Arama


asla_asla_deme - avatarı
asla_asla_deme
VIP Never Say Never Agaın
24 Ekim 2008       Mesaj #3
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
(1077-1231), Ceyhun Ir-mağı'nın güneyinde yer alan Harezm bölge­sinde hüküm sürmüş, egemenliğini daha sonra İran ve Afganistan'a yaymış bir hanedandır. Zengin bir tarım havzası olan Harezm bu yüz­den eskiden beri bölgede egemenlik kurmuş dev­letlerin özel önem verdikleri bir yerdir. Dört bir yanının bozkırlar ve çöllerle çevrili olması ise bölgeye siyasal bakımdan özerklik olanağı sağlıyordu. Bölgede hüküm süren devletler içinde hükümdarlarına "Harezmşah" sanı ve­rilen ilk hanedan 917-995 arasında egemen olan Afrigiler'dir. Onları Memuniler (995-1017) izledi, ardından bölge bir süre Altuntaş ve onun soyundan gelen Gazneli valilerince özerk olarak yönetildi.
1041'de Selçuklular'ın eline geçen Harezm'e bundan sonra Selçuklu valileri atandı. 1072-92 yılları arasındaki Melikşah dönemin­de Harezm valisi olan Anuştigin bölgeyi özerk olarak yönetmeye başladı, 1097'de ölü­münden sonra da oğlu Kutbeddin Muham-med yönetime egemen olmayı başardı. On­dan sonra da Harezm'i Anuştigin'in soyundan gelenler yönettiler. Bunlar zaman zaman Sel­çuklu yönetimiyle çatıştılar. 1127'de başa geçen Atsız, Selçuklu Hükümdarı Sencer'in 1141'de Karahitaylar karşısında büyük bir yenilgiye uğraması üzerine bağımsızlığını ilan etti. Ama Sencer 1143 ve 1147'de düzenlediği iki seferle Harezmşahlar'ı yeniden Selçuklular'a bağımlı kıldı. Büyük Selçuklular'ın 1157'de dağılması Harezmşahlar'a batıya doğ­ru yayılma fırsatı yarattı. Bu arada 1156'da Atsız ölmüş, yerine oğlu İl Arslan geçmişti.
İl Arslan Harezmşahlar'ın egemenliğini ba­tıya doğru genişletirken bir yandan da doğu­dan gelen Karahitay baskısına karşı direnme­ye çalışıyordu. 1172'de ölümünden sonra Ka­rahitaylar Harezmşahlar'ın içişlerine doğru­dan karıştılar ve İl Arslan'ın iki oğlu Alaeddin Tekiş ile Sultan Şah arasındaki mücadelede Sultan Şah'ı tutarak onun Merv, Serahs ve Tus bölgesine egemen olmasını sağladılar.
Tekiş de batı seferini sürdürdü, Horasan' dan sonra İran içlerine yöneldi ve 1194'te III. Tuğrul'u yenerek Irak Selçukluları'na son verdi. Tekiş'ten sonra tahta çıkan oğlu Alaed­din Muhammed'in dönemi (1200-20) Ha­rezmşahlar'ın hem en başarılı, hem de çöküş yılları oldu. Harezm bu dönemde güneyden Gurlular'ın, kuzeydoğudan da Karahanlılar ile Karahitaylar'ın baskısı altındaydı. Alaed­din Muhammed uzun mücadelelerden sonra Gazne'yi ele geçirerek 1215'te Gurlular hane­danına son verdi. Böylece Harezmşahlar'ın sınırları Hindistan'a dayanmış oluyordu. Bu arada Karahitaylar'la da mücadele sürüyor­du. Alaeddin Muhammed 1210'da Endican (bugün Andican) yakınlarında Karahitaylar'ı büyük bir bozguna uğrattı. 121 l'de Batı Kara-hanlı Hükümdarı Osman'ı yenerek Mavera-ünnehir'e egemen olmayı başardı. Güneybatı­da da genişleme sürüyor, Sistan, Kirman ve Basra Körfezi kıyıları Harezmşahlar'ın ege­menliği altına giriyordu.
Harezmşahlar artık Abbasiler'le komşu ol­muşlardı. Ama doğudan gelen yeni bir güç Harezmşahlar'ı büyük sarsıntıya uğrattı. Bu güç Moğollar'dı. Cengiz Han'ın önderliğinde­ki Moğollar batıya doğru yayılmalarını sürdü­rürlerken Harezmşahlar'la karşılaşmaları ka­çınılmazdı. 1219'da bir Moğol ticaret kervanı­nın Harezmşahlar'ın Otrar valisi tarafından alıkonması ve kervandakilerin öldürülmesi bu fırsatı yarattı. Tazminat isteğinin kabul edilmemesi üzerine harekete geçen Cengiz Han kısa sürede Maveraünnehir'i ve Ha­rezm'i istila ederek her yeri yakıp yıktı. Alaeddin Muhammed Hazar Denizi'nin gü­neyindeki Abaskun Adaları'ndan birine sığın­dı ve 1220'de burada öldü. Yerine geçen oğlu Celaleddin Harezmşah'ın hükümdarlığı, iler­leyen Moğollar'ın önünden kaçmakla geçti. Önce Gazne'ye, ardından da Hindistan'a sığı
nan Celaleddin Harezmşah üç yıl kadar bura­da kaldıktan sonra İran'a geçti ve 1225'te Tebriz'i merkez edinerek devlet düzenini korumaya çalıştı. Bu arada Moğollar'ın batıya doğru ilerleyişi sürüyordu. Celaleddin Ha­rezmşah da bu yüzden daha batıda topraklar kazanmak, kendini güvenceye almak istiyor­du. Ama bu amaçla başlattığı sefer sonunda yeni düşmanlar kazandı ve kendi sonunu hazırladı. 1229'da Doğu Anadolu'ya giren Celaleddin Harezmşah uzun bir kuşatmadan sonra 1230'da, Eyyubiler'in elindeki Ahlat'ı ele geçirdi. Bunun üzerine Eyyubiler Anado­lu Selçukluları ile birleşerek Celaleddin Harezmşah'ı Erzincan yakınlarındaki Yassıçi-men'de ağır bir yenilgiye uğrattılar. Celaled­din Harezmşah Gence'ye (bugün Kirovabad) kaçtıysa da bu kez Moğollar'ın izlemesi üzeri­ne yeniden Anadolu'ya döndü. Diyarbakır yakınlarında Moğollar'ın baskınına uğrayan Celaleddin Harezmşah bir kez daha kaçmayı başardıysa da Silvan yakınlarında öldürüldü ve böylece Harezmşahlar hanedanı 1231'de son buldu.
Harezmşahlar tarih sahnesinde göründük­leri 150 yıl boyunca Harezm bölgesinin tarım ve ticaret alanındaki geleneksel canlılığını sürdürdüler. Yaptırdıkları sulama kanallarıy­la tarımı daha da geliştirdiler. Devlet örgüt­lenmesinde de Büyük Selçuklular'ı örnek aldılar. Atsız döneminden (1127-56) başlaya­rak devlet merkezi Gürgenç bir bilim ve sanat kenti durumuna geldi. Zemahşeri, Reşideddin Vatvat, Fahreddin Razi gibi ünlü bilgin­ler bu dönemde yetişti.

Msxlabs & TemelBritannica
Şeytan Yaşamak İçin Her Şeyi Yapar....