Sana Yürür Ateşlerim
// Yar göğsüne dip not düşülür...//
Tekerlekli sandalyelerin
Sadakati düşerse dizimden
Sana yürürüm
Sana koşarım
Aşkın sadakat makamıyım
Ah tutsa tutsa bi ayaklarım
Böyle yapışmam pencerelere
Gelenin olurum
Gidenin olurum
Sevdanın derman çizmelerini
Giyersem bir gün
Kovalayanın olurum
Kaçanın olurum
Bir hayal ülkedir düşlerim
Bürünürüm beyaza her gün
Sevdanın telini duvağını takarım
Gelinin olurum
Gelinin olurum
Sevdanın ritmik kalp atışıyım
Her ağa bir düğüm atarım
Her yağlı urgana bir ilmik
Her düz dikişe bir zikzak
Her yamaya bir delik
İsmin zikredip sen sayarak
Sevda bu değil ki anlık
Değil ki günlük gündelik
Buz tutan pencereler önünde
Sana bakarım her gün
Hasret ağlarım sağnak sağnak
Sevda taşarım şehre çağlayarak
Sen mevsim değişir zannedersin
Fikrimin zikrimin ikliminde
Yaşarsın gülerek oynayarak
Ve benden bi habersin
Her vakit
Sana yürür ateşlerim
Sana koşan ateşlerin tutarım ellerini
Ayaklarını tutarım
Suların direklerine bağlarım
Kelepçelerim prangalarım
Suya veririm her ateşi
Yanmandan korkarım
Korkarım
Elimde sevdalı ipek mendiller
Aynaların yalan sözlerini silerim bir gün
Sana ben görünürüm
Her aynadan her pencereden
Sevdaya katık olurum
Her cama her aynaya aşk dururum
Aşk vururum
// ben tutmayan ayaklarla her gün sana gelip senden gidiyorum bir seni biliyorum bir sen diyorum yar nazlım illede sen illede sen..//
Nurcan Aydos