BİR YUDUM SU GİBİ...
Şimdi sen yoksun..
Mevsimlerin adı yok..
Yaşadığım hangi ayın bilmem hangi günü....
Gündüzlerde mi gezinir bedenim yoksa hep geceler mi el atmış zamanıma ne fark eder ki..
Bir adım kadar yakın belkide ''yarınlar''...
Eğer getirmeyecekse seni bana
yarınları beklemenin ne anlamı var?
Gittin ya..
içimi acıtan şarkılar susmuyor artık..
Ne dinlesem bir şeyler buluyorum senden.
Hangi şiire baksam bir yanı eksik....
Beynime her sızışında kıştan kalma bir serinlikte üşüyor yüreğim..
Lapa lapa kar yağıyor sanki avuçlarıma;
ellerimi oğuşturuyorum hızlı hızlı
her kar tanesi dayanılmaz bir sızı bırakarak eriyip yok oluyor parmaklarımın ucunda…
Yoksun artık baktığım hiç bir yönde..
Oysa sen nereden bakarsan bak
ben hep karşında olmak için çırpınıyorum.....
Farkındayım aslında ne yana baksam
kendi içimde yavaş yavaş kayboluyorum…
Önce gönlüm kaybediyor..
sonra duygularım....
Kayıp üstüne kayıplar eklendikçe ben kaybediyorum.
Kaybederken bile sanki seni yeni baştan..
taa baştan kazanıyorum..
Kolay mı böylesine kabullenmek yok olmanı, tanımamak seni el gibi,
yabancı saymak ellerimle koyduğum yüreğime
Düşüyorum ağır aksak hayatımdan bir bilinmeze,
kıyamıyorum bırakmaya seni
sende benimle düşüyorsun..
Ben sızılı bir nehir misali aktıkça tarifsiz bir yöne ve sonu gelemezlere
sende benimle akıyorsun..
Teslim ederken nöbetini karanlıklar gündüze
Umutlar içinde umutsuz birini bırakarak
Göğsünün sol yanında kapanıyor yine yalnızlığım.
Düşlerime her gelişinde karşımda duruşun değişiyor önce...
Sonra gülüşün ahh. O gülüşün
Bir ok misali delip geçiyor gözbebeğimi..
Gözlerimin o derin boşluğundan
Yüreğimin ıssız toprağına kanıyorsun durmadan
Kan kırmızısını gördükçe kalbime vuruşun değişiyor.
Hiç anlayamayacağın bir dilde
Usulca akıyor bu beyaz sayfanın aklığında sana sevdam
Hiç savrulmadı saçlarımız aynı anda aynı rüzgarla..
Aynı ateş yakmadı hiç ikimizi
Ama sen benden uzaktayken bile
Bir yudum su olup kurumuş ve kökleşmiş duygularıma süzüldün inceden..
İçimde sevgiden yana yok olmaya yüz tutmuş ne varsa yeşerttin,
Her şafak vaktinde
Üzerinde çiğlerle bir gül fidanı tazeliğinde düştün kederlenen ömrüme
ve bir çınar misali tüm umutsuzluklara ben seninle direndim
Uzun zamandır içimdeki gölgenle dertleşiyorum.
İçimdeyken bile hep nedensiz susuyorsun.
Susma artık konuş.
Hadi dokun gecenin her vakti sesime! ..
Tut buzlaşmış nefesini;
Dokun bana, ısıt ellerini
Ne olur Susma ve sakın kapatma gözlerini;
Sesime ses,
Gözlerime bir renk istiyorum artık
Alıntı