Üye Ol
Geri Dön   MsXLabs > :: LEGEND Forumları :: > Türkçe Rock - Yabancı Rock - Metal Müzik > Yabancı Rock
Sponsor Bağlantılar
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 24-09-2006   #1 (mesaj-linki)
Pink Floyd (Pink Floyd Kimdir? - Pink Floyd Hakkında)

Pink Floyd
İçinde olup da karşıda durmak
Yaşıyor olup da karşıdan bakmak
Duvarı yıkıp, kapıyı açmak
Gökyüzüne bakarak yaşamak

" Hiç dinlemeseydim, hiç haberim olmasaydı bu adamlardan, kesinlikle daha mutlu, evet mutlu ve dengeli bir insan olarak hayatımı sürdürebilirdim. Temelinden tekrar tekrar şekillenmiş mutsuz huzurumun anahtar deliğidir Pink Floyd. Oradan bakınca, her şey anlam kazanır.
Bütün soruların ilk harflerini olusturmuş, ben büyüdükçe soruları baştan aşağıya değiştirmiş, binbir tane cevap bulmuş, yetmemiş bütün cevapları da durmadan değiştirmiş, değiştiren, değiştiriyor olan, sadece "grup" demeye dilimin varmadığı, yıkıcı bir tutku.
Farkındalığın farkındalığının ne bicim bir halt olduğunu ilk farkettiren, etrafa aynı bakamamayı, etrafta aynı yaşayamamayı sağlayan, baştan aşağıya mavileri giydirip, gittiğini bildiklerinin ardından shine on diyebil diye umudu da iç cebe sıkıştırmayı ihmal etmeyen, hayatın nesnesi değil öznesi olmak için yaşı her ne olursa olsun, "kendisine söylenenleri öylece yapmaya karşı direnen ve sürekli merak eden bir cocuk" olanlara, ve hep o civarda kalacaklara, şeylerin karanlık yüzünün en sade ve bir o kadar görkemli gülümsemesi.."

Alıntı
PinkFloyd.jpg

Pink Floyd 70’lerde başlayan o değişim sürecinin tam ortasında doğan bir grup. Var olan sisteme ve aldatıcı düzene karşı agresif ama bir o kadar da gerçekçi bakan ve döneminde imkansızı başarmış bir topluluk.
David Gilmour: David Gilmour 6 Mart 1948’da Grantchester’da doğdu. Babası bir genetik doktoruydu,annesinin tüm ilgi alanı ise gitar çalmaya uğraşan oğluydu. O yıllarda okul Barret gibi Gilmour’u da sıkıyordu. Barret’dan çok daha iyi bir gitarist olan Gilmour ona ilk gitar dersini veren kişidir. Gilmour’un gitara karşı olağanüstü bir yeteneği vardı, ama Syd’in de inanılmaz dehası. Bu ikili zamanla halef selef oldular ve birçok eleştirmen tarafından birbirleriyle karşılaştırıldılar.Dave bir ara erkek modellik yaptı. Syd ilk bestelerini yapmaya başladığında Dave, Joker’sWild isimli bir grupta çalıyordu, bu grupla birlikte Fransa’da bir yıl kaldı, sonra İngiltere’ye döndü, grup dağılmıştı ve o beş parasızdı. Uzun zamandan beri Syd’i görmemişti, diğerlerini ise hiç tanımıyordu, Pink Floyd bu arada epey yol almıştı ve Syd artık gruptan kopuyordu, böylece Dave, Pink Floyd’un beşinci elemanı olarak gruba katıldı.
Roger Waters: George Roger Waters 9 Eylül 1944’te Cambridge’te doğdu. John ve Duncan isimli iki kardeşi var. O da Syd gibi Cambridge Erkek Lisesi’ne gitti. 60’ların başında Nükleer Silahsızlanma kampanyasında ilk defa seyirci karşısına çıktı. Bir müzisyen olmaya karar verdiğini bakın nasıl anlatıyor:
“Regent Street Politeknik’te mimari okuyordum, sanırım orada ciddi olmayan birkaç grup deneyimimiz olmuştu ama hiçbir yerde çalamadık. Bir çok ismimiz oldu en sevdiğimiz ise Megadeths idi. Sadece oturup kazanacağımız parayla neler yapabileceğimizi konuşurduk. Bursumuzun önemli bir kısmını bir İspanyol gitar almak için harcadım ve ders almak için kursa gittim. Okulda enstrümanlarıyla gelip bir şeyler çalanların takıldığı bir oda mutlaka bulunurdu, şimdi düşününce sanırım gitarımı daha önce almıştım, çünkü Shany Toen isimli şarkıyı öğrendiğimi anımsıyorum. Okulda öğrendiklerimizle kesinlikle ilgilenmiyordum.
Zaten aldığımız bütün bursu da aletlere yatırıyorduk.
Grubun en çok okuyan üyesi Waters’tı. Bütün yapıtlarında Blues’un yoğun etkisi vardı. Ayrıca Barret sonrası yapıtlarda Waters’ın hemen tüm hayatını izleyebiliriz. Aslında o hiçbir zaman bunu itiraf etmedi ama “The Wall”un oyun ve Syd’in hayatından bölümler olduğu kesin. Waters babasını İkinci Dünya Savaşı’nda kaybetti ve uzun yıllar ona hem anne hem baba olan annesinin yoğun baskısı üzerinde hissetti. Elbette Water’da Syd ve diğerleri gibi uyuşturucu kullanıyordu ama bunu asla aşırıya vardırmadı. Waters ilk zamanlar gitarını bile akord edemezdi ama zamanla gösterdiği gelişimle grubun beyni olmayı başardı. Gruptan ayrıldıktan sonra çıkarttığı albümler onun üstün müzikal yeteneğini ortaya koydu.
Richard Wright: Richard (Rick) William Wright; 28 Temmuz 1945’de Londra’da doğdu. O da Waters gibi Regent Street Politeknik’e gitti. Wright, Waters ve Nick Mason okulda tanıştılar. 6 ay sonraaralarına Syd’i de alarak bir grup kurdular. Wright okuldan önce piyano, harmonium, harpiscord ve cello çalmayı öğrenmişti, Politeknikte ise mimari ve müzik bölümlerinde okumaya başladı. Okulda elektronikle ve elektronik kompozisyonlarla ilgilendi. Özellikle öğretmeni Stockahausen’in yazdıklarıyla. Bu eğitim ve onun yeteneği daha sonraki yıllarda oluşacak. Pink Floyd soundunun ortaya çıkmasında önemli katkılarda bulundu.
Nick Mason:
Nicholas (Nick) Berkeley Mason, 27 Ocak 1945’da Birmingham’da doğdu. Bill ve Sally Mason’un Sarah, Melanie ve Serena’yla birlikte 4 çocuğundan biridir. Ailesi varlıklıydı. Londra’nın en zengin mahallelerinden Hampstead’te büyüdü, pahalı bir özel okulda okudu. Küçük yaşlarda piyano, keman ve davul çalmayı öğrendi, sonunda o da Politeknik’e geldi ve diğer çocuklarla tanıştı. Rick ile birlikte bir daire tuttu ama sonra yeniden ailesinin yanına döndü. Ve o daireye Syd ile Waters yerleştiler. Ufo klüpteki başarılardan sonra okulu bir yıl bırakmaya karar verdi. 1969’daki bir röportajda şöyle diyor:
“Yıldız olma fikri çok hoşuma gitmişti, müzikten başka bir şey beni ilgilendirmiyordu. Seyredebildiğim kadar çok grup seyrediyordum ve pop müziğin nasıl gerçekleştirileceği konusu beni meşgul eden tek meseleydi.

Syd Barret: Syd Barret (Roger Keith) 6 Ocak 1946’da Cambridge’te doğdu. 2 ağabeyi ve bir kız kardeşi var. Cambridge erkek lisesinde, aynı lisede okuyan Roger Waters’dan iki sınıf gerideydi. Oldukça konforlu yaşayan bir İngiliz orta sınıf ailesinin çocuğuydu. Syd 12 yaşındayken babası öldü. Her zaman sanat ve müziğe yatkın gözüktü ve erken yaşlarda müzik ve resim eğitimi almaya karar verdi. İlk enstrümanı Ukele’ydi (4 telli Hawai gitarı). Gitar çalmayı da metodlardan ve arkadaşlarından öğrendi. İlk grubunu kurdu (Geof Mott ve Mottoes). Bu grupla partilerde ve evin çevresinde çalıyordu. Sonra Hollering Blues isimli bir grupla birlikte çalmaya başladı. Londra’ya gittiğinde 3 çocukla tanıştı. Dördü daha sonra Pink Floyd oldular. Syd müzik eğitimini Camridge’te David Gilmour ile birlikte yaptı. Teknik okuldan sonra Syd, Londra’ya resim okumaya gitti, orada Roger Waters’la beraber oturmaya başladı. Müzik ve resme ilk ilgi duyduğu andan itibaren Syd, bir yandan içki, sigara ve kadınlara merak saldı. Yakışıklılığı ile okulda dikkat çekiyordu ve o da bunu kullanıp bütün kızlarla birlikte olmak için her yolu deniyordu. Bu arada evi de hafta sonları müzik yapar gibi yapan çocuklarla dolup taşmaya başlamıştı. İşte bu sıralar tüm gençlerin yaptığı gibi Syd’te uyuşturucu kullanmaya başladı.1964 Sonbaharı’nda okula başlamak üzere Londra’ya geldi ve Waters’la aynı eve yerleşti. Bu evde daha önce oturan Mason ve Wright ise ayrıldılar. Mason zengin ailesinin yanına döndü, Wright ise evlendi. Mason, Waters, Barret ve Bob Klose birlikte çalmaya başlamışlardı. En büyük destekçileri ev sahipleri Leonard’dı ve bu yüzden gruba Leonard’s Lodgers ismini koydular. Birkaç ay sonra Wright gruba katıldı, grubun beyni tabi ki Syd’di ve hemen hemen bütün parçaları o yazıyordu. Ama grubun bir solisti yoktu ve Chris Dennis bu grubun solisti oldu. Syd, Georgialı iki yaşlı blues şarkıcısının isimlerinin baş harflerinden oluşturulacak ismin, grubun ismi olması konusunda diretiyordu. Bu şarkıcıların isimleri Pink Anderson ve Floyd Council’di. Böylece ortaya çıkan Pink Floyd ismi bir kamyonetin arkasına pembe bir boyayla yazıldı. Pink Floyd’un ilk kadrosunu oluşturan isimler ise Syd Barret (gitar), Roger Waters (bas), Bob Klose (gitar), Nick Mason (davul), Richard Wright (klavye) ve Chris Dennis (vokal) idi.Syd’in soyut resimleri okulda ilgi gördü ama bu seferde okul Syd’i doyurmamaya başladı. 1965’te bir sih tarikatı olan Sant Mant’a girdi, bu sadece bir yaz sürdü ve Syd uyuşturucuya geri döndü.

PINK FLOYD
Pink Floyd 70’lerde başlayan o değişim sürecinin tam ortasında doğan bir grup. Var olan sisteme ve aldatıcı düzene karşı agresif ama bir o kadar da gerçekçi bakan ve döneminde imkansızı başarmış bir topluluk.
Grup o yıllarda gençlerde bir moda haline gelen LSD’nin etkisindeydi. Grubun beyni Syd Barret bu akıma fazlasıyla yakalanmıştı ancak Pink Floyd’un bugünlere kadar gelebilmesinde en önemli etken Syd olmuştur. Hatta o kadar çok uyuşturucunun etkisindeydi ki, bir konserinde 3 saat boyunca gitarıyla aynı akoru bastığı söylenmektedir.
Elbette ki grubun diğer üyeleri de uyuşturucu kullanıyordu ancak Syd kadar değildi.
1969 yılında grup Syd’siz bir şeyler yapabileceğinin farkındaydı. Bütün sözleri ve müzikleri yapan oydu. Ama Syd’in grupta kalması artık grubun yükselişe değil düşüşe geçmesine neden oluyordu. O dönemlerde daha Syd henüz gruptan ayrılmamışken Roger Waters eski bir arkadaşı olan David Gilmour’a beraber çalmayı teklif etti. Gilmour’un o zamanlar çaldığı başka bir grubu vardı ancak Pink Floyd’un yükselişini de uzaktan takip ediyordu. Bu teklife olumlu yanıt verdi. Grup Syd’siz yaptıkları ilk çalışma olan A Saucerful of Secrets albümünü çıkardı. Albüm’de yer alan Set the Controls for Heart of the Sun isimli şarkı bugün hala zihinlerde. David Albüm kapağı için şunları söylüyor:
“Roger ve Nick albüm kapağını herhangi bir müzikal formda yapmaktansa mimari bir diagram oluşturmayı düşündüklerini anımsıyorum. Kapak müziğin güzelliğinden değil de duygulardan oluşan bir öyküyle ortaya çıkacaktı. Böyle de oldu. Yıllar sonra bize hala kapağın kendilerinde uyandırdığı duyguları yazan insanların gönderdiği mektuplar geliyor.

Grup bu dönemden sonra çok hızlı bir yükselişe geçti. 1969 yılında Ummagumma, 1970 yılında Atom Heart Mother, 1971 yılında Meddle, 1972 yılında Obscured by Clouds, 1973 yılında Dark Side of the Moon albümünü çıkardı. Albüm inanılması zor bir başarı kazandı ve tam 30 milyon orjinal kopya sattı. Bu gerçekten ulaşılması zor bir rakamdı. Britanya’da her 5 evden birinde bu albümün olduğu bilinmektedir.
1975 yılında Wish You Were Here, 1976’da Animals, 1978’de ise The Wall albümünü çıkardı. Wall için bir dönemin sonu diyebiliriz. Syd sonrası Floyd’taki iktidar savaşı grubu sonunda bu noktaya getirdi. Zamanla Roger, Pink Floyd’u tek bir adamın grubu gibi görmeye başladı. David’in gerçek bir müzik dehası, Roger’ın ise gerçek bir söz yazma yeteneği vardı. Ama bunu hiçbir zaman ortak bir potada eritmeye çalışmadılar. 1983’te Final Cut çıktı. Bu albüm Waters’ın Pink Floyd adı altında yaptığı son albümdür. Aslında buna bir Waters solo albümü demek yanlış olmaz çünkü Gilmour’un etkisi çok az görülüyor. Bu albümün ardından Waters gruptan ayrılır ve Pink Floyd’a açtığı davalar sonucunda Pink Floyd’un isim hakkı hariç diğer grup elemanlarının elinden Floyd’a dair herşeyi alır ve kendi yolunda ilerlemeye başlar.
Waters’sız ilk albüm A Momentary Lapse of Reason 1987 yılında çıkar. David bu albümde herşeyi üstlenmiştir. Wright, bu albümde maaşlı bir eleman sıfatında klavyesini çalmıştır. Çünkü Waters onu manevi yönden çalamayacağı düşüncesine itmiştir. Bu albümde büyük başarı sağlar ama Floyd soundundan az da olsa uzaktır. Ve son albümleri The Division Bell 94’te çıktı. İşte bu albüm belkide Meddle’dan sonra en güçlü müzikal sounda sahip albüm. Wright’ın tekrar gruba dönmesi ve Gilmour’un üstün kişiliği grubu eski haline getirmiştir. Aynı dönemde Roger Waters’ın beklenen solo çalışması Amused to Death bir milyon satışa ulaşırken The Division Bell 15 milyon’dan fazla satışıyla başarılarının üzerine başarı eklemiştir. Şüphesiz Pink Floyd’un etkisi çok uzun yıllar sürecek. Ama şu bir gerçek ki, Ayın Karanlık Yüzü’nde aydınlığa ulaşmak hiç de kolay olmayacak.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 29-09-2006   #2 (mesaj-linki)
Cvp: Pink Floyd

Pink Floyd - A Great Day For Freedom
On the day the wall came down
They threw the locks onto the ground
And with glasses high we raised a cry for freedom had arrived
On the day the wall came down
The Ship of Fools had finally ran aground
Promises lit up the night like paper doves in flight

I dreamed you had left my side
No warmth, not even pride remained
And even though you needed me
It was clear that I could not do a thing for you

Now life devalues day by day
As friends and neighbors turn away
And there's a change that, even with regret, cannot be undone
Now frontiers shift like desert sands
While nations wash their bloodied hands
Of loyalty, of history, in shades of grey

I woke to the sound of drums
The music played, the morning sun streamed in
I turned and I looked at you
And all but the bitter residues slipped away...slipped away
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 28-04-2008   #3 (mesaj-linki)
Cvp: Pink Floyd (Pink Floyd Kimdir? - Pink Floyd Hakkında)

''Wish You Were Here'' başta olmak üzere 1 hafta full dinlediğimi bilirim... ''Another Brick in the Wall'',''Comfortably Numb'',''Time'' ve ''Brain Damage'' der ve susarım...
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 28-04-2008   #4 (mesaj-linki)
Cvp: Pink Floyd (Pink Floyd Kimdir? - Pink Floyd Hakkında)

tanıtım yazısı etkiledi beni. En çok hangi parçalarını öneriyorsunuz
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 28-04-2008   #5 (mesaj-linki)
Cvp: Pink Floyd (Pink Floyd Kimdir? - Pink Floyd Hakkında)

Alıntı:
sezgi adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle
tanıtım yazısı etkiledi beni. En çok hangi parçalarını öneriyorsunuz
Şahsen ben bu grubu pek sevmem ve dinlemem fakat tek bir şarkısı hariç..
O da Comfortably Numb.. Bence tek kelimeyle şahane bi parça..
Zaten bu parça o kadar güzel bir eserdir ki başta Anathema olmak üzere aklına gelebilecek hemen hemen tüm gruplar bu şarkıyı okumuşlardır..
Önerebileceğim, benim hoşuma giden bundan başka bir şarkısı yok.. Dediğim gibi ben pek sevmem ve dinlemem..




Comfortably Numb

Hello?
Is there anybody in there?
Just nod if you can hear me.
Is there anyone home?

Come on, now.
I hear you're feeling down.
Well I can ease your pain,
And get you on your feet again.

Relax.
I need some information first.
Just the basic facts,
Can you show me where it hurts?

There is no pain, you are receding.
A distant ship's smoke on the horizon.
You are only coming through in waves.
Your lips move but I can't hear what you're sayin'.
When I was a child I had a fever.
My hands felt just like two balloons.
Now I got that feeling once again.
I can't explain, you would not understand.
This is not how I am.
I have become comfortably numb.

Ok.
Just a little pinprick.
There'll be no more ...Aaaaaahhhhh!
But you may feel a little sick.

Can you stand up?
I do believe it's working. Good.
That'll keep you going for the show.
Come on it's time to go.

There is no pain, you are receding.
A distant ship's smoke on the horizon.
You are only coming through in waves.
Your lips move but I can't hear what you're sayin'.
When I was a child I caught a fleeting glimpse,
Out of the corner of my eye.
I turned to look but it was gone.
I cannot put my finger on it now.
The child is grown, the dream is gone.
I have become comfortably numb.

Keyifli Uyuşuk

Merhaba,
İçerde kimse var mı?
Yalnızca başını salla beni duyabiliyorsan
Evde kimse var mı?
Hadi ama,
Duyuyorum kendini kötü hissettiğini
Yatıştırabilirim acını
Ve ayağa kalkmanı sağlayabilirim senin yeniden
Gevşe
Biraz bilgiye ihtiyacım var önce
Yalnızca temel şeyler
Gösterebilir misin bana neresinin acıdığını?

Azalttığın hiçbir acı yok
Uzak bir geminin dumanı tütüyor ufukta
Sen dalgaların içinden geçerek yaklaşıyorsun
Dudakların kımıldıyor ama duyamıyorum ne söylediğini
Çocukken ateşlenmiştim bir gün
Ellerim sanki iki balon gibiydiler
Şimdi aynı duyguyu bir kez daha yaşıyorum
Anlatamam, anlayamazsın da
Ben normalde böyle değilim
Şimdi keyifli bir uyuşukluk içindeyim

Tamam
Yalnızca bir iğne batması
Arık kalmayacak hiçbir aaaaaaaaaaaaaah
Fakat kendini belki biraz hasta hissedebilirsin
Ayağa kalkabilir misin?
Sanırım etkisini gösteriyor, iyi
Bu senin gösteriyi sürdürmeni sağlayacak
Hadi, gitme zamanı geldi.

Azalttığın hiçbir acı yok
Uzak bir geminin dumanı tütüyor ufukta
Sen dalgaların içinden geçerek yaklaşıyorsun
Dudakların kımıldıyor ama duyamıyorum ne söylediğini
Çocukken
Bir şey ilişmişti
Gözümün ucuna
Dönüp baktım fakat kaybolmuştu
Tanımlayamıyorum şimdi onu
Çocuk büyüdü
Düş kayboldu
Ve ben
Keyifli bir uyuşukluk içindeyim.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Cevap Yeni Konu Aç
En popüler 10 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
pink floyd, pink floyd elemanları, pink floyd hakkında, pink floyd kimdir, pink floyd solist, pink floyd solisti, pink floyd un solisti, pink floyt, pınk floyt, yabanci metal gruplarin isimlerini sayin,
Pink Floyd (Pink Floyd Kimdir? - Pink Floyd Hakkında) Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Manga (Manga Kimdir? - Manga Hakkında) ThinkerBeLL Türkçe Rock 16 1 Hafta Önce 11:34
Batlamyus (Batlamyus Kimdir? - Batlamyus Hakkında) KisukE UraharA Bilim ww 2 21-08-2008 14:46
Robert De Niro (Robert De Niro Kimdir? - Robert De Niro Hakkında) ThinkerBeLL Sinema ww 8 15-06-2008 21:16
Anathema (Anathema Kimdir? - Anathema Hakkında) n'aix Yabancı Rock 11 25-09-2007 01:07
Ludwig Wittgenstein (Ludwig Wittgenstein Kimdir? - Ludwig Wittgenstein Hakkında) kamyon Felsefe ww 1 15-08-2007 15:26
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 09:26Bir site yetkilisine ulaşınBize Ulaşın - Contact Us
vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler.
Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız.
If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately.
Creative Commons License
MsXLabs Directory
Sayfa 0.12171698 saniyede (67.09% PHP - 32.91% MySQL) 9 sorgu ile oluşturuldu
Top Have Fun @ MsXLabs! Designed by NeutralizeR