TELÂFİ EDEMEYECEĞİNİZ DÖRT DURUM VARDIR !!!
...
Büyük bir hava meydanının bekleme salonunda genç bir bayan uçağına binmek üzere bekliyordu.
Uçağın hareketine saatler olduğu için zaman geçirmek amacıyla bir kitap ve bir küçük paket kurabiye satın aldı.
Dinlenmek ve kitabını okumak üzere VIP salonunda bir koltuğa yerleşti.
Kurabiye paketinin durduğu sehpanın yanındaki koltuğa bir adam oturdu, dergisini açıp okumaya başladı.
Genç kadın ilk kurabiyesini aldı. Adam da bir tane aldı. Bayan çok rahatsız hissetti kendisini ve :
"Sinir bir şey! Havamda olsaydım, bu cüretinden dolayı onu yumruklardım!" diye düşündü.
Bayan bir kurabiye alıyor, adam da bir tane alıyordu. Çıldıracak gibiydi bayan ama olay çıkarmak istemiyordu.
Nihayet son kurabiye kalınca kadın:
"Bu küstah adam şimdi ne yapacak?" diye düşündü.
Adam son kurabiyeyi aldı; onu ikiye böldü ve bir parçayı kadına verdi.
Aaaa! Bu kadarı da fazla!
Çok öfkelenmişti şimdi!
Kadın sinir içinde kitabını ve diğer eşyalarını alıp bir fırtına gibi giriş salonuna, oradan da uçağın içine yöneldi.
Uçaktaki koltuğuna oturdu, gözlüğünü almak için çantasını açtı.
Ne görsün? Kurabiye paketi açılmamış orada duruyordu. Çok utandı. Çok büyük bir yanlış yaptığını anladı. Kurabiyelerinin paketini hiç açmadan çantasına koyduğunu unutmuştu.
Oysa ki adam, kendi kurabiyelerini hiç sinirlenmeden ve yüksünmeden kadınla paylaşmıştı.
Kadın ise kurabiyelerinin paylaşıldığını düşünerek çok sinirlenmişti. Ve şimdi bu durumu telâfi şansı yoktu. Özür dileme olanağı da kalmamıştı.
...
Telafi edemeyeceğiniz dört durum vardır:
1. TAŞ... Atıldıktan sonra!
2. SÖZ... Ağızdan çıktıktan sonra!
3. FIRSAT... Kaçtıktan sonra!
4. ZAMAN... Geçtikten sonra!