu'nun da ana felsefesibudur."Bağışıklık sistemi,yani hücre metabolizması ve beyin hücreleri yeterince uyarılır ve yüksek ve gerekli besinsel destek verilirse insan bünyesi her sağlık sorununun üstesinden gelecek şekilde yaratılmıştır.Sağlıklı hücrelere zarar vermeden,uygun bitkisel maddeleri metabolizmaya yollamak yeterlidir.Gerisini vücut kendisi halleder.Bitki hücresinden insan hücresine yapılan bu biyolojik uyarılarla metabolizma,normal hücre yapısına sahip olmayan bu düşmanı kısa sürede tanıyarak ve buna karşı yeni antikorlar üreterek düşmanı tüketip yok eder.Bitki özleri,hücre metabolizmasını uyararak onların bozulan çeşitli fizyolojik ödevlerini düzeltmektedirler. " demektedir. Bu teorisi ve kanıtladığı başarısı,olayı takip eden tıp ve eczacılık otoritelerince de kabul görmüş,hatta şu an,kendisi veya yakınları kanser hastası olan pek çok doktorumuz, Güveloğlu'nun bu yeni bitkisel reçetelerini uygulamaktadırlar. Aşağıda Cerrahpaşa Tıp Fak.Hastanesinde bölüm başkanı olan bir Türk Profesörümüzün Güveloğlu'na yolladığı e-maili de koyduk.Ayrıca soldaki kısımda,bilim adamlarının görüşlerini belirten bir link de vardır. Almanya'nın en büyük kanser kurumunun görevlilerinden Prof.Dr.Mustafa Selli Güveloğlu'na mektubunda"İnsanlığa yapılacak en büyük iyilik sizin şu andaki buluşunuzdur.."demektedir. TIBBIN DEĞİL İLACIN ALTERNATİFİ VARDIR Tıp bir sağlık araştırma bilimidir.Binlerce yıldır milyonlarca bilim adamı bilinçli bir şekilde ilim ışığında çalışarak,insan vücudunun işlevlerini ve hastalıkları incelemişler,bir kalıba bağlamışlar,bir temele oturtmuşlardır.Tıp bu nedenle "Pozitif" bir bilimdir.Tıbbın alternatifi olmaz,olamaz.Bazılarının "Alternatif tıptan faydalanınız" demesi "Sağlığınızı şansa bırakınız,maceraya sürükleyiniz" demekle aynıdır.Tıpta tanı vardır, operasyonlar vardır,ilaçlar ve değişik tedaviler vardır.Tıp biliminin alternatifi yoktur.Ancak "Tamamlayıcı tıp" vardır ki,bu da yine tıp doktorlarının üstlenebileceği,yine yıllarca ihtisas görerek "Akapunktur" "Fitoterapi" gibi bilimsel sıfatı alınmış tıbbi tedavi dallardır.Resmen tedaviye soyunulacaksa mutlaka temel tıp eğitimini aldıktan sonra bu tamamlayıcı tıp dalında ayrı bir ihtisas eğitimi görüp devletin izni ile başlaması gereklidir. İngiltere başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesindeki Tıp Fakültelerinde kürsüler açılmış ve bu dallar ihtisas konusu olmuştur. Dünyanın her yerinden tıp doktorları başvurarak bu dallarda ihtisas görmektedirler. Burada bu konularda temel bilgiler alan doktorlar,kendi deneyim ve özel çalışmalarını da hekimliklerini icra ederlerken hastaya tıbbi tedaviler olarak aktarmaktadırlar.Bitkisel ilaç uygulaması da bu yolla olur.Güveloğlu gibi araştırmacılar Türkiye'de konu ile ilgilenen doktorlarımız için bir fırsat ve yoldur. Güveloğlu genç doktorların bu konudaki başvurularını geri çevirmemekte ve bilgi aktarımını severek yapmaktadır.Herbalist Atabay Güveloğlu'nun kızı Elif Güveloğlu da bir tıp doktorudur. GÜVELOĞLU'NUN TEDAVİLERİ ,BİLİM DÜNYASINCA ARAŞTIRILMASI GEREKEN ÖNEMLİ BİR TIBBİ OLAYDIR! Doktorunuzla samimi bir şekilde konuşarak klasik tıbbın,bu sorununuzun giderilmesinde nasıl bir sonuç vereceğini öğreniniz.Olumlu yanıt aldığınızda doktor ve hastane tedavilerine giriniz.Ancak net bir tedavi sözü alamadığınız hastalık türleri olursa,klasik tedaviler yanında,alternatif ilaç tedavilerini de araştırmaya başlayınız. İşte size bu sitede bu konunun bir numaralı güvenilir uzmanı olan Herbalist Atabay Güveloğlu'nu tanıtıyor ve size yardımcı oluyoruz. Güveloğlu'nun bitkisel ilaç tedavileri gerçek birer medikal olaydır.Türkiye,bitkisel ilaç satıcılarının çok yoğun olduğu bir ülkedir.Sağlık konusu maalesef istismar edilmekte,şarlatanlıklar yapılmakta ve rant sağlanmaktadır.Bu insanlara göre hasta iyileşmiş iyileşmemiş önemli değildir.Bu nedenle Güveloğlu'nu diğer bitkisel ilaçlarla uğraştıklarını söyleyen veya satan insanlarla karıştırmamak gerekir.O'nun rakibi yoktur,bir idealisttir ve her başvuran hastayı kendi yakını gibi hissederek buna göre yardımcı olur.Klasik tıbbi tedavilerden sonuç alamadığınız bir sağlık sorununuz var ise Güveloğlu'nu 0532 2000 700 veya 0532 200 66 44 nolu cep veya 0324 325 91 90 nolu iş telefonlarından birisinden arayıp,bitkisel ilaçlar ve tedavileri konusunda danışarak fikrini alınız. Size,tedaviniz için 1982 den bu yana her başvuran hastaya olduğu gibi, deneyimleri çerçevesinde olumlu veya olumsuz doğru bilgiler aktaracaktır,yol gösterecektir. ![]() TIBBİ TEDAVİ VE KONTROLLERİ BIRAKMAYINIZ Bilinçli şekilde sunulan bitkisel ilaç sistemi ile,klasik tıbbın tedavileri ve kontrolleri birleştiği zaman ortaya mucize denilebilecek bir olumlu tedavi sonucu çıkabilmektedir.Özellikle kanser türü hastalıklarda son evrelere ulaşmadan ünlü Herbalist Atabay Güveloğlu' na başvurarak bilgisinden ve geliştirdiği bitkisel reçetelerinden mutlaka faydalanınız.Siz de ölümden veya çaresiz, geçmeyen bir hastalıktan tamamen kurtulan binlerce hastadan biri olabilirsiniz. REKLAM YAPMIYOR, HABERDAR EDİYORUZ Bu site bir reklam sitesi değildir.Bu sitede insanlar bu benzersiz çalışma ve gelişmelerden haberdar edilmektedir. Zaman zaman Güveloğlu ile ilgili röportajlar, yazı dizileri, televizyon söyleşileri ve bu gibi siteler olmasa, kurtulması muhtemel pek çok hasta ve çaresiz insan haberdar olmayıp, ölüp gideceklerdir. İşte bu sitenin amacı budur. Güveloğlu bir idealisttir. Çocukluğundan bu yana bu konu üzerinde bilinçle ve sabırla çalışmış ve insanlığın hizmetine sunmuştur.O'na o kadar inanmış ve güvenmiş çaresiz insanlar vardır ki,tedavisi için trilyonlar istese verebilecek durumda olanlar vardır.Ancak olayın maddi getirisi daima ikinci planda kalmıştır.Değeri ne ise şirketi maliyetine belli bir kar oranı koyarak verir.Kendisine her kesimden halk yanında çok zengin,ünlü ve kültürlü insanlar da bilinçli olarak başvurmaktadırlar.1984 de merhum Sakıp Sabancı'nın amcası yine merhum Hacı Mehmet Sabancı kendisi ve eşi için başvurmuş ve çok memnun kaldıkları için yakınlarına da Güveloğlu'nu tavsiye etmiştir.Yine Sayın Rahmi Koç beyin fabrikatör kuzeninin kanser hastalığı için 1991 de yakınları Adana'dan uçakla Amerikan Hastanesi'ne getirmişlerdi.Ayrıca merhum Vehbi Koç beyin büyük kızı sayın Samahat Arsel hanımefendi de 1993 de Güveloğlu'nun o zamanki İstanbul bürosuna şahsen gelerek bir bayan yakınlarının behçet sorunu için bitkisel ilaç almışlardı. Güveloğlu için işin maddi boyutu ikinci plandadır.Hizmetinin devamı için elbette belli bir kar koyarak bitkisel ilaç satışı yapmak zorundadır.Başka ülkelerdeki gibi bir araştırmacı olarak devletten büyük yardımlar da almamaktadır.Ayrıca,çalışmaları tamamen yasal olduğu ve bitkisel ilaçlarından herkes her zaman memnun kaldığı halde,1984 den bu alternatif ilaçlara göz yummak istemeyen uluslararası ilaç firmalarının Türkiye uzantılarınca,iş yerlerine sürekli denetimler yaptırılmış,hatta Ankara'da bizzat İl Sağlık müdürü bile sözde resmi denetime gönderilerek huzursuz ve tedirgin edilmek istenmiştir.Bürosunda bitkisel reçetelerini almak için bekleyen onlarca insanın yanında bu tedavilerin "Faydasız " olduğu,eczane ilaçlarından başka ilaçlar kullanmamaları söylenmiştir.Ama hastalar onlara "Biz sizlerin tedavi ve ilaçlarından memnun kalmadığımız için buraya, Güveloğlu'na geldik"demişlerdir. 1992 yılında,Almanya'daki bir kanser araştırma kurumunda görevli Türk Profesörü Mustafa Selli, Güveloğlu'na bir mektup göndererek kanser ve siroz tedavilerindeki üstün başarısından dolayı kutlamış ve takdirlerini belirtmişti,hatta işbirliği önermişti.Güveloğlu da bu mektubu bir referans olarak gazetede duyurmuştu.Daha sonraki yıllarda,Türkiye'de resmen çalışmak isteyen bu bilim adamına Türkiye Sağlık Bakanlığı bu mektubu gerekçe göstererek (Bilim adamının ifadesi) çalışma izini vermemişti... Güveloğlu bu baskılar konusunda"Benim başarım bir bilim ve insanlık uğruna çalışmadır. Başarıya giden her alternatif yolda dünya kurulduğundan bu yana insanlara engel olunmaya kalkışılmış,her yenilik bazı çevrelerin çıkarlarına dokunmuştur.Bunu olağan kabul ediyorum.Meyve veren ağacı her zaman taşlamışlardır." demektedir. " İnsan büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır. Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan,içindeki o ilmi okuyabilsin! .." Hz.Mevlâna ![]() BU İLAÇLAR NİÇİN YAYGINLAŞTIRILAMIYOR... "Sevgi,çalışma ve bilgi,canımızın ana kaynaklarıdır. Öyleyse yaşama onlar yön vermelidir." Wilhelm Reıch Uluslararası ilaç tekelleri,kendi ürettikleri ve çoğu tedavilerde yetersiz olduğu görülmüş sentetik ve kimyasal kökenli ilaçlarının dışındaki alternatif,bitkisel ilaçlara ve diğer doğal şifa maddelerine fırsat tanımayacak kadar güçlü oldukları için bu ilaçlar ve uygulamalar yaygınlaştırılamıyor. O kadar güçlenmişler ve 3.dünya ülkelerine yerleşmişler ki,kendi ilaçlarının dışında hiç bir alternatife imkan tanımamak için bu tür girişimlere giriyorlar ve görülmedik baskılar uygulayabiliyorlar.Bezen devletin memurlarını,bazen çıkar karşılığı çamur atmayı meslek haline getirmiş sözde medya mensuplarını ve bazen de politikacıları devreye sokarak sistemli bir şekilde baskı uyguluyorlar. Çalışmalara ve uygulamalara ellerinden geldiğince fırsat tanımıyorlar. Oysa uygarlığımız bu düzeye her konuda Güveloğlu gibi araştırmacıların başarılı çalışmaları ve buluşları sayesinde gelmiştir. Hiç bir başarı kendiliğinden olamaz ve bilim sonsuz olduğu için,bu iş buraya kadar da denilemez.Dün Kızılderili yerliler söğüt yapraklarını ve kabuklarını ateşli hastalıklarda kaynatıp içerek iyileşmeseler ve bir araştırmacı da bunu keşfetmese idi bu gün harika ilaçların başında gelen "Aspirin" olmayacaktı.Amazon yerlileri sıtmada kına kına ağacı kabuklarını içerek kurtulmasalardı halen sıtmanın tek ilacı olan "Kinin" bulunmayacaktı... Bu nedenle, maalesef bazı tıp profesörlerinin yaptığı gibi,önyargılı olmadan,hatta o konuyu bilmeden hemen karşı çıkmak hiç bilimsel ve dürüstçe davranış değildir.İlimin üzerinde unvan ve rütbe yoktur. Her çalışma insanlık içindir.Önemli olan,ulaşılan sonuçtur. İnsanlığa sunulan önemli hizmetlerdir. Ampulden ses kayıt aletine kadar,dünyanın en büyük buluşlarının sahibi olan T.A.Edison ilk okul mezunu bir araştırmacı idi. 17 Aralık 1903 de,insanın motorun gücü ile uçabileceğini kanıtlayan ve ilk uçağı yapıp uçuran Wright Kardeşler,ilk okul mezunu birer bisiklet üreticisi ve tamircisi idiler.Ama bu 16 saniyelik uçuş,bakınız nerelere geldi.İnsanoğlu,bu iki bisikletçi kardeşin,havadan ağır bir maddenin motorun gücü ile uçurulabilmesi ve yönlendirilebilmesini ispatından sonra bırakınız uçmayı,bu buluşu yıldızlara yerleşmeye kadar götürmek üzeredir. Uygar yaşamımızın en fazla gereksinim duyulan cihazı olan telefonun mucidi de bir elektrikçi veya elektronikçi değil,bir sağır-dilsiz öğretmeni olan Graham Bell' idi. Önemli olan meraktır,araştırmaktır ve ortaya pozitif bir sonuç çıkartmaktır. Gereksinim duyulan bir konuda adım atılmışsa destek olmak lazımdır.Bir tek kibrit çöpünün dev bir ormanı yakıp hükmü altına alacağını unutmamak gerekir.Güveloğlu'nun yaptığı bu çalışma ve başarılar şu anda büyük ve şaşkınlık veren gelişmeler görülse de,aslında bilim dünyasında ancak bir kibrit çöpü kadardır.Bu kıvılcımı alarak genişletmek gerekmez mi? Burada Güveloğlu'na başvuran ve birkaç ay ömrü kaldığı bilinen kanserli veya sirozlu çaresiz bir hasta tamamen kurtulabiliyorsa,veya lupus gibi,sedef gibi,alopesi gibi,vitiligo gibi çaresi yok denilen bir hasta eğer Güveloğlu'nun buluşu olan bazı bitki özleri ile bu sorundan iyileşmişse ve iyileşebiliyorsa burada durmak gerekir.Burada,insanlık için daha önce benzeri bir örneği olmayan durumlar var demektir.Bu kişinin bağlı olduğu bir devlet vardır.Bir kamu oyu vardır.Bir sağlık bakanlığı ve işi bu olan bilim yuvası üniversiteler vardır.Niçin bu olayın değerlendirilerek Türk ve dünya insanlarının emrine en iyi ve daha gelişmiş bir şekilde sunulumu sağlanmamaktadır. Çok düşündürücü değil mi? Yok,eğer bu adam bir şarlatansa,içlerinde tıp profesörleri,bakanlar, milletvekilleri,genel müdürler ve paşalar bile bulunan bilinçli bunca hasta insan tesadüfen mi iyileştiler? Önce bu iyileşen insanlar doğru mudur,araştırılsın.Hastalık öncesi ve sonrası yapılan muayeneler ve tedavilere ait dosyaları incelensin.Madem ki zararsız maddeler ve madem ki tedavi sağlıyor,o zaman bu ilaçlar devletçe resmen tanınsın ve kodekse alınsın,hastalara uygulansın.Dünyaya duyurulup bir sağlık turizmi sağlansın.Bu bir insanlık görevi değil midir? Amerika veya Avrupa ilaç firmalarının çıkardığı ve dev rakamlarla devletimize ve vatandaşlarımıza sattığı yetersiz,hatta öldüren ilaçları milletçe kullanmak zorunda mıyız? Ama,ilaç patent yasasının bile olmadığı şu anda devletin karşısına bir ilaç buluşu ile çıksanız, kodekse girmeyi bırakınız,kodese bile sokarlar insanı... HER BULUŞ SAHİBİ ZORLUKLAR GÖRMÜŞTÜR... Güveloğlu,uygarlık tarihine sağlık konusunda adını yazdıracak olan bilim adamlarından birisidir.Bu gün,araştırmaları için hiç bir kurumdan parasal yardım almadan,çeşitli yasal zorluklarla mücadele ederek, maalesef bir kısım satılık ve kiralık medya mensuplarının sık sık yapabilmek alçaklık ve cesaretini gösterebildiği bitkisel ilaçları karalama programlarını savuşturarak geldiği noktada,şimdi sadece bu başarılarını bilen ve duyan bilinçli insanların faydalandığı bitki özleri formüllerinden yakın gelecekte tüm dünya insanlarının yararlanacağına inanıyoruz ve tüm hastalara sağlıklar diliyoruz. Dün,dünyanın düz değil,yuvarlak olduğunu,güneşin ve kendi ekseni etrafında döndüğünü iddia eden o devrin bilim adamı Galille'yi "Dünya düzdür ve sürekli gidilirse boşluğa düşülür"diye iddia eden otorite sahibi kral ve papazların prestijleri ve çıkarları sarsıldığı için yakarak cezalandırmak istedikleri gibi,aynı zihniyet niyet,bu gün de her yeniliğe "şarlatanlık" diyerek karşı çıkıp,çıkar çarklarını ve hep biz biliriz iddialarını yürütmeye çalışmaktadırlar.Ama olayın gerçekliği gün gibi ortadadır... | |
|
![]() |
| Konu Araçları | |
Gut Hastalığı Nedir? Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Gülmek İstiyorum | NoRanynn | Kahve Molası | 811 | 2 Gün Önce 11:45 |
| İslam Ansiklopedisi | tangozcan | Müslümanlık/İslamiyet | 21 | 1 Hafta Önce 09:18 |
| İnternet ve Yazılım Teknik Terimleri Sözlüğü | Asi-BeL | Internet/Bilgisayar Dünyası | 3 | 29-05-2008 18:25 |
| Sigorta Nedir? Sigorta Hakkında | NihLe | Ekonomi | 1 | 17-11-2007 16:03 |
| Fizik Tedavi | Dark-Line | Tıp Bilimleri | 2 | 16-08-2007 13:02 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||