Ve yağmurun beklediği şafak aydınlığında
Islanırken tenimizsıcaktı yüreğimiz...
Kavuşmak vardıbelki bugünbelki yarın
Tanışmak vardı yağlı kurşunlabu vatan için
Baharında ve yirmisindeyken yaşımız...
Bekleyenlere gülüyordu o cansız bedenimiz
Ekmek torbamızda ve postalımızın o uzun bağcığında
Ellerimiz kayarken bir çoban kavurmasına..
Nefesimiz düşüncemizle sevişiyordu
Annemizin sıcak çorbası vardı
Hayalin ötesinde yürürken geleceğe
Bizi deneyenler çok iyi biliyorki
Ölüm zamanı gelmişse..
Bu vatan için...
Hiç düşünmeden ölürüz...
Yürümek gerekirse binlerce merminin üstüne
Hiç çekinmeden yürürüz..
Çünkü biz öleceksek..
Ölmek için doğmuşuzdur
Çünkü yürüyeceksek kurşunların üstüne
Yürümek için doğmuşuzdur..
Kader denemez buna görevden gayrı
Öyle bildiler..
Bundan sonrada...
Öyle biline