Emekli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel “Türbanlılar Arabistan’a!” çıkışını yaptığında bu sütundaki itiraz yazısının başlığı “Türban, Arabistanlı Lawrence’ın ülkesinde bile yasak değil!” idi...
Şu muzip rastlantıya bakıverin, Arabistan tartışması gündemde iken İngiltere’de ortaya çıkan yeni kanıtlar Arap dünyasını Osmanlı’ya karşı kışkırtan meşhur İngiliz ajanı Lawrence’ın “Türk askerleri bana tecavüz etti” iddiasının yalan olduğunu kesin bir biçimde gözler önüne serdi...
Bu kadim gerçek İngilizler tarafından yeni ortaya çıkarılmış olsa da -Demirel’in Arabistanlı Lawrence çıkışı ile aynı döneme denk geldiği için, adalı araştırmacılara teşekkürü borç biliyorum!
İngiltere’den gelen son haber, ajan Lawrence’ı bilenlerin bir kere daha hatırlaması, bilmeyenlerin de öğrenmesi için iyi bir vesile...
Efsanevi ajanın “Arabistanlı Lawrence” diye anılmasının 1962’de aynı adla çekilen yedi Oscar’lı film olduğunu söylemeye gerek yok. Film vizyona girdiğinde “Morrison Süleyman” lakaplı Demirel’in AP Genel Başkanı seçilmesine iki, Başbakan olmasına ise üç yıl vardı.
1964 Kasım’ındaki AP Kongresi’nden önce basına Demirel’in Başkan Johnson’la çekilmiş fotoğrafları dağıtılmıştı. “ABD’nin desteklediği-Batı’ya açık-vizyon sahibi- dinamik- manevi değerlere de içtenlikle bağlı siyasi lider” olarak kamuoyuna sunulan Demirel sağ-muhafazakar seçmene hitap eden AP’nin başına “talih kuşu” diye konduruluvermişti...
Kongre’de sağın da sağındaki Sadettin Bilgiç’i dindar-muhafazakar bir söylemle vurarak mağlup eden Süleyman Bey masonluğuna dair yoğun söylentileri de Ankara locasından aldığı “İlişiği yoktur” belgesiyle bertaraf ediyordu. -Böyle bir belgenin verilebilmiş olması o tarihten itibaren Türkiye’deki masonları ikiye bölecekti...
***
2006’nın Mayıs ayına gelindiğinde, Demirel ‘Arabistanlı Lawrence’ filminin Yeşilçam versiyonunun çekimlerine katılıp yeni bir “Alacakaranlık Kuşağı” öyküsü çekilebilmesi için ilk kurşunu atıverdi!
Başbakan ve AKP sözcüleri ise Demirel’e gerekli cevapları veremedi...
Onun yerine AKP yönetiminin “Türkiye’nin Büyük Masonları” adlı kitabı “muhtemel bir taarruz” için stokladığı haberi geldi!
Süleyman Bey’in bırakın uzun soluklu siyasi hayatını sadece şu son bir ay içinde dahi öyle büyük defoları var ki (çanak çömlek bahsini inkar etmesi gibi) onların üzerine gitmek varken 1956 tarihli masonluk belgesinin yer aldığı kitabı dağıtmak fazlasıyla anakronik kalır...
TMSF Başkanı Ahmet Ertürk bile Demirel’e karşı AKP sözcülerinden daha iyi bir performans sergiliyor! Ertürk, Murat ve Şevket Demirel arasında organik bağ bulunduğunu “arkeolojik kazılar” sonucunda kanıtladıklarını ve bunu da mahkemenin teyit ettiğini ekranlarda vurguladı. “TMSF’nin yaptığı gasptır!” diye efelenen Demirel’le de mahkemede hesaplaşacaklarını beyan etti...
***
Demirel’in Arabistanlı Lawrence çıkışı fevkalade faydalı bir final oldu. ‘Efsuncu Baba’ bu lafı taammüden etti ama öyle bir tepki gördü ki şu günlerde her gittiği yerde Arabistan çıkışı için “Ben öyle derken aslında böyle demek istemiştim” yollu izahlar yapma ihtiyacı hissediyor!
“Dön Baba Dönelimler”in Demirel, “Türkiye’de türbanla okunamıyorsa okunabilir bir yere gitsinler dedim, ben. Bu Arabistan da olabilir, Viyana da!” diyor, son olarak...
Madem öyle, Demirel Habertürk ekranında -laik Avrupa’nın tüm laik üniversitelerinde türban yasağı olmadığını bildiği halde- neden Avrupa ülkelerini adres göstermedi de, türbanlıları Arabistan’a gönderiverdi, peki? Çabalama kaptan, ben gelemem: Demirel’in “Türbanlılar Arabistan’a” lafını “Komünistler Moskova’ya” anlamında söylediği sabittir!