Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 101.438|Cevap: 4|Güncelleme: 28 Şubat 2016

Çalışmak ile ilgili atasözleri nelerdir?

20 Kasım 2008 18:50   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Çalışmanın önemi ilgili atasözleri söyler misiniz?
Çalışkan olmak ile ilgili atasözleri nelerdir?



EN İYİ CEVABI Safi verdi
Çalışmak İle İlgili Atasözleri

İşleyen demir ışıldar (pas tutmaz)
Sponsorlu Bağlantılar
Durağan durumdan hareketli duruma geçmek ve çalışmak, insandaki hantallığı, isteksizliği ve uyuşukluğu söküp atar; onu canlı, yetenekli ve verimli kılar Ruhen ve bedenen güçlendirdiği gibi, maddî yönden de kazançlı yapar

Akan su yosun tutmaz

Bilinen bir şey ki, devamlı akan su kendini ve yatağını temiz tutar; hareketsiz ve birikinti hâlinde olan su da aksine mikrop ve pisliği bünyesinde taşır Denebilir ki hareketlilik, canlılık ve çalışkanlık insanı canlı ve üretken yapar; iyimser kılar, kötülükten uzak tutar, düşkünlüğünü önler; böylece de o insan hem kendine, hem de başkalarına yararlı olur

Lafla peynir gemisi yürümez:
Maksada ulaşmak, ancak çalışmakla olur Bir kişinin “Şöyle yaparım, böyle ederim…” diye söylenmesi hiçbir işi hâlletmez Ancak söylediğini yapanlar sonuca ulaşır Aksi takdirde boş laflar, atıp tutmalar ve kuru övünmeler ile iş yürümez. Yapamayacağı şeyleri çok kolaymış gibi anlatarak olduğundan büyük görünmek isteyen kişiler hakkında söylenir

Lafla pilav pişerse, deniz (dağ) kadar yağı benden:
Söz söylemek, iş görmeye ve başarı elde etmeye yetmez Çalışarak hedefe ulaşılabilir Yoksa söz söylemeye gelince herkes yüksekten atabilir İnsanların olduklarından daha üstünmüş gibi görünmeleri hiçbir işi hâlletmez Eğer bu tutum geçerli bir yol olsaydı, kişiler birbirlerinden daha fazla palavra söyleyerek başarılı olurlardı Marifet çalışmak, didinmek ve gayret saf etmektedir
Kuru sözler ile kendini övenlere karşı bir ikaz sözü olarak söylenir

Zahirenin ambarı sabanın ucundadır

Hangi iş olursa olsun, olumlu sonuç açısından mutlaka yeterli bir emeği, özenli bir çalışmayı gerekli kılar sözgelimi bir çiftçinin bol ürün alabilmesi için toprağını en iyi şekilde sürmesi, işlemesi ve çok çalışması gerekir

Zahmetsiz rahmet olmaz

Sıkıntı çekmeden, güçlüklere göğsü germeden, yorulup emek vermeden, uğraşıp didişmeden, kimi masraflara da girmeden olumlu, güzel, hoş bir sonuç elde etmek mümkün değildir Unutmayalım ki, Yüce Allah, çalışanları sever; onlara rahmet eder

Açık ağız aç kalmaz

Çalışan, didinen, ne istediğini bilen, bıkmadan usanmadan bunu dile getiren kişi geçim yolunu bulur; muhtaç duruma düşmez, aç kalmaz

Ağustosta gölge kovan, zemheride karnın ovar

Vakit ve fırsat varken (yazın) çalışmayan, tembel tembel oturan, keyfini düşünen kimse, fırsat kaçtıktan sonra, çalışmanın zor olduğu günlerde (kışın) geçim sıkıntısı çeker; perişan olur, aç kalıp yoksul düşer

Akan su yosun (pislik) tutmaz

Bilinen bir şey ki, devamlı akan su kendini ve yatağını temiz tutar; hareketsiz ve birikinti hâlinde olan su da aksine mikrop ve pisliği bünyesinde taşır Denebilir ki hareketlilik, canlılık ve çalışkanlık insanı canlı ve üretken yapar; iyimser kılar, kötülükten uzak tutar, düşkünlüğünü önler; böylece de o insan hem kendine, hem de başkalarına yararlı olur

Aç ayı oynamaz

Kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir; insan ya da hayvan olsun, çalışan mutlaka doyurulmalıdır.

Açın gözü ekmek teknesindedir

İnsanın tek amacı, öncelikle kendisi için gerekli, yaşaması için zorunlu olan, yokluğunu çektiği şeyi elde etmektir.

Emek olmadan yemek olmaz

Özenle ve çok çalışmadan bir şey kazanıp meydana getiremeyiz. Yiyip içmek, harcamak ve kısacası yaşayabilmek için haksız bir yolla değil, alın teri dökerek kazanmamız şarttır.

Er olan ekmeğini taştan çıkarır

Çalışkan, namuslu, gücüne ve kendine güvenen kişi aç kalmaz; başkasına muhtaç olmamak için en zor işlerde bile çalışır, her zorluğa katlanır, rızkını arayıp bulur.



Son düzenleyen Safi; 28 Şubat 2016 04:40
fadedliver
20 Kasım 2008 18:57   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
  • Basit bir adamın elinden geleni yapmaya çalışması, zeki bir adamın tembelliğinden iyidir GGracian
  • Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur Necm Suresi:39
  • Çalışanlar, kötülük düşünmeye vakit bulamazlar Çalışmayanlar ise, kendilerini kötülükten kurtaramazlar HzAli ra
  • Çalışıp da tevekkül etmek, bir yere çekilip ibâdet yapmaktan hayırlıdır Abdullah Bin Menazil
  • Çalışma; sıkıntıyı, kötülüğü ve yoksulluğu uzaklaştırır Andre Maurois
  • Çalışma uçup gidebilen bir alışkanlıktır; bırakması kolay, yeniden başlaması zor bir alışkanlık Victor Hugo
  • Çalışmak hayat, düşünmek ışıktır Victor Hugo
  • Çalışmak, herşeyi fetheder Virgil
  • Çalışmak bizi şu üç büyük beladan kurtarır: Can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar ve yoksulluk Voltaire
  • Çalışmayana Allah yardım etmez Sophokles
  • Dertler için tek bir deva vardır; dünyanın bütün ilaçlarından iyidir; çalışmak Dale Carnegie
  • Dolaşan köpek açlıktan ölmez Prosfer Merimee
  • En büyük makam, en büyük hak çalışanlara ait olacaktır Atatürk
  • Gençliğe üç öğüdüm var: Çalışın çalışın çalışın Otto Von Bismark
  • Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalış Hadis-i Şerif
  • İçinde çalışma olmayan hayat suçtur İçinde sanat olmayan çalışma ise vahşiliktir Victoria
  • İnsan, ancak çalıştığını kazanır HzMevlana
  • İnsan çalışmadıkça ne yapacağını kestiremez Hamilton
  • Önce çalışın sonra dinlenin APuşkin
  • Paslanacağına yıpranın Cumberland
  • Sakın oturduğunuz yerden "Allah'ım rızkımı ver" deyip durmayın Gökten ne altın yağar, ne de gümüş HzÖmer ra
  • Sıkı bir çalışmanın yerini hiç bir şey alamaz Deha yüzde bir ilham ve yüzde doksan dokuz terdir Thomas Alva Edison
  • Taşlar değil, yapılan işler anıtları meydana getirir Motley
  • Yuvarlanan taş yosun tutmaz Syrus
Son düzenleyen Gabriella; 20 Kasım 2008 21:22
28 Şubat 2016 04:26   |   Mesaj #3   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
Çalışmak İle İlgili Atasözleri

İşleyen demir ışıldar (pas tutmaz)
Durağan durumdan hareketli duruma geçmek ve çalışmak, insandaki hantallığı, isteksizliği ve uyuşukluğu söküp atar; onu canlı, yetenekli ve verimli kılar Ruhen ve bedenen güçlendirdiği gibi, maddî yönden de kazançlı yapar

Akan su yosun tutmaz

Bilinen bir şey ki, devamlı akan su kendini ve yatağını temiz tutar; hareketsiz ve birikinti hâlinde olan su da aksine mikrop ve pisliği bünyesinde taşır Denebilir ki hareketlilik, canlılık ve çalışkanlık insanı canlı ve üretken yapar; iyimser kılar, kötülükten uzak tutar, düşkünlüğünü önler; böylece de o insan hem kendine, hem de başkalarına yararlı olur

Lafla peynir gemisi yürümez:
Maksada ulaşmak, ancak çalışmakla olur Bir kişinin “Şöyle yaparım, böyle ederim…” diye söylenmesi hiçbir işi hâlletmez Ancak söylediğini yapanlar sonuca ulaşır Aksi takdirde boş laflar, atıp tutmalar ve kuru övünmeler ile iş yürümez. Yapamayacağı şeyleri çok kolaymış gibi anlatarak olduğundan büyük görünmek isteyen kişiler hakkında söylenir

Lafla pilav pişerse, deniz (dağ) kadar yağı benden:
Söz söylemek, iş görmeye ve başarı elde etmeye yetmez Çalışarak hedefe ulaşılabilir Yoksa söz söylemeye gelince herkes yüksekten atabilir İnsanların olduklarından daha üstünmüş gibi görünmeleri hiçbir işi hâlletmez Eğer bu tutum geçerli bir yol olsaydı, kişiler birbirlerinden daha fazla palavra söyleyerek başarılı olurlardı Marifet çalışmak, didinmek ve gayret saf etmektedir
Kuru sözler ile kendini övenlere karşı bir ikaz sözü olarak söylenir

Zahirenin ambarı sabanın ucundadır

Hangi iş olursa olsun, olumlu sonuç açısından mutlaka yeterli bir emeği, özenli bir çalışmayı gerekli kılar sözgelimi bir çiftçinin bol ürün alabilmesi için toprağını en iyi şekilde sürmesi, işlemesi ve çok çalışması gerekir

Zahmetsiz rahmet olmaz

Sıkıntı çekmeden, güçlüklere göğsü germeden, yorulup emek vermeden, uğraşıp didişmeden, kimi masraflara da girmeden olumlu, güzel, hoş bir sonuç elde etmek mümkün değildir Unutmayalım ki, Yüce Allah, çalışanları sever; onlara rahmet eder

Açık ağız aç kalmaz

Çalışan, didinen, ne istediğini bilen, bıkmadan usanmadan bunu dile getiren kişi geçim yolunu bulur; muhtaç duruma düşmez, aç kalmaz

Ağustosta gölge kovan, zemheride karnın ovar

Vakit ve fırsat varken (yazın) çalışmayan, tembel tembel oturan, keyfini düşünen kimse, fırsat kaçtıktan sonra, çalışmanın zor olduğu günlerde (kışın) geçim sıkıntısı çeker; perişan olur, aç kalıp yoksul düşer

Akan su yosun (pislik) tutmaz

Bilinen bir şey ki, devamlı akan su kendini ve yatağını temiz tutar; hareketsiz ve birikinti hâlinde olan su da aksine mikrop ve pisliği bünyesinde taşır Denebilir ki hareketlilik, canlılık ve çalışkanlık insanı canlı ve üretken yapar; iyimser kılar, kötülükten uzak tutar, düşkünlüğünü önler; böylece de o insan hem kendine, hem de başkalarına yararlı olur

Aç ayı oynamaz

Kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir; insan ya da hayvan olsun, çalışan mutlaka doyurulmalıdır.

Açın gözü ekmek teknesindedir

İnsanın tek amacı, öncelikle kendisi için gerekli, yaşaması için zorunlu olan, yokluğunu çektiği şeyi elde etmektir.

Emek olmadan yemek olmaz

Özenle ve çok çalışmadan bir şey kazanıp meydana getiremeyiz. Yiyip içmek, harcamak ve kısacası yaşayabilmek için haksız bir yolla değil, alın teri dökerek kazanmamız şarttır.

Er olan ekmeğini taştan çıkarır

Çalışkan, namuslu, gücüne ve kendine güvenen kişi aç kalmaz; başkasına muhtaç olmamak için en zor işlerde bile çalışır, her zorluğa katlanır, rızkını arayıp bulur.


28 Şubat 2016 04:36   |   Mesaj #4   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
İster bağ, ister iş yeri, isterse bir eşya olsun, ona gerekli bakımı gösterirsek beklediğimiz faydaya kavuşuruz. Bir bağa bakmaz, onu çapalamaz, budamasını yapmaz, yabancı otlardan temizlemez ve gübrelemezsek bir zaman sonra onu dağa, verimsiz bir yere dönmüş görebiliriz. Bakımı olmayan bir iş yeri, bir eşya için de durum bundan farklı değildir.
Bakımdan uzak tutulmuş bir iş yerinde düzen gözetilmezse aksaklıklar giderek büyür, önü alınamaz olur, sonunda iş yeri iflasın eşiğine gelebilir. Bir eşyanın bozuk, kırık, eksik bir yanı yerinde ve zamanında giderilmezse, o eşya bir süre sonra kullanılamayacak hâle gelir. Unutulmamalıdır ki, bakılan ve onarılan şeyler ancak yararlanılacak şeyler olarak ortada kalır.

Akşama karşı gitme, tana karşı yatma.

Yüce Allah, gündüzü çalışıp rızk kazanma, geceyi de uyku ve dinlenme zamanı olarak yaratmıştır. Bu sebeple erken kalkıp çalışmalı ve erken yatmalıdır. Yola çıkmak için de en uygun zaman seher vaktidir, her şey görünür olduğundan daha güvenlidir. Gece yolculuk yapmaktan mümkünse kaçınmalıdır; gece yolculuğu hem zor, hem de tehlikelidir.

Akşamın hayrından sabahın şerri yeğdir (iyidir).

Elden geldiğince işler akşam ya da gece yapılmamalıdır. Sabah görülmesi daha uygundur. Çünkü gece iş yapmak tehlikelidir. İnsanların en yoğun, yorgun ve dalgın oldukları zaman bu zamandır. Çalışanların hata yapmaları, işi eksik görmeleri, verimsiz olmaları gündüze oranla daha fazla olur. Ayrıca gündüz elde edilebilen imkânlar gece elde edilemez. Bu bakımdan sabahleyin yapılacak iş kusurlu da olsa, akşam yapılacak işten daha iyidir.

Akar su çukurunu kendi kazar.

Azimli olan, bir şey yapma isteği ve gücünü taşıyan, gayretli ve atak kimseler zorluklara boyun eğmezler; amaçlarını gerçekleştirmek için imkân ararlar, yollarını ne yapıp edip bulurlar.

Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun (Bağda izin olsun, üzüm yemeye yüzün olsun).

Bir bağın bağ olması için gereken bakım gösterilmelidir. Üzümler zamanında budanmalı, gübrelenmeli, çapalanmalı ve sulanmalıdır. Bu yapılmazsa o bağdan istenilen üzüm alınamaz. Bu da bize gösteriyor ki emekle üzüm arasında sıkı bir ilişki var. Bir kişi bir şeyden verim bekliyor, fayda temin etmek istiyorsa gereken çabayı göstermeli; gerekli harcamalardan kaçmamalı, o şeye iyi bakmalıdır. Aksi takdirde o şeyden yararlanmaya yüzü olmaz.

Bakmakla usta olunsa, köpekler (kediler) kasap olurdu.

Öğrenmenin esası denemeye ve yapmaya dayanır. Bir şey, başkasının yaptığı işe bakılarak öğrenilemez. Eğer bilgi ve becerinin de kazanılmasının yapmaya dayandığı düşünülürse, bir işin öğrenilmesinin seyretmeye değil, bizzat denemeye ve o iş üzerinde çalışmaya bağlı olduğu daha açıkça görülür. Ustalık da ancak böyle elde edilir.

Bal bal demekle ağız tatlanmaz.

Bir şeyin yalnızca adını etmekle, onun hakkında tatlı sözler söylemekle o şeye kavuşulmaz. Önemli olan gerekli girişimlerde bulunup onu ele geçirmek için uğraş vermektir.

Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir.

Çoklukla düşünüp taşınmadan, olacakları hesaplamadan işe kalkışan insan, bu ihtiyatsızlığı sebebiyle bir felâkete düştükten sonra aklını başına toplar; kendine gelip uyanır. Ama dövünmesi, çırpınması bir fayda vermez; çünkü iş işten geçmiş olur.


28 Şubat 2016 16:36   |   Mesaj #5   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Çalışmanın önemini vurgulayan hadisler

Dinimiz insanlara boş durmayı ve boş şeylerle uğraşmayı uygun görmemiştir. Boş durmak veya boş faydasız işlerle uğraşılması şeytana kapı aralar ve insanları kolaylıkla saptırabilir. Çalışan insan kendisine, ailesine, topluma ve hatta devletine büyük faydalar sağlar. Dinimizin bu konuya büyük vermiş ve çalışmanın da ibadet olduğunu bizlere haber vermektedir. Yeter ki haram bir işte ve ibadetlerini yapamayacağı bir iş olmasın. Allah’ın resulü çalışmanın önemine vurgu yaparak şöyle buyurmuştur: Hiçbir kimse kendi elinin emeğinden daha hayırlı bir gıda yememiştir. (Buhari,Camius Sahih,c.2,s.9)
Sponsorlu Bağlantılar

Dünya için çalışmakta hırs göstermeyin. Çünkü herkes dünyada kendisi için ne takdir edilmişse ona kavuşur.(camius sagir 1:162, Hadîs No: 191)

Dört şey vardır ki, kişinin bahtiyarlık alametidir: Hanımının saliha olması, çocuklarının hayırlı olması, arkadaşları ve birlikte çalıştığı kimselerin dindar olmaları ve rızkını memleketinde kazanması.(camius sağir 1:466, Hadîs No: 920)

Afiyet on parçadır. Dokuzu geçimini sağlamaya çalışmakta, bir ta­nesi de diğer şeylerdedir. (camius sagir 4:370, Hadîs No: 5654)

“Allah Teala hazretleri şöyle dedi: “Üç kişi vardır, Kıyamet günü ben onların hasmıyım: “Benim adıma (yemin) edip sonra gadreden kimse, hür bir kimseyi satıp parasını yiyen kimse, bir işçiyi ücretle tutup çalıştırdığı halde, ücretini vermeyen kimse.” (Buhari, Büyü’ 106).




paneli aç