
_ GENÇLİK MAKYAJI _
Gençlik, aşırıya kaçılmadıkça, makyaj ile deneme ve eğlenme zamanıdır.
Fondötene ihtiyacınız olmadığı gibi, çerçeveleme veya gölgeleme gibi çok ciddi makyaj teknikleriyle uğraşmanıza da gerek yok.
Unutmayın, siz önde olmalısınız; makyajınız değil.
CİLT BAKIMI :
Bu dönem cildiniz için doğru bakım disiplininin oturtulduğu dönemdir.
Cildinize uygun bir temizleme kremi bularak sabah, akşam kullanın.
Gün sonlarında yüz temizliğinde daha da özenli olun.
Eğer yağlı bir cildiniz veya sivilceniz varsa jel temizleyicileri deneyin.
Cildi nemlendirme de çok önemlidir.
Sivilce sorununuz varsa yağsız bir nemlendirici kullanın.
Bu tip sorunlarda, genellikle eğilim cildi kurutmaya yöneliktir.
Halbuki, bu yöntem cildi daha da kötüleştirir.
Doğru olan, uygun bir nemlendirici ile gözeneklerin nefes almasını sağlamaktır.
Şöyle ya da böyle, herkes gençlik çağlarında sivilce veya bir takım başka cilt problemleriyle uğraşmak durumunda kalmıştır.
Bu durum sıkıcı olmasına rağmen, üstesinden gelmek için pek çok çözüm ve tedavi yolu vardır.
TEN :
Kapatıcı (concealer):
Cilt renginize tam olarak uyanını satın alın.
Yüze uygulandığında belli olmamalıdır.
Fark ediliyorsa cildinize uymayan bir renk demektir.
Sadece kusurlarınızı örtmek için kullanın.
Hafif bir pudrayla oturmasını sağlayın.
Cildiniz genç olduğu için fondöten kullanmanıza gerek yok.
Allık:
Allık görünümde büyük değişiklik yapar.
Kendiniz için doğru rengi bulun ve elmacık kemiklerinizin üzerine sürerek iyice dağıtın.
En doğru allık rengi, spor yaptığınız zaman yanaklarınızın dönüştüğü renktir.
Eğer kullandığınız allık çok belli ise allık tonunuz yanlış demektir.
Toz allık mı, krem mi? Cildiniz pürüzlü ise, en iyisi ve uygulama açısından en kolayı toz allıktır.
Krem allık, canlı ve doğal görünür ancak uygulaması daha zordur.
Sürdükten sonra, hem yanağa hem de yanlara ve aşağılara doğru iyice yedirilmesi gerekir.
Cildiniz yağlıysa krem allıktan uzak durun.
GÖZLER :
Göz farı : Gençlik, gözlerinizin muhteşem görünmesi için fazla makyaj gerektirmeyen bir dönemdir.
Unutmayın ki fazla makyaj gözlerinizin güzelliğini yok eder.
Gölgelendirme için hafif, eğlenceli renklerle pastel, yumuşak, metalik ve biraz da canlı renkler deneyin.
Asla koyu renk gölgelerle göz şeklinizi değiştirmeye çalışmayın.
Bu, gözlerinizin olduğundan daha küçük görünmesine neden olur.
Kalın hatlı eyeliner veya kalem de sert bir görünüm verir.
Bunun yerine, en sevdiğiniz farınızı göz çevrenize uygulayın.
Daima az gölgeyle başlayın; yetmiyorsa eklemek, fazlasını silmekten daha kolaydır.
Leylak veya lavanta tonlarından biri hemen herkeste güzel durur.
Rimel: Hem üst hem alt kirpiklerinize sürün, dışa doğru daha kalın uygulayın.
Doğal bir görüntü sağlamak için kahverengi rimel kusursuzdur.
Siyah fazla sert görünebilir.
Kaşlar: Doğru şekli bulmak önemlidir, ama şüphe duyuyorsanız kendi kaşlarınıza sadık kalın.
Kalın ve doğal görünümlü ellenmemiş kaşlar yanlış alınmış kaşlardan daha güzeldir.
DUDAKLAR :
Günlük kullanım için dudak renginize benzeyenleri seçin.
Özel günlerinizde (mezuniyet gibi!) doğal renkli bir kalem ile dudak çevrenizi çizip üzerine parıltılı bir parlatıcı kullanın.
Diş telleri: Diş telleriniz varsa, çıkarıncaya kadar parlak rujlardan kaçının.
Dudaklarınızın kurumasını önleyecek dudak koruyucuları veya parlatıcılar kullanın.
Çatlaklar ağzınıza, yani istemediğiniz yerinize dikkat çekebilir.
Diğer yüz hatlarınıza yoğunlaşın: bakımlı bir cilt, hafif allık ve belki gözlerinize uygulayacağınız küçük bir gölge dikkati başka tarafa çeker. SAÇ BAKIM PROGRAMLARI
KURULUK : nedenleri : Sebumun
yetersiz salgılanması gibi iç etkenler.
Perma, boya, sıcak kurutma, uzun süreli güneşlenme gibi dış etkenler.
* Bu duruma gidermenin yolu besleyici bir program uygulamaktır.
Ne yapmalı? * Eğer saçınız çok yıpranmışsa ( güneş sonrası gibi ) şampuandan önce besleyici bir ürün uygulayın.
Saçınızı sıcak bir havluyla sararak, uyguladığınız üründe önerilen süre kadar bekleyin.
Sıcak havlu ürünün saçınıza daha iyi nüfuz etmesini sağlar.
Şampuan öncesi uyguladığınız bu bakımın avantajı, saçı daha sonraki bakımlara hazır hale getirmektir.
* Daha sonra, saç tipinize uygun ve besleyici özelliğe sahip bir şampuan ile saçınızı yıkayın.
* Kuru saçlar onlarla ilgilenmenize bayılır; şampuan sonrası saç kremi uygulamakta tereddüt etmeyin.
Kreminizi durulama gerektirmeyen ürünler arasından da seçebilirsiniz.
Bu tip ürünlerin avantajı diğer yıkamaya dek saçı dış etkenlere karşı korumasıdır.
* Haftada bir kez, kuru saçlar için hazırlanmış besleyici bir maske uygulayın.
* Saçınızı çok sıcak kurutmayın.
Eğer güneşleniyorsanız, şapka veya bandana kullanın ya da güneşten koruyucu bir ürün uygulayın.
* Saçınızı hiç bir zaman sert bir şekilde fırçalamayın.
Kuru saçlar kırılmaya çok meyillidir.
Fırçalamadan önce saçınızın kolay taranmasını sağlayacak ürünler kullanmaktan çekinmeyin.
Saç fırçanızı ise yumuşak ve doğal kıllı olanlardan seçin.
Saçın doğal korunmasını köklerdeki sebum salgısı sağlar.
Saçınızı kökten uca doğru fırçalayın, böylece sebumun saç boyunca yayılmasını sağlamış olursunuz.
* Kuru saçlarda saç uçlarında çatallaşmalar yani kırıklar çok sık görülür.
Saç uçları köklere göre daha hassas ve kırılgandır.
Onları düzenli olarak kestirin.
derinin sahip olduğu yağ. DÖKÜLME :
Günde 100 kadar saç teliniz dökülüyorsa huzursuz olmayın.
Bu dökülme yeni çıkan saçlarla dengelendiği için gayet normal.
Saçlarınızın sağlığını korumaya devam etmeniz yeterli.
Normal sınırların dışında bir saç dökülmesi yaşıyorsanız, mutlaka önlem almanız gerekiyor.
Eğer bir saç hastalığınız yoksa, normalden fazla saç dökülmesinin genellikle 3 nedeni vardır:
- İlkbahar ve sonbahardaki iklim değişimleri.
- Hamileliğe bağlı hormonal değişiklikler ( özellikle doğumdan sonraki 3 aylık dönem)
- Bilinçsiz olarak uygulanan zayıflama rejimleri.
Ne yapmalı?
* Saç dökülmesini engellemek için en az 3 ay bakım uygulamanız gerekir.
Ayrıca bu bakımı beslenme ile de takviye etmelisiniz.
Unutmayın, saç kökünün beslenmesi yediklerimizle doğrudan ilişkilidir.
Özellikle H, B5, B6, çinko gibi saçı besleyen vitamin, mineral ve besinlerden mahrum kalmayın.
* Saçınızı saç yapınıza uygun ve sık yıkama için hazırlanmış bir şampuanla her gün yıkayın.
* Bebek şampuanı kullanmayın. Büyüklerin saçları için yetersizdir.
* Haftada bir kez mutlaka besleyici ve nemlendirici maske uygulayın.
Bu, saçınızı hem dışarıdan gelecek zararlı etkenlere karşı korur hem de kuvvetlendirir.
* Güneşlenme, havuz ve deniz sırasında koruyucu ürün kullanın. PARLAKLIK KAYBI
Saç, gün boyu, kireç, sigara dumanı, yağmur ve hava kirliliği yüzünden tozlanıp kirlenir.
Bir de bunlara uzun süreli güneşlenme, sıcak kurutma, perma ve boya gibi etkenler eklenince
saçın yapısında değişiklikler oluşmaya başlar.
Su ve sebum yetersizleşir. Korunmasız kalan saç parlaklığını kaybeder ve donuklaşır.
Saçınıza eski parlaklığını kazandırmak, ışığı daha iyi yansıtmasını sağlamak için
özel bir program uygulamanız gerekir.
Ne yapmalı?
* Öncelikle, saçınızı gün boyu birikmiş kirden arındırmak için köklerden uçlara doğru iyice fırçalayın.
* Daha sonra, saç tipinize uygun bir şampuanla yıkayın.
Böylece saçınızdaki kireç ve kirlilik yok olacak, saç telleriniz kayganlaşacak,
saçınız parlamaya başlayacaktır.
* Şampuandan sonra saç telleriniz parmaklarınızın arasında gıcırdayana dek ılık su ile durulayın.
Durulamanın sonunda, saçınıza soğuk su tutun.
Soğuk su, saç tellerinize canlılık ve dirilik verecektir.
* Saçınızı derinlemesine tazelemek ve parlaklığına kavuşturmak için
haftada bir kez parlaklık verici özel bir maske uygulayın.
* Daha parlak bir görünüm istiyorsanız, saçınızı kurutup şekillendirdikten sonra parlatıcı bir spray sıkın. ESNEKLİK KAYBI
Saçınız elleyince bir köpüğü andırıyorsa, şekil vermekte zorlanıyorsanız,
canlılığını, diriliğini ve gücünü kısaca esnekliğini yitirmiş demektir.
Esneklik kaybı her tip saçta görülebilir.
Nedeni ise, genellikle, stres, sigara, uykusuzluk gibi sağlıksız bir yaşam ve dengesiz beslenmedir.
Sizin canlılığınızı yok eden bu kötü koşullar saçınızı da etkiler.
Çözüm, vitaminler ve enerjidir.
Ciddi bir şekilde bakım programı uygulamanız gerekir.
Ne yapmalı?
* Saçınızı, saç tipinize uygun olarak seçtiğiniz şampuan ile dönüşümlü olarak,
enerji verici özel bir şampuan ile de yıkayın.
* Şampuan sonrası, vitaminler açısından zengin, canlandırıcı özelliğe sahip bir yıkama maskesi uygulayın.
Uygulama sırasında saç diplerinize masaj yapın.
Masaj sırasında sert olmayın, küçük basınçlar uygulayarak kan dolaşımınızın hareketlenmesini sağlayın.
* Saçınızı mümkün olduğunca kendi kendilerine kurumaya bırakın.
Eğer sıcak kurutma yapmak durumundaysanız, saç kurutma makinesini saçınızdan 30cm. uzakta tutun.
* Şekil vermek için canlılık ve enerji veren ürünler kullanın.
Seçtiğiniz ürünlerin sprey, köpük ve su gibi hafif yapıda olmalarına özen gösterin.
* Saçınızdaki esneklik kaybının genellikle iç nedenlerden kaynaklandığını unutmayın.
Dengeli beslenin ve vitamin alın.
Özellikle B vitamini saçlara canlılık verir.
* B vitamininin en çok bulunduğu besinler: Tahıllar, baklagiller, fındık, çay, süzme bal, bira mayası,
ıspanak, bezelye, fasulye, karnıbahar, lahana, süt, yumurta, kırmızı et, karaciğer, böbrek ve balık. HACİMSİZ SAÇLAR
Saçınızı fazla hacimsiz mi buluyorsunuz?
Bunun iki nedeni olabilir: ya saç tellerinizin incedir ya da normal kalınlıktadır
ama çok düz oldukları için kabarmazlar.
Saç telleriniz inceyse onlara hacim kazandırmak için
ince saçlar için özel olarak üretilmiş ürünler tercih etmelisiniz.
Saçınız çok düzse onu ağırlaştıracak ürünlerden uzak durun
ve saçınızı hacimli gösterecek modeller uygulayın.
Örneğin, uzun saç daha ağırdır ve ağırlığından dolayı kısa saça göre daha hacimsiz görünür.
Ne yapmalı?
* Saçınızı hacim kazandırıcı bir şampuan ile yıkayın.
Kremli şampuanlardan kaçının.
* Şampuandan sonra, hacim verici bir yıkama maskesi uygulayın.
* Saçınızı havluyla hafif friksiyonlar yaparak kurulayın.
Böylece saçınız tel tel ayrılacak ve kabaracaktır.
Kurutma makinesi kullanıyorsanız, parmaklarınızla saç köklerinizi ayırarak kurutun.
* Eğer saç telleriniz inceyse ince telli saçlar için hazırlanmış bir serum uygulayın.
* Saçınıza şekil verirken hacim artırıcı spray veya köpüklerden yararlanın.
Uzun veya kısa, düz veya kıvırcık...
bakımlı saç her kadını güzel gösterir üstelik kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.
Lepiska saçlar için, işte bazı ipuçları. YIKARKEN :
- Saçın güzel olması için öncelikle temiz olması şarttır.
Şampuanınızın etkisini ve genel saç hijyeninizi artırmak için
fırçalarınızı sık sık sabun ve sıcak suyla temizleyin.
- Şampuan öncesi saçınızı kir ve tozdan arındırmak için fırçalayın.
Şampuanınız daha etkili olacaktır.
- Krem işlemini uygularken,kullandığımız saç kremi herhangi bir bakım özelliği taşımıyorsa
saç derisine temas etmeyecek şekilde sadece uç kısımlara uygulayın ve bol suyla durulayın.
- Saç derisinin asit seviyesi ciltten daha fazladır.
Bu nedenle bazik özellikli sabun saç için kesinlikle tavsiye edilmez.
Saç tellerinin kurumasına ve canlı hücrelerin tellerden ayrılmasına neden olur.
- Şampuanın köpürme oranı, içeriğindeki köpürtücü maddelere ve kullanılan suyun sıcaklığına bağlıdır.
Ayrıca saç ne kadar kirliyse şampuan o kadar az köpürür.
Su ne kadar sert ve kireçliyse, o kadar fazla şampuan kullanmak gerekir.
Kısaca köpürme, şampuanın çok fazla temizlediği anlamına gelmez. HACİM KAZANDIRMAK :
- Saçınızı yıkadıktan sonra havluyla hafif friksiyon yaparak kurulayın.
Daha sonra saç dibinize masaj yapın.
Bu yöntemle saç dipleriniz uyarılır ve kan dolaşımı düzenlenir;
böylece saçınız tel tel ayrılacak ve kabaracaktır.
Kurutma makinesi kullanıyorsanız, parmaklarınızla saç köklerinizi ayırarak kurutun.
- Saçınız kuruyken hacim kazandırmak istiyorsanız,
bir püskürtücü yardımıyla nemlendirin ve yuvarlak hareketlerle saç dibinize masaj yapın.
Daha sonra şekillendirici bir köpük kullanın ve saçınızı kurutma makinesi ile kurutarak köpüğü sabitleyin.
- Saçınızı fırçalarken öne doğru eğilerek içten fırçalayın.
Sonra arkaya atarak dıştan da fırçalayın.
Bu işlem saçı iyice düzeltecek ve daha "havalı" durmasını sağlayacaktır.
- Küçük bir reçete: bir havluyu birayla nemlendirerek nemli saç diplerinize sürüp saçınızı öyle kurutun.
Biradaki maya saçın hacmini artırarak harika görünmenizi sağlayacaktır. BAKIM :
- Saçınız düzse, muhtemelen yağlanmadan şikayetçisiniz.
Bunu önlemek için günlük olarak derin temizleyici bir şampuan kullanıp,
haftada bir yağ birikimini önleyecek temizleyici jel uygulayın.
- Saçınız kıvırcıksa, muhtemelen kuruluk probleminiz var;
nemlendirici bir şampuan ve krem kullanın.
Yıkadıktan sonra saçınızın suyunu bir havluyla alıp,
4-5 damla silikon bazlı parlaklık verici serum uygulayın (saçınızın kalınlığına göre miktarı artırabilirsiniz).
Saçınızı elinizle açın ve kendi kendine kurumasını tercih edin.
- Saçınız dalgalıysa, parlaklık artırıcı bir şampuan ve krem kullanın.
İyi çalkalayın.
Geniş dişli bir tarakla saçlarınızın uçlarını açıp uçlardan köklere kadar
silikon bazlı parlaklık verici bir sprey uygulayın.
Önüne bigo takılmış bir fönle kurutun.
- Yaz aylarında saçınızın ve saç derinizin bakımına daha fazla özen gösterin.
Boyalı, permalı saçların yazın özellikle bakıma ihtiyacı vardır.
Kullanacağınız ürünlerin güneş korumalı olmasına dikkat edin.
Saçınıza nem verecek bakım maskeleri uygulayarak besleyin;
saçınızdaki kuruluğu ve yıpranmayı önleyerek canlı, parlak bir görünüm sağlayacaktır.
Saçınızı deniz tuzu ve klordan tamamen arındırmak için çok iyi durulayın. BOYA YAPARKEN :
- Kötü sürprizlerle karşılaşmamak için ya da bir ürünü ilk kez kullanıyorsanız;
boyayı önce bir tutam saçınızda deneyin.
Daha tedbirli davranmış olursunuz!
- Saç diplerinize dudak besleyicisi sürün!
Cildinizle saçınız arasında kalan bu bölgede oluşan mumumsu besleyici,
boyanın cildinize yayılmasını önleyecektir.
- Saçınızı boyandıktan sonra oraya buraya dağılmış boyayı temizlemek için boyanın bir kısmını saklayın.
Boyalı bölgeye taze boyayı sürdükten sonra bölgeyi ılık suyla yıkayın.
- Saçınıza ışıltı ve parlaklık kazandırmak için boyalı saçlar için hazırlanmış olan şampuanları tercih edin.
Yeniden yapılandırıcı ve enerji verici bir serumla düzenli olarak kür yapmayı da ihmal etmeyin. KÜÇÜK REÇETELER :
- Saç deriniz kuruyor ve kaşınıyor ise, başınızı elma sirkesiyle yıkayın.
Elma sirkesi kaşıntınızın kesilmesine yardımcı olacak, kuruluğu da giderecektir.
- Saçınız sürekli karışıyor ve zor mu taranıyor?
Herhangi bir saç kreminden çok az bir miktarı (birkaç damla) spreyli bir şişeye koyun.
Su ekleyin ve iyice çalkalayarak kullanın.
- Kepekten korunmak için bal kullanın!
Çeyrek bardak sıcak suda 1 kaşık balı eritin.
Parmaklarınızla saç diplerinize masaj yaparak bu karışımı iyice yedirin.
Daha sonra saçınızı yıkayıp durulayın.
Farkı farkedeceksiniz!
Kimyasal boyalar mı yoksa doğal boyalar mı, hangisini seçmeli?
Saç rengini değiştirmek, beyazları gizlemek veya sadece bir ışıltı yaratmak için...
En uygun saç boyası nasıl seçilir?
Hangi metoda öncelik tanınmalı?
Saç sağlığına zarar vermeden nasıl kullanmak lazım?
Güzel günlerin şerefine saçlarınıza eğlence katın!< /span>
KİMYASAL BOYALAR : KULLANIŞLI VE BAZEN AGRESİF
Üç ana kimyasal boya vardır:
Direkt boyalar saçı değiştirmez.
Doğrudan saç telinin dış yüzeyine sabitlenirler.
Boya negatif, saç pozitif yüklü olduğundan birbirlerine mıknatıs gibi yapışarak saça sabitlenirler.
Bu boyalar saçın renginin açılmasına veya beyaz saçların örtülmesine izin vermez
ancak saçta yansımalar sağlar.
Etkileri birkaç (genellikle 6-8) şampuanlamadan sonra hafifler.
Oksidasyon bazlı boyalardan daha iyi tolere edilirler.
Kalıcı boyalar olarak bilinen oksidasyon bazlı boyalar saç teline nüfuz eder.
Bunlar, saçın ve özellikle saça rengini veren melaninin yapısını değiştirir.
Bu boyalar iki bileşik ile iş birliği halinde etkilerini gösterir: oksijenli su (oksidan) ve amonyak (alkalin).
Amonyak, saç teline kimyasal boyanın girmesine izin verecek şekilde saçın kabuğunu açar.
Kabuklar açıldıktan sonra amonyak uçar.
Oksijenli su ise saç telinin içindeki doğal renk hücrelerini değiştirerek
boyaların birleşip görünebilir olmasına izin verir.
Bu boyalar beyaz saçların tamamen kapanmasına izin verdiği gibi,
saç rengine yapılacak açma veya koyultma gibi kökten renk değişimleri için de uygundur.
Dayanıklılıkları ise uzun sürelidir.
Ton sür ton olarak adlandırılan boyalar ise,
yukarıda anlatılan direkt boyalar ve oksidasyon bazlı boyaların ortalarında bir yerde bulunur.
Amonyak içermezler ama oksijenli su içerirler.
Saç kabuğunun açılıp boyanın tutunması için amonyak yerine aynı işlevi gören
farklı bir molekül kullanılmaktadır.
Yani bu tür boyalarda da saç teli kabuğunun hemen altı boyayı tutar.
Bu da ton sür ton boyamanın direkt boyalardan fazla ama
oksidasyon bazlı boyalardan daha az dayanması anlamına gelir.
Ton sür ton boyalar %50’ye varan oranlarda beyaz saçları örter
ve yaklaşık 24 şampuanlama içinde de hafifler.
BOYAMA FARKLARINI ANLAMAK KOLAY MIDIR ?
Evet, farklı boyama şekillerini ayırt etmek kolaydır.
Boyama şekli çoğunlukla kutunun üzerinde belirtilmiştir.
Ayrıca göz önüne alınabilecek çeşitli ipuçları da vardır.
Örneğin, “ 6-8 şampuanlamadan sonra hafifler ” dendiğinde uçucu bir boyama şekli anlaşılır.
“ Beyaz saçları tamamen kapatır ” ibaresi ise oksidasyon bazlı bir boyayı tanımlar.
DOĞAL BOYALAR SAÇI KUVVETLENDİRİR
Kına çok popülerdir.
Kınanın avantajı çivit, papatya gibi diğer doğal boyaların
saç sağlığına verebileceği tehlikelerin hiçbirini bulundurmamasıdır.
Kına en fazla tanınan doğal saç boyasıdır.
Hem saç boyası hem de dövme yapımında kullanılan kına;
Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Hindistan’da yetiştirilen bir bitkiden elde edilir.
Bu bitkiden elde edilen renkler sarıdan kırmızıya kadar değişirken
esmer veya turuncu tonlarından geçer.
Bunlar da maun ve kumral yansımalar elde edilmesine neden olur.
Birçok doğal boya kına kullanılarak yapılır.
Ancak, bu bitki fazla bir renk seçeneği sunmaz;
bu nedenle bazı üreticiler kına ile çivit gibi farklı karışımlar yoluna gider.
Doğal boyalar saç telinin içine nüfuz etmez, beyaz saçı tam olarak kapatamaz.
Ancak saça bir ışıltı ve dolgunluk kazandırır.
Dolayısıyla saça bakım yapmaları nedeniyle avantajlıdır.
Eğer saçınızı boyamak değil de sadece kuvvetlendirmek istiyorsanız nötr kına uygulayın:
boya maddelerinden arınmış kına saçınızı boyamaz.
Doğal boyaların özelliği, sentez ile elde edilmiş boyalarınkine oranla çok daha ufak olan molekülleridir.
Bu özellik onların saç telinin tümüne ve özellikle saç telini oluşturan kabuğa nüfuz etmelerini sağlar.
Böylece direkt boyaların yaptığı gibi saç renginin geneliyle bütünleşirler.
Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur.
Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar;
çünkü saçta halen var olan boyanın üzerine tutunurlar.
Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan
saç renginin sabit tutulabilmesi açısından yararlıdır.
Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiyle uygulanmalıdırlar.
Bu süre genellikle bir saat olmasına rağmen,
her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı olarak dikkatle uygulanmalıdır.
Örneğin açık renk saçta “havuç turuncusu” gibi bir sonuç istenmiyorsa,
uygulama süresi kısa tutulmalıdır.
Doğal boyayla boyanmış bir saça kimyasal boya uygulandığında,
kutuda belirtilen süreden daha uzun bir uygulama süresine ihtiyaç vardır.
Kimyasal bazlı boyanın kuvvetlenen saça nüfuz etmesi ve bunu aşması daha uzun süre tutar.
Beklenen neticeyi almak bazen birkaç denemeyle mümkün olur.
BOYALAR SAÇI BOZAR MI ?
Evet, özellikle saç telinin yapısını değiştirerek boyayan bazı kimyasal boyalar
uzun dönemde saçınıza zarar verebilir.
Bunlar, direkt boyalar ile ton sür ton boyalardır.
Özellikle kokusu yüzünden amonyak kötü bilinir.
Oysa uçucu olma özelliği nedeniyle en az agresif olan iyi bir alkalindir.
Gerçekten de amonyak saça kendini sabitlemez.
İşlevini bitirdiğinde uçar.
Oysa etanolamin gibi kullanılan bazı diğer alkalinlerde durum böyle değildir.
Bunlar hiçbir koku vermezler ancak saç elyafına yapışıp kalırlar.
Amonyak kokusunu sevmeyenler için,
bu kokuyu örten parfümlerle üretilmiş krem biçiminde boyalar bulunmaktadır.
BOYALARIN SAĞLIĞA ZARARLARI VAR MIDIR ?
Oksidasyon bazlı boyalara kıyasla direkt ve doğal boyalar daha az alerjiye neden olur.
Alerji vakalarının çoğu doğrudan boya maddesiyle ilgilidir.
Bu nedenle ev kullanıcılarına hararetle tavsiye edilen şey,
tüm saça boya uygulamadan önce küçük bir bölgede boyayı denemeleridir.
Kuaförler de benzer şekilde uygulama yapar.
ALERJİ RİSKİ :
Boya ürünleri mutlaka önceden test edilir.
Ancak bazı insanlar diğerlerine göre daha hassas olabilir ve yapılan testlere rağmen ürün,
bu insanlarda alerjiye neden olabilir.
Testler, 1986 tarihinden beri hayvanların üzerinde değil,
hücrelerin üzerinde gerçekleştirilmektedir.
Bu testler insan vücudunun hassasiyetleri üzerine dayandırılmıştır.
Bio-kimyagerler hücresel değişiklik veya mutasyonların olup olmadığını araştırır.
Bu testler bitirildiğinde, insan derisi üzerinde yapılan testlere geçilir.
Bunlar hammadde üzerinde yapılmaktadır.
Bu da tahriş oranında fikir yürütülebilmesine izin verir.
Kına da alerjiye sebep olabilir:
özellikle doğal olmayan “kara kına”. Kara kınada alerjiye neden olan,
doğal kınaya karıştırılmış bakır oksit veya kurşun tuzudur.
Bu moleküller saç için zararlıdır.
Kara kınada göz ardı edilmemesi gereken bir alerji ve zehirlenme riski vardır.
Kurşun tuzları saça sabitlenir.
Bu nedenlerle bahsi geçen bir boyamanın üzerine kalıcı yeni bir boya uygulamak da sakıncalıdır;
çünkü saçı yakma tehlikesi bulunur.
Kimyasal boyaların prospektüslerinde üreticilerin,
ürünlerinin metalik tuzlar içeren bir boyayla boyanmış saçlara uygulanmaması için talimatları vardır.
RENK DEĞİŞTİRMEDEN ÖNCE RÖFLE YAPMAK :
Direkt ve uçucu bir boya seçin.
Bu tip boyalar genellikle 6-8 şampuanlamada hafifler ama saça bir ışıltı getirir.
Beyaz saçlar kapanmaz.
Saçınızın doğal rengini de değiştirmezsiniz.
RENK DEĞİŞTİRMEDEN BEYAZLARI KAPATMAK :
Ton sür ton boyalar beyaz saçları %50 den 70’e varan oranlarda kapatır.
Bunlar direkt boyalar gibi saçın rengine kökten bir değişiklik getirmez,
ancak saçı kendi doğal renk tonunda boyar veya ufak bir renk farkı sağlar.
Bu boyalar 6-8 hafta içinde hafifler.
BEYAZ SAÇLARI KAPATMAK VE RENK DEĞİŞTİRMEK :
Bunun için oksidasyon bazlı bir boya kullanmanız gereklidir.
Bu tür boyalar beyazları tamamen kapattıkları gibi renk değişiklikleri yapmak için de uygundur.
Bu arada, beyaz saçı bulunmayıp da saç rengini değiştirmek isteyenler için
beyaz saçları kapatmayan ancak kökten renk değişikliklerine izin verip
renk çeşitleri bol olan kalıcı boyalar da vardır.
KÖKTEN RENK DEĞİŞİKLİĞİ YAPMAK VEYA AÇIK MEÇLER ELDE ETMEK :
Saçın rengini açmak, kökten renk değişiklikleri veya
saçın genelinden çok daha açık renkte meçler elde etmeye yarar.
Böylece esmerden sarışına veya sarışından kızıl renge geçilebilir.
Saçı açmak saçın asıl yapısını değiştirir.
Saça rengini veren doğal madde olan melanin yok edilir.
Renk açıcılar, oksijenli su gibi oksidasyon bazlıdır.
Açılmış olan saç daha hassastır ve kırılganlığı nedeniyle daha fazla bakım ister.
Buna rağmen genel anlamda bozulmuş değildir.
Bu nedenlerle boyanın kullanım talimatlarına ve uygulama sürelerine dikkatle uyulmalıdır.
Tabii ki fazla agresif olan ve oksijenli suyla yapılan saç açma işlemlerinden de kaçınılmalıdır.
Yoksa saça geri dönülemeyecek kadar büyük zararlar verilebilir.
Saç açma işlemi kalın veya ince telli her tür saça uygulanabilir.
Önemli olan açma işleminin uygulanacağı saçın öncesini bilmektir.
Örneğin, kalın olup da saç teli kabukları açık olan bir saç,
sağlıklı ince bir saça göre açma işlemine daha hassas olacaktır
KUAFÖRDE Mİ, EVDE Mİ BOYAMALI ?
Kuaförde kullanılan boyalar, piyasada satılanlardan çok farklı değildir.
En büyük fark, boyada kullanılan temel aktif maddelerin konsantrasyon oranlarındadır.
Kuaförlerde doğal olarak eve oranla daha geniş bir renk ve çeşitleme imkanı bulunmaktadır.
Yöntemler de farklılık gösterebilir çünkü kuaförler farklı nüanslarla karışımlar elde edebilir.
Üreticilerin sadece profesyoneller için ürettikleri ,
dolayısıyla sadece kuaför salonlarında bulunabilen boyaları da vardır.
Kendi saçınıza uyarlanmış, kişiselleştirilmiş bir boyama istiyorsanız
en iyi çözüm bir kuaför salonuna gitmeniz olacaktır.
Özellikle de ilk kez boya yaptıracaksanız veya iki ton arasında kararsızsanız...
RENKLER : SENENİN EĞİLİMLERİ VE BİRKAÇ ÖNERİ...
Bir renk seçmek her zaman kolay değildir.
Zevkiniz olduğu kadar tarzınıza uygun bir renk seçmek doğru olacaktır.
Mat bir cildiniz varsa, sıcak yansımaları olan, dore veya bakır renklerini seçin.
Açık, pembemsi bir cildiniz varsa, size daha soğuk,
kül ya da erik kurusu tonlarında renkler uygun olacaktır.
Genel anlamıyla, koyu tonların hatları sertleştirme,
daha açık tonların da hatları yumuşatma özellikleri vardır.
Şampuan, saç bakımının ilk adımıdır.
Seçerken, saçınızın yapısına ve gereksinimlerine uygun olanları tercih edin.
Unutmayın...seçim kadar doğru uygulama da önemlidir. - Şampuandan önce, saçınızı mutlaka fırçalayın.
Böylece saçınız birikmiş olan tozlardan arınacak ve şampuanın etkisi artacaktır.
- Şampuanı saçınıza uygulamadan önce avucunuza dökün.
- Şampuanlama sırasında, parmak uçlarınızla saç derinize hafif masajlar yaparak kan dolaşımını hızlandırın.
- Saçınızı, şampuanlıyken, seyrek dişli bir tarakla tarayın.
- Ilık suyla bolca durulayın.
- İyice durulandıktan sonra, parlaklık kazandırmak için diplerden uçlara soğuk su tutun. 
TATİLE ÇIKMADAN ÖNCE :
Saçınıza perma, boya, balyaj gibi işlemler yaptırmaktan kaçının.
Bu tarz kimyasal işlemler güneşin zararlı etkilerini artırır
ve saçınızın daha hızlı kurumasına yol açar.
Yine de kuaförünüze uğrayıp, saç uçlarındaki kırıkları ve rengi açılmış kısımları kestirin.
TATİL SIRASINDA :
Saçınızı güneşten, tuzdan, kumdan ve klordan korumak için UV filtreli koruyucu bir ürün kullanın.
Saç için hazırlanmış özel bir koruyucu ürün seçebileceğiniz gibi
yüzünüz veya vücudunuz için kullandığınız güneş kremini saçınız için de kullanabilirsiniz.
Deniz veya havuzdan çıktıktan sonra mutlaka yumuşak bir suyla saçınızı yıkayın.
Suyunu aldıktan sonra koruyucu ürünü tekrar uygulayın.
Eğer saçınız boyalıysa rengi koruyacak tek yol saçınızı kapatmanızdır.
Bu nedenle bir bandana ya da şapka kullanmaya gayret edin.
Akşamları, saçınızı, tuz, klor, kum ve koruyucu üründen tamamen arındırmak için iyice yıkayın.
Mümkünse bir güneş bakım şampuanı ve yıkama maskesi kullanın;
değilse, kuru ve yıpranmış saçlar için hazırlanmış şampuanları tercih edin.
Eğer saçınızın çok kuruduğunu hissediyorsanız, 2 günde bir besleyici bir maske uygulayın.
TATİL DÖNÜŞÜ :
Tatil dönüşü saçlar donuk ve parlaklığını kaybetmiş görünür.
Panik yapmayın.
Doğru bir bakımla kısa sürede eski güzelliklerine ve sağlıklarına kavuşacaklardır.
- Şok bir kürle bakıma başlayın:
haftada 2 veya 3 kez şampuan öncesi bir besleyici uygulayın.
Saçınız eski kuvvetini ve parlaklığını yakalayana dek küre devam edin.
- Şampuan olarak, kuru ve yıpranmış saçlar veya boyalı saçlar için olanları kullanın.
Saçınız eski formuna kavuşunca saç yapınıza uygun olana dönebilirsiniz.
- Şampuan sonrası bir bakım maskesi veya serum uygulayın.
Kepek sorunu neredeyse gizemli bir konu.
Şöyle ki, henüz hiç bir araştırma sonucu kepeğin
tam olarak neden kaynaklandığı konusunda tatmin edici değil.
Dolayısıyla bulunmuş tam bir tedavisi de yok.
Yaygınlığı % 90'lar seviyesinde olan bu sorun genellikle 12 yaş ve üstünde görülmeye başlıyor.
Kepeğin "konak" adı verilen bir türü de bebeklerde görülebiliyor.
Gerçek şu ki, koyu bir giysinin omuzlarında beliren kepeğin görüntüsü çok rahatsız edici ve çirkin.
Konunun detayları ve önerilenler bu sorunu yaşayanlara sınırlı oranda olsa da öneriler getiriyor. NEDİR ?
Bir kişinin tüm vücut yüzeyi devamlı olarak ölü hücrelerini atar.
Cilt her yirmi dört günde bir yüzeyini yeniler.
Kepek, kafa derisindeki ölü deri hücrelerin anormal oranlarda kuruyarak atılması durumudur.
Bu durum kaşındırıcı, sıkıntı verici ve çoğunlukla dönemseldir.
Yaz aylarında azalır, kış aylarında azar.
Normal bir saç derisinde ölü cilt hücrelerinin atılması ve yenilerinin oluşması süreci normal ve orantılıdır.
Kepek sorunu olan bir kişide ise bu oran bozulur,
çoğunlukla dökülen hücrelerin tamamı ölmemiştir.
Asıl ortaya çıkarılamayan da bu durumun nedenidir. NE SEBEP OLUR ?
Kepek probleminin iki ana nedeni vardır:
İçsel nedenler:
- Hormonal dengesizlikler
- Sağlık sorunları
- Fazla terleme
- Yetersiz temizlik/hijyen
- Alerjik hassasiyetler
- Yorgunluk
- Duygusal stres
- Fazla oranda şeker, yağ, nişasta tüketimi
- Dengesiz/yanlış beslenme
Dışsal nedenler:
- Abartılı saç spreyi, saç jölesi veya saç jeli kullanmak
- Saç boya maddelerinin yanlış kullanımı
- Elektrikli bigudilerinin yanlış kullanımı
- Soğuk hava ve kuru mekan sıcaklıkları
- Sıkı şapka veya eşarplar
- Saçın seyrek yıkanması veya iyi durulanmaması
- Stres, panik, tansiyon
Kepek problemi genellikle kafa derisinin kuruluğu olarak bilinmesine rağmen
bu problemi yaşayanların çoğu yağlı deriye sahiptir.
Bu arada genel kanını aksine seyreden diğer bir husus da
kepeğin kellikle hiç bir bilinen bağının olmamasıdır. TEDAVİ EDİLİR Mİ ?
Kepek probleminin en yaygın tedavisi aşağıdaki maddeleri içeren şampuanlardır:
- Kömür-katran
- Pyrithione-çinko
- Salisilik asit
- Selenyum sülfit
- Kükürt
Kepek doğal bir süreç olduğundan ortadan kaldırılamaz; ancak kontrol edilebilir.
Yoğun problem yaşanmayan durumlarda kepeği
düzenli kullanılan kepek şampuanıyla kontrol altında tutmak mümkündür.
Bu mümkün olmadığı taktirde doktor tavsiyesiyle alınabilecek ilaçlı şampuanlar kullanılabilir.
Her iki durumda da şampuan sonrası saçın çok iyi durulanması gerekir.
Saç yıkama sıklığının yani hijyenin kepek ile doğrudan ilişkisi olduğundan
sık ve iyi yıkanmanın önemi unutulmamalıdır.
Kepek problemi olan kişide saç derisi dışında kaş, şakak, alın gibi bölgelerde
kızarıklıkla birlikte oluşan kepeğimsi döküntüler varsa,
bu kişinin kepekten ayrı bir problemi olabileceğinden doktora başvurması doğru olur. SONUÇ :
Kepek probleminin ortadan kaldırılması mümkün olmasa da
bazı önlemlerle kontrol altına alınması mümkün:
Beslenme:
Beslenmenin kepek üzerinde büyük etkisi var.
Kepeğin oluşmasına imkan sağlayacak yararsız karbonhidrat,
yağ asitlerine karşı bol B vitamini tüketin.
Şampuan:
Piyasada bulunan iyi kepek şampuanlarından kullanın.
Saçınızı sık yıkayarak iyi durulayın.
Alternatif uygulamalar:
Kafa derisinin pH değerlerini dengelemesi açısından yıkanırken
iki şampuan arası elma sirkesi kullanımı faydalı sonuçlar vermiştir.
Sarımsak ve kekik de kepeğe karşı iki iyi silah sayılır.
Bunların tablet veya doğal yollarla tüketimi kepek probleminde yardımcı olacaktır.
Soğanlar yüksek oranda kükürt içerir.
Ara sıra bir soğanın ezilerek kafa derisine masajla sürülmesi etkili olabilir.
Haftada bir de saçınızı mutlaka kükürtlü bir şampuanla yıkamalısınız.
Alternatif tedaviler:
Kepeğin bazı homeopatik tedaviye, akupunktura, bazı özel masajlara cevap verdiği de kanıtlanmıştır.
Hangi tedavi veya uygulama yöntemini seçerseniz seçin;
etraflı bilgi edinin ve çözümlerin şahsa özel olduğunu unutmayın.
Esnek, canlı ve dolgun buklelere sahip olmak zor değil.
İmrenilecek bukleler için tavsiye ve ipuçlarına göz atın.
GÜZEL BUKLELER :
Buklelerin havalı ve esnek olabilmesi için saçın...
- Sağlıklı olması; yani yeterince beslenmiş olması gerekir.
Çünkü sebum uzun saçı en uç noktasına kadar besleyemez.
Bu nedenle her yıkamadan sonra saç tipine uygun bir bakım ürünüyle saçınıza bakım yapılması gerekir.
Saça dipten uca kadar yapılacak bu bakım sayesinde kırıklar da önlenebilecektir.
- Doğru kesimli olması gerekir.
Saç ne kadar kısaysa o kadar fazla kıvrılacaktır.
Bu nedenle bukleler için isteğiniz doğrultusunda bir kesim yaptırmanız da gerekir.
BOYUN EĞEN SAÇLAR :
Kıvırcık saçların beslenmesi ve yıpratıcı dış etkenlerden korunması gerekir.
Saçlar kurumuşsa canlılığını yitirir ve istenmeyen şekilde, düzensiz kıvırcıklar haline dönüşür.
Her ihtiyaç için muhteşem ürünler çözüm sağlamaktadır:
- Nemli ortamlarda saçınız istenmeyen şekilde kıvrılıyor mu?
Gündüz kremleri gibi derinlemesine işleyen bir serum kullanın.
Bukleleri ağırlaştıran yağlı ürünlerden kaçının.
- Kıvırcıklarınız düzensiz mi?
Ayaklanan buklelerinizi “styling” yani şekillendirme ürünleriyle alt edebilirsiniz.
- Kıvırcıklarınız hafifliklerini mi yitirmiş?
Onlara hafifliklerini tekrar kazandıracak bir güç vermek için nemlendirici bir ürün kullanın
ama fazla ağır sabitleyicilerden kaçının.
- Kıvırcıklarınız havalı değil mi?
Defrize edici bir jel yardımıyla saçınızdaki kırıkları iyice düzeltin
bigosu bulunmayan fönleri hiçbir zaman kullanmayın.
Bu tip fönler kıvırcıkların tüm esnekliğini yok eder.
EKSPRES BAKIM :
Saçınızı duşta ıslatın,
bir havluyla kurulayın,
hafif bir masajla saç şekillendirme ürününü hemen uygulayın.
Saçınız çok kıvırcıksa onları fırçalamayın ve sakın bigosuz bir fön kullanmayın.
Saçınıza canlılık ve parlaklık kazandırmak için bir serum da kullanabilirsiniz.
Kıvırcık saçlar kuru oldukları için genellikle cansız ve sönük görünür.
Bu nedenle doğru hareket şampuan uygulamasından sonra yapılacak bir bakımdır.
Sirkeli suyla durulama yaparak saça canlılığı yeniden kazandırılabilir.
Bunların dışında şekillendirme ürünleri de kırıkları düzelterek saça canlılık kazandırır.
SAĞLIKLI PERMALI SAÇLAR :
Kıvırcıkların sağlığını ve saçın tatlı parlaklığını korumak için
permalı saçlara daha özenli bir bakım uygulamak lazımdır.
Bu durumda da saçın genel sağlığı için kuruluğa karşı savaşı sürdürmek ,
zayıf düşen saçı kuvvetlendirmek şarttır.
Bunun için tavsiye edilen şey haftada bir, kuru saça maske uygulamak ve
bir saat maskeli durduktan sonra saçı iyice durulamaktır.
UZUN SAÇIN BAKIMI Kafa derimiz ve saçımız kötü kullanılmaya oldukça dayanıklı olmasına rağmen
fazla veya yanlış yapılmış permadan, boyadan, renk açıcılardan veya masajdan zarar görebilir.
Saçın dayanabildiği "güzelleşme" miktarı kişiden kişiye değişir.
Uzun saçların etkilendiği en büyük problem saç uçlarının kırılmasıdır.
Bu kırıklar saç uçlarında ayrılma, koparak saçın kısa kalması ve genel anlamda
saç sağlığının bozulması gibi etkileri de beraberinde getirir.
Sabah uyandığınız andan tekrar yattığınız ana kadar ve hatta uyurken bile
saçlarınızın kırılmasına sebep olan etkenler vardır.
Genellikle bu etkenlerden ilki ve en sık rastlanılanı
(yanlış fırçalama, yanlış yıkama, düzensiz saç kesimi gibi) kötü bakımdır.
Yaşam şekli faktörleri örneğin kötü beslenme, stres
hatta huzursuz uyuma bile saç sağlığınıza etki edebilir.
Basit ama doğru bazı bakım teknik ve ürünler kullanarak,
uzun, gür, ışıltılı ve sağlıklı saçlara sahip olabilirsiniz.
Tavsiyelerimize kulak verin! DOĞRU FIRÇALAMA :
Uyandığınızda parmaklarınız yardımıyla saçınızdaki karışıklıkları ,
varsa düğümleri saçı zorlamadan açın.
Öne eğilin ve saçınızın öne doğru dökülmesini sağlayın.
Kullandığınız fırçaların mutlaka tahtadan, doğal ve yumuşak bir fırça olmasına özen gösterin.
Fırça yardımıyla saçı önce üstten, kökten uca doğru, fırçalayarak saçınızı havalandırın;
sonra da iç taraftan fırçalayın. Daha sonra doğrularak aynı işlemi tekrarlayın.
Fırçaladığınız tutamlardan elinizi geçirerek statik elektriği alın.
Beş kere ile başlayarak ve rahat bir rutine oturtuncaya kadar
her hafta saçınızı taradığınız fırça darbesi adedini artırın.
Saçınız fırçalanma miktarı arttıkça yağlanmaya başlarsa fırçalama sayısını azaltın.
Saçınızı sadece kuruyken fırçalayın.
Saçın en zayıf olduğu zaman ıslak olduğu zamandır.
Bu nedenle ıslakken fırçalamak saça zarar verebilir.
Mümkünse saç kuruyken bile fırçalamadan önce tarayın. DOĞRU TARAMA :
Saçı küçük tutamlara ayırın.
Geniş dişli tarak kullanarak ve saçı açmaya aşağıdan başlayarak tarayın.
Saçı daima aşağıya doğru tarayın.
Mutlaka tahta veya şimşir tarak kullanın.
Plastik ve benzeri sentetik maddelerden yapılmış tarakları kullanmayın.
Saçı asla çekiştirmeyin ve zorlamayın.
Açmakta zorlandığınız tutamların üstünden elinizle tutarak saç kökünün çekilmemesine dikkat edin. DOĞRU YIKAMA VE KURUTMA :

Saçınızı ıslatıp şampuan sürmeden önce bir kat saç kremi sürün.
Sonra normal şampuanlama işleminizi gerçekleştirin ve saçınıza karşı nazik davranın.
Şampuan seçiminde dikkatli olun:
saçın doğal yağ ve özelliklerini zedelemeyecek yumuşaklıkta şampuanlar kullanın.
Saç diplerinize şampuanla masaj yapmak kan dolaşımını artırır,
saç diplerinin beslenmesine neden olur.
Hayatınızın gereği çevre faktörlerinden etkileniyorsanız
şampuanlama sırasında saçınızın partiküllerden tamamen arınmış olmasına dikkat edin.
Mümkünse daima açık havada saçınızı kurutun.
Bu mümkün değilse kurutma makinesinin saçınıza zarar vermemesi için
fazla sıcak olmayan ayarla belli bir mesafe bırakarak saçınızı kurutun. DOĞRU SARMA VE KIVIRMA :

Normal bigudiler kullanın ve saçı bigudilere fazla sıkı sarmayın.
Elektrikli bigudilerden, sıcak fırça ve maşalardan kaçının
ancak bunları kullanmak zorundaysanız mutlaka ılık konumlarında kullanın.
Saçı tutamlara ayırıp bukleler halinde toplayarak
saç dibine tokalarla tutturup kendi halinde kurumasını sağlamak en sağlıklı kıvırma yöntemidir. SAÇ VE ÇEVRE :

Denize veya havuza giderken saçınıza bir koruma bakımı uygulayın.
Böylece saçınızı güneşten, klordan ve tuzlu sudan korumuş olursunuz.
Yaz-kış bir şapka veya eşarp kullanarak saçı çevre kirliliği
ve güneşin istenmeyen etkilerine karşı koruyabilir;
deniz veya havuza girerken kullanacağınız bir bone sayesinde saçınızı tuzlu su
veya klorun vereceği zararlardan koruyabilirsiniz. SAÇ VE UYKU :

Uyuma pozisyonunuz bile saç sağlığınızı etkiler.
Huzursuz uyuyanlar uyku sırasında saçlarını bol bol kırar.
Uykuda huzursuzsanız saça zararı azaltmak için saten yastık kılıfı deneyin.
Yatarken saçı yukarı doğru ama sıkı olmadan toplamak da iyidir.
Ancak saçı toplarken mutlaka kumaş kaplı lastikler kullanmaya özen gösterin. SAÇ KESİMİ VE UZAMASI :

Saçınızı düzenli aralıklarla kestirin (mesela her 2 ayda bir).
Saçınızın düzenli olarak kesilmesi özellikle sağlıklı uzama için çok önemlidir
çünkü kırık ve sağlıksız saçın düzenli olarak kesilmesi hem bu sıkıntıyı azaltacağı
hem de saçın sağlığını artıracağı için uzama hızına da pozitif etkisi olacaktır.
Bu arada her saç kesiminde kendinize verebileceğiniz yeni görünüm ve hava da yanınıza kar kalır tabii.
Saçınız vücut kimyanıza, denge ve sağlığınıza uyumlu olarak uzar.
Saç uzatırken sabır ve iyi bakım en önemli hususlardır.
Saçınız kendinize iyi baktığınız oranda sağlıklı ve ışıltılı olacaktır.
Dengeli beslenme, düzenli spor, gerektiği kadar vitamin katkısı
hem saçınızın hem de tüm vücudunuzun ihtiyacıdır.
Kendinize iyi baktığınız oranda saç ve saçınızın görüntüsünden mutlu olacaksınız. SAÇ BAKIMI :

Saç kremi uygularken kıstasınız hep kulak hizasının altı olsun, asla kremi saç diplerine sürmeyin.
Kremi mümkün olduğunca az kullanın.
Fazla krem çoğunlukla kırılmayla sonuçlanır ve saçın bazı katmanlarının zedelenmesine neden olur.
En iyisi her gün krem kullanmamaya çalışın.
Gerekiyorsa saçınızı açmak için başka ürünler kullanın. SAÇ ŞEKİLLENDİRME :

Saç şekliniz kişiliğinizi yansıtır ve harika bir kendini ifade biçimidir.
Ancak unutmayın: çoğu saç şekillendirme ürünleri sert kimyasallar içerir ve bunlar da saça zararlıdır.
Saçınızı şekillendirmek için kullanacağınız ürünlerin içeriklerine dikkat edin.
1-2 günlük güzel bir görünüm için saçlarınıza zarar vermeyin.
Unutmayın: size en çok yakışan saç doğal görünümünüzdür!
Yumurta, bal, yoğurt, maydanoz...
besleyici özellikleri sayesinde dolabımızdan hiç eksik olmayanlardan birkaçı...
Peki, onların besleyici, güçlendirici
hatta yatıştırıcı özelliklerinden güzelliğiniz için yararlanmayı hiç düşündünüz mü?
İşte size evde kolayca hazırlanabilecek bakım tarifleri... 
BESLEYİCİ YAĞ :
Özelliği : Kuru saçları besler ve korur; kolay şekil almalarını sağlar.
Gerekenler :
- 50 ml zeytinyağı
- 25 damla biberiye öz yağı
Hazırlanışı :
İki yağı birbirine karıştırın ve elde ettiğiniz karışımı ışık geçirmeyen (boyalı) cam bir şişeye aktarın.
Uygulama :
Köklere fazla yaklaşmadan, saçınızın tamamına sürün.
Daha sonra, saçınızı sıcak bir havlu ile çevreleyin.
1 saat beklettikten sonra şampuanlayarak yıkayın
PARLAKLIK VERİCİ LOSYON :
Özelliği : Saça parlaklık, hacim ve ipeksi bir görünüm kazandırır.
Gerekenler : - 1 demet maydanoz
Hazırlanışı :
Maydanozları saplarını koparmadan ayıklayıp yıkayın.
1/2 litre su ısıtıp maydanozları içine atın.
15 dakika kaynattıktan sonra soğumaya bırakın.
Soğuduktan sonra çay süzgeciyle süzün.
Uygulama :
Ayda 1 kez, şampuan sonrası tüm saçınıza uygulayın.
Parmaklarınızla hafif masaj yaparak iyice yedirin.
Bir kaç dakika bekleyin ve bol suyla durulayın.
GÜÇLENDİRİCİ MASKE :
Özelliği : Yıpranmış saçları onarır ve güçlendirir.
Gerekenler :
- 2 yumurta sarısı
- 1 çay bardağı rom
Hazırlanışı : Malzemeleri cam bir kase içinde karıştırın.
Uygulama :
Ayda 1 kez, şampuandan önce, ıslak saça uygulayın.
15 dakika beklettikten sonra durulayın ve saçınızı şampuanlayın. SAÇ ÜRÜNLERİ
Saçlarınıza istediğiniz şekil ve görüntüyü kazandırmak için
kullandığınız ürünlerin sırlarına ulaşmak ister misiniz?
Örneğin Sarah Jessica Parker’ın seksi kıvırcıkları,
ya da Penelope Cruz’un iyice belirginleştirilmiş uzun meçleri,
ya da Meg Ryan’ınki gibi dağınık ve yaramaz bir imaj mı istiyorsunuz?
İlk kural: her şeyden önce kaliteli saç ürünleri kullanın.
Saç kesiminize ve saç tipinize doğru uyarlandıklarında
hızlı bir şekilde beklentinizi gerçekleştirmenize yardımcı olacak,
saçınıza biçim ve parlaklık kazandıracaklardır.
Biraz da el alışkanlığı edinince yapılabilecekleriniz sınırsız....
keyfini çıkarın! KÖPÜK VE JELLER :
Piyasaya çıkan inanılmaz miktardaki yeni ürüne rağmen
kadınların güzellik ürünleri arasındaki köpük ve jeller yerlerini koruyor.
Ancak halen akıllarda kalan bir soru var: hangisini seçmeli?
Köpükler :
Saçlara hacim kazandırmak,
kökleri canlandırıp kaldırmak veya esnek lüleler oluşturmak için köpük idealdir.
Uygulama :
Nemli saça bol miktarda ürün sürülür,
tarak veya parmak uçlarıyla köpük saça iyice yedirilir
ve saç kurutulurken şekillendirilir.
Saçın kıvırcık olması için bigo da kullanılabilir.
Sıcaklık ürünün bir dahaki yıkamaya kadar sabitlenmesine neden olacak
ve saçınızın istediğiniz formda kalmasını sağlayacaktır.
Saçlarınız kuru mu?
O halde nemlendirici içeren köpük ürünlerini tercih edin.
İsimlerinden de anlaşılacağı gibi bu ürünler saçınıza şekil verip hacim kazandırırken
nemlenerek beslenmelerini de sağlar.
Jeller:
Birkaç tutam saçı şekillendirip sabitlemek için kullanabilirsiniz.
Jel ürünler saçı derhal şekillendirir ve uzun ömürlüdür.
İlginç bir detay: yeni nesil jeller daha doğal sonuçlar vererek
eskilerine oranla daha az “kağıt” etkisi yapıyor.
Boyutları ve kullanım kolaylıkları açısından idealler.
Uygulama :
Kullanımları çok kolaydır.
Ürün elde yayıldıktan sonra tutamlar halinde saça sürülür.
Kendi kendine kurumaya bırakılır. ŞEKİLLENDİRİCİLER :
Krem, wax veya diğer halleriyle de olsa tümünün aynı misyonu vardır:
yapılacak saça şekil kazandırmak.
Kısa sürede saça farklı bir şekil, farklı bir hava verilebilmesinde çok işe yararlar.
Saç kesiminizi belirginleştirmek, bazı stratejik bölgeleri öne çıkarmak,
birkaç meç veya saç tutamını ayırmak gibi hedefleri gerçekleştirmek için
şekillendiriciler en büyük yardımcınız olacaktır.
Üstelik bu tür ürünlerin çoğu, gün içersinde saç kuru da olsa
yeniden şekil verilmeye müsait olarak tasarlanmıştır.
Uygulama :
Az miktarda ürünü avucunuzda ısıtarak (bu ürünlerin fazlasını kullanmak saçı ağırlaştıracaktır!)
nemli saçlarınıza kökten uca kadar uygulayın.
Daha sonra parmaklarınızla saçınıza vermek istediğiniz şekli kazandırın.
YATIŞTIRICI KREMLER :
Elveda asi lüleler, her tarafa doğru fırlayan saçlar, lüzumsuz hacim...
yatıştırıcı kremler artık karşı atakta!
Sonuç: düz ve ışıltılı saçlar
Uygulama :
Bu kremler genellikle nemli saça şekil verilmeden önce uygulanır.
Üründen az bir miktar alınarak parmakların yardımıyla
saçın her tarafına yedirildikten sonra saça şekil verilir.
Kurutma sırasında ürünün etkisiyle saç düzelerek istenmeyen kıvrılma, ve kabarmalar yok olur.
Yatıştırıcı kremler iki yıkama arası kuru saça da uygulanabilir.
PARLATICI ÜRÜNLER :
Saç tipi veya kesiminiz ne olursa olsun bu sezon önemli olan parlaklık!
Kısa veya uzun,
kıvırcık veya düz,
esmer veya sarışın,
saçlarınızın parlaklığı sağlıklarını yansıtır.
Uygulama:
“Son dokunuş” sayılabilecek bu ürünler genellikle sprey veya püskürtmeli jel olarak
saça şekli verildikten sonra kullanılır. Son düzenleyen eLmA_$eKeR!; 30 Ağustos 2008 22:06
Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi