Arama

Mafya - Tek Mesaj #36

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
23 Nisan 2006       Mesaj #36
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
KOLOMBIYALI KARTELLER


Kolombiyali karteller, birçok yönüyle birbirlerine benzemektedir. Birçok uluslararasi suç örgütünden farkli olarak degisik her türlü suçla ilgilenen Kolombiyali karteller, uyusturucu isinde bir numaradir. Gerçekte, karteller -ki su an kokain endüstrisinde hakim olan Cali karteli için özellikle durum böyledir- diger gruplardan daha fazla olarak aralarinda bir suç kültürü olusturmak suretiyle isbirligine gitmisler ve her geçen gün de bunu arttirmislardir. Hatta kartel kendi içinde isbölümü ve uzmanlasmaya gitmek suretiyle bir sanayi gelistirmistir.

Gerek Kolombiya gerekse ABD ve Avrupa’daki faaliyetlerinde, Kolombiyali karteller, lojistik ve pazarlama gibi konularda uzmanlasmis hücre tipi yapilanmaya sahiptir. Bu yapilanma sayesinde, örgüt üyeleri arasindaki iliski ortadan kaldirilmakta ve örgüte ihanet en alt düzeye indirilmektedir. Cali karteli tipki diger uluslararasi sirketler gibi faaliyetlerini yürütmektedir.

Örnegin, özellikle son yillarda Bati ve Dogu Avrupa ve Eski Sovyetler Birligi topraklarinda piyasasini genisletmek amacina yönelik olarak, kokaine nazaran daha ucuz, daha rahat tasinabilen ve yüksek kar marjini saglayan Kolombiya eroinin üretimi ile ortaya çikan diger yan ürünlerini artirma çabasi içerisine girmistir. ABD’den sonra, Avrupa’da da bu kartellerin yayginlasmasi, bölgedeki yüksek eroin tüketimi ile bagdastirilmaktadir.

800 klani ve 25 bin dolayinda örgüt elemani ve yaklasik 100 bin yandasi ile Kolombiya mafyasi, Avrupa mafyasi ile isbirligine giderek Avrupa piyasalarina son 10 yilda Kolombiya’dan eroin sevkiyati yapmaktadir. Hatta, bu konuda en fazla isbirligini Türk mafyasi ile gerçeklestirmekte, eroin sevki tehlikeye girdiginde, Kolombiya mafyasinin kullandigi gemiler Türk mafyasinin emrine verilmektedir. En son Lucky-S ve Kismetim 1 gemilerinde ele geçirilen tonlarca uyusturucu maddenin orijini ve gemilerin bandiralari göz önüne alindiginda olayin ciddiyeti çok daha iyi anlasilacaktir.
MEDELLIN KARTELI
Pablo Escobar 1949'da dogmus bir köylü ve ögretmenin çocugu. Lisedeyken de antik mezar taslarini çalip tüccarlara satarmis. Hapisten kaçtiktan sonra 1993'de polis tarafindan vurularak öldürülmüstür.
Pablo Escobar, yasadigi Kolombiya’nin Medellin kasabasindaki karargahindan, uluslar arasi bir kokain dagitim sebekesi örgütlemeyi basarmis bir efsaneydi.Dahasi dünya çapinda faaliyet gösteren yeni gangsterlerin bir prototipiydi.

Escobar’in 1990’da 3 Milyar Dolara varan bir servetin sahibi oldugu tahmin ediliyordu.Bu servet, gayrimenkuller ve Escobar’in faks ve bilgisayar agiyla denetledigi deniz asiri yatirimlar sayesinde aklaniyordu.

Söylentilere göre Escobar, 1000 silahli adamdan olusan özel bir ordu besliyordu. Sorusturmacilara, politikacilara ve polislere karsi düzenlenen genis çapli suikastlarda kullandigi bu ordu, ona “Narkoterörist” unvanini kazandirmisti.
Ama Escobar’in eylemleri bir süre sonra çizmeyi asmaya basladi. Bunun üzerine Escobar Kolombiya yetkililerine teslim oldu ve onlara, kokain imparatorlugunu dagitmayi da içeren, barisçil bir çözüm önerisinde bulundu. Ne var ki kokain islerini, Bogota’da kendisi için özel olarak insa edilmis hapishaneden yönetmeyi sürdürdü.

1992’de hapisten kaçtigi zaman, onu ortadan kaldirmak isteyenlerce tam bir sürek avi baslatildi. CIA, taktik danismanlari destegindeki, özel görevler için hazirlanmis bir polis timi

Escobar’in pesine düstü. Bu sürek avinda, casus uydular ve Amerika’nin bölgeye gönderdigi bir C 130 tipi kesif uçagi da vardi. Ama Escobar’in ölmesini isteyen baskalari da vardi.