Arama

Beyaz Ölüm - Tek Mesaj #18

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
19 Nisan 2006       Mesaj #18
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Tor******n bir günlüğü


Eroin kullanmayı iş haline gelirmiş eski cankiler, arlık lorba-cı olmuşlardır. İçmek için başka şansları da kalmamıştır. Sabah fikslerini; iğnelerini yaptıktan sonra öğlen bir sıralarında ilk randevularına giderler. Genelde torbacmtn birden fazla kanalı vardır. Paket verme biçimiyle satış yapan lorbacılarla çalışırken kendi aldıkları gramı da paketleyerek salarlar. Eğer gram sata-mazlarsa ya da paket veren lor******n başına bir iş gelirse mal-sız kalmamak için emniyetlidirler. Kendi bölgelerinde çalışan büyük lorbacıları ve onların adamlarını bilirler. Onların malı olmasa bile her on pakette bir üç paket aldıkları için koştura koş-tura çalışırlar. Torbacılığın zor yanlan vardır; Çeşitli yerlerden gelen değişik pisikolojik yapılarda çeşit çeşit insana laf anlatmak durumundadırlar. Gelenlerin kimi "hasta"dır, yani krizin başlangıç aşamalarındadır. Bazen para da almadan tedavi gerekir, zaten tedavi için para alan lor******n satıcılık yaşamı çok uzun sürmez, birisi onu mutlaka polise ihbar edebilir. Hangi bölgelerde kimin yakalandığını iyi takip etmek gerekir, tşe saat birde başlayan torbacı, eğer malı bitmişse kendiyle aynı torbacıdan çalışan başka bir paketçiye gider; bu iş, zaman aldığı kadar yorucudur da. Ayrıca büyük sipariş veren müşteri hangi semtle olur-



sa olsun gitmek zorundadır. En büyük yardımcısı telefondur. Cep telefonu olsa bile mutlaka yanında lOO'lük bir telefon kartı vardır. Bir lorbacı ya da eroinman, piyade askerlerini imrendirecek kadar kuvvetli ve hızlı bir yürüyüşçüdür. Günde ortalama onbeş kilometrenin altına düşmeyecek bir kapasitesi vardır. Çünkü sabit bir yerde durmaz, bir güzergâh üstünde gider ve gelir. Bu kural bizde olduğu gibi dünyanın her yerinde ve her zaman böyledir. Sokaktaki eroinmanda Dom Abruzzi'nin anlattıkları, eroin kullanımının tüm zamanlarda aynı olduğunun bir göstergesidir; yıl 1950'li yıllardır ve yer Amerika'dır ama şimdiki Türkiye'den hiç farkı yoktur, bire bir aynıdır, bakın belki şimdi yaşamayan Dom ne diyor;


"Kalktığımda aklıma ilk gelen şey param var mı oluyor. Eğer yoksa bir yerden bulmak gerek. Bu da canlanmamı gerektiriyor. Şimdi ben hızlı yürümeye o denli alışkınım ki, beni orduya alsalar 25 mil yürürüm. Çünkü bir eroinmanın yürümesi gerekiyorsa -özellikle yetecek kadar parası varsa ve arabası yoksa- kilometrelerce yürür. Yanında üç dört kişi vardır. Bunlar parası olandan otlanmaya gelirler. Bu çok sık olur: bende para varsa, yanımdaki kriz geçiriyorsa, onu da alır elimdeki malın yarısını ona veririm. Gelecek sefere o bana elindekinin yarısını verir. Aynı normal hayatla olduğu gibi, her eroinmanın iyi ya da kötü günü vardır."


Gerçekten de böyledir. Eroinman torbacı kimi gün kendisi müşterilerinden daha çok tedavi olmak durumunda bile kalabilir, tedavi olup canlanır ve müşterilerine hizmet vermek için(!) harekete geçer. Çevrede faca olmamak, ekip arabalarından gizlenmek ve bekledikleri kahvelerde göze çarpmamak için iyi tor-******n elinde bulmaca çözmek için bir gazete, gazeteninin içinde kitap vardır. Genelde gözleri bozuk olmasa bile sokak satıcılarından alınmış numaralı gözlük imajı veren gözlükler kulla-
mrlar. Tamamen okuyan yazan biri imaji vermeye çalışırlar. Çok yürüdükleri ve eroin de terlerine ağır bir koku verdiği için sürekli tıraş sonrası losyonlar, body spreyler, deodorantlar kullanırlar, iyi bir torbacı ve canki her şeye karşın kollarındaki "faça-lara" iğne izlerine karşın kısa kollu giyer. Bu onun imajını daha da kuvvetlendirir ve kol aramaları olursa rahatça geçer. Çünkü polis kısa kollu birinin kolunda iğne izine bakmaz.
Son düzenleyen GusinapsE; 22 Nisan 2006 03:37