Arama


GusinapsE - avatarı
GusinapsE
Ziyaretçi
4 Haziran 2006       Mesaj #1
GusinapsE - avatarı
Ziyaretçi

Sevres Antlaşması

Ad:  sevres antlaşması1.jpg
Gösterim: 1642
Boyut:  94.0 KB

I. Dünya Savaşı (1914-18) sonrasında İtilaf Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan banş antlaşması
(10 Ağustos 1920)

Savaştan Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan’la birlikte yenik çıkan Osmanlı Devleti’nin Mondros Mütarekesi’ni (30 Ekim 1918) imzalamasının ardından, itilaf Devletleri’nce sonuç belgesi niteliğinde bir banş antlaşması gündeme getirildi. Osmalı Devleti’ne dayatılacak koşulları belirlemek amacıyla kendi aralannda çeşitli toplantılar düzenleyen İtilaf Devletleri, ilk kez Paris Barış Konferansında (1919-20) böyle bir belgeyi hazırlama çalışmalarına başladılar. Bu sırada mütareke uyannca Anadolu’da başlamış olan işgale karşı Milli Mücadele’nin gittikçe güçlenmesi, bu yöndeki çabaları daha da hızlandırdı, itilaf Kuvvetlerinin İstanbul’u işgal ederek (16 Mart 1920) Osmanlı Meclisi Mebusan'ını çalışamaz duruma düşürmesinden kısa bir süre sonra San Remo Konferansı toplandı.

Bu konferansta hazırlanan ve ağır hükümler içeren banş planı, büyük bir baskı altında tutulan Bâbıâli’ye 11 Mayıs 1920’de sunuldu. Ulusal bağımsızlık ve ulusal devlet programı bulunmayan güçsüz Bâbıâli hükümeti, bir süre uzlaşma yolları aradıktan sonra, Anadolu ve Trakya’daki Yunan ve İngiliz askeri harekâtının genişlemesinin yarattığı baskının etkisiyle plana boyun eğdi. Banş antlaşması Fransa’nın Sevres kentinde 10 Ağustos 1920’de imzalandı.

Antlaşmaya göre Osmanlı Devleti’nden geriye, yabancı güçlerin denetiminde bir payitaht (İstanbul) ve çevresi ile küçülmüş Anadolu toprakları kalıyordu. Batı Trakya’nın tümü ile Doğu Trakya’nın Büyük Çekmece yakınlarına kadar olan büyük bölümü Yunanistan’a veriliyordu. İzmir ve bölgesi biçimsel olarak Osmanlı egemenliğinde kalmakla birlikte, bu egemenliğin kullanılışı ve yönetim hakkı da Yunanlılara devrediliyordu. Burada kurulacak bir yerel parlamento bu bölgenin ileride (5 yıl içinde) Yunanistan’a bağlanmasına karar verebilecekti. Öte yandan Doğu Anadolu’da bağımsız bir Ermenistan Devleti ile özerk bir Kürdistan Devleti kurulacaktı. Birincisinin sınırlan ABD tarafından saptanacak, İkincisi ise bir süre sonra Milletler Cemiyeti’nin de onayıyla bağımsızlığını tam olarak elde edebilecekti. Ülkenin güney sınırlan ise, Antakya, Antep, Urfa ve Mardin Fransa’ya kalacak biçimde çizilmişti.

Antlaşma hükümlerine göre Osmanlı padişahı ve hükümeti İstanbul’da kalacak ve burası başkent olmaya devam edecekti. Ama antlaşmaya aykırı davranılırsa bu hükümler de değiştirilebilecekti. İstanbul ve Çanakkale boğazlan savaşta ve banşta bütün devletlerin ticaret ve savaş gemilerine açık tutulacak, buralardaki denetim İtilaf Devletleri temsilcilerinden oluşan, özel bayrağı ve zabıtası bulunan bir Boğazlar Komisyonu tarafından üstlenilecekti. Ayrıca bu bölgede İtilaf Devletleri askeri güç bulundurabilecek ve manevra düzenieyebileceklerdi. İstanbul’da ise bir jandarma alayı ile padişahın muhafız birliği dışında Türk askeri gücü bulunmayacaktı.

Antlaşma İtilaf Devletleri’ne adli, kültürel ve ekonomik kapitülasyonlarla ayrıcalıklar mali denetim hakları, azınlıklann korunma sı gerekçesiyle müdahale olanakları da tam maktaydı. Türk askeri gücü ise asgari düzeye indirilmişti.

Antlaşmayla umduklarını bulamayan Fransa ve İtalya’yı tatmin etmek için İngiltere’nin katılımıyla gene Sevres’de aynı gün imzalanan Üçlü Sözleşme, Fransa ve İtalya’ya Anadolu’nun Türklere kalan topraklarının büyük bölümü üzerinde ekonomik nüfuz bölgeleri tanıyordu. Dolayısıyla geri kalan topraklar üzerinde bağımsız ve egemen bir devletin yaşayabilmesi olanağı da yoktu. Bu nitelikleriyle gerek Sevres Antlaşması, gerekse Üçlü Sözleşme, 1 Dünya Savaşı yıllarında İtilaf Devletleri arasında yapılan ve Osmanlı Devleti’nin paylaşılmasını amaçlayan emperyalist karakterli gizli anlaşmaların birer uzantısı durumundaydılar.

Sevres Antlaşmasının imzacı devletlerin yetkili organlarınca onaylanması gerekiyordu. Meclisi Mebusan 18 Mart 1920’de işgal ve baskılar nedeniyle faaliyetlerine son verdiği, Ankara’daki Büyük Millet Meclisi ise antlaşmaya daha başından kesin olarak karşı çıktığı için, Sevres Antlaşması Türkiye tarafından onaylanmadı. Batılı devletler arasında da Yunanistan’dan başka antlaşmayı onaylayan çıkmadı. Böylece antlaşma hukuki geçerlilik kazanmadı ve yürürlüğe girmedi. Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasından sonra imzalanan Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923) (Bkn: Lozan Antlaşması) bu durumu tescil etmiş oldu.

kaynak: Ana Britannica
Son düzenleyen NeutralizeR; 10 Ağustos 2016 20:11