Bir karanlık yalnızlığın
Boşluğunu seyrettim yıllarca
Boşluk da olsa bilinmez ki…
Belki bir gün çıkardı ruhu ortaya
Gün geldi avaz olup haykırdım
Yalnızlığımı defalarca boşluğa
Fayda etmedi…
Kulağıma aksetmedi aşina bir nidâ
Topladım en parlak yıldızları
Gönderdim derin karanlığa
Küçük bir parıltı dahi olsa
Görünmedi…Ferini kaybetti Ziyâ
Her şeye rağmen
Bir zeytin dalı uzattım boşluğa
Nafile…
Tutunacak bir dost eli bulamadı O da
Yazdım duygularımı bir kağıda
Uçsun diye bıraktım havaya
Olmadı…
Hoyrat esen rüzgarla geri döndü bana
Attım kendimi bir boşluğa vakti sıra
Hiç ayrılmayan yalnızlığımda vardı yanımda
İşte o zaman
Duyuldu,kulakları çınlatan bir seda
“Henüz erken…Sıran gelmedi…Bekle biraz daha! ”
Mehmet Ali Yalgın