Arama

Ramazan ve Oruç - Tek Mesaj #38

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
20 Mayıs 2006       Mesaj #38
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi

Orucu bozmamakla alâkali rivâyet ise söyledir:


"Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem- ve ashâbi, Bilâl -radiyallâhü anh-’in oruçlu oldugu bir mecliste yediler ve içtiler. Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-:

{ Biz rizkimizi yiyoruz.. Bilâl’in rizki ise cennettedir.} buyurdular." (Ibn-i Mâce)

Bu hadîs-i serîfler gösteriyor ki, niyet ve kalbin durumuna göre nâfile orucu îcâb ettiginde bozup bozmamak husûsunda her iki davranis da câizdir.

Amellerin degerlendirilmesi Allâh’a âiddir. Ömrün hayirlisi, O’nun yaninda geçen ve O’nun ugrunda harcanandir. Insan, mezara indirilirken fânî hayatin ancak hâtiralari ile gömülecektir. Mezarlar, amel-i sâlihden baska hiçbir seyin giremedigi mekânlardir.

Allâh rizâsina uygun düsmeyen bir hayat, çöllerdeki seraplara benzer. Hakîkatten nasîbsiz hayâlden ibârettir.

Hadîs-i serîfde:
"Mü’min öldügü zaman, namazi bas ucunda, sadakasi saginda, oruç gögsünde bulunur." buyurulmasi, bunun en güzel bir delîlidir.

Allâh’in sonsuz kereminden umulur ki, Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’in buyruklari sebebiyle bizlerin mübârek Ramazan ayinin biraz daha fazla kiymetini bilmemize, ona daha fazla deger verip daha fazla sevap islememize ve daha az günâha girmemize sebep olur.

ARZULARIN KÖLELIGINDEN AZAT OLMAK

Yeryüzünde halife olarak yaratilan insan, Allahu Tealâ’ya kulluk etmedigi taktirde, Allah onu masivanin kölesi yaparak cezalandirir. Böylece insanoglu, kendisine hizmet için yaratilan seyleri gaye haline getirip onlari Allah gibi sevmeye baslar (Bakara/165). Bu da gönül ve fikir dünyasinin madde tarafindan tutsak edilmesi demektir.

Allahu Teâlâ, böyle nefsanî zevk ve sefa pesinde kosarak maddenin tutsagi haline gelen kâ­fir­lerin hallerini muhtelif ayetlerde söyle beyan etmektedir: “Hevâsini kendisine ilâh edinen kimseyi gördün mü?” (Furkan, 43). “Davarlarin yedigi gibi yer ve içerler. Onlarin yeri atestir.” (Muhammed/12). “Onlar hayvanlar gibi, hatta hayvan­lar­dan da asagidirlar.” (Araf/179).

Bu ayetler her ne kadar iman etmeyenleri tasvir ediyorsa da, madde, makam, söhret gibi seylerin tutsagi haline gelen müminler de anilan ayetlerin muhatabi olmaktan kurtulamazlar.

Iste müminleri bu esaretten kurtaracak en tesirli ibadet oruçtur. Çünkü oruç, nazarlari maddenin ve midenin ötesine çekerek, insana yaratilis gayesini hatirlatir. Bu yüzden bütün ilâhî dinlerde oruç vardir. Kur’an-i Kerim’de söyle buyurulur: “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmis ümmetlere farz kilindigi gibi, size de farz kilindi. Umulur ki korunursunuz.” (Bakara/183)

“Oruçlu için iki sevinç vardir: Birincisi orucu açtigi zamanki sevincidir. Digeri de Rabbi'ne kavustugu zamanki sevincidir." (Hadis-i Serif)

Ruh ve bedenden yaratilan insan, madde ile mananin birlesiminden meydana gelen bir güzelliktir. Oruç, madde ile mana arasinda bir denge ve maddenin lehine bozulan dengeyi aslina iadedir. Böylece, Allah’i tanimak ve O’na kulluk etmek için yaratilan insan, himmetini yaradilis gayesine yogunlastirarak Allah’in rizasina ulasir.

Hadîs-i serîfde buyurulur:
"Eger insanlar, Ramazan-i Serîf’in ne oldugunu lâyikiyla bilselerdi, senenin tamaminin Ramazan olmasini arzu ederlerdi."

Günlerimiz mübârek, Ramazan-i Serîf’imiz makbûl olsun!..
Istikbâl mü’minlerindir...
Son düzenleyen Safi; 5 Temmuz 2016 02:25