Karanlıkta parlayan ışıklar bile, gün doğduğunda mahkumdu sönmeye oysa..
Ben alıp yüreğinin ellerinden yüreğimi, yürüyecektim ağır aksak, düşe kalka.
Söyleyemedim, dökülmedi dilimden tek bir kelime bile..
Zannettim ki, çok kolay olacaktı, dönecektim sırtımı, ağır adımlarla gidecektim sadece..
Olurdu belki de, kimbilir ?..
Takılmasaydı ellerime ellerin, tutuşmasaydı avuçlarım avuçlarında..
Hiç bir şey değişmemiş gibi, tutup hayatın yarım yarım kalan ucundan, sarılırdım kendime, yalnızlığıma, kelimelerime..
Öyle bir düğüm ki,
Hiç çözülmüyor..
Gözyaşıyla bir kağıda,
Yazılmıyor..
Sözler anlatmıyor artık. Sussam anlar mısın beni ?.. Dilimden dökülmese de hiç bir kelime yine farkeder misin, içimdeki sevmeleri ?.. Duyar mısın senin için çarpan yüreğimin sesini ?.. Bilir misin aklımdan geçen, yazamadığım hikayeleri ?..
Anlar mısın her zerreme nasıl işlediğini ?..
Öyle bir düşman ki,
Hiç yenilmiyor..
Olmuyor,
Kolsuz kanatsız uçulmuyor..
Senli geçen her an, kayıp giderek ellerimden, karışıyor tutamadığım anların arasına. Sensizliğimdeyse ben, düşman oluyorum her dakikaya..
Tüm cümlelerimi azad ediyorum birer birer. Noktalarım da yok, kağıtlara sığmayacak virgüllerim var..
İmkansız yeniden hapsetmek benliğimi, cümlelerimi, virgüllerimi. Artık mümkün değil, yüreğinin ellerinden alabilmek yüreğimi..
Gözlerimden yüzünü çıkar da al,
Aşk yalansa,
Her mevsim sonbahar..
Usanmadan yıllardır, dinleyip dinleyip yadsıdığım hikayelerin her kelimesine katıyorum "Biz"i, her öznesini kaldırıp yerinden, koyuyorum ismini..
Yaşanacak daha bir ömür var,
Yıkılacak kalın bir duvar..