André Malraux (1901-1976) Fransız romancı, sanat tarihçisi ve devlet adamıdır. 1922'de bir Khmer tapınağını görmek amacıyla Kamboçya'ya gitti. Tapınağın kabartmalarını sökmek suçundan bir süre hapis yattı. Burası,Malraux'un sömürge karşıtı düşüncelerinin geliştiği yer oldu. Güneydoğu Asya'da L'lndochine Enchainee adlı gazeteyi kurdu. Daha sonra Çin'e geçerek Devrimci eylemlerde bulundu. 1929'da Afganistan ve İran'da, 1934'te Arabistan Yarımadası'nda incelemelerde bulundu. 1945'te Roman yazmayı bırakarak Sanat Tarihine yöneldi. 1958-1968 arasında Fransa'da Kültür Bakanı olarak görev yaptı. Çağın felsefi ve ideolojik yapısını sorgulayan Malraux'nun yapıtlarında, burjuva toplumuyla ve bu toplumda yaşayan bireylerin varoluşsal sorunlarıyla bir hesaplaşmasını görürüz. En önemli eseri Dünya klasikleri arasında bulunan (La Condition Humaine) İnsanlık Durumu'dur (1933).
"Tam bir Rönesans insanı!"
İnsanlık Durumu İnsanlık Durumu, Şanghay kentinin 1927 yılında milliyetçi Kuomintang ordularınca ele geçirilmesi sonrasında, şehirde yaşanan komünist direnişin hikâyesini anlatır. Başkent Pekin’in ve bütün ülkenin geleceğini belirleyen birkaç günlük süreç komünist liderleri ölüme götürürken, işçi kalabalıklarını da teslimiyet dolu bir acze sürükler. Yaşanan kitlesel trajedi, aynı zamanda bireyin çıkmazını da yansıtır: Anlamdan yoksun felaketler çağında yaşayan insanın en büyük uğraşı, hayatını anlamlı kılma çabasıdır. Ortak bir ülkü etrafında kenetlenseler de, insan olmanın mutlak yalnızlığından kaçamayan roman kahramanlarının her biri, erdemleriyle olduğu kadar zaaflarıyla da hayat karşısında bir tavrı temsil eder. Yirminci yüzyılın en önemli yazarları arasında sayılan André Malraux, Goncourt Ödülü kazanan ve kendisini dünya çapında üne kavuşturan romanını yazarken esas amacının, “insanların kendilerinde fark edemedikleri asaleti tasvir etmek” olduğunu söylemiştir.