Yeni Bir Kardeş ve Kıskançlık
Çocuğun hayatında, kardeş sahibi olmak önemli bir dönüm noktasıdır. Kardeşinin olacağını öğrendiği andan itibaren çocuk çelişkili ve karmaşık duygular yaşamaya başlar. Kardeş sahibi olunan yaş, ailedeki çocuk eğitim yöntemleri, yeni kardeşin cinsiyeti, kardeş ilişkileriyle ilgili daha önce çocuğa yansıtılmış tavır ve tutumlar, çocuğun “kardeş” olayını yaşama yoğunluğunu etkileyen faktörler arasında yer alır. Anne babalar kendi yöntemleriyle, çocuğu kardeş sahibi olmaya hazırlamaya çalışırlar. Kardeşin onun hayatına getireceği olumlu ve heyecan verici tarafları anlatıp, yükleneceği (abi, abla) rolünü ona aktarırlar. Çocuk bu ikna ediliş ve açıklamalardan dolayı daha fazla tepkisel hale girebilir. Her çocuğun kişiliğinden ve bireysel farklılıklarından kaynaklanan nedenlerden dolayı, çocuk bu olayı önce çok kabul edebilir ve sevinçle karşılayabilir ve daha sonra yaşantılarla tepkiler yaşamaya başlayabilir. Ya da baştan itibaren tepkili davranabilir. Kimi çocuk ise başta sıkıntı yaşayıp, daha sonra bunu kabullenmeye yatkınlaşır. Her çocuk, annesi ve babası tarafından en çok sevilen kişi olmak ister. Bir kardeşi kabul etmenin belki de en zor tarafı budur. Ailede uzun süre tek olarak büyümüş çocuklar, aile içinde kendi yerlerini belirleyip, güvendeyken yeni bir bireyin katılımı onun için bir risk sayılabilir. Ailenin çocuğa “sen bir tanesin”,“senden başka kimseyi sevemeyiz” v.b. ifadeleri sık kullanıyor olması, yeni bir kardeşin kabulünü zorlaştırabilir. Çünkü çocuk, doğrudan anne ve babaya yönelik bir güvensizlik yaşayabilir. Yeni kardeş konusundaki istek ve sevinçlerini anlatmakta zorlanır. Anne babalar şunu unutmamalılar; çocuğu ne kadar hazırlamış olduklarını düşünürlerse düşünsünler, kıskançlığı yaşamayı kontrol edemezler. Çocuğun kıskanması diğer tüm duygular gibi çok doğal bir duygudur. Çocuğun yaşadığı duyguyu kabul etmek, kıskançlığı yaşamıyormuş gibi davranmaktan daha kolaylaştırıcıdır. Çocuğun bu duyguyla başedebilmesi, onun duygusal ve kişilik gelişimini de etkileyeceğinden, çocuğun bu ihtiyacını anlamak, ona yapılabilecek en önemli desteklerdendir. Çevreden gelen “sen artık abi / abla oldun”,“yok canım, kıskanmaz. O, onun kardeşi” gibi ifadeler, çocuğun gerçek duygularını ifade etmesini engelleyebilir. Bu da çocuğun olumsuz olarak yüklenmesine, saldırgan davranışlarının artmasına neden olabilir. Çocuğun, kardeşiyle ilgili sorumluluk, görev ve manevi yüklenmeleri ona taşıyabileceğinden daha fazla yük getirebilir. Çocuk ihtiyacının farkına varılması, ailedeki sevgi odağı olma rolünün ona iadesi için çeşitli yollara başvurur. Her çocuk, kendi yöntemleriyle bunu dener. Kimi çocuk, kardeşi gibi bakılmak, beslenmek aracılığıyla dikkati üzerine çekmeye çalışır. Kimisi kardeşine çeşitli şekillerde zarar verecek sıkıştırmalar, vurma ya da saklı sataşmalarda bulunabilir. Bunları yaparken amacı bazen kardeşine zarar vermekten çok anne- babanın bu davranışlardaki tutumunu kontrol etmektir. Annenin, babanın konuya yaklaşımı, sorunu çözüm tarzı, onun için anne-babanın, adalet ve sevgisini kontrol etmenin bir yoludur. Anne babaların çoğunlukla kıskançlıklardan çıkan sorunlarda, kavgalarda hakem rolüne girmesi, çocuğun bu duygusunu daha yoğun olarak ortaya koymasına mekan hazırlar. “Artık beni sevmiyorsunuz”, “Siz zaten hep onun tarafını tutuyorsunuz” “Ben hep haksızım” şeklindeki ifadeler, çocuğun yaşadığı duyguların yansımalarıdır. Hele bir de anne - baba “sen abla / abisin”, “sen idare et” dediği anda çocuğun kızgınlığı öfkeye dönüşür. Aşırı tepkiler ve isyanlar, anne-babaya saldırma ve kardeşle ilgili olumsuz duyguları biriktirme şeklinde devam eder. Çocukların yaşadığı adeletsizlik ve haksızlığa uğramışlık duygusu, anne - babanın yaptığı davranışlarla bağlantılı olmayıp, çocuğun o şekilde hissetmesiyle de ilgili olabilir. Anne - baba olarak bize ihtiyacının yoğunluğu, tepkilerinin artmasına neden olur. Belli yaş dönemlerinde yoğunlaşan kıskançlık duyguları, genellikle çocuğun kendini keşfedip, kabul ettirme dönemlerine rastlar. Bu devrede de kardeş rekabet edilecek temel kişi halini alır. Kendini kabul ettirme, onaylanma ihtiyacının altında da sevilme ve tek olma isteği vardır. Çocuğun, kıskançlık duygusuyla başedebilmesine yardımcı olabilmek için anne-babalar neler yapabilirler?
· Kıskançlık duygusunu kabul edip, bastırmaya çalışmayın. · Yaşadığı olumsuz duyguları ifade etmesine olanak sağlayın. · Temel ihtiyacının ne olduğunu anlamaya çalışın. · Onu kardeşiyle kıyaslamayın, ikisini de ayrı bir birey olarak kabul ettiğinizi hissettirin. · Çocuklarınıza birlikte ayırdığınız zamanların dışında, teke tek faaliyetler ve ortamlar hazırlayın. · İhtiyaçları doğrultusunda, geçmiş yaşantılarını hatırlayıp, oyunlar oynayın. · Kardeşini kabul edebilmesine yardımcı olmak amacıyla yaptırdığınız yardımlarda, çocuğun zorlanmamasına dikkat edin. · Onu kıskançlık konusunda ikna etmeye çalışmak için ödüller vermeyin. · Ona zaman tanıyın. Yaşadığı duygunun zor olduğunu ve herkes tarafından yaşanabileceğini anlamaya çalışın. · Kardeşlerin arasına girmeyin. Hakem rolü üstlenmeyin. Sorunlarını kendileri halletmeleri konusunda yol gösterici olun.