YAR GECE, YARİM GECE
Uykularım eskisi gibi değil
Dağılmışlık ve dökülmüşlük hâkim tenime
Uyumamış gibi uyanıyorum yeryüzüne
Yığın halinde bir sürü düşünce
Çözülmek için gündüzü bekliyor.
Ya şu kalbim!
Bir tutam sevgiye hasret
Vakti vakte ekliyor.
En çok ellere takılıyor gözlerim
Birbirine sevgiyle kenetlenmiş ellere
Zihnim hep bu görüntüye takılı
Bir harcanmışlık fikri
Korkunç bir perişanlık sarıyor içimi
Şehir zamansız tükeniyor bende
Erişilmez ve ulaşamadığım bir duygu bu
Renkleri renklere uyduramıyorum
Ben bu gecenin seyrine
Bir anlam katamıyorum
Bu sorgunun acısını
Her gün her saat
Ruhumda taşıyorum
Gece girince ben
Hayal ülkesinin bir üyesiyim artık
Sokak lambalarına çarpar feryadımın yankısı
Loşluğunda birikir içimi saran sızı
Bir bir tükenir zaman, şarkılar dile gelir
Bu nasıl sevdadır ki, ne biter ne tükenir
Sırrımı açamadım kimseler bilmez beni
Şu dökülen gözyaşım seni anlatır seni
Ben hayal ülkesinin sevgiye aç şairi
Kim okuyup kim dinler şu yazdığım şiiri
Bu hal her gün böyledir, yoldaşımdır hep gece
Ben söylerim o dinler; YÂR GECE, YÂRİM GECE...
İsmail Bingöl