BEN SENİ KARANLIKTA SEVDİM
okadar çok sevdimki seni,gururumdan geçip doyasıya seni
seviyorum diyemedim...uzaktan baktım her haline sadece,bir gün
diğer günü saklarken haznesine,içime sığmayan hislerimle
ben,geceye gizlendim...nasılsa kanatları geniş,gözleri kördür
gecenin...ne sevdalar gizlemiştir kör gözüne,ben gibi kimleri
gömmüştür karanlığına;bende bir köşesine sığınırım elbet...
ahhh!!! yıkılası yanım,nasılda ağrıyor nasılda sızlıyor,tam dalarken
uykuya irkilip uyanıyorum,cesaret edip kolumdaki saate dahi
bakamıyorum,ve bakamadığım kaç saat hayallerle baş başayım
bilmiyorum;sonra düş yırtan sabah ezan'ı,içime huzur
dolduruyor,o huzurla göz kapaklarım ağırlaşıyor,belki iki belki üç
saate sığdırıyorum,koca uykuları...
bazen rüyalarıma gelirdin,oysa ben rüyalarımdada
dokunamazdım,ne o beyaz ellerine,nede bakabilirdim
gözlerine...sadece uzaktan severdim ben,sırt yaylasından beline
kadar inen saçlarını,o doyumsuz yüzünü,bakışlarının değdiği her
yeri...hep gezerdim ardından ve sen beni hiç göremezdin,çünki
ben seni,korkumdan hep karanlığında severdim düş
saatimin...ahhh!!! yıkılası yanım,ne kadarda yıprandın,hiç
olmayacak hayallere dalıp,boş yere ne kadarda yandın;asker
ettin düşleri emrine,o nöbetten bu nöbete,ver artık
teskeresini,yetmedimi...
her defasında pusuya düşer bakışların düş çıkmazında,bu
kaçıncı yenilişin,usanmadın...bilki o gelmeyecek,hayaline yağan
sağnakta yanlız ıslanacaksın,belkide hep ıslak kalacaksın.
muaffer.D.