Arama

Fotoğraf sanatı - Tek Mesaj #16

BrookLyn - avatarı
BrookLyn
Kayıtlı Üye
23 Eylül 2008       Mesaj #16
BrookLyn - avatarı
Kayıtlı Üye
Fotoğraf Makinesi ve Fotoğrafın Çekilmesi

Fotoğraf makinesi en basit biçimiyle, bir yü­zünde mercek bulunan, ışık almayan bir kutuya benzetilebilir. Mercekten giren ışınlar karşı yüzdeki ışığa duyarlı film üzerine düşe­rek görüntüyü oluşturur.

ilkfoto20wwwmsxlabsorgrn7
"Bu ilk bilinen fotoğraf Joseph-Nicephore Niepce tarafından 1826'da bir pencereden çekilmişti."

Günümüzde fotoğraf makineleri, kaset film kullanan basit ve ucuz makineler­den, kullanıcının istediği gibi ayarlayabi­leceği yada elektronik olarak ayarlanabilen karmaşık denetim sistemlerine sahip olanlara kadar uzanan büyük bir çeşitlilik gösterir.

Ama hangi tür fotoğraf makinesi kullanılırsa kullanılsın fotoğrafçılığın ilkeleri aynıdır. Çok karmaşık bir makinede bile yalnızca üç nokta­ya dikkat edilmesi gerekir. Fotoğrafçı ilk önce, fotoğrafını çekmek istediği konunun makineye uzaklığını belirleyerek elde edile­cek görüntünün netlik ayarını yapar.

Bu uzaklık doğru belirlenmediğinde fotoğraf bu­lanık çıkacaktır. Daha sonra, fotoğrafı çekile­cek konunun aydınlık derecesine göre diyafram açıklığı ile diyaframın açık kalacağı süre belirlenir.

Konudan yansıyacak ışığın bir yada daha çok mercekten oluşan objektiften geçerek fotoğraf filmini etkileme süresi doğru saptanmadığında, yani filmin pozlandırılması doğru olarak yapılmadığında, elde edilecek fotoğraf ya çok karanlık ya da çok aydınlık olacaktır.


Işığın yetersiz olduğu durumlarda fotoğrafçı ya diyaframı daha fazla açar ya da diyaframın açık kalacağı süreyi artırır. Diyafram açıklığı, içinden ışık ışınlarının geçtiği mercek alanını gösterir. Bu açıklık artırıldığında daha fazla ışın filmi etkileyebilir. Filmin pozlandırılma­sında filmin hızı, yani ışığa duyarlık derecesi de göz önünde bulundurulur.

Başlangıçta fotoğrafçılar doğru pozlandırma için kendi deneyimlerinden yararlanıyorlardı. Teknolo­jinin gelişimi ile birlikte, fotoğrafı çekilecek konudan yansıyan ışığın şiddetini ölçmeye yarayan pozometreler geliştirildi.

Günümüz­de fotoğraf makinelerinin birçoğunda pozlan­dırma süresini otomatik olarak belirleyen, pozometreye dayalı elektronik düzenekler bulunur.
Fotoğrafçılıkta, daha iyi fotoğraflar elde etmek ya da güç koşullar altında fotoğraf çekebilmek amacıyla birçok başka yardımcı araçtan yararlanılır. Objektife takılan siper­lik, yanlardan gelen ve istenmeyen ışınların filme ulaşmasını engeller.

Çok yakındaki nes­nelerin fotoğrafını çekmek için geniş açılı ob­jektifler, uzaktakiler için ise teleobjektifler kullanılır. Objektifin önüne, renklendirilmiş düz camdan yapılmış özel filtreler takılarak belirli renklerin fotoğrafta daha koyu ya da daha açık görünmesi sağlanır. Örneğin, mavi gökyüzünü koyulaştırarak bulutların daha be­lirgin biçimde görünmesi için sarı filtre kulla­nılır.

Flaş, fotoğrafı çekilecek konuyu belirli bir süre için çok parlak bir biçimde aydınlata­rak ışığın yetersiz olduğu durumlarda da fo­toğraf çekilmesine olanak sağlar. Işığın yeter­siz, fotoğrafı çekilecek nesnenin de durağan olduğu durumlarda, poz süresini uzun tutarak da (örneğin birkaç saniye, hatta birkaç daki­ka) fotoğraf çekilebilir.


Kaynak: MsXLabs.org & Temel Britannica
Son düzenleyen BrookLyn; 26 Eylül 2008 11:23