| | #1 (mesaj-linki) | |
| Türkiye'deki Relikt Bitkiler Türkiye'deki Relikt Bitkiler Relikt Jeolojik dönemler boyunca geniş bir yayılma alanına sahipken, dünyanın geçirdiği evreler nedeniyle yok olan bitki taksonlarına karşınbulabildiği uygun ekolojik faktörlerin devamına bağlı olarak günümüzde dünyanın bazı köşelerinde yaşamını sürdürebilen bitkiler (Gingleo biloba gibi). Örnek: Gingko biloba / Mamut Ağacı Sequiadendron (Gerçek Mamut Ağacı -Dev Sekoya) Sequiadendron Giganteum Bir çok türünün fosillerine rastlanmıştır. Bugün dünya üzerinde yanlızca bir türü yaşamaktadır. Kuzey Amerika' da Kalifornia / Sierra Nevada dağlarında yetişen görkemli bir ağaçtır. Vatanında 80-90 metre boy, 10-16 metre gövde çapı serbest durumda geniş/dar konik tepe (8-15 metre) Gövde uca doğru daralır; gövde kabuğu kalın, açık kırmızı-kahve renklidir. Yaşlı gövdelerin kabuğu çok kalın (25-30 cm.) boyuna derin çatlaklı, oluklu, yumuşak lifli ve tarçın kırmızısı rengindedir. Ana sürgünler üzerindeki iğne yapraklar 1-2 cm. uzunluğunda, biz gibi sivri ve üç köşeli olup, sürgüne yatık değildir. Yan ve alt dallar üzerindeki yapraklar ise 6 mm. uzunluğunda, üçgenimsi ve sürgünlere yatıktır; üst yüzlerinde iki stoma bandı bulunur. Mavimtrak yeşil renkli yapraklar, ikinci ve üçüncü seneden sonra, kahverengiye dönüşmekte ve fakat uzun yıllar sürgün üzerinde kalabilmektedir. Ovalimsi kozalakları iki yılda olgunlaşır; 2-5 cm. uzunluğunda ve 2-4 cm. genişliğinde, açık sarı/sarımsı kahverenklidir. Oldukça geniş, yayılan bir kök sistemine sahiptir. Üretimi tohumla ve çelikle yapılır. Ilıman deniz ikliminin ağacıdır. Bol güneşli - yarı gölge yerlerde ve normal verimli topraklarda yetişir; nemli, derin ve geçirgen, humuslu, balçıklı toprakları toprakları ister. Rüzgâra ve fırtınaya, kış soğuklarına dayanır. Gençlikte yavaş büyür, bu dönemde korumaya gereksinimi vardır. 10 dan fazla kültür formu elde edilmiştir, ama bu çeşitlerinden az yararlanılmaktadır. ![]() Gingko biloba / Mamut Ağacı Son Düzenleyen Blue Blood; 21-11-2007 @ 11:18. | |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Türkiye'deki Relikt Bitkiler Kahramanmaraş-Dereköy Yöresindeki Bir Dişbudak Yapraklı Kanatlı Ceviz (Pterocarya fraxinifolia (Poiret) Spach) Topluluğunda Fenolojik Gözlemler Mahmut D. AVŞAR, Tolga OK, Alican GÜNDEŞLİ ÖZETKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü, Kahramanmaraş Dişbudak yapraklı kanatlı ceviz (Pterocarya fraxinifolia (Poiret) Spach), ülkemizde sınırlı doğal yayılışı bulunan ve varlığı gittikçe azalan değerli bir ağaç türüdür. Bu çalışmada, Kahramanmaraş-Dereköy yöresindeki bir dişbudak yapraklı kanatlı ceviz topluluğunda 1 yıllık fenolojik gözlemler yapılmış ve türün fenolojik safhalarının zamanı ve süresi belirlenmeye çalışılmıştır. Yöredeki dişbudak yapraklı kanatlı cevizlerde tomurcuk patlaması 9 Mart, çiçeklenme 26 Mart, yapraklanma 18 Nisan, meyve oluşumu 17 Mayıs, meyve olgunlaşması 18 Ağustos, yaprak renginin değişmeye başlaması 7 Kasım ve yaprak renginin tamamen değişmesi 25 Kasım’da meydana gelmiştir. Yörede meyve olgunlaşması Ağustos ortası-Kasım ortası arasındaki devrede olmakla birlikte, Ekim ayında ağırlık kazanmaktadır. Olgunlaşan meyveler kısa bir süre sonra dökülmeye başladığı için, yörede meyve toplamanın Eylül, Ekim ve Kasım aylarında belirli aralıklarla yapılmasında fayda vardır. Dişbudak yapraklı kanatlı ceviz (Pterocarya fraxinifolia (Poiret) Spach), Tersiyer relikti (3. Zaman kalıntısı) olan bir ağaç türüdür (Mayer ve Aksoy, 1998). Bu türün yayılış alanı Kafkasya, Kuzey İran ve Anadolu’dur. Kuzey Anadolu’da Kocaeli, Adapazarı, Akçakoca, Zonguldak ve Samsun; Güney Anadolu’da ise Mersin, Kahramanmaraş ve Gaziantep yörelerinde doğal olarak bulunmaktadır (Yaltırık, 1993). Dişbudak yapraklı kanatlı ceviz, kavak ve söğüt gibi sulak yerlerde, gevşek ve nemli topraklarda yetişmektedir (Kayacık, 1981). Park ve bahçelerde kullanıma oldukça elverişli bir tür olmasına rağmen, ülkemizdeki park ve bahçelerde gereği gibi değerlendirilememekte, doğal yayılış alanlarındaki varlığı da yapılan tahriplerle gittikçe azalmaktadır. Nitekim, ülkemizde yayılış gösterdiği yörelerden biri olan Kahramanmaraş’ta varlığı tehlike altında bulunmaktadır (Avşar, 2001). Bu ağaç türü, ülkemizdeki fidanlıklarda da henüz pek tanınmayan ve yetiştirilmeyen bir tür durumundadır (Ürgenç, 1992). Ülkemizde bu türün botanik özellikleri, yayılışı, taşıdığı önem ve kullanılabileceği alanlar üzerine çeşitli makaleler kaleme alınmış (Efe ve Alptekin, 1989; Anşin ve ark., 1998; Kutbay ve Ok, 2000; Kantay ve Kantay, 2001); anatomik, fitososyolojik ve ekolojik özellikleri araştırılmış (Kutbay ve ark., 1999) ve çeşitli odun özellikleri ortaya konulmuştur (Soydan, 1993; Kantay ve ark., 1999; Kantay, 2001). Ayrıca, bu türün generatif yolla üretilebilmesi açısından önem taşıyan başlıca meyve ve tohum özellikleri de belirlenmiştir (Avşar, 2002). Fenoloji, bitki ve hayvan aleminin önemli periyodik hayat belirtilerinin yıl içerisindeki başlangıç ve devamını, diğer bir deyimle bunların yıllık çeşitli gelişim fazlarını gözleyen bir bilim dalıdır (Kayacık, 1957). Bitkilerin fenolojik özellikleri ile içinde bulundukları yetişme ortamının iklim şartları arasında sıkı ilişkiler bulunmakta olup, özellikle sıcaklık faktörünün fenolojide önemli bir yeri vardır. Fenolojik gözlemler sayesinde tohum toplama, çelik ve aşı kalemi alma, fidanlıkta söküm, dikim, vb. birçok silvikültürel faaliyetin zamanında ve başarılı bir şekilde yapılmasına yönelik önemli bilgiler elde edilebilmektedir. Bu çalışmada, Kahramanmaraş-Dereköy yöresindeki bir dişbudak yapraklı kanatlı ceviz topluluğunda 1 yıllık fenolojik gözlemler yapılmış ve bu ağaç türünün fenolojik safhalarının zamanı ve süresi belirlenmeye çalışılmıştır. Böylece, türün hem fenolojisine bir katkı yapılabilmesi ve hem de özellikle generatif üretimi açısından önem taşıyan bazı hususların ortaya konulabilmesi amaçlanmıştır. Son Düzenleyen Blue Blood; 21-11-2007 @ 11:23. | |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Türkiye'deki Relikt Bitkiler
paylaşım için tesekkürlerr | |
|
| | #4 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Türkiye'deki Relikt Bitkiler Nadir Bitkiler Formula 1 arazisi ve çevresinde düzenli aralıklarla bir yıl boyunca sürdürdüğümüz arazi çalışmaları sonucu tespit edilen nadir ve endemik bitkiler aşağıda sıralanmıştır: 1. İnceyapraklı eğrelti (Isoetes duriei) [n/l] Ömerli Havzasında mevsimsel su basan kumlu ve taşlık yerlerde yetişen bir eğrelti türüdür. Ülke çapında çok az yerde kayıtlı, nadir bir bitkidir. Bu inceyapraklı eğrelti türü, yetiştiği çok hassas ekosistemlerin tahrip edilmesi nedeniyle azalmaktadır. Türkiye Kırmızı Kitabında n/l : listelenmemiş olmakla birlikte, ülke çapında oldukça nadir bir bitki türümüzdür. 2. İnceyapraklı eğrelti (I. histrix) [DD] Mevsimsel oluşan sulak alanlara özgü bir eğrelti türüdür. Ülke çapında çok az yerde kayıtlı, nadir bir bitkidir. Yetiştiği çok hassas ekosistemlerin azalmasına bağlı olarak, bu inceyapraklı eğrelti türü de azalmaktadır. Türkiye Kırmızı Kitabında DD : veri yetersiz olarak sınıflanmıştır. Ülkemizde yalnızca Balıkesir ve Aydın il sınırları içinde kayıtlı bu nadir yabani karanfil türün Formula 1 arazisi içinde de yetiştiği saptanmıştır. İstanbul florası için yeni bir bitki türü olan bu yabani karanfil türü ülke çapında nadir olarak bulunur. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında VU : zarar görebilir şeklinde sınıflanmıştır. 5. Yonca (Trifolium ligusticum) [n/l] Ömerli Havzasında yetişen nadir tek yıllık bir üçgül türüdür. Soluk pembe çiçekleri Mayıs-Temmuz aylarında açar. Türkiye Kırmızı Kitabında 'n/l : listelenmemiş olmakla birlikte, ülke çapında oldukça nadir bir bitki türümüzdür. Ülkemizde yalnızca İstanbul'da bulunan çok nadir bir yonca türüdür. 6. İstanbul nazendesi (Lathyrus undulatus) [Endemik, VU] Türkiye'nin kuzeybatısına endemik, çok çekici bir bitkidir. İstanbul'un Asya yakasındaki fundalıklarda zengin popülasyonları bulunur. Avrupa çapında nadir bir bitki olan İstanbul nazendesinin koruma altına alınması önemlidir. Türkiye Kırmızı Kitabında VU : zarar görebilir olarak sınılanmıştır. 7. Crinitaria linosyris [n/l] Ömerli Havzasının ve Türkiye'nin nadir bitkilerinden biridir. Başta İstanbul olmak üzere, Türkiye'nin yalnız kuzeybatısında yetiştiği bilinmektedir. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında n/l : listelenmemiş' olmakla birlikte, ülke çapında oldukça nadir olarak bulunan bir bitki türümüzdür. 8. Crepis dioscoridis Türkiye'de yalnızca Muğla ve Antalya civarında yetiştiği bilinen bu çok nadir bitkinin Formula 1 arazisi içinde yetiştiğini saptamak, alan için bir başka çok önemli kayıttır. Formula 1 arazisi içinde çok az sayıda bireyden oluşan popülasyonu mutlaka koruma altına alınmalıdır. 9. Laurentia gasparrinii [VU] Ömerli Havzasının nemli bölümlerinde yetişen küçük, narin bir bitkidir. 10-20 cm lik gövde üzerinde Mayıs-Haziran aylarında beliren çiçekleri beyazımsı-mavidir. Diğer sulak alan bitkileri gibi doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi nedeniyle sayıları hızla azalmaktadır. Bu nedenle, mutlaka koruma altına alınması gereken, ülke çapında nadir bitki türlerimizden biridir. Türkiye�nin Kırmızı Kitabında VU : zarar görebilir olarak sınıflanmıştır. 10. Campanula lyrata ssp. lyrata Türkiye'ye endemik olan bu türün İstanbul'daki popülasyonu mutlaka koruma altına alınmalıdır. 11. Riva sığırkuyruğu (Verbascum bugulifolium) İstanbul'a özgü nadir türlerden biridir. Tüysüz yaprakları bitkinin tabanında toplanmıştır. Çok sayıda salkım şeklindeki çiçekleriyle 15-75 cm boyunda çok yıllık bir bitkidir. 12. Onosma bracteosum Türkiye'ye endemik olan bu tür İstanbul'da birkaç yerde bulunduğu, bunlardan birisinin de Formula 1 arazisi olduğu saptanmıştır. 13. Cytinus hypocistus ssp. orientalis İstanbul, Bursa ve İzmir'den bilinen ve laden bitkilerinin köklerinde yetişen parazit bir bitkidir. 14. Juncus conglomeratus İstanbul ve Bursa il sınırları içinde yetiştiği bilinen çok nadir bir saz türüdür. Formula 1 arazisi içinde yalnızca küçük bir gölcükte yetiştiği saptanmıştır. 15. J.rechingeri Türkiye'de Ankara, Sivas, Malatya ve Bitlis'te yetiştiği bilinen bu nadir saz türünün İstanbul'da Formula 1 arazisi içide de yetiştiği saptanmıştır. İstanbul florası için yeni bir tür olan bu nadir bitki mutlaka koruma altına alınmalıdır. 16. J.bulbosus Yalnızca İstanbul'dan bilinen çok nadir bir saz türüdür. 17. J.turkestanicus Türkiye'de yalnızca Artvin, Muğla, Antalya, İçel ve Hakkari illerinde yetiştiği bilinen bu nadir saz türünün İstanbul'da Formula 1 arazisinde de yetiştiği saptanmıştır. Bu ilginç saptama Formula 1 çevresindeki mevsimsel su dolan sulak habitatların mutlaka koruma altına alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. 18. Cicendia filiformis [n/l] Formula 1 arazisi çevresinde mevsimsel olarak oluşan gölcüklerde yetişmektedir. Bahar ve kış aylarinda görülen bu kısa ömürlü nadir bitki erken ilkbaharda çiçek verip meyve ve tohum bağladıktan sonra yaz gelmeden ölür. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında 'n/l : listelenmemiş, olmakla birlikte, ülke çapında oldukça nadir bir bitki türümüzdür. 19. Prunella orientalis Türkiye'nin güneyi ve doğusunda yetiştiği bilinen bu nadir bitki Formula 1 arazisi çevresinde de saptanmıştır. Sulak alanlarda yetişmektedir. 20. Colchicum micranthum (Narin acıçiğdem) [Endemik, EN] İstanbul'a endemik küçük çiçekli bir acıçiğdem türüdür. Nemli fundalıklar ve meralarda yetişen bitki, sonbaharda çiçeklenir. Kemerburgaz'da bulunan birkaç küçük kolonisi dışında, büyük çoğunlukla İstanbul'un Asya yakasında yayılış gösterir. Ancak kontrolsüz şehirleşme ve yanlış ağaçlandırma gibi nedenlerle nesli tehlike altında bulunmaktadır. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında EN : tehlikede olarak sınıflanmıştır. Narin acıçiğdem, Bern Sözleşmesi gereği Türkiye'nin korumakla yükümlü olduğu bitki türlerimizden biridir. 21. Crocus pestalozzae (Ümraniye çiğdemi) [Endemik, VU] Türkiye'ye endemik küçük çiçekli bir çiğdem türüdür. Erken ilkbaharda bembeyaz çiçekleriyle İstanbul'un nemli fundalıkları içinde meralar ve kayalıklarda çiçek açar. Ümraniye çiğdeminin en büyük ve önemli popülasyonları İstanbul'da Maltepe-Ömerli-Pendik üçgeni içinde yetişir. Bu endemik çiğdem doğal yaşam alanlarının şehirleşme nedeniyle tahrip edilmesi sonucu yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında VU: zarar görebilir şeklinde sınıflanmıştır. 22. Cirsium polycephalum (Çokbaşlı köygöçüren) [Endemik, CR] İstanbul'un baltalık ormanlarına ve fundalıklarına endemik, iki yıllık bir bitkidir. Uzun boylu, beyaz çiçekli çokbaşlı köygöçüren, Türkiye'nin Kırmızı Kitabında CR: çok tehlikede olarak sınıflanmıştır. Türkiye'nin küresel ölçekte tehlike altında bulunan, korumakla yükümlü bitkilerinden biridir. 23. Euphorbia amygdaloides var. robbiae [Endemik, LR (nt)] Türkiye'nin kuzeybatısına endemik bir sütleğen türüdür. Bahar ve yaz aylarında çiçeklenen bitki Ömerli Havzasında akarsu kenarları, ağaçlık ve çalılık ortamlarda yetişir. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında LR (nt) : az tehdit altında şeklinde sınıflanmıştır. 24. Lythrum borysthenicum [n/l] Ömerli Havzasında açık nemli, mevsimsel su basan bölümler ya da sulak alan kenarlarında yetişen küçük, tek yıllık bir bitkidir. Mayıs - Haziran aylarında çiçeklenir. Türkiye Kırmızı Kitabında n/l : listelenmemiş olmakla birlikte, ülke çapında oldukça nadir bir bitki türümüzdür. kaynak | |
|
![]() |
| Etiketler |
| bitkiler, relikt, türkiyedeki |
| iki yaprakli bitki, relikt, relikt bitki nedir, |
Türkiye'deki Relikt Bitkiler Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Şifalı Bitkiler - Huş | GÜLGECELER | Sağlıklı Yaşam | 0 | 01-09-2008 20:04 |
| Zehirli Bitkiler | middnight2006 | Botanik | 0 | 09-07-2008 16:18 |
| Şifalı Bitkiler - Boy Otu | Pasakli_Prenses | Sağlıklı Yaşam | 0 | 09-06-2008 16:42 |
| Gen Aktarımlı Bitkiler | Blue Blood | Biyoloji | 0 | 15-04-2008 13:10 |
| Tuzcul Bitkiler | Pasakli_Prenses | Botanik | 0 | 12-01-2008 22:49 |