Üye Ol
Giriş
Hoş geldiniz
Misafir
Son ziyaretiniz:
19:17, 1 Dakika Önce
MsXLabs Üye Girişi
Beni hatırla
Şifremi unuttum?
Giriş Yap
Ana Sayfa
Forumlar
Soru-Cevap
Tüm Sorular
Cevaplanmışlar
Yeni Soru Sor
Günlükler
Son Mesajlar
Kısayollar
Üye Listesi
Üye Arama
Üye Albümleri
Bugünün Mesajları
Forum BB Kodları
Your browser can not hear *giggles*...
Your browser can not hear *giggles*...
Sayfaya Git...
Perşembe, 22 Ocak 2026 - 19:17
Arama
MaviKaranlık Forum
Alkman
-
Tek Mesaj #1
Misafir
Ziyaretçi
28 Ağustos 2008
Mesaj
#1
Ziyaretçi
Alkman
Vikipedi, özgür ansiklopedi
M.Ö. VII. yüzyılda yaşamış olan Alkman, koro liriğinin ilk temsilcisi, Lydia başkenti Sardes’te doğmuş bir Ionia’lıdır. Annesinin adı bilinmemesine rağmen babasının Damas ya da Titarus olduğu sanılıyor. VII. yüzyılın ortalarında Sparta’da İkinci Mesense Savaşı’ndan sonraki refah ve barış döneminde yaşamıştır. Bilinmeyen bir sebepten dolayı Ionia’dan göçüp Sparta’ya yerleşmiş, şair olarak bütün emeklerini de Sparta’ya vermiştir. Koro türküleri Sparta’da çok eskiden beri vardı. VII. yüzyılda bu şehir Helen Sanatı’na tek defa olarak karışınca koro türküleri de daima Dor lehçesiyle yazılmıştır.
Alkman şiirlerini kendini çok rahat hissettiği bu refah döneminde yazmıştır; özellikle partheneionlar, yerel (Dioskurlar, Artemis Orthia) ve panhellenik (Apollon, Hera, Aphrodite, Athena, Dionysos) tanrılara ilahiler, kahramanlık şiirleri, hymenaionlar, hyporkhemalar yazmıştır. İskenderiye filologları parthenionlara (bakire türküleri, örneğin; bekâr kızlar tarafından oluşturulmuş koronun söylediği türküler) öncelik tanımışlardır. Parthenion denilen türküler yerli tanrı ve tanrıçaların bayram günlerinde genç kızlar tarafından söylenirdi.
Bütün bu şiirlerinden çeşitli uzunluklarda aşağı yukarı doksan fragment kalmıştır; bunların en uzunu 1855 yılında bir Mısır papirüsünde bulunmuş ve 1863 yılında yayınlanmış, boşluklarla dolu 105 dizelik bir partheneiondur: yani şiiri oluşturan on strophun sekizi elimize geçmiştir.
Elimize geçen bu partheneion birbirinden çok farklı iki bölümden oluşur. Başlangıcı kaybolmuş olan birince bölümde Herakles ile Dioskur’ların, Tyndareos’u tahttan kovdukları için Hippokoon’un oğullarından öç aldıklarını anlatır; parlak ve berrak imgeleriyle –altının, güneşin ve Hagesikhora’nın sarı saçlarının ışıltısı- gibi Alkman’ın fragmentlerinde kullandığı tüm özellikleri de görürüz bu ilk bölümde. Ayrıca bu hikâyelerden şair insanların güçlerini aşan işlere girişmemeleri gerektiği fikrini savunur ve tanrılar da böyle günahları cezalandırır. Türkünün ikinci bölümünde bambaşka bir konu ele alır: burada, korodaki Agido adında bir kız övülür. Bu canlı hatta dramatik bölüm türkünün bir efsane anlatan birinci bölümünün tam karşıtıdır. Bu kadar zıt iki parça nasıl olur da birbirine böyle bağlanır, bilemiyoruz. Bu meseleyi, türkünün başlangıcını ve ne vesileyle okunduğunu bilseydik belki çözebilirdik.
Alkman’ın ayrıca Sparta erkeklerinin olgunluğa erişme törenleri için de koro türküleri yazdığı ihtimaller arasındadır. Bu yüzden Spartalı tarihçi Sosibius (yaklaşık olarak M.Ö. 200) Alkman’ın türkülerinin Gymnopaedia festivali boyunca söylendiğini belirtir.
Sonuç olarak Alkman ozanlar dünyasına kendi sesini katmış, yumuşak ve uyumlu bir güzellik kazandırmıştır. Platon’un ağzından Sokrates’in sözlerini yinelemek yerinde olacaktır (Ion, 534b):
“Ozan kanatlı, kutsal ve hafif bir şeydir.”
BEĞEN
Paylaş
Paylaş
Cevapla
Kapat
Saat: 19:17
Hoş Geldiniz Ziyaretçi
Ücretsiz
üye olarak sohbete ve
forumlarımıza katılabilirsiniz.
Üye olmak için lütfen
tıklayınız
.
Son Mesajlar
Yenile
Yükleniyor...